Etiket: İleri

  • Burkay: “Yerli otomobil Türkiye’nin ileri teknoloji dönüşümünü hızlandıracak”

    Burkay: “Yerli otomobil Türkiye’nin ileri teknoloji dönüşümünü hızlandıracak”

    Bursa Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Türkiye’nin Otomobili ve Bursa’ paneline konuk olan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yerli otomobil üretiminin Türkiye’nin orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretime dönüşümünü hızlandıracağını belirterek, “Bu hamle hem ülkemizi hem de Bursa’mızı her alanda bir üst lige çıkartacaktır” dedi.

    BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Türkiye’nin Otomobili ve Bursa’ paneline katıldı. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda konuşan Başkan Burkay, 21. yüzyılda rekabet gücü yüksek şehirlerin dünya ekonomilerine yön verdiğini söyledi.

    Dünyada artık ülkelerden çok şehirlerin ekonomilerinin yarıştığını ifade eden Başkan Burkay, “Bizler Bursa olarak ülkemizin önüne koyduğu yakalamak için üretmeye ve ihracat yapmaya devam ediyoruz. Bu yolculukta yerli otomobil, ülkemiz ve Bursa için dönüştürücü bir rol oynuyor. Dünyanın en büyük 10 ekonomiler arasına gireceksek, Türkiye’nin bu oyun planında hikayesi farklı olmalıdır. Bu hikayenin merkezinde orta-yüksek ve yüksek teknoloji olmalıdır. Bu yolculukta yerli ve milli otomobil hamlesi dönüştürücü bir rol üstleniyor.”

    Bursa’nın Marmara Havzası’nın en önemli üretim merkezlerinden birisi olduğunun altını çizen Başkan Burkay, “BTSO olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülkemizin vizyonu ve hedefleri açısından milât olan millî otomobil projesine sahip çıkan ilk kurumlardan biri olduk. Yerli otomobil üretilecekse; buna en lâyık merkezin, bilgisi, tecrübesi ve gücüyle Bursa olacağını her fırsatta dile getirdik. Elektrikli otomobil noktasında dünyada ülkeler ciddi mesafeler kat etti. Bursa olarak önümüzde büyük bir fırsat var. Bursa’nın Türkiye’deki sektörleri harekete geçiren dönüştürücü gücü, bu projenin daha sağlam temeller üzerinde durmasını sağlayacaktır. Bursa’nın birikimi ve alt yapısı bu kararın alınmasında ana etken olmuştur. Ülke olarak bu projenin başarılı olacağına yürekten inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Otomotiv teknolojilerinin aynı zamanda küresel ölçekte uzay, savunma, havacılık ve raylı sistemler gibi dünya ekonomisine yön veren sektörlerde itici güç olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, şöyle devam etti:

    “Yerli otomobil Bursa’yı bir üst lige taşıyacak. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin ilk OSB’sinin kurulduğu bu coğrafya, ülkemizin hedeflerine de yön vermeye devam edecektir. Bursa, Türkiyemizin 60 yıllık rüyasının gerçekleştirildiği şehir olacak.”

    BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, Bursa’nın sahip olduğu üretim birikimi ile yeni başarı hikayeleri yazdığını söyledi. Türkiye’nin yerli otomobilinin Bursa’da üretilecek olmasının büyük sevincini yaşadıklarını kaydeden Karademir, “Bizler de üniversite olarak yerli otomobil sürecinde akademik olarak katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bursa iş dünyamız ile birlikte hareket etmeye, ortak adımlar atmaya önümüzdeki süreçte devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Elektrikli araç kültürünü yaymalıyız

    BTÜ Otomotiv Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Dr. Kemal Furkan Sökmen, Bursa’nın otomotiv sektöründe Türkiye’nİn en önemli merkezi olduğunu belirterek, “Yerli otomobilin Bursa’da üretilmesini doğru bir karar olarak görüyoruz. Çünkü Bursa, bu anlamda en hazır şehir. Yerli otomobilin stil çalışmasını çok iyi buldum. Türk mühendisler tamamen projeye yön vermiş ve 14-15 ay içinde araç hazır hâle gelmiş. Tasarım Türkiye’de satılan birçok araçtan daha üst seviyede. Çıkacağı sene Avrupa’nın ilk elektrikli SUV’u olacak. Dış aydınlatmada TESLA’dan çok daha iyi aydınlatma ekipmanı kullanılmış. Önümüzde şöyle bir gerçek daha var. Türkiye’de elektrikli araç kültürünü yaymamız lâzım. Çünkü dünya bu gerçeğe hazırlanıyor, bizler de buna hazırlıklı olmalıyız” ifadelerini kullandı.

