Etiket: İhracı

  • Halkbank’tan TLREF’e endeksli dört farklı bono ihracı

    Halkbank’tan TLREF’e endeksli dört farklı bono ihracı

    Halkbank, Borsa İstanbul tarafından uluslararası standartlara uygun olarak oluşturulan Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı’na (TLREF) endeksli dört farklı bono ihracı gerçekleştirdi.

    Halkbank TLREF’e endeksli, farklı vadelerdeki 3 ayrı ürünüyle, planlanan tutarın oldukça üzerinde gelen talebe bağlı olarak 940 milyon TL değerinde borçlanma gerçekleştirdiğini açıkladı. Banka bu işlemlere ek olarak, 9 Eylül’de ihraç ettiği Türkiye’de bir ilk niteliğinde olduğu belirtilen eş anlı olarak TLREF ve Enflasyona (TÜFE) Endeksli Kuponlu Halkbank Bonosu ürünüyle de yatırımcılarına aktif iki piyasa değişkeninin getirisinden yüksek olanından yararlanma imkânı sundu. Son olarak ihraç edilen 350 gün vadeli TLREF ve TÜFE’ye Endeksli kuponlu bono ihracıyla birlikte Halkbank, TLREF endeksli ürünlerle toplamda 1,1 milyar TL tutarında borçlanma gerçekleştirmiş oldu.

    “TLREF, faiz riskini daha iyi yönetmemizi sağlayacak”

    Finansal enstrümanları çeşitlendirmek ve sermaye piyasalarında derinleşmeyi sağlamak üzere son dönemde geliştirilen yeni yatırım araçlarını yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar yapmayı sürdürdüklerini ifade eden Halkbank Hazine Yönetimi ve Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sürer, Borsa İstanbul tarafından oluşturulan TLREF’in büyük talep gördüğünü belirterek şunları söyledi: “Türk Lirası kısa vadeli referans faiz oranı ihtiyacını karşılayacağını düşündüğümüz TLREF, önümüzdeki dönemde bankaların değişken faizli kredi vermelerinin önünü açacak ve faiz riskini daha iyi yönetmemize yardımcı olacaktır. TLREF’e endeksli bono ihracı gibi yatırım araçlarını çeşitlendiren yenilikçi adımlarımızın piyasaya güven verdiğini görüyoruz. Bu ürünlere olan talebin de müşterilerimizin bize duyduğu güveni yansıttığını düşünüyoruz. Piyasaya ve müşterilerimize yeni yatırım araçları sunarak, Bankamızın kaynak ve ürün çeşitliliğini artırmaya devam edeceğiz”.

    Yapılan bilgilendirmede; TLREF, finansal türev ürünlerde, borçlanma araçlarında ve çeşitli finansal sözleşmelerde değişken faiz göstergesi, dayanak varlık veya karşılaştırma ölçütü olarak kullanılacak. TLREF Endeksli – Kuponlu Halkbank Bonoları ile yatırımcılar, kupon ödeme tarihlerinde, TLREF oranının getirisi + ek getiri oranı kadar kazanç sağlayacaklar. Yatırımcılar, yüksek getirinin yanı sıra Halkbank’ın sağladığı ikinci el likidite imkânlarından da yararlanacaklar.

  • ING Grubu’na Türkiye’den yönetici ihracı

    İlker Özdemir, ING Grubu’na KOBİ ve Ticari Bankacılık Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Global Başkanı olarak atandı.

    ING Bank Türkiye’den ING Grubu’na yapılan üst düzey atamalar 2018 yılında da devam ediyor. ING Bank Türkiye’de Nakit Yönetimi ve Ticaret Finansmanı Direktörü olarak görev yapan İlker Özdemir, ING Grubu KOBİ ve Ticari Bankacılık Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Global Başkanı olarak atandı. Özdemir, ING Grubu’ndaki yeni görevine 1 Eylül 2018 itibariyle başlayacak. 40 ülkede faaliyet gösteren ING Grubu’nun yetenek havuzu haline gelen ING Bank Türkiye’den geçtiğimiz 2 yılda 5 üst düzey transfer gerçekleşmişti.

    ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay, atamayla ilgili yaptığı değerlendirmede,“Bankamızda görev alan yöneticilerimizin ING Grubu’nun farklı bölgelerinde üst düzey yönetici olarak atanmaları; ING Bank Türkiye’nin yetenek havuzu haline geldiğini gösteriyor. Çalışma arkadaşlarımızın yeni görevleri bizim için gurur kaynağı. Bu atamalar, hedeflerimize ulaşmak için çalışırken, insan kaynağına yaptığımız yatırımların meyvelerini yurt dışında da aldığımızı gösteriyor. Yurt dışına transfer olan yöneticilerimize son olarak 6 yıldır Bankamızda Nakit Yönetimi ve Ticaret Finansmanı Direktörü olarak görev alan İlker Özdemir de eklendi. İlker’in ING Grubu’ndaki yeni rolünde başarılarının devamını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

    İlker Özdemir kimdir?

    Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamlayan İlker Özdemir, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA derecesini aldı. Kariyerine 1999’da Körfezbank’ta başlayan Özdemir, ardından 2012 yılına kadar Garanti Bankası’nda çeşitli rollerde görev aldı. Özdemir, 2012 yılında ise ING Bank Türkiye ekibine katıldı.

  • CHP’den ihracı istenen Gürsel Erol: “Koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da, ben halk adamı olarak halen Elazığ’dayım”

    Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk ettiği Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, “Görüyoruz ki koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da, ben ise halk adamı olarak halen Elazığ’dayım. Aramızdaki fark bu. Açıklamalarımda yapmış olduğum bütün söylemlerin arkasında duruyorum” dedi.

    CHP yönetimi, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetimi istifaya davet eden CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’u ihraç istemiyle disipline sevk etti. Elazığ’da basın açıklaması yapan Erol, parti meclisinin ihraç talebi ile kendisini Yüksek Disiplin Kuruluna gönderdiğimi öğrendiğini belirterek, “Ben 95 yıllık CHP tarihinde aileden ve kökenden gelen bir mensubuyum. Büyük dedemiz CHP’nin ve meclisin ilk milletvekilidir. Biz bugüne kadar 95 yıllık siyasi hayatımızda hiçbir şartta ve koşulda CHP’nin dışında siyaset yapmadık ve düşünmedik. Asla böyle bir arzumuz olmadı. Biz CHP’nin etik değerleri ile yetişen biriyiz. Gençlik kolları genel başkanlığını, en genç il başkanlığını yapan, iki dönemdir milletvekilimizin olmadığı illerde gidip milletvekili seçilen biriyim. 26. Dönem Tunceli, 27. Dönem ise Elazığ milletvekiliyim. Bir partiye gönül bağı olmak, bir partide olmak sadece üyelikle olmaz. Onun etik değerlerini, geleneklerini, kültürünü, siyasi davranışını benimseyerek olur. Bunlara her zaman sahip çıktım ve bundan sonra da devam edeceğim. Daha bir hafta geçmemişken genel merkezimiz seçim sonuçlarını değerlendirmek yerine Türkiye’nin yeni bir rejime geçişini değerlendirmek yerine yalnızca bir milletvekilinin ihracı için parti meclisi toplanıyor. Toplanmasındaki niyeti, tekelleşen bir genel merkezde siyasetin olduğunu, koltuk adamlığının olduğunu, dava adamlığının olmadığını söylemek istedim” dedi.

    “Koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da, ben Elazığ’dayım”

