Etiket: “İhracatımızı

  • GAİB Başkan’ı Kileci: “Negatif atmosfere rağmen ihracatımızı arttırdık”

    GAİB Başkan’ı Kileci: “Negatif atmosfere rağmen ihracatımızı arttırdık”

    2020 yılının 11 aylık ihracat performansını değerlendiren GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, “Dünya şartlarındaki negatif atmosfere rağmen gerek ülke gerekse bölge ve Gaziantep olarak ihracatçılarımızla birlikte doğru işler yaptık, ihracatımızı artırdık. Emeği geçen tüm ihracatçılarımızı kutluyorum” dedi.

    Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, video konferans yöntemiyle düzenlenen basın toplantısında Kasım ayı ihracat rakamlarını ve gündemi değerlendirerek, GAİB tarafından sürdürülen çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Başkan Kileci basın mensuplarının sorularını da yanıtlayarak ilerleyen süreçte gerçekleştirilmesi planlanan çalışmaları anlattı. 2020 Ocak ile Kasım ayları arasındaki ihracat rakamlarını değerlendiren Başkan Kileci, “Kasım ayında Güneydoğu Anadolu Bölgesinden toplam 167 ülkeye 849 milyon 945 bin dolarlık ihracat yapılmış, ihracat gerçekleştirilen ülke sayısı bakımından Bölgemiz en yüksek Kasım ayı değerine ulaşmıştır” dedi.

    2020 yılının 11 aylık döneminde Gaziantep’ten 7 milyar 51 milyon 66 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini aktaran Kileci, bu rakamın kayda alınan en yüksek Ocak – Kasım dönemi olduğunu belirterek, “Kasım 2020 verilerine göre Gaziantep en çok ihracat yapan 5. il olarak ülke ihracatındaki konumunu korumaktadır. Bölge ihracatçılarımızı kutluyorum” ifadelerini kullandı.

    “Amanos tüneli bölgeyi Körfez yapacak”

    Yapımı planlanan ve İskenderun Limanı’na ulaşımı kolaylaştırması beklenen Amanos Tüneli’nin tamamlanmasıyla Bölgenin ikinci bir Körfez haline gelebileceğini belirten Kileci, “Kasım ayı içerisinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu’nun teşrifleri ile gerçekleştirdiğimiz TİM Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda, Sayın Bakandan Amanos Tüneli’nin yapımına başlanacağı ve en kısa sürede tamamlanacağı müjdesini aldık. Bölgemiz ihracatının alfabesi Amanos Tüneli ile başlar. Bu konu, bizim olmazsa olmazımız. Amanos Tüneli tamamlandığında, Bölgemiz ikinci bir Körfez bölgesi haline gelecektir. Bu proje sayesinde Gaziantep’in İskenderun Limanı’na mesafesinin 110 Km’ye inmesiyle limana ulaşım hızlanacak. Bu da bize hem zaman kazandıracak hem de maliyeti aşağıya çekecek. İhracatımız için önemli bir yere sahip Körfez bölgesindeki yoğunluk nedeniyle ciddi sorunlar oluşmaya başladı. Artık bu bölge, işleri tek başına kaldıramaz hale geldi. Amanos Tüneli yapılıp bittiği zaman Körfez’e rahatlıkla rakip olabiliriz. Bu sadece Gaziantep için değil tüm Bölge illerimiz açısından çok önemli bir proje” dedi.

    “Güneydoğu Gaziantep liderliğinde önemli işler başarıyor”

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin, Gaziantep’in liderliğinde önemli işler başardığını, ihracat konusunda her geçen gün kendisini geliştirerek Türkiye için gurur kaynağı olduğunu aktaran Kileci, “İçinde bulunduğumuz sürece rağmen Gaziantep başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ihracatçılarımız çok doğru işler yaptı. Önceki aylarda Kovid-19 nedeniyle ihracat rakamlarımızda gerileme yaşanmıştı. Biz de bunun telafi edileceğini söylemiştik. Bugün itibarıyla telafi sağlandı. Artık rakamlarımız olması gerektiği gibi artı değerler vermeye başladı” diye konuştu.

  • “Yasa dışı tütün ticaretine uygulanacak ceza ihracatımızı pozitif etkileyecek”

    “Yasa dışı tütün ticaretine uygulanacak ceza ihracatımızı pozitif etkileyecek”

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Umur, 1 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren ve “makaron veya yaprak sigara kağıdının, içine kıyılmış tütün doldurulmuş olarak satışına” hapis cezası getiren uygulamanın tütün ihracatını olumlu yönde etkileyeceğini söyledi.

