Etiket: İleri

  • Batı Atık Su İleri Biyolojik Arıtma Tesisi Çalışmaları Hızlandı

    Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (TESKİ) İller Bankası işbirliği ile yürüttüğü Batı Atık Su İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesinde fore kazık çalışması başladı. İlk kademede yaklaşık 243 bin kişiye hizmet vermesi beklenen arıtma tesisinin, nüfus artış durumuna göre, daha fazla kişiye hizmet verecek şekilde planlandığı bildirildi.

    Karadeniz Mahallesi’nde devam eden çalışmaları, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, TESKİ Genel Müdürü Şafak Başa ve İller Bankası İstanbul Yapı İşleri Müdürü Mehmet Ercan Şamhal yerinde inceledi.

    Çalışmalar hakkında bilgi veren TESKİ Genel Müdürü Şafak Başa,”Kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Bu projeyle birlikte su sorunlarını en aza indirgemeye çalışacağız. Bu çalışmalar Süleymanpaşa ilçesinde devam eden yağmur suyu ve kanalizasyon suyu çalışmalarıyla da bağlantılıdır. Bu projede TESKİ ve İller Bankası ortaklığı söz konusu. Ben projemize destek olan İller Bankası’na teşekkür ediyorum” dedi.

    Daha sonra çalışmaların seyriyle ilgili bilgi veren Başkan Kadir Albayrak, ”Bu projenin tamamlanmasıyla birlikte güzel temiz ve yaşanabilir bir Tekirdağ olacak. Ben bugün bunun heyecanı içerisindeyim. Geçmişte bu gibi projelere ön ayak olan eski yerel yöneticilerime buradan teşekkür ediyorum. Tabi çok kapsamlı bir proje, bu projenin Tekirdağ’a çok şey katacağını düşünüyorum. Çalışmaları en kısa zamanda bitirmeye çalışıyoruz. Bu yüzden de yaz kış demeden çalışıyoruz” diye konuştu.

    Bu proje ile birlikte denize 1 gram dahi kirli atık verilmeyeceğini söyleyen Başkan Kadir Albayrak, “Süleymanpaşa merkez içinde yağmur sonrası sel ve taşkınların önüne geçilmesi için ciddi bir çalışma başlattık. Yer altına döşenen kanallar sayesinde yağmur suları vatandaşlarımızın hayatını olumsuz yönde etkilemeden denize ulaşacak. Alt ve üst yapı tamamen bitince denize bir gram bile kirli atık verilmeyecek. Tüm bu çalışmalardan elbette vatandaşlar rahatsız oluyor. Toz, çamur gibi her türlü sıkıntıyı vatandaşlar çekiyor. Tüm sıkıntılar gelecekte daha iyi şartlarda yaşamamız için çekiliyor. Gösterdikleri sabır dolayısıyla vatandaşlarımıza siz basın mensuplarımız aracılığı ile teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • İleri Yaşta Gebelik Şansı

    Türkiye’de 10 çiften 7’sinin yaşadığı problem çocuk sahibi olamamak. Çiftlerin çocuk sahibi olamamasının altında birçok farklı sebep yatıyor. 35 yaş üzerindeki anne adaylarında bebek sahibi olamamanın en önemli nedenlerinden biri ise yumurta hücrelerinde oluşan genetik bozukluklar. Ancak gelişen teknoloji ile bu sorunun büyük bir oranla çözüme kavuşuyor.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Op.Dr. Cem Çelik ileri yaşta gebe başarısını arttıran yöntemleri anlattı.

    “Embriyoscope ismi verilen teknikle embriyolar anne rahmini taklit eden özel cihazlar içinde 24 saat kamerayla takip edilebiliyor. Böylece daha kaliteli embriyo seçerek gebelik şansı yükseltiyor” diyen Op.Dr. Cem Çelik, “Bunun yanı sıra PGT (Embriyonun Genetik Tanı Yöntemi) ile Kaliteli embriyo transferine rağmen başarısız sonuç alındığı takdirde anne adayının vücudundan alınan bağışıklık sistemi hücreleriyle embriyonun rahme tutunma kapasitesini arttırılabilir. Bu yönteme gebelik aşısı adı verilir” dedi.

    Özellikle 35’in üzerindeki anne adaylarında bebek sahibi olamamanın en önemli nedeni yumurta hücrelerinde oluşan genetik bozukluklardır. Yapılan çalışmalar 40 ve üzeri yaşlardaki kadınların kendi yumurtasıyla gebe kalabilme oranı ciddi bir şekilde azaldığını gösteriyor. Genetik ayıklama yöntemiyle kromozamal olarak sağlıklı embriyolar belirlenip, bu embriyolar transfer edilirse 40 yaşındaki bir kadından 20’li yaşlardaki bir kadına kadar yüksek gebelik oranları elde etmek mümkün olduğunu belirten Op.Dr. Cem Çelik, buradaki önemli sorunun ileri yaşlarda genetik ayıklama için yeterli sayıda embriyo elde edememek olabileceğini söyledi.

