Etiket: İhracatı

  • (Özel) Denizli’nin bin rakımlı köyünden Arap ülkelerine kestane ihracatı

    Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı bin rakımlı Alandız köyünde üretilen kestaneler Suudi Arabistan’a ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Bu yıl 820 dekar alanda 700 ton kestane çıkan ilçede, kilosu 20 TL’den üreticiden çıkan kestanenin fiyatları üreticinin yüzünü güldürüyor.

    Denizli Buldan’da kestane hasadı devam ediyor. İlçenin yüksek kesimlerinde bulunan mahallelerde yaşayan vatandaşların önemli geçim kaynaklarından olan kestane, kabuklarından ayrılıyor. Toplandıktan sora üzeri örtülen ve birkaç ay bekletilen kestanelerin harmanı yapılıyor. Geçtiği son aşamanın ardından piyasaya sürülen kestanelerin fiyatı ve rekoltesi bu yıl üreticinin yüzünü güldürüyor. Buldan’a bağlı Alandız Mahallesi’nde 150 ton olmak üzere bu yıl ilçede 820 dönüm alanda 700 ton kestane üretildiği belirtildi. Buldan’ın 1000 rakımlı köylerinden üretilen ve özellikle kestane şekeri yapmada kullanılan kestaneler, iç piyasada olduğu gibi dış piyasada da ilgi görüyor. Tadının kıvamı ve kalitesiyle ilgi gören Buldan kestanesi, Suudi Arabistan ve Orta doğu ülkelerine ihraç ediliyor.

    “Kestane şekeri Buldan’da üretilecek”

    Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, ilçede kestane üretiminin 4 mahallede yapıldığını ve kestane üretiminde bölgenin coğrafi yapısının etkili olduğunu söyledi. İlçede 820 dönüm alanda kestane üretimi olduğunu aktaran Başkan Al, yıllık 700 ton civarında kestane üretimi olduğunu kaydetti. Buldan’da üretilen kestanelerin farklı bölgelere gönderilerek kestane şekeri yapımında kullanıldığı ifade eden Başkan al, yaptıkları çalışmalarla kestane şekerini Buldan’da üreteceklerini belerterek, “Bölgemizdeki kestane, farklı yerlere gönderiliyor ve kestane şekeri yapılıyor. Köyümüzde kestane şekeri üreteme için çalışmalarımız var. Köyümüzde Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kuruldu ve altyapı çalışmaları yapıldı. Geçtiğimiz yıl deneme çalışmaları yapıldı bu sene de seri üretimine başlanacak. Buldan’ımızı kestane konusunda ilerine ciddi bir marka haline getireceğiz” dedi.

    “Arabistan ve Katar olmak üzere birkaç tane daha ülkeye ihracatımız devam ediyor”

    Ürettikleri kestanenin Suudi Arabistan ve Katar başta olmak üzere Arap ülkelerine ihraç ettiklerini ifade eden Alandız Mahalle Muhtarı ve kestane üreticisi Ali Salgın, “Kestane yetiştirmenin zor bir işçiliği var. Özellikle kestanenin dalından silkilmesi çok zor, silkme işini herkes yapamıyor. Silkiciler yevmiye hesabı çalışıyor ve bu sene 400 liradan çalıştılar, bu fiyat her yıl 100’en lira artıyor. Bu sene mahallemizde rekolte 150 ton civarında, diğer Kaşıkçı, Yayla ve Kurudare mahallelerimizle birlikte 700-750 ton civarında. Ayrıca, ihracat olarak da Arap Ülkelerine ve Bursa Kafkas ilçesine ihraç ettik bu sene. Arabistan ve Katar olmak üzere birkaç tane daha ülkeye ihracatımız devam ediyor. Bölgemizde yetişen kestanenin aroması çok güzel, kestanenin bizden çıkışı bu sene 20 TL” diye konuştu.

  • Süs bitkilerinde ihracatı artıracak adımlar

    Antalya’da süs bitkilerine yönelik sertifikasyon çeşitleri ve avantajları hakkında bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

    Green Cities Danışmanlık ve MPS Türkiye Koordinatörlüğü, uluslararası alanda ’şeffaf ve sürdürülebilir’ bir üretim mottosuyla kurduğu bitki denetleme sisteminin tanıtımı, işleyişi, bu alanda sağladığı sertifikasyon çeşitleri ve avantajları hakkında bilgi vermek amacıyla Akra Barut Otel’de tanıtım toplantısı düzenledi. Toplantıya, Antalya Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, SÜSBİR Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Kocaoğlu, MPS Türkiye Müdürü Raymond Scheepens, süs bitkileri üreticileri ve ihracatçılar katıldı.

