Etiket: İHTİYAÇ

  • Dr. Bülent Fidansoy, Resim Sergisinin Geliriyle İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Burs Verecek

    Dr. Bülent Fidansoy’un resim sergisi, Bursa’da sanatseverlerle buluştu. Serginin geliri ise ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak kullanılacak.

    Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki Ördekli Kültür Merkezi’nde Dr. Bülent Fidansoy’un eserlerinden oluşan sergi sanatseverlerle buluştu. Venedik’ten Afyon’a dünyanın çeşitli yerlerinden açık hava manzaralarının Fidansoy’un yorumuyla tuvale aktarıldığı sergi cuma gününe kadar burada meraklılarını bekliyor. 56 yaşındaki Bursalı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Fidansoy, aynı zamanda 10 yıldan beri gezip gördüğü yerleri resmediyor. Tablolarında dünyadaki doğal güzellikleri ve insan eliyle oluşturulan tarihi, turistik eserleri kendi yorumuyla anlatıyor. Bursa Kent Konseyi Ressamlar Grubu ve Güzel Sanatlar Birliği Derneği üyesi olan ressamın bu üçüncü kişisel sergisi. Ayrıca serginin geliri ise ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak kullanılacak.

    Fidansoy, hedefinin dünyadaki güzellikleri insanlara göstermek olduğunu belirterek, “Yurt dışına çıkmayıp oradaki güzellikleri görmeyen o kadar çok insan var ki. Ayrıca ölene kadar yurt dışına çıkmayacak insanlar da var. Ben bu insanlara dünyadaki güzellikleri göstermek istiyorum” diye konuştu.

  • Türkiye’de Yılda 7 Bin Böbrek Nakline İhtiyaç Var

    Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, Türkiye’de yılda ihtiyaç duyulan 7 bin böbrek naklinden 3 binini gerçekleştirebildiklerini vurgulayarak, en fazla kronik böbrek yetmezliğinin su ve hekime geç başvurma gibi nedenlerle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde olduğunu söyledi.

    Yılda ortalama 600 organ nakliyle dünyada 3 kez birinci olan Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, ülkemizde organ bağışlarının azlığına dikkat çekerek organ bağışı konusunda çağrıda bulundu.

    Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi’nde 2008 yılının Aralık ayı itibariyle organ nakli yapmaya başladıklarını hatırlatan Prof. Dr. Alper Demirbaş, “Bu tarihten itibaren 3 bin 435 böbrek, 250 karaciğer ve 40 adet pankreas nakli gerçekleştirdik. Temel olarak üzerinde uğraştığımız organ nakli, böbrek. Çünkü Türkiye’de en çok böbrek nakline ihtiyaç var. Türkiye’de yılda 7 bin kişiye böbrek nakli yapılması gerekiyor ama şuanda toplam 3 bin böbrek nakli yapılabiliyor. Bu rakamı arttırmak için de elimizden geleni yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    BÖBREK NAKLİ OLAN HASTA 70 KİŞİ YERİNE 8 KİŞİNİN PAYINI ALACAK

    Yapılan bilimsel araştırmalarda Türkiye’de 70 bin diyaliz hastası olduğunun tespit edildiğini belirten Prof. Dr. Demirbaş, Türkiye’de kronik böbrek hastası sayısının ise 2 milyon civarında olduğunu belirtti. Demirbaş, “Bir kronik böbrek hastası, diyaliz tedavisi aldığında devletin sağlık bütçesinden 70 kişinin aldığı kadar bir payla tedavi edilebiliyor. Ancak kendisine böbrek nakli yapılırsa, aynı hasta ilk yıldan sonra sadece 8 kişinin sağlık bütçesinden aldığı payla tedavi edilebiliyor. Bu durum hem hastalarla ilgili hayati bir sorun hem de Türkiye’yi ekonomik olarak etkileyen bir durum. Bu nedenle Türkiye’de böbrek nakli çok önemli” şeklinde konuştu.

    “BÖBREK NAKLİ HAYAT KURTARIYOR”

    Kadavradan gerçekleştirilen böbrek nakli sayısının canlı vericili böbrek nakline göre daha az olduğunu işaret eden Prof. Dr. Demirbaş, “Türkiye’de beyin ölümü gerçekleşmiş insanlardan yapılan organ bağışları az. Bu, bizim için ciddi bir sorun. Ama yine de canlı vericili böbrek nakli yaparak bu hastaları diyalizden kurtarabiliyoruz. Diyalize giren hastalarda beklenen yaşam süresi, böbrek nakli olanlarda beklenen yaşam süresinin 5’te 1’idir. Diyalize başlayan her 100 hastanın 5 yıl sonra yüzde 59’unu, 10 yıl sonra da önemli bir kısmını kaybediyoruz. Böbrek nakli yapılan hastaların 10 yıl sonra yüzde 75 ile 80 arasındaki oranı hayatta kalıyor. Böbrek nakli aslında hastaları diyalizden kurtaran değil, hayat kurtaran bir yöntemdir” dedi.

