Etiket: İlgisi

  • Arap yatımcıların Ordu ilgisi

    Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, TIG Grup Uluslararası Yatırım Organizasyon CEO’su ve Maknoon Group Genel Müdürü Jamile Öztürk ve belediye başkanlarının katılımıyla bir toplantı yaptı.

    Valilik makamında yapılan toplantıda, Ordu’da her türlü turizm yatırımı yapılabileceğini söyleyen Vali İrfan Balkanlıoğlu, Ordu’nun büyüleyici güzelliğini herkesin görmesini istediklerini belirtti. Balkanloğlu, ”Ordu, bakir doğası, şelaleleri, ırmakları, yaylaları ile adeta cennetten bir köşe. İstiyoruz ki, bu güzellikler görülsün, bu güzel şehir tanınsın. Bu amaçla da tanıtım faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Ordu, aynı zamanda Türkiye’nin en güvenli ilidir” dedi.

    TIG Grup Uluslararası Yatırım Organizasyon CEO’su ve Maknoon Group Genel Müdürü Jamile Öztürk, Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde ciddi yatırımları bulunduklarını ifade ederek, “Arap yatırımcılar olarak Karadeniz’de yatırım yapmayı düşünüyoruz” dedi.

    Jamile Öztürk, şöyle konuştu: “Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde ciddi yatırımlarımız var. Arap yatırımcıyız. Sayın Vali İrfan Balkanlıoğlu’nun Ordu ile ilgili yapmış olduğu tanıtım faaliyetleri Arap dünyasında yakından takip ediliyor. Araplar, Karadeniz’i çok seviyor. Karadeniz; doğası, denizi, yeşilin etkileyici güzelliği, insanların sıcakkanlılığı ile Arapları mest ediyor. Bizler de bu büyüleyici, güzel şehirde yatırımlar gerçekleştirmek istiyoruz. Bu amaçla da belediye başkanlarının katılımıyla Sayın Vali başkanlığında bir toplantı yaptık. Ayrıca, 13-19 Mayıs tarihleri arasında Ordu Expo 2017 Fuarı’nı Ordu’da yapmayı düşünüyoruz. Gerçekleşirse, Arap, Körfez ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere Balkan ülkeleri, Türk Cumhuriyetlerinin yer almasını, toplamda 30 ülkenin katılımını planladık. Bu ülkelerden cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, Ürdun ve Arabistan Kraliyet Ailesi, Suudi iş adamları, Katar, Kuveyt, Bahreyn Emirleri, STK’lar, akademisyenler, yatırımcılar ve turizm acenteleri yer alacak.”

  • Muğla susamına Japon ilgisi

    Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Gökova Mahallesi’nde Türkiye’nin en kaliteli susamı geleneksel yöntemlerle üretiliyor. Bölgedeki iklim dolayısıyla yağ oranı yüksek ve aroması çok lezzetli olan sarı susama Japonlar talip oldu.

    Gökova’nın geleneksel yöntemlerle üretilen susamının son yıllardaki en büyük müşterisi Japonya. Japonlar, geleneksel yemekleri şuşi yapımında kullandıkları susamın kalite ve lezzetine çok önem veriyor.Bu yüzden hasat döneminde Türkiye’de sadece Gökova’da geleneksel yöntemlerle üretilen susamı yerinde satın almak için geliyorlar.

    Türkiye’de geleneksel yöntemle susam üretilen Gökova’da hasat başladı. Başta Japonlar ve Yunanlılar olmak üzere bir çok ülkenin satın aldığı susamın, “yerel tür” olduğu, coğrafi işaretleme çalışmalarına başlandığı bildirildi.

    Ula Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Süleyman Kurnaz, Türkiye’de geleneksel yöntemlerle susamın sadece Gökova’da üretildiğini açıkladı. Gökova havzasında 9 bin dekarlık alanda bin ton civarı üretimi yapıldığını belirten Kurnaz, “Üretiminde tamamı yerel tek bir çeşitle sarı susam ve geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Ot alması, elle hasat yolumu, sökülmesi daha sonra gümüller yapılıp kurutulması ve bu mevsimde de artık silkinerek hasadının gerçekleştirilmesi, her işlem geleneksel yöntemle. İlçemizde organik üretim yavaş yavaş gelişiyor. Bu sene yaklaşık 50 ton organik susam bekliyoruz. Çeşidimiz yerli bir çeşit. Tüccarın tercih ettiği bir çeşit ve bunun da sebebi yağ oranının ve aromasının yüksek olması” dedi.

    Gökova’da susamın sulanmadan yetiştiğini kaydeden Kurnaz, “Toprak yapımız buna uygun. Gün boyu esen denizden gelen o rüzgarların etkisiyle susamımızın daha lezzetli aroması ve yağ oranının yüksek olduğunu biliyorum. Son yıllarda artık Japonya’dan da gelip ilçemizden susam alınıyor. Gökova susamı özel bir susam diyebiliriz. Coğrafi işaretleme için Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’yla birlikte hazırlıklara başladık” diye konuştu.

