Etiket: İhracatın

  • ATO ihracatın yol haritasını çizecek

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Cari açığımızı ihracatla kapatabiliriz. Yıllık 250 milyar dolar açığımız var. Bunun bir kısmının ihracatla kapanması lazım” dedi.

    Ankara Ticaret Odası (ATO), Başkent’in ihracatını geliştirmeye yönelik yol haritası çizmek amacıyla düzenlediği ’Ankara İhracatını Geliştirme Toplantısı’nda, önde gelen sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini, teknokent yöneticilerini ve bürokratları bir araya getirdi. ATO Dış Ticaret ve Uluslararası İşbirliği Özel İhtisas Komisyonunun organizasyonuyla düzenlenen toplantının açılışında konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, cari açık sorununa vurgu yaparak, “Cari açığımızı ihracatla kapatabiliriz. Yıllık 250 milyar dolar açığımız var. Bunun bir kısmının ihracatla kapanması lazım” şeklinde konuştu.

    Baran, 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefleyen Türkiye’nin, dünya ihracatından daha büyük pay alması gerektiğine işaret etti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte katıldığı Afrika gezisindeki izlenimlerini de paylaşan Baran, Afrika ülkelerindeki pastanın önemli bir kısmının dünya ticaretinde söz sahibi olan ülkeler tarafından kapıldığını, pastanın geri kalan kısmı için çok mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

    “Bizim kurtuluşumuz ihracatta”

    ATO Başkan Yardımcısı Mustafa Deryal ise Türkiye’nin kalkınmasında ithalat ve inşaatın iki önemli oyuncu olduğunu belirterek, sanayiye ve üretime dayalı yatırımların azalmasının büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. Devletin Ar-Ge’ye, yatırıma ve istihdama yönelik teşvikleri olduğunu hatırlatan Deryal, “Bizim kurtuluşumuz ihracatta. Turizm gelirlerimizde ciddi anlamda düşüşler var. Bunların telafisi ihracatla mümkün olacaktır” dedi.

    Deryal, Ankara’nın ihracatının artması için ATO olarak her türlü katkıyı sağlamaya hazır olduklarını söyledi.

    ATO Dış Ticaret ve Uluslararası İşbirliği Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Ali Rıza Koç da toplantının amacının ihracat paydaşlarının görüşlerini almak ve bir yol haritası çizmek olduğunu belirtti. Toplantıda ATO’nun dış ticaret alanında yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgi veren Koç, katılımcıları ATO’nun 22 Mart’ta düzenleyeceği 4. Ataşeler Yemeği’ne davet etti.

    “Ülkelerin rekabetini şehirlerin hareketi belirliyor”

    Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir de çok sayıda teknopark ve üniversitenin bulunduğu Ankara’nın ciddi bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Ankara’nın ana ihracat kapılarından birisi olmadığına dikkati çeken Özdebir, “Üretilen mallar başka iller üzerinden satıldığı için Ankara’nın ihracat rakamlarına yansımıyor. Ülkelerin rekabetini şehirlerin hareketi belirliyor. Bireysel değil toplu hareket etmek, güçleri birleştirmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

    Ankara İhracatını Geliştirme Toplantısı’na Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Köksal Liman, Ekonomi Bakanlığı, Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, TOBB, TEPAV, KOSGEB, OSTİM, Başkent OSB, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri, KAZANSİAD, Ankara Lojistik Üssü, MÜSİAD Ankara Şubesi, Genç MÜSİAD, TÜGİAD Ankara Şubesi, TÜMSİAD Ankara Şubesi, ORSİAD ve ODTÜ Teknokent, OSTİM Teknopark, Bilkent Cyberpark ve Gazi Teknokent temsilcileri katıldı.

    Ortak hareket etme konusunda tüm katılımcıların fikir birliği içinde oldukları toplantıda, kurum ve kuruluşların temsilcileri dış ticarette yaşanan sorunları ve Ankara’da ihracatın arttırılması konusundaki görüşlerini ve çözüm önerilerini dile getirdi.

  • İhracatın lideri, ekimde yüzde 8,2 artışla 2,2 milyar dolara imza attı

    Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisi, ekim ayında 2008 yılından bu yana aylık bazdaki en yüksek ihracat rakamına ulaştı.

    Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, sektör ihracatı ekim ayında geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 8,2 artışla 2 milyar 190 milyon oldu. Sektörün en büyük üç pazarı olan Almanya’ya ihracat yüzde 35, İtalya’ya yüzde 49 ve Fransa’ya yüzde 13 artarken, alternatif pazarlardan İran’a yüzde 87’lik artış kaydedildi.