    “EN FAZLA BÖBREK HASTASI GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NDE”

    Böbrek hastalığının Türkiye’deki dağılımı konusunda da bilgi veren Prof. Dr. Demirbaş, Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan bilimsel çalışmada en fazla böbrek hastalığının Güneydoğu Anadolu ve Marmara Bölgesi’nde görüldüğünü belirtti.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ilk sırada olmasının nedeninin ise kişilerin su kullanımı ya da kronik böbrek yetmezliği gelişmeden hekime başvurmaması gibi nedenler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Demirbaş, “Türkiye’de böbrek hastalığı görülme sıklığı Batı ülkelerine göre bir miktar daha fazladır. Bunun nedeniyse; diyabet, hipertansiyon vb. hastalığı olanların çok daha erken doktor takibine girip, böbrek yetmezliği gelişmesinin en azından geciktirilmesidir” diye konuştu.

    “DİYALİZE BAŞLAYAN HASTALARIN YÜZDE 18’İ BİR YILDA HAYATINI KAYBEDİYOR”

    Böbrek nakli yaptıkları hastanın bir yıl sonunda hayatta kalma oranının yüzde 98,50 olduğunun altını çizen Prof. Dr. Demirbaş, “Bugün diyalize başlayan hastaların Türkiye’de yüzde 18’i bir yıl sonunda hayatını kaybediyor. Yani aslında kronik böbrek hastalığı bir anlamda bazı kanser türleriyle sağ kalım açısından neredeyse eşit. Fakat kronik böbrek hastalığının bir farkı var. Kronik böbrek hastalığı böbrek nakliyle tamamen tedavi edilebiliyor. Kanser ise daha değişik tedavilerle tam olarak tedavi edilemeyebiliyor. Bu yüzden biz baştan beri organ nakline çok önem verdik. Türkiye’nin hemen hemen her il ve ilçesinden, hatta 47 farklı ülkeden hastalara böbrek nakli ameliyatı gerçekleştirdik” dedi.

    “ORGAN NAKLİNDE DEVLET DESTEĞİ ÖNEMLİ”

    Son yıllarda Sağlık Bakanlığının organ nakline bakış açısının çok değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Demirbaş, “Organ nakli, bir devlet politikası olarak kabul edildi. Bu da ciddi oranda organ nakli sayısının artmasının önünü açtı. Organ nakli, devlet tarafından desteklenmesi gereken bir durumdur. Çünkü organ nakli bekleyen hastaların çoğunun, yüzde 95’inin sosyal güvencesi, ekonomik düzeyleri orta veya ortanın altındaki seviyededir.Bu yüzden devletin mutlaka desteklemesi gerekiyor. Resmi verilere göre biz, son 7 yıldır ABD ve Avrupa Birliği’ndeki yaklaşık 700 organ nakli merkezi arasında en çok böbrek nakli yapan merkeziz” ifadelerini kullandı.

    “AKRABA EVLİLİĞİ DE BÖBREK HASTALIĞI SEBEBİ”

    Böbrek hastalıklarının bir kısmının genetik geçişli olduğunu belirten Prof. Dr. Demirbaş, akraba evliliğinin de böbrek hastalığına etki ettiğini ifade ederek, “Bazı tip böbrek hastalıkları vardır, akraba evliliği olmasa da böbrek yetmezliği gelişebilir. Böbrek nakli yaptığımız en küçük yaştaki hastamız 6.5 kiloydu ve 8 aylıktı. 78 yaşındaki hastalara da böbrek nakli yaptık. Böbrek hastalığının bir kısmı genetik geçişlidir ama daha önemli sebebi diyabet ve yüksek tansiyondur” dedi.

    “53 YAŞINDAYIM, 5 BİNE YAKIN NAKİL YAPTIM”

    Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi olarak 2014 yılında Türkiye’de gerçekleştirilen böbrek nakillerinin 5’te 1’ini yaparak önemli bir başarıya imza attıklarını söyleyen Prof. Dr. Demirbaş, şöyle devam etti:

    “53 yaşındayım ve 5 bine yakın organ nakli yapmış bir cerrahım. Türkiye’deki ilk doku uyumsuz böbrek naklini, ilk kan grubu uyumsuz böbrek naklini ve daha birçok ilki gerçekleştirdik. Gerçekleştirmeye de devam edeceğiz.”

