Etiket: İhracatçıları

  • Çelik ihracatçıları ABD kararına tepkili

    ABD Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin şikayetleri üzerine Türk inşaat çeliğine karşı başlattığı telafi edici vergi ve anti-damping soruşturmalarının ön kararlarını açıkladı. Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci kararları haksız, yanlı ve politik bulduklarını belirtti.

    ABD Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin şikayetleri üzerine Türk inşaat çeliğine karşı başlattığı telafi edici vergi ve anti-damping soruşturmalarının ön kararlarını açıkladı. Telafi edici vergi soruşturmasının ön kararına göre davaya taraf olan Türk firması için yüzde 3,47 oranında geçici marj hesaplandı. Anti-damping soruşturmasının ön sonucunda ise davaya taraf olan Türk firmalarına farklı oranlarda vergi hesaplandığını belirten Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci, kararları haksız, yanlı ve politik bulduklarını söyledi. Ekinci, ABD Ticaret Bakanlığı’nda yapılacak savunmadan adil bir sonuç alınamaz ise bu kararlara Uluslararası Ticaret Mahkemesi ile Dünya Ticaret Örgütü nezdinde şiddetle itiraz ederek haklarını sonuna kadar arayacaklarını açıkladı.

    Telafi edici vergi soruşturmasının ön sonucunu değerlendirenÇelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu BaşkanıNamık Ekinci, “Telafi edici vergi soruşturması nihai kararının Mayıs ayı, anti-damping soruşturmasının ise Haziran ayı içerisinde açıklanması bekleniyor. ABD Ticaret Bakanlığı, ön kararda hesaplanan marjın gerekçesi olarak soruşturmaya taraf olan firmamızın dünya piyasa fiyatlarının altında bir fiyattan doğalgaz aldığını ve Türkiye doğalgaz piyasasının serbest piyasa şartlarını taşımadığını iddia ediyor. Ancak kıyaslamanın yapıldığı fiyatlar aşırı basitleştirilmiş bir yöntem ile hesaplanmıştır. Ayrıca ABD Ticaret Bakanlığı, yerli inşaat çeliği üreticilerinin yoğun baskılarından dolayı soruşturmayı çok kısa bir süre zarfında yürütmek ve ön sonuçları açıklamak durumunda kalmıştır. Bu sebeple, Bakanlığın açıklanan marjlar konusunda sağlıksız bir hesaplama yapmış olması kuvvetle muhtemeldir. Bunun en önemli kanıtı Bakanlığın doğalgaz kıyaslamaları konusunda soruşturma taraflarından ek bilgi talep etmiş olmasıdır. Firmamızın teşvik almadan ve piyasa fiyatlarından doğalgaz aldığını kanıtlayacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda sektörümüzün itibarını savunmaya firmamızla birlikte devam edeceğiz. Söz konusu firmamız 2013 yılında açılan telafi edici vergi soruşturması nihai kararında sıfır marjla çıkmıştı. Bu soruşturmanın nihai kararında da hesaplanan verginin sıfırlanacağına eminiz” dedi.

    “ABD’nin anti-damping ön kararı haksız, yanlı ve politik”

    Namık Ekinci, anti-damping ön kararı hakkındaki değerlendirmesinde ise şunları söyledi: “Anti-damping kararına ilişkin bilgi notunu incelediğimizde Türk üreticiler tarafından hesaplamada baz alınması talep edilen kriterlerin gerekçesiz ya da sudan gerekçelerle ABD Ticaret Bakanlığı tarafından reddedildiğini ve şikayetçi firmaların taleplerinin kabul edildiğini gördük. Bununla birlikte Bakanlığın son zamanlarda standart olarak hesaplamalarında hammadde fiyatlarındaki değişiklikleri göz ardı eden Cohen’s D test kullanması sebebi ile eksi damping çıkan birçok satışımız hesaplama dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla ciddi oranda marjlar ortaya çıkmıştır. Daha önceki birçok soruşturmada kanıtlandığı üzere Türk firmaları damping yapmamaktadır ve ABD’li üreticiler ihracatımızdan zarar görmemektedir. Son zamanlarda yerli sanayiyi korumak bahanesiyle yerli üreticilerin var olan yüksek kârlarını daha da artırmak adına hesaplamalarda ve soruşturma süreçlerinde marj çıkarmak amaçlı değişiklikler yapılmaktadır. Bu ara karar da maalesef böyle bir çalışmanın ürünüdür. Soruşturma süreçlerinin aşırı politize olması sonucu ne yazık ki bu haksız uygulamaları çok sık yaşıyoruz. ABD Ticaret Bakanlığı’nda yapılacak savunmadan adil bir sonuç alınamaz ise bu kararlara Uluslararası Ticaret Mahkemesi ve Dünya Ticaret Örgütü nezdinde şiddetle itiraz ederek hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu haksız, yanlı ve politik kararların değiştirilmesini sağlayacağız”.

