Etiket: İkiz

  • İkiz Sprinterler 1 haftada 2 kez şampiyon oldu

    İkiz Sprinterler 1 haftada 2 kez şampiyon oldu

    Erzurum’da tek yumurta ikizi kardeşler katıldıkları Atletizm Türkiye Şampiyonasında Sprint’te bir haftada iki kez şampiyon oldu.

    Kış sporlarıyla ünlü olan Erzurum spor camiasına ikiz sprinter kazandırdı. Doğu Anadolu’nun ilk sprint yarışçıları 17 yaşlarında ki Aytuğ ve Göktuğ Kabul kardeşler bir haftada iki şampiyonadan birincilikle dönerek yapılması zor olan bir başarıya imza attılar.

    Türkiye Şampiyonası için çok sayıda sporcu yetiştiren Erzurum, Atletizm branşı ile ön plana çıkmaya başladı. Doğu Anadolu’da ilk sprint yarışçısı çıkaran ve yapılan vücut denemeleriyle daha ilk antrenmanlarda saniye rekoru kıran ikiz kardeşler, gönderildikleri Türkiye Şampiyonalarından bir hafta içerisinde iki defa birincilik elde ederek Erzurum’a döndüler.

    Ankara’da 12-13 Haziran’da oynanan Yıldızlar Türkiye Şampiyonası 4100 bayrak yarışında Türkiye Şampiyonu olan ve bir hafta sonra 22 Haziran’da Bursa’da yapılan Gençler Türkiye Şampiyonasında aynı başarıyı tekrarlayan genç sporcular, Batı kulüplerinin gözdesi haline geldi. Aldıkları derece itibariyle gelecek vadeden ve atletizme olan ilgileriyle, takımların ilgi odağı haline gelen Aytuğ ve Göktuğ kardeşler, “Aynı evde olmamızın, ikiz olmamızın birbirimizi motivasyon açısından çok büyük bir önemi var. İkizler aynı şeye ilgi duyar biz de atletizmi seçtik, her zaman birbirimize güç ve moral olduk” dediler.

    Türkiye şampiyonalarından dereceyle dönmelerinin sebebini, daha önce tekvando sporuyla uğraşmalarına rağmen, atletizme olan yoğun merak ve ilgilerinden olduğunu kaydeden kardeşler “Daha önce başka bir ilde yaşıyorduk. Ailemiz bizim daha iyi bir spor serüvenimiz olsun diye tayin istediler. Dolayısıyla Erzurum’a geldik. Spora olan ilgimizi hocalarımıza anlattığımızda bizi deneyerek en uygun sporun bu olduğuna karar verip sprinte yönlendirdiler. Kısa zamanda büyük bir özveriyle çalıştık, 5 aylık bir spor geçmişimiz olmasına rağmen dereceye girmek nasip oldu. İlk 1 ay antrenman yaptıktan sonra Türkiye Şampiyonasına gittik ve dereceye girdik, çok heyecanlıydık bu kadar kısa sürede derece yapabileceğimizi düşünmüyorduk. Daha sonra tekrar şampiyonalara gittiğimizde hep dereceyle döndük ve hala çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandılar.

    Erzurum’da, bu yıl ilk defa sprint branşında Türkiye şampiyonu takımı çıkarmalarının Atletizm camiasını şaşkına uğratan bir durum olduğunu ifade eden Erzurum Gençlik ve Spor Müdürlüğü Atletizm Antrenörü Yavuz Bayram, “Hiç beklemiyorlardı. İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa gibi iller mesafede ön planda olan bizlerin sprintte böylesine bir takım çıkarabileceğini düşünmüyorlardı, üstelik çok çalışmalarına rağmen biz 2 ay gibi kısa bir sürede Türkiye şampiyonu olduk. Yetenekli çocuklarımız var. Hepsi Erzurum ‘un çocuğu, 12-13 Haziran’da Ankara’da oynanan Yıldızlar Türkiye Şampiyonasında 4100 bayrak yarışında Türkiye Şampiyonu olduk, bir hafta sonra ise 22 Haziran’da Bursa’da yapılan Gençler Türkiye Şampiyonasında aynı başarıyı tekrarladılar. Batı kulüplerinin gözleri sporcularımızın üzerlerine çevrildi. Sporcularımız dereceleri itibariyle gelecek vadeden çok değerli çocuklar. Çalışmalarımızı bu yönde sıklaştırarak sprint alanında daha da ilerlemek istiyoruz” dedi.

