Etiket: İhracatı

  • 31 bin incir ihracatı 118 milyon dolar kazandırdı

    31 bin incir ihracatı 118 milyon dolar kazandırdı

    Türkiye’nin üretim ve kalitede dünya lideri olduğu kuru incir sektöründe, 31 bin 270 ton ihracata karşılık 118 milyon dolar gelir elde edildi.

    Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde verimli üretimi ve katma değerli ürün pazarlamasını hedefleyen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, sektörün güçlü oyuncusu 18 firmayı URGE Projesi’nde buluşturdu.

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, “Ticaret Bakanlığımızın desteklediği Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi (URGE) projemiz kapsamında, yaklaşık 8 ay sürecek olan, Yalın Üretim Teknikleri Danışmanlık Faaliyeti başlığı ile yaklaşık 600 bin lira bütçeli bir çalışmayı bugün itibari ile başlatıyoruz.” dedi.

    URGE Projesi ile verimlilik artışı hedefleniyor

    Bugüne kadar gerçekleştirilen URGE projelerinde daha çok yurt dışı pazarlamaya yönelik faaliyetlere odaklandıklarını anımsatan Celep, sözlerine şöyle devam etti:

    “İhracatı arttırmak yalnızca yeni pazar ve müşteri bulmakla sürdürülebilir kılınamıyor. Aynı zamanda müşteri memnuniyetini sağlamak ve karlılığın da artması gerekiyor. Bu URGE Projesi ile yalın üretim teknikleri ile daha az maliyetle, daha kaliteli üretim hedefliyoruz. Amacımız verimliliği arttırmak olacak.”

    URGE Projesinin detayları hakkında bilgi veren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Celep, “URGE projemiz kapsamında, yaklaşık 8 ay sürecek olan, Yalın Üretim Teknikleri Danışmanlık Faaliyeti başlığı ile yaklaşık 600 bin lira bütçeli bir çalışmayı bugün itibari ile başlatıyoruz. Yalın uygulamalarda amacımız, şirketlere ’balık vermenin ötesinde, balık avlamanın’ öğretilmesidir. Projeyle amacımız, fire, hata, müşteri iadesi gibi kaliteyle ilgili maliyet arttıran problemlerin azaltılması, ürün akış süresinin kısaltılması, çalışanların iş yapma şekillerinin bazı örnek uygulamalarla iyileştirilmesi ve verimin arttırılması, maliyetin düşmesi, çalışan motivasyonunun iyileştirilmesidir” diye konuştu.

    İhracatta 2019 hedefi 1 milyar 450 milyon dolar

    2019 yılı sonunda kuru meyve ihracatında 1 milyar 450 milyon doları aşmayı beklediklerini dile getiren Celep, ihracat rakamlarında geldikleri noktayı şöyle özetledi;

    “Çekirdeksiz kuru üzümde 100 bin 410 ton ürün satarken 210 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık. Kuru kayısıda 47 bin 55 ton karşılığı 122 milyon dolarlık ihracat yaptık. Kuru incirde ise; 31 bin 270 ton incir ihraç ederken döviz karşılığı 118 milyon dolara ulaştı. 2019 yılı ilk 11 aylık döneminde, yüzde 3’lük bir artışla 1 milyar 296 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştık. Yıl sonunda ihracatımızın 1 milyar 450 milyon doları aşmasını ve geçen yıla göre yüzde 7 oranında artış kaydetmesini bekliyoruz”

  • Bakan Pekcan: “Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9, bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada”

    Bakan Pekcan: “Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9, bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada”

    Bakan Ruhsar Pekcan, “En çok ihracat yapan 50 ülkenin ihracat verileri yayınlandı. Dünya ihracatı 2019 Ağustos sonu itibariyle 8 aylık süreçte eksi 2.6 düşmüş. Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9 ve bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada. Küresel ekonomideki bu gidişata rağmen biz 2019’da Türkiye olarak iyi bir performans sergiledik” dedi.

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ’Türkiye 2023 Zirvesi’nde düzenlenen İhracat Paneli’ne katıldı. Bakan Pekcan, Türkiye’nin ihracat performansı, korumacılık önlemlerinin ihracat etkisi ve dijitalleşme konusunda yapılan çalışmalara değindi.

