Etiket: “İhracatta

  • Tarımsal ihracatta Almanya fırsatı

    Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğlu, Konya Ticaret Borsası’nı (KTB) ziyaret etti. Genel sekreter Özoğlu, tarımsal ihracatta Almanya’nın önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.

    Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğlu’na ziyaret kapsamında KTB Meclis Başkanı Namık Köklüsoy ve KTB Genel Sekreteri Esat Bilici tarafından elektronik satış salonu, numune analiz ve gıda analiz laboratuvarı, Aslidaş lisanslı depoculuk tesisleri ile BorsaKonya elektronik platformu hakkında bilgi verildi.

    “Almanya ile ilişkilerimiz yeniden gelişecektir”

    Meclis başkanı Namık Köklüsoy, Konya Ticaret Borsası olarak dünya ölçeğindeki borsacılık faaliyetleri yürüttüklerini söyledi. Köklüsoy, “Şehrimiz ve borsamızın vizyonu çerçevesinde hep bir adım önde olma gayretindeyiz. Bu anlamda Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğlu’nun borsamızı ziyareti önemlidir. Türkiye ile Almanya arasında köklü bir işbirliği vardır. Almanya ile ticari ilişkilerimizi devamlı olarak geliştirme gayretindeyiz. KTB olarak ticari ilişkilerimizin artması noktasında üyelerimize yönelik bilgilendirme faaliyetlerimiz sürmektedir. Yakın zamanda Türkiye-Almanya arasında ticari işbirliğinin daha da artacağına inanıyoruz Almanya’nın gayri safi yurtiçi hâsılasının yüzde 0,8’lik kısmını oluştursa da sosyal yapılanma bakımından önemini korumaktadır. Bunun sonucu olarak da gıdada yüzde 70 oranında kendine yetmektedir. Bu yeterliliğin kaynağı da üretimin büyük tarım işletmelerinde yapılmasıdır. Ülkemizin arazi ve demografik yapısı gereği aile işletmeleri biçiminde olan üretim merkezleri ekonomimize büyük oranda katkı sağlamaktadır. Hazineye ait tarım arazilerinin çiftçilerimize kiralanması yönündeki karar, ekilen arazilerimizi artıracak olmasından dolayı çok önemlidir. Bunun yanında toplulaştırma ve kooperatifleşme üretim oranını ve kalitesini artıracak, pazarın arz-talep dengesini sağlayacaktır” dedi.

    “Almanya önemli bir fırsat”

    Genel sekreter Okan Özoğl, Almanya ile ticari işbirliğinin arttırılması için ziyaretler gerçekleştirdiğini belirterek, şunları söyledi: “Konya Ticaret Borsası bilgi, alt yapı ve tecrübeleri ile örnek bir borsa konumundadır. Elektronik satış salonu, ASLİDAŞ lisanslı depolar, laboratuvar ve BorsaKonya merkezi gibi çalışmalarıyla başarısını ortaya koyuyor. Bu anlamda iki ülke arasındaki ticari işbirliğinin daha da arttırılması için KTB’nin önemli bir misyon üstleneceğine inanıyorum. Çünkü tarımsal ürünler noktasında Almanya’da önemli bir boşluk var. Türkiye olarak bu boşluğu biz doldurmalıyız. Konya bu anlamda önemli fırsat yakalayabilir. Konya Ticaret Borsası’yla bu anlamda ilişkilerin daha da derinleşmesini, tarımsal ticarete fırsatlar getirmeyi arzu ediyoruz.”

    Ziyaret, Almanya ile iş yapan ya da yapmak isteyen firmalarla yapılan toplantı ile son buldu.

  • KAYSO Başkanı Büyüksimitci, Hedefimiz ihracatta ilk 10’a girmek”

    Kayseri Sanayi Odası’nın Meclis Toplantısı’nda konuşan Başkan Mehmet Büyüksimitci, “Kayseri olarak hedefimiz Türkiye genelinde ihracatta ilk 10’a girmek” dedi.

