Etiket: İlişiği

  • BBP’li belediye başkanlarının partiyle ilişiği kesildi

    BBP’li belediye başkanlarının partiyle ilişiği kesildi

    2019 Mahalli İdareler Seçiminde Büyük Birlik Partisi’nden seçimi kazanan Oltu Belediye Başkanı Necmettin Taşçı ile Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğider’in partileriyle ilişiği kesildi.

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Erzurum İl Başkanlığı yaptığı yazılı açıklama ile yaşanan süreci kamuoyuna duyurdu.

    BBP Erzurum İl Başkanlığınca yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Büyük Birlik Partisi kuruluşundan bugüne değin ilkeleri ve değerlerini hiçbir unsura karşı değiştirmemiş ve duruşundan taviz vermemiştir. Partimiz; siyasal etik kurallarının sadece yönetilenleri değil en bariz şekilde yönetenleri de bağladığı hakikatinden yola çıkarak gücün caydırıcılığı ve dayanılmaz cazibesine aldanıp, hak ve doğru bildiği yoldan asla ve kat’a vazgeçmeden, dünyevi tüm beklentilerin uzağında olarak bugüne kadar tabanına ve seçmenine verdiği doğruluk, dürüstlük, samimiyet, şeffaflık ve adalet ahdine sadık kalarak siyasal hayatını devam ettirmiştir. Bugüne kadar seçmenin ve dolayısıyla halkın iradesine sonsuz saygı duyan, her seçim döneminde amacını barajı değil sıratı geçmek şiarıyla değerlendiren, ilçe ve yöre halklarının beklentilerine yönelik öncelikleri dikkate alan partimiz bu süreçte de aynı beklentilerle hareket etmiş ve bundan sonra da aynı şekilde hareket edecektir.

    Bizler için önemli olan bir ilçeyi, bir belediyeyi hatta bir ülkeyi liyakatsiz, adaletsiz ve hukuksuz olarak yönetmek değil, gerekirse bir kişi dahi olsa bir gönlü yapmak, verilen sözlerin arkasında durabilmek ve adına siyaset denilen kamu mallarının yönetim ve dağılımını belirleme düzeninde halkın malını ve hakkını koruyarak bu dağılımı ve hizmeti dil, din, ırk ve mezhep farkı gözetmeksizin herkese sosyal statüsü ve siyasal düşüncesini umursamadan eşit ve adil bir şekilde dağıtmak, hakkı ile halka verilen sözlerin arkasında durup vaat edilenlerin icrası için tüm imkanları seferber etmektir.

    Geldiğimiz noktada Büyük Birlik Partisi; 2019 Mahalli İdareler Belediye seçimlerinde, seçmeninin teveccühü ile şehrimiz Erzurum’un iki güzide ilçesi olan Tortum ve Oltu ilçelerini bariz bir üstünlükle hak ettiği bir şekilde kazanmış, seçim sonrası bu ilçelerimizdeki çalışma ve işleyişi, ilçe halkına ve seçmenine karşı bir mesuliyet bilinci doğrultusunda takip etmiştir.

    2019 Mahalli İdareler Seçiminde Tortum ve Oltu ilçelerimizde seçimi kazanan belediye başkanlarımız, partimizin ilkelerine aykırı bir şekilde başka partilere geçme düşüncesiyle bir takım görüşmelerde bulunmuşlardır.

    Daha ilk günden itibaren haberdar olduğumuz bu durum Büyük Birlik Partisi Erzurum İl Başkanlığımızca takip edilmiş ve son anda adı geçen belediye başkanlarıyla bir durum değerlendirme toplantısı yapılmıştır. Yapmakta oldukları bu girişimlerin partimizin siyasi etiğine uymadığı, gerek partimizi gerekse kendilerine oy vermiş Tortumlu ve Oltulu vatandaşlarımızı küçük düşürmeye, incitmeye yönelik bir eylemin asla kabul edilemeyeceğinden hareketle istifaları istenmiştir.

    Üzerimize yüklenen bu sorumluluğun ağırlığının bilinciyle bizlere teveccüh eden Oltu ve Tortum ilçe halkımızın bu onurlu duruşuna zeval gelmemesi adına yine yöre halkımızın hakkını korumak ve kendilerini hiç bir koşulda yarı yolda bırakmayacağımız sözünü bir daha yineleyerek Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğider ve Oltu Belediye Başkanı Necmettin Taşçı’nın istifaları kabul edilmiştir.