    OİB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, başarılı performansta binek otomobiller ihracatının yüzde 40 artışının etkili olduğunu vurgulayarak, “Sektörün yıl sonu hedefi olan 23 milyar dolara bir adım daha yaklaştık” diye konuştu.

    Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisi, ekim ayında 2008 yılından bu yana aylık bazdaki en yüksek ihracat rakamına ulaştı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, sektör ihracatı ekim ayında geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 8,2 artarak 2 milyar 190 milyon oldu. Sektörün Türkiye ihracatından aldığı pay son aylardaki en yüksek oranlardan biri olan yüzde 18,7’ye ulaştı. Otomotivin ocak-ekim dönemi ihracatı da yüzde 10,8 artışla 19 milyar 269 milyon dolara yükseldi.

    OİB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, sektör olarak yıl sonu hedefi olan 23 milyar dolara bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Ekim ayında değer bazında en fazla ihracat kaydeden sektörün Türkiye liderliğini sürdürdüğüne dikkat çeken Orhan Sabuncu, “Ekim ayındaki başarılı performansımızda binek otomobiller ihracatının yüzde 40 artması temel belirleyici oldu. En fazla ihracat yaptığımız ilk üç ülke olan Almanya, İtalya ve Fransa’ya çift haneli artışlar kaydettik. Alternatif pazarlarımızdan İran’a yönelik ihracat da yüzde 87 arttı” dedi.

    Mal grubunda binek otomobiller ihracatı yüzde 40 arttı

    OİB ekim ayı verilerine göre mal gruplarında, binek otomobiller yüzde 40 artarak 828 milyon dolar, yan sanayi yüzde 5 azalarak 775 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar yüzde 12 azalarak 422 milyon dolar ve otobüs-minibüs-midibüs de yüzde 26 artarak 145 milyon dolar ihracata imza attı.

    Otomotiv yan sanayinde en büyük pazar olan Almanya’ya ihracat yüzde 2 artarken, Fransa’ya yüzde 12, İtalya’ya yüzde 11, Birleşik Krallık’a yüzde 14 düşüş yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülkeler olan İtalya’ya yüzde 122, Almanya’ya yüzde 191, Fransa’ya yüzde 31 ve İspanya’ya yüzde 36 artış kaydedildi.

    Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda en büyük pazarlar olan Birleşik Krallık’a ihracatta yüzde 38, Slovenya’ya yüzde 20 ve Belçika’ya yüzde 49 düşüş görülürken, İtalya’ya yüzde 22, Amerika Birleşik Devletleri’ne yüzde 100 artış oldu. Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda ise Almanya’ya yüzde 35 ihracat artışı görülürken, bu mal grubunda Slovenya, Suudi Arabistan ve Bulgaristan’a çok yüksek oranlarda ihracat artışı yaşandı.

    En büyük pazar Almanya’ya ihracat yüzde 35 arttı

    Otomotivin ekim ayı yükselişi, ülkeler bazında da kendini gösterdi. Otomotiv ihracatının yüzde 35 artışla 411 milyon dolar olarak gerçekleştiği Almanya, sektörün en büyük pazarı olarak ilk sıradaki yerini korudu. Almanya’ya olan artışta binek otomobiller ihracatının yüzde 191, otobüs-midibüs-minibüs ihracatının yüzde 35 artması etkili oldu. En büyük ikinci pazar İtalya’ya ihracat yüzde 49 artışla 278 milyon dolar, üçüncü büyük pazar olan Fransa’ya yüzde 13 artışla 225 milyon dolar oldu. Yine İtalya’ya yönelik artışta binek otomobiller ihracatının yüzde 122, Fransa’ya olan artışta da binek otomobiller ihracatının yüzde 31 artması etkili oldu.

    Yine önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 17, Amerika Birleşik Devletleri’ne yüzde 21, Polonya’ya yüzde 26, İran’a yüzde 87 ihracat artışı yaşanırken, Birleşik Krallık’a yüzde 22, Belçika’ya yüzde 18 ve Fas’a yüzde 37 düşüş görüldü. Birleşik Krallık’a ihracat düşüşünde eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatının yüzde 38, yan sanayi ihracatının yüzde 14 düşmesi etkili oldu.

