Etiket: İhracatı

  • Ege’nin İhracatı Aslında İki Kat Daha Fazla

    Ege İhracatçı Birliklerine bağlı 12 birlikten biri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılar Birliğinin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Ege Bölgesinde çok daha fazla ihracat yapıldığını ancak bazı büyük firmaların ihracat beyannamelerini İstanbul’dan verdikleri için bölge ihracat rakamlarının asıl ihracatın yarısı kadar görüldüğünü dile getirdi.

    Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından Manisalı ihracatçılara yönelik bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Aydın’dan sonra Ege İhracatçı Birliklerinin verdiği hizmetle ilgili sunumların yapıldığı ikinci buluşma Manisalı ihracatçılarla gerçekleştirildi.

    Anemon Otel’de yapılan toplantıya Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılar Birliğinin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedri Girit, EİB Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun, TOBB Manisa İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Nilgün Aksoy ve Manisalı ihracatçılar katıldı.

    İHRACATÇILARIMIZIN MÜCADELESİ SÜRÜYOR

    Manisa’nın önemli bir tarım ve sanayi kenti olduğuna dikkat çeken Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, şöyle konuştu:

    “Manisa’da global ekonomi, dalgalı seyir, gelişmiş ülkelerin ekonomilerindeki sorunlarla birlikte Orta Doğu’da artan güvenlik riskleri ihracatımızı olumsuz yönde etkilemeye devam ederken, iş dünyamız için zor geçeceği düşünülen 2016 yılının da her zorluğa rağmen ihracatçılarımızın, ihracat odaklı ekonomik büyüme ve cari açık sorunumuzun giderilmesi konularındaki mücadelesi devam ediyor. Ege Bölgesinin buna katkısı ise Türkiye ekonomisine her zaman yaptığı katkı gibi büyük ve lokomotif güç niteliğindedir. Bugüne kadar elde edilen başarı bu salonda bulunan ihracatçılarımızın sayesinde oldu. Yeni hedef ve başarılarda yine sizle özverili ve yeniyi yakalayan çalışmalarımızla mümkün olacaktır.”

    MANİSA DIŞ TİCARET FAZLASI VEREN BİR İL

    Ege İhracatçı Birliklerini temsilen bir konuşma yapan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedri Girit ise, “Tarih boyunca Anadolu’da önemli bir merkez olmuş, şehzadeler şehri Manisa’da sizle birlikte olmaktan son derece mutluyuz” dedi.

    Manisa’nın, çekirdeksiz kuru üzüm, zeytin, zeytinyağı, pamuk, tütün, sebze, meyve üretimi başta olmak üzere önemli bir tarım kenti olduğunu anlatan Girit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aynı zamanda Türkiye’nin sanayileşmede en öncü şehirleri arasında. Manisa Organize Sanayi Bölgesi 5 etapta 22’si yüzde 100 yabancı sermayeli, 12 tanesi yabancı ortaklı 175 firmaya ulaşmış durumda. Manisa 2015 yılı sonu itibariyle 3 milyar 916 milyon dolar ihracat, 3 milyar 286 milyon dolar ithalat rakamıyla 7 milyar doları aşan dış ticaret hacmine sahip bir ilimiz. Bu rakam 2014 yılında 8 milyar doların üzerindeydi.”

    Küresel ekonomik daralmanın Manisa’nın dış ticaret rakamlarına da olumsuz yansıdığını belirten Girit, sözlerine şöyle devam etti:

    “Manisa’nın gurur duyacağı bir diğer özelliği ise dış ticaret fazlası veren bir ilimiz. İhracatının ithalatını karşılama oranı yüzde 119. Bu anlamda Türkiye’nin diğer illerine örnek bir şehir. İhracatta Ege Bölgesinde İzmir’in ardından ikinci sırada yer alan Manisa, Türkiye genelinde 7. sırada yer alıyor. Manisa, 2015 yılında 183 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdi. Manisa’nın ihracatına sektör bazında baktığımızda, sanayi ürünleri ihracatı 3 milyar 390 milyon dolar, tarım ürünleri ihracatı 527 milyon dolar. Elektrik-Elektronik, Otomotiv Yan Sanayi, İklimlendirme sektörleri ihracatta öne çıkan sektörlerdir.”

    BÜYÜK FİRMALAR BEYANNAMESİNİ İSTANBUL’DAN YAPIYOR

    Girit, bölgeden aslında çok daha fazla ihracat yapıldığını ancak bazı büyük firmaların ihracat beyannamelerini İstanbul’dan verdikleri için bölge ihracat rakamlarının asıl ihracatın yarısı kadar görüldüğüne dikkat çekti.

