Etiket: İhracatında

  • Satsuma mandalina ihracatında Rusya sevinci

    Satsuma mandalina ihracatı başlarken Rusya ile Türkiye’nin arasındaki buzların erimesi ve iki ülke arasında anlaşma imzalanması satsuma mandalina üreticileri ve ihracatçılarında bayram havası estirdi.

    Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden, sonbahar aylarının vazgeçilmezi, vitamin deposu, grip ve soğuk algınlığına karşı doğal ilaç satsuma mandalinada 2016/17 ihracat sezonu 14 Ekim 2016 tarihinde başlıyor.

    Satsuma ihracatının başlamasına sayılı günler kala Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki tarihi anlaşmanın kısa sürede hayata geçmesi halinde satsuma mandalina ihracatına ivme kazandıracağını belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Rıza Seyyar, “500 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı için Rusya pazarına tekrar kavuştuk. Rusya ile anlaşma sonrasında kayıplarımızı telafi etmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Türkiye’nin satsuma mandalina ihracatından geçtiğimiz yıllarda 180-190 milyon dolar gelir elde ederken, 2015 yılında Rusya ile yaşanan krizin de etkisiyle yüzde 25’lik düşüşle 181 milyon dolardan 136 milyon dolara gerilediğine vurgu yapan Seyyar, Rusya ile anlaşma sonrasında bu sezon 200 milyon doları aşmayı hedeflediklerini dile getirdi.

    “Üretici emeğinin karşılığını alacak”

    Bu yıl Ege Bölgesi satsuma mandalina rekoltesinin geçen yıla göre yüzde 25 daha fazla olduğunu ve kalitesinin çok iyi olduğunu vurgulayan Seyyar, “Rusya ile anlaşma kısa sürede hayata geçer ve bu sezona yetişirse narenciye üreticilerinin üzerindeki kara bulutları dağıtacak. Üreticilerimizin emeklerinin karşılığını alacağı bir sezon olacağına inanıyor ve meyve bahçelerini iyi bakmalarını istiyoruz. Türkiye, 2015/16 sezonunda 136 milyon 865 bin dolarlık satsuma mandalina ihracatı gerçekleştirmişti. Rusya 71 milyon 91 bin dolarla ilk sırada yer alırken, Ukrayna 27 milyon 202 bin dolarla ikinci, Irak ise 13 milyon 171 bin dolarla üçüncü ülke oldu” ifadelerini kullandı.

    Döviz kurlarının seviyesinin ihracatçı açısından rekabet edilebilir konumda olduğuna işaret eden Seyyar sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu sezon hem kaliteli, hem de bol bir rekoltemiz var, en büyük ihracat pazarımızdaki krizi aştık. Başarılı bir sezon için tüm şartlar oluşmuş durumda. Tüm üreticilerimize ve ihracatçılarımıza başarılı bir sezon diliyorum.”

  • Hazır giyim ihracatında işler yolunda

    Türkiye’nin ihracat ve istihdamında lokomotif görevini üstlenen, katma değerli ürün ihraç eden sektörlerinin başında yer alan hazır giyim sektörü dünya genelinde 2017-18 sonbahar-kış sezonunun sergilendiği Premiere Vision Paris Fuarı’nda 15 Temmuz sonrası Türkiye’de işlerin yolunda olduğu ve Türk hazır giyim sektörünün Avrupa’nın en büyük ticari partneri olmaya devam ettiği mesajını verdi.

    13-15 Eylül tarihlerinde düzenlenen dünyanın en prestijli moda fuarlarından biri olan Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği organizasyonunda 14 Türk firması ile katılan hazır giyim sektörü, Avrupalı alıcılarla verimli ikili iş görüşmeleri yapmanın yanında, Avrupalı alıcılarda 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında oluşan kaygıları giderdi. Fransa’nın Türkiye’nin hazır giyim ihracatında dördüncü, Ege Bölgesi’nin ihracatında ise sekizinci büyük pazar olduğuna işaret eden Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler, Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’nı İngiltere, İtalya, Almanya, İspanya, Japonya, Kuzey Kore, ABD ve Çin başta olmak üzere 30 farklı ülkeden profesyonel alıcıların ziyaret ettiğini, Türk hazır giyim sektörünün hedef pazarları olan bu ülkelerde yerleşik firmalara Türkiye’nin potansiyelini anlatabilme olanağı bulduklarını kaydetti.