    41 yıldır milletvekili seçilmeyen bir ilde oylarını yüzde 100 artırdıklarını vurgulayan Erol, “Elazığ’da oy oranımız 19 bindi. Şuanda ise 38 binin üstünde oyumuz var. Bu şekilde seçilmiş birisi olarak, bir milletvekilinin ve Elazığ seçmeninin umut, heyecan ve güven duyduğu, destek verdiği, oy veren vermeyen herkesin kutladığı, topluma mal olmuş bir milletvekilinin ihracı gündeme gelmesini Türkiye’nin ve Elazığ’ın vicdanına sunuyorum. Tüm parti üyelerimizin vicdanına sunuyorum. Ben koltuk adamı değil, dava adamıyım. Eğer koltuk adamı olsaydım bugün genel merkezi yönetenler gibi riskli bölgelerde milletvekili olmazdım. Ankara, İstanbul ve İzmir’den yalnızca milletvekili olmanın mücadelesini verirdim. Ben dava adamıyım. CHP’nin değerlerini, Mustafa Kemal Atatürk’ün değerleri ile bütünleştirmektir. Bu ülkenin yönetimine Atatürk’ün devlet anlayışını, cumhuriyet anlayışını yerleştirmektir. Ama görüyoruz ki koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da ve ben bugün halk adamı olarak halen Elazığ’dayım. Aramızdaki fark bu” diye konuştu.

    “Bütün söylemlerin arkasında duruyorum”

    Dava adamlarının kendileri gibi siyaset yapan siyasetçiler olduğunu aktaran Erol, “Koltuk adamları da yalnızca koltuklarını korumaktan başka hiçbir sonuç düşünmeyenlerdir. Dokuz dönemdir kaybedilen seçimin sonucuna rağmen eğer insanlar yerini muhafaza ediyorsa ve iki dönemdir milletvekili çıkaramayan bir ilden gidip de milletvekili olunuyorsa bunu herkesin vicdanına sunuyorum. Koltuk adamı kimin olup olmadığını herkes kıyaslamalı. Ayrıca bu parti kendi gerçeklerine ve değerlerine dönmelidir. Muharrem İnce bunun en güzel örneğidir. Geçen dönemde bizim cumhurbaşkanı adayımız Ekmelettin İhsanoğlu MHP’nin milletvekili adayı oldu. Tek aday olmasına rağmen bu oyu bile alamadı. Bu genel merkezin politikasıydı. Ama Muharrem İnce, partinin içinden gençlik kollarından, ilçe başkanlığından, il başkanlığından yetişen gelen bir arkadaşımız. Bugün devşirme siyasetçiliğin ne kadar yanlış olduğunu kanıtlamış bir cumhurbaşkanı adayı olarak Türkiye toplumunda kendini kanıtladı. Biz başka partilerden aday olmuş, listeye girememiş, sonra bu partiye gelmiş genel merkezde yönetici adamlar değiliz. Bu partinin değerleriyle yetişmiş, bu partinin değerlerine sahip çıkacak adamlarız. Açıklamalarımda yapmış olduğum bütün söylemlerin arkasında duruyorum” ifadelerini kullandı.

    “O korkakların yarın nerede olduğunu hep birlikte göreceğiz”

    Bu partinin bu yönetim anlayışıyla ve kadroyla asla iktidar olamayacağını dile getiren Erol, “İnsanların hayalleriyle, umutlarıyla ve gelecekleriyle oynamayın. Üç beş belediye başkanını belirlemek için koltuklarınızı belirlemek için Türkiye’nin yönetiminden elinizi ayağınızı çekemezsiniz. Böyle bir anlayışı tanımıyorum. Mesele devleti ve ülkeyi yönetmektir. Mesele koltuklarınızı genel merkez binasını yönetip, üç beş belediye başkanı için bu partinin geleceğini ve bu partiye oy veren ve umut bağlayan insanların umudunu yok edemezsiniz. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Kimlik kayıtlarında CHP’li olmasam bile ben CHP’liyim. Siz yönetici olduğunuz halde CHP’li değilsiniz. Buradan bütün yurttaşlarıma CHP’ye gönül veren herkese söylüyorum. Elinizi vicdanınıza koyun, bu kararın karşısında direnin. Böyle bir şeyi tanımayın. Olamaz böyle bir şey. 41 yıldır milletvekili seçilemeyen bir ilde siyasi bir değerlendirme yaptığı için bir milletvekili kendi koltuklarının korkusundan ihraç ediliyorsa o zaman sizde bence elinizi vicdanınıza koyarak bu süreci değerlendirmeniz düşüncesindeyim. Ayrıca parti meclisinde bu konuyu gündeme getiren, savunan, doğruluğu iddiasını ortaya koyan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her şeyin hayırlısı her işte bir hayır vardır. Biz kavga adamı değiliz. Biz mücadele adamıyız. O korkaklar yarın biz oraya geldiğimizde, biz oraya başı dik gideceğiz ama onların yarın nerede olduğunu hep birlikte göreceğiz” dedi.

