Etiket: İhracatının

  • Bakan Elvan: “Narenciye ihracatının yüzde 35’i Mersin’den yapılmaktadır”

    Kalkınma Bakanı Lüfti Elvan, narenciye üretiminin yüzde 25’inin Mersin’de yapıldığını ifade ederek, “Ülkemiz dünyada İspanya’dan sonra en fazla narenciye ihracatı yapan ülke konumunda olup yüzde 11’lik paya sahip. Ülkemizde toplam narenciye ihracatının yüzde 35’i Mersin’den yapılmaktadır” dedi.

    Bakan Elvan, Kalkınma Bakanlığı himayelerinde, Mersin Valiliği koordinasyonunda, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı ve Çukurova Kalkınma Ajansı işbirliğinde, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ile Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin katkılarıyla düzenlenen Mersin-Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ticari İşbirliği Programının açılış toplantısı yapıldı. Toplantıya, Bakan Elvan’ın yanı sıra, Mersin Valisi Özdemir Çakacak, AK Parti Mersin milletvekilleri Ali Cumhur Taşkın, Hacı Özkan, CHP Mersin milletvekilleri Hüseyin Çamak, Serdar Kuyucuoğlu, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, AK Parti Mersin İl Başkanı Cesim Ercik ile Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden gelen 45 kişilik heyet katıldı. Burada konuşan Bakan Elvan, bu toplantının sadece Mersin değil sadece Türkiye için değil paydaş ülkeler içinde bereketli neticeler doğuracağına inandığını söyledi. Mersin’de üretilen yaş meyve ve sebzenin Mersin’in, Türkiye’nin ve hitap ettiği coğrafyanın bir değeri olduğunu vurgulayan Elvan, “Bu değerin dolaşıma girmesi bizim için ne kadar önemliyse, ihracat ve ithalatçılar için ne kadar önemliyse, bölge ekonomileri için de o kadar önemlidir. Çukurova, Ortadoğu, Anadolu ve Kafkasların, Akdeniz’e açılan önemli bir kapısı. Aslında Çukurova denince ağırlıklı Mersin ve Adana akla geliyor ama Mersin büyük bir limanı olması dolayısıyla açılan ana kapımızdır. Mersin, transit ticaret yollarına yakınlığı ile yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, dünya üzerindeki en eski yerleşim yerlerinden biridir. Mersin’in büyüme ve ülke kalkınmasına sağladığı katma değer de her geçen gün artmaktadır. Büyüyen limanıyla Mersin tek başına 2.7 milyar dolar, hinterlandıyla 20 milyar dolar dış ticaret hacmiyle ülkemizin en önemli ticaret merkezlerinden biridir” şeklinde konuştu .

    Mersin’in fiziki alt yapısını güçlendirmeye yönelik de desteklerinin artarak devam ettiğini dile getiren Elvan, “Yapımı tamamlanan bin 300 yataklı Şehir Hastanemizin de açılışı yapıldı. Mersin Şehir Hastanemiz sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en modern hastanesidir. 30 milyon yolcu kapasitesine sahip olacak ve 7 bin kişiye istihdam imkanı sağlayacak olan Çukurova Havalimanının da ihalesi tamamlandı ve önümüzdeki günlerde inşaatına başlayacağız. Serbest bölgesi, organize sanayi bölgesi ve sanayi siteleriyle Mersin güçlü bir üretim merkezidir. Kentteki 3 üniversite, teknoloji gelişme bölgesi ve araştırma merkezleri, teknoloji ve inovasyona dayalı üretim yapısını daha da güçlendirmekte. Mersin büyük bir ticaret kenti olmasının yanında önemli bir tarım şehri. Özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sanayide ihtiyaç duyulan bitkisel ürünlerin üretildiği, işlendiği ve dünyaya pazarlandığı merkez konumundadır. İlin ekonomik yapısına bakınca tarımın payının yüzde 14 olduğu ve bunun İzmir, Bursa, Gaziantep gibi diğer gelişen illerle karşılaştırınca yüksek bir oran olduğu görülüyor” diye konuştu.

    “Narenciye ihracatının yüzde 35’i Mersin’den yapılıyor”

    Bitkisel ve hayvansal üretim ile gıda ürünleri imalatının Mersin ekonomisi içindeki rekabetçiliğinin en yüksek sektörleri olduğunun altını çizen Elvan, “Topraklarının 4’te 1’i tarım arazisi olan Mersin, ülke geneli meyve üretiminde 1., sebze üretiminde 3., örtü altı tarım alanlarının büyüklüğü ve üretiminde ise 2. sıradadır. ülkemizdeki limon ve muz üretiminin yaklaşık 4’te 3’ünü, çilek üretiminin ise yüzde 40’ını karşılayan Mersin, bu ürünlerde Türkiye’de lider konumunda olup, kayısı ve biber üretiminde ise ülkemizde 2. sıradadır. Ülkemiz dünyada İspanya’dan sona en fazla narenciye ihracatı yapan ülke konumunda olup yüzde 11’Lik paya sahip. Narenciye üretiminin yüzde 25’i Mersin’de gerçekleşiyor. Ülkenin, toplam narenciye ihracatının ise yüzde 35’i yine Mersin’den yapılmaktadır. Mersin sulama imkanları gelişmiş, verimli topraklardan elde ettiği tarımsal ürünleri, katma değeri yüksek tarım ve gıda ürünlerine dönüştürmektedir. Modern işleme ve paketleme tesisleri, yüksek kapasiteli soğuk hava depoları ve yüzyıllardır toprakla uğraşan tecrübeli insan kaynağı ile teknoloji ve tecrübeyi bir araya getirmeyi başarmıştır. Tarım ve gıda sektörlerindeki katma değeri artıracak tarım teknoparkı ve gıda ihtisas organize sanayi bölgesi kurulması çalışmaları da hızlan devam etmekte. Mersin lojistik ve üretim altyapısı, hizmet kalitesi ve sektör çeşitliliği ile yatırımcıların ilgi odağı olmayı sürdürecektir. Tarım sektörü yerli ve yabancı sermayenin hem üretimine hem de ticaretine en fazla ilgi gösterdiği alanlandan biri olmayı sürdürecek” ifadelerini kullandı.