    Sprint takımını oluşturan çocukların her birinin spor geçmişinin daha çok yeni olduğunu vurgulayan Bayram, “En uzun spor geçmişi olan çocuklarımız takımımda olan ikiz kardeşler Aytuğ ve Göktuğ, onlarında 6 aylık bir spor geçmişleri var. Bu kısa süreye rağmen çok büyük bir gelişme gösterdiler. Elbette ikiz olmalarının da katkısı vardır, çünkü aynı yerdeler ve birbirlerini yönlendiriliyorlar. İkiz kardeşlerin ardından takımımıza iki sporcumuzun daha katılmasıyla müthiş bir tevafuk oluştu ve bu güzel takım bir araya geldi. Federasyon Başkanı Fatih Çıntımar, Türkiye Şampiyonası ardından bizimle iletişime geçerek büyük bir ihtimalle çocuklarımızı, ülkemizi temsil etmeleri için Balkan Şampiyonalarına götürebileceğini söyledi. Bu da çocukların daha ilk yarışlarından itibaren milli takıma girebileceği anlamına geliyor. Bu gerçekten de büyük bir başarı, Balkan Şampiyonasında derece alıp bu sefer ülkemizi madalyaya götürmelerini umut ediyoruz” diye konuştu.

  • Balıkesir’de yeni yılın ilk bebekleri ikiz

    Balıkesir’de Atatürk Şehir Hastanesinde doğan 2019 yılının ilk bebekleri Ayşe ve Şakir Özkal’ın ikizleri oldu.

    Balıkesir’de yeni yılın ilk saatlerinde ilk doğum Ayşe ve Şakir Özkal’ın çiftinin biri kız, biri erkek olan ikizleri oldu. Atatürk Devlet Hastanesinden yapılan açıklamada, ” 30 yaşındaki Ayşe -Şakir Özkal çiftinin ikizleri normal doğumla Atatürk Şehir Hastanesinde dünyaya geldi. Cinsiyetleri kız ve erkek olan ikiz bebeklerimizin mevcut sağlık durumları gayet iyi olup, kız bebeğimiz 2.450 gr/ 49 cm, erkek bebeğimiz ise 2.850 gr /49 cm olarak kayıtlara geçmiştir. Bebeklerimize Allah’tan sağlıklı ömürler diler, annemize geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz” denildi.

    Aynı saatlerde ikinci doğum olan Halime-Ferhat Baykal çiftinin erkek bebekleri dünyaya geldi ve bebeğin 2900 gr/50 cm olarak dünyaya geldiği öğrenildi.

  • Balıkesir’de yeni yılın ilk bebekleri ikiz

    Balıkesir’de Atatürk Şehir Hastanesinde doğan 2019 yılının ilk bebekleri Ayşe ve Şakir Özkal’ın ikizleri oldu.

    Balıkesir’de yeni yılın ilk saatlerinde ilk doğum Ayşe ve Şakir Özkal’ın çiftinin biri kız, biri erkek olan ikizleri oldu. Atatürk Devlet Hastanesinden yapılan açıklamada, ” 30 yaşındaki Ayşe -Şakir Özkal çiftinin ikizleri normal doğumla Atatürk Şehir Hastanesinde dünyaya geldi. Cinsiyetleri kız ve erkek olan ikiz bebeklerimizin mevcut sağlık durumları gayet iyi olup, kız bebeğimiz 2.450 gr/ 49 cm, erkek bebeğimiz ise 2.850 gr /49 cm olarak kayıtlara geçmiştir. Bebeklerimize Allah’tan sağlıklı ömürler diler, annemize geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz” denildi.

    Aynı saatlerde ikinci doğum olan Halime-Ferhat Baykal çiftinin erkek bebekleri dünyaya geldi ve bebeğin 2900 gr/50 cm olarak dünyaya geldiği öğrenildi.

