Etiket: İlgili

  • Özel Park Hospital’de Diyabetle İlgili Bilgilendirme Yapıldı

    Adıyaman Özel Park Hospital Hastanesi’nde 14 Kasım Diyabet Günü dolayısıyla bir etkinlik düzenlenerek hastalığıyla ilgili bilgilendirmeler yapıldı.

    14 Kasım Diyabet Günü münasebetiyle Adıyaman Özel Park Hospital Hastanesi’nde vatandaşları diyabetle ilgili bilgilendirmek amacıyla stant kuruldu. Kurulan diyabet standına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken stantta ölçümler ile bilgilendirmeler yapıldı.

    Diyabetle alakalı olarak bilgiler veren Adıyaman Özel Park Hospital Hastanesi doktorlarından Dahiliye Uzmanı Uzm.Dr.Ali Ekber Türk; “Diyabet (şeker hastalığı), ülkemizde ve dünyada artan bir hızla çoğalmaktadır. Ülkemizde her 10 kişiden 1 si diyabetiktir ve yapılan çalışmalar diyabetin ileriki yıllarda çok daha fazla oranlarda artacağı ön görülmektedir. Genel olarak 2 tip diyabet mevcuttur. Bunlardan birincisi çocukluk yaşlarda görülen tip ve diğeri de erişkin yaşlarda görülen tiptir. Belirtileri ise: Ağız kuruluğu, çok su içme, çok yemek yeme, sık idrara çıkma, kilo kaybı, geç iyileşen yaralar, tekrarlayan enfeksiyonlar, vücutta kuruluğa bağlı kaşıntı ve ayak altında yanma şeklindedir. Bu şikayetleri olan kişilerin mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekmektedir. Özellikle ailesinde şeker hastalığı olanlar, gebeliğinde gebelik şekeri (GDM) öyküsü olanlar ve iri kilo l bebek (4 kilo ve üstü ) açlık kan şekeri 100 -125 mg/dl olanlar, insülin direnci bulunanlar ve kadınlarda poliksitk over sendromu olanlar risk kategorisine girmektedir. Risk kategorisine girenlerin çok daha yakından takip edilmesi ve gerekli görüldüğü halde şeker yükleme testi (OGTte ) yaptırmaları gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Hotar’dan Paris Saldırılarıyla İlgili Önemli Mesajlar

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Nükhet Hotar partisinin Kemalpaşa teşkilatının düzenlediği ‘Birlik, Beraberlik ve Teşekkür’ yemeğine katıldı. Partililerin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan Hotar, “Paris’te yaşanan terör saldırısı yıllar evvel bizim devlet büyüklerimizin dile getirdiklerinin uzantıları. Şimdi tüm dünya liderleri bizim yıllar evvel söylediğimiz noktaya yeni yeni gelme aşamasındalar” dedi.

    Genel seçimlerin ardından ilçe ziyaretlerine devam eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Nükhet Hotar, ziyaret ettiği tüm ilçelerde coşkuyla karşılandı. Paris’te yaşanan menfur terör saldırısını lanetleyen Hotar, “Paris’te yaşanan terör saldırısı yıllar evvel bizim devlet büyüklerimizin dile getirdiklerinin uzantıları. Terör her ülkede, kime yapılırsa yapılsın karşı durmak gerekir. Nereden gelirse gelsin terör terördür. Bunu yıllar önce Sayın Cumhurbaşkanımız söyledi. Şimdi tüm dünya liderleri bizim yıllar evvel söylediğimiz noktaya yeni yeni gelme aşamasındalar” ifadelerini kullandı.

    “EN BELİRGİN ÖZELLİKLERİMİZ”

    12 yıl önceki Türkiye ile 7 Haziran’ın Türkiye’sine baktığımız zaman aradan mukayese kabul edilmeyecek kadar yeniliklerin olduğunu belirten Hotar, sözlerine şöyle devam etti: “Eğer Türkiye’nin kazanımları devam etmeyecek, anaların gözyaşları dinmeyecek, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmayacaksak bunca sarf edilen emeğin bir anlamı yoktu. AK Parti ailesi olarak biz bir şey yaptıktan sonra unutan devamını getirmeyen, verdiği sözleri tutmayan, vefa göstermeyen bir ekibin mensupları değiliz. Tam tersine yapılan iyilikleri, güzellikleri unutmayan, verilen sözleri tutan tutamayacağı sözü vermeyen ekibin mensubuyuz. Hepimizin birer AK Partili olarak en belirgin özelliklerimiz bunlar, bunlarla da gurur duyuyoruz.”

