Etiket: İlişkilerini

  • Büyükelçi Puma: “SANKON’un iki ülke ilişkilerini arttıracağına inanıyorum”

    Büyükelçi Puma: “SANKON’un iki ülke ilişkilerini arttıracağına inanıyorum”

    Ekvator Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Lourdes Puma Puma, SANKON’un Ekvator ile Türkiye arasındaki mevcut ekonomik ve ticari ilişkilerin arttırılmasına katkısının olacağını söyledi.

    Ekvator Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Lourdes Puma Puma, Sanayici İş Kadınları ve İş Adamları Konfederasyonu (SANKON) Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette Büyükelçi Puma, Başkan Cevahiroğlu ve yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılandı. Gerçekleşen ziyarette konuşan Büyükelçi Puma, Türkiye ile Ekvator arasındaki ekonomik, ticari, kültürel ve siyasal ilişkilere değinerek “Her iki ülke arasında güçlü ilişkilere sahibiz. İnanıyorum ki SANKON’un girişimleri ile her iki ülke ilişkileri daha da güçlenecektir” dedi.

    Ziyarette konuşan Başkan Cevahiroğlu ise Büyükelçi Puma ve diplomatlarına SANKON Genel Merkezine yapmış olduğu ziyaretten dolayı teşekkür ederek, “Türkiye ile Ekvator arasında ekonomik ve ticari ilişkilere katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yapmaya hazırız” ifadesini kullandı.

    Ziyaret karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.

  • Atatürk Üniversitesi mezunlarıyla ilişkilerini güçlendiriyor

    Atatürk Üniversitesi mezunlarıyla ilişkilerini güçlendiriyor

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Atatürk Üniversitesi mezunlarının buluşma noktaları arasında yer alan Erzurum Atatürk Üniversitesi Mensupları ve Mezunları Derneği (ERATÜN) Başkanı M. Akif Baransel ve yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi.

    Turizm Uygulama Oteli Uzay Restoranında gerçekleşen buluşmaya ayrıca; rektör yardımcıları, üniversite genel sekreteri, fakülte dekanları, araştırma merkezi müdürleri ile birim yöneticileri ve ofis koordinatörleri katıldı.

    “Atatürk Üniversitesi, Mezun Ettiği Öğrencileriyle Gurur Duymaktadır”

    Atatürk Üniversitesi mezunlarını bir araya getirmek, birlikte ortak çalışmalar yürütmek üzere bir araya gelen Erzurum Atatürk Üniversitesi Mensupları ve Mezunları Derneğinin (ERATÜN) üniversiteden mezun olan eski ve yeni mezunlar için gerek geliştirdikleri ortak ruhu, gerekse iş ve kariyer anlamında yürüttükleri çalışmaları yakın takip ettiğini belirten Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Atatürk Üniversitesinin bugüne kadar verdiği yüz binlerce mezunu iş, siyaset, sanat ve spor gibi hayatın her mecrasında adını duyurup, aldığı sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirdiğini ifade etti.

    Donanımlı insan kaynağı, teknolojik alt yapısı ve Atatürk Üniversiteli olmanın bilinciyle hareket eden mezunlarıyla önemli ve etkili bir kurum olan Atatürk Üniversitesinin yarın da aynı misyonla hayata değer katan kaliteli ve donanımlı insanlar yetiştirmesi için var gücüyle çalıştıklarını aktaran Rektör Çomaklı: “Gerek eğitim dönemi boyunca üniversitenin sunduğu imkânlar, gerekse mezuniyet sonrası paydaşlarıyla ortaklaşa sürdürdüğü eğitim politikaları doğrultusunda, öğrencisinin her zaman arkasında olan Atatürk Üniversitesi, dün olduğu gibi bugünde yetiştirdiği ve mezun ettiği öğrencileriyle gurur duymaktadır” dedi.