  • Milletvekili Koçer, ihracatçıları ziyaret etti

    AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, ziyaret ettiği ihracatçılara, Türkiye’nin gelecek hedeflerine en büyük katkıyı vereceklerine inandığını kaydetti.

    Milletvekili Koçer, Güneydoğu İhracatçılar Birliği (GAİB) Koordinatör Başkanı Abdülkadir Çıkmaz, Güneydoğu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı (GAHİB) Selahattin Kaplan ve Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya’yı ziyaret ederek, bölge ve ülke ihracatını konuştu. Koçer, ziyarette yaptığı konuşmada, Türkiye’nin dünya ihracat liginde ilk sıralara yükselmesinin yenilikçi çalışmalarla mümkün olacağını söyledi. Bu kapsamda Ar-Ge ve inovasyona ağırlık verilmesi gerektiğini vurgulayan Koçer, Ar-Ge ve inovasyona ağırlık veren ve yatırımlarını bu şekilde yapan iş adamlarının gelecek yıllarda önemli başarılara imza atacağını ifade etti. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığına dikkati çeken Koçer, “Bir ürün Türkiye’de üretildiği gibi bir başka ülkede de üretiliyor. Rekabet her geçen gün artıyor ve bu koşullarda bizleri öne çıkaracak ve farklılaştıracak tek şey yenilikçi çalışmalarımız olacak. Bunu yapan işletmelerimiz yok mu? Tabi ki var, bu işletmelerimizin sayısının arttığını görmek bizleri mutlu ediyor. Yenilenmeyen, gelişmeyen ve insana yatırım yapmayan şirketler de devletler de yenilmeye mahkumdur. Bu nedenle yenilmemek ve yok olmamak için yenilenmeliyiz. Şunu da söylemek gerekir ki Türkiye’nin gelecek hedeflerine en büyük katkıyı ihracatçılar yapıyor” dedi.

    Bölge ihracatına da değinen Koçer, bölgeden yapılan ihracatın artmasının mutluluk verici olduğunu belirterek, bu artışta emeği olan ihracatçıları kutladı. İki aylık verilere bakıldığına yıl sonuna bölge ihracatının beklenenin üstünde olacağını vurgulayan Koçer, dünyayı gezen, ihtiyaçları analiz eden iş adamlarının hem kazandığını hem de kazandırdığını ifade etti. Koçer, bölge iş dünyasının başarılarıyla gurur duyduğunu, bu başarıların artarak devam etmesini ümit ettiğini kaydetti.

    “İhracatçılar ülke ekonomisine can suyu oldu”

    GAİB Koordinatör Başkanı Abdülkadir Çıkmaz da fedakarca çalışan ve üreten bölge ihracatçısının ülke ekonomisine can suyu olduğunu söyledi. Bölgeden bu yılın ilk iki ayında 1 milyar 263 milyon 793 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini anımsatan Çıkmaz, diğer ihracatçı birlikleri adına da 55 milyon 672 bin dolarlık ihracat kaydı alındığını hatırlatarak, böylece bölge ihracatının 1 milyar 319 milyon 465 bin dolara yükseldiğini ifade etti. Bu verilerin yıl sonu için önemli olduğunu vurgulayan Çıkmaz, dünyayı “fellik fellik” gezen iş adamlarının tek amacının ülke ekonomisine katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Fedakarca çalışan ve üreten bölge ihracatçısı ülke ekonomisine can suyu oldu” dedi.

    Bölgeden gerçekleştirilen ihracatta kalemlerine de değinen Çıkmaz, bu ürünler ve ihracatta öne çıkan ülkeler hakkında bilgi verdi.

