Etiket: İhracatı

  • Ege deri ihracatı yüzde 26 arttı

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, Ege Bölgesi’nden yapılan deri ve deri ürünleri ihracatının 2018 yılının Ocak-Nisan döneminde, 2017 yılının ilk dört aylık dönemine göre yüzde 26’lık artışla 41 milyon 112 bin dolardan, 51 milyon 711 bin dolara yükseldiğini belirtti.

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin İzmir Kültürpark Tenis Kulübü’nde düzenlediği, “İftar Yemeği”nde deri sektörünün ihracat performansı ile ilgili bilgi veren Zandar, “Deri ve deri mamulleri ihracatında ayakkabı ihracatı 24 milyon 183 bin dolarlık tutarla aslan payını alırken, deri ve post ihracatından 17 milyon 600 bin dolarlık döviz elde edildi. Deri konfeksiyon ürünleri ihracatı 6 milyon 10 bin dolar olurken, saraciye ürünleri ihracatı 3 milyon 918 bin dolar olarak kayıtlara geçti” diye konuştu.

    Hedefimiz 320 olan ihracatçı sayımızı 500’e çıkarmak

    Nisan ayında gerçekleşen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurul Toplantısı sonrasında 4 yıllığına yönetime seçildiklerini hatırlatan Zandar şöyle devam etti: ” Önümüzdeki 4 sene boyunca tüm sektörlerimizin ihracat potansiyellerini arttırmak ve bu alandaki olası sorunlarını çözmek için hep beraber durmadan, yorulmadan çalışacağız. Hedefimiz gerek ticaret odası temsilcilerimiz, gerek sektörel derneklerimizi ile birlikte hareket edip mevcut olan 320 ihracatçı firma sayımızı 500’e çıkarmaktır.”

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin geçmiş dönem Yönetim Kurulu Başkanı Jak Galiko’ya birliğe verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür eden Zandar, önümüzdeki 4 yıllık dönemde deri sektörünün alt sektörleri olan Ayakkabı/Deri/Deri Konfeksiyon ve Saraciye sektörlerimiz ile iletişimi hızlandırmak, onların sorunlarına daha çabuk çözüm bulabilmek için yönetim kurulundan birer sektör temsilcisi belirlediklerini, bu temsilcilerin üyeleri yerinde ziyaret edip, hem birliğin aktivitelerinden haberdar edeceğini, hem de çözüm isteyen konuları birliğe aktaracaklarını dile getirdi.

    Deri sektöründe yer alan alt sektörlerin ihtiyaçlarının ve ihracat planlarının çok farklılıklar gösterdiğinin farkında olduklarını kaydeden Zandar, “Bu doğrultuda alt sektörlerimiz ile ayrı ayrı arama tarama toplantıları düzenleyeceğiz. Bunların ilki 31 Mayıs tarihinde deri konfeksiyon sektörümüz için yapılacak. Ayakkabı ve Saraciye konulu arama tarama toplantımız ise haziranın 3. haftasında düzenlenecek” diye konuştu.

  • DAİB Başkanı Ethem Tanrıver; “Katar’a bölgemizden yapılan ihracatı artıracağız”

    Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği URGE Gıda Kümesi firmaları ile Katar pazarına yönelik olarak yurtdışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirdi.

    Katar’ın ve Körfez ülkelerinin en önemli perakende zincirlerinden olan Lulu Grubuna ziyaret yapıldı. Lulu firmasından ambalajlı ürün, yaş meyve-sebze ithalatından sorumlu satın alma birimi yetkilileri ile Türkiye’den ithalattan sorumlu satın alma müdürünün katıldığı toplantının son derece verimli geçtiği belirtildi.

    Lulu Grup yetkilileri ambargo sonrasında Katar gıda pazarında yaşanan gelişmelere ve pazardaki mevcut duruma ilişkin son derece faydalı bir bilgilendirme yaptıktan sonra DAİB Gıda Kümesinde yer alan 8 firmanın temsilcileri tek tek ürün ve hizmetlerini tanıttılar, Lulu Grup yöneticilerinin küme üyesi firmaların ürün ve hizmetleri ile yakından ilgilendiği gözlendi.