  • Uygulamadan kaçtığı ileri sürülen otomobil viyadükten düştü: 3 yaralı

    Bomonti Tünelinin Bomonti çıkışında viyadükteki bariyerleri parçaladıktan sonra aşağıya düştü, 1’i ağır, 3 kişi yaralandı.

    Kaza, saat 03.30 sularında Dolmabahçe Bomonti Tünelinin çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Beşiktaş İnönü Caddesinde bulunan trafik uygulamasından kaçtığı ileri sürülen Emre Ç. yönetimindeki 34 UD 0922 plakalı otomobil, Bomonti Dolmabahçe tünelinin çıkışındaki demir bariyerleri parçalayarak aşağı düştü. Takla atan araç sürücüsü Emre Ç. ve araçta bulunan ismi öğrenilemeyen 2 kişi yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, 112 Sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri araçta sıkışan yaralıları kurtararak, sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekipleri, yaralıları ilk müdahalelerinin ardından Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

    Çarpmanın etkisiyle parçalanıp aşağıya sarkan demir parmaklıkları itfaiye ekipleri kestikten sonra araç trafiğine kapanan yolda, kaza yapan aracın yoldan kaldırılması ve belediye ekiplerinin temizlik çalışmalarının ardından trafik normale döndü.

    Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • KOSGEB İl Müdürü Livaoğlu: “Girişimcilerimizin yenilikçi ve ileri teknoloji ürünler üretmelerini teşvik ediyoruz”

    KOSGEB Samsun İl Müdürü Nebahat Livaoğlu, girişimcilerin yenilikçi ve ileri teknoloji ürünler üretmelerini teşvik ettiklerini söyledi.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Çarşamba Ticaret Borsası Meslek Yüksekokulunda (MYO) Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Destekleri adlı konferans KOSGEB Samsun İl Müdürü Nebahat Livaoğlu tarafından verildi.

    Girişimcilik ve yenilikçilik dersi kapsamında düzenlenen konferansa Çarşamba Ticaret MYO Müdürü Prof. Dr. İsmail Aydemir, Müdür Yardımcıları Öğr. Gör. Hakan Can Altunay, Öğr. Gör. Turgay Yavuzarslan, Öğr. Gör. Mürsel Kan başta olmak üzere öğretim elemanları ve kalabalık bir öğrenci topluluğu katıldı.

    MYO bünyesinde bulunan; Bilgisayar Programcılığı, Bilgi Güvenliği, Sosyal Güvenlik, Banka ve Sigortacılık, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Çağrı Merkezi Hizmetleri Programı öğrencileri, kısa süre sonra başlayacakları iş hayatında KOSGEB desteklerinden nasıl yararlanacaklarını en yetkili kişiden öğrenme fırsatı yakaladı.

    Konferansta KOSGEB Samsun İl Müdürü Nebahat Livaoğlu, Yeni Girişimci Programı kapsamında; Geleneksel Girişimci Programı, İleri Girişimci Programı ve diğer KOSGEB destekleri hakkında bilgiler verdi.

    Nebahat Livaoğlu, “Geleneksel Girişimci Programlarında hedef, işletmeleri kuruluş yıllarında desteklemek ve bu işletmelerde istihdamı teşvik etmektir. İleri Girişimci Programı ise hedef, yenilikçi, sanayide dijitalleşme uygulamaları, orta yüksek/yüksek teknoloji düzeyindeki sektörler ile imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin sayısının arttırılmasıdır. KOSGEB bu programlar kapsamında istihdam desteği kapsamında kuruluş ve performans desteği vermektedir. Programa, Geleneksel Girişimci Eğitimini ve İleri Girişimci Eğitimini tamamlamış olan girişimcinin kurduğu ve KOSGEB tarafından belirlenen İleri Girişimci Programı Faaliyet Konuları Tablosunda belirtilen konularda faaliyet gösteren işletme başvurabilir” dedi.

    Livaoğlu, KOSGEB’in ileri teknolojiye yönelik desteklerinin yurt dışından alınan hammaddelerin Türkiye’de üretilmesini teşvik etmek olduğunu vurguladı. Livaoğlu ayrıca kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yapıldığını ifade etti. Konferans, Nebahat Livaoğlu’nun öğrencilerin KOSGEB destekleri hakkındaki sorularını cevaplamasıyla devam etti.

    Konferans Çarşamba Ticaret MYO Müdürü Prof. Dr. İsmail Aydemir’in, KOSGEB Samsun İl Müdürü Nebahat Livaoğlu’na fidan sertifikası takdimi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

  • Bursa Uludağ Üniversitesi’nden ileri teknoloji hamlesi

    Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından oluşturulan ve TÜBİTAK tarafından ilk aşaması kabul gören 1004 Yüksek Teknoloji Platformu Programı’nın ikinci faz oturumları başladı.

    BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay önderliğinde toplanan platform temsilcileri arasında Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi gibi kurumların yanı sıra Durmazlar, Farba, Emko, Emre Makine ve Durfoam gibi sektör temsilcileri de bulunuyor. Yusuf Ulcay, yüksek teknoloji projelerin hayata geçirilebilmesi maksadıyla oluşturulan platformda yer alan bütün kurum ve firma temsilcilerine teşekkür etti. Rektör Ulcay, “Bilimden üretime, üretimden ekonomiye sloganı ile yaklaşık 4 yıldır tüm çalışmalarımıza yön veriyoruz. Katma değeri olan projeler üretmek istiyoruz. Bu kapsamda da kentimizin önde gelen kurum ve kuruluşları ile ortak akıl anlayışı ile fikir alışverişi gerçekleştiriyoruz. TÜBİTAK’ın açtığı programlardan birisi olan 1004 İleri teknoloji programına dahil olduk. Kurduğumuz platform ile hazırladığımız projeler TÜBİTAK tarafından kabul gördü ve proje üretilmesi için onay verildi. Şimdi ikinci ve en önemli aşamaya geçtik. İnşallah diğer üniversitelerimizle ve sanayicilerimizle birlikte katma değer oluşturacak, ileri teknoloji ürünleri konusunda ciddi çalışmalar ortaya koyacağız ve ülke ekonomisine ve bilime katkıda bulunmuş olacağız” diye konuştu.

  • Bu kanser belirti verdiğinde ileri evrede oluyor

    Türkiye’de kolon kanserinin 3’üncü sıklıkta görüldüğünü belirten Prof. Dr. Emel Canbay, kanserin belirti verdiğinde ileri evrede olduğunun altını çizdi. Canbay, “Yayılan kanseri ne hasta fark edebiliyor, ne de kullandığımız tomografiler, tümör markerları (belirteç) bize bunu göstermiyor. Problem de bundan dolayı oluyor” dedi.

    35. Ulusal Gastroenteroloji Haftası kapsamında, Antalya’nın turizm bölgesi Belek’te bir otelde ‘Kolorektal Kanser Polip Çalışma Grubu Paneli’ yapıldı.

    Panelde ‘kolon kanseri’ hakkında konuşma yapan Moleküler Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Canbay, konuyla ilgili hazırladığı sunumunu katılımcılarla paylaştı.

    Peritonun 30 yıldır karın zarı olarak nitelendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Meltem Canbay, kolon kanserinin mide rahatsızlığı, rektum kanseri, yumurtalık kanseri olan hastaların karın zarına yayılmasının mümkün olduğunu kaydetti.

    “Erken yakalanması gerekiyor”

    Türkiye’de kolon kanserinin 3’üncü sıklıkta görüldüğünü vurgulayan Canbay, “Kolon kanseri, kadınlarda memeyle birlikte 3’üncü sıklıkta görülen bir kanser tipi. Taramalar çok önemli çünkü 40 yaşına kadar inmeye başladı. 45 yaşından sonra herkesin, kolon kanseri ailesinde olsun ya da olmasın taramalara başlanması ve erken yakalanması gerekiyor” dedi.

    Kolon kanserinin erkenden fark edilse bile bazı tiplerinin karın içine asit ve jelimsi sıvıların yanı sıra, karın içine serbest kanser hücresi bırakabildiğine dikkat çeken Canbay, “Çok başarılı cerrahiler yapılsa bile bu hastaları karın içine yayılmadan dolayı kaybedebiliyoruz” diye konuştu.

    Evrelemenin tedaviye yaklaşım açısından çok önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Canbay, “Komplikasyonsuz (yan etki) iş yapıyorsanız zaten hedefe ulaşmışsınızdır. Hastanın tipi ve kendisine bağlı faktörler de çok önemli.”

    “Bizi en çok üzen konu da o”

    ‘Kolon kanseri en çok hangi belirtilerle kendisini gösteriyor’ sorusuna ‘Bizi en çok üzen konu da o’ şeklinde yanıt veren Canbay sözlerini şöyle tamamladı:

    “Karın zarına yayılan kanserler ne yazık ki belirti verdiklerinde ileri evrede oluyorlar. Karın zarı kanserleri başladığında tedaviye verecekleri yanıt daha da iyi oluyor. Yayılan kanseri ne hasta fark edebiliyor, ne de kullandığımız tomografiler, tümör markerları (belirteç) bize bunu göstermiyor. Problem de bundan dolayı oluyor. Bu hastalar çok iyi bir cerrahi işlem de geçirseler, yeniden karın zarı kanseri gelişebilme riskleri olduğu için bir yıl içinde cerrahi gözle görmek ve bakmak istiyoruz.”