    AK Parti’den önce ülkede eksik olanların birinin istikrar diğerinin de siyasetçiye güven olduğuna dikkat çeken Hotar, şunları söyledi: “İnsanlar siyasetçi olduğunu söylemekten kaçınır hale gelmişti. Her topluma her kuruma Türkiye’nin her bir metrekaresine rahatlıkla gidemez hale gelmişti. Ülkemizin gelişimine katkıda bulunmuş tüm siyasetçilerimize teşekkür ediyoruz. Bir de ülke gerçeği vardır. IMF’in kapısında randevu almak için nöbet tutan, bizzat siyasetçilerin tanımıyla 5 Cent’e muhtaç olan bir ülke vardı. 600 yıl dünyada hüküm sürmüş imparatorluğun torunları olarak, Cumhuriyetin çocukları olarak bunlara layık değildik. AK Parti iktidarıyla bir kez daha bunları gündeme getirdik. Biz geçmişinden utanılır hale getirilmiş bir çocukluk dönemi yaşadık ama şimdi dünyada örnek gösterilen kazanımlara sahip bir ülkenin vatandaşlarıyız. Buraya da ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen kurucu genel başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ‘24 saat yetmezse 25. saati bulun’ diyen Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ile geldik.”

    DELİCAN’DAN TEŞKİLATA ÖNEMLİ MESAJ

    Ziyaretinde Hotar’a eşlik eden AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, Kemalpaşa’nın gurur duydukları ilçelerden bir tanesi olduğunu vurgulayarak tüm teşkilata teşekkür etti. Teşkilata, siyaseti parti içerisinde değil dışarıda yapacağız mesajı veren Delican, “Parti içerisinde siyaset yapmayacağız. Parti içerisinde siyaset yaparsak, parti içine ufacık bir fitne girerse o partiler tarihte hep çürüyüp kaybolmuştur. Siyasi parti mezarlığına bakın hepsi ne zamanki kişisel menfaatler ortaya çıkmış o zaman yok olmuşlardır. Bizim son sloganlarımızdan birisi ‘Sen ben tok Türkiye var’ AK Partimizi anlatan en güzel sloganlardan bir tanesi. Bizim derdimiz mazlum sesi birliğin, beraberliğin öncüsü olmak”

    “ŞİMDİ ‘TÜRKİYE HAKLIYMIŞ’ DİYORLAR”

    Fransa’da çok büyük bir terör katliamı yapıldığını ve herkesin canının yandığını belirten Delican, şunları söyledi: “İnsanların öldürülmesi hiçbir suretle bizim kabul edeceğimiz bir şey değil. Saldırıda hayatını kaybeden insanları hunharca katlettiler. Biz Ankara’da, Suruç’ta aynısını yaşadık. Terör belasıyla uğraşıyoruz, büyük bir mücadele veriyoruz. Batı bunlara hep göz kapattı. Biz terörle mücadele ederken ‘sizin iç meseleniz’ dediler. Bizim iç işlerimize istedikleri zaman karıştılar. Bunları söylememin nedeni Suriye’de 2 buçuk milyon insana bakıyoruz. Helali hoş olsun onlar, bize Osmanlının, ecdadımızın emanetleridir. Bu topraklarda yaşamış insanlardır. Biz kapımızı çalana kapımızı kapatmayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetiyle bu insanlara sahip çıktık. Bu kardeşlerimizi sahiplendiğimizde ‘sizin sorununuz’ diyorlardı. Ne zaman ki Avrupa sınırlarına dayandılar, Türkiye’ye ‘haklıymışsınız bu sorun hepimizin’ demeye başladılar.”

    “BU KİMİN ZAFİYETİ?”

    Terörün çok büyük canlar aldığını anlatan Delican, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’de bombalar patladığında ‘sizin istihbaratınız çalışmıyor mu?’ diyenler; ‘sizin istihbaratınız çalışmıyor devletin zafiyeti var’ dediler. Şimdi soruyorum; Paris’in göbeğinde böyle büyük bir patlama gerçekleşti. Bu kimin zafiyeti? Bunu dünyadaki bütün masum milletler soruyor. Terörün kesinlikle hiçbir tutulur tarafı olamaz. Biz terörü birlikte bitirelim, dediğimizde bize kapıyı kapatanlar Türkiye’ye yanaşmak için ellerinden geleni yapıyorlar.”