    Katar’ın en eski perakende zinciri olma özelliği taşıyan, bugün itibariyle 4 büyük hipermarket, 7 süpermarket ve 3 dağıtım firması ile Katar pazarına hizmet veren Family Food Center ziyaret edildi. Satın Alma Müdürü M. Unnikrishnan ve Pazarlama Müdürü John Mathew tarafından kabul edilen heyet üyelerine Katar gıda pazarına ilişkin son derece kapsamlı bir sunum yapıldı. Özellikle ambargonun Katar gıda pazarına olan etkilerine değinen firma temsilcileri ambargo sonrasında özellikle temel gıda ürünlerinde firmaların yüksek miktarda stok bulundurduğunu, bu stokların eritilmesini teminen raf fiyatlarının neredeyse maliyetlerin altına düştüğünü, stoklardaki bu fazlalığın Ramazan sonrasında azalmasını beklediklerini ve Eylül ayından itibaren gıda ithalatının normal seyrine döneceğini belirttiler. Stoklara ilişkin olarak yaşanan bu durumuna özellikle markasız veya jenerik marka ile satılan temel gıda ürünleri ile fiyat esnekliği düşük olan temel tüketim ürünlerini etkilediğini belirten firma temsilcileri markalı ürünlerin bu süreçten etkilenmediğini kaydetti.

    Family Food Center yetkilileri Katar pazarını hedefleyen gıda üreticilerine pazarda uzun vadede başarı olmak istiyorlarsa birden fazla distribütör yerine geniş bir dağıtım ağına sahip tek bir bir yerel firma ile çalışmalarının daha doğru olacağını ifade ettiler. Ürünlerin farklı distribütörler tarafından farklı fiyatlar ile pazara sunulmasının markayı olumsuz yönde etkilediğini belirten Family Food Center yetkilileri Türk üreticilerinin / markalarının bu sorunu sıkça yaşadığını dile getirdi. Doha/Katar Ticaret Müşaviri Burak Güreşçi ile biraraya geldiler

    Doha Ticaret Müşaviri Burak Güreşci tarafından Katar ülke pazarına ilişkin olarak heyet üyelerine detaylı bir brifing verildi. Brifing sonrasında heyet üyelerinin Katar pazarına ilişkin sorularını yanıtlayan Güreşci ambargo sonrasında özellikle gıda sektöründe Türk ürünlerinin artan pazar payına işaret ederek, nüfus olarak küçük bir ülke olmasına karşın yüksek alım gücü nedeni ile ve son dönemde iki ülke arasında son derece olumlu seyir izleyen ikili ilişkiler neticesinde Katar’ın gıda üreticilerimiz için son derece cazip bir pazar olduğunu belirterek DAİB gıda kümesinin ticaret heyeti programı kapsamında Doha’yı ziyaret etmesinin son derece isabetli bir karar olduğunu belirtti.

    Mevcut durumda ticareti kısıtlayan en önemli etkenin bazı diğer Körfez ülkelerinin halen uyguladıkları ambargo nedeni ile nakliye maliyetlerinin, alternatif rotaların kısıtlı olması nedeniyle artmakta olduğunu belirten Güreşci alternatif nakliye rotaları oluşturulması ve maliyetlerin düşürülmesi için hem Türkiye hem de Katar yetkili birimlerinin girişimlerini sürdürdüğünü söyledi. Yine Türkiye ile Katar arasında imzalanması gündemde olan Serbest Ticaret Anlaşmasına ilişkin görüşmelerin devam ettiğini belirten Güreşci mezkur anlaşmanın imzalanması durumunda gıda ve tarım ürünleri olmak dahil olmak üzere tüm ürün gruplarında Türkiye’nin Katar’a olan ihracatının daha da artmasını beklediklerini kaydetti.

    İkili İş görüşmeleri gerçekleştirildi

    İkili iş görüşmelerinin açılış konuşması Doha Büyükelçisi Fikret Özer yaptı. DAİB heyetinin Katar ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Özer ikili iş görüşmelerinin katılımcı firmalarımız için hayırlı olmasını temenni ederken Doha Büyükelçiliği olarak Katar pazarını hedefleyen tüm firmalarımıza destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.

    İkili iş görüşmelerine Katar’dan 30 ayrı firmadan yaklaşık 40 temsilci katılım sağlarken gün boyunca toplam 110 ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.