    588 milyon 835 bin dolar ihracat

    Fransa’nın hazır giyim ithalatının 23 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Kızılgüneşler, “2016 yılının Ocak-Ağustos döneminde Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri ihracatı 588 milyon 835 bin dolar oldu. Fransa’ya hazır giyim ve konfeksiyon ihracatımızı yıllık 1 milyar dolara kolaylıkla çıkarabiliriz. Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı, Türk hazır giyim sektörünün koleksiyonlarını müşterilere sunmanın yanında sektörde dünya genelinde yaşanan gelişmeleri de takip olanağı sunuyor” dedi.

    14 Türk firması

    İplik, kumaş, hazır giyim, deri, aksesuar ve tasarım olarak altı alt bölümden oluşan fuarda Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 14 Türk firması ile hazır giyim bölümünde yer aldı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından milli katılım organizasyonu yapılan fuara şu firmalar katıldı; Akarteks, Akçakaya Group Tekstil A.Ş., Fame Tekstil, Fırattek Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti., Gülsen Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti., IYA Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Ştd., Kaynak Tekstil Pazarlama, Kreateks Tekstil San.Tic. Ltd. Şti., Modalt Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti., Mosi Tekstil, Orimpex Textiles, Seyfeli Dış Ticaret Ltd. Şti., Version Tekstil A.Ş., Zaroteks Tekstil İnş. Ltd. Şti.

  • Kuru kayısı ihracatında Rusya bereketi

    Türkiye, üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru kayısıda, 1 Ağustos 2015–31 Temmuz 2016 tarihleri arasını kapsayan 2015-2016 ihracat sezonunu 76 bin 570 ton karşılığı, 322 milyon 198 bin dolarlık ihracat ile geride bıraktı. Amerika Birleşik Devletleri 59 milyon 369 bin dolarlık kuru kayısı ihracatı ile lider olurken, siyasi kriz yaşadığımız Rusya’ya yapılan kuru kayısı ihracatı ise yüzde 52’lik artışla 8 milyon 686 bin dolardan, 13 milyon 382 bin dolara yükseldi.

    Kuru kayısı ihracatı 2014-2015 sezonunda miktar olarak 50 bin 619 ton, değer bazında ise 297 milyon 379 bin dolar olmuştu. Kuru kayısı ihracatı bir önceki sezona göre miktar bazında yüzde 52, değer bazında yüzde 9 artış gösterdi.

    2014-2015 sezonunda Türkiye’nin kuru kayısı rekoltesinin 8 bin 210 ton ile tarihinin en düşük seviyesinde kaldığını belirten Türkiye Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu ve Kuru Meyve Tanıtım Grubu Başkanı Osman Öz, 2014-2015 sezonunda bir önceki sezondan kalan stoktaki ürünler sayesinde 50 bin 619 ton ihracat gerçekleştirdiklerini, 2015-2016 sezonunda ise 84 bin 500 ton olan rekoltenin yüzde 90’dan fazlasını ihraç etme başarısı gösterdiklerini kaydetti.

    Türkiye’nin 2016-2017 sezonunda kuru kayısı rekoltesinin 103 bin 250 ton öngörüldüğünü anlatan Öz, “2016-2017 sezonunda miktar olarak 90-100 bin ton arası, ihracat tutarı olarak ise 400 milyon dolar rakamına ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

    “Güney Kore ve Hindistan hedef pazar”

    Kuru Meyve Tanıtım Grubu’nun (KMTG) kuru kayısı ihracatında Güney Kore ve Hindistan’ı hedef pazar olarak belirlediğini ifade eden KMTG Başkanı Osman Öz, bu amaçla ilk olarak pazar araştırması yaptırdıklarını, sonraki aşamada ise bu ülkelerin dilinde web siteleri, sosyal medya hesaplarının hayata geçtiğini, bundan sonraki süreçte alışveriş merkezlerinde tadım etkinlikleri gerçekleştireceklerini dile getirdi.

    Kuru kayısı ihracatında ABD lider

    Türkiye, 2015-2016 sezonunda en fazla kuru kayısı ihracatını Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye 2014/15 sezonunda 29 milyon 972 bin dolarlık kuru kayısı ihraç edilmişken bu rakam 2015-2016 sezonunda yüzde 98’lik artışla 59 milyon 369 bin dolara yükseldi.

    Fransa, 31 milyon 644 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, Almanya 27 milyon 729 bin dolarlık ihracatla üçüncü ülke oldu. Almanya’yı 24 milyon 309 bin dolarlık kuru kayısı ihracatı ile İngiltere, 14 milyon 457 bin dolarlık ihracatla Avusturalya, 13 milyon 328 bin dolar ile Rusya, 11 milyon 752 bin dolarlık ihracatla Hollanda, 11 milyon 375 bin dolarlık ihracatla Brezilya, 10 milyon 814 bin dolar ile İspanya ve 8 milyon 54 bin dolarlık ihracatla İtalya takip etti. Türkiye, 2015-2016 sezonunda 102 ülkeye kuru kayısı ihraç etti.

