Etiket: ilaçlama

  • Başkan Seyfi Dingil: “İlaçlama Hatay Büyükşehir Belediyesinin görevidir”

    Hatay’ın İskenderun ilçe Belediye Başkanı Seyfi Dingil, haşere ile mücadele çalışmalarında ilaçlama görevinin Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu söyledi.

    İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Büyükşehir belediyesiyle ilçe belediyeleri arasındaki sivrisinek ve haşereyle mücadele yetki karmaşasıyla ilgili Hatay’da gündemde olan ilaçlama konusu hakkında makamında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    Başkan Seyfi Dingil, ilaçlama işi ile ilgili İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere genelge gönderdiğini, çevre ve çevre sağlığının korunması amacıyla haşere ve sivrisinekle mücadele edilmesi işinin planlı, etkin, verimli ve uyum içinde yürütülmesini sağlama görevinin büyükşehir belediyesine ait olduğunun gelen genelgede açıkça görüldüğünü söyledi.

    İçişleri Bakanlığından gönderilen genelgeyi basın mensuplarına okuyan Başkan Seyfi Dingil, “Bilindiği üzere 6360 sayılı Kanun ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun büyükşehir belediyelerinin sınırlarını düzenleyen 5’inci maddesi değiştirilmiş ve büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarına çıkartılmıştır. Çevre ve çevre sağlığının korunması amacıyla haşere ve sivrisinekle mücadele edilmesi işinin planlı, etkin, verimli ve uyum içinde yürütülmesini sağlama görevinin büyükşehir belediyesine ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda haşere ve sivrisinekle mücadele ve ilaçlama görevinin ilk kademe belediyelerine ait olduğu ve ilgili araç, gereç, malzeme, ilaç vb. alımların başlatılması istemine yönelik olarak tesis olunan dava konusu 09.11.2006 gün ve 866 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. İl sınırları içinde coğrafi şartları ve iklim koşullarının bir bütünlük arz etmesi, her ilçenin kendi mücadelesi için kullandığı ilaçların muhteviyatının ve bu muhteviyatın niteliklerinin farklılık gösterebileceği, farklı farklı ilaçların hava yolu ile başka ilçelere taşınmasının çevre ve toplum sağlığı açısından olumsuz sonuçlara sebep olabileceği değerlendirilmektedir. 5216 sayılı Kanun gereğince, büyükşehir belediyesi bulunan illerde, haşere ve vektör ile mücadeleyi tek elden yürütmek, mücadele için ayrılan kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla ilaçlama hizmetlerinde temel görev ve sorumluluk büyükşehir belediyesinde olup, ilçe belediyeleri de ihtiyaç duymaları halinde bu hizmeti büyükşehir belediyeleri ile koordineli bir şekilde yapabileceklerdir. Konunun iliniz dahilindeki belediyelere duyurulması ve uygulamanın bu doğrultuda yürütülmesi hususunda bilgi ve gereğini rica ederim.’şeklinde belediyelere yazı gönderdi”dedi.

    ‘Hepimizin amacı halka hizmet’

    İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, “Ben buradan Sayın Lütfü Savaş’a çağrıda bulunuyorum. Hepimizin amacı halka hizmet. Gelin bu sorunu çözelim. İlaçlama işi sizin göreviniz. Bu konuda mahkeme Danıştay, Sayıştay kararları var. Son olarak İçişleri Bakanlığı Mahalli idareler Genel Müdürlüğünün son gönderdiği genelgede çok açık. Bizler bugün varız, yarın başka arkadaşlar gelir ama bu konuların bir an önce açıklığa kavuşması gerek. Çünkü Hatay sıcak ve rutubetli bir memleket ve biran önce büyükşehir bu işe bir el atıp vatandaşları rahatlatmasını istiyoruz” diye konuştu.

  • Kırıkkale’de ilaçlama vagonu devrildi, 1 kişi hayatını kaybetti

    Ankara-Kırıkkale arasında ilaçlama yapan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’na (TCDD) ait ilaçlama treninde meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti.

    Kaza, Kırıkkale’nin Yahşiyan ilçesine bağlı Erenler Mahallesinin Toprak Mahsulleri Ofisi Mevkiinde meydan geldi. Edinilen bilgiye göre, Zeki Orhan ve İbrahim Dinç yönetimindeki İlaçlama Treni makas değiştirirken trenin son vagonu raydan çıkarak devrildi. Devrilen vagonda ilaçlama yapan çalışanlardan Hayrettin Pala (51) olay yerinde hayatını kaybetti. Vagonda bulunan iki işçi de yaralandı.

  • İlaçlama sektöründen uyarı: “İlaçlatırken ilaçlanmayın”

    MTSO İşletme Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi Başkanı Ahmet Yılmaz, haşerelerle mücadele kapsamında yapılan ilaçlamalarda korsan firmaların insan sağlığını tehlikeye atan ve kanserojen etkileri bulunan tarım ilaçları kullandıklarını belirterek, “Tarım ilaçları tarlada kullanıldığında dahi 21 gün ilaç atılan yere keçi ve koyunların girmesi yasaklanıyor, ürün toplanmıyor. Oysa ev, hastane, iş yeri gibi kapalı bir mekanda aynı ilaç kullanılıyor. İlaçlatırken ilaçlanmayın” uyarısında bulundu.

