Etiket: İletişime

  • Eaton’un, iletişime açık ve kompakt modelleri piyasada

    Yüksek performansa ve mükemmel haberleşme özelliklerine sahip olan modüler kontrolörün hızlı çevrim süreleri, makine için daha yüksek üretkenlik oranı sağlıyor.

    Eaton’ın yeni XC300 modüler PLC’si (Fabrikalardaki imalat hatları veya makinelerin kontrolü gibi işleçlerin denetiminde kullanılan özel bilgisayar), özellikle XN300 I/O sistemi ve XV300 dokunmatik panel ile birlikte kombine edildiğinde, makine ve sistem üreticilerine aerodinamik ve modern otomasyon konseptlerini gerçekleştirmelerini sağlıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, yüksek performansa ve haberleşme özelliklerine sahip olan modüler kontrolörün hızlı çevrim süreleri, makine için daha yüksek üretkenlik oranı elde ediliyor.

    Çeşitli arayüzleri sayesinde kontrolör, geniş çapta bir uygulama yelpazesi için evrensel ve esnek bir veri düğüm noktası olarak oldukça uygundur. Entegre bir OPC sunucu, M2M (makineden makineye) iletişiminde standartlaştırılmış veri transferine izin verir, böylece otomasyon mimarisinde kesintisiz bir entegrasyona olanak sağlarken Endüstri 4.0.’a doğru basit bir yol da oluşturur.

    Linux tabanlı sistem CODESYS 3 kullanarak programlanmış ve CANopen, easyNet ve Modbus RTU’dan EtherCAT, Modbus TCP, Ethernet/ IP yoluyla OPC/Scada’ya yaygın olarak kullanılan pek çok arayüzü ve alan veriyolu protokolünü destekler. Modüler makineler, ağa bağlı tesisler ve üretim konseptlerinde XC300, yüksek esnekliği sayesinde avantajlarını gösterir. Kontrolör, farklı ağ adreslerine dayanan üç farklı ethernet ağının çalışmasına izin verir. Örneğin; bağımsız ağlar, mobil, M2M ve SCADA iletişimi için ayarlanabilir. Bu şekilde, güvenlik ve performans açısından ağla en uygun şekilde eşleşir.

    Kontrolör ayrıca dört I/O kanalı üzerinden kendi beslemesini sağlar. Entegre web sunucuları, akıllı telefon ve tablet cihazlarının ekranları için HTML5 özelliği ile CODESYS 3 görüntülemesini ve cihaz yönetimini destekler. Kurulu programlar ve kütüphaneler tüm XC ve XV cihazları için destek sağlar, böylece yeniden geliştirme süresi ve maliyetinden tasarruf edilir. Bu kurulu programlar ve kütüphaneler mikro SD kartı veya bir USB bellek kullanılarak seri üretim için diğer cihazlar üzerine hızlı ve kolay bir şekilde kopyalanabilir. Eaton yetki verilmemiş erişime karşı ekipmanları ve sistemleri korumak için mevcut iletişim ve güvenlik standartlarını uyguluyor.

    XC300, XN300 ve XV300 ürün gruplarıyla, Eaton mühendislere Endüstri 4.0 konseptlerini destekleyen ve müşterilerine katma değer ekleyen ve gelecekteki muhtemel değişikliklerden etkilenmeyen otomasyon mimarisini tasarlama imkanı da sunuyor. Eaton’ın görselleştirme yazılımı Galileo ve XN300 Assist yazılımı aracı CODESYS programlama yazılımıyla birlikte, mevcut ve yeni otomasyon sistemlerini destekliyor.

  • AYD Başkanı Belgü: “İş birliğine hazır ve iletişime açığız”

    AYD Başkanı Hulusi Belgü, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın gayrimenkullerde dövizle kiralama ve satışın önüne geçmek için gerekli çalışmaların yapılacağına yönelik açıklamaları sonrası değerlendirme yaptı. Belgü, “Türk ekonomisini daha da ileriye taşımak için devletimiz ve tüm paydaşlarımızla iş birliğine hazır ve iletişime açık olduğumuzun altını çizmek isteriz” dedi.