    Kayseri Sanayi Odası Meclis Toplantısında konuşan Başkan Mehmet Büyüksimitci, Son dönemde yaşamış olduğumuz ekonomik çalkantıya bağlı olarak, döviz kurlarındaki artış ve maliyetlerdeki artıştan kaynaklı olarak enflasyon maalesef tekrar çift hanelere çıkmıştır. Artan enflasyon hem alım gücü düşen vatandaşlarımızı, artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmalarımızı olumsuz etkilemektedir. Bildiğiniz gibi Ekim ayı başında tüm bu sıkıntıları aşmak için Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak tarafından Enflasyonla topyekun mücadele programı açıklandı. Bizlerde TOBB’a bağlı 81 il ve 160 ilçedeki odalarımız ile birlikte bu programa elimizden gelen her türlü desteği vermek için gayret sarf ediyoruz. Enflasyonla mücadelede yapılacak olan yüzde 10 indirimler sonucunu inşallah enflasyon oranlarında bir miktar düşme ile piyasanın bir miktar canlanmasıyla yakın zamanda görme ümidindeyiz. Kayseri’de en büyük firmamızdan en küçük firmamıza kadar herkes bu indirime büyük katkı sağlamıştır. Ana mesele döviz artışındaki ani köpüklenme, olması gerekenden daha fazla bir artış var. Maliyetlere de maalesef bu ciddi şekilde yansıdı. Şu anda piyasalarda bir miktar düzelme görüyoruz. İşimiz bitmiş değil, biz de bu mücadeleye en az yıl sonuna kadar devam etmek durumundayız” dedi.

    “TOBB’da geçtiğimiz günlerde iki önemli toplantı yaptık. Bunlardan birisi Bankalar Birliği ile yapılan toplantıydı. Gitmeden hazırlıklar yaptık ve sanayicilerin bankalardan beklentilerini anlattık. Bu dönemde devlet bankaları ve bir özel banka hakikaten çok dik bir duruş sergilediler. Piyasanın fonlanması ile ilgili olarak çok sağlam duruşları vardı. Bu zor dönemde çok kötü davranış sergileyenler de oldu. Kötü davranışları olanların özellikle bu günlerde, iyi günlerimizde yanımızda yeri yok. Bunu da her fırsatta söylemek lazım. Anlamsız bir şekilde garip bir tutum içine giriyorlar. Çünkü biz aynı gemideyiz” diyen Büyüksimitci, “İhracatımız önceki aya göre yüzde 23.6 oranında arttı. Geçen yılın Eylül ayına göre ise yüzde 39.5, İlk 9 aylık ihracatımız ise yüzde 18.5 artmış durumda. Türkiye’nin 9 aylık ihracatı yüzde 12.3, bizimki 18.5. Biraz daha gayret sarf edersek istediğimiz yere geliriz diye düşünüyorum. Kayseri olarak hedefimiz Türkiye genelinde ihracatta ilk 10’a girmek. Bununla ilgili olarak çok ciddi çalışmalar yapmamız lazım. Mobilya, tekstil ve elektrikli ev aletleri sektörlerimiz de bizim için çok kıymetli. Her bir dolar bu ülkeye ve şehrimize yapılan bir katkıdır. İhracat bu dönemde daha da önemli. Almanya’nın nüfusu bizden 10 milyon civarında fazla eğer yanlış bilmiyorsam. İhracatı ise bizim 8-9 katımız. Katma değeri yüksek ürünler satıyorlar. Verim ve katma değer konusundan bahsediyoruz ya aslında örneği öyle almak lazım. Eğer biz onun yarısı kadar ihracat yapabiliyor olsaydık bugün bize bu operasyonu yapamayacaklardı. Üretim yapmak bu dönemde çok önemli, elini taşın altına koymak çok önemli. Üretim yapmayan ülkelerin ne halde olduklarını da çok iyi biliyoruz. Üretimsiz, sanayisiz bir ülkenin ayakta durması mümkün değil. Tüm enerjimizi ülke olarak üretime ve istihdam yapmaya harcamalıyız” ifadesinde bulundu.