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 31 No’lu İşletme Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi, biyosidal ürün uygulayıcılarının ve uygulama şirketlerinin sorunlarını masaya yatırıyor. İlk etapta sektör temsilcilerini bir araya getiren Komite Başkanı Ahmet Yılmaz, ikinci etapta çözümün paydaşı olabilecek yetkililerin de dahil olduğu daha geniş katılımlı bir toplantı ile sektörel sıkıntılara çözüm arayacaklarını söyledi.

    Komite Başkanı Yılmaz, bir açıklama yaparak, sektörün sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektörün isminden uygulamalarına kadar sürekli yenilik yapıldığını, son olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan değişlikle isminin ilaçlama sektörü yerine biyosidal ürün uygulayıcıları olduğunu ifade eden Yılmaz, ayrıca 2005 yılındaki AB Uyum Yasaları çerçevesinde uygulayıcılar için başlatılan kriterlerin de geliştirilerek devam ettiğini kaydetti. Biyosidal uygulayıcı şirketlerin, bünyelerinde 4 yıllık ziraat mühendisi, kimyager, biyolog, veteriner ya da eczacılık fakültesi mezunlarından en az birini çalıştırmak zorunda olduklarını belirten Yılmaz, “Ayrıca personelin Sağlık Bakanlığı kurslarına gidip başarılı olup sertifika almaları gerekiyor. Aynı zamanda ürün uygulayıcılarının tamamında sertifika şartı aranıyor. Ancak uygulamada bu kurallara uyulması noktasında aksaklıklar yaşanabiliyor. Denetimler artırılmalı. Sektör, tehlikeli ve ağır iş sınıfında yer alması nedeniyle iş güvenliği uygulamaları da oldukça ağır” ifadelerini kullandı.

    “Korsan firmalar, haşere ilaçlamasında insan sağlığını tehlikeye atan tarım ilaçları kullanıyor”

    Biyosidal uygulamalarında kullanılan ilaçların sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu ilaçların tamamının ithal olduğunu, Sağlık Bakanlığı’nın Dünya Gıda ve Tarım Örgütü ile Dünya Sağlık Örgütü’nün halk sağlığı alanlarında kullanımına izin verdiği insectisitlerin ithalatını onayladığını anlattı. Yılmaz, “Ancak, maalesef sektörümüzde kayıt dışı çalışan korsan firmalar, evlerin, konutların, hastanelerin, gıda tesislerinin haşere ilaçlamasında insan sağlığını tehlikeye atan tarım ilaçları kullanıyor. Bu durum bir taraftan insan sağlığını riske atarken, diğer taraftan uygun maliyetleri nedeniyle rekabetçi yapıyı bozuyor” diye konuştu.

    Resmi yollarla çalışan firmaların uymaları için yalnızca kullanılan ilaçlar değil, ilaçların ambalaj atıklarının dahi belli bir kriter çerçevesinde yok edilebildiğine işaret eden Yılmaz, kullandıkları ilaçların kaplarını Ulusal Atık Merkezi’ne göndermeleri gerektiğini bildirdi. Ayrıca TSE standartlarının oldukça ağırlaştığını da vurgulayan Yılmaz, standartlara uygun bir iş yerinin açılabilmesi için en az beş odası bulunan ofis olması şartı geldiğini söyledi.

    “Haşere ilaçlaması yaptırmak isteyenler, firmaların izinli olup olmadıklarını mutlaka araştırmalı”

    Mersin’de 2005 yılından bu yana 28 tane biyosidal uygulayıcı ve fumigasyon uygulayıcı firma bulunduğunu ifade eden Ahmet Yılmaz, şöyle devam etti:

    “Bunların tamamı resmi ve izinli firmalar, kriterlere uygun çalışan firmalar. Ancak kentimizde internetten ya da ilgili rehberlerden bakıldığında 200 kadar firma bulunduğu görülüyor. Artık sektörümüzde firma açılması kriterleri oldukça ağır. Oysa kentimizde korsan firma sayısının çok yüksek olması rekabet açısından sıkıntı yaratıyor.”

    Bu firmaların çok kötü şartlarda, ancak çok uygun maliyetlerle uygulama yaptıklarını anlatan Yılmaz, haşere kontrol hizmeti almak isteyen kişilerin, hizmet aldıkları firmalarda mutlaka Sağlık İl Müdürlüğü Halk Sağlığı Şubesi’nden izinli olup olmadığını araştırmaları gerektiğini söyledi.