    AYD Başkanı Hulusi Belgü, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın başta alışveriş merkezleri olmak üzere gayrimenkullerde dövizle kiralama ve satışın önüne geçmek için gerekli çalışmaların yapılacağına yönelik açıklamaları üzerine açıklama yaptı.

    Her şeyden önce alışveriş merkezi yatırımcıları olarak her zaman milletin, devletin ve milli para birimi Türk lirasının yanında olduklarını belirten Belgü, “Bugüne kadar 55 milyar dolar yani 330 milyar Türk lirasına ulaşan AVM yatırımlarımızın yaklaşık olarak yüzde 30’u yani yaklaşık 15 milyar doları (100 milyar Türk lirası) yabancı yatırımcılar tarafından yapılmıştır. Bu yatırımlar gerçekleşirken bankalar tarafından yapılan 10-15 yıllık fonlamanın önemli bir bölümü Türk Lirası fonlamanın bankalar tarafından tercih edilmemesi sebebi ile- yabancı para birimleri ile yapıldı.

    Bakanımızın yaptığı açıklamada alınacak önlemlere ilgili olarak yabancı para birimi ile yapılan fonlamayı yani kredi borcu olan yatırımcıyı koruyacaklarını açıklamış olması, bizim her zaman altını çizdiğimiz ülkemiz için son derece kıymetli olan yabancı yatırımcılarımızın haklarının korunacağının göstergesi olması açısından son derece kıymetlidir. Zira son 5 senede Türkiye’ye direkt gelen yabancı sermayenin yüzde 10’unu alışveriş merkezi yatırımları vasıtasıyla olmuştur” dedi.

    Alışveriş merkezlerinin bugüne kadar ekonomide yaşanan tüm dalgalanmalarda hem devletin hem de perakendecilerin yanında olduğunu bildiren AYD Başkanı, “Kira ciro oranları yakından takip edilerek gerekli desteği her zaman kur sabitleme veya indirim olarak sağlamaya devam etmiştir ve etmektedir. Kayıt içi ekonominin gelişmesinde büyük katkıları olan organize perakendenin hızla gelişmesini sağlayan alışveriş merkezi yatırımcıları, Bakanımızın bahsettiği düzenlemelerle, sektörümüzü güçlendirmek, yabancı sermayeyi ülkemize çekmek ve her şeyden önemlisi Türk ekonomisini daha da ileriye taşımak için devletimiz ve tüm paydaşlarımızla iş birliğine hazır ve iletişime açık olduğumuzun altını çizmek isteriz” ifadelerini kullandı.

  • İz İletişim’e Altın Pusula’dan 2 ödül

    İz İletişim, ’Spor’ kategorisinde, ’Turkcell Gelibolu Maratonu’ ve ’Jüri Özel Ödülü’ kategorisinde ’Vestel-Türkiye Voleybol Federasyonu Sponsorluğu’ projeleri ile 2 ödüle layık görüldü.

    Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından bu yıl 16.’sı düzenlenen Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. İz İletişim; spor kategorisinde, ’Turkcell Gelibolu Maratonu’ ve ’Jüri Özel Ödülü’ kategorisinde ’Vestel-Türkiye Voleybol Federasyonu Sponsorluğu’ projeleri ile 2 ödüle layık görüldü.

    Seçici Kurul Başkanlığını Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Şule Kut’un yaptığı 16’ncı Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri’ne 170’i kurum, 72’si Genç İletişimci Projesi olmak üzere 17 ana ve 17 alt kategoride 242 proje başvuruda bulundu. Projelerden 41’i ödüle ödül kazandı.

  • “Katılım bankalarıyla iletişime geçebiliyoruz ama sonuç elde edemiyoruz”

    Muşlu işadamları ve Kayserili çiftçi “Bizim katılım bankalarından beklentimiz, düşük faizli kredi. Katılım bankalarıyla iletişime geçebiliyoruz ama sonuç elde edemiyoruz” dediler.

