Etiket: ilaç

  • Kış Sebzeleri Bebeklere İlaç!

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Çocuk ve bebek beslenmesinde sebze tüketimi taze olmalı ve doğru pişirilmeli” dedi.

    Özellikle taze sebze ve meyve ek besine başlayan bebeklerin ilk tanıştığı besinler olduğunu anlatan Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Bu besinler sindirimi kolay olanlara göre tercih edilse de bebeklere hem enerji kaynağıdır hem de onların bağışıklığına destek olur. Özellikle havuç, kabak, patates, ıspanak, biber, soğan, bal kabağı ve fasulye gibi sebzeler daha çok tercih edilse bile 1 yaş ve sonrasında karnabahar, kereviz, lahana ve brokoli gibi kış sebzeleri yüksek C vitamini ile onlara ilaç niyetine pişirilmelidir. Bebeklerde yutma ile ilgili güçlük yaşanması nedeni ile çok pişirilmesi ve küçük parçalara ezilerek verilmesi gerekir fakat çocuklarda mümkün olduğu kadar az pişmiş olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Çünkü az pişirmek ve çok parçalamamak vitamin kaybının oluşmasını engeller” dedi.

    Su tüketiminin grip gibi sonbahar hastalıklarının oluşmasında ve iyileşmesinde çok önemli olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Çocukları susuz bırakmamak gerekir. Özellikle çocuk okul çağı dönemde ise yanına su matarası koyulmalı ve ne kadar tükettiği takip edilmelidir.

    Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini artırır. Kefir probiyotiktir, yani kendisi yararlı mikroorganizmadır. Kefir içindeki mikroorganizmalar bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B 12, ve biyotin) sentezi yaparlar. Kefir içeriğinde bulunan prebiyotik bakteriler sayesinde bağırsak florasında hastalık yapıcı patojen bakterileri yok etme görevini de üstlenir. Böylece kolay kolay birçok hastalığa karşı koruyucu etkisi vardır. Yoğurt ve kefir antioksidan özelliği nedeni ile de enfeksiyonlara karşı azalan direncin artmasını sağlamaktadır.” Diye konuştu.

  • Yılda 2 milyar kutu ilaç tüketiyoruz

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, Türkiye’de yıllık tüketilen ilaç miktarı 2002 yılında 700 milyon kutu iken, bugün bu rakamın 2 milyar kutuya çıktığına dikkat çekti.

     

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, Türkiye’de yıllık tüketilen ilaç miktarı 2002 yılında 700 milyon kutu iken, bugün bu rakamın 2 milyar kutuya çıktığına dikkat çekerek, “Dünyada tüketilen ilaçların yüzde 50’si uygunsuz şekilde kullanılmaktadır. Doğru kullanılmayan her ilaç zehirdir. Geleceğinizi karartmayın” dedi.

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Kemik, yaptığı yazılı açıklamada, ilaç kullanımı konusunda uyarılarda bulunarak, akılcı ilaç kullanımı konusunda önerilerde bulundu. Tüm dünyada ve Türkiye’de akılcı olmayan ilaç kullanımları sonucu hem insan sağlığını tehdit eden olumsuz sonuçlar doğduğunu hem de ülkelerin ciddi anlamda mali kayıpları olduğunu belirten Dr. Kemik, dünyada tüketilen ilaçların yüzde 50’sinin uygunsuz şekilde kullanıldığına işaret etti. Akılcı ilaç kullanımının, kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre uygun ilaca, uygun süre ve dozda, en düşük maliyette ulaşabilmeleri olduğunu dile getiren Dr. Kemik, “Doktor tavsiyesi ve eczacı danışmanlığında alınan ilaç, insan sağlığı için ne kadar faydalıysa, bilinçsizce kullanılan ilaç da insan sağlığına o derecede zarar verebilmektedir. Doğru kullanılmayan her ilaç zehirdir. Geleceğinizi karartmayın” uyarısında bulundu.