    Görüşmelere katılan firmalar arasında Katar gıda pazarında çok büyük pazar payına sahip olan ve ülkenin gıda & içecek ithalatının önemli bir kısmını tek başına gerçekleştiren Qatar National Import Export (QNIE) gibi firmaların yanı sıra Abu Isa, Al Lateef, Alhayat, Almana, Panda ve Saba Trading gibi önemli gıda ithalatçısı, distribütör ve toptancıların yanı sıra Lulu ve Family gibi önde gelen perakendecilerden de katılım oldu.

    DAİB Başkanı Ethem Tanrıver; Katar’a bölgemizden yapılan ihracatı artıracağız

    DAİB Başkanı Ethem TANRIVER, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Koordinatörlüğü ve DAİB organizasyonunda, “Bölgemizdeki Gıda İhracatının Artırılması” isimli projemiz kapsamında, Doha/Katar’da düzenlenen Yurtdışı Pazarlama Faaliyeti” programı sırasında gerçekleştirilen bu faaliyetler ile ihracat yapanların ihracat miktarlarının artırılması, hiç ihracat yapmamış firmalarımızın da gerek yabancı alıcılarla ticari görüşmeler yapmak, gerekse ürünlerinin dış pazardaki durumunu gözlemlemek, aynı sektördeki rakiplerini tanımak ve ihracat tecrübesi yaşamalarına imkan vermenin yanı sıra, ülkelerimiz arasındaki mevcut ikili ticari ilişkilerin ve genel anlamda dış ticaretin geliştirilmesi ve artırılmasına yardımcı olmak gibi hususlar hedeflendiğini anlatarak, “İhracat seferberliği başlatmak amacıyla yola çıkılan ve kümelenme odaklı hazırlanan URGE projemiz kapsamında firmalarımıza verilen hizmetler değerlendirildiğinde, belirlenen hedeflere, diğer değişle firmalarımızın ihracata ulaşmada kat etmesi gereken bütün aşamalar tecrübe edilmiştir” diye konuştu.

  • Kayseri’nin denizi yok ama balık ihracatı çok

    Kayseri’de bulunan Yamula Barajı Gölü’ndeki 14 aktif alabalık üretim çiftliklerinden üretilen yılda ortalama 16 bin ton balık başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Rusya ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor.

    Kızılırmak ve Seyhan havzası arasında kalan ve Kayseri’nin kuzeyinden geçen Kızılırmak nehri üzerinde kurulu bulunan 240 kilometre olan Yamula Barajı’nda 14 adet aktif alabalık üretim çiftliği bulunuyor. Yılda ortalama 16 bin ton üretim hacmine sahip olan alabalık çiftliklerinde Eylül ve Ekim aylarında başlayan üretimin Haziran ve Temmuz aylarında hasadı tamamlanıyor. Alabalık üretim çiftliklerinde en yoğun üretim ve hasat dönemi ise Nisan ve Mayıs aylarında yaşanıyor.

    2018 yılında tesislere bırakılan 20 milyon alabalığın büyümesi ile birlikte hasat işlemlerinin hızla devam ettiği Yamula Barajında rekolte olarak 5 bin ton üretim hedefleniyor.

    Yamula Barajı üzerinde kurulu bulunan tesislerde yapılan üretim sonrasında Kayseri Türkiye’nin iç sularında ilk üç alabalık üretim merkezlerinden biri haline geldi. Yamula Baraj Gölü’nde üretilen alabalıkların yüzde 80’i ihracatla satılırken, yüzde 20’si ise iç piyasada tüketiliyor.

  • Kuru meyve ihracatı 500 bin tona yaklaştı

    AYDIN (İHA) –Kuru meyve ihracatının son yıllarda 1,3 – 1,4 milyar dolar bandında sıkışıp kaldığı bilgisini veren Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, 2023 yılı için 3 milyar dolar ihracat hedefleri olduğunu belirtti.

    Kuru meyve ihracatının son yıllarda 1,3 – 1,4 milyar dolar bandında sıkışıp kaldığı bilgisini veren Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, 2023 yılı için 3 milyar dolar ihracat hedefleri olduğunu, bu hedefe ulaşmak için geçtiğimiz yıllarda Japonya, Çin ve Güney Kore’ye yönelik yürüttükleri tanıtım faaliyetlerine bundan sonraki süreçte kurulan Türkiye Tanıtım Grubu faaliyetleri kapsamında devam edeceklerini kaydetti.