  • İkiz bekleyen yoga uzmanından “hamile yogası”

    Ankara’da 8 aylık hamile olan ve ikiz bebek bekleyen yoga uzmanı, gebelik sürecinde anne adaylarının fiziksel ve psikolojik anlamda doğuma daha iyi hazırlanabilmesi için “hamile yogası” yaptırıyor.

    Yoga Hause’da yoga uzmanı Özlem Alataş, bebek beklemeyi “bir kadının hayatında yaşayabileceği en özel dönemlerden biri” olarak değerlendirdiğini söyledi. Alataş, hamileliğin şehir stresi, yoğun iş temposu ve gündelik kaygılar sonucu gün geçtikçe daha zorlu bir süreç halini aldığına dikkat çekti. Anne adayının neşe, tatlı bir heyecan, umut, keyif ve huzur dolu bir ruh haliyle hamileliğini geçirmesinin istenen durum olduğunu anlatan Alataş, “Yoga yapmak fizyolojik ve psikolojik değişimden kaynaklı bu tip sıkıntıları hafif bir şekilde atlatmaya, hamilelik sürecinden keyif alınmasına ve doğumun daha rahat ve sağlıklı geçmesine yardımcı olur. Kolların, bacakların ve omurganın güçlenmesi, hamilelik sırasında alınan kiloların verdiği rahatsızlığın hafiflemesi, adalelerin güçlenmesi, esnekleşmesi, kalça ve eklemlerin doğuma hazırlanmasına katkı sağlar” dedi.

    Progesteron ve östrojen hormonlarının hamilelik sırasında artması ile gelen yorgunluk ve ruhsal-fiziksel dengesizliğin alınan nefesler ile giderilmesine destek sağlandığını anlatan Alataş, nefes teknikleri ve konsantrasyon çalışmasıyla kandaki oksijen miktarının artması, zihnin sakinleşmesi, odaklanma gücünün artması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve hastalıklara karşı vücudun direncinin artmasına yardımcı olduğunu belirtti. Bebek ile iletişimin anne karnından itibaren kurulmaya başlamasının stresin azalması, uykunun düzenli ve sağlıklı olmasına katkıda bulunduğunu ifade eden Alataş, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Yoga, zıt duyguların yatışması, gerilimlerin azalması, gerilime bağlı oluşan boyun, baş, sırt ve omuz ağrılarının giderilmesi, doğum sonrasında kiloların daha kolay verilmesi ve vücudun toparlanmasına katkı sağlar. Aynı süreci yaşayan kişiler ile seans sırasında iletişim kurmak, paylaşımlarda bulunmak da önemli. Sizin içinde bulunduğunuz ruh hali bebeğinize aynen yansımaktadır. Onunla aynı bedeni paylaşmaktasınız. Bu sebeple sizin huzurlu ve sakin olmanız, bebeğinizin sağlıklı gelişimi için çok önemlidir. Yoga House’taki hamileler için yoga çalışmalarına doktor onayı ile hamileliğin 12. haftasından itibaren başlayıp, doğumun bir gün öncesine kadar devam edebilirsiniz. Yoga teknikleri sayesinde hamilelik sürecinizi, öğreneceğiniz nefes teknikleri, duruş ve konsantrasyon çalışmaları sayesinde çok daha rahat geçirebilir, bunun yanı sıra doğum sırasında öğrendiğiniz nefes tekniklerinin büyük yararını görebilirsiniz.”

    Özlem Alataş’ın kendisi gibi yoga uzmanı olan eşi Boran Alataş da, hamilelerin eşlerini de paralel seanslarda yoga yapmaya davet ederek, bu uzun mutlu bekleyiş sürecinde eşlerine destek olmak isteyen baba adaylarının da üzerlerindeki stresi atmak için yoga egzersizleri yapmasını önerdi.

    Hamile yogasına katılan Ceyda Hergül, 32 haftalık hamile olduğunu ve nefes egzersizleri ve diğer hareketlerin faydasını gördüğünü belirterek, haftada 2 gün yaptığı yoga ile gebelik sürecinin daha iyi geçtiğini düşündüğünü söyledi.

    21 haftalık hamile Nur Çetin de, ortam ve yoganın kendisi ve bebeğine iyi geldiğini ifade ederek, herkese tavsiye ettiğini belirtti.

