Etiket: İlişkiler

  • Kurtulmuş: “İki Komşu Ülke Arasında İlişkiler Düzelecektir”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye ve Rusya arasında yaşanan sorunların çözüleceğini ümit ettiklerini belirterek, “Benim şahsi kanaatim, ’inşallah bu süreç uzun süre devam etmeyecektir, iktisadi alanda, siyasi alanda ve tarih alanında çok yakın ilişkileri olan iki komşu ülke arasındaki ilişkiler düzelecektir’ diye ümit ediyorum” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Yeni Türkiye Konferansları çerçevesinde Ordu’da düzenlenen “Türkiye-Rusya İlişkileri” paneline katıldı. Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen panele Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra, AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, akademisyenler, ilçe belediye başkanları, daire müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Düzenlenen panelde konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye-Rusya ilişkilerinin düzeleceğini ümit ettiklerini söyledi. Fikri bütünlük olgusuna dikkat çeken Kurtulmuş, toprağına, kültürüne ve bu fikri bütünlüğe sahip olan aydınlara ihtiyaç duyduklarını belirtti.

    “BU SÜREÇ UZUN SÜRE DEVAM ETMEYECEKTİR”

    Geçen aylarda düşürülen Rus uçağı ve sonrasında yaşananlar hakkında konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin Rusya ile yaşamış olduğu uçak düşürme krizi ile birlikte gelişen süreç sadece Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkinin ya da Orta Doğu’daki bu uçağın sınırı ihlal etmesinden kaynaklanan bir mesele değildir. Biz o zaman hükümet olarak görüşümüzü çok net bir şekilde ifade ettik. Bu uçağın düşürüldüğü anda Türkiye gerçekten uçağın kimliğini bilmiyordu, eğer bir Rus uçağı olduğu bilinseydi başka bir davranış şeklinde olunurdu. Bunları açık söyledik. Ama bu durumun ardından özellikle Rusya tarafından yapılan üst düzeyde açıklamalarla konu bir siyasi gerginlik ortamına döndü. Benim şahsi kanaatim, ’inşallah bu süreç uzun süre devam etmeyecektir, iktisadi alanda, siyasi alanda ve tarih alanında çok yakın ilişkileri olan iki komşu ülke arasındaki ilişkiler düzelecektir’ diye ümit ediyorum” diye konuştu.

    “TARİH BOYUNCA BATILILAR, RUSYA’YI VE OSMANLIYI BİR BİRİNE DÜŞÜREREK KAVGALARINDAN RAHAT ETMİŞLERDİR”

    Tarih boyunca batılıların Osmanlı ve Rus Devleti üzerinde oyunlar oynadığına vurgu yapan Kurtulmuş, “Tarih boyunca batılılar, hem Ruslar hem Osmanlılara karşı her iki ülkeyi bir birine düşürerek, kavga ettirerek her iki imparatorluğun arasına problem koyarak onların kavgalarından rahat etmişlerdir. Tarihimiz bunu söylüyor. Dolayısıyla Türkiye ve Rusya’nın benzer toplumsal yapıları olduğu gibi tarihte de çok ihtilaflarımız oldu bugünde ihtilaflarımız var. Ama şunu unutmamak lazım ki her ikisi de doğudan neşet etmiş batılı imparatorluk olarak, bu köklere sahip ülkeler olarak, ne zaman kavga ettilerse her ikisi de kaybetmiştir. Biz Türk-Rus ilişkilerinin yeniden gözden geçirilmesi ve bu çerçevede son krizin anlaşma ile çözülmesini isterken bunu bilerek söylüyoruz. Bu iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “FİKRİ BÜTÜNLÜK İÇİN AYDINLARIMIZA SORUMLULUK DÜŞÜYOR”

    İslam topluluklarının yeniden ayağa kalkması için ’fikri bütünlük’ olgusuna ihtiyaç olduğunu belirten Kurtulmuş, aydınlara önemli sorumluluklar düştüğünü ifade ederek şöyle konuştu:

    “Bu İslam topluluklarının yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak olan şey fikri bütünlüktür. Bunu konuşacağız, günlük siyasete karşı tepkilerimizi göstereceğiz. Türkiye’nin gerçekten emniyet içerisinde olması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz. Ama fikri bütünlük içerisinde, önce bu milletin insanlarını ve bütün İslam topluluklarını aynı fikri bütünlük içerisinde bir araya gelmeye çalışacağız. Bunun için aydınlarımıza sorumluluk düşüyor. Çeyrek aydınlar değil, yarım aydınlar değil, gerçekten aydın olan bu toprağa bağlı olan, bu kültüre bağlı olan ve bu fikri bütünlüğe sahip olanlara söylüyorum. En az siyasetçiler kadar aydınlarımıza da işler düşüyor, akademisyenlerimize de görevler düşüyor. Sadece bilgi değil bu bilgiyi bilinç üzerine çıkaracak çalışmaları yapmak hepimizin vazifesidir.”

  • Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı Ve Dış İlişkiler Ofisi Yeni Binası Hizmete Açıldı

    Atatürk Üniversitesi, öğrencilerine daha iyi hizmet verebilmek için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor.

    Bu çalışmalar kapsamında, kampüs içerisinde yaptırılan “Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı ve Dış İlişkiler Ofisi” yeni hizmet binası da dikkat çeken projelerden biri olarak faaliyete başladı.

    Atatürk Üniversitesi’nde bulunan tüm fakültelerin öğrenci işlerinin, tek bir merkezde toplandığı Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı ve Dış İlişkiler Ofisi yeni binası hizmete başladı.

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak ve rektör yardımcıları, öğrencilere daha kaliteli ve çözüm odaklı hizmet verebilmek için tek merkezde toplanan Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı yeni hizmet binasını ziyaret ederek, çalışmaları yerinde izledi.

    Koçak ziyareti sırasında, öğrencilere daha hızlı ulaşabilmek ve isteklerini daha etkili bir şekilde yerine getirmeye büyük önem verdiklerini belirterek, bu hizmet binasıyla fakültelerde dağınık halde bulunan öğrenci işlerinin bir araya getirilip, daha güçlü bir alt yapıya kavuşturulduklarını belirtti.

  • Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Özhan’dan Başkan Çakır’a Ziyaret

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı AK Parti Malatya Milletvekili Taha Özhan, AK Parti Malatya il Başkanı Hakan Kahtalı ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ı ziyaret ettiler.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın önemli hizmetler ürettiğini belirten AK Parti Malatya Milletvekili Taha Özhan, “Seçim sürecince Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır bize hep destek oldu. Yaptığı hizmetleri Malatya’nın her yerinde gördük. Bu durumdan dolayı ne kadar teşekkür etsek azdır. Bundan sonra ki süreçte elimizden geldiği kadar el birliği içinde desteklerimiz sürecek” dedi.

    Malatya Milletvekillerinin ülke yönetiminde çok önemli roller üstlendiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, “Malatya’lıların artık Ankara da bir Bakanlığı var. Yine vekillerimizden Taha Özhan ülkemiz için stratejik bir öneme sahip olan TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanlığı görevini üstlendi. Bu görevler bizleri de mutlu etti. Hayata geçireceğimiz projelerimizde vekillerimizden alacağımız destekler ve katkılar Malatya için önemli olacak” diye konuştu..

    Ziyarette Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Taha Özhan’a kayısı ve kayısı kristali hediye etti.

  • Hastane Personeline “Halkla İlişkiler Eğitimi”

    Samsun Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen “Halkla İlişkiler Eğitimi” tamamlandı.

    Kamu hastanelerinde sunulan halkla ilişkiler ve basın faaliyetlerinin yeniden düzenlenmesi, bu alanda görev yapan yönetici ve birim personellerinin istenilen verimlilikte hizmet sunabilmesi için Samsun Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen “Halkla İlişkiler Eğitimi” sona erdi.

    “HASTA YAKINLARI VE BASINLA İLETİŞİM ÖNEMLİ”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (OMÜSEM) ve Samsun Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği iş birliğinde yürütülen ve 5 hafta süren eğitime Samsun Kamu Hastaneleri bünyesinde bulunan; halkla ilişkiler, basın, hasta iletişim, çalışan güvenliği, otelcilik, disiplin birimi çalışanları ile bu birimlerden sorumlu başhekim / başhekim yardımcıları katıldı. Eğitimin kapanış töreninde konuşma yapan Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Opr. Dr. Dursun M. Mehel, hastanelerdeki halkla ilişkiler faaliyetlerinin günümüzde daha da önemli hale geldiğini, hasta ve hasta yakınlarıyla kurulan doğru ve kaliteli iletişimin birçok yanlış anlaşılmanın önüne geçerek, çözüm noktasında katkı sağlayabileceğini vurguladı. Bu iletişim sürecinin sadece halkla ilişkiler faaliyetlerini kapsamadığını belirten Genel Sekreter Mehel, aynı zamanda basınla kurulacak doğru ilişkilerin de, halkla ilişkiler faaliyeti adına önem taşıdığını, bu nedenle eğitim başlıkları arasına haber toplama ve yazma teknikleri, basın makalesi oluşturma ve kurumsal tanıtım yazarlığı konularını da eklediklerini belirtti.