  • Özyer; “Türkiye’nin İhtiyaç Duyduğu Sivil Anayasayı Yaparız”

    26. Dönem Milletvekilliği seçiminde AK Parti’nin Muğla’dan birinci sıra adayı olan Fethiyeli Hasan Özyer, partisinin ilçe binasında, seçim süresi boyunca kendisine destek olan partililere ve AK Partiye oy veren vatandaşlara teşekkür etti.

    Teşekkür konuşmasında amaçlarının Fethiye ve Muğla’yı her alanda kalkındırmak olduğunu söyleyen Özyer: “Hem üretimde, istihdamda, yatırımlarda hem de Muğla’nın alt yapıda, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda gereken, ihtiyaç duyduğu projeleri bir bir hayata geçirmek görevimiz. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu sivil anayasayı da yaparız” dedi.

    Ak Parti Fethiye ilçe binasında seçimden sonra ilk yönetim kurulu toplantısına AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Özyer, İlçe Başkanı Kadir Sarıhan, İlçe Kadın Kolları Başkanı Hilal Günay, İlçe Gençlik Kolları başkanı Adem Aykırı ve yönetim kurulu üyeleri ile partililer katıldı. Milletvekili Hasan Özyer, toplantı odasına girdiği sırada büyük bir sevinçle karşılandı. Toplantı öncesi basına açıklama yapan Milletvekili Hasan Özyer AK Parti’ye oy veren herkese teşekkür etti.

    Seçimin huzur içinde ve sakin geçmesi en büyük temennisi olduğunu ve bunun gerçekleşmiş olmasının sevincini yaşadıklarını belirten Muğla Milletvekili Hasan Özyer: “Seçim sonuçlarını değerlendirdiğimiz zaman toplumumuz istikrarı, güveni ve huzuru seçti. Bugün muhalefet partileri vatandaşlardan beklediği oyu alamadılar. Çünkü vatandaşımız ülkeyi yönetecek kadroları, yönetecek programı AK Parti’yi seçerek karar verdi. Buna hepimiz saygı duyacağız ve Türkiye yoluna devam edecek” dedi.

    Özyer: “Vatandaşımızın beklentilerini bu seçim çalışmalarında tespit ettik. 7 Haziran’daki sonuçları da değerlendirdik. Vatandaşımız ekonomik istikrar istiyor, siyasi istikrar istiyor, huzur ve özellikle terörün bitirilmesini istiyor. Hükümetimiz bu konuda son derece kararlı. Terör örgütüne silah bıraktırıncaya kadar bu operasyonlar ve mücadele devam edecektir. Türkiye 2023 vizyonuna hazır hale gelecektir. Türkiye bundan sonraki zamanını, enerjisini kalkınmaya, gelişmeye ayıracaktır. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu sivil anayasayı yaparız. Diğer yapısal reformların hepsini gerçekleştiririz. Bu konuda hükümetimiz kararlı. Burada bütün arkadaşlarıma, hemşerilerime herkese teşekkür ediyorum. Bundan sonraki işimiz Fethiye ve Muğla’mızı kalkındırmak. Buradaki projeleri hayata geçirmek. Hem üretimde, istihdamda, yatırımlarda hem de Muğla’nın alt yapıda, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda gereken ihtiyaç duyduğu projeleri bir bir hayata geçirmek görevimiz” diye konuştu.

  • Tansu Kaya; TEK Parti Hükumetine İhtiyaç Var

    AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Tansu Kaya, Aliağa merkezli yayın yapan Sahil Radyo’da Yunus Yeşilöz’ün hazırlayıp sunduğu ’Açık Görüş’ programına konuk oldu. 1 Kasım gündemine dair soruları yanıtladı.

    Programda önemli açıklamalar yapan Tansu Kaya, “Biz bu milleti, ‘blok siyaseti’ yapan CHP’ye, ‘her şeye hayır’ demeyi kendine ilke edinen MHP’ye ve ‘Terör siyasetini’ izleyen HDP’ye bırakmayız. Zira vatandaşlarımız her şeyin farkında, her şeyi biliyor ve her şeyi görüyor. Bunun içindir ki; 1 Kasım da ’Sen ben yok, Türkiye var’ diyen ‘birlik siyaseti’ kazanacak. Milli irade sandıkta tecelli bulacak ve Türkiye yeniden şaha kalkacak” dedi.

