Etiket: İhracatçısı

  • Tütün üreticisi ve ihracatçısı el ele verdi

    Türkiye’ye en çok döviz kazandıran 2’nci tarım ürünü olan tütün ve tütün ürünlerinde son yıllarda meydana gelen düşüşü durdurmak ve üretimi arttırmak için tütün üreticileri ve ihracatçıları işbirliği yapacak.

    Ege İhracatçı Birliklerinde bir araya gelen Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu ve Tütün Üreticileri Birliği, Ziraat Odaları ve ilgili belediye başkanlıklarından oluşan heyet, tütün ve tütün mamullerinde yaşanan sorunları masaya yatırdı. Taraflar, tütün üretimini artırmak için güçlerini birleştirme kararı aldı. Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye’de 55 bin üreticinin 62 bin ton tütün üretimi yaptığını, tütün üreticilerinin sorunlarına çözüm bulmak, tütündeki kaçakçılığı önlemek amacıyla ilgili bakanlıklar ile görüşmelerin ortaklaşa gerçekleştirilmesi konusunda prensip kararı aldıklarını dile getirdi.

    Tütün sektöründe üretici birliğinin güçlü bir yapılanma olarak faaliyet göstermesinin sektör açısından çok önemli olduğunu, üretimin artmasının ihracata da olumlu etkisi olacağını belirten Özgener, “Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulundan bir komite oluşturarak üretici birlikleri ile güç birliği yapacağız, sorunların tek bir ağızdan dile getirilmesine zemin hazırlayacağız. Son yıllarda düşüşe geçen tütün üretiminin arttırılmasını amaçlıyoruz. İhracatımız açısından tütün üretiminin devamlılığını sağlamamız gerekiyor. 2016 yılında tütün ve tütün mamullerinden Türkiye’ye 1 milyar 10 milyon dolar döviz kazandırdık. Üretimi artırabildiğimiz takdirde ihracatımızı daha da üst seviyelere çıkarmak mümkün” diyerek sözlerine son verdi.

    Tütün sektörü ihracatını en fazla arttıran tarım sektörü

    Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden tütün ve tütün mamulleri 2016 yılında ihracatını en fazla arttıran sektörlerin başında yer aldı. 2015 yılında 918 milyon dolar ihracat yapan tütün sektörü, 2016 yılında ihracatını yüzde 10 arttırarak 1 milyar 10 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı ve tarım sektörleri arasında ihracat artış rekortmeni oldu.

    Tütün sektörünün 2016 yılı ihracatında; tütün mamulleri 652 milyon dolar olurken, yaprak tütün ihracatı 358 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

    Yaprak tütün ihracatında 150 milyon 136 bin dolar ile Amerika Birleşik Devletleri ilk sırada yer alırken, tütün mamulleri ihracatında ise İran 149 milyon 63 bin dolarla lider ülke oldu. 2016 yılında Türkiye’nin ihraç ettiği 652 milyon dolarlık sigaranın 501 milyon dolarlık kısmı Ortadoğu ülkelerine yapıldı.

  • Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı için başvurular başladı

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) bu yıl ilk kez düzenleyeceği, Türkiye’nin en büyük Hizmet İhracatçıları firmalarının tespit edileceği çalışmada başvurular başladı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi; hizmet sektöründe faaliyet gösteren tüm firmaları, bu yıl ilk kez gerçekleşecek bu araştırmaya davet ettiklerini söyledi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) bu yıl ilk kez düzenleyeceği ’Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçı Firması’ araştırmasına yönelik başvurular başladı. Hizmet sektörlerinde ihracat gerçekleştiren firmaların ’Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticareti’ne yönelik bir tespit ve sıralama yapılmasına ilişkin gerçekleştirilecek çalışma kapsamında, Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçı Firması, 2015 yılında gerçekleştirdikleri hizmet ihracatı ile sıralanarak kamuoyunun bilgisine sunulacak. Turizm sektöründen iletişim ve bilişim sektörüne, ulaştırma sektöründen eğlence, kültür, mali, çevre, sağlık ve eğitim sektörüne kadar çok geniş bir alanda faaliyet gösteren firmaların başvuruları alınmaya hızla devam ediliyor.

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi hizmetler sektörü ihracatının günümüzde büyük bir hızla büyüdüğünü ve öneminin giderek arttığını söyledi. Büyükekşi, “1980 yılından günümüze hizmetler sektörünün ihracatı incelendiğinde, sektörün büyüme hızının mal ihracatından fazla olduğu görülüyor. Türkiye de hizmetler sektöründe son derece olumlu bir trend yakaladı. 1995 yılında 14,9 milyar dolar olan hizmet ihracatı, 2005 yılında 27,8 milyar dolara, 2015 yılında ise 46,3 milyar dolara yükseldi. 2023 yılında ise hedefimiz tam 150 milyar dolar” diye konuştu.