    Muş’ta faaliyet gösteren Yıldız İnşaat ve Mühendislik Yetkilisi Tarık Yıldız, yatırım kuruluşlarının, kendilerine lanse ettikleri sözleri yarıda bıraktığını savundu. Yaptıkları yatırımlarda yüzde 60 kredi verilmesi gerekirken, bu konuda kredi vermediklerini ve işi yokuşa sürdüklerini ifade eden Tarık Yıldız, “Biz bu kredileri almış olsaydık, yaptığımız yatırımları, en az yüzde 10-15 civarında daha düşük maliyetle mal etme şansına sahip olacaktık. Bu saatten sonra işletme kredisine ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanımızın sürekli dile getirdiği bir mevzu var. Kredileri, düşük faizli yatırımcıya verirlerse, bölgemizde ciddi yatırımlar olacak. Bizim katılım bankalarından beklentimiz, düşük faizli kredi. Katılım bankalarıyla iletişime geçebiliyoruz ama sonuç elde edemiyoruz. Bölgemizde sıkıntılar olduğundan dolayı, kredi alamıyoruz. Terör olayları dile getiriliyor, şube olarak yetkileri dahilinde olmadıkları söyleniyor ve bizi bölgeye yönlendiriyorlar. En az proje miktarı kadar teminat isteniyor. Bizim gayemiz kendi bölgemize yatırım yapmak, bölgemizi kalkındırmak, insanlarımıza istihdam sağlamak. Bu anlamda düşük faizli kredi talebimizi üzerine basarak tekrar dile getirmek istiyorum” dedi.

    “Bölge savaş ve vandalimz merkezi olarak lanse ediliyor”

    Alfa Çevre Danışman Firması Yöneticisi Mücahit Sönmez ise, bölgenin savaş merkezi olarak lanse edildiğini ve bunun da yatırımların önüne geçtiğini iddia ederek şöyle konuştu: “Ulusal ve uluslararası bütçelerden yararlanılarak yapılan yatırımlar, bölgemizde en temel özelliklerden bir tanesidir. Bölgemiz 6. bölge kalkınma alanında olduğu için devletin çok ciddi yatırımları var. Fakat yatırımların uygulanmasında çok ciddi problemler yaşanıyor. En büyük problemlerin başında bürokrasi ve finans kuruluşları geliyor. Daha önce yapılan yatırımlarda gördüğümüz örnekler ve yaşadığımız sıkıntıların en temel handikabı, Kalkınma Bakanlığı, Başbakanlık ve katılım bankaları arasında yapılan protokollerde yapılan yatırımların belli bir yüzdesinin yatırımcının finans gücüne nazaran karşılaması gerektiği halde ilimiz, Türkiye’nin en huzurlu şehri olmasına rağmen bankalar tarafından bir savaş, bir vandalizm merkezi gibi olarak lanse ediliyor ve yatırımların önüne geçiliyor. Şu anda bu ilde yatırım yapan herkes bıçak sırtında yatırım yapıyor. Kendi eşdeğer finansmanını çok zor ayarlıyor, yatırımcılara eşdeğer finansmanına bağlı bankacılık finansmanları sağlanmıyor. Sağlanmama sebebi, çok ciddi olmayan, gereksiz, köşe bucakta aranan problemlerden kaynaklanıyor. Özellikle bankaları, bakanlıklarla ilgili yaptığı protokolleri göz ardı ederek sadece yatırımcı ve yatırımcıya endeksli bölgesel güvenlik problemlerinden kaynaklı engellemelerle karşılaşıyoruz. Eğer, krediler sağlanmış olsaydı, şu anda yapılan yatırımlar iki katına çıkartılabilirdi. Bu konunun üzerinde durulması gerekiyor. Genelde merkezde yapılan çalışmaların sahaya yansıması için önemli bir fırsattır. Derhal denetlenmesi gerekiyor.”

    “Bizden korkmasınlar, bize destek çıksınlar”

    Muş Plastik Bidon Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Mahsum Özdemir de, bankaların kendilerinden korkmamasını isteyerek şunları kaydetti:

    “Muş’ta finansa erişme konusunda ciddi manada sıkıntılarımız var. Muş’ta katılım bankalarının uzun süreden beri olmayışı ve bundan sonra şube açacak katılım bankalarının özellikle yatırımcıyı yerinde tespit edip, faaliyetiyle alakalı, ne kadar güçlü olduğunu baz alarak, kredi fizibilitesinin ona göre değerlendirmesini istiyorum. Bölgesel olarak yatırımcılarımızın sıkıntılı olmadığını biliyoruz. Dolayısıyla finansa erişim konusunda bize, artı puanlı bir destek verilmesini istiyoruz. Katılım bankası ve diğer bankaların bugüne kadar gayrimenkullerle alakalı ciddi manada talepleri oluyor. Yatırımcının gayrimenkulü yoksa kredi alamıyorlar. Gayrimenkulü olmayan yatırımcının da taşınabilir makine ve ekipmanlarına kredi verilebilir. Bu, yerinde tespitle çok ciddi manada yatırımcının taşınabilir makine ve ekipmanlarını olduğunu görecekler. Bizden korkmasınlar. Muş yatırımcısı olarak kredilerimizi düzenli olarak ödüyoruz. Bizden korkmasınlar, bize destek çıksınlar.”

    “Bankacılık sistemi temel olarak yatırımın özünü oluşturuyor”

    Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Muş Şube Başkanı Murat Meriç ise, bankacılık sisteminin, temel olarak yatırımın özünü oluşturduğunu belirterek, “Son dönemlerde katılım bankacılığıyla alakalı konu gündeme gelince, misyonumuz gereği bu bankaların kurulması bizi farklı şekilde heyecanlandırdı. Biz bu bankalardan, mevcut bankalar gibi bir destek ve yapı beklemiyoruz. Gerçek anlamda katılım bankacılığının İslami usul çerçevesinde ne yapılması gerekiyorsa o çerçevede yatırımcıyı yerinde inceleyip destek vermesini bekliyoruz. TKDK ile bankalar arasında bir anlaşma var. Bu anlaşma gereği projesi çıkan, onaylanan projeye ilgili banka destek vermek zorunda. Böyle bir anlaşma var. Fakat Doğu ve Güneydoğu Bölgelerin, gerek katılım gerekse de diğer bankalar bu desteği geri çekiyorlar. Bölgedeki terör olaylarını öne sürerek yatırımcının bu bölgeye gelmesini engelliyorlar” dedi.

    “Cumhurbaşkanı bir nevi bizim sözcümüz oldu”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yatırım bankalarıyla alakalı sözlerini desteklediklerini dile getiren Meriç, “Son dönemlerde cazibe merkezleri noktasında gerek İl Valisi, gerek diğer kuruluşlar bu noktada çok ciddi ve özverili çalışma yapıyor. Biz bunları tamamlayan dinamikler olarak üzerimize düşeni yerine getirmemiz lazım. Dışarıdan gelene nasıl yer veriliyorsa, ilgili bankanın da buna finans olarak gerçek desteği sunması lazım. Reklamında ya da sunumunda biz bunu net bir şekilde görüyoruz. Ama müracaattan sonra, biz bu destekleri bugüne kadar alamadık, bundan sonra gelecek yatırımcılara da aynı şekilde, aynı muamele yapılırsa, maalesef şu son dönemlerde yapılan desteklerin hepsi boşa gidecektir. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız da özellikle katılım bankalarıyla alakalı yapmış olduğu açıklamayı destekliyoruz. Cumhurbaşkanı bir nevi bizim sözcümüz oldu. Katılım bankacılığının gereği neyse onu yapıp, bizi kalkındırma noktasında bize destek versinler. Normal bankalar gibi bize muamele yapmasınlar” ifadelerini kullandı.