    Ülke grubunda AB’ye ihracat yüzde 12 arttı

    Türkiye otomotiv endüstrisinin ülke grubu bazında en büyük pazarı olan AB’ye ihracat yüzde 12 artışla 1 milyar 743 milyon dolar oldu. AB ülkeleri ihracattan yüzde 79 pay aldı. Ekim ayında alternatif pazarlar arasındaki Amerika Ülkeleri’ne ihracat yüzde 28 artarken, Afrika ülkelerine yüzde 14 düşüş göze çarptı.

  • İhracatın yarısı Trabzon’dan

    2015-2016 ihracat sezonunda gerçekleştirilen fındık ihracatının yarıya yakını Trabzon’dan yapıldı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin rakamlarına göre 1 Eylül-31 Ağustos tarihleri arasındaki ihracat sezonunda ülkemizden 249 bin 681 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirildi. Bunun karşılığında ise 2 milyar 280 milyon dolar döviz girdisi sağlandı.

    Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Güngör Köleoğlu, söz konusu sezondaki ihracatın 124 bin 686 tonluk kısmının Trabzon’da faaliyet gösteren firmalar tarafından yapılarak, karşılığında 1 milyar 125 milyon dolar döviz sağlandığını ve bunun da yaklaşık yüzde 49’lık bir orana tekabül ettiğini kaydetti.

    Şükrü Güngör Köleoğlu, Trabzon’un tarihten gelen bir ticaret merkezi olduğunu belirterek, “Borsamıza da üye olan firmalarımız ticareti kurallarına göre yaparak, istikrarlı bir çizgide üretim ve ihracat gerçekleştirmektedirler. Bu da Trabzon’un fındık ihracatındaki payını her geçen gün arttırmaktadır. İhracattaki payımızın artışında Trabzon’da dünyanın en gelişmiş Fındık İşleme Entegre Tesislerinin bulunması da önemli bir faktördür. Bundan hareketle ihracatta öncü olan Trabzon’da üretimi de arttırmak en büyük hedefimizdir” dedi.

    Trabzon’un ihracatının çok yüksek olmasına rağmen, Türkiye fındık üretiminde yüzde 8-9 oranında düşük bir paya sahip olduğuna dikkat çeken TTB Başkanı Köleoğlu, son yıllarda Fındıkta Verim ve Kaliteyi Arttırma başta olmak üzere çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerine de dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Dünyada söz sahibi olduğumuz ve tek kuruş ithal girdisi olmadan zaman zaman 3 milyar dolara yakın döviz girdisi de sağladığımız böylesini bir ürünü biz üretimden tüketim aşamasına kadar bir bütün kabul ederek faaliyet gösteriyoruz. Her işin başının üretim olduğunu biliyoruz. Bunun içinde dekarda en az 150-200 kilo olması gereken ama, 80-90 kilolarda seyreden üretimi arttırmak için projeler uyguluyoruz. Uyguladığımız projelerle de öncülük edip, sektörün tüm kesimlerine örnek teşkil ediyoruz. 700 bin hektarda son yılların ortalamasına göre 600 bin ton civarında fındık üretebildiğimiz topraklarımızda, bunun 1 milyon tonu aşması için artık herkes çaba göstermeye başlamıştır.”

    Köleoğlu, ihracatçıların dünyanın dört bir yanına dolaşarak bugün bizden fındık alan ülke sayısını 120’ye yükselttiklerini hatırlatarak, istikrarlı üretim, fiyat ve pazar politikaları izlenmesi halinde 2023 hedefinde fındıktan 4-5 milyar dolar döviz girdisi sağlanmasının hayal olmadığını da sözlerine ekledi.

  • Utso’da İhracatın Finansmanı Toplantısı

    Uşak Ticaret ve Sanayi Odası(UTSO) üyelerine yönelik ‘İhracatın Finansmanı ve Türk Eximbank’ konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

    Dış ticaret yapan firmaların katıldığı toplantıda, Türk Eximbank Ege Bölge Müdür Yardımcısı Mahfuz Doğu tarafından ihracat kredileri ve koşulları konusunda bilgi verdi. Eximbank kredilerinin koşullarından bahseden Doğu, bankanın Türkiye ihracatındaki artan payını ve rakamlarını katılımcılarla paylaştı.

    Toplantı ile ilgili açıklama yapan Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kuvvet, “Farklı birçok alanda uzmanlarımızı odamızda ağırlayarak, üyelerimiz ile bir araya getiriyoruz. Üyelerimiz en yetkili ağızlardan bizzat istedikleri bilgiye ulaşabiliyorlar.” dedi.