    “ÜLKEMİZDE YILLIK 2 MİLYAR KUTU İLAÇ TÜKETİYORUZ”

    Türkiye’de yıllık tüketilen ilaç miktarına da dikkat çeken Kemik, “Ülkemizde yıllık 2 milyar kutu ilaç tüketiyoruz. 2002’de bu rakam 700 milyon kutuyken bugün 2 milyara yaklaşan bir kutu sayısı var. Kullanılan ilaçların yüzde 75’ini yerli ilaçlar oluşturmaktadır ve kişi başına ilaç tüketimi 25 kutuyu bulmuştur. Ülkemizde 2013 yılında toplam reçetelerin yüzde 33,95’i antibiyotik içermektedir. Toplam ilaç maliyetinin yüzde 15’lik kısmını antibiyotikler oluşturmuş ve her üç kişiden biri antibiyotik kullanmıştır” ifadelerini kullandı.

    “ANTİBİYOTİK KULLANIMI KÜRESEL BİR TEHDİT”

    Dünya Sağlık Örgütü’nün antibiyotik direncini küresel bir tehdit olarak gördüğünün altını çizen Dr. Kemik, şöyle devam etti:

    “Bakteriler için antibiyotik direnci, bakterilerin herhangi bir antibiyotiğin varlığına rağmen üreyebilmesi ve enfeksiyon yapabilmesidir. Bunun sonucunda ise daha sonra antibiyotiğe ihtiyaç duyulduğunda antibiyotikler işe yaramaz hale gelmektedir. Bu durum yalnızca antibiyotiği uygun olmayan biçimde kullanan kişi açısından değil, sonradan dirençli bakteriye yakalanma riski olan herkes için tehlike oluşturmaktadır. Antibiyotik dirençli bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar, hastalığın ve ölüm oranlarının artması ve hastanede geçirilen sürenin uzaması ile sonuçlanmakta, ayrıca tedavi maliyetlerinde de artışa neden olmaktadır.”
    Vatandaşları antibiyotik kullanımı konusunda da uyaran Dr. Kemik, şunları kaydetti: “Her antibiyotik, her hastaya iyi gelmez. Çünkü antibiyotiklerin etki alanı hastanın yaşı, cinsiyeti, kullandığı diğer ilaçlarla gireceği etkileşimlere göre farklılaşabilmektedir. Antibiyotikler, ateş düşürmez, ağrı dindirmez, virüslere bağlı enfeksiyonları tedavi edemez. Grip ya da nezle gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin tedavide yeri olmadığı unutulmamalıdır.”

    HEKİM TARAFINDAN BELİRTİLEN DOZ, SIKLIK VE SÜREDE İLAÇ KULLANIN

    Akılcı ilaç kullanımının sağlanabilmesi için dikkat edilmesi gereken konularda da bilgi veren Dr. Kemik, şu önerilerde bulundu: “Hekim tarafından belirtilen doz, sıklık ve sürede ilacın kullanılması, hasta tarafından alerjik durumlar hakkında hekime bilgi verilmesi, ilacın olası yan etkileri, ilacın besin ve ilaç etkileşimlerinin bilinmesi gerekir. Hamilelik ve emzirme döneminde, çocuklarda, yaşlılarda, böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda, kronik hastalığı olanlarda, ilaç alerjisi öyküsü olanlarda ilaç kullanımı konusunda daha dikkatli olunmalı. İlaçlar çocukların göremeyeceği, ulaşamayacağı yerlerde, ışıktan ve nemden korunarak, ambalajında en uygun saklama koşullarında muhafaza edilmeli. İlaç dışı gıda takviyesi, bitkisel ürün gibi tedaviye yönelik diğer ürünlerin bilinçsiz kullanımından kaçınılarak hekime danışılmalı. Hekime muayene olmadan kesilmiş veya açılmış ambalajlar eczaneden satın alınmamalı, son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.”

    Dr. Kemik, vatandaşların ilk muayenelerinde aile hekimlerini tercih etmelerini, sağlığının korunması ve hastalık halinde tedavi başarısının artması amacıyla hekim tarafından reçete edilmediği takdirde asla antibiyotik kullanmamalarını istedi.

  • SAÇLARINIZIN İLACI MUTFAĞINIZDA!

    Dermatoloji Uzmanı Dr.Şerafettin Saraçoğlu, Yüzyıllardır doğal ürünlerin saç dökülmesini önleme yanında saçların daha sağlıklı görünmesini sağlamada etkili olduğunu ve bu doğal ürünlerin büyük çoğunluğunun günümüzde hikayelerde kullanılan birer arguman haline gelmekle birlikte aslında içlerinden bazılarının günümüzde de başarı ile kullanıldığını belirtti.