    Demokrasi ve istişareden ödün vermeyen, aldığı tüm kararları meşveret ilkelerine uygun bir şekilde ifa ederek iradesini bu kaideler üzerine ortaya koyan hareketimiz, 27 yıldır devletten bir kuruş dahi hazine yardımı almadan yöneticilerinin ve teşkilatlarının helal kazancı, dava ve yol arkadaşlarının fedakarlıkları ile dünya siyaset tarihinde bir ilki başararak bugüne kadar alnına bir kara çalınmadan ebedi genel başkanını bu ilkeler uğrunda şehit vererek günümüze kadar mevcudiyetini korumuştur ve bundan sonrada mevcudiyetini bu ilkeleri koruyarak devam ettirecektir”

  • Bakan Yılmaz: “28 bin 163 öğretmenin bakanlığımızla ilişiği kesildi”

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına yönelik operasyonlar sonucu 28 bin 163 öğretmenimizin bakanlığımızla ilişiği kesildi. Yaklaşık 20 binin üzerinde de öğretmeni açığa aldık. Onlar hakkındaki incelemeler de devam ediyor” dedi.

    Bakan Yılmaz, Kurban Bayramı’nın 3’üncü günü Ankara’dan karayolu ile memleketi Sivas’a geldi. Yılmaz, AK Parti Sivas İl Başkanlığı tarafından Tarihi Sivas Kalesi’nde bulunan aile çay bahçesinde düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Programa Bakan Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Sivas milletvekilleri Hilmi Bilgin, Mehmet Habip Soluk, AK Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem, Belediye Başkanı Vekili Erdal Karaca, partililer ve vatandaşlar katıldı. Burada konuşan Bakan Yılmaz, “Allah göstermesin uçurumdan düşseydik herhalde tek parça bulabilmek mümkün değildi. Zaten gayede oydu. Uçurumdan düşen kimse tek parça halinde kalmazdı. Türkiye’yi parçalamak, bölmek istiyordu. Bu millet ferasetiyle, basiretiyle, birliği ve beraberliğiyle buna fırsat vermedi. Allah’a hamdolsun. Özü nedir? Zafer kimindir? Zafer ölümden korkmayanlarındır. O gün gördük değil mi, ellerinde hiçbir silah yok. Tankı yok, topu yok, helikopteri yok, uçağı yok. İki tane rakip güç değil. Ama bir tarafı size ait olan, devlete ait olan, millete ait olan, bütün silahları ele geçirmiş, ihanet içerisinde halkına karşı kullanıyor. Ama bu milletin elinde tek bir silah dahi yok. Ama buna rağmen kazandı. Niye kazandı. Çünkü biz biliyoruz ki haklı olan kazanır. Bu millet haklıydı, haklı olduğu için de kazandı. Dolayısıyla bu milletin bir bireyi olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Allah’a hamdolsun, bu birlik ve beraberlik devam ettiği sürece bundan sonra böyle plan yapanların sayısı azalacaktır diye düşünüyorum. Onlar sandılar ki böyle bir darbe olduğunda halkın bir kısmının kendilerini destekleyeceğini düşünüyorlardı. Ama yanıldılar. Bu millet zor gününde, zor zamanlarında hangi parti, hangi inanç, hangi mezhep, hangi etnik kimliği olduğuna bakmaksızın bir ve beraber olduğunu gösterdi. Ve dünyaya mesajını verdi ki, Türkiye’nin üzerine plan yapmayın diye. Bu birlik ve beraberliğimiz devam ettiği sürece Türkiye’nin üzerine plan yapanların planı bozulacaktır” dedi.

    Darbe girişiminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar dileyen Bakan Yılmaz şunları söyledi:

    “Bizim vazifemiz nedir? Bu olanları unutmamak. Şehitlerimizi unutmamak. Bu olayı iyi anlayıp bizden sonra gelecek nesillere de mutlaka aktarmamız lazım. Hemen hemen bütün şehitlerimizin ismini yeni açtığımız okullara verdik. Ama bu mücadelenin, vatan ne demektir, şehadet ne demektir, milli irade ne demektir, millet ne demektir bundan sonra bizim mutlaka gelecek nesillere aktarmamız lazım. Burada herkese görev düşüyor.”