    26 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme ile “ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kağıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduranlara ve nakledenlere” 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası getirildi. 1 Temmuz tarihinden itibaren yürürlüğe giren yaptırıma Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Umur’dan olumlu tepki geldi ve kararın ihracat anlamında da pozitif etkisi olacağının altını çizdi.

    “Uluslararası piyasalarda markalaşmış Türk tütününü korumak zorundayız”

    Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre; yılın ilk 5 ayında Bitkisel Ürün İhracatında birinci sırada yer alan tütün ihracatını korumaya faydası olacak bu yasal düzenlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirten Umur, yasa dışı sarmalık tütün satışına 2017 yılında hapis cezası getirildiğini, ancak şimdiye kadar uygulama tarihinin iki kez ertelendiğini hatırlatarak söyle konuştu:

    “Türkiye, bu sorunu önceden teşhis etti ama ceza uygulaması çeşitli nedenlerle ertelendi. Bu yıl ise sarmalık tütünün, makaron içine doldurulmuş olarak veya yaprak sigara kağıdına sarılmış olarak satışına ceza uygulanmaya başlandı. Bu gelişme uluslararası piyasalarda markalaşmış Türk tütün tarımının sürdürülebilirliği için çok önemli bir adım oldu. Yetkililere buradan teşekkür ediyoruz.”

    “Yeniden erteleme olmamalı”

    Başkan Umur, kararı doğru bulduklarını belirtirken, Egeli tütün ihracatçıları olarak gelecek yıla dair beklentisini de ifade etti:

    “Bilindiği üzere Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar da aynı yasa kapsamında 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile yargılanacaktı. Ancak, yasadaki bu uygulama 2021 yılına ertelendi. Ülke ekonomisini, ihracatını, çiftçinin gelirini ve sektörün yasal ticaretini korumak ve güçlendirmek adına izinsiz tütün ticareti yapanlara getirilecek bu yaptırım yasa dışı tütün ticaretini büyük ölçüde sonlandıracaktır. Önümüzdeki sene yasanın bu maddesi de yürürlüğe girdiğinde Türk tütün tarımı ve ihracatını korumak ve geliştirmek adına yapılmış bu düzenlemenin tam anlamıyla başarıya ulaşacağına eminim”

  • Bakan Pakdemirli: “Döviz baskısına karşı tarımsal ihracatımızı artırmalıyız”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, üretici ve tüketiciyi korumak için gerekli tüm tedbirleri aldıklarını belirterek, “Döviz üzerindeki baskıya karşı tarım ürünleri ihracatımızın artırılması için planlamalarımızı yapmamız lazım” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından Aydın’da organize edilen Ege Bölge toplantısına katıldı. Çiftçinin yaşadığı ecrimisil sorununun çözümüne yönelik verdiği katkıdan ötürü Bakan Pakdemirli’ye teşekkür ederek konuşmasına başlayan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ecrimisil meselesinin çözülmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Bakanımız, akşam bunun kaynağının da bulunduğu müjdesini verdi. Uzun süredir takip ettiğimiz bir konuydu. Üreticilerimiz üretim yapmalarına rağmen ÇKS’ye kayıt yaptıramadıkları için prim desteklerinden yararlanamıyorlardı. Mazot gübre desteğinden yararlanamıyorlar ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ürün veremiyorlardı. Ziraat Bankası ve diğer bankalardan kredi kullanamıyorlardı. Bunlar büyük işletmeler değil, küçük çiftçilerimizdi. En son Binali Bey’e durumu iletmiştik. Başbakanımızın da talimatıyla bu sorun çözüldü” dedi.