    72 KATILIMCIYA BELGELERİ VERİLDİ

    Eğitimi kurum olarak tek başlarına organize etmelerinin mümkün olmadığını belirten Genel Sekreter Dr. Mehel, eğitime katkılarından dolayı OMÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Nurdan Taşkıran ve eğitimi veren OMÜSEM’e teşekkür etti. Konuşmaların ardından 72 katılımcıya Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Dursun Mehmet Mehel, İdari Hizmetler Başkanı Dr. Yılmaz Dündar, Mali Hizmetler Başkanı Dr. Ramazan Taşdemir ve Tıbbı Hizmetler Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Çelebi tarafından “Katılım Belgeleri” verildi.

  • ERÜ İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk:

    Kayseri Küçük Millet Meclisinin her ay olağan olarak gerçekleştirdiği toplantılardan Aralık ayı toplantısı yapıldı. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk, “Türkiye’de ulusal ve uluslararası bir terör tehdidi vardır” dedi.

    Kocasinan Belediyesi Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıya birçok sivil toplum kuruluşu katıldı. Toplantıda ‘Uluslararası İlişkiler ve Terör’ konusu anlatmak üzere katılan Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası ilişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk, terörün güncel, önemli ve ülkeler için tartışılır hale gelmesinin iki temel sebebi olduğunu belirterek, “Bu sebeplerden ilki geleneksel güvenlik ve savaş kavramının değişikliğe uğraması ve insan güvenliği isimli yeni bir kavramın ortaya çıkmasıdır. Türkiye geçiş noktası, toplanma noktası ve terör eylemlerine maruz kalan bir ülkedir. Türkiye’de ulusal ve uluslararası bir terör tehdidi vardır. Ulusal terörden kastımız en fazla muhatap olduğumuz için PKK’dır, diğeri de IŞİD’tir. PKK 1978 tarihinde kurulmuş bir örgüttür. İlk silahlı eylemini 1984 yılında gerçekleştirmiştir. Özellikle 80 ve 90’lı yıllar çok ciddi anlamda şehitlerin verildiği masum insanların kaybedildiği yıllardır” dedi.

    ’Türk Hükümetinin resmi Suriye politikası en başından beri ısrarla Esad gidecek, Esad’sız bir Suriye olacaktır’ diyen Çelenk, sözlerine şu şekilde devam etti: “Türkiye’nin Suriyeli muhaliflere karşı açık bir desteği var. IŞİD hakkında ise bir araştırma yapılmıştır. Araştırma Türkiye’de insanların IŞİD’e karşı ne kadar sempati duyduklarıyla ilgili yapılmıştır. IŞİD’e sempati duyan ciddi bir oran olmuştur. Bunun da sebebi biraz mezhep meselesine gelmiştir. Çünkü Suriye’de İran tarafından da açıkça desteklenen Şii bir rejim vardır ve bu Şii rejimini devirmeye çalışan ve Şii rejimine karşı savaşan bütün Sunni gruplara da belirli bir sempati vardır. Bu da olayların diğer bir boyutudur. Türkiye açılım süreciyle birlikte kendi içerisinde PKK terörüyle ve terör eylemleriyle bir noktaya kadar başa çıkabilirken diğer taraftan Suriyeli muhalifleri destekleyen oradaki muhaliflerle Suriyeli Kürtler arasında, diğer unsurlar arasında ve diğer devletler olan ilişkilerde bir denge tutturabiliyordu. Bu durum bir yere kadar devam etti fakat belli, bir yerde bozuldu. Bu durumda Haziran seçimlerinden sonra oldu. Haziran seçimlerinden sonra ciddi bir terör dalgasıyla karşılaştık. Dolayısıyla PKK sorunuyla , siyasal yöntemlerle baş etmek ya da bu sorunu bu şekilde çözmek projesi rafa kalktı. Bunun sebepleri ise HDP’nin beklenenden fazla oy alması, hükümet boşluğunun yaşanması, tekrar seçim yapılmasına karar verilmesi gibi nedenlerdir.”