Etiket: İhracatı

  • Kuru üzümde ihracatı olumlu etkileyecek seferberlik

    Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, çürük ve hasarlı üzümlerin kurutulması sırasında oluşan, kanserojen etkisi nedeniyle insan sağlığı için zararlı olan ve kuru üzüm ihracatını da olumsuz etkileyen Okratoksin-A için seferberlik başlattı.

    Manisa tarımının büyük bir bölümünü oluşturan ve Türkiye’de önemli bir ihraç ürünü olan kuru üzümde kalitenin artması için Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalara devam ediliyor. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, çürük ve hasarlı üzümlerin kurutulması sırasında oluşan, kanserojen etkisi nedeniyle insan sağlığı için zararlı olan ve kuru üzüm ihracatını da olumsuz etkileyen Okratoksin-A için seferberlik başlattı. Seferberlik kapsamında çiftçileri bilgilendirici faaliyetler yürüttüklerini söyleyen Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk, “İl Müdürlüğünce bu kapsamda sezon başından beri çiftçileri bilgilendirmek, temiz ve kalıntısız üzüm elde etmek için bağcılık yapılan tüm köylerde eğitim çalışmaları yapılmaktadır. Özellikle hasatın yaklaştığı, ilaç kalıntısı ve Okratoksin-A açısından kritik olan bugünlerde eğitim, bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarına hız verilmiştir. Çiftçilerin dikkatini çekmek için bağcılığın yoğun olduğu 10 ilçede, bilgilendirme pankartları asılmış, afiş ve broşürler dağıtılmıştır” dedi.

    “Mücadelede en önemli aşama sağlam, hasarsız tane elde etmektir”

    Okratoksin-A’nın oluşumu hakkında bilgi veren Öztürk, “Üzümler olgunlaşmaya başladığı dönemden itibaren hasarlı tanelerde küfler tarafından Okratoksin-A oluşur. Önlem alınmadığı takdirde hasat, kurutma ve depolama dönemlerinde de toksin (zehir) oluşumu devam eder. Okratoksin-A ile mücadelede en önemli aşama sağlam, hasarsız tane elde etmektir. Bunun için Külleme, Salkım Güvesi, Unlu Bit mücadelesi doğru bir şekilde yapılmış olmalıdır. Okratoksin-A’yı oluşturan küflerin ana kaynağı toprak olması nedeniyle, topraktaki küflerin üzüm tanelerine bulaşmasını azaltmak temel gerekliliktir. Hasatın yaklaşması nedeniyle bu dönemde toprak işlemesi yapılmamalıdır” ifadelerini kullandı.

    Oratoksin-A oluşumunun önlenmesi için iyi tarım uygulamaları esas olduğunu belirten Öztürk, “Kaliteli kuru üzüm elde edebilmek için olduğu kadar, Okratoksin-A oluşumunun önlenmesi için de iyi tarım uygulamaları esastır. Bağda üretimden itibaren Okratoksin A’nın oluşumuna fırsat vermemek en önemli çözümdür. Bağ topraklarında bulunan bu küfler, üzüm tanesinde yerleşip gelişebilmek için tanenin üzerinde delik veya çatlak şeklinde açık yara yerlerine ihtiyaç duyar. Bu nedenle tanenin delinmesi ve çatlamasını en aza indirecek, Okratoksin-A oluşma riskini azaltacak yetiştiricilik uygulamaları benimsenmelidir” dedi.