    Ege İhracatçı Birlikleri olarak geçen yıl 10,5 milyar dolarlık ihracatımız olduğunu anlatan Girit, “Manisa’da ve bölgemizde olan büyük firmalar, ihracatçı birliği olarak bizim ihracatçı birliğimizi değil de kendi alanlarında olan İstanbul’daki başka ihracatçı birlikler üzerinden ihracat beyannameleri açıyor. Eğer açmasalardı yani bulundukları yerden borsadaki gibi ürün bulunduğu yerden tescil edilmiş olsaydı bu manada Ege İhracatçılar Birliği olarak ihraç değerimiz 20 milyar dolar mertebesinde olacaktı. Vestel gibi Pektim gibi firmaları kastediyorum. Bu firmalar beyanname işlemlerini tabi belki haklı gerekçeleri olabilir İstanbul üzerinden yapmaktalar” dedi.

    MANİSA ÇOK DAHA İYİ BİR NOKTAYA GELECEK

    Manisa’dan daha katma değerli ürün ihracatı için Ar-Ge, İnovasyon, Tasarım ve Markalaşmaya yatırım yapılması gerektiğini kaydeden Girit, “Manisa, AR-GE, İnovasyon, Tasarım ve Markalaşmayı özümsemiş çok sayıda firmanın yatırım yaptığı bir ilimiz. Bu nedenle Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmada Manisa’yı bugünkünden çok daha iyi bir noktada göreceğimize inanıyorum. Bu süreçte devlet yardımlarından azami yararlanmak hayati öneme sahip. Ege İhracatçı Birliklerinden arkadaşlarımız bugün devlet yardımları ve tarımsal iadelerle ilgili bilgi verecekler” diye konuştu.

    Ege İhracatçı Birliklerinin 1939 yılında kurulan ilk sektör birliği olduğuna dikkat çeken EİB Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun ise şunları söyledi:

    “12 tane birliğimizin 7 tanesi tarım 5 tanesi de sanayi birlikleridir. Rakamlarla bizi ifade edecek olursak 12 ihracatçı birliğimiz var, 7 bin 500 ihracatçı üyemiz var, 200’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz ve geçen sene 2015 yılı itibariyle 10,5 milyar dolarlık bir ihracat yapılmış durumda.”

    DEVLET DESTEKLERİ ANLATILDI

    EİB Devlet Yardımları Şube Müdürü İsmail Saydam, Ege İhracatçılar Birliği bünyesinde vermiş oldukları devlet yardımlarından bahsederek destekleri şöyle sıraladı:

    “Yurt dışında gerçekleştirilen fuar katılımlarının desteklenmesi, yurt dışı birim, marka ve tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi, pazara giriş belgelerinin desteklenmesi, Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması, Türk malı imajının yerleştirilmesi ve Turqualıty®’nin desteklenmesi, tasarım desteği ve uluslararası nitelikteki yurt içi fuarların desteklenmesi.”

    Toplantının en son sunumunu EİB Devlet Yardımları ve Tarımsal İadeler Şube Şefi Kenan Acet tarımsal iadeler konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

    Toplantıda, Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Karata da Manisalı ihracatçılara 2015 yılı değerlendirmesi, 2016 yılı öngörüleri ile ilgili bir sunum yaptı.

    Toplantı ihracatçıların merak ettiği soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.

  • Kahramanmaraş’tan Almanya’ya Yük Asansörü İhracatı

    Kahramanmaraş’ta hareketli dış cephe platformu ve yük asansörü üretimi yapan Cenkamak Sanayi Ticaret Limited Şirketi, Almanya başta olmak üzere, birçok ülkeye ihracat yapıyor.

    2007 yılından bu yana Kahramanmaraş’ta makine imalatı gerçekleştiren Cenkamak Sanayi Ticaret Limited Şirketi yüksek standartlarda kremayer dişli sistemi ile çalışan; malzeme asansörleri, inşaat asansörleri, hareketli cephe platformları, insan ve malzeme taşıma asansörleri üretiyor.

    Kalitesi ve güvenliği noktasında Alman mühendislerinden tam not alan asansörler hakkında bilgi veren Cenkamak Sanayi Ticaret Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Taşkın, “8 kat ve üzeri olan inşaatlarda bu platformun kullanılması zorunlu oldu. Her yerde kullanılacak bir ürün olacak, ürettiğimiz makineler gökdelen inşaatlarında hem iş güvenliği hem de zaman kazanma adına elzem bir ürün oluyor” dedi.

    Kahramanmaraş yeni sanayi sitesinde 70 personelle üretim yapan şirket, bu yılın mart ayından itibaren, yeni yerinde üretim kapasitesini artırarak 120 kişiyi istihdam etmeyi planladıklarını ifade eden Taşkın, “Üretim kapasitesinin artırarak hem daha çok makine üretip hem de daha çok kişiye iş imkanı sağlamaktan dolayı oldukça mutluyuz” dedi. Taşkın, yeni üretim yerinde aylık 50 makine üretimi hedeflediklerini dile getirirken, yıllık ihracat rakamlarının ise 20 milyon TL’yi bulabileceğini vurguladı.

