Etiket: İhtiyacını

  • İdrarın Rengi Su İhtiyacını Belli Ediyor

    Sağlık sorunu yaşamamak için her gün düzenli olarak su içmek gerekiyor. Uzmanlar, vücudun su ihtiyacının idrar renginden anlaşılabileceğini ifade ediyor.

    İzmir Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, su içmenin yaşamsal bir ihtiyaç olduğunu belirterek, vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesi için su dengesinin korunması gerektiğini söyledi. Göral, günde iki buçuk litre su tüketmek gerektiğini ifade ederek, “Vücutta biriken toksini atmak, vücudun ısı dengesini sağlamak vücuda alınan suyla sağlanmaktadır. Öğünlerden 15 veya 30 dakika önce içilen su metabolizmayı hızlandırır. Günde iki buçuk litre su içmek yeterli olacaktır” dedi.

    İDRAR RENGİNDEN ANLAŞILIYOR

    Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, vücudun su ihtiyacını birçok şekilde dışa vuracağını ifade ederek, “Cilt pul pul dökülüyorsa, yemek yenilmesine rağmen sürekli açlık hissi varsa, yorgunluk ile artan eklem ve kas ağrıları vücudun su ihtiyacı olduğunu gösterir. İdrar koyu renkliyse vücudun suya ihtiyacı vardır ve yeterli miktarda su alınmalıdır. İdrar açık renkliyse vücudun su ihtiyacı yoktur” diye konuştu.

    Doğada hiç bir canlının su olmadan yaşayamayacağını belirten Vedat Göral, şunları söyledi: “Su, kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler. Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını engeller. Vücudun soğutma ve ısıtma işlemi için vazgeçilmezdir. Vücutta biriken toksinlerin deri, akciğer, böbrekler ve sindirim kanalı ile atılmasını sağlar. Bağırsakları en iyi çalıştıran bir maddedir. Kilo vermenin iyi bir yolu da yeterli su içmektir. Ayrıca zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Yaşlılıkta bellek kaybının önlenmesine, alzaymır, Multipl skleroz ve parkinson gibi hastalıklardan korunmaya yardımcı olur.”

    Prof. Dr. Göral, insan vücudunda kullanılabilecek bir su deposu olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir. Susuzluğu çay ve kahve gibi sıvılarla gidermeye çalışmak doğru bir yaklaşım değildir. Aşırı su kaybı (dehidrasyon) cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir. Acıktığınız zaman aşırı yememeli ama susadığınızda mutlaka su içmelisiniz. Su içmek hayat kurtarır.”

  • Doç. Dr. Hidayet Tok: “Sınav Sayısı Kurs İhtiyacını Tetikler”

    Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hidayet Tok, “Sınavların çokluğu ve yıl içine yayılması özel ders, dershane, okul hazırlık kurslarına ihtiyacı tetiklemektedir” dedi.

    Doç. Dr. Hidayet Tok, sınavların çokluğunun öğrenci ve velilerin kurs ihtiyacını tetiklediğini ifade etti. Tok, “Kalabalık sınıflar, altyapı eksikliği, öğretmen açığı, nitelikli öğretmen eğitimi gibi sorunlar nedeniyle bugüne kadar okullarda öğrencilerimize verilen eğitimler yeterli olmadığından hem ulusal hem de uluslararası sınavlarda istenilen başarı elde edilmemiştir. Bu nedenle aileler, çocuklarının daha iyi bir ortaöğretim okulunda okumaları ve yapılan sınavlarda başarılı olabilmeleri için ve okulun veremediği eğitimi telafi eden kurum ve aracılara haklı olarak başvurmaktadır” diye konuştu.