    Enflasyonla Topyekün Mücadele ile ilgili olarak TOBB’a bağlı odalarla birlikte Kayseri Sanayi Odasında yapılan toplantıyı hatırlatan Büyüksimitci, “Kayseri OSB Başkanımız Tahir Nursaçan niye çağrılmadı diye sordular. Ben Tahir Nursaçan Başkanım ile de görüştüm. Böyle bir talebiniz var mıydı? Diye de konuştuk. Olur mu böyle bir şey dedi. Bizim samimiyetimizden bir endişen bir sıkıntın mı var diye sordum. Kesinlikle böyle bir şey yok. Hamd olsun bir her zaman omuz omuzayız. Bu dönemde daha doğrusu, Kayseri iş dünyasının nasıl bir arada olduğunu anlamayan araya nifak sokmak isteyenler var gibi geliyor. Tahir Nursaçan Başkanım OSBÜK yönetiminde. Ticaret Odası Başkanımız, Ticaret Odaları Konseyinde. Ticaret Borsası Başkanımız, Ticaret Borsaları Konseyinde. Sanayi Odası Başkanı TOBB Yönetim Kurulunda, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanımız, konfederasyonda yönetim kurulunda. Bir memlekette iş dünyasının temsili konusunda Ankara’da yapılabilecek her şeyi yapıyoruz. Bütün başkanlarla bu konuda istişaremiz sonsuz. Bir birimize desteğimiz sonsuz. Tek bir amaç var burada da Kayseri’nin menfaatlerini, ülkenin menfaatlerini en üst düzeyde korumak. Yanlış anlaşılma olduğunu zannediyorum” diye konuştu.

    Kayseri Sanayi Odası’nın meclis toplantısına katılan Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış, yeni teknoparkları OSB’lerin içinde kurmayı amaçladıklarını ifade ederek, “Biz kampüste üniversite değil, sahada üniversite istiyoruz. Bunun hedefindeyiz ve bunu da bilerek söyledim. Üniversitemizi sahaya açmak istiyoruz. Sahadan kastımız ise Kayseri Sanayi Odası ile Ticaret Odası ile Kayseri Organize Sanayi Bölgesi ile Kayseri’ye ne katabiliriz, Türkiye’ye ne katabiliriz bunun derdinde ve çabasında olacağız. Bunun için de ortak çalışmamız çok önemli. Eğer üniversiteyi büyüteceksek, Kayseri’ye hizmet edeceksek bu ancak ortak çalışma ile olur. Teknopark sizlerin emrinizde. Kayseri OSB’de Tahir Başkan ile de konuştum. 10 bin metrekarelik bir yer bize tahsis edebileceklerini de söyledi. Yeni teknoparkları orada açmak istiyoruz. Yani teknoparklar sanayinin içinde olmalı. Bizim hocalarımız, üniversitemiz katkı sağlamaya çalışıyor ama bu başarı sahada olur. O nedenle biz OSB’lere de girmek istiyoruz. Öğretim üyelerimizin sanayicilerimizi gezerek fikirler sunmalarını istiyoruz. Burada risk almak çok önemli. Katma değeri yüksek ürünlere geçmek için sanayicimizin de bir adım atması gerekiyor” dedi.

  • Su ürünleri sektörü ABD’ye ihracatta 100 milyon dolar hedefliyor

    Su ürünleri sektörü, son 9 yılda yoktan var ettiği ve hava kargo seferlerinin artması sonrasında ihracatını 115 kat artışla 35 milyon dolara çıkardığı Amerika pazarında 100 milyon dolar ihracat hedefine ulaşmak için tanıtım atağına kalktı.

    Türkiye’nin ihraç ettiği her dört balıktan üçünü ihraç eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, “ABD Türk Su Ürünleri Günleri” isimli Türkiye Tanıtım Grubu Projesi kapsamında, 21-23 Ekim tarihlerinde ABD New York Brooklyn’de düzenlenecek 13. International StarChef Congress etkinliğine katılıyor.