    “Üretim kadar modada da belirleyici olduk”

    GAHİB Başkanı Salahattin Kaplan da dünya halı üretim merkezi haline gelen Gaziantep’in yatırımlarıyla da adından sıkça söz ettirdiğini, sadece halı üretiminde değil, halı tasarım ve modada da söz sahibi olan kentin Gaziantep olduğunu ifade etti. Sektörel gelişimin önümüzdeki süreçte de devam edeceğine dikkat çeken Başkan Kaplan, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilmesinde ülke ekonomisindeki istikrarın da önemini vurguladı.

    “Gıda sanayinin gelişimi ihracatı olumlu etkiliyor”

    Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya ise gıda sektöründeki ihracatta en büyük payın GAİB’e ait olduğunu belirterek, Gaziantep sanayisinin çeşitliliğiyle her zaman canlılığını koruyacağını ve gıda sanayinin hızlı gelişimini sürdüreceğini ifade etti. Altunkaya, bölgedeki gıda sanayisinin önümüzdeki süreçte dünyanın bütün ülkelerine ulaşılmış olacağını ifade ederek, bunu başarmak için uluslararası gıda fuarlarının yanı sıra seçilen pilot ülkelerde tanıtım faaliyetlerini büyük bir hızla sürdürdüklerini belirtti.

    Ziyaret sırasında bölgede meydana gelen gelişmeler ve alınması gereken tedbirlerle ilgili de karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

  • “UKOME kararı, lojistikçileri ve ihracatçıları olumsuz etkiledi”

    MÜSİAD İzmir Şubesi Lojistik ve Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı ve Günaydın Group Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Günaydın, Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME), ağır vasıta, tır, kamyon ve kamyonetlerin kent merkezine giriş saatlerini düzenleyen kararının, başta lojistik sektörü olmak üzere tüm ihracatçıları olumsuz etkilediğini söyledi.

    Günaydın, UKOME’nin aldığı karar uyarınca sabah 07.00 – 10.00 ve akşam 16.00 – 20.00 arası uygulanan yol yasağının taşımacılık firmalarını kısıtlı saatler içinde çalışmaya zorladığını ve bu durumun da girdi maliyetlerini yükselttiğini kaydetti.

    16 Şubat 2017 itibariyle Şehiriçi Trafik Denetleme Müdürlüğü tarafından uygulanmaya başlanan kararın, liman içi ve dışındaki trafiğin yoğunlaşmasına ve işlerin aksamasına neden olduğunu belirten Günaydın, “İşlerin aynı gün içinde bitmesi mümkün olamayacağından, bu süreç yaklaşık iki gün gibi bir süreye ulaşacaktır. Mevcut kapasiteyle yönetilen operasyonları karşılamak için araçlar yetersiz kalacak ve talepleri karşılamak adına yeni araç alımlarına yönelmek ise trafikte daha çok yoğunluk oluşmasına neden olacaktır. Yaptığımız hizmetlerin maliyetlerini fiyat artışıyla müşterilere yansıtma zorunluluğumuz kaçınılmaz olacaktır. İhracat yapan şirketlerin yıllık sözleşmelerindeki bu beklenmedik ek maliyetler, ekonomik problemleri de beraberinde getirecektir. Durumun ekonomik, sosyolojik ve fiziksel boyutlarını ele almadan bu kararın uygulamaya alınması bizleri de büyük sıkıntıya soktu” diye konuştu.

    Alsancak Limanı artık çalışamıyor

    “UKOME’nin aldığı bu karar zaten kendi içinde yoğunluk yaşayan Alsancak limanını iyice çalışamaz hale getirmiştir” diyen Şenol Günaydın şunları söyledi: “Liman personelinin hakkı olan yemek, çay ve ihtiyaç molalarını da dikkate aldığımızda İzmir Alsancak Limanı 4 saat gibi bir çalışma süresi ile sınırlandırılmaya maruz bırakılmıştır. Günde 4 saate kadar inen çalışma süresi nedeniyle limanda sıraya geren araçlar yüklerini boşaltamıyor ve ihracatçılar da mallarını yurtdışına gönderemiyor. Şoförler saat 16.00 – 20.00 arası çalışamadıklarından ekstra mesai yaparak bir seferde halledecekleri işi, iki seferde yapmak zorunda kalıyorlar. Bu durum da domino etkisiyle ihracatçı firmalara 40 – 50 dolar arası ekstra masrafa yol açıyor.”

    “Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı”

    MÜSİAD İzmir Şubesi Lojistik ve Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı ve Günaydın Group Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Günaydın, tüm vatandaşların yolları kullanma hakkı olduğu kadar, ülkeye katma değer sağlayan ve istihdam üreten taşımacılık sektörünün de bu hakka sahip olduğunu vurguladı.

