Etiket: İlim

  • Rektör Çomaklı, İlim Yayma Cemiyeti’nin konuğu oldu

    Rektör Çomaklı, İlim Yayma Cemiyeti’nin konuğu oldu

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, üniversite ile sanayi iş birliği çerçevesinde yürüttüğü Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ziyaretlerine ara vermeden devam ediyor.

    Bu kapsamda Rektör Çomaklı ve Genel Sekreter Doç. Dr. Şendoğan Karagöz, İlim Yayma Cemiyeti Erzurum İl Temsilciliğinin konuğu oldu.

    Rektör Çomaklı, İlim Yayma Cemiyeti Erzurum İl Temsilciliğinde düzenlenen toplantıda Dernek Başkanı Dr. Mehmet Meral ve yönetimi ile bir araya gelerek çeşitli konularda istişarelerde bulundu.

    Üniversite-STK iş birliğinin, üniversitelerdeki bilgi birikiminin topluma aktarılarak faydaya dönüşmesine katkıda bulunma amacı taşıdığına vurgu yapan Rektör Çomaklı, “Üniversitelerin temel görevi bir yandan eğitim-öğretim hizmetleri vermek, diğer yandan da temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yapmaktır. Yapılan araştırmaların temel amacı ise bilgi üretilmesi ve mevcut bilgilere yenilerinin katılmasıdır. Üniversiteler bir yandan eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürüp diğer yandan da toplumun ihtiyaç duyacağı alanlarda bilgi üretmeye çalışmaktadır. Bizde bu vizyon çerçevesinde STK ziyaretlerine büyük önem veriyoruz” diye konuştu.

    “Yeni fikir ve ürünlerin ortaya çıkarıldığı bir üniversite olarak, potansiyelimizi halka yansıtmak istiyoruz” diyen Rektör Çomaklı, ortak projeler yaparak toplum yararına işler üretmek için STK’lara daima önem verdiklerini söyledi. Bu bağlamda kendilerini ağırlayarak istişare kültürüne katkı sunan İlim Yayma Cemiyeti Erzurum İl Temsilcisi Dr. Mehmet Meral ve yönetimine teşekkür etti.

    Rektör Çomaklı ve Genel Sekreter Karagöz’ü il temsilciliğinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Dr. Mehmet Meral, öğrencilerimizin topluma faydalı birer birey olmaları için Atatürk Üniversitesi ile daima iş birliği içerisinde olacaklarını belirterek, bu konuda çeşitli projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

    Erzurum’un faydası açısından, Rektör Çomaklı döneminde sıklaşan Üniversite-STK buluşmalarının devam etmesi gerektiğini ifade eden Başkan Meral, ziyaretleri için konuklarına teşekkür etti.

  • Vali Okay Memiş, “İlim, fen ve teknolojiye hakim gençler yetiştireceğiz”

    Vali Okay Memiş, “İlim, fen ve teknolojiye hakim gençler yetiştireceğiz”

    Erzurum Valisi Okay Memiş, Erzurum Bilim Fuarı açılışında yaptığı konuşmada, “Milli ve Manevi değerlerin yanında ilim, fen ve teknolojiye hakim gençler yetiştireceğiz. Yüksek teknoloji ürünleri üretmez isek, hem savunma hem de yerli ve milli sanayimizde sınıfta kalırız. Bu bilinçle hareket ediyoruz” dedi.

    Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen Erzurum Bilim Fuarı bugün Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle açıldı. İki gün açık kalacak olan fuarda 2018-2019 eğitim öğretim yılında okullarda kodlama, robotik, STEM ve bilim temalarına alanında yürütülen faaliyetlere ve projeler sergileniyor.

    Programa Erzurum Valisi Okay Memiş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Bölükbaşı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Daire Başkanı Muhammet Sadık Aslan, Vali Yardımcısı Saadetin Doğan, Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, kaymakamlar, kurum müdürleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

    İlk olarak fuar girişinde Erzurum Bar Ekibi gösterisiyle karşılanan protokol üyeleri, robotlar tarafından getirilen makaslarla açılış yapıldı. Ardından salona gelen Vali Memiş ve protokol yetkilileri Dumlu İlköğretim Okulu Öğrencilerinin mehteran gösterilerini ve Kayakyolu Çimento Müstahsilleri İşverenleri Ortaokul öğrencilerinin mini konserini büyük bir hayranlıkla izledi.