    Dünya genelinde tüketici bilincindeki artışa paralel olarak sağlıklı gıdaya yöneliş olduğunu anlatan Öz, sağlıklı oluşları nedeniyle dünya genelinde kuru meyvelere ilgi ve talepte artış olduğunu, ülkemizde de kuru meyve tüketiminin artması için çalışma yürüteceklerini kaydetti. Şekerin insan sağlığına zararlarının her geçen gün detaylarıyla ortaya konulduğunun altını çizen Öz, “Üzüm, incir ve kayısı gibi doğal ürünlerde en büyük üretim bizde bu ürünleri gelecek nesillere aktarma, tüketim alışkanlığını oluşturma ve arttırma zorunluluğumuz var. Şekerin en sağlıklı alternatifi meyveler. Bu ürünleri gıda değil, sağlık kaynağı olarak görmeliyiz, iç ve dış tüketimi arttırmalıyız. Çocukların küçük yaşta sağlıklı ürünlerle tanışması için çalışmalar yapacağız” diye konuştu.

    Öz ayrıca, sektör olarak kuru meyvelerin AB ve diğer dünya ülkelere ihracatında ortaya çıkabilen teknik engellerin ve sorumların aşılması amacıyla FRUCOM başta olmak üzere, uluslarararası ticaret örgütleri ile işbirliği yapmaya devam ederek oluşturulan projelere destek vermeye devam edeceklerini de belirtti.

    Üzüm, incir ve kayısı komiteleri kuruldu

    Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkan Yardımcısı Birol Celep ise, sektörün ana ihraç ürünleri olan çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ihracatında yaşanan sorunların çözümü için komisyonlar oluşturduklarını, bu komisyonların üzüm üretim merkezi Manisa, incir üretim merkezi Aydın ve İzmir, kayısı üretim merkezi Malatya’da üreticiler ve sektörün diğer paydaşları ile bir araya gelip sektörün sorunlarının çözümü için el birliği yapıp çalışacağını ve kaliteli ürün üretimi için eğitim çalışmaları yapacağını belirtti.

    Kuru meyve ihracatı 500 bin tona yaklaştı

    Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirin başını çektiği kuru meyve ihracatı 2017 yılında 493 bin 62 ton karşılığı 1 milyar 281 milyon dolar oldu. Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı 408 milyon 201 bin dolarlık tutarla ilk sırada yer alırken, Türkiye kuru kayısı ihracatından 266 milyon 924 bin dolar döviz elde etti. Kuru incir ihracatı 253 milyon 15 bin dolar olarak kayıtlara geçerken, badem ihracatı 89 milyon dolar, Antep fıstığı ihracatı 72 milyon dolar oldu.

  • Selçuk’tan şeftali hasadı ve ihracatı start aldı

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, ihracatçılarla üreticiler arasındaki bağı güçlendirmek, sektörel sorunların çözüm yollarını bulmak için yeni döneme hızlı bir giriş yaptı. Uçak, EYMSİB Yönetim Kurulu üyeleriyle Selçuk’ta üretici, tüccar, sanayici ve ihracatçılarla bir araya geldi.

    Selçuk’ta düzenlenen toplantıya katılan üretici ve ihracatçılara seslenen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, “Biz göreve geldiğimizde üyelerimizin sorunlarını dinleyeceğimizi, 2 ayda bir Yönetim Kurulu toplantılarını üretim bölgelerinde yapacağımıza söz vermiştik. Başkan seçildikten sonra bu sözümüzü tutuyoruz. Başkan seçildikten sonra 1 ay içerisinde Kemalpaşa Bağyurdu’nda kiraz üreticileriyle, Alaşehir’de ise sofralık üzüm üreticileri ile bir araya geldik. Bugün de Selçuk’ta şeftali, nar, ayva ve mandalina üreticileri ile bir aradayız. Sırada Ödemiş ve Seferihisar var. Önümüzdeki dönem bu toplantılara devam edeceğiz. Üreticilerimizle birlikte hareket ederek 2023 yılı ihracat hedefimize hep birlikte ulaşacağız” diye konuştu.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin taze yaş meyve sebze üreticilerine ve ihracatçılarına yönelik bilgilendirme toplantısı İzmir Selçuk’ta, Selçuk Belediyesi Soğuk Hava Deposu DEPPO EFES’te gerçekleştirildi. Toplantıya Selçuk Belediye Başkanı Zeynel Bakıcı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, İzmir Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı, Selçuk İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Acargil, Yüksek Ziraat Mühendisi-Tarım Danışmanı Hüseyin Gültekin, SEFEKO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayarer, Prof. Dr. Ali Ünal, Deppo Efes Koordinatörü Ömer Sosyal ve 150 civarında üretici, tüccar, sanayici ve ihracatçı katıldı.

