Etiket: ihracatçılarından

  • Otomotiv İhracatçıları’ndan BUÜ’ye en fazla proje başvuru ödülü

    Otomotiv İhracatçıları’ndan BUÜ’ye en fazla proje başvuru ödülü

    Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından bu yıl 9.’su düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda en fazla proje başvuru ödülü Bursa Uludağ Üniversitesi’nin oldu.

    Bursa Uludağ Üniversitesi, 9.’su gerçekleştirilen OİB Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda en fazla proje başvurusu yaparak bu alanda özel bir ödüle layık görüldü. 40 farklı Üniversiteden 291 proje başvurusunun geldiği yarışmada toplam 17 proje ile en fazla başvuruyu yapan BUÜ’ye ödülü OİB Denetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Yeşilova tarafından online ortamda takdim edildi.

    Zoom üzerinden gerçekleştirilen 9. Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması canlı yayınında ödülü sembolik olarak Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz’a takdim eden OİB Denetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Yeşilova,BUÜ’nün yarışmaya 17 proje ile en fazla başvuru yapan üniversite olduğunu açıkladı. 9 yıldır aralıksız olarak bu programı organize ettiklerini açıklayan Ali İhsan Yeşilova; “Ben de bir Uludağ Üniversitesi mezunuyum. Üniversitemiz yarışmamıza en fazla projeyi göndermeyi başardı. Gerçekten çok takdire şayan bir iş oldu. Rektör hocamızı ve bu aşamada emek veren tüm akademisyenlerimizi kutluyorum. 9 yıldır sürdürdüğümüz çalışma içerisinde Uludağ Üniversitesi her zaman yer aldı. Ancak bu yıl çok daha fazla gayret gösterdiler. 40 üniversite ve 291 proje arasından, 17 proje ile katılarak önemli bir başarıya imza attılar. Eğer pandemi süreci olmasaydı, etkinliğimizi 2 güne yayarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirecektik. Ancak öyle olmadı. İnşallah bundan sonraki etkinlikleri yine hep bir arada ve yüzyüze üniversitemizde gerçekleştiririz. Yönetim Kurulumuz adına Bursa Uludağ Üniversitesi’nin tüm yöneticilerini ve akademisyenlerini bir kez daha tebrik ediyorum” diye konuştu.

    Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ise BUÜ’yü böyle bir ödüle layık gördükleri için OİB Yönetim Kurulu’na teşekkür etti. Bursa Uludağ Üniversitesi’nin, kentin ortak aklını temsil ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; “Özellikle son yıllarda Üniversite-Sanayi işbirliği konusundaki atılımımız, inşallah toplumun her kesiminde yaygınlaşacak. Karşılıklı işbirliği ile önce Bursa otomotiv sanayimizin sonra da ülke otomotiv sanayimizin gelişmesi için çok ciddi katkılar sunacağımızı ifade edebilirim. Güçlü bir Otomotiv Mühendisliği ve Makine Mühendisliği Bölümümüz var. Ayrıca bu sene Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’muzda Hibrit ve Elektrikli Araçlar Teknolojisi Programı’nı açtık. Türkiye’de bu programı açan ilk üniversite biz olduk. 42 öğrenci aldık. TOGG, Türkiye yollarında aracını yürütmeden önce biz teknik elemanlarını bu alanda yetiştirmiş olacağız. Önümüzdeki yıl da Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksekokulu’muzda, TOGG’a 10 kilometre mesafedeki bir kampüste ikinci bölümümüzü de açacağız. Deneyimli akademisyenlerimizden oluşan bir otomotiv çalışma grubumuz var. Digital ortamda 15 günde bir buluşuyoruz ve çok önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bursa’nın bu birikiminin Türkiye’den ve dünyadan esirgenmemesi gerekiyor. Bana düşen de bir orkestra şefi olarak sanayicilerimizle bu değerli akademisyenlerimizi buluşturmaktır. Bunun için de destek bekliyoruz. Bizi bu ödüle layık gören herkese tekrar teşekkür ediyoruz” dedi.