    İhracat konusunda artan ivme gösteren ilimizin, en büyük eksiğinin marka ürün ve katma değeri yüksek ürün üretmekte olduğunu vurgulayan Kuvvet, Türk Eximbank’ın ihracatçıya birçok avantaj sağladığını belirtti. Kuvvet, ihracatın geliştirilmesi, ihraç ürünlerin çeşitlenmesi ve ihracatçı firmaların rekabet gücünün arttırılması açısından bankanın önemli bir görev üstlendiğinin altını çizdi.

  • Utib Ve Uhkib İhracatın Yıldızları Ödüllerini Aldı

    UTİB ve UHKİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi.

    Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’ne ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde konuşan Bakan Işık, Türkiye ekonomisinin istikrarlı bir şekilde büyümesinde sanayicinin büyük payı olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin, bölgesel ve küresel birçok zorluğa rağmen, yüzde 4 gibi bir büyüme gösterdiğini belirten Işık, “Sanayi üretimi, hem ocak hem de şubat aylarında yıllık bazda çok yüksek artışlar gösterdi ve yüzümüzü güldürdü. Sanayide çarklar dönüyorsa Türkiye büyüyor demektir. Bursa’daki sanayiciler 2014 yılında Türkiye’nin tekstil sektörünün cirosunun yüzde 16’sını, hazır giyim cirosunun da yüzde 2,5’ini üretti. 900 bin kayıtlı istihdam üreten bu iki sektör, geçtiğimiz yıl 26 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Yani iki sektör, toplam ihracatımızın yüzde 18’ini gerçekleştirdi” diye konuştu.

    İki sektörün Türkiye’nin en fazla dış ticaret fazlası veren sektörleri arasında olduğuna da dikkat çeken Işık, “Türkiye, bu iki sektörde de dünyadaki en büyük 7’nci ihracatçı durumundadır. Makine halısında birinci, çorapta ikinci, kot kumaşta üçüncü ve havluda dördüncü büyük ihracatçıyız. Özellikle geçtiğimiz yıl, Rusya ve Irak gibi iki önemli pazarda yaşanan sıkıntılara rağmen, bu büyük başarılara imza atan tüm sanayicilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Tekstil sektöründe, özellikle lif, pamuk ve iplik gibi ara malı ürünlerin ithalatını yapıyoruz” diye konuştu.

    Nanoteknolojiyle üretilmiş ürünlere, fonksiyonel tasarımlara, çevre dostu ürün ve üretim süreçlerine, teknik tekstil uygulamalarına ve kompozit ürünlere yoğunlaşmakta fayda olduğunu belirten Işık, “Bu çalışmaları yapabilmek için, özellikle test ve laboratuvar hizmetlerini geliştirmek gerekiyor. Bursa’da kurulu olan TÜBİTAK Bursa Test ve Analiz Laboratuvarı’nda sanayicilerimize önemli hizmetler veriyoruz. Şu anda tekstil ve hazır giyim sektörlerine yönelik, akredite olmuş 120 laboratuvar ve 19 muayene hizmeti BUTAL bünyesinde yapılıyor. Burada ışık ve nem ile nemlendirme, tekstil kimyası, haslık, klimatik yaşlandırma, lif tanımı, yanma davranışı gibi alanlarda testler yapılıyor ve bu testlerin içeriğini de sürekli geliştiriyoruz. Tekstil sektörünün Ar-Ge faaliyetleri konusunda daha aktif olması gerekiyor. Şu anda Türkiye’deki 245 Ar-Ge merkezi bulunuyor. Ancak bunların 11’i tekstil, 2’si hazır giyim olmak üzere, sadece 13 tanesi tekstil sektöründe faaliyet gösteriyor. 2014’te ülkemizin toplam Ar-Ge harcaması 17,6 milyar lira ilen bu iki sektörün Ar-Ge harcaması sadece 125 milyon dolardır” şeklinde konuştu.

    Sadece üretim aşamasında değil, tanıtım, pazarlama ve satış aşamasında da teknolojiyi iyi kullanmanın büyük önem taşıdığına değinen Işık, “Günümüzde internetten satış, her geçen gün artıyor. Türkiye’de de hem internet kullanıcı sayısı artıyor, hem de 4,5 G’ye geçişte olduğu gibi teknik altyapı sürekli gelişiyor. İnternet vasıtasıyla, sadece yurtiçine değil, yurtdışına da artık perakende satış yapmak mümkün olacak. Bu sebeple kullanıcı dostu ara yüzler oluşturmak önem taşıyor” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Işık, UHKİB ve UTİB üyelerine ödüllerini verdi.