    Yeni doğum yapan Gizem Özdemir, hamilelik döneminde yoga uzmanı Özlem Alataş gözetiminde seanslara katıldığını ve yoganın nefes teknikleri sayesinde normal doğumun kolaylıkla gerçekleştiğini ve çok mutlu olduğunu söyledi.

  • Kısırlık teşhisi konulan kadın ikiz bebek sahibi oldu

    DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’da yaşayan Ayten Ayık, “kısırlık” teşhisi konulunca 17 yıldır çocuk sahibi olmak için deneği birçok yolun ardından Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in tedavi sonrası ikiz çocuk sahibi oldu.

    Diyarbakır’da ikamet eden ve 17 yıl boyunca çocuk özlemi çeken Ayten Ayık, çocuğu olmadığı için çocuklu ortamlara bile giremiyordu. İstanbul ve Bursa gibi şehirlerde birçok tüp bebek merkezinde tedavi gören ve “sebebi bilinmeyen kısırlık” teşhisi konulan Ayık, bir sonuç alamayınca “kocakarı” diye tabir edilen alternatif tıpla uğraşanlarda da şansını denedi. Onların yaptığı ‘İlaçları’ deneyen Ayık, yumurtalıklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Ayık’ın çocuk hasreti, arkadaşının tavsiyesi üzerine gittiği Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. HakanÇoksüer’in kliniğinde son buldu. Ayık, Çoksüer’in uyguladığı tedavi sonucunda biri kız biri erkek ikiz bebek sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor.

    “Kocakarılara bile gittim”

    Çocuk sahibi olmak için birçok tüp bebek merkezinde tedavi gördüğünü ama bir sonuç alamadığı için “kocakarılara” bile gittiğini ifade 37 yaşındaki Ayten Ayık, “Çocuğu olan ortamlara giremiyordum. Çünkü herkes, ‘Niye çocuğun yok. Niye olmuyor?’ diye soruyordu. Hiçbir şey yok dediğimde de inanmıyorlardı. Bu, sanki bir suç ve hataymış gibiydi. Daha önce birçok yerde tedavi gördüm. 5-6 sene boyunca sürekli Bursa’ya gittim. Özel hastanelere de gittim. Maalesef ‘kocakarılara’ bile gittim. Sürekli farklı şeyler söylediler. Farklı tedaviler uyguladılar. Yumurtalıklarımı bile kaybetme aşamasına gelmiştim ama Hakan hocanın yanına geldiğim zaman bana anne olabilme şansımın çok yüksek olduğunu söyledi ve gerçekten de oldu. Bir beklerken iki oldu. Çocuk sahibi olmak çok güzel bir duygu ve anlatılmaz. Çok yoğun ve yorucu ama her şeye değiyor. Birinin adını Yuzarzif biri de Rugeş. Çocuk sahibi olmak isteyenler inançlarını hiçbir zaman yitirmesinler. Çünkü ben hiç yitirmedim” dedi.

    “Hastanın tanısı sebebi bilinmeyen infertilite”

    Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, hastaya, “sebebi bilinmeyen infertilite” tanısı konulduğunu belirterek, “Her şey normal, yumurtalar normal ama bir türlü gebelik gerçekleşmiyor. Hasta 17 yılın vermiş olduğu baskı sonucu ciddi anlamda umutlarını yitirmişti. Çocuk sahibi olamayacağını düşünüyordu. Hastada çok ciddi bir stres yükü olduğunu gördük. Akupunktur tedavisi ile stresini azalttık. Akupunktur, hastanın ciddi stres yükünü azaltıyor. Yumurtaların kalitesini arttırıyor. Rahim zarının tutunma gücünü arttırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek gebelik şansını arttırabiliyoruz. Biz hastada bu 4 etki mekanizmasından yararlandık. Akupunkturda hangi noktaları yapacağınızı bilmeniz gerekiyor. Hastamız tedaviler sonucu ikiz gebelikle başarımızı taçlandırmış oldu. Hasta çok mutlu ve gerçek anlamda aile saadeti geldiğini de gördük. Çocuk sahibi olamayanlar lütfen umutlarını yitirmesin ve doğru adreste umutlarını arasınlar. Doğru adreste doğru tedavi başarıyı arttırır” diye konuştu.