    KISA SÜRÜDE KODLAMA SINIFLARI KURDUK

    Karşılama gösterilerinin ardından protokol konuşmalarına geçildi. İlk olarak konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz, kodlama derslerine büyük önem verildiğini ifade ederek, “Valimiz göreve başladığı ilk gün demiştiniz ki ‘kodlamayı bilmeyen toplumlar gelecekte cahil kabul edilecekler.’ Bunu dikkate alaraktan yaklaşık 6-7 ay gibi kısa bir süre içerisinde ilimizdeki 20 ilçemizde en az bir tane kodlama sınıfı açtık. Erzurum il genelinde de 70 okulda kodlamayla ilgili çalışmalar yapılıyor. Fuar alanında 86 standımız mevcut. Bu stantların 70 tanesinde Erzurum’daki okullarımızda yapılan çalışmalar sergilenecek, 16 standımızda da diğer il ve ilçelerimizdeki okullarımızın çalışmaları sergilenecek. Bu kısa sürede talimatlarınız üzerine yaklaşık 1000 öğretmenimize kodlama eğitim kursları düzenledik” dedi.

    İLK DEFA BÖYLE BİR BAŞVURU OLDU

    Daha sonra söz alan Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Daire Başkanı Muhammet Sadık Aslan, “Anladığım kadarıyla Bütün hikâye sayın valimizin gelmesi le başlamış. Şehre bir vali gelmiş ve bütün hikâye burada başlamış, teşekkürün en büyüğü sayın valimize. Yaklaşık 40 gün önce etkinliğin başvurusu geldiğinde dikkatimi çeken şu oldu; başka illerde de az sayıda olsa da benzer faaliyetler var. Erzurum’un farkı şu olmuş Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü birlikte bu faaliyeti yapıyorlar, ben böyle bir başvuru daha önce almamıştım, çok heyecanlandım ve bu işin sonunda çok iyi bir hikâye çıkacağına zaten inanmıştım” diye konuştu.

    BU FUARLAR GENÇLERİN UFKUNU AÇACAKTIR

    Bu sıralarda yetişen gençlerin geleceğin bilim adamları olacağını ifade eden Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, “İnşallah bu günün bilim öğrencileri bu güzel çalışmaları ile geleceğin bilim adamları olacaktır. Bu fuarımız bilim insanlarımıza, teknoloji insanlarımıza ufuk açacaktır, yol gösterecektir. Ben paydaşlardan bunun geleneksel hale gelmesi ve sürdürülebilir olmasını temenni ediyorum ve bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    TEKNOLOJİYE HAKİM GENÇLER YETİŞTİRECEĞİZ

    Son olarak konuşan Vali Okay Memiş, 20 ilçede kodlama eğitimine başlandığını söyledi. Cumhuriyet tarihinde görülmeyen kamu kaynağını eğitime aktarıldığını ifade eden Vali Memiş, “Her konuşmamızda şunu vurguluyoruz; çocuklarımızı, gençlerimizi milli ve manevi değerlere uygun yetiştireceğiz. Fakat sadece bu yetmez, eş zamanlı olarak ilimle, irfanla, fenle ve teknolojiye hakim gençler yetiştireceğiz. Yüksek teknolojili ürünler üretemezsek hem savunma sanayimizde hem de yerli ve millî sanayimizde sınıfta kalırız, bu bilinçle hareket ediyoruz. 20 ilçemizde kodlama eğitimini başlattık. Öyle güzel çocuklar keşfediyoruz ki, ailesinin durumu çok iyi değil fakat çocuklarda cevher var. Biz bilgisayar mühendisleri yetiştirmiyoruz, farkındalık eğitimleri veriyoruz. Erzurum’dan bir çocuğumuz çıkar, Türkiye’ye de yeter. Hayal gücü, özgüveni yüksek, teknolojiye ve bilime hakim nesiller yetiştirmek bizim en büyük vazifemiz. Cumhuriyet döneminde görülmediği kadar kamu kaynağı özellikle son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Milli Eğitim Bakanlığına aktarıldı. Nitelik olarak iyi durumdayız nicelik olarak da iyi olmak durumundayız. Önümüzdeki yıl tekli öğretime geçmeyi hedefliyoruz. Çıtayı daha da yükselteceğiz. Gençlerimize değerler eğitimi ve ahlaki eğitimler vererek çok güzel nesiller yetiştirmeyi ümit ediyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından Vali Okay Memiş ve protokol yetkilileri, stantları tek tek gezerek gençlerin 2018-2019 eğitim öğretim yılında okullardaki kodlama, robotik, STEM ve bilim temaları alanında yürütülen projeleri hakkında bilgi aldı.