    Yeni sınav sistemlerinin bellibaşlı sorunları da beraberinde getirdiğini hatırlatan Tok, “Eğitim müfredatın ülke genelinde aynı zamanda bitirilmesinin zorlukları öğretmenlerde strese yol açar. Öğrencilerin sınavı kaçırması durumunda raporları varsa sınava alınabileceği gerçeği ise rapor alımlarını artırır. Yabancı dil sınavının olması avantajlı özel okullar nedeniyle rekabette haksızlığa yol açar. Yıl sonu başarı puanının yüzde 30 etkili olması okullarda hormonlu notları artırır. Bu durumlar veli ve öğretmenler tarafından dile getirilmektedir. Her yeni sınav sisteminde bu ve benzeri sorunlarla karşılaşılır” ifadelerini kullandı.

    Hidayet Tok, eğitim sorununa karşı çözüm önerilerinde de bulundu. Tok, “Bazı branşlarda özellikle kırsal bölgelere gidildikçe ciddi öğretmen eksikliği bulunmaktadır. İller ve bölgeler arasındaki eğitim ve personel farkının kapatılması gerekiyor. TEOG sisteminde 6 dersten alınacak notların ortalamasına göre değerlendirme yapılacağına göre, bu sistem, notların objektif olarak verileceği konusunda ve veliler arasında hormonlaştırılmış notların verileceği kaygısı yok edilmelidir. Objektifliği ön plana çıkaracak tedbirler alınmalıdır. Öğretmenin motivasyonunu artıracak, yeterli maaş, öğretilebilecek ders yükü, kariyer basamaklarının oluşumu gibi etmenler mutlaka tekrar gözden geçirilmelidir” dedi.

  • Türkiye’nin Üzüm Fidanı İhtiyacını Karşılıyor

    Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşayan Ziraat Yüksek Mühendisi Gökhan Gökkaynak, başta Manisa’ya özgü çekirdeksiz sultaniye üzüm fidanı olmak üzere yıllık 300 bin fidan üreterek Türkiye’nin birçok bölgesine gönderiyor.

    1988 yılında Turgutlu’da doğan, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesini bitirdikten sonra yine aynı fakültede yüksek lisansını tamamlayan Ziraat Yüksek Mühendisi Gökhan Gökkaynak, aldığı eğitim doğrultusunda yaptığı çalışmalarla, genç yaşta ismini Türkiye’ye duyurmaya başladı. Bağcılık üzerine uzman ve bu konuda birçok makalesi bulunan genç mühendis idealini gerçekleştiriyor. 2008 yılında 10 bin bağ fidanı ile işe başlayan Gökkaynak, yetiştirdiği üzüm fidanları ile Turgutlu ve Türkiye’deki bağcıların aranan markası oldu. Gökkaynak, markasını tescil ettikten sonra ağırlıklı olarak Manisa’ya özgü olan Sultani çekirdeksiz üzüm yanında değişik yörelere de uygun üzüm fidanları yetiştirip, adından söz ettirmeyi başardı.

    Yıllık 300 bin fidan üretimi yapan Gökkaynak, kapasiteyi artırmak istediğini bunu için yeni tesisler kuracaklarını belirterek “2008 yılında üniversitede öğrenci olduğum dönem işe başladım. Önce eğitimime destek amaçlı küçük çapta başladığım fidancılığa, daha sonra uzmanlık eğitimini de aldığım için daha bağcılık üzerine yoğunlaştım ve 10 bin fidanla başladığım bu işe bu gün 300 bin fidana ulaştım. Türkiye’de yıllık fidan ihtiyacı 5-6 milyon ve Türkiye bu fidanın ancak 2.5 milyonunu üretiyor. Başta Manisa’ya özgü Sultani çekirdeksiz üzüm fidanın yanında, Artvin’den Tokat’a narince, Mersin’den Isparta’ya viktorya, Mıchel, Red Clok, Bursa ve Yalova’ya Yalova incisi, Aydın’a kırimisu cinsi fidanları yetiştirip gönderdik.” Fidanı yetiştirip satmakla işinin bitmediğini anlatan Gökkaynak, şunları söyledi:

    “Ürettiğimiz fidanı dikiminden hasada gelinceye kadar, geçen sürede çiftçilerimize her türlü desteği veriyoruz. Hangi yörede hangi fidan en iyi şekilde verimli olur, hangi toprakta hangi üzüm çeşidi yetişir gibi konular içinde çiftçilerimizin arazilerinin toprak analizlerini yapmaktayız. Kişisel ideallerim ve hayallerim var, eğitimi aldığım konularda ülkeme faydalı olmak, çiftçilerimizi bilgilendirmek, onlara kaliteli ve doğru ürünler yetiştirmeleri için bilimsel çalışmalar da destek olmak beni mutlu ediyor.”