  • CHP’den ihracı istenen Gürsel Erol: “Koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da, ben halk adamı olarak halen Elazığ’dayım”

    Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk ettiği Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, “Görüyoruz ki koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da, ben ise halk adamı olarak halen Elazığ’dayım. Aramızdaki fark bu. Açıklamalarımda yapmış olduğum bütün söylemlerin arkasında duruyorum” dedi.

    CHP yönetimi, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetimi istifaya davet eden CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’u ihraç istemiyle disipline sevk etti. Elazığ’da basın açıklaması yapan Erol, parti meclisinin ihraç talebi ile kendisini Yüksek Disiplin Kuruluna gönderdiğimi öğrendiğini belirterek, “Ben 95 yıllık CHP tarihinde aileden ve kökenden gelen bir mensubuyum. Büyük dedemiz CHP’nin ve meclisin ilk milletvekilidir. Biz bugüne kadar 95 yıllık siyasi hayatımızda hiçbir şartta ve koşulda CHP’nin dışında siyaset yapmadık ve düşünmedik. Asla böyle bir arzumuz olmadı. Biz CHP’nin etik değerleri ile yetişen biriyiz. Gençlik kolları genel başkanlığını, en genç il başkanlığını yapan, iki dönemdir milletvekilimizin olmadığı illerde gidip milletvekili seçilen biriyim. 26. Dönem Tunceli, 27. Dönem ise Elazığ milletvekiliyim. Bir partiye gönül bağı olmak, bir partide olmak sadece üyelikle olmaz. Onun etik değerlerini, geleneklerini, kültürünü, siyasi davranışını benimseyerek olur. Bunlara her zaman sahip çıktım ve bundan sonra da devam edeceğim. Daha bir hafta geçmemişken genel merkezimiz seçim sonuçlarını değerlendirmek yerine Türkiye’nin yeni bir rejime geçişini değerlendirmek yerine yalnızca bir milletvekilinin ihracı için parti meclisi toplanıyor. Toplanmasındaki niyeti, tekelleşen bir genel merkezde siyasetin olduğunu, koltuk adamlığının olduğunu, dava adamlığının olmadığını söylemek istedim” dedi.

    “Koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da, ben Elazığ’dayım”

    41 yıldır milletvekili seçilmeyen bir ilde oylarını yüzde 100 artırdıklarını vurgulayan Erol, “Elazığ’da oy oranımız 19 bindi. Şuanda ise 38 binin üstünde oyumuz var. Bu şekilde seçilmiş birisi olarak, bir milletvekilinin ve Elazığ seçmeninin umut, heyecan ve güven duyduğu, destek verdiği, oy veren vermeyen herkesin kutladığı, topluma mal olmuş bir milletvekilinin ihracı gündeme gelmesini Türkiye’nin ve Elazığ’ın vicdanına sunuyorum. Tüm parti üyelerimizin vicdanına sunuyorum. Ben koltuk adamı değil, dava adamıyım. Eğer koltuk adamı olsaydım bugün genel merkezi yönetenler gibi riskli bölgelerde milletvekili olmazdım. Ankara, İstanbul ve İzmir’den yalnızca milletvekili olmanın mücadelesini verirdim. Ben dava adamıyım. CHP’nin değerlerini, Mustafa Kemal Atatürk’ün değerleri ile bütünleştirmektir. Bu ülkenin yönetimine Atatürk’ün devlet anlayışını, cumhuriyet anlayışını yerleştirmektir. Ama görüyoruz ki koltuk adamı olanlar bugün Ankara’da ve ben bugün halk adamı olarak halen Elazığ’dayım. Aramızdaki fark bu” diye konuştu.