    Programın moderatörlüğünü üstlenen Gazeteci-Yazar Serdar Kuzuloğluda Bursa Uludağ Üniversitesi’nin başarısını tebrik etti ve gelecek yıllarda bu başarının daha da arttırılarak sürdürülmesi temennisinde bulundu.

  • Meyve suyu ve su ihracatçılarından 300 milyon dolarlık ihracat hedefi

    Meyve sebze mamulleri sektörü, dünyanın meyve suyu ihtiyacını karşılıyor. Türkiye, 2018 yılının 10 aylık döneminde meyve suyu ihracatını yüzde 32’lik artışla 168 milyon dolardan, 222 milyon 489 milyon dolara çıkardı.

    Türkiye, 2018 yılının 10 aylık döneminde ise; 54 milyon 107 bin dolarlık su ihracatına imza attı. Su ve meyve suyu ihraç ettiğimiz ülke sayısı 152 olarak kayıtlara geçti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin meyve suyu ve su ihracatının 2018 yılının Ocak – Ekim döneminde 276 milyon 596 bin dolara ulaştığını, 2018 yılı sonunda 300 milyon doları aşmasını beklediklerini ifade etti.

    Elma suyundan, armut suyuna, karışık meyve sularından greyfurt suyuna, portakal suyundan domates suyuna, tropikal meyve suyundan kiraz suyuna kadar çeşit çeşit meyve sularını dünyanın tüm coğrafyalarına ihraç ettiklerini belirten Uçak, Türk meyve suyu ihracatçılarının, büyük bir başarı hikayesine imza attıklarını kaydetti. Türkiye’nin meyve suyu ihracatında Amerika Birleşik Devletleri’nin 50 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Uçak, “Hollanda’ya 32,6 milyon dolarlık, İtalya’ya 14,2 milyon dolar, Almanya’ya 12,3 milyon dolar, İngiltere’ye ise 12,2 milyon dolarlık meyve suyu ihraç ettik. 2019 yılında meyve suyu ihracatımızdaki artış trendinin devamını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Su ihracatında İngiltere zirvede yer aldı

    Su ihracatında ilk sırayı 11 milyon 966 bin dolarlık tutarla İngiltere alırken, Almanya 10 milyon 135 bin dolarlık Türk suyu tercih etti. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne 6,5 milyon dolarlık su ihraç ederken, İsrail’e 4,7 milyon dolarlık, Suudi Arabistan’a ise 2,7 milyon dolarlık su gönderildi.

  • Egeli hazırgiyim ihracatçılarından İstanbul atağı

    İZMİR (İHA) – Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), dünya moda sektörüne hammadde ve hizmet sağlayan 4 sektörün bir araya geleceği Premiere Vision İstanbul Fuarı’na katılıyor.

    10-12 Ekim tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek Premiere Vision İstanbul Fuarı’na bu sezon İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Uludağ Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ile birlikte ortak stant ile katılacaklarını belirten Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) Başkanı Burak Sertbaş, tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin sinerjisini ortaya çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

    “Dört sektör ve dört uzmanlık, tek bir çatı altında”

    4 ihracatçı birliğinin işbirliği yanında altı tanesi EHKİB üyesi toplam 9 hazır giyim firmasının Premiere Vision İstanbul Fuarı’nda 56 metrekarelik bir alanda yer alacağını, bu firmaların ürünlerini sergilemenin yanında aynı zamanda fuar idaresi tarafından yapılacak ikili iş görüşmelerine de katılacaklarını anlatan Sertbaş, “Premiere Vision Istanbul, Avrupa ve Orta Doğu’daki tüm moda profesyonellerinin ihtiyaçlarını karşılayan cazip bir platform olmanın yanı sıra yaratıcı moda çözümleri için de son derece önemli bir merkez haline geldi. Dünya moda sektörüne hammadde ve hizmet sağlayan dört sektör, 3 gün boyunca İstanbul Kongre Merkezi’nde bir araya geliyor. 4 sektör ve 4 uzmanlık, tek bir çatı altında. Bu sezon ilk defa, hazır giyim üreticileri de iplik ve elyaf, kumaş ve aksesuar üreticilerinin yanında yer alarak fuarda sunulan ürün yelpazesini genişletiyor. Pazılın parçaları birleşmiş oluyor” diye konuştu.