    “Kalite ve verimi artırıyor, pazarlamanın önünü açıyoruz”

    MPS Türkiye Koordinatörü ve Green Cities Danışmanlık Genel Müdürü Pınar Acar, MSP’nin bahçecilik ve çiçekçilik sektörünün üretimini tarafsız denetçiler ile sertifikalandırdığını belirterek, “Daha karlı sürdürülebilirlik” sloganıyla süs bitkileri ve kesme çiçek üreten firmaların uluslararası pazarlara açılmasını sağladığını kaydetti. Yaptıkları tavsiyelerle üretim maliyetlerini azaltarak, verimi artıracak süreci yönettiklerini bildiren Acar, yaptıkları çalışmanın çevre dostu olduğunu vurguladı. Acar, sertifikasyon programının süs bitkileri sektöründe üretim yapan firmaların küresel standartlara ulaşmasını sağladığını ve maliyetlerini azaltarak verimliliği arttıran süreçleri geliştirdiğini bildirirken, “Firmaların uluslararası pazarlara girişini kolaylaştırıyor, ticaret hacminin arttırılmasına katkıda bulunuyor, ürünlerinin kalite ve sürdürülebilirliğinin kanıtlanabilmesi için şeffaflık ve ölçülebilirlik sağlıyoruz” dedi.

    “Üretim sorunumuz yok pazarlama sorunumuz var”

    Antalya Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, Antalya’nın iyi bir tarım kenti olduğunu belirtirken, üretimde kalite ve sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. Özen, “Nasıl satacağını bilmiyorsan ne ürettiğinin çok bir anlamı yok. Tarımın sürdürülebilirliğini sağlamak için pazarlama kısmına bakmamız gerekiyor. Bizim pazarın istediği kalitede ürün yetiştirmemiz şart” diye konuştu. Antalya’da 7 milyon tona yakın yaş meyve sebze üretimi olduğunu, 500 milyon adet de süs bitkisi üretimi yapıldığını bildiren Özen, süs bitkisinin yüzde 90’ının ihraç edildiğini ancak üretim arttığında nereye, nasıl pazarlanacağının bilinmediğini kaydetti.

    “Toprağı ve suyu kirletmeden üretim”

    Tarladan sofraya gıda güvenliği konusunda sıkıntı olmadığını kaydeden Mustafa Özen, “Dünyanın en güvenilir ürünlerini yetiştiriyoruz. Ürünümüzü anlatamamız ve değerinde pazarlayamamız en büyük sıkıntı. Bizim artık alternatif üretim metodlarına geçmemiz gerekiyor. Kaliteli üretim yaparak ürün miktarını artırmamız şart” dedi. MPS’nin sürdürülebilir tarım hedefinin iyi tarım uygulamalarıyla örtüştüğüne dikkat çeken Özen, “Bizim iki değerimiz var; suyumuz ve toprağımız. Suyumuzu ve toprağımızı koruyarak, kaliteli üretim yapıp değerinde pazarlamalıyız. Para kazanacağız elbette ama bu toprakları gelecek nesillere sağlıklı teslim ederek. Hem tanınırlık hem kalite açısından yapılan denetimlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Umuyorum MPS’nin yürüttüğü sertifikasyon programları tarımımıza faydalı olur” diye konuştu.

    “Kendi katma değerimizi oluşturalım”

    BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, tarımsal üretimde bir sıkıntı olmadığını ancak marka değerinin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Ünlü, MPS gibi firmaların üreticiye, sektöre ciddi katkılar sunduğunu söyledi.

    “Yeni pazarlar şart”

    SÜSBİR Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Kocaoğlu, iç pazarda olduğu kadar dış pazarda da söz sahibi olunması gerektiğini vurgularken, “Sürdürülebilirlik ve kalite konusunda uluslararası sertifikasyon çalışmaları yapan MPS ve Green Cities de bitki ihracatı konusunda önemli bir fırsattır” dedi.

    MPS Türkiye Müdürü Raymond Scheepens, bahçecilik ve çiçekçilik sektörünün kanıtlanabilir ve sürdürülebilir üretimini tarafsız denetçiler ile sertifikalandıran MPS’nin 46 ülke ve 3000 firma ile alanında lider bir kuruluş olduğunu bildirdi. Scheepens, MPS’nin ayrıca Ticaret Portalıyla sertifika sahibi firmaların görünürlüğünü sağladığını kaydetti.

    Toplantıda firma temsilcileri, MPS ile çalışma deneyimlerini ve kazanımlarını katılımcılarla paylaştı.

  • 12 ay dünyaya kiraz ve üzüm ihracatı yapılacak

    Türk ve Güney Afrikalı kiraz ve üzüm ihracatçıları, önümüzdeki süreçte satış ve pazarlama konusunda ortak hareket ederek 12 ay boyunca dünya geneline kiraz ve üzüm ihraç etmek istiyor.