  • İlim Hikmet Aile Okulu Konferansı Düzenlendi

    Kayseri İlim Hikmet Vakfı tarafından Kayseri Şehir Tiyatrosu’nda Uzman Psikolog Esan Gül’ün katıldığı ‘Aile İçi İletişim’ konulu bir konferans düzenlendi.

    İHV Ali Okulu Ders Halkaları kapsamında bir araya gelen ailelerin katıldığı konferansın açılış konuşmasını Vakıf Başkanı Osman Gerçek yaptı. İnsanın yeryüzündeki küçük cenneti olan ailenin, insana dünya ve ahret saadetini getireceğini belirten Gerçek, ailenin ilk oluşumundaki ülfet, mehabet ve kararlılık eksenli temennilerin, namazın her tahiyyat oturuşunda Al’i İbrahim ve Al’i Muhammed çizgisinde, onların aileleri örnek alınarak sürekli hatırlatıldığını dile getirdi.

    Milletlerin ve devletlerin temelini ailenin oluşturduğunu belirten Osman Gerçek, ailenin son kale olduğunu, bu kalenin yara aldığında milletlerin de yara alacağını belirtti. Ülkemizde ocağı tüten, ışığı yanan 22 milyon hanenin bulunduğunu belirten Gerçek, bunlardan 3,5 milyonunda aile mefhumundan uzak, yalnız yaşayan insanların bulunduğuna dikkat çekti.

    İlim Hikmet Vakfı Aile Okulu Komisyonu Başkanı Ramazan Sarı da konuşmasında, on beş günde bir, üçer aylık dönemler şeklinde, bir araya gelerek ev ortamında eğitim yapan, Aile Okulu mensubu ailelere teşekkür ederek, aile kurumunun her geçen gün yıprandığın ve aile bilincini geliştirmek, kardeş olma duygusunu tazelemek, ailelerin birbirleriyle tanışma ve kaynaşmalarını sağlamak amacıyla yola çıktıklarını belirtti. 6’şar kişilik 14 aile grubuyla faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Sarı, iki hafta sonra başlayacak yeni dönemde yaklaşık 22 aile grubuyla faaliyetlerine devam edeceklerini ifade etti.

    Klinik Psikoloji alanında ihtisas yapan Uzman Psikolog Esan Gül de konuşmasının başında, zedelenen aile kurumunun 6284 sayılı kanunla düzenlenen uygulamalarla daha da geriye gittiğini, bu düzenlemenin ya kaldırılması gerektiğini veya acilen iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.

    Anne, baba ve çocuklardan oluşan ailenin, bu üç unsurdan herhangi birini merkeze alarak oluşturduğu, anaerkil, ataerkil ve çocuk merkezli aile yapısının her birinin kendi içinde avantaj ve dezavantajlarının bulunduğuna dikkat çekerek, olması gerekenin ‘aile merkezli’ bir yapı oluşturmak olduğunu ifade etti.

    Ailenin inanan insanlar için, aile fertlerinin çekim merkezi olan bir kıblegah, cennet bahçelerinden bir bahçe ve huzurun esas kaynağı olduğunu ifade eden Esan Gül, aile fertlerinin iyiliği, güzelliği, rahmet ve bereketi dışarıda aramak yerine ailede aramaları gerektiğini, aile olarak yapılacak her türlü ortak faaliyetin ailelerin en önemli huzur kaynağı olacağını ifade etti.

    Aile içi çatışmaların en önemli nedeninin, ‘sen-ben veya seninkiler-benimkiler’ rekabeti ile aile veya çocuklarla yeteri kadar ilgilenip, ilgilenmeme konusu olduğunu ifade eden Uzman Psikolog Esan Gül, aile üyelerinin dışarıdan gelen fısıltılara kulak verdiği ve sen-ben rekabetini ‘biz’e dönüştürmedikleri sürece aile içi krizi aşmalarının mümkün olmadığını belirtti.

    Cemaatle kılınan namazın, bireysel ibadete nazaran 27 kat sevap olduğunu, Peygamberimizin tüm savaşlarına bile eşlerinden birini mutlaka götürdüğü vurgulayan Gül, aile üyelerinin toplu olarak yaptıkları her türlü faaliyetin de daha önemli ve sevap olduğunu belirterek, mümkün olduğunca bu faaliyetleri artırmaları gerektiğini, aile üyelerinin başkalarını dinlemek yerine birbirine kulak vermeleri gerektiğinin altını çizdi.

  • İlim Hikmet Aile Okulu Konferansı Düzenlendi

    Kayseri İlim Hikmet Vakfı tarafından Kayseri Şehir Tiyatrosu’nda Uzman Psikolog Esan Gül’ün katıldığı ‘Aile İçi İletişim’ konulu bir konferans düzenlendi.