    Organik üretim yapmalarına rağmen, susamın kendilerinden ucuza alınıp 10 kat fazla fiyatla satıldığını belirten çiftçi Salih Kesen, “İlaç kullanamıyoruz. Masrafımız fazla oluyor ama biz topraklarımızın temiz kalması için uğraşıyoruz işte. İşçilik ağır, buna rağmen karşılığını alamıyoruz. Birkaç tüccar anlaşmış, üreticiden değeri üzerinden almıyorlar. Birkaç yıl önce 3.5 liraya verdiğimiz susam, markette 27 liraya satılıyordu. Ülkenin geleceği için en kötü olan bizden sonraki nesil çiftçilik yapmıyor. Bizim nesil de 3 – 4 yıl daha yapar. Çünkü cazibesi yok geliri yok. Zarar edince de gençler bu işe gönüllü bakmıyor” derken, bir başka çiftçi Muzaffer Mücek, “İlaç kullanmıyoruz. Geleneksel yöntemlerle üretim yapıyoruz. Toprağımız verimli, bir de severek işliyoruz. Sevgimizi de içine katıyoruz” diye konuştu.

    Ula Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Süleyman Kurnaz, Türkiye’de geleneksel yöntemlerle susamın sadece Gökova’da üretildiğini açıkladı. Gökova havzasında 9 bin

  • Doğu Perinçek: “Bu günkü CHP’nin Atatürk ile bir ilgisi yok”

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Tekirdağ’da partisinin il kurultayında yaptığı konuşmada, CHP’nin bu günkü durumuyla Atatürkün partisi olamayacağını ifade etti.

    Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde düzenlenen kurultayda Vatan Partisi delegelerine seslenen Doğu Perinçek, Vatan Partisi’nin milleti birleştirdiğini ve milletin önündeki doğru programı koyduğunu belirterek bu programa da, “Atatürk Devrimi” rotası dediklerini belirtti.

    Türkiye’nin içinde bulunduğu süreçte doğru yapılan işleri desteklediklerini aktaran Perinçek, “Silivri duvarlarının yıkılması, PKK’nın üzerine yürünmesi, Fethullah Terör Örgütü’nün (FETÖ) üzerine yürünmesi, kim varsa yürüyen onlara doğru yapıyorsun diyoruz, kör bir Tayyip Erdoğan düşmanlığı yapmıyoruz. Kör bir Tayyip Erdoğan düşmanlığının bazı güçleri nerelere sürüklediğini görüyoruz” dedi.

    Bazı güçlerin Amerika’nın Türkiye üzerindeki iktidar planlarında roller üstlenmek istediğini anlatan Perinçek, şöyle konuştu:

    “Neydi o, Amerika’nın iktidar planları, 1 Temmuz’da bunu açıkladık, siz dağıttınız o bildirileri, ne diyordu o bildirinin birinci maddesinde, ‘Türkiye’de Amerika, PKK ile işbirliği yapan, açılımları, çözümleri yürürlüğe koyacak, bir hükümet arayışı içinde’ işte o darbe Amerika’nın hükümet projesiydi. CHP’nin tabanını, Atatürkçülerini buradan özellikle uyarıyorum. CHP’ye bakın, 1 Kasım seçimi ondan önce 7 Haziran seçimi, nasıl girdi, CHP’yi millete tanıtarak, iktidar isteyerek değil. HDP’yi meclise sokun dedi. Bir parti düşünebiliyor musunuz, başka bir partiyi, Amerika’nın Türkiye’yi bölme planlarında ellerine silah almış PKK’nın partisini meclise sokmaya çalışıyor. Böyle bir parti olur mu. Atatürk’ün partisi PKK’yı meclise sokmak için çırpınır mı, bu mu Atatürk’ün partisi. PKK’yı kollayan, meclise sokan Rojova’ya heyetler yollayan, PYD’nin üzerine yüründüğü zaman dur yapma diyen, Türk Ordusu Cerablus’a girdiği zaman, CHP’nin bildirisini okuyun, Türk Ordusu’nu destekliyorum diye bir cümle yok. Vatan savaşı yapılıyor, ordu Amerika ile karşı karşıya gelmiş, Mehmetçik savaşıyor canla, kanla CHP şu bir cümleyi bile esirgiyor TSK’dan ve Türk Milleti’nden, ‘TSK’yı destekliyorum, zaferini bekliyorum, onunla beraberim’ yok böyle bir cümle. Ne var, uluslararası camiayla birlikte hareket edin, kim, Amerika ile birlikte hareket edin. Yürekleri Türk Milletiyle, mehmetçikle birlikte atmıyor.onun için bu suçları birbirimizin önünde örterek, efendim bunlar bizden sayılır diyerek Türkiye’nin önünü açamayız. Bunları görmek zorundayız. CHP’nin yakasına yapışıp, sarsarak ancak onu hizaya getirebiliriz. Programlarını ABD ile buluşup otel odalarında gizlice yapan, ondan talimat alan, onun yönlendirmesiyle hareket eden bir parti Atatürk’ün partisi değildir. Bu günkü CHP’nin Atatürk ile bir ilgisi yok.”