    Türkiye’nin üretiminde dünya lideri olduğu kiraz ve taze üzümde, ihraç pazarlarının çeşitlendirilmesi ve üretimden sonra ihracatta da dünya lideri olması amacıyla Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen URGE Projesi’ne katılan kiraz ve üzüm ihracatçıları Güney Afrika’nın “Ana Şehri” Cape Town’da inceleme ve görüşmelerde bulundu.

    2017 yılında start alan URGE Projesi kapsamında Şili, Almanya, Malezya ve Vietnam’dan sonra Güney yarıkürede bulunan Güney Afrika’yı ziyaret eden heyet üyeleri, ülkemizde üretimin olmadığı dönemde dünya pazarlarına işbirliği halinde birlikte girme imkanı olan ülkedeki üzüm, incir, kiraz, şeftali, kayısı, yaban mersini gibi çok sayıda ürünün üretildiği Cape Town çevresinde 3-6 Aralık 2018 günlerinde bağ ve bahçelerde incelemeler yaptı ve üretici ve ihracatçılarla görüşmelerde bulundu.

    URGE Projesi kapsamında açıklamalarda bulunan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, “Güney Afrika her ne kadar üzüm, kiraz ve diğer bazı yaş meyvelerde rakibimiz olarak görünse de zıt mevsimsellik nedeniyle iş birliği yapabileceğimiz bir ülke. Ortak çıkarlarımızı öne çıkaran bir anlayışla hareket edeceğiz. Bizde yaz iken onlarda kış mevsimi yaşanıyor. Biz Avrupa ve diğer pazarlara mal verirken, onlar boşta kalıyor ve bizde ürün yokken onlar pazara girebiliyor. Önümüzdeki dönemde ihraç pazarlarında işbirliği yapacağız” dedi.

    “Uçak Kargo ile Asya-Pasifik ülkelerine 12 ay ihracat yapacağız”

    Güney Afrika Ticaret Heyeti kapsamında toplam 58 ikili görüşmesi gerçekleştirildiği bilgisini veren Uçak, çok verimli ikili iş görüşmeleri olduğunu ifade etti. Uçak şöyle devam etti; “Güney Afrika’da kışın yaşandığı Haziran-Ağustos döneminde uçak kargo ile bu ülkeye ve bu ülke üzerinden Sahra altı ülkelere ürün gönderme imkânlarının yanı sıra, başta son yıllarda yükselen pazarlar olan Asya-Pasifik ülkelerine yılın 12 ayı boyunca birlikte satış yapma imkânlarını masaya yatırdık.”

    G. Afrika’nın Merkezi Tarım Bakanlığı yetkilileri ile Cape Town’un içinde bulunduğu yerel yetkililer ve Türkiye’nin Cape Town Ticaret Müşaviri Demet Işıl Karakurt’un da katılımı ile yapılan ikili temaslarda, ülkemizden G. Afrika’ya olan ticaretin kolaylaştırılması için atılması gereken adımları araştırdıklarını belirten Uçak, “Son dönemde dünyada Helal Gıda Ticareti hız kazanıyor. Yüzde 40’ını Müslümanların oluşturduğu Cape Town ve çevresindeki nüfusa ve yine Cape Town merkez olmak üzere yüzde 70’i Müslüman olan Afrika coğrafyasına yönelik helal gıda ticaretinden ülke ve sektör olarak pay alma amacına yönelik olarak bu yönde çalışmaları olan Cape Town yerel Kalkınma ve Turizm Bakanlığı yetkililerle uzun dönemde verimli sonuçları olacağına inandığımız faydalı görüşmelerde bulunduk. G. Afrika pazarına Turkish Cargo’nun sunduğu avantajlarla ihracatımızı arttıracağımıza inanıyoruz” diye sözlerini tamamladı.

    Yaş meyve sebze ihracatı 2 milyar doları aştı

    Türkiye, 2018 yılının 11 aylık döneminde 2 milyar 45 milyon dolarlık yaş meyve sebze ürünleri ihraç etti. 2017 yılının aynı dönemindeki yaş meyve sebze ihracatı ise; 1 milyar 871 milyon dolar olmuştu. Yaş meyve sebze ihracatı yüzde 9,3 artış gösterdi.

    Rusya, 566 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı ile ilk sıradaki yerini korurken, ikinci sırada 212 milyon dolar ile Irak yer aldı. Almanya 192 milyon dolarlık Türk meyve sebzelerini tercih ederken, Romanya’ya 143 milyon dolarlık, Ukrayna’ya ise 110 milyon dolarlık meyve sebze gönderildi.

