Etiket: İhracatında

  • Almanya, Türkiye’nin ihracatında 3 kıtayı solladı

    Almanya, 3 milyonu aşan Türk vatandaşına ev sahipliği yapmanın yanında Türk ihracatçısının en büyük ihraç pazarı konumunda yer aldı. Türkiye ihracatında Almanya’nın payı yüzde 9.8 olurken, Almanya Türkiye’nin ithalatından yüzde 10.8 pay aldı.

    Almanya ile Türkiye arasındaki tarihi, siyasi, sosyal, kültürel ilişkiler, iki ülke arasındaki dış ticaret rakamlarına da olumlu yansıyor. 2016 yılı sonunda, iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 35 milyar 477 milyon dolara ulaştı. Türk ihracatçısı, 2016 yılında Almanya’ya 14 milyar 4 milyon dolarlık ihracat yaparken, Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri bu ihracata 1 milyar 272 milyon dolarlık katkı sağladı.

    3 kıtayı solladı

    İhracatımızda Almanya’nın payı yüzde 9.8 olurken, Almanya Türkiye’nin ithalatından yüzde 10.8 pay aldı. Egeli ihracatçıların, 2016 yılında Afrika kıtasında 52 ülkeye toplamda 738 milyon 698 bin dolarlık, Amerika kıtasında 41 ülkeye 1 milyar 93 milyon dolarlık, Asya ve Okyanusya’da 29 ülkeye 829 milyon 848 bin dolarlık ihracat yaptığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, Almanya’ya yapılan ihracatın ise bu üç ülke grubu ile kıyaslandığında her birinden fazla olduğunu belirtti.

    Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin Almanya ile olan ticari ilişkilerinin artması için Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası İzmir Ofisi ile 2015 yılında “Almanya Danışma Günleri” ve “Almanya Satınalma Günleri” düzenlemeye başladıkları bilgisini veren Ünlütürk, “Bu etkinlikler kapsamında ihracatçılarımız Almanya pazarı ile ilgili her türlü bilgi ihtiyacını ve sorunlarının çözümüne yönelik desteği ilk elden almakta, sektörleri ile ilgili alıcılarla birebir görüşme imkanı yakalamakta” diye konuştu.

    Almanya 9 sektörde birinci, 5 sektörde ikinci büyük ihraç pazarı

    Türkiye’de ihracatın 26 ana sektörde kayda alındığını dile getiren EİB Koordinatör Başkanı Ünlütürk şöyle devam etti:

    “Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin 2016 yılında Almanya’ya gerçekleştirdiği ihracatta 26 ana sektörden 9 tanesinde Almanya birinci ülke oldu. Almanya, 5 sektörde ikinci büyük ihraç pazarı olurken, 2 sektörde üçüncü sırada yer aldı. Diğer sektörlerde de hep ön sıralarda yer alıyor.”

    Alman kızları Türk gelinlikleri ile dünya evine giriyor

    Ege Bölgesi’nden Almanya’ya ihracatta Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörü; 288 milyon dolarlık ihracatla lider sektör oldu. Ege Bölgesi’nden konfeksiyon, tekstil ve deri sektörlerinin ünlü Alman giyim markaları ile uzun yıllara yayılmış ticari ilişkileri var. Her Alman’ın gardırobunda en az bir Türk kıyafeti ya da ayakkabısı yer alıyor. Bir çok Alman kızı İzmir’de üretilen gelinliklerle dünya evine giriyor.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri 2016 yılında Almanya’ya 155 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç etti. Türk gıda ürünleri Alman marketlerinin raflarını süsledi ve Alman sofralarını donattı. Demir ve Demirdışı Metaller Sektörümüz ise; 153 milyon dolar ihracatla Almanya’yı demir ağlarla ördü. Organik gıda ürünlerinde en önemli pazarımız olan Almanya’ya, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ağırlıklı olmak üzere Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin Ege Bölgesi’nden ihracatı 110 milyon dolara ulaştı. Her Alman sofrasında kahvaltıda, salatasında ya da içtiği biranın yanında Türk zeytinini tercih etti. Egeli otomotiv yan sanayi üreticileri dünyaca ünlü Alman otomotiv endüstrisine 117 milyon dolarlık ihracat yapmayı başardı.