  • Halit Oğuz Atakan, Başkan Saraçoğlu’na Kızılay’ın Faaliyetleriyle İlgili Bilgiler Sundu

    Türk Kızılayı Kütahya Şube Başkanı Halit Oğuz Atakan, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu’nu ziyaret ederek, kurumun faaliyetleriyle ilgili bilgiler sundu.

    Atakan, Türk Kızılayı Batı Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Erkan Ergen ve Türk Kızılayı Kütahya Kan Bağış Merkezi Müdürü Mahmut Ulusoy ile birlikte Başkan Saraçoğlu’nu ziyaret etti.

    Atakan, ziyarette Türk Kızılayı’nın Kütahya’daki çalışmaları ve kan bağışı çalışmaları hakkında Saraçoğlu’na bilgi verdi.

    Ziyarette ayrıca Erkan Ergen tarafından Başkan Saraçoğlu’na teşekkür belgesi takdim edildi. (EFE)

  • Erzincan Valisi Kahraman’dan, Kaçan 21 Afgan Çocuk İle İlgili Açıklama

    Erzincan Valisi Süleyman Kahraman, kaçan 21 Afgan çocukla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, farklı illerden Erzincan’a getirilen ve yaşları 13-18 arasında değişen yabancı uyruklu çocuklar koruma altında kalmaları için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne bağlı eski Kız Sabancı Yurdu’nda barınıyordu. 4 ay önce ise Sosyal Hizmetler yurdunda kalan 21 Afgan çocuk yurttan kaçarak kayıplara karıştı. Bunun üzerine Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü birimleri, kaçan çocukların farklı illere gitme ihtimaline ve son zamanlarda yaşanan terör olaylarında hedef haline gelmelerine karşı kapsamlı bir çalışma başlatmıştı.

    Konu ile ilgili olarak Erzincan Valisi Süleyman Kahraman şu açıklamada bulundu:

    “Bu kaybolduğu iddia edilen 21 Afganlı çocuk uluslar arası hukukta refakatsiz çocuk olarak tarif ediliyor. Bunlar İzmir’den Temmuz ayında ilimize gönderildi. Bu çocuklar bizim Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğümüze bağlı bir merkezde sosyal amaçlı topluma kazandırılması için gerekli faaliyetler yürütülüyor. Bu faaliyetler yürütülürken çocuklar bir gece bulunduğu merkezden çarşaf sarkıtarak izinsiz olarak gitmişlerdir. Bununla ilgili gerek Emniyet birimimiz gerek Jandarmaya bütün birimlerimize her türlü talimat verildi. Araştırma yapılıyor. Bunlar yaş itibariyle çocuk değiller aslında fiziki olarak en küçüğü 15 yaşında en büyüğü de 20’li yaşlarda. Bunların amacı aslında o zamanda bizim burada kalmak istemiyorlardı. Özellikle Avrupa ülkelerine gidip orada ailelerine yardımcı olmak destek olmak ve çalışmak amacıyla gitmek istediler. Biz burada kendileri için çeşitli sosyal aktivite yaptık fakat kendilerini burada tutmaya yeterli olmadı. Biz bunların buradan gitmelerine rıza göstermiş değiliz. Çocukların bulunduğu merkez yüksek güvenlikli bir yer değil daha yeni bir merkezdi tabi. Bu çocukların bir kısmının Türkiye’de bir kısmının Avrupa ülkelerinde olduğu sosyal medya hesaplarından belirlenmiştir. İddia edildiği gibi IŞID ve benzeri bir örgüte gitmeleri mümkün değil çünkü çocuklar özellikle bu terör olaylarından kaçarak gelen çocuklar. Yaşları itibariyle de kendilerini örgüte kaptıracak kadar küçük çocuklar değil. Burada kalmaya devam eden çocukların bir kısmı burayı sevmişler burada kalmak istiyorlar hatta burada iş sahibi olmak istiyorlar. Bir kısmı da Avrupa ülkelerine kaçıp orada çalışarak sosyal durumlarını düzeltip ailelerine yardımcı olmak istiyorlar. Belki de ilerde ailelerini de Avrupa ülkelerine götürmek isteyen insanlar. Daha önceden kaçan 4 çocuk vardı onlar bulundu. Onları göçmen kaçakçılığı suçundan götüren kişide yakalandı ve şuan cezaevinde.”

  • AK Parti’li Eker’den Milli Botanik Bahçesi İle İlgili Yürütmeyi Durdurma Kararına Tepki

    Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili adayı Mehdi Eker, Türkiye Tohumcular Birliği ve Bitkisel Üretim Ulusal Ürün Konseyleri Buluşması Toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Eker, Ankara’daki Türkiye Milli Botanik Bahçesi’ye ilgili yürütmenin durdurulma kararını eleştirerek, “Ankara’daki bir oda başvurdu ve idari mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu memlekete bir şey kazandıralım diye bir dertleri yok. Sadece yıkalım diyorlar” dedi.

    Eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Mehdi Eker, Esenyurt’ta düzenlenen Türkiye Tohumcular Birliği ve Bitkisel Üretim Ulusal Ürün Konseyi Toplantısına katıldı. Burada sektörün önde gelen temsilcilerine seslenen eski Bakan Eker, tohumculuk sektörünün 15 sene öncesindeki durumundan çok ileride olduğunu söyleyerek, “Tohumculuk sektörü ile ilgili kanunu Kasım 2006’da çıkardık. Ağır hakaretler işittik. Ufku olmayanlar, sadece yıkmaya ayarlı olanlar bizi çok eleştirdi. Biz onlara aldırmadık. Herkesin bir işi vardır tabiatta. Kimi yıkmak için kimi yapmak için, onlar o fonksiyonlarını yapıyorlar. Varsın yapsınlar” dedi. Tohum üretiminin AK Parti iktidarında arttığını söyleyen Eker, “Biz 145 bin ton tohum üretimini, 775 bin tohum üretimine çıkardık. Üçüncü büyük tohum gen bankasını kurduk. Enformatik kirlilikle ’şurdan tohum alıyoruz. Türkiye muhtaç’ gibi şeyler söyleniyor. Türkiye’de üretilen tohumlarla ilgili maksadını aşan, cehalet örneği açıklamalar var. Gerçekle hiçbir bağı bağlantısı yok. Topluma bu kirli enformasyonu enjekte etmeye çalışıyorlar. Kirliliği temizlemek zor olmakla birlikte, bizim görevimiz bu kirli havayı, kirli enformasyonu bertaraf etmek. İnsanlar yedikleri ve içtikleriyle problemli hale gelmemeli. Türkiye’de bir tek gram GDO’lu tohum çekirdeği üretilmezken ve çok ağır hapis cezası öngören yasa değişikliğini yapmamıza rağmen hala toplumda GDO’lu tohumdan söz ediliyor. Doğru malumatı topluma yaymak sunmak durumundayız” dedi.

    Türkiye Milli Botanik Bahçesi’ye ilgili yürütmeyi durdurma kararının çıkmasını eleştiren Eker, “İçinde iki tane gölet olan alanı ağaçlandırdık. Kimse zarar vemesin diye 2011 yılında kanunu çıkardık. Çok yoğun çabayla yaptık. Belli bir noktaya geldik. Geçen hafta Çevre Şehircilik Bakanlığının planı üzerinde birileri kalktı yürütmesini durdurmasına karar verdi. Bir idare mahkemesi. Niye? Ankara’daki bilmem ne odası başvurmuş, işleri güçleri yapılan faaliyetleri engellemek. Bir gün gider yolu durdururlar, bir gün gider köprüyü durdururlar. Bu memlekete bir şey kazandıralım diye bir dertleri yok. ’Yıkalım yıkalım yıkalım’ derler. Türkiye ilerlemesin diye uğraşırlar. Dertleri bu. Başka bir şey değil. Milli botanik bahçesine böyle bir karar verildi. Halbuki bahçe halka açık. Amacımız orda Türkiye’de kayıt altındaki 4200 endemik bitki türünün tamamını bir alanda toplamak” diye konuştu.

    1 Kasım seçimlerini de değerlendiren eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, “Kader seçimi bu. Mehdi Eker’in vekil seçilmesinin hiçbir önemi yok. Çünkü Türkiye’nin kader seçimi. Ya istikrar içinde Türkiye büyüyecek ya koalisyonların türbülansına girecek. Türkiye kan ağlıyor. Akan Türkiye’nin kanı. Yüz sene önce Sultan Abdulhamit’i ittifakla devirmeye çalışan zihniyet, onun arkasından Osmanlı’yı nasıl parçaladıysa, bugün aynı zihniyet Türkiye’nin başına tebelleş olmuş. Koalisyon hükümetleriyle hiçbir karar alınmaz. Barış ve huzur ihtiyacımız var. Güvenli ortam ihtiyacımız var. Ekonomik istikrar ihtiyacımız var. Bunlar da siyasi istikrara bağlı. Bunun anahtarı 1 Kasım günü” şeklinde konuştu.

    Ardından sektör temsilcileri eski Bakan Eker’e plaket takdim etti.