  • Petrokimya tesisi ile plastik ve ambalaj sektörünün ihracatı katlanacak

    İthal edilen hammaddelerin yüzde 80’ini karşılamak üzere Adana-Ceyhan’da hayata geçirilecek petrokimya tesisi ile hammadde üretiminde yerlileşme atağına geçildi. Avrupa’nın en büyük ikinci plastik üreticisi konumundaki Türkiye, plastik sanayindeki dışa bağımlılığını da önemli ölçüde azaltacak.

    Türkiye’nin küresel pazarda en güçlü olduğu sektörlerin başında gelen plastik sanayi, Adana Ceyhan’da kurulacak petrokimya tesisi ile hammaddedeki dışa bağımlığını büyük oranda azaltacak.

    Otomotiv sektörü malzemelerinden, tekstil ve gıda ambalajlarına kadar çok farklı alanda kullanılan polipropilen hammaddesinin üretiminin yapılacağı tesisin yıllık üretim hacmi 450 bin tonu bulacak.

    “Plastik ithalatında dünya üçüncüsüyüz”

    Plastik ve aseptik ambalaj sektöründe Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları arasında yer alan Dizayn Pack Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Metin Çiftçioğlu, “Plastik sanayi, küresel pazarda ciddi bir öneme sahip. Gıda ambalajlarından, boya kutularına, temizlik malzemelerinden, kırtasiye ürünlerine, beyaz eşyalara, su borularına, sandalyelere kadar hayatın her yerinde plastik ürünler kullanılmakta. Bu alanda kamuoyu tarafından Türkiye’nin bilinmeyen güçlü bir konumu mevcut. Geçtiğimiz yıl plastik sektörünün toplam cirosu 35 milyar dolarken, direkt ihracat rakamı ise 5 milyar doları bulmuştu. Bu verilerle Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi konumundayız. Bu kadar kuvvetli bir üretim hacmimiz bulunurken, maalesef plastik ithalatında hala dünyada üçüncü konumdayız. Ceyhan’da hayata geçirilecek petrokimya tesisinin de önemi burada ortaya çıkıyor. Ülkemizin önemli ihracat kalemleri arasında yer alan plastik ve ambalaj sanayindeki dışa bağımlılığın azalması, hammaddenin yerli imkanlarla üretilmesi çok büyük önem arz ediyor. Bu kadar büyük bir sanayi için maalesef Türkiye’de yeterli polipropilen, polistren, polietilen üretilememektedir. Tesisin hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin hammadde alımında bağımlı olduğu Kore, Japonya, Hindistan, Güney Amerika, Orta Doğu ve Arap Yarımadası gibi üreticilere karşı olan ithalat rakamlarımızda hızlı bir düşüş sağlanacaktır. Hammadde üretiminin yerlileşmesiyle birlikte maliyetlerimizde önemli oranda düşüş yaşanacaktır ve firmalarımızın da ihracat faaliyetleri hız kazanacaktır. Ekonomimizdeki cari açığın kapanması anlamında da ciddi faydası olacaktır. Bugün, Dizayn Pack olarak Avrupa, Arap Yarımadası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya ihracat gerçekleştirirken düşecek maliyetlerle birlikte ihracat noktalarımızı daha güçlü ve hızlı bir şekilde arttırabiliriz. 1,2 milyar TL’lik yatırımla hayata geçirilecek bu dev sanayi yatırımı aynı zamanda ülkemizdeki nitelikli insan istihdamına da katkı sağlayacaktır. Bu tesiste çalışacak mühendis, tekniker gibi eğitimli işgücünün ülke içinde kalmasına vesile olacaktır. Bir diğer anlamda da beyin göçüne kısmi bir engel oluşturacaktır. Bu noktada Ceyhan’da hayata geçirilecek tesisin yalnızca sektörümüz için değil, ülke ekonomisi için de büyük öneme sahip olduğunu belirtmekte fayda var” dedi.

  • Kilis’in ihracatı artışta

    Kilis’ten, 2018 yılı ilk on ay için 69 milyon dolar olarak gerçekleşirken ithalat rakamı 39 milyon dolar olarak gerçekleşti.

    İl düzeyinde geçici dış ticaret verilerine göre, Kilis ihracat rakamı 2018 yılı ilk on ay için 69 milyon dolar olarak gerçekleşirken ithalat rakamı 39 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kilis, ihracatta tüm iller içinde 56, ithalatta ise 53. sırada yer aldı. 2017 yılında ise Kilis’in toplam ihracat rakamı 71 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Kilis, 2018 yılı ilk on ayda en çok ihracatı Ekim ayında gerçekleştirdi. Kilis’in Ekim ayı ihracat rakamı 8 milyon 256 dolar, ithalat rakamı ise 5 milyon 302 bin dolar olarak gerçekleşti.