    Ege’nin çipurası ve levreği Almanların iştahını arttırdı

    2016 yılında, Ege Denizi’nin balıkları tüm Avrupa’da olduğu gibi Almanya sofralarını da süsledi. Almanya’ya Ege Bölgesi’nden 60 milyon dolarlık balık ihracatı gerçekleştirilirken, Füme alabalık, ’Ege’nin beyaz etli prensi’ olarak tanımlanan çipura ve ’denizler kralı’ olarak bilinen levrek Almanların iştahını arttırdı.

    Ege Bölgesi’nden yapılan çam balı ihracatının yüzde 65’i Almanya’ya gönderilirken, Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektöründen Almanya’da tercih edilen ürünlerse bakliyat ve baharatlar oldu. Mobilya Kağıt Orman Ürünleri sektöründe de Almanya’ya en fazla ihraç edilen ürünler mobilya yanında kekik, mukavva, defne yaprağı olarak öne çıktı.

    2016 yılında Almanya’ya ihracat gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri üyesi firma sayısı ise bin 465 oldu. Bir başka deyişle Ege Bölgesi’ndeki her 3 ihracatçıdan bir tanesi Almanya’ya ihracat gerçekleştirdi.

  • 2016 ihracatında yüzde 0.3 düşüş

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, Rusya krizi ve terör olaylarına rağmen 2016 yılında 1 milyar 430 milyon dolar ihracat yaptıklarını, bunun 2015 yılına göre sadece yüzde 0.3’lük bir kayıp olduğunu kaydetti. Rusya’nın bazı sebze ve meyvelere uyguladığı kısıtlamanın devam ettiğini söyleyen Satıcı, Rusya’nın kendi yerli üretimini korumaya çalıştığını öne sürdü.

    BAİB 2016 yılı değerlendirme toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, Batı Akdeniz’den gerçekleşen 2016 yılındaki ihracat rakamlarını açıkladı. Satıcı, 2015 yılında 1 milyar 434 milyon dolar olan ihracatta yüzde 0.3’lük bir düşüş yaşandığını, bu rakamın 2016 yılında 1 milyar 430 milyon dolar olarak gerçekleştiğini ifade etti. 2016 yılında yaşanan Rusya krizi, terör ve döviz kurunun yükselişi gibi olaylara dikkat çeken Satıcı, böyle bir ortamda gerçekleşen ihracatın kayıp olarak değil, ülke olarak kazanç olduğuna vurgu yaptı.

    “Sebze ve meyve ihracatı ikinci sıraya düştü”

    Rusya’nın uyguladığı ambargo sonrası yaş sebze ve meyvenin ikinci sıraya düştüğünü belirten Satıcı, “Bölge ihracatımızı ürün grupları bazında değerlendirecek olursak bu sene ilk sırayı yaklaşık 400 milyon dolar ihracat ile madencilik sektörü aldı. Rusya tarafının sebze ve meyvelere uygulamış olduğu kısıtlamalar ve son iki ayda madencilikteki kısıtlamaların kaldırılmış olmasından dolayı yaş sebze ve meyve ikinci sıraya düştü. 378 milyon dolarlık sebze ve meyve ihracatı gerçekleştirdik” dedi.