  • Tekstilde Suriyeliler Ara Eleman İhtiyacını Karşılıyor

    Moda Tekstil Konfeksiyoncular (MTK) Sanayici ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sadi Doğan, Türkiye genelinde işsizlik artarken, MTK’da yaklaşık 3 bin ara elemana ihtiyaçları olduğunu söyledi.

    MTK Sanayici ve İş Adamları Derneği Yönetim Kuruluna güven tazeleyerek 2016-2017 yılı için tekrar Başkan olan İsmail Sadi Doğan, yeni Yönetim Kurulu ile bir basın toplantısı düzenleyerek bölge ve sektördeki gelişmeleri hakkında bilgi verdi. Yönetim Kurulu’na seçilen ekip arkadaşları ile birlikte MTK’yı daha iyi konum ve yerlere getirmeyi hedeflediklerini belirten Doğan, MTK’da hali hazırda faaliyette bulunan orta ve küçük ölçekli firmaların ihracata 150 milyon dolara yakın katkıda bulunduğunu, site içinde yer alan firmaların dünyanın önde gelen markalarına üretim yaptığını vurguladı. Bölgede ev tekstili, halı alt sektörü, hazır giyim üreticileri, kumaş satıcıları, nakışçılar, hazır giyim yan sanayicileri, makine satıcıları, fason üretim yapan atölyeler ve orta ölçekli ihracatçılar bulunduğunu dile getiren Doğan, “Yeni yönetim planına göre bundan sonra MTK içinde farklı meslek gruplarının da yer alabilecek. Bundan sonra kuru gıda, bilişim, hırdavat, elektrik, ısıtma soğutma cihazları, mimarlık hizmetleri gibi imalatı olmayan serbest meslek erbaplarının site içinde kendilerine yer bulabilecek’’ dedi. Ticari hacmin yaklaşık 500 milyon dolar olduğunu ifade eden Doğan, şöyle konuştu: “Bunun yaklaşık 150 milyon doları ihracat. Hedefimiz gelecek yıllarda ihracatımızı 200-250 milyon dolara çıkarmak. Biz, İstanbul’a göre daha dinamik bir yapıya sahibiz.’’

    ARA ELEMAN İHTİYACIMIZ VAR

    İşçi sıkıntısına değinen MTK İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sadi Doğan, şunları söyledi:

    ’’Suriyeli işçiler Türkiye’nin her tarafında var. Bunların tekstile katkısı da var inkar edemeyiz. Çünkü son yıllarda tekstilde ara eleman bulmakta büyük sıkıntı yaşanıyor. Bunu kısmen Suriyeliler çözmüş gözüküyor. Bunu yasal bir zemine oturtularak Suriyelilerin çalıştırılması doğru olur. Biz MTK’da çalışacak eleman sıkıntısı yaşıyoruz. Buradaki her firmanın mutlaka eleman ihtiyacı var. Yaklaşık MTK’da 3 bin kalifiye ara eleman ihtiyacı var’’

    ’’YABANCI FİRMA GETİRMEMİZ GEREKİYOR’’

    MTK İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu eski Başkanı ve üyesi Nedim Örün ise, İstanbul’da Laleli ve bazı bölgeler çok zor durumdayken ve kapanır durumdayken, İzmir’de MTK Tekstilciler Sitesinin zamanında, kuruluşunda ve doğru yapılmanın sonucu yüzde 98’lik doluluk oranı olduğunu söyledi. Bunun gerçekten gurur verici bir durum olduğunu anlatan Örün, sözlerini şöyle tamamladı:

    “MTK aynı zamanda şuanda müteşebbis heyet başkanlığını yaptığım Buca Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesi (BEGOS) ile çok yakın iş birliği halinde. Aradaki mesafe sadece 3 buçuk kilometre. Daha önce MTK ile BEGOS arasında yapılan çift gidiş çift geliş artık bize yetmiyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafik tıkanıyor. Bu da İzmir’de sektörün ne kadar canlı olduğunu gösteriyor. Ve BEGOS ile MTSK arasında hızlı ulaşım için tünel inşaatı gerekiyor ve çalışmalar başlatacağız. Bizim artık MTK’ya yabancı müşteriyi getirmemiz lazım. Çok yeni bir niyet, temenni kararımız var. Eğer bunu hayata geçirebilirsek önümüzdeki yıllardan itibaren belki Laleli’de eksilen trafiği, örneğin Balkan ülkelerinin konfeksiyon, hazır giyim alıcılarıyla MTK’ya taşımak istiyoruz.”

  • Bir Yılda 5 Bin Ağacın Kesilmesini Önledi, 180 Kişinin Yıllık Enerji İhtiyacını Karşıladı

    CarrefourSA, Maltepe Park’taki mağazasında hayata geçirdiği entegre atık yönetim planı ile kâğıt ve karton atıklarından metal ambalaja, bitkisel atık yağdan cam atığına, plastikten elektroniğe kadar doğayı kirletebilecek birçok atığı geri dönüşüme kazandırarak çevreye pozitif katkıda bulundu, enerji alanında büyük bir tasarrufa imza attı.

    Çevresel sorumlulukları kapsamında çevreyi korumak ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla sürdürülebilir bir politika izleyen CarrefourSA, Maltepe Park’ta hizmet veren mağazası için İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 2015 yılı başında onaylanan Entegre Atık Yönetim Planı çerçevesinde kâğıt / karton ve metal ambalajları geri dönüşüme kazandırıp bitkisel atık yağ toplanmasına katkıda bulundu, camı geri kazandırarak petrol tüketiminden tasarruf edilmesini sağladı.

    ENTEGRE ATIK YÖNETİMİNİN BİR YILLIK BİLANÇOSU

    Maltepe Park CarrefourSA’da hayata geçen entegre atık yönetim planının bir yıllık sonuçlarına göre; 288 bin kg. kâğıt ve karton ambalaj atıkları geri dönüşüme kazandırılarak yaklaşık 5 bin adet yetişkin ağacın kesilmesi önlendi, yaklaşık 10 bin kişinin günlük oksijen ihtiyacı desteklendi, 3 milyon m3’ün üzerinde oksijen gazının üretilmesine devam edildi, 3 milyon m3’ün üzeride sera gazı oranı bertaraf edildi ve 9 bin m3’ün üzerinde su tasarrufu sağlandı. Ayrıca yaklaşık 31 ton metal ambalaj, geri dönüşüme kazandırılarak 100 Watt’lık bir ampulün 336 bin saat çalışabileceği enerji elde edildi. Toplam 386 litre bitkisel atık yağ, geri kazandırılarak 30,8 litre biyodizel elde edildi. 1127 kg cam atığı geri dönüşüme gönderilerek 112,7 kg petrol tasarrufu sağlandı. Ayrıca yaklaşık 31 ton plastiğin geri dönüşüme kazandırılmasıyla 588 bin kWh enerji elde edilirken böylelikle 180 kişinin yıllık enerji ihtiyacı karşılandı. Doğru şekilde toplanıp, atılmadığında çevre ve insan sağlığı için tehlikeler yaratan ağır metal içeren 78 kg. elektronik atık, 165 kg. pil ve atığı, 190 kg. flüorasan ampül, geri kazanım ve bertarafa gönderilerek doğaya karışması engellendi.

    CarrefourSA, entegre atık yönetim planı çerçevesinde Beyoğlu ve Maltepe belediyelerine toplam 35 bin kg. gıda bağışında bulundu.