    “Artan korumacılık önlemleri ve düşük yatırım iştahı nedeniyle küresel konjonktürde zor bir dönemeden geçiyoruz”

    Panelde konuşan Bakan Ruhsar Pekcan, “Küresel ekonomideki ticaret savaşlarının arka planına baktığımız zaman 2000’li yıllardan itibaren gelişmekte olan ülkelerin dünya gayrisafi hasılasından aldıkları payın ve dünya ihracatından aldıkları payın gittikçe arttığını ve gelişmiş ülkelerin de buna bir reaksiyon olarak korumacılık önlemlerini devreye aldıklarını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelerin dünya toplam gelirinden aldıkları pay 2000 yılında yüzde 43.2 iken, 2018 yılında yüzde 59.2’ye yükselmiş. Gene gelişmekte olan ülkelerin küresel mal ihracatından aldığı pay, 2000’de yüzde 34. 2 iken 2018 yılında yüzde 48.3’e yükseldiğini görüyoruz. Dünya genelinde artan siyasi ve ekonomik belirsizlikler, artan korumacılık önlemleri ve düşük yatırım iştahı nedeniyle küresel konjonktürde esasında zor bir dönemeden geçiyoruz” dedi.

    “Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9 ve bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada”

    Bakan Pekcan, konuşmasına şöyle devam etti: “En çok ihracat yaptığımız AB ülkelerine baktığımız zaman küresel büyümenin yüzde 1.2 olduğunu, en çok ihracat yaptığımız Almanya’nın büyümesinin binde 5 olduğunu ve İngiltere’nin de yüzde 1.2 olduğunu görüyoruz. Ancak 2019-2023 döneminde küresel büyüme ve küresel mal ihracatının yüzde 3-4 bandında gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Dünya böyle bir süreçten geçerken, Türkiye olarak biz neredeyiz? Ağustos ayı itibariyle Dünya Ticaret Örgütü verileri yayınlandı. En çok ihracat yapan 50 ülkenin ihracat verileri yayınlandı. Dünya ihracatı 2019 Ağustos sonu itibariyle 8 aylık süreçte eksi 2.6 düşmüş. Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9 ve bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada. Küresel ekonomideki bu gidişata rağmen biz 2019’da Türkiye olarak iyi bir performans sergiledik”.

    “2019 yılında şua ana kadar ihracatımızın 11 milyar dolarlık kısmı korumacılık önlemlerine tabii oldu”

    Korumacılık önlemlerine değinen Bakan Pekcan, “Korumacılık önlemlerine baktığımız zaman, 2017 yılında ülkemiz ihracatının 893 milyon dolarlık kısmı korumacılık önlemlerine tabii olmuş. 2018 yılında korkunç bir artış görüyoruz; ihracatımızın 7.2 milyar dolarlık kısmı korumacılık önlemlerine tabii olmuş. 2019 yılına geldiğimizde bu rakam 11 milyar dolara ulaştı. Ticaret savaşları içinde biz de büyük bir mücadele veriyoruz. Muhtemel önlemleri göz önüne aldığımızda bunun 14.4 milyar dolara çıkması da muhtemel. Türkiye olarak kendi üreticimizi ve ihracatçımızı her platformda koruyoruz, misilleme önlemleri alıyoruz. İthalatımızın 41 milyar dolarını yaklaşık yüzde 19’una korumacılık önlemleri uygulamış bulunuyoruz. Ar-Ge, inovasyon, teknolojik gelişim ve tüm bunların kapsayan dijitalleşmenin, sürdürülebilir büyümenin ana faktörler olarak tanımlandığı stratejik büyüme hedefleri ülkeler tarafından açıklanmaktadır. Ülke olarak teknoloji odaklı Ar-Ge’ye ve tasarıma dayanan yüksek katma değerli ürünlerin ihracatını arttıracak yönde adımlar atmak için kararlıyız, girişimlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu.