    “Madende Çin, domateste Almanya zirvede”

    En çok ihracatı yapılan madencilik sektöründe Çin’in birinci sırada olduğunu kaydeden Satıcı, domateste de Almanya’nın zirvede olduğunu söyledi. Madencilik sektörünün son 5 yılda inanılmaz bir yükseliş gerçekleştirdiğini söyleyen Satıcı, “5 yıl önce sadece 52 milyon dolar ihracatımız vardı. 2016 yılında 400 milyon doları aştı. En çok mermer ihracatı gerçekleştiriyoruz. Madende zirvede Çin yer alıyor. Çin’den sonra en çok ihracat gerçekleştirilen ülkeler ise Almanya, İran, Ukrayna ve ABD. İlk on içerisinde Rusya yok. Yaş sebze ve meyvede ise domates birinci sırada yer alıyor. Domatesten sonra en çok biber, kiraz, nar ve üzüm ihracatı gerçekleştirdik. Rusya etkisinden dolayı şuanda ana pazarımız Almanya. Almanya’yı Beyaz Rusya, Romanya, Ukrayna ve Bulgaristan takip ediyor” dedi.

    Rusya, İran ve Çin’e milli para ile ihracat

    Akdeniz bölgesinden yarım asırdır ihracatın yapıldığına dikkat çeken Başkan Satıcı, parayla satın alınmayacak tecrübeler edindiklerini söyledi. “Dünyanın bizden neler istediğini çok iyi biliyoruz” diyen Satıcı, 2017 ihracat gündemlerinde milli para ile ihracatı gerçekleştirmek olduğunu kaydetti. Satıcı şunları söyledi:

    “Milli paramızda, yerel paralar da ticaret gündemimizde. Bu çerçevede Rusya İran ve Çin’le görüşmelerimiz devam ediyor. Burada ülkeler arasındaki döviz baskını ortadan kaldırmak hedefleniyor. Bu ülkelerin kendi aralarında yapacağı ticaretin artması ve kolaylaşmasını sağlamak anlamında bu tarz bir yapı içerisindeyiz. Geçen yıl Rusya ve Türkiye arasında yüzde 8 civarında ticareti TL ve ruble olarak gerçekleşti. İki ülkenin ekonomi bakanlıkları, merkez bankaları yoğun bir mesai gerçekleştiriyor. Bu çalışmalar neticesinde İran ve Çin’le de bu çalışmalar yapılmasının önü açılacak”

    “Rusya kendi yerli üretimini korumak istiyor”

    Domates, salatalık, nar ve biber ambargosunun halen sürdüğünü aktaran Satıcı, bu dört ana ürünün Türkiye için önemine işaret etti. Rusya’nın kısıtlamayı kaldırmasına yönelik kademeli bir geçiş yapacağını söyleyen Satıcı, bunun ana sebep olmadığını, Rusya’nın kendi yerli üretimini korumaya çalıştığını söyledi. Satıcı, “Rusya tarafının bu konudaki yorumu kademeli bir geçiş olacağı yönünde. Teknik beklentileri oldukları söylüyorlar. Biz bu gerekçeleri doğru bulmuyoruz. Çünkü biz bu ürünleri başka ülkelere de ihraç ediyoruz. Rusya’nın bu yaklaşımını tarife dışı engel olarak görüyoruz. Onlar kendi yerli üretimini korumak istiyorlar. Zaten kendileri de bunu söylüyor açıkça” diye konuştu.

    “Türkiye’den daha iyi koşullar sağlayan başka ülke yok”

    İlaç kalıntısı sorununu son 3 yıldır en aza indirdiklerini de aktaran BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, “Zaten uygun olmayan ürünleri geri iade ediyorlar. Rus halkının sağlıklı ve taze meyve gıda tüketimi konusunda Türkiye’den daha iyi koşullar sağlayan bir ülke yok. Bizim acımızdan da hacimsel ve kar anlamında en uygun ülke Rusya. İlaç kalıntısı problemi bu işin doğasında var. Burada önemi olan insan salığı için tehdit oluşturup oluşturmadığı. Biz diyoruz ki Türkiye’nin ilaç kalıntısı problemi Avrupa standartlarındadır. Bunu sıfıra indirgemek çok zor” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye yaş meyve sebze sektörü ihracatında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı

    Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Yaş Meyve Sebze Sektör Kurulu ve Narenciye Tanıtım Grubu ile birlikte Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin makamında ziyaret etti.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Gürdoğan, Bakan Nihat Zeybekçi’ye yaş meyve sebze sektöründe yaşanan sorunlar aktarılarak çözüm önerileri hakkında bilgi verildiğini, söyledi. Gürdoğan “Toplantıda ülkemizin en önemli ihracat kalemleri arasında yer alan yaş meyve sebze sektörünün potansiyeli ölçeğinde artış sağlaması için sorunların çözümü noktasında alınması gereken önlemler ve destekler görüşülmüştür. Sektörde yaşanan sorunların aktarıldığı toplantıda, 2017 yılında sektörün 2023 hedeflerine uygun ihracat artışı sağlayabilmesi konusunda destek sözü alınması sektör temsilcilerini oldukça mutlu etmiştir. Önümüzdeki haftalarda Rusya Federasyonu’na yönelik tüm ürünlerdeki kısıtlamaları da kaldırılacak olması yönündeki olumlu görüşmeler de sektör ihracatına 2017 yılında büyük katkı sağlayacağı sektör temsilcileri tarafından dile getirilmiştir” bilgisini paylaştı.

    Öte yandan bu yıl sonu itibariyle 3 milyon 549 bin 664 ton yaş sebze ve meyve ihracatı karşılığı 1 milyar 968 milyon 832 bin 748 dolar tutarında net döviz girdisi sağlayan sektör ihracatında bir önceki yıl dönemine göre miktarda yüzde 8 artış görülmesine rağmen, değer tutarda yüzde – 5 düşüş yaşandığı kaydedildi.

  • Türkiye dünya mermer ihracatında üçüncü sırada

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Maden Komitesi Başkanı Ercan Akın, Türkiye’nin dünya mermer ihracatında üçüncü sırada yer aldığını belirterek, “Dünya mermer ihracatı 2014 yılında 53.8 milyon ton. Bu ihracatın 7.2 milyon tonunu ülkemiz gerçekleştirmektedir” dedi.

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı ile BAİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Maden Komitesi Başkanı Ercan Akın, Türkiye’nin maden ihracatı ve ekonomiye sağladığı büyük katkıyla alakalı açıklamalarda bulundu.

    “Madencilik hızla gelişiyor”

    Maden işletmecilerinin, maden ihracatçılarının ve sahada çalışan maden işçilerinin gününü kutlayan BAİB Maden Komitesi Başkanı Ercan Akın, Antalya, Burdur ve Isparta illerinin doğaltaş rezervleri açısından oldukça zengin bir bölge olduğunu kaydetti. Akın, Türkiye’de madenciliğin hızla geliştiğine dikkat çekerek, “Bölgemiz miktar ve çeşit açısından küresel ölçekte bir öneme sahip. Buna bağlı olarak bölgemizde madencilik hızla gelişiyor. Sektörün üretimi, ihracatı ve istihdamı ciddi boyutlara ulaştı. Ülkemizin en fazla doğaltaş ihracatı yapan 10 ili arasında Batı Akdeniz illeri de var. Bölgemizde Türkiye ekonomisine uzun yıllar katkı sağlayacak nitelikli mermer rezervleri bulunmaktadır. Bir diğer önemli husus da Burdur bejinin bir dünya markası olmuş olmasıdır. Bölgemizden mermer ihracatı yapan firma sayısı 295’dir. Bu firmaların istihdamı ise yaklaşık olarak 10 bin kişi civarındadır. Mermer sektörünün sağladığı istihdam, diğer sanayi kollarının sağladığı istihdama göre farklıdır. Sektörün istihdamı diğer sanayi kollarında istihdam edilemeyen vasıfsız işçilerdir. Bu nedenle sektörümüz vasıfsız kitlenin iş kapısıdır. Sektörün gelişimi göz önüne alınırsa üretim, ihracat ve istihdam verilerinin artacağı ortadadır” diye konuştu.