    Bir daha darbe olmaması için herkesin üstüne düşen görevi yapması gerektiğini belirten Bakan Yılmaz, bu ülkeye yabancı olanların hiçbir yapılanmasında yer alınmaması gerektiğini aktardı.

    “28 bin öğretmenle bakanlığımızın ilişiği kesildi, 20 binin üzerinde öğretmeni açığa aldık”

    15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin ardından FETÖ mensuplarına yönelik operasyonlar sonucu Milli Eğitim Bakanlığı’nda 28 bin 163 öğretmenin bakanlıkla ilişiğinin kesildiğini belirten Yılmaz, “Yaklaşık 20 binin üzerinde de öğretmeni açığa aldık. Onlar hakkındaki incelemeler de devam ediyor. Toplamda 50 bine yakın. Ancak bizim norm fazlası 40 binin üzerinde öğretmenimiz vardı. Ne demek norm fazlası? Bizim öğretmenimiz fakat etkin olarak değerlendiremiyoruz. Dolayısıyla norm fazlası 41 bin öğretmenimizle birlikte geçen Şubat ayında aldığımız 30 bin öğretmenimiz vardı. Onlar da bu eğitim öğretim yılında başlayacaklar. Dolayısıyla ayrılanlardan fazla 2016-2017 eğitim öğretim yılında eğitim programımıza dahil olacaklar. Ve bu arada 20 bin öğretmeni de Milli Eğitim camiasına kazandırmak için de mülakatlar, çalışmalar devam ediyor. Dolayısıyla 40 bin norm fazlası öğretmenimizi etkin kullanacağız. Şubatta atadığımız 30 bin öğretmenimizi göreve başlatacağız. Ve 20 bin öğretmenimizi de ekim ayı içinde mülakatları tamamlanırsa göreve başlatacağız. İstiyoruz ki eğitimde en ufak bir sıkıntı olmadan bu dönemi atlatalım” şeklinde konuştu.

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “2’si büyükelçi 88 kişinin bakanlıkla ilişiği kesildi”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Şu ana kadar 2 tane büyükelçinin bakanlıktan ilişiğini kestik. Geçen sene zaten bu terör örgütüyle bağlantısı, teması tespit edilen 34 kişiyi göndermiştik. Onların da devletle ilişiği kesildi. Çalışmalarımız devam ediyor. Merkezde bulunan 88 kişinin de ilişiğini kestik” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ’nün hedeflerinden olan ve 50 şehidin verildiği Gölbaşı Polis Özel Harekat Daire Başkanlığını ziyaret etti. Çavuşoğlu, ziyaret sonrası basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

    “Şimdi hesap zamanı”

    “Burada darbe girişiminde bulunan hainler, alçaklar lazer güdümlü füzelerle kahraman polisimizi hedef almışlardır” diyen Bakan Çavuşoğlu şunları kaydetti:

    “Aynı şekilde tesisatı hedef almışlardır. Önceden bilinçli bir şekilde plan yapmışlar ve bu plan çerçevesinden saldırılarını gerçekleştirmişlerdir. Amaçları bu giriştikleri hain darbeye karşı en güçlü mücadeleyi yapabilecek polisimizi ve özel harekatımızı etkisiz hale getirmek ve darbe girişimini başarmak. Sadece burada değil İstanbul olsun Ankara İl Emniyet olsun birçok yerde polisimizi bu şekilde hedef almalarına rağmen, kahraman polisimiz bugüne kadar Türkiye’ye karşı tüm tehditlere karşı, teröre karşı canını feda edercesine, şehit olmak uğruna mücadele ettiyse, milletimizle birleşerek bu darbecilere, hainlere karşı da mücadelesini sürdürmüştür. Şu anda da bu mücadele devam etmektedir. Şimdi hesap zamanı. Bunların hukuk çerçevesinde hesabı sorulacaktır. Bir emekli polisimiz buraya, bu darbe girişiminde mücadele etmek için geliyor. Yine burada görevli imamımız, birlik bütünlük için sela okuduktan sonra kahraman polislerimizin yanına geliyor ve o da orada şehit oluyor. Toplam 50 şehidimiz var. Yaraları sarıyoruz, arkadaşlarımız gece gündüz çalışıyorlar. Milletçe bunun da üstesinden geleceğiz ve daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.”