    Genetik ayıklama sonrası normal embriyo elde edilip bu embriyonun transferi yapılırsa gebelik oranları artabileceğine dikkat çeken Op.Dr. Cem Çelik, “40’lı yaşlardaki kadınlarda en büyük problem yumurta sayısı 2-3’ü pek geçmemesidir. Bu yumurtalardan da ancak 1-2 tanesi embriyo oluşturabilir. Yaş itibariyle embriyolarda yüzde 60-80 kromozamal bozukluk oranı göz önüne alındığında, az sayıda embriyoda genetik ayıklama ve analiz sonrasında hiç normal embriyo bulamama ihtimali çok yüksektir” dedi. Genetik test öncesi embriyolardan embriyo dondurma yöntemiyle bir havuz oluşturuluyor. Bu şekilde ‘Normal’ olan embriyolar transfer ediliyor. Bu yöntemle hastaların tedavi maliyeti düşürülüyor” dedi.

  • Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürü Korkmaz: “Öğretmenlerimiz Her Zaman Değişimin, Gelişimin, Daha İleri Hedeflere Doğru Yürümenin Model Rolünü Üstlenmişlerdir”

    Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Korkmaz, öğretmenlerin her zaman değişimin, gelişimin, daha ileri hedeflere doğru yürümenin model rolünü üstlendiğini belirtti.

    İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Korkmaz, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı. “Millet Mekteplerinin açılışı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım Öğretmenler Günümüzü en içten duygularımla kutluyorum” diyen Korkmaz, mesajında, “Bilgiyi üreten ve onları öğrencilerine aktararak geliştirilmesini ve geleceğe aktarılmasını sağlayan öğretmenlerimiz her zaman değişimin, gelişimin, daha ileri hedeflere doğru yürümenin model rolünü üstlenmişlerdir. Görevini manevi hazla yerine getiren öğretmenlerimiz, geleceğimizin teminatı evlatlarımızı beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmektedirler” ifadelerini kaydetti.

    Tüm öğretmenlerin gününü kutlayan Korkmaz, “Hayatı boyunca öğretmenlere en yüce değeri veren Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, öğretmen olarak anılmaktan her zaman gurur duymuş, ’Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır.’ sözüyle bunu perçinlemiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir milletin milli, ahlaki ve kültürel yönden güçlü medeni bir toplum olmasının ancak öğretmenlerin üstün çalışmalarıyla mümkün olacağını, evrensel medeniyet kulesinin fedakar ve cefakar öğretmenler sayesinde yükseleceğini vurgulamıştır. Bu duygu ve düşüncelerle tüm öğretmen arkadaşlarımızın öğretmenler gününü kutlarken, başta Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ebediyete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi minnetle, şükranla ve rahmetle anıyorum. Emekliliğe ayrılmış öğretmenlerimize uzun ve sağlıklı ömürler, halen görevlerinin başında olan siz öğretmenlerimize de başarılar diliyorum” dedi.

  • Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu: ‘Sağlık Turizminde Daha İleri Gidiyoruz’

    Sağlık turizmi sektöründe uluslararası işbirliğini artırmak için Türkiye Sağlık Turizmi Derneği tarafından düzenlenen 7. Uluslararası Sağlık Fuarı, 18-21 Kasım arası İstanbul Silence İstanbul Otel’de gerçekleşiyor.

    7. Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’nda oturum başkanı olarak yer alan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, fuarın bu sektörün bileşenlerini bir araya getiren bir platform niteliğinde olduğunu söyledi:

    “Uluslararası katılımla gerçekleşen 7. Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’nda uluslararası katılımcılarımız var. Türki cumhuriyetten, Ortadoğu’dan, Balkanlardan bizi ziyaret eden meslektaşlarımız var. Sağlık Bakanlığı ile ilgili kuruluşlar ve ilgili ajanslar da fuarda arasında yer alıyor. Bu katılımlarda üniversite akademisyen ayağını da göreceğiz. Fuarı, bu sektörün tüm bileşenlerini bir arada buluşturan bir platform olarak düşünebiliriz”.

    “İLERİ DÖNÜK PLANLAR YAPIYORUZ”

    Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin uluslarasılaşma hedeflerini aktaran Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, “Sağlık turizmine önem veren bir kuruluş olarak yolumuza devam ediyoruz, çünkü Ortadoğu’daki, Balkanlar’daki, Türki cumhuriyetindeki hastalarımıza da hizmet edebilmek için yeterli akademisyenlerimizin ve tecrübemizin, alt yapımızın olduğunu düşünüyoruz. Sonuçta sağlık turizmi sadece aslında hastaneye gitmek ve oradan hizmet almak değildir, refahın da elde edilmesi söz konusudur. Onu şu anda üniversite kampüsümüz içinde yapacak olanaklarımız yok, ama ileri dönük planlar yapıyoruz, biz de bu yarışın içinde yer almak istiyoruz. Ayrıca, hastanecilik hizmetlerimizin de iyi olması nedeniyle buradayız. Bizden hizmet alabilecek hastalarımızı tanımak, onların da bizi tanımaları için bir ortam olması açısından burada olmayı tercih ediyoruz” dedi.