    Oratoksin-A oluşumu ve bulaşmasının engelleme yöntemlerini açıklayan Öztük şu ifadelere yer verdi: “Bağ tesisi, budama, toprak işleme, gübreleme, sulama, hormon uygulamasının uygun şekilde yapılması ve hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi ile Okratoksin-A oluşumu ve bulaşması engellenebilir. Uygun şartlarda hasat ve kurutma yapılmalıdır. Çürük, küflü salkımlar hasat sırasında ayrılmalı, öncelikle sağlıklı salkımların hasadı tamamlanmalıdır. Sağlam tanelerle küflü, çürük taneler birlikte kurutulmamalıdır. Çürüklü küflü salkımlar sağlıklı salkımlarla birlikte bandırılmamalı, sergide birlikte serilmemelidir. Bozuk salkımlar daha önceden ayrılmalıdır, ayrılmamış ise böyle salkımlar görüldüğü her yerde uzaklaştırılmalıdır. Hasattan sonra; kuru üzümler serin ve kuru ortamlarda depolanmalıdır. Kuru üzümler plastik kasa veya temiz, sağlam ve küçük çuvallar içinde depolanmalı, çuvallar yer veya duvar ile temas etmemeli, çuvalda 5 sıradan fazla üst üste istifleme yapılmamalıdır. Depolama yerinin sıcaklığı 5-10 C ve % 65 nem koşullarını içermelidir. Depoda bulunan kuru üzümler kesinlikle ıslatılmamalıdır”

  • ’Zeytin dalı’nın Balkanlar’a ihracatı başladı

    Bayburt’ta Zeytin Dalı Harekatı’nın olduğu dönemde keşfedilen ve ismini de buradan alan doğal taş, Balkan ülkeleri başta olmak üzere yurt dışında ilgi görüyor.

    Yumuşak yapısı sayesinde kolay işlenebilen, ses ve ısı yalıtımına uygun Bayburt taşının yeni bir çeşidi keşfedildi. Standart Bayburt taşının özelliklerinin yanı sıra sağlamlığı ve rengiyle de dikkat çeken ‘zeytin dalı’ isimli doğal taşa Balkan ülkelerinden talep geldi.

    Doğal taş sektöründe faaliyet gösteren Koral Madencilik’in sahibi Bayburtlu iş adamı Alaattin Koral, zeytin dalının ilk numunelerinin gönderilmesiyle yoğun bir talep yaşandığını dile getirerek “Zeytin Dalı Harekatı’nın sürdüğü sırada biz bu taşı çıkarmaya başladık. Şimdi zeytin dalı yurt dışında özellikle Balkanlar’da çok ilgi gören bir taş oldu. Bu talep üzerine biz de ocakta bu taşı çıkarıyoruz. Bu taş Bayburt’un milli bir serveti. Bayburt’ta ve Türkiye’de şimdiye kadar çıkardığımız en iyi taşlardan birisi bu oldu. Yurt dışına çıkmasında, pazarlanmasında hiçbir sorun yoktur. Bir an önce daha kapsamlı çalışarak bu taşın ihracatına başlamak istiyorum.”

    “Hırvatlar bin 500 blok istediler”

    Pazarlamacı Hasan İslam ise, Hırvatların taşı çok beğendiğini ifade ederek, “Bu taştan biz numune götürdük. Hırvatlar bu taşı çok beğendi. Avrupa Birliği ülkelerine kendilerinin pazarlamak istediklerini söylediler. Bizden blok olarak bu taştan istiyorlar. Şu anda bin, bin 500 civarında blok olarak bir talepleri var. Burada Bayburt Doğaltaş Fabrikası’nda kesildi, biçildi taşımız hazır geldi. Onlar bizden 6 ay içerisinde 300-400 blok civarında taahhüt ediyorlar. Gelecek yıl için de bin blok taahhüt ediyorlar” dedi.

    Zeytin Dalı’nın kaliteli bir taş olduğunu da sözlerine ekleyen İslam şöyle devam etti:

    “Balkanlar’dan bu taşa çok talep var. Çünkü taşın kalitesi sağlamlığı çok iyi. Rengi siyah ve bej. Yani güzel bir mermer, sağlam bir mermer, kırılmayan bir mermer. Bu özelliklerdeki taşlara talep çok olduğu için zannediyorum okyanus ötesinden Amerika’dan da bu taşa bir talep gelecektir. Biz bunu şu anda pazarlamayı başardık. Ülkemize hayırlı olsun.”