    Selçuk’tan şeftali hasadı ve ihracatı başladı

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin taze yaş meyve sebze ihracatçılarına yönelik bilgilendirme toplantısında konuşan, Selçuk Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Müdürü Mustafa Acargil, Selçuk’tan şeftali hasatına geçen hafta başladıklarını, ihracatın başladığını, verimli bir sezon beklediklerini kaydetti. Acargil, “Biz çalışacağız üreteceğiz, ürettiğimizi dünyaya satacağız” şeklinde konuştu.

    İhracata uygun meyve üretimi çok önemli

    Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ünal, Türkiye’nin çok faklı ekolojik özelliklere sahip yörelerinin olmasının önemli bir avantaj olduğunu, bu sayede bir meyvenin farklı çeşitlerini Türkiye’de yetiştirmenin mümkün olduğunu dile getirdi. Ünal, “Hem çok soğuk hem de sıcak bölgelerimiz var, bu bir şans. Ancak, meyve yetiştiriciliği konusunda eğitim yetersizliği önemli bir sorun. Meyve yetiştiriciliğinde tecrübe kazanmak zordur, zaman ister. İhracata uygun bir meyvenin yetiştirilebilmesi için tüm yetiştirme tekniklerini iyi bilmek gerekir” dedi.

    Türkiye’deki parçalı toprak yapısının sakıncalarına da değinen Prof. Dr. Ünal sözlerini şöyle tamamladı:

    “Parçalı arazi yapısı nedeniyle istenen ürünün istenen miktarda üretilmesi ve bulunması büyük sorun. Birim alanda maksimum düzeyde verim elde edilebilmesi şart. Parçalı arazilerde üst düzey verimi sağlamak maalesef her zaman mümkün olmuyor.”

    İzmir Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği organizasyonunda Selçuk bölgesinde bu kadar üretici ile bir araya gelmenin büyük mutluluk verici olduğunu belirterek organizasyonun yapılmasında başta Ege İhracatçı Birlikleri olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür etti. Ayrıca üreticinin hangi ülkeye ihracatta hangi aktif maddelerin yasak olduğuna ilişkin bilgilendirilmesinin son derece önemli olduğunu dile getirdi.

    Selçuk’ta meyve üreticilerine hizmet veren Selçuk Belediyesi’ne ait Deppo Efes Müdürü Ömer Soysal ise; 24 saat mesai anlayışı ile çalıştıklarını, Deppo Efes’ten yararlanmak isteyip yararlanamayan çiftçi olmadığını ifade etti. Soysal, “Tatil günlerinde, özel günlerde de çalışmayı sürdürüyoruz. Sadece depolama değil, TIR soğutma ve yükleme de yapıyoruz, amacımız kar elde etmek değil, fiyatlarımız piyasa fiyatlarının yüzde 30 altında. Selçuk tarımının sigortası çiftçinin gülen yüzü olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “Üretici tarım tekniklerindeki gelişmeleri takip etmeli”

    Üreticilere seslenen Yüksek Ziraat Mühendisi Hüseyin Gültekin ise, üreticilerin kalite ve verimlik sorunlarına dikkati çekti. “Tarımsal üretimde hiçbir yıl aynı olmaz, her yılın farklı sorun ve özellikleri olur” diyen Gültekin üreticilerin yapması gerekenleri ise şöyle özetledi; “Üreticiler mutlaka toprak analizi yaptırmalı, tarım teknikleri sürekli değişiyor ve gelişiyor, zamanla bilmediğimiz yeni yöntemler çıkıyor, bunları ziraat mühendislerine danışarak yeni teknikleri uygulamaya koyabilirsiniz.”