    UKOME kararının anayasadaki eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu; aynı zamanda trafikte zaman ve ekonomik kayıplara neden olduğunu savunan Günaydın, kararın çözümden çok soruna yol açtığını dile getirdi.

    Günaydın, bu konuda Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesinin bir uzlaşı içinde olmasının ve liman trafiğini rahatlatacak alternatif uçan yolların yapılmasının ise şart olduğunu hatırlattı.

    “Yanlıştan dönülsün”

    Sektör temsilcileri olarak bağlı bulundukları İzmir Ticaret Odası, İzmir Kamyon ve Kamyonetçiler Odası, İç ve Uluslararası Taşımacılık Komiteleri ve benzeri meslek örgütleri nezdinde kararın geri çekilmesi yönündeki şikayetlerini dile getirdiklerini hatırlatan Günaydın sözlerine şöyle devam etti:

    “Gün boyu trafikte seyir halinde olanların kaç gündür çok sıkıntı içinde oldukları gayet açık. Saat 10.00 da yasağın kalkmasının ardından tüm araçların bir anda limana hareket etmesiyle yoğunluğun gün boyu devam ettiğini gözlemledik. Uygulamada yapılan yanlışlık limanın tam performansla çalışmasını da engelleyerek, çalışan insanların motivasyonların bozulmasına ve demoralize olmalarına yol açacaktır.”

    Günaydın, UKOME’nin iddia ettiği gibi ağır yük taşıyan araçların Alsancak’ta trafiğe yol açmadığını, tam tersine saat 10.00’a kadar bekleyen araçların birden liman kapısına yığılması nedeniyle tüm yolların adeta kilitlendiğini de sözlerine ekledi.

  • Doğaltaş ihracatçıları İtalya’ya çıkarma yapacak

    Ekmeğini taştan çıkaran Türk doğaltaş sektörü, 15 Temmuz darbe girişimi ve terör olayları sonrasında ithalatçıların Türkiye’ye gelme konusunda kafalarındaki soru işaretlerini gidermek için alıcılarla iletişimi arttırmak için harekete geçti. Ege Maden İhracatçıları Birliği, bu amaçla 22-26 Ocak 2017 tarihleri arasında İtalya’ya “Ticaret Heyeti Organizasyonu” düzenliyor.

    Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kızartıcı ve Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya’nın başkanlık yapacağı, İzmir İtalyan Ticaret Odası ile işbirliğinde düzenlenecek “Ticaret Heyeti Organizasyonu”na, Eximbank Ege Bölge Müdürü Ferhat Fırat ile birlikte Türk doğaltaş ihracatçılarının olduğu 27 kişilik heyetle İtalya’ya gidiliyor.

    Türk doğaltaş sektöründe işlenmiş ürün ihracatının payını arttırmak için çaba gösterdiklerini, projelerini de bu amaca uygun hayata geçirdiklerini anlatan Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, doğaltaş sektöründe uç ürün olarak tanımlanan işlenmiş ürün üretim ve ihracatında lider ülke konumundaki İtalya’nın deneyimlerini yerinde görmek istediklerini kaydetti.

    İzmir İtalyan Ticaret Odası işbirliğinde düzenlenecek organizasyonda, 27 kişilik heyet Carrara Ticaret Odası’nı, İtalya’nın Toskana bölgesinde sivil toplum kuruluşlarını, doğaltaş ile ilgili Ar-Ge ve inovasyon merkezlerini ve tasarım ofislerini ziyaret edecek.

    “URGE Projemize katkı sağlayacak”

    İtalyan meslektaşlarıyla ikili iş görüşmeleri de yapacakları bilgisini veren Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, “İtalyan meslektaşlarımıza; Türkiye 15 Temmuz öncesinde nasıl ticari bir partner ise, 15 Temmuz sonrasında da bu özelliğinin devam ettiğini dile getirmeye gidiyoruz. Ekmeğini taştan kazanan doğaltaş sektörünün temsilcileri olarak ’İnadına ihracat, inadına üretim’ sloganıyla Türkiye’nin hem ihracatını, hem de imajını güçlendirmek için çalışıyoruz. İhracatının katma değerinin yüzde 90’ı ülkemizde kalan doğaltaş sektörünün katma değerli ürün ihracatını arttırabilmek için “İşlenmiş Doğaltaş Sektöründe Tasarım Odaklı İhracatın Geliştirilmesi” adlı URGE projemizi hayata geçirdik. İtalya’dan edineceğimiz izlenimler bu projemizin daha iyi sonuçlar vermesine katkı sağlayacak” diyerek sözlerini noktaladı.