    Bu yıl “Cooking with respect: Better people, food” temasıyla düzenlenen etkinlikte Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği organizasyonuyla, ünlü Türk Şef Maksut Aşkar, 23 Ekim Salı günü Türk Balıkları ile gösteri alanında 45 dakikalık “Turkish Heritage and the Art of Taste-Türk Mirası ve Lezzet Sanatı” şovunu yapacak, bir yandan da ülke kültürü ve su ürünleri sektörü hakkında bilgi verecek.

    3 gün levrek ve çipuralı menüler ikram edilecek

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Türk balıklarının lezzetinin daha geniş kitlelere ulaştırabilmek amacıyla standında 3 gün boyunca ABD’de yerleşik Türk Şef Özlem Oğuzcan Cranston tarafından hazırlanıp sunulacak Türk levrek ve çipurası ile yapılacak birbirinden lezzetli menüleri katılımcılara ikram edecek.

    “Cooking with respect: Better people, food” temasıyla düzenlenen etkinlikte 3 gün süreyle Amerikalı su ürünleri ithalatçılarına Türk su ürünlerinin tanıtımını yapacaklarını ifade eden Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, 10 yılı aşkın süredir Boston’da düzenlenen su ürünleri fuarına katıldıklarını ve tanıtım yaptıklarını, bu sayede ihracatımızın 115 kat arttığını, pazarda daha fazla yer edinmek adına farklı bir etkinlik olan StarChef Congress’e katılma kararını aldıklarını, etkinliğin ikinci akşamı Sunday In Brooklyn Restaurant’ta bir akşam yemeği organizasyonları olacağını dile getirdi. Kızıltan, bu davette Neolokal İstanbul Restaurant sahibi ve Şefi Maksut Aşkar, Sunday In Brooklyn Restaurant Sahibi ve Şefi Jaime Young ve Sofra Bakery Sahipleri Ana SORTUN ve Maura KILPATRICK’in hazırlayacağı menülerle Amerikan su ürünleri ithalatçıları, basın mensupları, restoran ve otel yönetici ve şeflerinden oluşan 50 kişilik seçkin bir heyeti ağırlayacaklarını, organizasyonda Türkiye’nin New York Başkonsolos Yardımcıları Emre Manav ve Gizem Emel’in de heyete ev sahipliği yapacağını kaydetti.

    Türkiye’den Amerika’ya su ürünleri ihracatının 2008 yılında 300 bin dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Kızıltan, “Turkish Cargo’nun ABD’ye sefer sayılarını arttırması sonrasında hava kargo ile ABD’ye ihracatımız 9 yılda 115 kat artarak 35 milyon dolar seviyesine çıktı. Bu artış trendi ile ABD’ye su ürünleri ihracatında kısa vadede 100 milyon doları aşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Şahin: “İhracatta seferberliği başlatalım”

    Trakya Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Lüleburgaz Dış Ticaret Okulu Toplantısı lansmanı gerçekleştirildi. Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin “Tabiri caizse ihracatta seferberliği başlatalım” dedi.

    Lüleburgaz’da Topçu Restoran’da düzenlenen toplantıya Lüleburgaz TSO Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Cebelli, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, oda yöneticileri ve Lüleburgaz’da faaliyet gösteren firmaların temsilcileri katıldı.

    Toplantıda konuşan ve bu programları 3 yıldır takip ettiklerini kaydeden Mahmut Şahin, “Yaklaşık 3 yıldır takip ettiğimiz, yaptığımız özellikle Çorlu’dan başladık ardından Çerkezköy’de düzenledik şimdi sanayinin bir diğer kalbi Lüleburgaz’dayız. Sadece Çorlu yada Lüleburgaz’dan değil Trakya’nın tamamından işadamlarının katılımıyla bir program düzenleyelim dedik adını da dış ticaret okulu olarak belirledik” dedi.