    “Daha çok üretmekten başka şansımız yok”

    Döviz kurundaki dalgalanma nedeniyle ürün ithal etmenin zorlaştığına işaret eden Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:

    “Dünyanın istediğim noktasından ucuz maliyete istediğim ürünü bulurum deme şansımız kalmadı. Buğdayın ithal maliyeti 88 kuruştan 1 lira 36 kuruşa, mısırın maliyeti 86 kuruştan 1 lira 33 kuruşa, ayçiçeğinin maliyeti 2 liradan 3 lira 8 kuruşa, pamuğun maliyeti 7 liradan 13 lira civarına yükseldi. İthal maliyetinin artması, içerisindeki çiftçimizin hareketlenmesi gibi bir avantaj sağlayabilir. Bu durum girdi maliyetleri karşısında ürünlerini değerinde satma şansı bulacak olan üreticilerimizi rahatlatacak ama asıl mesele artık biz daha çok üretmek zorundayız. Üretime odaklanmak zorundayız. İthalat şansımız kalmadığına göre o zaman çiftçimizi tarlada tutacağız. Çiftçimizi daha fazla destekleyeceğiz. Bakanımız da çiftçimizi desteklemek için kaynak arayışı içerisinde. Çünkü, bu coğrafyadaki komşularımızın başına gelenler bizim başımıza gelse bizi mülteci olarak kabul edebilecek bir ülke yok. Bizi besleyebilecek bir toprak yok, besleyecek bir çiftçi yok. O halde bu ülkede yaşayan insanlar olarak birbirimizin ve bu toprakların kıymetini çok iyi bilmek zorundayız.”

    “Çiftçimizin emeğine göz diktirmeyeceğiz”

    Tarım Bakanlığı olarak üreticiyi güldürmek ve bunun yanında tüketiciyi de enflasyona ezdirmemek gibi iki önemli misyonları olduğuna işaret eden Bakan Pakdermirli ise, “Aşırı bir enflasyon olmaması lazım. İki tarafı da dengeli bir şekilde götürmeye çalışacağız. 114 bin tane birlik ve kooperatif bu ülkeye ağır geliyor. Tarım ve Orman Bakanı olarak bir hesap yaptım; 114 bin tane birlik ve kooperatife eğer randevu verirsem 5 senelik görev süremin 2,5 yılı bu arkadaşları dinlemekle geçiyor. Ziraat odalarının öncülüğünde bir çalışma yapıp, bu yapıyı sağlıklı bir hale getirmeliyiz. Kim bu konuda ehil ise benim bildiğim Kanada, Fransa ve Hollanda gibi örnekler var. Kooperatifler değerli, kooperatifçilikten asla vazgeçemeyiz ama bu yapıyı sağlıklı bir yapıya dönüştürmemiz gerekiyor. Ziraat odalarını bir tarafa koyuyorum ama oda ve birliklerde çiftçi üzerinde tahakküm kurmaya çalışanlar oluyor. Tarım ve Orman Bakanı olarak bunlara asla müsaade etmeyeceğim. Çiftçinin gelirine göz diken, gelip siyaset yapan oda ve birliklerle bundan sonra işimiz olmayacak. Herkesin sandıkta bir görüşü olabilir ama oda, birlik ve kooperatiflerin işi siyaset değil. Sandıkta isteyen istediği oyu kullanır ancak önemli olan köylümüze ve çiftçimize hizmet etmek, onun gelirine göz dikmemektir. Buna da biz müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    “Tarımsal ihracatımızı artırmalıyız”

    Yerel ve ulusal piyasaları yakından takip ettiklerini kaydeden Bakan Pakdemirli, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Uluslararası piyasalarda ve diğer taraflarda birçok emtiayı çok sıkı bir şekilde takibe başladık. Bu maliyetlerin düşürülmesi için ne gerekiyorsa, devletin elindeki tüm enstrümanları ve gümrük indirimi gibi vesaire tüm olanakları çiftçinin lehine olacak şekilde planlıyoruz, programlıyoruz. Tabi ki kurlardaki dalgalanmaları da oturmasını beklememiz gerekiyor. Döviz üzerindeki baskıya karşı tarım ürünleri ihracatımızın artırılması için planlamalarımızı yapmamız lazım.”

    Bakan Pakdemirli, basına kapalı olarak devam eden 6 ilden 87 oda başkanının katıldığı toplantıda bölgedeki tarımsal faaliyetler ve yaşanılan sorunlar hakkında bilgi aldı. Toplantıya Vali Yavuz Selim Köşger, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Rıza Posacı ve Bekir Kuvvet Erim, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen ve bakanlık bürokratları da katıldı.

  • Mescier, “Amacımız ihracatımızı arttırmaktır”

    Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Mehmet Mescier, Türkiye İhracat Meclisi tarafından hazırlanan ilk bin ihracatçı firmaların arasında Karabük’ten firmalarında bulunmasından dolayı mutlu olduğunu söyledi.