    Ekonomik büyümede teknoloji ve dijitalleşmeye dikkat çeken Bakan Pekcan, “Ekonomik büyümeler, Ar-Ge’ye, teknolojiye, inovasyona ve teknolojileri üretebilen ve kullanabilen eğitimli beşeri sermayeye dayanmaktadır. Türkiye olarak Dünya ekonomisini ve günlük yaşantımızı kökten değiştirecek bu dönüşümü, ülkemiz açısından bir fırsata çevirmek istiyoruz. Bu doğrultuda tüm paydaşlarla istişare ederek ihracat ana planımızı hazırladık, Ağustos ayında kamuoyuyla paylaştık. İhracattan aldığımız payı arttıracak tedbirler alıyoruz. Aynı zamanda küresel ihracatta yapmış olduğumuz yüksek teknolojili ürün ihracatının payı Türkiye’de son 10 yılda yüzde 3,5 seviyesindedir. Bunu arttırmak için girişimlerde bulunuyoruz. Bakanlık olarak İhtisas Serbest Bölgelerinde teknoloji odaklı yatırım çekmek üzere teşvik ve destek sistemlerini gündeme getirdik. Çünkü serbest bölgelerimizdeki yüksek teknolojili ürün ihracatının payı yüzde 9 seviyesinde. Bizde bunu en kısa zamanda OECD ortalaması olan yüzde 14’e çekmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

    “İhracat ana planımızda 17 hedef ülke seçtik”

    İhracat ana planında 17 hedef ülkeyi seçtiklerini dile getiren Bakan Pekcan, “Bu ülkeleri seçerken dünya gayrisafi hasılasından yüzde 60 pay alan, dünya ithalatından yüzde 43,7 pay alan, bizim ihracatımızda yüzde 25 payı olan ve 4.2 milyar nüfusu olan ülkeleri seçtik. Hedef sektörleri seçerken de dünyada küresel ticareti artan paya sahip olan, orta ve yüksek teknolojili ürünleri kapsayan sektörleri hedef aldık. Bu sektörlerdeki ihracatımızı binde 7.6’dan yüzde 1’e çekmeyi hedefledik” açıklamasında bulundu.

    İhracatta dijital gümrüğü başarıyla başlattıklarını aktaran Bakan Pekcan, “Şimdi ithalatta dijital gümrük üzerinde çalışıyoruz. İthalatta da diğer kamu kuruluşlarından STK’lardan da beklediğimiz güncellemeler var. Onları da dijital ortama taşıdığımızda ithalatta da dijitalleşmeye gireceğiz. Bakanlığımızın kapsamında çok geniş bir veri ağı var. Bakanlığımızca veri analitiği mükemmeliyet merkezi kuruyoruz. 2020 sonunda kurmuş olacağız. Dijitalleşmeyi ve otomasyonu çalışmalarımızın merkezine aldık. Özellikle dijital ekonomiye geçiş noktasında özel sektörümüze örnek ve öncü olmak istiyoruz. Onları da dijitalleşme alanında çalışmaya teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Erzurum’dan Katar’a küçükbaş hayvan ihracatı

    Erzurum’dan Katar’a küçükbaş hayvan ihracatı

    Erzurum’a bağlı Yakutiye İlçesi Uzunyayla Mahallesinden Katar ’a 450 küçükbaş hayvan ihraç edildi.

    Uzunyayla Mahallesinden Enes Ülkeköle’nin organizasyonunu yaptığı ihracat işlemi sırasında Erzurum İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erhan Çiftgül ve Veteriner Hekim Muhittin Bastem teknik destek ve koordinasyon için katılım sağladılar.

    İhraç işlemi sırasında konuşma yapan İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erhan Çiftgül, “Küçükbaş hayvan varlığı bakımından ilimizde son 10 yılda küçükbaş hayvan varlığımız 402 bin (2009) baştan 746 bin başa (2019) yükseldi. Artan büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığına paralel olarak gerek diğer illere satışın gerekse farklı ülkelere ihracatın yapılıyor olması ilimizde hayvancılığın geliştiğinin göstergesidir. Bu yapılan ihracat işlemi kayıt sistemlerinin oluşturulduğu tarihten bu yana yapılan ilk ihracat işlemidir. Bu sebeple de ilimiz açısından önem araz etmektedir. Erzurum’da üreten, geliştiren ve gerekli yerlere ulaştıran, pazarlayan bir potansiyel olarak hayvancılığı öncelikle ilimiz ekonomisinde, daha sonra ülke ekonomisinde lokomotif sektör haline getireceğiz. Hayvancılık gelişme hedeflerimizde ve ekonomik vizyonu gerçekleştirmede en önemli sektördür. Bu bilinçle çalışmakta ve paydaşlarımıza yönelik özendirme faaliyetlerini sürdürmekteyiz” dedi.