    İHV Ali Okulu Ders Halkaları kapsamında bir araya gelen ailelerin katıldığı konferansın açılış konuşmasını Vakıf Başkanı Osman Gerçek yaptı. İnsanın yeryüzündeki küçük cenneti olan ailenin, insana dünya ve ahret saadetini getireceğini belirten Gerçek, ailenin ilk oluşumundaki ülfet, mehabet ve kararlılık eksenli temennilerin, namazın her tahiyyat oturuşunda Al’i İbrahim ve Al’i Muhammed çizgisinde, onların aileleri örnek alınarak sürekli hatırlatıldığını dile getirdi.

    Milletlerin ve devletlerin temelini ailenin oluşturduğunu belirten Osman Gerçek, ailenin son kale olduğunu, bu kalenin yara aldığında milletlerin de yara alacağını belirtti. Ülkemizde ocağı tüten, ışığı yanan 22 milyon hanenin bulunduğunu belirten Gerçek, bunlardan 3,5 milyonunda aile mefhumundan uzak, yalnız yaşayan insanların bulunduğuna dikkat çekti.

    İlim Hikmet Vakfı Aile Okulu Komisyonu Başkanı Ramazan Sarı da konuşmasında, on beş günde bir, üçer aylık dönemler şeklinde, bir araya gelerek ev ortamında eğitim yapan, Aile Okulu mensubu ailelere teşekkür ederek, aile kurumunun her geçen gün yıprandığın ve aile bilincini geliştirmek, kardeş olma duygusunu tazelemek, ailelerin birbirleriyle tanışma ve kaynaşmalarını sağlamak amacıyla yola çıktıklarını belirtti. 6’şar kişilik 14 aile grubuyla faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Sarı, iki hafta sonra başlayacak yeni dönemde yaklaşık 22 aile grubuyla faaliyetlerine devam edeceklerini ifade etti.

    Klinik Psikoloji alanında ihtisas yapan Uzman Psikolog Esan Gül de konuşmasının başında, zedelenen aile kurumunun 6284 sayılı kanunla düzenlenen uygulamalarla daha da geriye gittiğini, bu düzenlemenin ya kaldırılması gerektiğini veya acilen iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.

    Anne, baba ve çocuklardan oluşan ailenin, bu üç unsurdan herhangi birini merkeze alarak oluşturduğu, anaerkil, ataerkil ve çocuk merkezli aile yapısının her birinin kendi içinde avantaj ve dezavantajlarının bulunduğuna dikkat çekerek, olması gerekenin ‘aile merkezli’ bir yapı oluşturmak olduğunu ifade etti.

    Ailenin inanan insanlar için, aile fertlerinin çekim merkezi olan bir kıblegah, cennet bahçelerinden bir bahçe ve huzurun esas kaynağı olduğunu ifade eden Esan Gül, aile fertlerinin iyiliği, güzelliği, rahmet ve bereketi dışarıda aramak yerine ailede aramaları gerektiğini, aile olarak yapılacak her türlü ortak faaliyetin ailelerin en önemli huzur kaynağı olacağını ifade etti.

    Aile içi çatışmaların en önemli nedeninin, ‘sen-ben veya seninkiler-benimkiler’ rekabeti ile aile veya çocuklarla yeteri kadar ilgilenip, ilgilenmeme konusu olduğunu ifade eden Uzman Psikolog Esan Gül, aile üyelerinin dışarıdan gelen fısıltılara kulak verdiği ve sen-ben rekabetini ‘biz’e dönüştürmedikleri sürece aile içi krizi aşmalarının mümkün olmadığını belirtti.

    Cemaatle kılınan namazın, bireysel ibadete nazaran 27 kat sevap olduğunu, Peygamberimizin tüm savaşlarına bile eşlerinden birini mutlaka götürdüğü vurgulayan Gül, aile üyelerinin toplu olarak yaptıkları her türlü faaliyetin de daha önemli ve sevap olduğunu belirterek, mümkün olduğunca bu faaliyetleri artırmaları gerektiğini, aile üyelerinin başkalarını dinlemek yerine birbirine kulak vermeleri gerektiğinin altını çizdi.

  • İlim Hikmet Sofrası Sohbetleri’nin 5. Dönemi başladı

    Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı’nca düzenlenen İlim Hikmet Sofrası Sohbetlerinin 5. Dönemi başladı. 122. Hafta Programı ile başlayan İlim Hikmet Sofrası Sohbetlerine Prof. Dr. Yakup Basmacı konuşmacı olarak katıldı. Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin aydınlattığı yolda devam etmeye gayret gösterdiklerini belirtti.

    Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi Bayraklı Konak’ta düzenlenen sohbete Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Belediye Meclisi Üyesi Zeki Kebeci, Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Muharrem Avcı, Şırnak Üniversitesi Rektör Başkan Yardımcılığı’ndan emekli Prof. Dr. Yakup Basmacı, üniversite öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.

    “Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’mizin aydınlattığı yolda devam etmeye gayret gösteriyoruz”

    Sohbette konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, “Bugün İlim Hikmet Sofrası Cumartesi Sohbetlerinin dönem açılışında buradayız. Bugün zemzem ile ilgili bilgileri alacağız, öğreneceğiz, ben de uzun yıllar su işleri ile uğraştım. Buradaki Asa Suyunun yapımında da çok çalıştım, bunu da kaynaktan buraya kadar gelişini de bilirim. Bu görevimizde de yaklaşık 32 yıldır çalışarak hizmet ediyoruz. Suyun insan hayatındaki önemi de çoktur. Özellikle zemzemi anlayabilmek, onun vasıflarını anlatabilmek çok önemli. Hayatta su toprak kadar da değerli. Cenabı Allah’ın bize sundukları bu nimetleri korumak, onların kıymetini bilmek bizim içinde çok önemli. İlim Hikmet Sofrası Cumartesi sohbetlerinde de güzel çeşitli konuların işlenmesinin de faydalarını ve yararlarını hepimiz görüyoruz. Bu programda emeği ve katkısı geçenleri de kutluyorum. Biz de elimizden geldiğince bu programlara yardımcı oluyoruz. Hz. Pir. Şeyh Şaban-ı Veli’mizin aydınlattığı yolda devam etmeye gayret gösteriyoruz. Topraklarımızda yaşaması, kalması bizim için de çok önemli. Bu topraklarımıza maneviyatını koyması ve bizleri aydınlatması, bizlerinde o maneviyatı geleceğe bunları aktarmamız da çok önem arz ediyor. Bunu sağlayan tüm herkese de çok teşekkür ediyorum. Yine Hz. Şeyh Şaban-ı Veli’mizin güzel sözü olan ‘Gelişiniz Güle Güle, Gidişiniz Güle Güle, Her İşiniz Güle Güle’ olsun yazılı cümlesini de ilimizin girişine astık” dedi.

    “Zemzem diğer sulara göre çok daha besleyicidir, daha çok mineral taşımaktadır”

    Programa konuşmacı olarak katılan Şırnak Üniversitesi Rektör Yardımcılığı’ndan emekli olan ve Medine-i Münevvere de Sular İdaresi’nde görev yaptığı esnada zemzem suyu hakkında araştırmalarda bulunan Prof. Dr. Yakup Basmacı ise, “Medine-i Münevvere Sular İdaresi’nde 1989-1993 yıllarında zemzem kuyusu ile ilgili bakım çalışması ve görev yaptım. Zemzem basınçlı bir sudur. Zemzem ile ilgili çok bilgilere sahip oldum. Zemzem suyu diğer sulara göre az kükürt taşımaktadır. Diğer sulara göre çok daha besleyicidir, daha çok mineral taşımaktadır. Zemzem de mevsimsel olarak tadında değime de olur. Zemzem suyu Mekke’de Harem-i Şerif’te bulunan kuyudan çıkıyor. Bu da içinden çıkılamaz hale gelir. Onun için her yapılan işi de yöresinin bozulmaması için bölge halkı kendisi yapmalı. Basmacı açıklamasının sonunda da tüm herkese zemzem suyu içmek nasip olsun” diye konuştu.

    “Bu programlarımızı bundan sonra da uzun yıllar devam ettireceğiz”

    Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Muharrem Avcı da, “İlim Hikmet Sofrası Cumartesi Sohbetlerimiz bugün itibariyle 5. Dönemine girmiş oldu ve 122. hafta programını da bugün başlatmış oluyoruz. İnşallah bu programlarımızı bundan sonra da uzun yıllar devam ettireceğiz. Bugünkü konuşmacımız Yakup Basmacı’da bizleri zemzem konusunda sunumlarını yaparak bilgilendirecekler. Programlarımıza 4-5 ay bir ara verdik ama buradan da gördüğüm gibi çok heyecanlandım ve duygulandım, mutlu oldum, gerçekten programlarımıza büyük ilgi var, tüm katılımcılarımıza, emeği ver katkısı geçenlere de da bu vesile ile teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Program sonunda Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, programa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Yakup Basmacı’ya plaket takdim etti.