    “İlaçlatırken ilaçlanmayın”

    Yanlış ilaçlamanın sağlık açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Korsan çalışan firmalar büyük ölçüde tarım ilacı kullanıyor. Bizim kullandığımız ilacın 5 litresi 835 TL iken tarım ilacının 5 litresi 75 TL. Bu rakam dahi rekabette sağladıkları avantajı net olarak gösteriyor. Sağlık açısından bakıldığında da ciddi sıkıntılar var. Tarım ilaçları tarlada kullanıldığında dahi 21 gün ilaç atılan yere keçi ve koyunların girmesi yasaklanıyor. Rüzgardan, yağmur ve güneşten etkilenmesine rağmen ürünü bu sürede toplamıyorsunuz. Oysa ev, hastane, iş yeri gibi kapalı bir mekanda aynı ilaç kullanılıyor. Oluşturduğu kanserojen etki sanırım daha iyi anlaşılabilir. Ülkemizde kanser vakalarının artışındaki önemli etkenler arasında tarım ilaçları ve kalıntıları gösterilirken, bu ilaçların konut ilaçlamasında kullanılmasının olumsuz etkilerini tahmin etmek zor olmasa gerek. Her zaman söylediğimiz gibi ilaçlatırken ilaçlanmayın. Bizler şartlara uygun ilaçları kullanırken, kullandığımız ilacın kutusunun imhasında dahi gerekli prosedürleri yerine getirirken, tarım ilacı kullananların atıklarının nereye gittiği belli değil. Bu atıklar kontrolsüz şekilde çöplere ve kanallara atılıyor ve çevreyi kirletiyor. Belediyeler, Tarım İl Müdürlüğü, Çevre İl Müdürlüğü ve Sağlık İl Müdürlüğü denetimlerini artırmalı.”

  • Edremit Körfezi’nde zeytin sineğine karşı ilaçlama başladı

    Yaklaşık 12 milyonun üzerinde zeytin ağacının bulunduğu Edremit Körfezi’nde zeytin sineği ile uçakla mücadele başladı.

    Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Edremit Körfezi’nde bulunan Edremit, Burhaniye, Havran, Gömeç ve Ayvalık Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü teknik ekibi öncülüğünde yürütülen ilaçlama çalışmaları Edremit Kocaseyit Havalimanı’ndan havalanan 5 uçakla yapılıyor. Uçakların yakıt ve ilaç ikmali de buradan yapıldığı ilaçlama çalışmalarının havanın güzel olması halinde bir hafta içinde bitirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, bu yıl zeytinlerin erken irileştiği için zeytin sineği zararlılarına karşı mücadelenin çok faydalı olacağı zeytin ve yağında kaliteyi artırması bekleniyor.

    İlaçlama için en uygun zaman’

    Tariş Zeytin Ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin; “Körfezde zeytin ağacı sayısı bayağı artmıştır. Ancak zeytin için havaların sıcak gitmesinden dolayı sıkıntılı geçti. Ama şimdi de havaların serin gitmesinden dolayı bölgemizde ilaçlamanın zamanlaması çok doğru. Bu sene de ilaçlama şarttı. Çünkü zeytin sineğinin tahribatı tarif edilemeyecek kadar kötü. Uçakla ilaçlamanın zamanlamasıda çok iyi denk geldi. Diğer ilaçlama yöntemi pahalıya denk geldiği için şimdiki ilaçlama maliyeti de düşürecek. Üreteci kazanacak. Ürün verimi artacak”dedi.

  • Aydın’da zeytin sineği zararlısına karşı ilaçlama zamanı

    Aydın’ın en önemli ürünleri ve gelir kaynağı arasında yer alan zeytinde zirai ilaçlama dönemi başladı.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, üreticilerin kışlaklardan çıkan zeytin sineği popülasyonunu kontrol altında tutmak için ilaçlama yapmaları ve bunu takiben meyvelerde vuruk kontrolleri yaparak hasada 21 gün kalıncaya kadar ilaçlamalara devam etmeleri konusunda uyardı.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada,”Zeytin sineği larva döneminde, meyve etinde zararlı olarak bulunur. Larva gelişme süresinde çekirdek etrafında galeriler açarak beslenir. Böylece meyvelerin çürüyerek dökülmesine, zeytinyağı miktarının azalmasına kısmen de yağ asitliğinin yükselmesine neden olur. Özellikle sofralık zeytinlerde zararı daha büyüktür. Ergin çıkış zamanları iklim, toprak karakteri, çeşit, v.b. etkenlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Müdürlüğümüzce Haziran ayının ilk yarısından itibaren yapılan tuzaklama çalışmaları sonucunda monitör tuzaklarda zeytin sineği popülasyonunda artış gözlenmekle birlikte zeytin meyveleri zararlının vuruk yapma olgunluğuna gelmiştir. Üreticilerimizin kışlaklardan çıkan zeytin sineği popülasyonunu kontrol altında tutmak için ilaçlama yapmaları ve bunu takiben meyvelerde vuruk kontrolleri yaparak hasada 21 gün kalıncaya kadar ilaçlamalara devam etmeleri gerekir” denildi.