    Kayısının üretim merkezi Malatya, ihracat merkezi İzmir

    Kuru kayısı üretiminde Malatya, merkez konumunda bulunuyor. 2016-2017 sezonunda 103 bin 250 ton olarak öngörülen kuru kayısı rekoltesinin 89 bin tonu Malatya’da üretilecek. Kuru kayısı ihracatında ise İzmir öne çıkıyor. 2015-2016 sezonunda Türkiye’nin gerçekleştirdiği 322 milyon 198 bin dolarlık kuru kayısı ihracatının yüzde 45’lik dilimini oluşturan 144 milyon 474 bin dolarlık kısmı Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçılar tarafından yapıldı.

    Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (GAİB) 97 milyon 641 bin dolarlık kuru kayısı ihracatı kayda alırken, Akdeniz İhracatçı Birlikleri 61 milyon 176 bin dolar ile GAİB’i izledi.

  • İFMİB Başkanı Gören: “Fındık ihracatında bu yıl ürün temini sıkıntısı yaşamayız”

    İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Başkanı Ali Haydar Gören, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın açıkladığı fındık rekolte tahminine saygı duyulması gerektiğini belirterek “Bizim rekolte tahminimiz ise 600 bin ton civarında. Sekiz yıldan bu yana tahminlerimizde yüzde 2-3 civarında yanılma oldu” dedi.

    İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Başkanı Ali Haydar Gören, dün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan fındık rekoltesi tahminine saygı duyulması gerektiğini söyledi. Bakanlığın açıkladığı rakamın bir tahmin olduğunun altını çizen Gören, “İhracatçı birlikleri olarak yaptırdığımız çalışmalara göre bizim rekolte tahminimiz ise 600 bin ton civarında. Sekiz yıldan bu yana tahminlerimizde sadece yüzde 2-3 yanılmalar oldu. Ancak kesin sonuç sezon kapanışında ortaya çıkacak. Geçen yıl stoklarda kalan 130 bin ton fındığı hesaba kattığımızda, bu yıl ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz” dedi.

    İFMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik tarafından açıklanan 468 bin tonluk 2016 yılı için fındık rekoltesi tahminine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Açıklanan rakamlara saygı gösterilmesi gerekiyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de her kurum hatta her şirket kendi tahmin çalışmalarını yapmaktadır. Çünkü ileriyi görmek, hesaplarını ve planlarını yapmak için buna ihtiyaç vardır. Ancak bu rakamlar bir tahmindir. Kesin sonuç ancak iç tüketim ve gerçekleşen ihracatın tamamlanmasından sonra önümüzdeki yılın Ağustos ayında yani sezon kapanışında ortaya çıkacaktır” diye konuştu.

    Don yılında bile rekolte 480 bin ton oldu

    İhracatçı birliklerinin yaptırdığı çalışmalarda ise rekoltenin 600 bin ton civarında olacağının tahmin edildiğini belirten Gören, “Sekiz yıldan bu yana bizim yaptırdığımız tahminlerde sadece yüzde 2-3 yanılmalar olduğu görüldü. Bakanlık ile bizim tahminlerimiz arasında 130 bin ton gibi bir fark görülüyor. Uygulanan metodolojiler bu farka neden olabilir. İşin doğrusu, ancak sezon sonunda belli olacaktır. Fakat yoğun don yaşanılan bir yılda bile rekoltenin 480 bin ton civarında gerçekleştiğini dikkate almamız gerek. Dolayısıyla ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Geçen yıl stoklardan 130 bin ton fındık kaldı. Bu yıl ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin 2014 yılında 2 milyar 237 milyon dolar olan fındık ve mamulleri ihracatını 2015 yılında yüzde 22,5 artırarak 2 milyar 834 milyon dolara çıkardığını hatırlatan Gören, Bu yıl ürün miktarına bağlı olarak iç tüketim ve ihracatta azalmalar olabileceğine dikkat çekti. Gören, şunları söyledi: “Ticaretin kuralı bu. Rekoltenin düşük olması veya üreticinin fiyatların artması için ürününü piyasaya geç sürmesi normaldir. Bunun sakıncası, fındığı hammadde olarak kullanan sanayicinin ürün için Türkiye dışındaki ülkelere yönelmesidir. Rekoltenin yetersiz olduğunu gören sanayiciler, kendilerine yurtdışında alternatif ürün arayışına girmektedir. Örneğin bu yıl için 285 bin ton fındık ihraç etmeyi öngörüyorduk. Fakat üretici ürününü bekletince, ihracat 240 bin ton seviyelerinde kaldı. Sanayiciler 45 bin tonluk bölümü Türkiye yerine başka ülkelerden temin etti”.