    Kahramanmaraş’ta üretilen dış cephe iskele platformu ve dış cephe yük asansörlerine, başta mekanik devi olarak bilinen Almanya olmak üzere birçok ülkeden sipariş olduğuna dikkat çeken Taşkın, “Almanya, Kırgızistan, Azerbaycan, Türkmenistan, İran ve Bulgaristan gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Makinelerimizin kalitesi ve güvenliği birçok ülkede biliniyor. Aylık 100’e yakın elektronik platform talebi alıyoruz fakat üretim kapasitemiz maalesef buna yeterli olmuyor. Ama bu talep bizleri mutlu ediyor” diye konuştu.

  • Dünyanın Dev Hastanelerine Karyola Ve Koltuk İhracatı

    Çorum Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Mone Medikal, uluslararası standartlarda üretimini yaptığı hasta karyolası ve muayene koltuklarını dünyanın en büyük hastane zincirlerine satıyor.

    Pyrawork markasıyla medikal sektörünün önde gelen firmaları arasında yer alan Mone Medikal, ürettiği ürünleri başta Amerika olmak üzere Ortadoğu, Afrika ve Avrupa olmak üzere hemen hemen dünyanın bütün ülkelerine ihraç ediyor. Değişimi ve gelişimi yakından takip eden Mone Medikal, kendi Ar-Ge departmanında projelendirerek hazırladığı ürünlerle müşterilerinin farklı gereksinimleri için alternatif çözümler sunarken, muayene koltuklarında dünyada söz sahibi olan İtalyan firmalarına da rakip oldu.

    Mone Medikal, OSB’deki 5 bin 200 metrekare alana sahip fabrikasında hasta karyolası ve muayene koltuklarının yanı sıra, müdahale masaları, pediatrik muayene masaları, ameliyat masası ve lambaları ile sektördeki diğer ekipmanların üretimini gerçekleştiriyor.

    “DÜNYANIN EN BÜYÜK HASTANE ZİNCİRLERİNE SATIŞ YAPIYORUZ”

    Mone Medikal Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Şamlı, ürettikleri hasta karyolası ve muayene koltuklarını dünyanın en büyük hastane zincirlerine satışını yaptıklarını belirterek, medikal sektöründe dünya devlerinin tercihi olmaktan dolayı gururlu olduklarını söyledi.

    Yurtiçi ve yurtdışı katıldıkları fuarlarda Türk firması olduklarını dile getirdiklerinde kendilerine yakın bir ilgi gösterildiğini anlatan Şamlı, “Karyola üretimi dünyada hemen her gelişmiş ülkede olmakla beraber muayene koltuğu sektörü hakimiyeti İtalyanların elindedir. Dizayn ekibimiz o kadar özverili ve istekli ki bu alanda adımızı dünyaya duyurmamızda katkıları çok büyüktür. Emin adımlarla ilerlediğimiz bu yolda teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek alanımızda ilk sıraları zorlamaya devam etmek istiyoruz. Özellikle uzun ve zor tedavi süreçleri olan kemoterapi ve diyaliz hastaları için ürettiğimiz koltuklarımızı hastalarla bizzat görüşüp onlara maksimum konforu sunabilmek için sürekli yenileyip güncelliyoruz. Üretimle ilgili tüm kalite ve standartlara sahip olan firmamız Amerika dahil dünyanın hemen her ülkesine ihracat yapmaktadır” dedi.

    Devletin özellikle son 5 yılda hastane ve sağlık merkezlerinin tefrişatlarında modernizasyon ve yenileme işine olağanüstü ağırlık verdiğini, bunun yanında yeni hizmete alınacak kurumlarla birlikte sektörde yoğunluk yaşandığına dikkat çeken Şamlı, “İthal ürünlerle sürekli rekabet içinde olan sektör firmaları milli duygu ve düşüncelerle minimum kar gözeterek kamu maliyetini en az yüzde 50 aşağıya çekmiş bulunmaktadır. Ağırlıklı olarak Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla alım yapan kamu kurumları, dünya standartlarında üretim yapan Mone Medikal gibi yerli firmaları da istihdam ve kapasite artırımı konularında da cesaretlendirmiştir. İthal ürünlerin yerli firmalar sayesinde azaltılmasına yabancılar bu 5 yıl içinde 2 firma satın alarak cevap vermiş ve Türkiye pazarında var olmaya devam etmişlerdir” diye konuştu.