    “2’si büyükelçi 88 kişinin bakanlıkla ilişiği kesildi”

    Dışişleri Bakanlığından 2’si büyükelçi olmak üzere 88 kişinin tasfiye edildiğini belirten Bakan Çavuşoğlu, “Bizim bakanlığa da bu FETÖ’ye bağlı kişiler sistematik bir şekilde sızmış. Sınav yöntemi değiştirilmiş, klasik sınavdan çok seçmeli sınava geçilmiş, sorular ve cevaplar bunlara verilmiş ve sistematik bir şekilde başka kurumlardan da bizim bakanlığımıza geçişler olmuş. Şimdi bunların hepsini tespit ediyoruz. Şu ana kadar 2 tane büyükelçinin bakanlıktan ilişiğini kestik. Geçen sene zaten 34 kişiyi bakanlığımızdan bu kapsamda göndermiştik. Bu terör örgütüyle bağlantısı, teması tespit edilen 34 kişiyi göndermiştik. Onların da devletle ilişiği kesildi. Çalışmalarımız devam ediyor. Merkezde bulunan 88 kişinin de ilişiğini kestik. Üzerinde çalışılan kişiler var, yurt dışında görev yapanlar var, kaçmaya çalışanlar var. Örneğin, Kaan’da görev yapan bir başkonsolosluk memuru, Moskova üzerinden Japonya’ya kaçtı. Tüm bunların tespitlerini yaptık. Onlarla ilgili de işlemlerimiz devam ediyor. Yine birkaç tane büyükelçiyle ilgili titiz çalışmalarımız da devam ediyor. Her gelen ihbarı titizlikle değerlendiriyoruz. Emniyetimizden, istihbaratımızdan ve ilgili kurumlarımızdan aldığımız bilgiler de var. Bu işlemleri yapmaya devam edeceğiz. Dışişleri Bakanlığımızın da bu hainlerden temizlenmesi gerekiyor. Devletin sırlarına, devletin tüm önemli iletişimine ve sitemine bunların sızmaması gerekiyor ya da buralardan bunların temizlenmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde de yine bakanlığımızdan ilişiği kesilecek kişiler de var” ifadelerini kullandı.

    “Onlara yönelik önlem aldığımızda hep hükümeti suçladınız”

    FETÖ hakkında Avrupa Birliği’nin tutumlarını sert sözlerle eleştiren Bakan Çavuşoğlu, “Tüm misyonlarımızla birlikte FETÖ’nün ne olduğunu ve bulunduğu ülkelerde nasıl yapıların içinde olduğunu tüm muhataplarımıza iletiyoruz. Ben de bir taraftan telefonla dışişleri bakanlarına ve bizi arayan dostlarına anlatıyorum. Esasen daha önce anlattıklarımızı da hatırlatıyoruz. Çünkü biz yıllarca, özellikle 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra, gerek Avrupa Birliği, uluslararası örgütler ve ülkelere bu terör örgütünün yapılandığı ülkelere isimler vererek, listeler vererek anlatıyorduk. Özellikle Avrupalı dostlarımız hiçbir zaman bu varlığı kabul etmek istemediler. Diyoruz ki bu basın mensupları, ifade özgürlüğünden değil, başkaları hakkında sahte delil üretmekten dolayı soruşturma geçiriyor. Dolayısıyla gazeteci kimliğini al, istediğin suçu işle. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Şimdi darbe girişiminin içindeler. Bunu gazetecilikle anlatmak gaflet demektir. Böyle bir tehdidin varlığını kabul etmek istemediler. Şimdi onların da yüzüne vuruyoruz. Biz yıllardır size anlatıyoruz. Daha önce bu çetenin, terör örgütünün; basına yönelik, orduya yönelik girişimleri de ortaya çıktı. Onlara yönelik önlem aldığımızda hep hükümeti suçladınız. Daha sonra bunlarla ilgili tedbir alıyoruz yine hükümeti suçluyorsun, yine Türkiye Devleti’ni suçluyorsun. Burada amacınız sizin sürekli Avrupa’da artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı, Türkiye karşıtlığı hepsi birleşmiş. Dolayısıyla her şartta Avrupa basını sanki darbeyi hükümet yaptı, her şeyi hükümet yaptı, Türkiye yaptı, Erdoğan yaptı, hep bu yönde manipülasyon yapmaya çalışıyorlar ama gerçekler ortada. Bu darbe girişiminden sonra bizi suçluluk psikolojisi içerisinde arayan dostlarımız da oldu. Tedbirleri alıyoruz diyen arkadaşlarımız da oldu ama biz işi şansa bırakamayız. Tüm dost, kardeş ülke dair hepsine bunların gerçek yüzünü anlatıyoruz. Adım atan, adım atacağını söyleyen birçok devlet var. Bu anlamda bilgilendirmeye ve o ülkelerden de bu taleplerde bulunmaya devam edeceğiz. Özellikle ve özellikle kardeş ülkelerde bu terör örgütünün yapılanmasını kabullenemeyiz. Kardeş Azerbaycan gerekli adımları attı. Diğerlerinin de buna benzer aynı adımları atmasını bekliyoruz” değerlendirmelerinde bulundu.