     

    Özel Elit Polikliniği Hekimlerinden Dermatoloji Uzmanı, Dr.Şerafettin Saraçoğlu, konula ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, ”Peki mutfağınızda kullandığınız hangi doğal ürünler ile saç bakımları yapılabilir ! Bazı ılık yağların saçlı deriye uygulanmasının sağlıklı olduğunu biliyoruz. En sık kullanılanlar badem yağı, hindistan cevizi yağı, lavanta yağı, üzüm çekirdeği yağı, jojoba yağı, zeytin ve ayçiçeği yağıdır. Jojoba yağı saçlı deride sebumun yerini alır ve kuru ciltlerde nemliliği sağlarken, üzüm çekirdeği yağı kepek oluşumunu engeller. Ayçiçek yağı ise doymamış yağ asitleri sayesinde saç bakımında önemli yeri vardır.Hindistan cevizi yağı yanında sütü de saç bakımında önemlidir. İçeriğindeki zengin maddeler saçı besler ve dokuyu yeniler. Saçlı deriye hafifçe masaj yapılarak yedirilen Hindistan cevizi sütü ile saçlar çok daha sağlıklı olacaktır.”diye konuştu.

     

    Dr.Şerafettin Saraçoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Aloe vera kaktüsten elde edilen su ve mineral içeriği çok yüksek bir sıvıdır. Günümüzde yara bakımından cilt yenilemeye kadar birçok deri sorununda yaygın olarak kullanılıyor. Aloe vera saçlı deride asit baz dengesini düzenleyici yapısı yanında saçın daha parlak görünmesini de sağlar. Aynı zamanda aloe jelin içine eklenecek buğday tohumu yağı ve hindistan cevizi yağı ile uygulandığında saç dökülmesini engelleyici özellikleri bulunmaktadır. Karışımın haftada iki kez uygulanması önerilir. Saçlı deriye uygulandıktan sonra 20 dakika bekleyin, ılık su ile yıkayıp temizlenmesi uygun olur.Ebegümeci parlak kırmızı renkli çiçeği ve yaprakları saç bakımında ve saçın hızlı uzamasında yardımcı ürünlerdir. Hindistan cevizi yağında yaprakları ve çiçeğini kaynatıp süzgeçten geçirin. Soğumaya bırakın. Karışım ılındıktan sonra saçlarınıza sürün. 4-5 saat bekletin ve yıkayın. Saçların daha parladığını ve uçlardaki kırılmaların oluşmadığını zamanla göreceksiniz.

     

    ALTIN ÇİLEK YOĞUN C VİTAMİNİ İÇERİĞİ YANINDA SAÇ DÖKÜLMESİ VE SAÇ PARLAKLIĞINDA ÇOK ETKİLİ BİR MEYVE
    Altın çilek yoğun C vitamini içeriği yanında saç dökülmesi ve saç parlaklığında çok etkili bir meyve. Kuru olan altın çilekleri Hindistan cevizi yağında koyu renk alıncaya kadar kaynatın. Süzüp soğumaya bırakın. Ilınan ürünü saçlı deri ve saçlara masaj yaparak uygulayın.Altın çilek tozunu limon suyu ile karıştırıp saçlı deriye sürün ve gece boyunca bekletip sabah ılık su ile durulayın ve şampuanla yıkayın. Saç dökülmesini önlerken saçların parlaklığını da arttıracaktır.”

  • ‘Bulunamayan’ kanser ilacı haftaya Türkiye’de

    ‘Bulunamayan’ kanser ilacı haftaya Türkiye’de

    Kanser tedavisinde kullanılan ve eylül ayından bu yana piyasada bulunamayan, ‘dacarbazin’ etken maddeli ilaçtan bin 600 kutu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun yürüttüğü görüşmeler sonucu haftaya Türkiye’ye olacak.

     

    Cihaz Kurumu İlaç Tedarik ve Tanıtım Daire Başkanı Ali Alkan, eylül ayından bu yana söz konusu ilacın temini konusunda sorun yaşandığını, bunun da üretici firmanın talep ettiği fiyatı alamadığı için ürünü çekmesinden kaynaklandığını belirtti.