  • Alanya’dan Polonya’ya ilk kez avokado ihracatı başladı

    Antalya’nın Alanya ilçesinde bu yıl ilk kez Polonya’ya avokado ihracatı yapılmaya başlandı. Romanya, Ukrayna, Rusya, Gürcistan, İran gibi ülkelere de ihracatı yapılması beklenen ilçede toplam 40 bin hektar alandaki avokado bahçesinde yılda ortalama 50 milyon adet üretim hedefleniyor.

    Türkiye’ye 1953 yılında hobi amaçlı üretim için Meksika bölgesinden getirilen avokado, tüketimi artınca 1990’lı yıllar başında Alanya başta olmak üzere Gazipaşa, Anamur ve Mersin bölgelerinde ticari olarak üretilmeye başlandı. Antioksidan özelliğiyle bilinen ve 4 adedi yaklaşık 1 kilogram gelen avokadonun Alanya’daki üretimi her geçen gün artıyor. Alanya, Türkiye avokado üretiminin yüzde 80’ini karşılar hale gelirken, geçtiğimiz yıl üretim adeti 40 milyona kadar ulaştı. Bu sene hasadına başlanan avokadonun hava şartlarının normal olmasından dolayı bu rakamın 40 bin hektar alanda 50 milyon olması bekleniyor. Toptan adet fiyatı kalitesine göre 4-4,5 lira arasında değişen avokadonun 6-7 lira arasında perakende fiyatıyla tezgahlarda yerini buluyor.

    Senenin ilk ihracatı Polonya

    Geçtiğimiz günlerde ilçede hasadına başlanan avokado bugün ilk olarak Polonya’ya ihracatı başladı. Bahçelerden hasadı yapılarak toptancı haline bugün getirilen 1 ton avokado, aracı şirket ve Polonyalı yetkili tarafından incelendikten sonra Polonya’ya gitmek üzere kamyona yüklendi.

    “Lezzet ve kalitesini gördükleri için tercih ediyorlar”

    Alanya Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen, avokadonun erkenci cinsinin ihracata başlanıldığını aktardı. Erken talepten dolayı mutlu olduklarını ifade eden Sevilgen, “Deneme amaçlı 1 tonluk avokado ihracatı Polonya’ya gerçekleştiriyoruz. Daha sonra bu sayı ay sonunda 90 bin adete kadar çıkacak. Normalde 11-12. aylarda yapılan ihracat kaliteli ve iyi ürün olması nedeniyle bu kadar erken talep gördü. Lezzet ve kalitesini gördükleri için tercih ediyorlar. Ancak eksikliğimiz var. Yeterli ürün elimizde yok” dedi.

    İhracatı gerçekleştiren firma yetkilisi Erkan Keklik de, ilk avokado ihracatını Polonya’ya gerçekleştirdiklerini aktardı. Öncülük yapmanın heyecan verici olduğu söyleyen Keklik, “Tedarik konusunda yeterli miktara ulaşamıyoruz. Paketleme konusunda sıkıntımız var, her şey insan gücüne dayalı. Bunun Alanya’da çözüleceğini düşünüyorum. Sadece avokado değil, portakal, limon greyfurt gibi ürünleri de göndermek istiyoruz” diye konuştu.

    “Avokado lezzetli ve kaliteli”

    İhracatın Polonya sorumlusu Mykola Auzing ise, avokadonun lezzetli ve kaliteli olduğunu gördüklerini, bu nedenle alışverişi başlattıklarını söyledi.

  • Otomotiv ihracatı Nisan’da 2,6 milyar dolar oldu

    Otomotiv ihracatı Nisan’da 2,6 milyar dolar oldu

    Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisi geçen ay performansında düşüş yaşamasına rağmen tarihinin en yüksek ikinci Nisan ayı ihracat rakamını gerçekleştirdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, sektör ihracatı nisanda yüzde 9,8 düşüşle 2,6 milyar dolar oldu. Sektörün ilk dört aylık ihracat ortalaması ise 2,6 milyar dolara ulaştı.

    Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatı Nisan ayında yüzde 9,8 düşüşle 2,6 milyar dolar oldu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Nisan ayında yaşadığı düşüşe rağmen otomotiv endüstrisi tarihindeki en yüksek ikinci nisan ayı performansını yakaladı. Türkiye ihracatında halen ilk sırada yer alan ve aldığı pay yüzde 17 olan otomotivin, yılın ilk dört aylık ihracat ortalaması ise 2,6 milyar dolara ulaştı. Otomotiv endüstrisinin ocak-nisan döneminde kaydedilen ihracatı yüzde 6,8 azalışla 10 milyar 373 milyon dolar oldu. Yılın üçte biri geride kalırken, sektörün Euro-Dolar paritesi kaynaklı ihracat kaybı 700 milyon dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayı ihracatında ürün grupları bazında otobüs-minibüs-midibüs dışındaki diğer ürünlerde düşüş yaşanırken, sektör ihracatından yüzde 76 pay alan AB Ülkeleri’ne de yüzde 13 oranında düşüş görüldü.

    Otobüsler ürün grubunda artış yüzde 14 oldu

    Nisan ayı performansına ürün grupları bazında bakıldığında, ihracattan yüzde 37 pay alan binek otomobillerde ihracat yüzde 23 azalarak 961 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 3 azalarak 926 milyon dolar olurken, sektör ihracatından ikinci büyük payı aldı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 1 azalarak 469 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı da yüzde 14 artarak 170 milyon dolara çıktı.

    Binek otomobillerde en büyük pazar olan Fransa’ya ihracat yüzde 36, İtalya’ya yüzde 41, İspanya’ya yüzde 34, Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 17, Belçika’ya yüzde 36, İsveç’e yüzde 22 düşüş görüldü. Buna karşılık İsrail’e yüzde 15, Slovenya ve Macaristan’a yüzde 19’ar oranında ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde ABD’ye yönelik ihracat ise yüzde 43 bin 947 gibi çok yüksek bir oranda arttı.

    Tedarik endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya yüzde 11 ve ikinci en büyük pazar olan Fransa’ya yüzde 1 azalma görülürken, yine Romanya’ya yüzde 23 gerileme oldu. Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 17, ABD’ye yüzde 24, Cezayir’e yüzde 58 ihracat artışı kaydedildi. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda en fazla ihracat yapılan ülke olan Birleşik Krallık’a yüzde 32, Slovenya’ya yüzde 72, İspanya’ya yüzde 30 ihracat artışı görülürken, İtalya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 13, Hollanda’ya yüzde 18, Almanya’ya yüzde 26, İsveç’e yüzde 59 düşüş oldu.

    En büyük pazar Almanya’ya ihracat yüzde 18 azaldı

    Nisan ayında en büyük pazar olan Almanya’ya ihracat yüzde 18 azalışla 368 milyon dolar oldu. Yine önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 23 oranında düşüşle 268 milyon dolar ihracat yapıldı. İtalya’ya ihracat da yüzde 28 azalarak 237 milyon dolar oldu. Nisan ayında önemli pazarlardan İspanya ve Hollanda’ya yüzde 24’er, Belçika’ya yüzde 22 ihracat düşüşü görülürken, Birleşik Krallık’a yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 39, ABD’ye yüzde 57 ihracat artışı kaydedildi. Almanya’ya yaşanan düşüşte binek otomobiller ihracatının yüzde 33, tedarik endüstrisi ihracatının yüzde 11, Fransa’ya olan düşüşte ise binek otomobiller ihracatının yüzde 36, İtalya’ya görülen düşüşte de binek otomobiller ihracatının yüzde 41 gerilemesi etkili oldu.

    Nisanda AB Ülkelerine ihracat yüzde 13 düştü

    Ülke grubu bazında en büyük pazar olan Avrupa Birliği Ülkelerine ihracat nisanda yüzde 13 düşüşle 1 milyar 998 milyon dolar oldu. Nisanda Afrika Ülke grubuna yüzde 30, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi Ülkelerine yüzde 14 oranında ihracat artışı yaşandı. Ocak-nisan döneminde AB Ülkelerine ihracat 8 milyar 43 milyon dolar olurken, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesine ihracat yüzde 19, Ortadoğu Ülkelerine yüzde 4 geriledi. Afrika ülkelerine ise yüzde 10, Uzakdoğu ülkelerine de yüzde 12 arttı.