    Türkiye üçüncü sırada

    Dünya mermer ihracatının 2014 yılında 53.8 milyon ton olduğunu açıklayan BAİB Maden Komitesi Başkanı Ercan Akın, “Bu ihracatın 7.2 milyon tonunu ülkemiz gerçekleştirmektedir ve Türkiye dünya mermer ihracatında üçüncü sırada yer almaktadır. Rakamlar sektörün ülkemiz ve bölgemiz açısından ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir. Katma değerin yüzde yüze yakın olduğu mermer sektörünün milli ekonomimize sağladığı katkı da ortadadır. Madenler her ülkenin milli kaynakları olması nedeniyle ülke ekonomileri açısından çok önemlidir. Dolayısıyla madencilik özel önem verilmesi gereken bir sektördür. Ekonomik anlamda geçiş sürecinde olduğumuz bir dönemde madenciliğin daha iyi değerlendirilmesi ve sahip çıkılması dileğimizdir. Buna rağmen sektör kamuoyuna yansıyan birkaç kötü örnek nedeniyle büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Madenciler son yıllarda mağdur edilmektedir. Özellikle izin aşamasında, kira ücretlerinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Hızla gelişen maden sektörünün yeni başarı hikayeleri yazabilmesi için böyle bir günde yaşanan sıkıntılara da çözüm bulunması dileklerimle tüm sektör paydaşlarının gününü kutlarım” dedi.

    En çok doğaltaş ihracatı gerçekleşiyor

    Türkiye’den geçen yıl yaklaşık olarak 4 milyar dolar tutarında maden ihracatı yapıldığını açıklayan BAİB Başkanı Mustafa Satıcı ise, “Geçen yıl bölgemizden gerçekleşen madencilik ürünleri ihracatı ise 350 milyon dolar civarındadır. Maden ürünleri ihracatımızın çoğunluğunu doğaltaş oluşturmaktadır. Bölge ihracatımızın lokomotif sektörlerinden olan madencilik, her geçen yıl ihracat rakamlarını artırmaktadır. Doğaltaş ürünlerimiz dünyanın her yerine ihraç edildiği gibi uluslararası inşaat projelerinde yer almaya başlamış ve tercih edilir hale gelmiştir. İhracatımızın artmasına, ekonomimizin gelişmesine sağladıkları katkıdan dolayı şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

  • ATSO Başkanı Çetin: “Domates ihracatında geçen yıla göre 100 milyon dolar düşüş var”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, doların yükselişinin devam etmesi halinde Türkiye’nin kişi başına düşen milli gelirini ciddi derecede etkileneceğini belirtti. Domates ihracatında geçen yıla göre 100 milyon dolar düşüş yaşandığını kaydeden Çetin, turizm konusunda ise 2017 yılından umutlu olmadıklarını ifade etti.

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının (ATSO) Ekim Ayı Meclis Toplantısı, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın katılımıyla gerçekleşti. Hizmet binasında gerçekleştirilen meclis toplantısında konuşan ATSO Başkanı Davut Çetin, dövizin, özellikle doların yükselişinin durmaması halinde, Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin önemli ölçüde olumsuz etkileneceğini söyledi.

    “Türkiye’yi fakirleştiriyor”

    Son haftalarda dünyada en çok değer kaybeden paralar arasında Türkiye’nin başta olduğuna dikkat çeken Davut Çetin, “Dövizde bu kadar sert yükseliş ekonomide durgunluğu ve tahsilat sorununu artırmakta, ayrıca ihracat da çok artmadığı için Türkiye’yi fakirleştirmektedir. Bu gidişat böyle devam ederse 2017 sonunda kişi başı milli gelirimiz 8 bin 700 dolar olur” dedi.