    Amacımız özellikle Türkiye’nin ihtiyacı olan ihracat yapma ülkeye döviz kazandırma noktasında diyen Şahin, “Şu an bu kritik dönemde bu işin çok önemli olduğunu düşündüğümüzden dolayı bu programı yapmak istedik. Tabiri caizse ihracatta seferberliği başlatalım. Ben ihracat yapmak istiyorum ama benim elemanım yok diyene biz yardımcı olalım. Elemanım var ama bilmiyor diyene öğretelim. Ülkelerde durum nedir, pazarlar nasıl gelin sizi fazla yormadan nerede ne olduğunu gösterelim. Sizin için tüm ülkeleri görmek incelemek bire bir ilgilenmek analiz etmek ciddi zaman kaybı oluşturuyor. Dünya artık bilgi çağı, siz oturduğunuz yerden internetten hangi ülkenin ne kadar un aldığını kaç paradan aldığını görebiliyorsunuz. Oraya kimlerin mal verdiğini hangi aralıklarda verdiğini görebiliyorsunuz” diye konuştu.

    Lüleburgaz Dış Ticaret Okulu Programı

    Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ve Trakya Kalkınma Ajansı’nca desteklenen Lüleburgaz Dış Ticaret Okulu konusunda yapılan bilgilendirmede ise, “Trakya bölgesinde büyük, orta ve küçük ölçekli birçok firmamız yer almakta ve bu firmalarımızın birçoğu ihracata adım atmaya çekinmektedir. Bu firmalar gerek personel eksikliği, gerek bilgi eksikliği, gerekse ihracat teşvikleri hakkında bilgi eksikliği sebebiyle çekinceler yaşamaktadırlar. Dış Ticaret Okulu olarak adlandırılan programımız iki ana basamaktan oluşmaktadır. İlk basamak teorik bir eğitim olmak üzere, firmalar bu eğitimde, Uluslararası pazar araştırma yöntemleri, Pazar, Müşteri ve Rakip Analizinde İnternetin Kullanımı, Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi, İhracat Mevzuatı, İthalat Mevzuatı, Gümrük İşlemleri, Dış ticaretin finansmanı ve ödeme şekilleri, İhracatta Krediler ve finansman araçları, İhracatta Devlet Yardımları konularında bilgiler veriliyor.

  • Katar’a ihracatta yeni hedef 1 milyar dolar

    Suudi Arabistan’ın başını çektiği Arap ülkelerinin ablukası altındaki Katar, ihtiyaç duyduğu her şeyi Türkiye’den karşılıyor. Türkiye’nin Katar’a yaptığı ihracat 2018 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 85’lik artışla 707 milyon 12 bin dolara ulaştı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, Türkiye’nin 2018 yılı sonunda Katar’a ihracatta 1 milyar dolar barajını aşmayı hedeflediğini kaydetti.

    8-10 Ekim 2018 tarihleri arasında Katar’ın Doha şehrinde düzenlenen, Türkiye Milli Katılım Organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirilen Katar’a ambargo sürecinde dostluk elini uzatan ülkelerin davetli olduğu 1.Uluslararası Ürün Fuarı’na Türkiye 26 firma ile katıldı.

    Katar ithalatı yoğun bir ülke

    Türkiye ile Katar arasında kısa süre önce Serbest Ticaret Anlaşması imzalandığını ve “Katar Uluslararası Ürün Fuarı” öncesinde iki ülke Merkez Bankalarının Para Takas Anlaşması yaptığını hatırlatan Celep, “İki ülke arasında siyasi ve ekonomik ilişkiler tarihinin en verimli dönemini yaşıyor. Katar, 3 milyonluk bir ülke olmakla birlikte ithalatı yoğun bir ülke. Katar’a, gıda, sanayi ürünleri başta olmak üzere bu yıl 1 milyar dolar ihracat yapabilecek konuma geldik. Türkiye’nin yıllık 1 milyar dolar ihracat yaptığı ülkeler listesine Katar’ı da ekleyeceğiz. “Uluslararası Ürün Fuarı” bizleri bu hedefe taşıyan organizasyonlar biri olacak” şeklinde konuştu.