    EHKİB’in, ihracatı 9 ayda 1 milyar doları geçti

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 2018 yılının ocak-eylül döneminde 1 milyar 26 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2017 yılının 9 aylık dönemine göre ihracatını yüzde 10,46 arttırmayı başaran Egeli konfeksiyon ihracatçılarının son 1 yıllık ihracatı ise yüzde 11’lik artışla 1 milyar 228 milyon dolardan, 1 milyar 359 milyon dolara yükseldi. EHKİB’in 2018 yılında ihracat sıralamasında ise; zirve 307 milyon dolarlık ihracatla İspanya’nın oldu. İspanya’yı 247 milyon dolarlık ihracatla Almanya ve 83 milyon dolarlık ihracatla İngiltere izledi. Bu ülkeleri Hollanda, Amerika Birleşik Devletleri, İtalya, Danimarka, Fransa, İsveç ve Polonya takip etti.

  • Egeli yaş meyve sebze ihracatçılarından Muğla çıkartması

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, bölgesel sektörel toplantılarına üretici ve ihracatçıların yoğun olduğu Muğla’nın Ortaca ilçesinde devam etti. Yaş meyve sektörünün tüm paydaşlarının bir araya geldiği toplantıda ihracatta 2023 hedeflerine ulaşabilmek için yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı.

    Limon, portakal, nar ve domates gibi önemli ürünlerin yetiştirildiği, üreticilerin ve ihracatçıların yoğun olarak bulunduğu Muğla’nın Ortaca ilçesi, sektörel konuların tartışılacağı bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği koordinasyonunda ve Muğla İl Tarım Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlik 20 Temmuz Cuma günü Ortaca Belediyesi Kent Konseyi Salonu’nda gerçekleşti.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak’ın açılış konuşması ile başlayan ve moderatörlüğünde devam eden toplantıya, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü İl Müdürü Fırat Erkal, Ortaca İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü İlçe Müdürü Vekili Okan Bilgiç, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Şen, Yüksek Ziraat Mühendisi ve Tarım Danışmanı Hüseyin Gültekin katıldı.

    Sorunlara karşı hep birlikte mücadele şart

    Bölgede faaliyet gösteren üreticilerin ve ihracatçılarından oluşan yaklaşık 150 katılımcı ile gerçekleşen toplantıda ilk sözü alan Ege Yaş Meyve Sebze ve İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak “Üreticimizin ve ihracatçımızın derdi bizim derdimiz, sorunu bizim sorunumuzdur. Yönetim kurulu olarak tüm çalışmalarımızı bu prensiple yürütüyoruz, yürüteceğiz.” şeklinde konuştu. Ev sahipliğinden dolayı Muğla Tarım İl Müdürlüğüne ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk’a teşekkür eden Uçak, “Toplantıya Ankara’dan katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk’a ise üreticiye ve ihracatçıya her zaman destek olmasından dolayı teşekkür ederim.” dedi. Göreve geldiklerinden beri yönetim olarak Kemalpaşa’da, Alaşehir’de, Ödemiş’te ve Selçuk’ta üreticilerimizle bir araya geldiklerini vurgulayan Uçak, Ortaca’da da sezon öncesi konuşulması gereken önemli konular olduğunu, Akdeniz meyve sineği, tuta gibi zararlılara karşı mücadele konusunda ortak çaba gösterilmesi gerektiği bir sezonda olduklarını vurguladı.