  • Antalya’dan dünyaya bombus arısı ihracatı

    Antalya’da 2017 yılında 20 bin adet olan bombus arısının kolonisi ihracatı, 2018 yılının ilk altı ayında yüzde 70 artarak, 34 bin koloniye ulaştı. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, “bombus arısı kolonisi ihracatında ilk 6 ayda 1.1 milyon Euro elde edildi” dedi.

    Antalya’dan 2018 yılının ilk altı ayında 34 bin bombus arısı kolonisi ihracat edildi. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, geçtiğimiz yıl 476 bin adet kraliçe bombus arısı ihraç edildiğini ve 280 bin Euro katmadeğer sağlandığını söyledi. Özen, 2018 yılının ilk altı ayında ise 240 Bin adet kraliçe arı ihraç edildiğini ve 114 bin Euro ülke ekonomisine katkı sağladığını ifade etti.

    İki kovan için 120 TL teşvik

    Türkiye’nin örtü altı sebze ve meyve üretiminin merkezi Antalya’da 4 firmanın koloniler halinde ürettiği bombus arıları, çiftçilerin doğal üretim için tercihlerinde ilk sırada yer alıyor. Özellikle domates, patlıcan ve biber olmak üzere birçok ürünün döllenmesinde kullanılan ve kimyasalların yerini alan arılar, çiftçilerin üzerindeki yükü büyük oranda hafifletiyor. Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle çiftçilerin kolayca ulaşabildiği bombus arıları, 500 metrekarelik alanda tüm bitkileri 45 gün boyunca dölleyebiliyor. Bakanlık, 1 dönüm arazide iki kovan için 120 TL destek vererek çiftçileri doğal üretime teşvik ediyor.

  • Bayburt’tan 11 ülkeye doğaltaş ihracatı

    Yumuşak yapısı sayesinde kolay işlenebilen, ses ve ısı yalıtımına uygun Bayburt Taşı ve çevre illerden getirilerek Bayburt’ta işlenen doğal taşların dünya piyasasına yolculuğu başladı.

    Geçtiğimiz yıl Bayburt’ta Avrupa Birliği finansmanı ile Bayburt İl Özel İdaresi, Bayburt Belediyesi, Bayburt Ticaret ve Sanayi Odası, Bayburt Ziraat Odası ve Taşçılar Derneği ortaklığında kurulan ve yönetim kurulu başkanlığını Bayburt Valisi Ali Hamza Pehlivan’ın yaptığı Bayburt Doğaltaş Üretim ve Pazarlama Destek Merkezi ilk meyvelerini vermeye başladı. Fabrikadan bu yılın ilk 6 ayında Arabistan, Katar, Dubai, Ürdün, Kosova, Arnavutluk, Almanya, Amerika, Libya, Rusya ve Irak’a ihracat gerçekleşti.

    Bayburt Doğal Taş Fabrikası Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla düzenlenen ihracat töreninde gazetecilere bilgi veren Vali Ali Hamza Pehlivan, Bayburt’un sahip olduğu taş rezervi itibariyle Türkiye’de en zengin potansiyele sahip yerleşim yerlerinden biri olduğunu belirtti.

    Bayburt Taşı’nın dünyada ve ülkemizde bilinen ve tercih edilen taşlar arasında olduğunu anımsatan Pehlivan, “Bu gerçekten hareketle yaklaşık 6-7 yıl içerisinde burada bir fabrika kurulması arzu edilmiş ve en nihayetinde bir Avrupa Birliği projesi geliştirilerek bu fabrikanın kurulumu gerçekleştirilmiş ve geçtiğimiz yılın Mayıs ayından itibaren de üretime başlamıştır. Şu anda fabrikamız bir yılını sektörde tamamladı” şeklinde konuştu.