    ‘SAĞLIK KÖKENLİ TERCÜMANLARI BÜNYEMİZE KATTIK’

    Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nin uluslararası hizmet verdiği ‘International Clinic’ hakkında bilgi veren Rümeyza Kazancıoğlu, ‘International Clinic’ adı altında bir poliklinik ve yataklı servis hizmeti veriyoruz. Buraya Ortadoğu’dan, Kuzey Afrika’dan gelen bunun dışında da bize başvuran mültecilerimiz var. Burada, özellikle hastaların iletişim problemini çözmek, doktorlara ve hemşirelere dertlerini anlatabilmeleri için tercümanları bünyemize kattık. Tercümanların da onlara yeni bir alan olması anlamında sağlık kökenli olmasına dikkat ettik” ifadelerine yer verdi.

    ‘YATIRIMLAR BAŞLADI’

    Sağlık turizminin hastaneden hizmet almaktan fazlasını kapsadığını söyleyen Kazancıoğlu, bunun içinde özellikle geriatrik bakım, yaşlı bakımı, yaşlıların hareket kabiliyetinin sağlandığı büyük rehabilitasyon köyleri yada merkezlerinin de yer aldığını belirtti.

    Sağlık Bakanlığı’nın bu alanlarda daha önce çıkardığı yönetmelikler ve yönergeler nedeniyle yatırımların başladığını ifade eden Kazancıoğlu,

    “Ülkemizin çok büyük bir doğa kaynağı olan termal enerjimiz var ve termal tedavi uygulayabiliyoruz. Bunu çok daha etkin kullanmaya gayret ediyoruz. Hem kendi hastalarımız için hem de yakın mesafede bize ulaşabilecek hastalar için şifa olabilecek birer mekan olarak görmeye çalışıyoruz. Kaliteli hizmet verilmesi de bu fuarın ana teması, dolayısıyla daha ileriye doğru gittiğimizi söylemek mümkün” dedi.

  • Bursa İş Dünyasına İleri Kompozit Malzemeleri Eğitimi

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), geleceğin sektörü olarak gösterilen kompozit alanındaki eğitimlere start verdi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, başta uzay, havacılık ve savunma gibi stratejik sektörler için önemli bir malzeme olan kompozit alanında katma değerli üretimi arttırmayı hedeflediklerini söyledi.

    BEBKA’nın da desteğiyle gerçekleştirilen ‘İleri Kompozit Malzemeler Temel Eğitimi Projesi’, Altıparmak hizmet binasında başladı. BTSO öncülüğünde yapılan eğitimlerde, kompozit alanında önemli çalışmalara imza atan Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan, kompozit malzemenin uygulama alanları, genel özellikleri ve gelecekteki kullanımına dair bilgiler verdi. 21 Kasım 2015 Cumartesi gününe kadar devam edecek olan eğitimlere 30’a yakın firma temsilcisi katıldı. Eğitim programı ile Bursa iş dünyasının kompozit malzemeler konusundaki yetkinlikleri ve beceri düzeylerinin artırılması hedefleniyor.

    GELECEĞİN SEKTÖRLERİ ARASINDA

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, kompozitin geleceğin sektörleri arasında gösterildiğini belirtti. Burkay, Bursa’nın da bu sektörden hak ettiği payı almasını hedeflediklerini vurguladı. ‘İleri Kompozit Malzemeler Temel Eğitimi’nin firmaların üretimlerine büyük fayda sağlayacağını kaydeden Burkay, “Ülkemiz kompozit üretiminde dünya arenasında istenilen seviyede değil. Türkiye sanayiinin dinamosu olan Bursa, kompozit malzeme üretiminde önemli bir potansiyel taşımaktadır. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla bu potansiyeli harekete geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Burkay, uzay ve havacılık, otomotiv, taşımacılık, denizcilik, yapı sektörü, spor ekipmanları, askeri uygulamalar ve tüketim malları üretiminde kompozit malzemelerin önemli ölçüde kullanıldığını kaydetti.

    “KOMPOZİT MÜKEMMELİYET MERKEZİ’NDE HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR”

    Bursa’ya ‘İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi’ kazandırmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten İbrahim Burkay, “Merkez sayesinde kompozit ile ilgili olarak firmalarımızın Ar-Ge ve know-how ihtiyacının karşılanmasını ve bünyelerinde gerçekleştiremedikleri çalışmalarına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Merkezimiz aynı zamanda uluslararası düzeyde kaliteli ve özgün bilgiye ulaşabilme hedeflerimize uygun olarak bilimsel ağ yapıları içinde üniversitelerin ve araştırmacıların desteklenmesine katkıda bulunacaktır” dedi.

    FİRMALARA 40 SAATLİK EĞİTİM PROGRAMI

    Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan da firmalara 5 gün boyunca 40 saate yakın eğitim verileceğini belirtti. Karahan, kompozit malzemelerin sanayi için birçok avantaja sahip olduğunu söyledi. Uygulama alanına bağlı olarak malzemelerin istenen yönde farklı performans seviyelerine ayarlanabileceğini ifade eden Karahan, kompozitin ürünlerde özellikle yüksek mukavemet, hafiflik, tasarım esnekliği, üretim kolaylığı sağladığını dile getirdi.