    62 Yılda 400 Bin Mezun

    Misafirleri ile Yeni Nesil Tasarım ve Dönüşüm Projesi hakkında da bilgi paylaşımında bulunan Rektör Çomaklı, göreve geldikleri günden itibaren bir vizyon geliştirdiklerini ve bu kapsamda 29 birimi hizmete sunduklarını söyledi. Kurulan birimler arasında yer alan Kariyer Planlama ve Mezun İzleme Merkezinin kısa zamanda oldukça önemli işler gerçekleştirdiğini vurgulayan Rektör Çomaklı: “Atatürk Üniversitesi mezunlarını tespit etmek ve onların çalışma hayatında edindikleri bilgi ile tecrübeleri öğrencilere aktarmalarını sağlayacak etkinlikler düzenleyen bu merkezimiz aracılığıyla bugüne kadar mezun olan 400 bin mezunu bir şekilde kayıt altına almayı amaçlıyoruz. Büyük bir proje, ancak gerçekleştiği takdirde önemli bir potansiyeli ortaya çıkarmış olacağız” şeklinde konuştu.

    Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı son olarak, ERATÜN Başkanı ve yönetimi ile bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını dile getirerek yapılacak her türlü iş birliğine destek vereceklerini söyledi.

    “Atatürk Üniversitesinin Erzurum’u Kucaklama Heyecanını Her Bir Fertte Gördük”

    Atatürk Üniversitesi mezunları olarak eğitim gördükleri yuvaya tekrar dönmüş olmaktan memnuniyet duyduklarına değinen ERATÜN Başkanı M.Akif Baransel, misafirperverlikleri için Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı nezdinde tüm Atatürk Üniversitesi ailesine teşekkür etti. Rektör Çomaklı ve ekibinin kendilerinden daha organize bir şekilde bu toplantıya hazırlandıklarını belirten Başkan Baransel, bu yaklaşımın hem çok mutluluk verdiğini hem de üniversitenin geleceğine yönelik umut ışığı olduğunu dile getirdi.

    Atatürk Üniversitesinin, kendilerinin eğitim gördüğü yıllara nazaran önemli bir ivme kazandığına dikkat çeken Başkan Baransel; dijitalleşen, veri kontrolünü takip eden, modern teknoloji sistemleri ile patentler üreten ve ülkenin katma değerine yönelik çalışmalar gerçekleştiren dev bir bilim yuvası hüviyetine büründüğünü gözlemlediklerini söyledi.

    Şehre ayak bastıkları andan toplantının gerçekleştiği ana kadar Atatürk Üniversitesinin Erzurum’u kucaklama heyecanını her bir fertte gördüklerine dikkat çeken ERATÜN Başkanı Baransel, bunun kendilerine gurur verdiğini, bu sebeple üniversitenin kent ve bölge için ne kadar önemli olduğuna bir kez daha şahitlik ettikleri kaydetti.

    Birim yöneticileri tarafından yapılan sunumlar vesilesiyle yapılan çalışmaların ne kadar heybetli olduğunu bir kez daha gözler önüne serildiğine değinen Baransel, şahsı ve yönetim kurulu adına gösterilen yakın ilgiden ve iş birliğine yönelik atılan adımlardan dolayı Rektör Çomaklı ve ekibine şükranlarını ileterek çalışmalarında başarılar diledi.

    Program, iki kurum arasında ilerleyen zamanlarda yapılacak iş birliği çalışmalarının planlanması ile son buldu.

  • 15 Temmuz’un ardından: “Türk-Alman ilişkilerini onarmak için hala geç değil”

    15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB), İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) ve Avrupa Türk-İslam Birliği (ATİB) Genel Başkan’ları yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada, “Geçtiğimiz sene bugün Türkiye’de millî iradeye yönelik menfur darbe girişiminde yüzlerce masum insan şehit oldu, binlercesi ise yaralandı. Darbe girişimine karşı Avrupa’da benimsenen tutum burada yaşayan Türkiye kökenliler açısından kaygı vericiydi. 15 Temmuz’un ardından yaşanan süreç, başta Türk-Alman ilişkilerinin yeniden dostluk zeminine dönmesi gerektiğini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor” denildi.

    Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’den binlerce kilometre uzakta olsalar da dünyanın her bir yanında yaşayan Türkiye kökenliler, siyasi görüşlerinden bağımsız olarak darbe girişiminden doğrudan etkilendiler. Geçtiğimiz sene bugün, darbe girişimini haber alan yüz binlerce insan sabaha kadar Türkiye’deki akrabalarıyla telefonlaştı, sosyal medya üzerinden gelişmeleri anbean takip etti, halka ağır silahlarla ateş açılmasını ve TBMM’nin bombalanmasını yürekleri ağzında izlediler. Bu menfur girişimin henüz ilk anlarından itibaren insanımız sağduyulu ve her türlü aşırılıktan uzak bir şekilde tepkilerini göstermek için konsolosluklara akın ettiler. Bu büyük travmanın Avrupa kamuoyunda yeteri kadar anlaşılmaması ve 15 Temmuz’un ardından yaşanan tartışmalar ise buradaki Türkiye kökenliler için oldukça üzücüydü. Darbe girişiminin ardından Avrupa kamuoyunda patlak veren tartışma, burada yaşayan Türkiye kökenlilerin Türkiye’nin selameti için taşıdıkları endişeyle taban tabana zıt, hatta buradaki Türk toplumunu kısmen dışlayıcı bir yapıdaydı. 15 Temmuz’un ardından Alman kamuoyunda da benimsenen bu tutum yalnızca Türkiye-Almanya ilişkilerini etkilemekle kalmadı. Darbe girişiminin başarısız olmasına neredeyse üzülen, Türk halkının yüz yüze kaldığı büyük tehdidi küçümseyen, 249 şehit ve binlerce yaralının toplumda oluşturduğu hassasiyeti görmezden gelen yaklaşımlar, Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenlilerin yaşadıkları ülkelerin siyasi aktörlerine duyduğu güveni de olumsuz etkiledi. Nitekim SPD Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel haftalar sonra da olsa, Almanya’nın 15 Temmuz’da hata yaptığını kabul etmiş, darbenin kınanması, Türk hükûmeti ve halkıyla dayanışmanın gösterilmesi konusunda Almanya’nın aslında daha açık bir pozisyon alması gerektiğini söylemiştir. Bu doğru bir açıklamadır. Bununla birlikte Gabriel’in bahsettiği güçlü sinyalin verilmesi için hâlâ geç sayılmaz. Darbe girişiminden sonra Türk-Alman ilişkileri tarihin en kötü seyrine girmiş olsa da, iki ülke arasındaki köklü dostluk ilişkisini tekrar canlandırmak için hiç bir zaman geç olmayacaktır. Üstelik federal hükümetin bu yöndeki adımları Almanya’da yaşayan Türk toplumu tarafından memnuniyetle karşılanacaktır”.

    Türkiye toplumunun son senelerde çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, “Türkiye’de iç güvenliği bütünüyle tehdit eden terör saldırıları, ülkenin halihazırda ‘çökmüş devlet’lere coğrafi yakınlığı, Suriye krizinden en yakından etkilenen ülke olarak 4 milyon Suriyeli sığınmacıya kapılarını açması gibi çok ciddi krizlere ek olarak devletin tüm katmanlarına sızma gerçekleştiren Paralel Devlet Yapılanması’nın kanlı darbe teşebbüsü, Türk toplumuna aşması gereken zorlu bir engel daha çıkarttı. Alman kamuoyu ve siyaseti bu zor dönemden çıkılması ve bu kritik eşikte ortaya çıkan sorunların aşılması konusunda dost ülke Türkiye’ye destek olma sorumluluğuna sahiptir. Yine Türkiye’den hukuk devleti, insan hakları ve basın özgürlüğü standartları noktasında beklenen hassasiyet de, ancak bu dostluk zemininde yapıcı bir şekilde tartışılabilir. Türk ve Alman toplumları iç içe geçmiş iki toplumdur. Kadim bir dostluğa sahip olan bu iki toplum arasındaki köprüler, günlük siyasi menfaatlere kurban edilip atılamayacak kadar köklüdür. Bu sorumluluğun hakkını verebilmek için her iki ülkede de sorumluluk duygusuyla şekillenmiş ve popülizmden uzak bir dilin hakim olması gerekmektedir. Bu düşüncelerle bundan bir sene önce Türkiye’yi darbecilere karşı cesurca savunmak için bir an bile tereddüt etmeden sokaklara çıkan ve hayatlarını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyor, geride kalan acılı ailelerine sabır diliyoruz. Cenâb-ı Hakk Türkiye’ye bir daha bu denli büyük bir vahşet yaşatmasın. 14 Temmuz Cuma günü tüm camilerimizde öğle namazına müteakip dini merasimler düzenlenecektir. Cemaatimize, halkımıza ve tüm topluma saygıyla duyurulur” ifadeleri kullanıldı.