    “İlk 6 ayda 11 farklı ülkeye ihracat”

    Fabrikanın ilk 6 ayında 11 farklı ülkeye ihracatta bulunduğunu da sözlerine ekleyen Vali Pehlivan, “Şimdiye kadar Bayburt’tan yurt dışına katma değeri mamul ürüne göre düşük olan ham blok ihracatı yapılıyordu. Teknolojik gelişmeler sayesinde modern üretim yöntemleri kullanan Bayburt Doğaltaş A.Ş. ile katma değeri yüksek işlenmiş ürün üretimi ve satışı olmaktadır. Bu günde bu ürünlerden Dubai ye 8 konteynerlik siparişin ilk konteynerini gönderiyoruz. Bu yılın ilk 6 ayında ulaştığımız ihracat rakamlarının sevindiricidir. İlk 6 ayda 11 farklı ülkeye ihracatımız olmuştur. Bu ülkeler Arabistan, Katar, Dubai, Ürdün, Kosova, Arnavutluk, Almanya, Amerika, Libya, Rusya ve Irak’tır. Yeni pazarlarla alakalı İsrail ile bağlantı yapılmış numune gönderilmiştir. Bu ürünlerle alakalı siparişler beklenmektedir. İhracatın yanında İç piyasada 26 farklı şehire Bayburt’ta üretilen mermer ve traverten gönderilmiştir” dedi.

    Mermer piyasasında firmaların proje bazlı üretimlere daha fazla ağırlık vermeye başladığını ifade eden Pehlivan, “Bu durum Bayburt Doğaltaş A.Ş. için avantajlı oldu. Çünkü fabrikamızda mermer çeşidi fazla olduğundan, proje firmalarının dikkatini çekiyor. Aradıkları mermeri fabrikamızda bulabiliyorlar. Bunların yanında inşaatların ihtiyacı olan pratik ürünler de üretebiliyoruz. Sujeti ve Cnc Makinamızda dekoratif mermer halı gibi çeşitlerde de ürün üretimi yapılmaktadır. Bunların çoğu proje odaklı, mimarların yaptığı çizimlere göre üretiliyor. Fabrikamızın misyonu sadece mermer pazarlamak değil şehrimiz ve komşumuz olan şehirlerde bulunan ocakların mermerini de pazarlamak bu şekilde toplam 17 ocaktan fabrikamıza ham blok gelmektedir. Yapılan sevkiyatlar yine Bayburt nakliye firmaları ile yapılmaktadır. Sevkiyatlarda kullanılan palet ve bundle için alınan ağaç tamamen Bayburt’tan karşılanmaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.

  • AHBİB’in Haziran ayı ihracatı 68.8 milyon dolar

    Akdeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nden (AHBİB) yapılan açıklamada, 2018 yılının Haziran ayında 68.8 milyon dolarlık Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri ihracatı gerçekleştirildiği belirtildi.

    AHBİB’den yapılan yazılı açıklamada, 2018 yılı Haziran ayı sektörel bazda ihracat rakamları değerlendirildi. AHBİB, 2018 yılının Haziran ayında yüzde 22 azalış ile 68.8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. AHBİB’in ülke geneli hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatındaki payı ise yüzde 15 olurken, 2018’in ilk yarısında 531 milyon dolarlık ihracat yaptı.

    Irak ilk sırada

    AHBİB’in ülkelere göre ihracat rakamlarının da yer aldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Haziran ayında Irak, yüzde 18’lik payı ve 12 milyon dolarlık ihracat değeri ile ilk sırada yer aldı. Ardından, 11 milyon dolarlık ihracat değeri ve yüzde 16 oranındaki payı ile Suriye takip etti. 68,8 milyon dolarlık sektör ihracatı içerisinde, pastacılık ürünleri geçen döneme kıyasla yüzde 17 azalış gösterse de 18 milyon dolarlık değeri ve yüzde 27’lik payı ile ilk sırada yer aldı. Sektörde 7.5 milyon dolarlık ihracatıyla tatlı bisküvi ve gofretler toplam ihracatın yüzde 10’unu oluşturarak ilgili dönemde en fazla ihracatı gerçekleştirilen ürün oldu. Bununla birlikte nohut, fasulye, börülce ve mercimek ürünlerinin ihracatında görülen yüzde 200’ün üzerindeki artış ise dikkat çekti.”