    Konuşmaların ardından Vatan Partisi delegeleri oylarını kullandı.

  • Kapadokya’da turistlerin balon ilgisi

    Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden bir tanesi olan Kapadokya bölgesinde dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistler balon turu ile peribacalarını kuş bakışı izlemenin mutluluğunu yaşıyor.

    Türkiye’nin peribacaları ile ünlü ve sıcak hava balonu ile turlar düzenlenen tek turizm merkezi olan Kapadokya’da dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistler gökyüzünden peribacalarını izlemenin keyfini yaşıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan uçuşlarda, yolcular gün doğumuna havada şahit olurken, tan vaktinin tüm güzelliğini ortaya çıkardığı Ürgüp, Göreme, Ortahisar, Uçhisar, Avanos ve Nevşehir’i havadan panaromik olarak görme şansını da yakalıyorlar.

    Discovery Balloons pilotlarından Eray Bora Ramazan Bayramı nedeniyle yerli turistlerin Akdeniz’i tercih ettiğini belirtirken yabancı turistlerin tercihini ise Kapadokya’da balon turu yapmak olduğunu söyledi. Bora, “Ramazan Bayramında yerli turistlerimiz Akdeniz bölgesini tercih ederken yabancı turistlerimiz yine her zaman olduğu gibi balon turunu yani dolayısıyla Kapadokya bölgesini tercih etti. Biz uçuşlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bizim için değişen bir şey olmadı. Biz her gün aynı saatte uçuşlarımıza devam edeceğiz. Kapadokya’da balon turunda talep fazlasıyla var. Biz yerli turistlerimizi de Kapadokya’da bölgesinde balon turuna davet ediyoruz” dedi.

    Peribacalarını yerden bin 500 metre yükseklikten görmek isteyen Koreli bir turist ise Türkiye’nin tarihi ve güzelliklerinin hayran olacak bir nitelikte olduğunu ve Kapadokya’da bulunmaktan ve burada balon turuna katılmaktan dolayı son derece mutlu olduğunu belirtti.

  • Kuşadası Körfezi’ndeki Dev Batık Uçağa Turist İlgisi

    Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Sualtısporları Federasyonu’nun katkısıyla Kuşadası Körfezi’nde batırılan dev Airbus A300 kargo uçağı, kısa sürede turistlerin ilgi odağı oldu. Batık uçağın ayrıca balıklar tarafından yuvalanmak amacıyla da tercih edildiği belirtildi.

    Uçağın 5 Haziran’da Kuşadası’nda batırılmasının ardından Suhan ve Ramada otelleri arasındaki bölgeye çok sayıda yerli ve yabancı dalış tutkunu turist geldi. Dalış yapıp, dev uçağı deniz dibinde görme heyecanını yaşayan turistler, “Bu dev uçağın batırıldığını öğrenince çok heyecanlandık ve bu amaçla Kuşadası’na geldik. A300 çok güvenli bir batık. Çok rahatlıkla güvenilir bir şekilde içinde ve dışında dalış gerçekleştirebiliyorsunuz. Uçak ve uçağın içi çok büyük. Bizim için çok özel ve güzel bir deneyim oldu. Kuşadası’na gelerek tekrar Airbus A 300’e dalış gerçekleştireceğiz” dedi.

    Dev uçağın bulunduğu bölgede dalış yapmak isteyen turistlere rehberlik yapan dalış eğitmeni Tağmaç Saraçoğlu ise uçağın batırılması ile birlikte sualtı turizmin Kuşadası’nda önemli bir noktaya geldiğini belirterek, “Dalış için büyük bir ilgiyle karşı karşıyayız. Şu anda ben günde ortalama 10 kişiyle dalış yapıyorum. Bu bizim için son derece sevindirici bir rakam. Neredeyse taleplere cevap veremiyoruz” diye konuştu.

    “AİRBUS BALIKLARA YUVA OLDU”

    Bu arada, dev uçak dalış turizminin yanında resif amaçlı olarak da kullanılıyor. Dalış eğitmenleri, batık uçakta balıkların yuvalanmaya başladığını söyledi. Dalış eğitmeni Tağmaç Saraçoğlu, “Su altındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Batığın su altına inmesiyle birlikte özellikle balıklar yuvalanma noktası olarak batığı tercih etmeye başladı” dedi.