    Mescier, Karabük iş dünyasının rekabetçi yapısını güçlendirecek sağlam projeler üretmek ve bu projelere azami ölçüde katkıda bulunmak ve uluslararası işbirliklerimizi geliştirmek mecburiyetinde olduklarını belirtti.

    Türkiye ekonomisinin güçlü şekilde devam edebilmesi ve istikrarlı şekilde büyüyebilmesi için ihracatın önemli olduğunu ifade eden Mescier, “İhracatçımızın ülkesi adına bir şeyler yapmanın gayreti içinde olması ve mevcut pazarlarda paylarını koruması ve yeni pazarlar bulmak için mücadelelerini sürdürmesi sonucunda en büyük bin ihracatçı listesinde firma sayısının artması çok önemli bir gelişmedir. Bizler ihracatımızı daha üst seviyelere çıkarmak istiyorsak, rekabet gücü yüksek, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına ağırlık veren, katma değer artışı sağlayan yüksek ürünler elde eden firmalarımızın sayısını çoğaltmak en büyük hedefimizdir” diye konuştu.

    “Amacımız ihracatımızı yukarılara çıkarmaktır”

    Karabük TSO olarak en önemli görev ve sorumluluklarının, Karabük iş dünyasının rekabetçi yapısını güçlendirecek sağlam projeler üretmek olduğunu kaydeden Mescier, “Bu projelere azami ölçüde katkıda bulunmak ve uluslararası işbirliklerimizi geliştirmek mecburiyetindeyiz. Bununla beraber amacımız, yeni iş kollarının faaliyete geçmesiyle birlikte 326 milyon dolar seviyelerinde gezinen ihracatımızı daha da arttırmaktır” ifadelerini kullandı.

  • İDMİB Başkan Yardımcısı Hüseyin Çetin: “Rusya’ya ayakkabı ihracatımızı 5’e katladık”

    Rusya’ya 2016’nın tamamında yapılan 28,7 milyon dolarlık ihracata bu yılın ilk 5 ayında ulaştıklarını bildiren Hüseyin Çetin, “Yükseliş trendinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini ve komşumuz Rusya ile ayakkabıda altın çağımıza döneceğimize inanıyorum” dedi.

    İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Hüseyin Çetin, 2013’e kadar Türk ayakkabı sektörünün en büyük pazarı olan Rusya’ya muhteşem bir dönüş yaptıklarını söyledi. Rusya’daki ekonomik daralma ve ardından gelen uçak krizi nedeniyle pazarda son 3 yılda büyük kan kaybettiklerini hatırlatan Hüseyin Çetin, 2017 ile birlikte ticarette yeni bir sayfa açtıklarını vurguladı.

    Rusya’nın Türkiye’nin en büyük komşusu ve en önemli ticari ortaklarından biri olduğunu söyleyen Çetin, “Deri ve ayakkabı sektörü için de Rusya pazarı kritik öneme sahip. Biz ayakkabıda Avrupa’nın en büyük üretim potansiyeline sahip ülkesiyiz ve Rusya en büyük pazarımız. Altın çağımız diyebileceğimiz 2013’te bu ülkeye ayakkabı ihracatımız 129 milyon dolara ulaşmıştı. Ancak Rusya ekonomisindeki daralma ve ardından gelen uçak krizi ile ihracatımız geçen yıl 28,7 milyon dolara kadar geriledi. Neyse ki sektörümüz için sıkıntılı dönem sona erdi. 2017 ile birlikte Rusya’ya ihracatta yeniden yükseliş trendi başladı. Bu yılın ilk 5 ayında 28,6 milyon dolarla neredeyse geçen yılın tamamında yaptığımız ihracat rakamına ulaştık. Mayıs ayında ise kırılması zor bir rekora imza attık. Geçen ay Rusya’ya ihracatımızı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 500 artışla 6,3 milyon dolara yükselttik. Rusya pazarında yakalanan sinerjinin önümüzdeki dönemde ihracata olumlu yansımalarının devam edeceğine ve gelecek yıl 2013’teki 129 milyon dolarlık rekoru kıracağımıza inanıyorum”.

    Rusya’ya deri ihracatında da bahar havası estiğini hatırlatan Hüseyin Çetin, yılın ilk 5 ayında bu ülkeye ihracatta yüzde 73 artış olduğunu sözlerine ekledi.