    Elvan, Mersin’in kısaca önemli bir liman, ticaret, lojistik, tarım ve sanayi şehri olduğunu söyledi. Elvan, ayrıca Çukurova Bölgesel Havalimanının tamamlanmasıyla birlikte turizm açısında da Mersin’in bölgede önemli bir duruma geleceğini ifade etti. Konuşmaların ardından Elvan, heyet başkanı Sehaım Saaeed Alghamdı ile RİYAD Ziraat Odası Başkanı Macit Elamis’e hediye verdi. Alghamdı ve Elamis ile Mersinli iş adamları adına MTSO Başkanı Şerafettin Aşut’ta Elvan’a hediye verdi.

    Mersin-Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ticari İşbirliği Programı 21 Şubat’a kadar sürecek.

  • Rusya’ya Yaş Sebze Ve Meyve İhracatının Durması

    Afyonkarahisar Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Ali Çiloğlu, uçak krizinin ardından Rusya’nın yaş sebze ve meyve ihracatını kesmesinin ardından üreticilerin iç piyasaya yönlendiğini kaydederek, “Yaş sebze ve meyve ihracatı devam etmez ise iç piyasada eskiye nazaran daha bolluk ve ucuzluk olur kanaatindeyim” dedi.

    Başkan Çiloğlu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, sektör temsilcileri olarak durumu hassasiyetle takip ettiklerini belirterek, temennilerinin krizin bir an önce aşılması yönünde olduğunu ifade etti. Uçak krizi ile başlayan ve sonrasında tırmanan gerginliğin devam ettiğini anımsatan Başkan Çiloğlu, “Bilindiği üzere ülkemiz ile Rusya arasındaki uçak krizinin ardından gerilim devam ediyor. Bu gerilim sektörümüze de olumsuz yansıyor. İsteğimiz sorunun bir an önce çözülüp eski haline dönmesi. Bilindiği gibi yaş sebze ve meyve sektörü Akdeniz bölgesinde yoğun bir şekilde. Üretimi yapılan meyve ve sebzeler iç piyasada tüketilse de geriye kalan bölümü Rusya’ya ihraç edilip orada tüketilmekte. Krizin ardından Rusya’ya ihracat yapılamadığı için yaş sebze ve meyve iç piyasaya dağıtılmakta, kriz ile birlikte de piyasada sebze ve meyve bolluğu olacağı sinyallerini almaktayız. İnşallah dileriz önümüzdeki günlerde bu gerginlik biter. Yeni eski durumuza döner, sebze ve meyvelerimiz Rusya’ya göndeririz” diye konuştu.

    “ÜRÜNLERİN İÇ PİYASADA DEĞERLENDİRİLDİĞİNDEN KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN”

    Üretilen domates, portakal gibi sebze ve meyvelerin üreticilerin elinde kalacağı ve büyük zararlar olacağı yönündeki bilgilerin yanlış olduğunu da aktaran Başkan Çiloğlu şunları söyledi:

    “Hiçbir şekilde üreticinin elinde Rusya’ya veya başka ülkelerde gitmese de ürün üreticinin elinde kalmaz. Bir şekilde ucuz veya değerinde iç piyasada pazar bulur değerlenir. Bu ürünlerin iç piyasada değerlendirildiğinden kimsenin şüphesi olmasın. Böyle gitmesini hiçbir şekilde temenni etmiyoruz. Bu yönde de ümidimizi kaybetmiyoruz. Üreticinin gözünde iç piyasadan önce ihracat daha önemli. İnşallah ben ilişkilerin düzeleceği kanaatindeyim. Yaş sebze ve meyve ihracatı devam etmez ise iç piyasada eskiye nazaran daha bolluk ve ucuzluk olur kanaatindeyim.”

    “BU DÖNEMDE ALLAH BAŞKA ÜLKELERDEN DAHA GÜZEL DAHA ILIMLI KAPILAR AÇAR”

    Başkan Çiloğlu, son olarak üretimi yapılan ürünlerin kısa zamanda olmasa da yakın bir zamanda Rusya dışında başka ülkeleri gönderilmesi yönünde olumlu gelişmelerin olabileceğini aktararak, “Geçmişte de bu tür sıkıntılar oldu, Rusya’ya geçmişte sebze ve meyve ihracatı yoktu. ‘A’ ülkesi olmaz ise ‘B’ ülkesi olur. Herkesin rızkını Allah veriyor, bu dönemde Allah başka ülkelerden daha güzel daha ılımlı kapılar açar. Ama ben Rusya ile ilişkilerin düzeleceğinden eminim. Kimsenin endişesi olmasın” dedi.