    İlk 500’e giren firmalara destek verilecek

    Ülkemizin bu alanda keşfedilmeyi bekleyen, büyük bir potansiyeli olduğunu belirten TİM Başkanı, “Bu düşünce ile geçtiğimiz yıl Ekonomi Bakanlığımız ile birlikte 2023 Hizmet Sektörleri Rekabet Gücü Analizi projesini hayata geçirdik. Bu yıl Ekonomi Bakanlığı koordinasyonunda, Elektrik, Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği ile birlikte 2023 Hizmet İhracat Stratejisi’nin oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Yine Ekonomi Bakanlığımız ile birlikte Turquality programında mal sektörlerinin yanında hizmet sektörlerini içerecek şekilde düzenlemeler yapıldı. ‘Türkiye’nin İlk 500 Hizmet İhracatçı Firması Araştırması’ ile de hizmet sektörlerinde ihracat gerçekleştiren firmaların ‘Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticareti’ ne yönelik bir tespit ve sıralama yapılmasına ilişkin araştırmaya bu yıl ilk defa imza atacağız. Diğer taraftan ilk 500 içerisine girmeye hak kazanan firmalara bir takım destekler verilmesi planlanıyor”.

    ’Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçı Firması’ araştırması başvuruları 15 Ağustos’a kadar devam edecek. Tüm firmalar başvurularını TİM’in resmi sitesinden kısa sürede ücretsiz olarak gerçekleştirebilecek.

  • Narenciye İhracatçısı Endişeli

    Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, narenciye ihracatının üçte birinin Rusya’ya yapıldığına dikkat çekerek, “Rusya, narenciye ihracatımızda en önemli pazarımız durumundadır. Bu nedenle, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin gerginleşmesinden en çok etkilenecek sektörlerin başında narenciye sektörü gelmektedir” dedi.

    Özdemir, yaptığı yazılı açıklamada, Rusya ile ilişkilerde giderek tırmanan gerilimin, narenciye ihracatı üzerinde olumsuz etkileri olacağını ve bundan dolayı ihracatçıların tedirgin olduklarını söyledi. Yaş meyve ve sebze ürünleri içinde ihracata en fazla bağımlı olan ürün gurubunun narenciye olduğunu vurgulayan Özdemir, “2014 yılında yaklaşık 3,8 milyon ton olan ülkemiz narenciye üretiminin, 1 milyon 585 bin tonu ihraç edilmiştir. İhracat oranı yüzde 40’ın üzerindedir. Ülkemizde üretilen hiçbir tarımsal ürün ihracata bu ölçüde bağımlı değildir. Yapılan narenciye ihracatının tam üçte biri Rusya’ya gitmektedir. Rusya narenciye ihracatımızda en önemli pazarımız durumundadır. Bu nedenle, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin gerginleşmesinden en çok etkilenecek sektörlerin başında narenciye sektörü gelmektedir” diye konuştu.

    Narenciye ihracatında yaşanacak sıkıntıların, başta sayıları on binlerle ifade edilen üreticiler olmak üzere sektörün tüm bileşenlerini zor durumda bırakacağını kaydeden Özdemir, şöyle devam etti:

    “Narenciye sektörü geçen yıl Rusya’daki ekonomik kriz ve Ruble’nin aşırı değer kaybından dolayı ağır bir darbe yemişti. Bu yıla ihracatçılarımız ’yaraları sarma yılı’ olarak bakıyorlardı. Ancak iki ülke arasındaki ilişkilerdeki gerilim ve Rusya’nın Türk ürünlerine karşı kısıtlayıcı ve engelleyici bazı önlemler almaya başlaması, ihracatçılarımızı derin bir endişeye sevk etmiştir. Hali hazırda Rusya’ya gönderilen ve gümrük kapılarında bekletilen ürünlerin akıbetinin ne olacağı bilinmemektedir. Gümrük kapılarında bekleyen yaş meyve-sebze miktarının 30 bin ton dolayında olduğu söylenmektedir. Bunun 20 bin tonu narenciyedir. Ayrıca, Rus limanlarına ulaşmamış narenciye yüklü gemiler geri çevrilmektedir. Bu gemilerdeki narenciye miktarı ise çok daha fazladır. Geri çevrilen gemilerden bazıları Mersin limanına gelmiş, ürün sahibi firmalar bu ürünleri depolarına taşımaya başlamışlardır. Gerek Rus gümrüğünde bekleyen, gerekse geri çevrilen narenciye ürünleri çürüyerek ekonomik değerini kaybetme riski ile karşı karşıyadır.”

    “İLAVE DESTEKLER SAĞLANMALI”

    Bu konuda hükümetten beklentilerinin, öncelikle gümrük kapılarından geri çevrilen narenciye ürünlerinin kamu tarafından satın alınarak okullardaki öğrencilere ve narenciye ürünlerine ulaşmakta zorluk çeken ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, askeriye, öğrenci yurtları ve kamuya ait yemekhanelerde değerlendirilmesi olduğunu ifade eden Özdemir, “Ayrıca, depolarda ihraç edilmeyi, bahçelerde ise hasat edilmeyi bekleyen ürünlere yönelik yeni pazar arayışlarına başlanmalıdır. Bu ürünlerin ihraç edilebilmesi için ilave destekler sağlanmalıdır. Bu ve benzeri önlemlerin alınması halinde, narenciye ihracat sezonu çok büyük bir sıkıntı olmadan tamamlanabilir. Bu tür sorunlara karşı son derece duyarlı olan hükümetimizin, sorunun çözümü için çalışmalar yaptığını biliyoruz, ancak zamanımız son derece kısıtlıdır. Bu nedenle acilen gerekli önlemlerin alınmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.