    “Doğru üretim metodları kullanmalıyız”

    Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk ise toplu mücadelenin önemine değindi. Genel Müdürlük olarak her zaman üreticiye destek olduklarını ve kendilerine intikal eden konuların doğrudan Tarım ve Orman Bakanlığı’na iletilerek çözüme kavuşturulduğunu belirten Selçuk, zararlılara karşı ekim alanlarının temizliğinin önemli olduğunu, önceki yıldan kalan mahsüllerin mutlaka toplanması gerektiğini ve bilincin oluşmasında ortak hareket etmenin önemli olduğunu dile getirdi. Doğru üretim metotlarının önemine ancak üreticinin tek başına doğru uygulamalarını kullanmasının sorunları ortadan kaldırmadığını ifade eden Selçuk, “Atadan dededen öğrendiğiniz Geleneksel bilgileriniz yanında mutlaka yeni üretim metotlarına geçmeliyiz ki verim alalım. Ancak bunu hep birlikte yapmalıyız. Doğru uygulamalar yapan üreticinin yan komşusu doğru uygulamalar yapmıyorsa sorun devam ediyor demektir. ” şeklinde konuştu. Ayrıca, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı teşkilatının Ziraat Odaları ile işbirliği ile yapısal sorunların çözülebileceğinin altını çizdi.

    Seraların modernizasyonuna destek çağrısı

    Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü İl Müdürü Fırat Erkal ise bu yıl ekstra bir yıl yaşandığını ve mevsimlerin neredeyse 1 ay öne çekildiğini, bunun da tüm üreticilere ve ihracatçılara yeni görevler yüklediğini belirtti. Biyolojik mücadele ile ilgili gerekenlerin yapılmasında büyük yol kat edildiğini ancak tam olarak yapamadıklarını ifade eden Erkal, yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Fırat Erkal, “Seraların modernize edilmesine yönelik destekler var ancak uygulanma şartlarının biraz daha iyileştirilmesi ve bunu için kaynak artırımı yapılması uygun olacaktır” şeklinde konuştu.

    “Hasat sonrası kayıp oranlarını düşürmeliyiz”

    Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Şen ise sürdürülebilir üretim için kazancı sağlamanın, bunun için de kaliteli üretim yapmanın şart olduğunu vurguladı. Bu olayın tamamen bir zincir olduğunu ifade eden Şen, “Tüccar, pazarlamacı, depocu, işletmeci, ihracatçı hepsi bir zincirin halkaları, birinin yaptığı hata kaliteyi düşürüyor ve böylece ürünün değeri düşüyor.” şeklinde konuştu.

    Son yıllarda çok iyi gelişmeler olduğuna dikkati çeken Fatih Şen, “Hasat sonrası kayıp oranlarımız düştü. Kayıp oranını daha da indirebilirsek, örneğin 20’lerden yüzde 15’lere bile indirebilirsek bu bizim için büyük başarı büyük kazanç anlamına gelir.” açıklamasını yaptı. Hasat aşamasında ciddi hatalar yapıldığına dikkati çeken Şen, turunçgil hasatında en önemli şeyin ürüne zarar vermemek ya da erken hasat yapmamak olduğunu, ürüne hasat aşamasında zarar verilirse en ufak olumsuzlukta ürünün çürüdüğünün ve bozulduğunun, bunun da ülkenin kaybı anlamına geldiğinin altını çizdi.

    Üreticiler planlı olmalı

    Yüksek Ziraat Mühendisi ve Tarım Danışmanı Hüseyin Gültekin ise üreticinin üzerine düşmesi gereken bazı sorunlar olduğunu ve ihracatçıdan beklenen bazı şeylerin doğrudan üreticiyi ilgilendiğini söyledi. “Para kazanmak ve bunun için kalite ve verimi artırmak zorundayız.” şeklinde konuşan Gültekin üreticilerin bu işe meslek olarak bakmaları, toprak analizi, su analizi ve tüm analizleri yaptırmaları gerektiğini belirtti. Planlı hareket etmenin önemine değinen Gültekin, hedefleri bilmemin önemli olduğunu, tüketicinin beklentilerine uygun olursa malın 1 liraya da 5 liraya da satılabileceğini, kaliteli ürün için doğru zamanda hasat yapılmasının, doğru depolama şartları sağlanmasının ve teknolojik imkanların doğru uygulanmasının büyük önem arz ettiğini sözlerine ekledi.