    “Bütün söylemlerin arkasında duruyorum”

    Dava adamlarının kendileri gibi siyaset yapan siyasetçiler olduğunu aktaran Erol, “Koltuk adamları da yalnızca koltuklarını korumaktan başka hiçbir sonuç düşünmeyenlerdir. Dokuz dönemdir kaybedilen seçimin sonucuna rağmen eğer insanlar yerini muhafaza ediyorsa ve iki dönemdir milletvekili çıkaramayan bir ilden gidip de milletvekili olunuyorsa bunu herkesin vicdanına sunuyorum. Koltuk adamı kimin olup olmadığını herkes kıyaslamalı. Ayrıca bu parti kendi gerçeklerine ve değerlerine dönmelidir. Muharrem İnce bunun en güzel örneğidir. Geçen dönemde bizim cumhurbaşkanı adayımız Ekmelettin İhsanoğlu MHP’nin milletvekili adayı oldu. Tek aday olmasına rağmen bu oyu bile alamadı. Bu genel merkezin politikasıydı. Ama Muharrem İnce, partinin içinden gençlik kollarından, ilçe başkanlığından, il başkanlığından yetişen gelen bir arkadaşımız. Bugün devşirme siyasetçiliğin ne kadar yanlış olduğunu kanıtlamış bir cumhurbaşkanı adayı olarak Türkiye toplumunda kendini kanıtladı. Biz başka partilerden aday olmuş, listeye girememiş, sonra bu partiye gelmiş genel merkezde yönetici adamlar değiliz. Bu partinin değerleriyle yetişmiş, bu partinin değerlerine sahip çıkacak adamlarız. Açıklamalarımda yapmış olduğum bütün söylemlerin arkasında duruyorum” ifadelerini kullandı.

    “O korkakların yarın nerede olduğunu hep birlikte göreceğiz”

    Bu partinin bu yönetim anlayışıyla ve kadroyla asla iktidar olamayacağını dile getiren Erol, “İnsanların hayalleriyle, umutlarıyla ve gelecekleriyle oynamayın. Üç beş belediye başkanını belirlemek için koltuklarınızı belirlemek için Türkiye’nin yönetiminden elinizi ayağınızı çekemezsiniz. Böyle bir anlayışı tanımıyorum. Mesele devleti ve ülkeyi yönetmektir. Mesele koltuklarınızı genel merkez binasını yönetip, üç beş belediye başkanı için bu partinin geleceğini ve bu partiye oy veren ve umut bağlayan insanların umudunu yok edemezsiniz. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Kimlik kayıtlarında CHP’li olmasam bile ben CHP’liyim. Siz yönetici olduğunuz halde CHP’li değilsiniz. Buradan bütün yurttaşlarıma CHP’ye gönül veren herkese söylüyorum. Elinizi vicdanınıza koyun, bu kararın karşısında direnin. Böyle bir şeyi tanımayın. Olamaz böyle bir şey. 41 yıldır milletvekili seçilemeyen bir ilde siyasi bir değerlendirme yaptığı için bir milletvekili kendi koltuklarının korkusundan ihraç ediliyorsa o zaman sizde bence elinizi vicdanınıza koyarak bu süreci değerlendirmeniz düşüncesindeyim. Ayrıca parti meclisinde bu konuyu gündeme getiren, savunan, doğruluğu iddiasını ortaya koyan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her şeyin hayırlısı her işte bir hayır vardır. Biz kavga adamı değiliz. Biz mücadele adamıyız. O korkaklar yarın biz oraya geldiğimizde, biz oraya başı dik gideceğiz ama onların yarın nerede olduğunu hep birlikte göreceğiz” dedi.

  • ÜNLÜ & Co’dan tarım alacaklarına dayalı VDMK ihracı

    ÜNLÜ & Co, Türkiye’nin tarım alacaklarına dayalı ilk varlığa dayalı menkul kıymetini (VDMK) ihraç etti. ÜNLÜ Menkul Değerler A.Ş. Angora Varlık Finansman Fonu, VDMK ihracıyla tarım sektörüne düşük maliyetli fonlama imkanı, yatırımcılara ise yüksek getiri sağlayacak.