    Huzurun temini için istikrarın yeniden yakalanması gerektiğini savunan Kaya, Türkiye’nin güçlü bir tek parti hükumetine ihtiyacı olduğunu söyledi. 7 Haziran genel seçimlerinden sonra Türkiye’de hükumetin neden kurulamadığına değinen Tansu Kaya, şöyle konuştu: “7 Haziran genel seçimlerinden hemen iki gün sonra CHP Genel Merkezini İngiliz büyükelçisi, MHP Genel merkezini ise ABD büyükelçisi ziyaret etti. Bunun bir izahı olabilir mi. Hükumetin kurulması yönünde çalışmalar yapan AK Parti’ye sürekli olarak, her şeye hayır demenin izahı ne olabilir. CHP ve MHP koalisyon kurma aşamasında hep benim dediğim olsun yaklaşımı ile AK Parti’nin karşısına çıktı. AK Parti ve CHP hükumetinin kurulamamasından sorumlu biz olsaydık, Kılıçdaroğlu’nun yaptığı mitinglerde neler söyleyebileceğini az çok herkes tahmin edebilirdi. Ama dikkat edin Kılıçdaroğlu tek bir laf etmiyor. Çünkü hükumetin kurulamamasında suçlu olan taraf biz değiliz. Suçlunun kim olduğunu yapılan özel görüşmelerde kendileri çok iyi bildiği için tek kelime laf etmiyor. Eğer bizim en ufak bir suçumuz olsaydı, bizim kabul etmeme ya da ayak direnmemiz olsaydı, onun mitinglerde neler söyleyeceğini biz az çok tahmin ederdik”

    İHANETİ HEP İÇİMİZDE GÖRDÜK

    Türkiye’ye en büyük kötülüklerin dışarıdan değil her zaman içeriden geldiğini ifade eden Tansu Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz bugüne kadar 16 tane devlet eskittik. Cumhurbaşkanlığımızın forsunda bulunan yıldızların her biri bizim tarihte kurduğumuz devletleri, imparatorlukları temsil eder. Bunların her birinin kuruluş ve batışlarını incelediğinizde hepsi aynı sebeple batmıştır. Hepsinin batış sebebi fitnedir, içerideki düşmanlardır. Zira bizi tarihimizde dışarıdan işgal ederek, tankla, tüfekle hiç kimse mağlup edememiştir. Biz ne yazık ki ihaneti hep içimizde görmüşüz”

    AK Parti olarak son 13 yılda Türkiye’yi şaha kaldırdıklarını sözlerine ekleyen Tansu Kaya, “İlk olarak bu ülkeyi IMF’nin boyunduruğundan kurtardık. Terörle mücadelede Türkiye’yi güçlü kıldık. AK Parti iktidarından önce terörle mücadelede, uydu bizim değildi, dolayısıyla istihbarat da bizim değildi, uçaklarımızın ve uçaklarımızın içerisindeki yazılım, kullanılan mühimmatın hiç biri bizim değildi. Ama bugün, uydumuzdan en basit piyade tüfeğimize kadar hepsi bizim yerli malımız. Bugün Türkiye yerli tank, helikopter, uçak ve gemi imal edebilir duruma gelmiştir. Dikkat ederseniz PKK’nın saldırı yöntemleri de buna paralel olarak değişmiştir. PKK artık eskisi gibi sıcak çatışmaya girmek yerine hain tuzaklar ile ya da canlı bomba suikastlarıyla terör yaratmaya çalışıyor. Çünkü PKK’nın birlik olarak çatışmaya girecek gücü kalmadı” diye konuştu.

  • Sınavlarda Toplanan Kalemler Kırsal Okuldaki İhtiyaç Sahiplerine Gönderildi

    Gazikent Gençlik Merkezi lider ve üyeleri, ÖSYM’nin dağıttığı kırtasiye malzemelerini köy okullarına ulaştırdı.

    Gaziantep Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Gazikent Gençlik Merkezi görevlileri, “Genç Dönüşüm Projesi” kapsamında, ÖSYM’nin yapmış olduğu sınavlarda toplanan kalemleri Gaziantep’e bağlı Işıklı Köyü okulundaki öğrencilere hediye edildi. Konuyla ilgili bilgi veren Gazikent Gençlik Merkezi Müdürü Ali Gül, “Gazikent Gençlik Merkezi çalışanları ve gönüllülerinin sınav sonrasında topladıkları kalemleri ihtiyacı olan okullara dağıtmak istedik. Araştırmalarımızla en fazla ihtiyaç sahibi olan bölgelerdeki okulları seçip bu kalemleri dağıttık. Dağıttığımız kalemler gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşmıştır. Bu tür projelerle farkındalık oluşturarak, gençlerimizde yardımlaşma ve paylaşma duygusunu de kazandırmak istiyoruz” dedi. Gaziantep Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ökkeş Demir ise “Bu ve buna benzer projelerle ihtiyaç sahibi gençlerimize yardım etmeye devam edeceğimiz gibi, bu projeler ülkemiz ekonomisine de fayda sağlamaktadır. Bu projede emeği geçen gönüllü gençlerimize ve yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.