  • Putin: “Comey’in görevden alınması Rusya-ABD ilişkilerini etkilemez”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, FBI Başkanı James Comey’in görevden alınmasının, Rusya-ABD arasındaki ilişkileri etkilemeyeceğini söyledi.

    Rusya Devlet Başkanı Putin, konuyla hiçbir ilgilerinin olmadığını belirterek, Soçi’de oynanan kendisininde forma giydiği hokey maçı öncesinde Amerikan CBS kanalının sorularını cevapladı. FBI Başkanı James Comey’in görevden alınmasına ilişkin soru üzerine ise “Hiçbir şekilde bizi etkilemez. Bana kırılmayın, fakat sorunuz bana komik geldi. Bizim olayla herhangi bir alakamız yok. ABD Başkanı Donald Trump, anayasada ve yasalarda öngörülen yetkileri çerçevesinde hareket ediyor. Gördüğünüz gibi ben amatörlerle hokey oynamaya hazırlanıyorum” dedi.

  • Numerelog ve Renk Uzmanı Özyurt, Türkiye Avrupa ilişkilerini değerlendirdi

    Ünlü Numerelog ve Renk Uzmanı Sebla Özyurt, Hollanda ile zirve yapan Avrupa krizini değerlendirerek, “Mart ayında Mars gezegeninin etkisinde olacağımız için Türkiye ve Bazı Avrupa ülkeleri arasında inatlaşmalar söz konusu olacak. Sert tutumlar devam edebilir” yorumunda bulundu.

    Özyurt, yaptığı açıklamada, “Nisan ayında ise Güneşin etkisi altında olan ülkemiz ve Güneş gibi parlayacak ve dikkatleri üzerine toplayacak. Dünyanın gözleri Türkiye’nin üzerinde olacak. Nisan ayında Türkiye için yepyeni başlangıçlar görünüyor. Yeni adımlar atılacak. Mayıs ayında bazı Avrupa ülkeleri ile yapılacak olan ikili görüşmeler Türkiye açısından olumlu neticeler getirebilir. Gerginlikler bu dönem içerisinde sona erebilir.Haziran ve Temmuz aylarında komşu bazı ülkelerle fikir ayrılıkları nedeniyle gerginlikler yaşanabilir”diye konuştu.

    Ağustos ayında önemli gelişmeler yaşanacağına işaret eden Özyurt, “Ağustos ayında hem iç hem de dış politikalarımızda değişimlerin başlangıcı olacak. Merkür gezegenin etkisi ile bu değişimler sancılı ve sıkıntılı olabilir. Eylül ayı Türkiye için iyi bir ay. Venüsün etkisi ile bir çok sorunun üstesinden kolaylıkla gelebileceğiz. Ekim ayına dikkat sinsi oyunlar Türkiye için dönebilir.Kasım Ayında ileride alınacak önemli kararların temeli atılacak. Aralık ayında tekrar Mars gezegeni etkisinde olacağız ve yine inatlaşmalar ve sıkıntılar yaşayabiliriz” yorumunda bulundu.

    Türkiye’nin renkleri

    Özyurt, Türkiye’nin enerjisini en iyi hale getiren uğurlu renkleri kırmızı, yeşil ve mavi tonlar olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’nin uğurlu sayısı 1’dir. Birli tarihler Türkiye için önemli tarihlerdir.1 güzel bir sayıdır, rakamların içinde ilk olanıdır” dedi.