    Rusya’ya yapılacak ziyaret hakkında bilgiler veren Bakan Çavuşoğlu, Soçi’de Rus mevkidaşı Lavrov ile bir araya geldiklerini ve hangi adımların atılacağını orada konuştuklarını hatırlatarak, “Önce Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanımız daha sonra gerekirse bazı bakanlarımız bir araya gelecek. Ondan sonra biz zaten Dışişleri Bakanları olarak hazırlıklarımızı yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya ziyaretinin hazırlığını yapacağız, daha sonra da ziyaret gerçekleşecek. Şimdi de ziyaret tarihi de belirlendi ve 9 Ağustos’ta St. Petersburg’da bu zirve gerçekleşecek. O gün her zaman olduğu gibi Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konsey Toplantısı’nı gerçekleştireceğiz ve burada ilişkilerin geleceği ile ilgili adımlar atılacak, kararlar alınacak. Ekonomi ile ilgili, siyasi adımlar, bölgesel konular ve Suriye var, DAEŞ ile mücadele var. Birçok bölgesel konular, ikili ilişkilerin tüm boyutları da bu zirvede adeta ortak bakanlar kurulu toplantısı gibi yapılan zirvede ele alınacak” ifadelerini kullandı.

  • Paralel Yapıyla Bağlantılı Hastanelerin Devletle İlişiği Kesildi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı ile başlatılan ve SGK İl Müdürü Erhan Karaca’nın koordinasyonunda yürütülen operasyonda, Bursa’daki Rentıp, Bahar, Rentıp Diyaliz ve Gemlik RDS hastanelerinin sözleşmeleri paralel yapı iddiasıyla yenilenmedi. Bu 4 hastanenin yılda 50 milyon lira katılım payı aldığı bildirildi.

    FETÖ’ye kaynak aktarımındaki önemli kalemlerden biri olduğu ileri sürülen sağlık sektörünün devletle bağı kesiliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı ile gerçekleştirilen ve Bursa’da SGK İl Müdürü Erhan Karaca’nın koordinasyonunda yürütülen operasyonda, FETÖ’ye kaynak aktarımı yaptığı iddia edilen sağlık kurumları ile sözleşme imzalanmadı.

    Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Erzurum, Gaziantep, Konya, Şanlıurfa, Van ve Eskişehir’de bulunan 21 hastanenin yıllık cirolarının 400 milyon lira seviyesinde olduğu ve bu hastanelerin gelirlerinin büyük bir kısmını FETÖ’ye aktardıkları iddia edildi.

    SGK, dördü Bursa’da olmak üzere 21 hastane ile ilişiğini kesti. SGK ile anlaşma kapsamında yüksek hasta sayısına ulaşabilen ve tedavi masraflarının çoğunu devlet kasasından alan hastanelerin önemli bir gelir kapısı kapatılmış oldu. Bursa’da dört hastanenin SGK’dan aldıkları aylık ödemenin; Bahar Hastanesi 2 milyon 200 bin lira, Rentıp 1 milyon 300 bin lira, Rentıp Diyaliz 430 bin ve Gemlik RDS 150 bin lira olmak üzere toplam 4 milyon 100 bin lira olduğu öğrenildi.