    Çiftçiye ipotek zorluğu

    Kayseri’nin Özvatan ilçesinde hayvancılıkla uğraşan Resul Mercan, faizsiz kredi ile hayvan almak istediğini ama kredi için müracaat ettiklerinde bankaların karşılarına zorluk çıkardıklarını iddia ederek “2015 yılında devletin çıkarmış olduğu yasayla faizsiz 10 tane inek alabilmek için bir kamu bankasına müracaat ettim. Banka bizden kredi alabilmemiz için Kayseri merkezden bir ev istedi. Bugün devletimiz şehirden köye gidene 50 bin TL hibe verirken, banka kredi için bizden ipotek ev istedi. Bizde bunu veremedik ama baya bir uğraştım. Özvatan ilçesinde bulunan kendi evimi ve sulu arazimi ipotek verdim. Bunun üzerine evime eksper geldi ve 170 bin TL’lik evimize ve arsamıza sadece 60 bin TL’lik kredi çıkardı. Seçme kefilleri alarak dosyamız tamamlandı ama bu olay baya uzun sürdü. Dosyamızı tamamlayarak arazimizi, evimizi ve tarlamızı ipotek verdik. Bize kredimizin tamamlandığını ve hayvanlarımızı almamızı söylediler. Bu arada da 15 gün geçti. Biz Kayseri’ye gelerek hayvanlarımızı aldık ve faturalandırdık. Pazartesi günü parayı ödeyeceklerini söylediler. Biz gittikten sonrada krediyi ödeyemeyeceklerini söylediler. ‘Bu nasıl olur’ diyerek itiraz ettim. Dosyamızda hiçbir eksik olmamasına rağmen kredimizi ödeyemeyeceklerini söylediler. Biz bunun neden olduğunu anlayamadık. Bunun sebebini öğrenmek istiyorum ama öğrenemedim. 1 sene geçtikten sonra bankaya o kadar belge vermemize rağmen 40 bin TL kredi kullandırdı. Bizim çekmek istediğimiz kredi amacına ulaşmadı. Çünkü 10 tane faizsiz inek alacaktım ama bizim kredimiz o şekilde yattı. Devletimiz krediyi çıkardı ama buradakiler zorluk çıkardılar. Bize neden zorluk çıkardıklarını anlamıyorum. Devletimiz bu krediyi çıkarıyor ama herkes adamına veriyor. Hayvancılıkla alakası olmayan kişiler bu paraları aldı. Ben bunu binlerce defa ispat edebilirim” ifadelerini kullandı.

    Devletin sunduğu hizmetlerden faydalanmak istediğini dile getiren Mercan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sezar’ın hakkının Sezar’a verilmesini istiyorum. Eğer ben köyde yaşayıp hayvancılık yapıyorsam, bu çıkan yasadan faydalanmak istiyorum. Hiçbir şekilde faydalanamıyoruz. Ben köyde yaşıyorum. Köyde hayvancılık ve çiftçilik yapıyorum. Benim Kayseri merkezde evim yok ki, evimi ipotek vereyim”.

  • Elalem İletişim’e yeni genel müdür

    Elalem İletişim Genel Müdürlüğüne Şükran İlhan getirildi.

    İletişim sektöründe 20 yıllık deneyime sahip Şükran İlhan, ajansın müşteri, medya ilişkileri ve iç yönetiminden sorumlu olacak. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun olan İlhan, 1993-1995 yılları arasında İngiltere Suffolk College’da eğitimine devam etti. Sabah, Intermedya Ekonomi, Günaydın, Hürriyet Grubu Kariyer Dünyası dergisinde ekonomi gazeteciliğinin ardından geçtiği iletişim alanında Şahinler Holding, Sevgi Hastanesi, TRİSAD Dış Ticaret, Hunca Kozmetik, Abdi İbrahim İlaç, Öğretmen Çorap Penti, Alkim Kimya, Adam&Eve Hotels, DTC Lava DeBeers, Sevan Bıçakçı Nur-u Osmaniye Koleksiyonu gibi mücevherden tekstile, turizmden perakendeye, ilaçtan kozmetik sektörüne kadar birçok marka ve kurumun medya iletişim çalışmalarını yönetti.

    MPR Halkla İlişkiler’de Indesit Company, Colgate Palmolive-Hacı Şakir, Garanti Koza İnşaat, ICF Airports, DHL Freight’in iletişim çalışmalarından sorumlu grup direktörlüğü, son olarak Varan Şirketler Grubu kurumsal iletişim ve pazarlama müdürlüğü yapan İlhan, Mentor Medya’ya bağlı Elalem İletişim Danışmanlığının genel müdürlüğüne getirildi.

    İletişim sektöründe 20 yıllık deneyime sahip Şükran İlhan, ajansın medya ve müşteri ilişkileri, iç yönetiminden sorumlu olacak. Elalem İletişim Danışmanlığının müşterileri arasında Modoko, Şah In Paradise, TİMDER, Penta Banyo, Essanora Yapı yer alıyor.

    Orta-üst düzey yönetici ve yönetici adaylarına medya eğitimlerinin yanı sıra MEB’e bağlı Akademi Neo’da halkla ilişkiler ve pazarlama iletişimi eğitimleri veren Şükran İlhan, iyi derecede İngilizce bilmektedir.