     

     

    İlacın temini konusunda birçok ülkede benzer sıkıntıların görüldüğünü anlatan Alkan, yüksek miktardaki ilaç taleplerinde sorun yaşandığını ancak yurt dışındaki bazı eczanelerden ilacın tek tek bulunabildiğini söyledi.

     

     

    Mayıstan itibaren üretimdeki sıkıntı kalkacak

    ‘Dacarbazin’ etken maddeli ilacın, yurt dışı ilaç listesinde bulunduğunu ve Türkiye’ye Türk Eczacıları Birliği (TEB) aracılığıyla getirildiğini ifade eden Alkan, vatandaşın mağdur olmaması için Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu olarak da devreye girdiklerini söyledi.

     

     

    İlacın en kısa sürede hastalara ulaştırılabilmesi için üretici firmayla iletişime geçtiklerini belirten Alkan, ‘Fiyat ne olursa olsun vatandaşımızın mağdur olmasını istemediğimizi, hemen ilacın temin edilmesi gerektiğini söyledik. Görüşmeler neticesinde toplamda bin 600 kutunun haftaya Türkiye’ye geleceği bilgisini verebiliriz’ dedi.

    Üretici firmadan Türkiye’nin tüm ihtiyacı kadar talepte bulunulduğunu vurgulayan Alkan, ‘Firma, mayıs ayından itibaren üretimdeki sıkıntının da ortadan kalkacağını ifade etti’ diye konuştu.

     

     

    TEB’in stoklarında 50 kutu ilaç bulunuyor

    Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Harun Kızılay da hasta ve hasta yakınlarının mağdur olmaması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

     

     

    Söz konusu ilaçtan ellerinde az sayıda bulunduğunu belirten Kızılay, şu bilgileri verdi:

    ‘İlacın eczanelerde bulunamadığı bilgisi doğrudur. Ancak ilaç birliğimiz bünyesinde bulunan Yurt Dışından İthal İlaç Temin Birimimiz stoklarında şu anda mevcuttur. ABD’den ithal ettiğimiz ilacın, 100ve ve 200 miligram olmak üzere iki ayrı dozu bulunmaktadır. Hastalarımız karaborsacılardan değil birliğimizin Ankara ve İstanbul bürolarından ilacı ücreti karşılığında temin edebilirler. Stoklarında bugün itibariyle 50 kutu ilacımız mevcut.’

     

     

    ‘Dacarbazin’ etken maddeli ilacın, SGK’nın geri ödeme listesinde yer almadığını, hastanın ilacın ücretini kendisinin ödediğini ifade eden Kızılay, geri ödeme için başvurunun yapıldığını ancak henüz kararın çıkmadığını söyledi. Kızılay, ‘SGK ile yapılan son görüşmede, önümüzdeki hafta ilacın Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) geri ödemeye alınacağı yönünde bir bilgi verildi’ diye konuştu.

  • Alıç ilaç niyetine

    Alıç ilaç niyetine

    Alıç mevsimin gelmesiyle birlikte Erzurum’da alıç satışları başladı. Alıç satıcısı İrfan Yılmaz, Erzurumlu vatandaşların alıcı ilaç niyetine tükettiğini söyledi.

     

     
    Daha sonra alıcın faydalarına değinen İrfan Yılmaz, ”Kalp ritim bozuklukları , sinirsel kalp çarpıntılarına ve kalp yetmezliğine alıç iyi gelir.Bu bitki ayrıca, bedendeki sıvı birikimlerinin dışkılanmasını da sağlar. Alıç”ın içerdiği maddelerde vücutta birikme, zehirlilik ve alışkanlık yapma gibi özellikler olmadığından uzun süreli kullanıma uygundur. Yaklaşık 3 haftalık bir kullanımdan sonra kalp, damar sistemi ile beyinde olumlu etkileri görülmeye başlayan alıç, kan dolaşımını sağlayan damarları genişleterek güçlendirdiği gibi, kalbin daha fazla kan ve oksijenle beslenmesini sağlar, yüksek kan basıncını dengeler. Uykusuzluğa iyi gelir ve yüksek tansiyonu düşürür. Ama Alıç’ı aşırı derece de tüketmek vücut sağlığı açısından iyi olmayabilir. Günde yeterli miktar da tüketmek gerek. Alıcın fiyatı da gayet uygun herkes alıp rahatlıkla alıcı yiyebilir ve hastalılara karşı kendini korur.” dedi.