  • Doğaltaş ihracatında umut veren artış

    Mayıs döneminde 239 milyon dolarken, 2016 yılının aynı döneminde 260,5 milyon dolara ulaştı. Çin’e yapılan doğaltaş ihracatının yüzde 9 artış göstermesi sektörde son dönemde yaşanan durgunluğun geride kalacağı ümitlerini artırdı.

    Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden doğaltaş sektöründe Xiamen bereketi yaşanıyor. 6-9 Mart tarihleri arasında milli katılım organizasyonu Ege Maden İhracatçıları Birliği’nce gerçekleştirilen Xiamen 2016 Fuarı sonrası doğaltaş sektöründe beklenen hareketlenme gerçekleşti. Türkiye’nin doğaltaş ihracatında lider pazar konumundaki Çin’e yapılan doğaltaş ihracatı 2015 yılının Ocak-Mayıs döneminde 239 milyon dolar iken, 2016 yılının aynı döneminde 260,5 milyon dolara ulaştı. Türk doğaltaş sektörü, 2016 yılının Ocak-Mayıs döneminde Çin pazarı dışında ihracatında önemli yer tutan Suudi Arabistan, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, İtalya, Cezayir, Özbekistan gibi ülkelere gerçekleştirdiği ihracatta önemli artışlar kaydetti. Suudi Arabistan’a yapılan ihracat yüzde 10’luk artışla 48 milyon dolardan 53 milyon dolara, Fransa’ya gerçekleştirilen ihracat yüzde 18’lik yükselişle 20 milyon dolardan, 24 milyon dolara çıktı. Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptığı ihracatı 17 milyon dolardan 21 milyon dolara çıkaran Türk doğaltaş sektörü, İsrail’de ise 16 milyon dolardan 19 milyon dolara yükseldi. İtalya’ya yapılan doğaltaş ihracatı ise yüzde 25’lik artışla 6 milyon dolar oldu. İhracatta en başarılı olunan pazarlardan biri ise yüzde 80’lik ihracat artış oranı tutturulan Cezayir oldu. Cezayir’e doğaltaş ihracatı 2.8 milyon dolardan 5 milyon dolara çıktı. Doğaltaş ihracatında dikkat çeken bir diğer ülke olan Özbekistan’a gerçekleştirilen ihracat ise, söz konusu ülkede faaliyet gösteren Türk mütaahitlik firmaların almış oldukları projeler dolayısıyla geçen senenin aynı dönemine göre 6 milyon dolarlık bir artış gösterdi.

    “Ortak akılla güzel işler yapabiliriz”

    Türkiye’nin 2023 yılı için 15 milyar dolar maden ihracatı hedefi olduğunu belirten Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, “2023 yılı ihracat hedefine ulaşmak için doğaltaş sektörünün katkısı çok büyük olacak. İthal girdisi olmayan, yüzde 100’e yakın yerli girdi kullanan yüzde 100 net döviz girdisi ve yoğun istihdam sağlayan madencilik sektörünün yaptığı ihracatın tamamının katma değeri bu ülkeye kalacak. Ortak akılla güzel işler yapabiliriz” diye konuştu.

    “Bugün Türkiye İtalya olacak, İran ise Türkiye”

    Türk doğaltaş sektörünün 1980 sonrasında İtalya’nın pazarına girdiğinde İtalyanların tasarım ve işlenmiş ürünlere yönelerek pazardaki pozisyonlarını değiştirdiğini anlatan Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, şöyle devam etti:

    “İtalya, Türk doğaltaş sektörü ile rekabet edemeyeceğini görünce tasarım ve uç ürünlere yöneldiler. Bizden fazla ihracat yaptılar. Bugün Türkiye İtalya olacak, İran ise Türkiye. Türk doğaltaş sektörü muhteşem renk seleksiyonu ve kalitesiyle çok daha katma değerli üretim yapabilecek potansiyelde. Bu amaçla Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi ile firmalarımızı bir araya getiriyoruz. UR-GE Projesiyle Türk doğaltaş sektörünün tasarım ve işlenmiş ürüne yoğunlaşmasını sağlayacağız. Bu sayede daha katma değerli üretim ve ihracatın zeminini oluşturup 2023 ihracat hedeflerine ulaşacağız.”