    “Dostluk ve kardeşlik bağlarımızın bulunduğu Katar’la ilişkilerimiz her alanda hızlı bir gelişme gösteriyor” diyen Celep sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İki ülke arasında bölgesel konularda da yakın bir işbirliği ve eş güdüm bulunuyor. İhracatımızdaki yüzde 85’lik artış yanında, müteahhitlik firmalarımızın Katar’da aktif olmaları gurur verici. Katar, 2022 Dünya Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapacak. Yeni yatırımlar yapacaklar, burada Türk müteahhitlerini yeni fırsatlar bekliyor. Bunun tüm sektörlere yansıması umudunu taşıyoruz.”

    Katar ve Türkiye karşılıklı samimiyetini gösterdi

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit ise 5 Haziran 2017 tarihinde başlayan ambargo sonrasında Katar’a ilk dostluk elinin İzmir’den uzatıldığını, 6 Haziran’dan itibaren İzmir’den kalkan hava kargo uçakları ile Katar’a gıda sevkiyatı yapıldığını, Katarlılarda bu nedenle Türkiye’ye yönelik sevginin tavan yapmış durumda olduğunu kaydetti.

    Abluka kararı sonrası bir aylık dönemde İzmir’den Katar’a 60 hava kargo uçağı ve bir gemi dolusu gıda malzemesinin gönderildiği bilgisini veren Girit, “Katar’a İzmir’den yumurta, tavuk eti, balık, süt ürünleri, işlenmiş gıda ürünleri gönderdik. Katar’a uzattığımız dostluk eli karşılıksız kalmadı. 2016 yılında 421 milyon dolar olan ihracatımız, 2017 yılı sonunda yüzde 50 artışla 630 milyon dolara çıktı. 2018 yılı sonunda ise; Katar’a ihracatımızın 1 milyar dolara çıkmasını bekliyoruz. Daha da önemlisi 2018 yılında Türkiye, ekonomik dar boğaza girmişken en büyük yabancı yatırım Katar’dan geldi. Katar, Türkiye’ye 15 milyar dolar yatırım kararını açıkladı. İki ülke karşılıklı olarak samimiyetini gösterdi. 2022 Dünya Futbol Şampiyonası sürecinde tercihlerinin Türk ürünleri olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    Katar Uluslararası Ürün Fuarında Türkiye’yi en üst düzeyde Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur temsil etti. Katar Başbakanı ve İçişleri Bakanı Abdullah bin Nasser bin Khalifa Al Thani ve Katar Çevre Bakanı Ahmed Amer Al Humaidi ile birlikte fuarı ve Türk stantlarını ziyaret eden Batur, Türkiye-Katar İş Forumuna da katıldı. Türkiye’nin Doha Büyükelçisi Fikret Özer ve Doha Ticaret Müşaviri Burak Güreşci’de Ticaret Bakan Yardımcısı Batur’a eşlik etti.

    Türkiye-Katar İş Forumu’nda konuşan Batur, iki ülkenin ekonomik ilişkisinin yanı sıra dostluğunun çok önemli olduğunu ve 2018 yılında yakalanan ivmeyi sürdürülebilir hale getirmeyi amaçladıklarını, kazan-kazan ilkesiyle hareket edildiğini ifade etti. Fuara; Azerbaycan, Cezayir, Fas, İran, Katar, Kuveyt, Pakistan, Tacikistan, Tunus, Türkiye, Umman ve Ürdün’den toplam 365 firma katılırken, ziyaretçi sayısı 10 bini aştı. 54 metrekarelik Türkiye standında fuar süresince; kuru meyve, zeytin, zeytinyağı, soslar ve turşu tadımı yaptırıldı, sektörel broşürler ziyaretçilere dağıtıldı. Ayrıca, Türkiye’den getirilen ebru sanatçısı Garip Ay ve kum sanatçısı Veysel Çelikdemir performans sergiledi.

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Melih İşliel, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Emin Demirci, Hasan Yılmaz ve Sıdık Demircan da Katar Uluslararası Ürün Fuarını ziyaret eden isimler arasında yer aldı.