    “Üreticinin, ihracatçının ve STK’ların ayağına gidiyoruz”

    Soru cevap bölümünün ardından toplantının kapanış bölümünde duygu ve düşüncelerini paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, tüm katılımcılara ve konuşmacılara teşekkür etti. Bu tür bilgilendirme toplantılarının sektörün gelişimi açısından önemini değinen Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak iki ayda bir düzenli hale getirdikleri bilgilendirme toplantılarının da üreticilerin, ihracatçıların, STK’ların ayaklarına gittiklerini ve sorunları dinlediklerini ifade etti. Sorunların çözümü için farklı bölgelerde yine üretici ve ihracatçılar ile buluşarak çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.

  • Kimya ihracatçılarından karekod ve DNA barkod takip uygulamasına iptal isteği

    Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı ve AKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Ateş, gübreye DNA barkodlu takibi içeren tebliğin yeniden gözden geçirilmesini istedi. Ateş, “Karekod ve DNA barkod takip uygulaması ton başına 70-75 lira ek yük getirecek” dedi.

    Gübrelerin paketleme aşamasından son kullanıcıya kadar takibinin sağlanmasına yönelik usul ve esasları belirleyen tebliğ 6 Nisan 2017 tarih ve 30030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu tebliğe göre gübre üreticileri, piyasaya arz eden dağıtıcı-ithalatçılar ve ihracatçılar bazı ürünlerde 1 Ocak 2018, bazı ürünlerde ise 1 Temmuz 2018 tarihine kadar faaliyetlerini tebliğ hükümlerine uyumlu hale getirmek, izlenebilirliği sağlamak amacıyla karekod ve DNA barkod içeren takip sistemini kurmak ve uygulamak zorunda bırakıldı. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Uğur Ateş, belirtilen tarihten itibaren bu bilgileri barındırmayan ürünlerin güvensiz olarak değerlendirileceğine dikkat çekerek, “Asıl amacın patlayıcı özelliği nedeniyle nitratlı gübreleri kontrol ve takip etmek olduğu bilinmektedir. Ancak diğer tüm gübrelerin herhangi bir patlama özelliği ve riski bulunmamaktadır. Sistemin takibi bakanlığa istatistiki veri akışı sağlayacak ancak tamamen gereksiz olan bu uygulama ile süreç içerisindeki çiftçi, üretici, dağıtıcı- ithalatçı, bayi ve ihracatçılara büyük bir ilave yük getirecektir” diye konuştu.

    İç piyasadaki fiyat artışının nihai tüketiciyi ve tarım ürünleri ihracatını olumsuz etkileyeceğine, ihracatçıları dünya pazarında rekabetten uzaklaştıracağına vurgu yapan Ateş, “Bu uygulama 7 milyon tonluk bir pazara sahip olan ülkemizin gübre sektörüne ton başına yaklaşık 70-75 lira ek yük getirecek, oluşacak ilave maliyet verimin azalmasına, az kullanılması halinde ise ürün kalitesinde düşüşe neden olabilecek. Kimyevi gübrelerin tarımdaki girdiler içerisindeki payı yüzde 30-35 civarında olduğundan üretim maliyetinin ağırlığını gübre fiyatları oluşturuyor” şeklinde konuştu.

    Devletin daha önce KDV’den yüzde 18 muaf tutarak süreçteki firmalara yol aldırıldığını ve ihracatçılara avantaj sağlandığını belirten Ateş, “1 Ocak 2018 ve 1 Temmuz 2018’de yürürlüğe giren yeni karar ile sektör tıkanma noktasına gelecektir. Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak, konunun yeniden gündeme getirilip, takibi gereken ürünlerin BÜGEM sistemini daha etkin hale getirerek izlenebilirliğinin sağlanmasını, maliyetin artması ile birlikte ihracatçının rekabet gücünü azaltacak bu uygulamanın iptal edilmesi yönünde karar alınacağını ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.