  • Gıda ihracatçıları hava kargo istiyor

    Yaş meyve sebze, çiçek, balık, yumurta başta olmak üzere raf ömrüne duyarlı gıda ürünlerinin ihracatının daha katma değerli gerçekleştirilebilmesi için ihracatçılar, Türk Hava Yolları (THY) bünyesindeki Turkish Cargo’nun kapasitesinin ve destinasyon sayısının arttırılmasını talep ediyor.

    Taze üzüm ve kiraz ihracatında Uzak Doğu pazarına odaklanan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri, yeni hedef pazarlara açılma amacıyla Şili’ye gitti. Ticaret Heyeti Organizasyonunda ziyaret yapan heyet, Şili’nin başarısının altında kaliteli üretim ve hava kargo ile dünyanın her tarafına ürün gönderebilme kabiliyetinin yattığını gördü.

    Şili’nin ürettiği kirazın yüzde 97’sini ihraç ettiğini belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Seyyar, Şili’nin sadece kiraz ihracatından yıllık 600 milyon dolar gelir elde ettiklerini ifade etti. Seyyar, “Şili doğru strateji ile yıllık 20 milyar dolar gıda ürünleri ihraç eden bir ülke konumunda. Sadece kiraz ihracatından yıllık 600 milyon dolar gelir elde ediyorlar. Taze üzüm ihracatları 1 milyar dolar seviyesinde. Sezonunda her gün Santiago’dan Hong Kong’a, Tokyo’ya, Pekin’e, Şanghay’a hava kargo uçakları kaldırıyorlar. Şili kirazı bu ülkelerde tüketiciye 40-50 dolar arasında ulaşıyor. Üreticinin elinden de 8 ile 12 dolar arasında çıkıyor. Raf ömrüne duyarlı bütün çeşitleri dünya metropollerine ulaştırıyorlar” diye konuştu.

    “İhracatçılarımız Şili’den ürün tedarik edip Rusya’ya satacaklar”

    Şili İhracatçılar Birliği yetkilileri ile yaptıkları görüşmeyi de aktaran Seyyar, “Şili’nin başarısını iki faktörle özetlediler. Birincisi kaliteli üretim, ikincisi ise hızlı teslimat. Hızlı teslimat halinde hem ürünlerin bulunabilirliği artıyor, hem raf ömrü uzuyor, hem de daha iyi fiyata satılabiliyor ve daha fazla gelir elde ediliyor. Kenya sadece çiçek ihracatından hava kargo sayesinde yıllık 6 milyar dolar kazanıyor. THY bünyesindeki Turkish Cargo’nun kapasitesinin ve destinasyon sayısının arttırılmasını istiyoruz. Bu sayede yaş meyve, sebze ürünlerimiz, balık, beyaz et, yumurta, çiçek başta raf ömrüne duyarlı ürünlerimizin ihracatında büyük bir sıçrama yapabiliriz. Türkiye ile tamamen ters bir iklimleri var. Türk ihracatçıları Türkiye’de ürün olmadığı mevsimde Şili’den ürün tedarik edip müşterilerine satma şansına sahipler. Şili’deki temaslarımız sırasında bu anlamda bağlantı kuran ihracatçılarımız oldu. İhracatçılarımız, Şili’den ürün tedarik edip Rusya ve diğer ülkelerdeki müşterilerine satacaklar” dedi.

    İşletmeler de gezildi

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen URGE Projesi kapsamında düzenlenen Şili ticaret heyeti gezisi kapsamında, Santiago ve Curico bölgelerinde taze kiraz ve üzüm üreticisi ve ihracatçısı firmaların plantasyonları ve işletmeleri gezildi. Yine Santiago’da üretici ve ihracatçı birlikleri ile toplantılar gerçekleştirdi. Şili Tarım Bakanlığı üst düzey yetkililerinin katılımı ile Tarım Bakanlığında toplantılar yapıldı. Heyet, ayrıca Tarım Bakanlığı Üretim ve İhracat Enstitüsüne bir ziyarette bulundu.