    “Koordinasyon sıkıntısı var”

    Türkiye’nin ekonomi yönetiminde koordinasyon sıkıntısı olduğunu ileri süren ATSO Başkanı Çetin, şunları kaydetti:

    “Maalesef böyle bir dönemde ekonomi yönetiminde koordinasyon sorunu olduğunu görüyoruz. Ekonomiyle ilgili 6-7 Bakanımız ve ayrıca danışmanlar ayrı ayrı demeçler veriyorlar. Sayın Başbakan Koordinasyon Kurulunu topladı ve Merkez Bankası tedbirler alacağına ilişkin açıklama yaptı. Fakat ardından Ekonomi Bakanımız, müdahaleye gerek olmadığını söyledi. Sayın Mehmet Şimşek tweet atarak herkesi uyarmaya başladı. Koordinasyon kurulunun tekrar toplanacağı açıklandı, bugün sabah son anda iptal edildi. Son açıklamalar güvensizliği iyice artırdı. Bir ülkenin Merkez Bankasına güven duyulmazsa parasına da güven olmaz. Güven kavramı, hem ekonomi için hem de günlük hayatımız için son derece önemlidir. Tüketici güven endeksi ve reel sektörün beklentilerini yansıtan ekonomik güven endeksi 15 Temmuz sonrası biraz toparlanmıştı, ancak Kasım ayında tekrar düşüşe geçti.”

    “Domates ihracatında kayıp 100 milyon dolar”

    Domates ihracatında geçen yıla göre 100 milyon dolar düşüş yaşandığını kaydeden Çetin, turizm konusunda ise 2017 yılından umutlu olmadıklarını ifade etti. Çetin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Domates ihracatında geçen yıla göre 110 milyon dolar düşüş yaşadık. Bu yıl 10 ayda Antalya tarımında enflasyon oranı eksi yüzde 10’dur. Ürünün bol olduğu Nisan ve Mayıs ayında ortalama fiyat düşüşü yüzde 40 oldu. Böylece tarım sektörümüzde gelir kaybımız 1.5 milyar liraya ulaştı. Aylardır söylüyoruz, bu kadar fiyat düşüşü karşısında üreticinin durumuna bakılmalıydı. Fakat maalesef Türkiye’nin gündemine bu konular bir türlü girmiyor.

    Turizme sektöründe önümüzdeki yıl Rusya pazarında bir yükseliş bekliyoruz, ama Avrupa pazarı ümit vermemektedir. Böyle giderse gelecek yıl aynı sıkıntı devam eder. Alman basını Yunanistan rezervasyonlarının hızla yükseldiğini, fakat Antalya rezervasyonlarının yüzde 20’ye varan oranlarda düştüğünü yazmaktadır. Gerçi her yıl başında böyle başlarız, sonra toparlanma olur, fakat geçen yıl zaten Almanya pazarında yüzde 30 kayıp yaşamıştık. Halen rezervasyon düşüşü olması kaygılarımızı artırmaktadır. Kısacası 2015 rakamlarına geri dönmek şu anda mümkün görünmüyor. Hükümetin imaj konusunda mutlaka özel çalışma yapması gereklidir. Gelecek yıl için uçak veya acenta desteklerinin gecikmeden açıklanması gerekiyor. Bizim de tanıtım ve imaj çalışmaları başta olmak üzere Antalya olarak yapacaklarımız bulunuyor. Bu konuda Valimiz, Büyükşehir Başkanımız, BAKA ile bir çalışma içerisindeyiz.”

    “En çok etkilenen sektör: tarım ve turizm”

    Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise, Türkiye’nin teknolojik gelişimini iyi kullanamadığını öne sürerek, “Evet çok inşaat yapıldı. Büyüme hızlarına ulaşıldı ama yapısal olarak Türkiye ekonomisi üreterek ürettiğinden para kazanan, ithalata bağımlı olmadan ihracat yapan bir ekonomiye maalesef bu avantajlı döneminde bunu avantaja dönüştüremeden bu yolu kat etmek zorunda kaldı” dedi.

    Antalya ekonomisine de değinen Uysal, “İki ana sektörün turizmde çok ciddi kayıplarla kapatmış bulunmaktayız. Her iki sektörde de yapısal sorunlar zaten vardı.400 tane Antik kentlerimiz, müthiş hikayelerimiz olmasına rağmen bunları değerlendiremedik” diye konuştu.