    Yatırım bankacılığı hizmetleri ve varlık yönetimi grubu ÜNLÜ & Co, tarım alacaklarına dayalı ilk varlığa dayalı menkul kıymetini (VDMK) ihraç ettiğini duyurdu. Yapılan şirket açıklamasına göre ÜNLÜ & Co, nitelikli yatırımcılara yönelik bu ihraç işlemi ile bir taraftan ucuz fonlama imkanı ile tarım sektörünün gelişimine katkıda bulunurken bir taraftan da yüksek getirili yatırım alternatifi sunacak. Açıklamada bulunan ifadelere göre Türkiye’nin tarım alacaklarına dayalı ilk VDMK’ni çıkaran ÜNLÜ & Co, TARFİN Tarım A.Ş.’nin (TARFİN) tarım alacaklarını, yatırımcısına yüksek getiri sağlayan bir yatırım aracına dönüştürdü. İhraca konu varlıklar ise TARFİN’in Tekirdağ, Bursa, İstanbul, Edirne ve Sakarya’da üreticilere yaptığı vadeli gübre, yem ve benzeri tarım girdileri satışlarından doğan alacakları kapsıyor.

    İki ayrı dilim halinde ihraç edilen VDMK’ın ilk diliminin vadesi 11 Eylül 2018 tarihinde ikinci dilimin vadesi ise 15 Ekim 2018 tarihinde dolacak.

    “Çiftçiye düşük fonlama imkanı”

    Bu enstrüman ile tarım sektörüne düşük maliyetli fonlama imkanı yaratmanın yanı sıra yatırımcılara da yüksek getiri fırsatı sunduklarını belirten ÜNLÜ & Co Strateji ve Ürün Geliştirmeden Sorumlu Yönetici Direktörü Murat Gülkan ,”Türkiye’nin sürdürülebilir büyümeyi yakalayabilmesi için tarım sektörünün gelişiminin ve desteklenmesinin gerekliliğine inanıyoruz. Yıllık 40 milyar dolarlık üretim ve 2.4 milyon civarında çiftçi ile tarım sektörü Türkiye ekonomisi açısından önemli bir yere sahip. Bunun için de üreticilere düşük maliyetli finansman koşullarının sunulması gerekiyor. ÜNLÜ & Co olarak bu ürünümüz ile bir taraftan TARFİN’in bilançosunu likit hale getirirken, bir taraftan da üreticilere ucuz fonlama imkanı yaratıyoruz. Çünkü finansal aracıları ortadan kaldırarak yatırımcılardan direkt toplanan paralar ile tarım sektörünü fonlamış oluyoruz. Diğer taraftan ise yatırımcılara, teminatlandırılmış güvenli yapı ve çeşitlendirilmiş bir portföy ile yüksek getirili yatırım seçeneği sunuyoruz.” diye konuştu.

    Murat Gülkan “Borçlanma maliyetlerinin yükseldiği bu dönemde bu maliyetleri düşürerek bir yandan reel sektöre kaynak sağlayan, diğer yandan da tasarruf sahipleri için getiri avantajı sunan bu tür ürünlerin piyasalarımız ve Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıdığını düşünüyoruz” diye sözlerine devam etti.

    TARFİN Kurucusu Mehmet Memecan ise “Yenilikçi iş modelimiz ve teknolojik altyapımız ile, en kaliteli gübreyi ve yemi en uygun fiyat ve koşullarla Türk çiftçisine sunuyoruz. ÜNLÜ & Co ile gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin tarım alacaklarına dayalı ilk VDMK ihracı, daha fazla üreticiye erişmemizi sağlayarak çiftçilerimizin girdi alımlarında daha fazla tasarruf etmelerine imkan sağlayacaktır. VDMK ihracı ile tarım girdileri tedarik zincirine getirdiğimiz teknolojik gelişimi ve Türk tarımına kattığımız değeri arttırıyor olmaktan mutluluk duyuyoruz. Ayrıca bu işbirliği sayesinde teminatlandırılmış güvenli bir yapı üzerinden yatırımcıların Türk çiftçisine destek olmasına aracılık etmek de bizler için gurur kaynağı oldu” dedi.