    “KAMUNUN YERLİ ÜRÜN TERCİHİ GAYET OLUMLU”

    Kamunun yerli ürün tercihini olumlu bulduğunu vurgulayan Şamlı, “2016 yılı itibariyle yeni getirilen ilave maliyetler sektörü iç piyasada zora sokmuş ve ihracat ağırlıklı bir satış politikası kararı almaya yöneltmiştir. Global krizin hakim olduğu şu günlerde sektörümüzün durumu tam anlamıyla çıkmaza girmiştir. İhracat yakalayan firmalar günü kurtarıp bir sonraki dönem için çalışmaya devam ederken bu konuda zayıf olan firmalar maalesef işçi çıkartma ve küçülme yoluna gidip bir müddet sonra da kapatma kararı almak zorunda kalmaktadırlar. Kamunun yerli ürün tercihi gayet olumlu olmakla beraber yeni sözleşme döneminin yaklaştığı şu günlerde üretici maliyet artışlarını da mutlak göz önünde bulundurması gerektiği, toplamda bir elin parmaklarını geçmeyen sektör temsilcileri tarafından altı çizilerek belirtilmektedir. Aksi taktirde kapanan firmalarının yerleri ithallerle anında doldurulacak ve hükümet hedeflerine ters bir şekilde ticari açık sektör bazında hızla artacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Antalya’dan Fransa’ya Lahana İhracatı

    Antalya’nın Kumluca ilçesinde Sabri Sarıkeçili’nin sera ve narenciye’ye alternatif olarak ürettiği lahanalar yurt dışına ihraç ediliyor.

    Örtü altı sera ve narenciye üretimi ile meşhur olan Kumluca ilçesinde Sabrikeçili tarafından üretilen lahanalar yurt dışına ihraç ediliyor. 30 dönüm araziye sera kurmayı maliyetli bulan üretici Sarıkeçili,Ekim ayında ektiği Yazgülü Çeşidi Lahanaların yurt dışına ihracat yapan tüccarlar tarafından alıcı bulunca çok mutlu oldu. Sabri Sarıkeçili “ Portakal bahçem var, seralarım var. Ayrıca badem meyvesi deniyorum. Yani 150 kök yeni badem fidanı diktim. Bu yıl iki yaşına gelen badem fidanlarım var. 30 dönüm boş arazim vardı. Sera kursam maliyetli olacak. Portakal diksem üç – beş yılda meyve verecek. Ekim ayında lahana ektim. Artık lahanalarım yurt dışına ihraç oluyor. Tüccarlar benden aldıkları lahanaları Fransa’ya gönderdiklerini söylüyor. Çok memnun oluyorum. 13 Bin kök lahanam var. Tanesini 3 TL den alıyorlar. Aynı zamanda yerli pazarcılar da ürünlerimi almak için geliyorlar. Onlara da ürün veriyorum. Lahananın fazla masrafı yok. 5 ayda yaklaşık 40 Bin TL kazandım. Şimdi yaz mevsimi için ikinci ürünü ekeceğim” dedi.

  • Denizli’nin İhracatı 2015 Yılında 2 Milyar 831 Milyon Dolar Oldu

    Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Keçeci, revize edilmiş rakamlara göre Denizli ihracatının 2015 yılında 2 milyar 831 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.

    Türkiye genelindeki rakamlarla paralel olarak 2015 yılında Denizli ihracatında da kayda değer bir azalma yaşandığını belirten DSO Başkanı Müjdat Keçeci, “Aslında ihracatta 2014 yılının son çeyreğinde yaşanan yavaşlama, 2015 yılı ihracat rakamları konusundaki kötü sinyalleri vermeye başlamıştı. Bu bakımdan, yurtiçi ve yurtdışında hem politik hem de jeopolitik riskleri göz önüne alarak 2015’in ihracat açısından zor bir sene olacağını tahmin etmiştik. Nitekim öyle de oldu. DSO olarak revize ettiğimiz rakamlara göre ihracatımız 2015 yılında 2014’e göre yüzde 20 geriledi. Bu noktada ihracat rakamlarında meydana gelen azalmayı çok iyi analiz etmek gerekiyor. Bu azalmada parite ve emtia fiyatları faktörünün de kayda değer bir etkisi olduğunu görüyoruz. Genel olarak Denizli’nin ihracatını hep yukarılara taşımış olan kablo-bakır tel ve demir-çelik sektörlerinin 2015’te bu durumun aksine düşüşte başı çektiğini görüyoruz. Dolayısıyla parite ve emtia fiyatları değişimleri ile birlikte değerlendirdiğimizde; kilogram ya da adet bazında ihraç edilen ürün miktarındaki tablonun, dolar bazlı hazırlanan bu istatistiklerdeki kadar da kötümser olmadığı kanaatindeyiz.” dedi.