Etiket: İhracatçıları

  • Zeytin ve zeytinyağı ihracatçıları yeni sezonda rekor ihracat bekliyor

    Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden sağlık iksiri zeytin ve zeytinyağı 2016/17 sezonunu ihracat rekorlarıyla geride bıraktı. Zeytincilik Sektörü, 2016/17 sezonunda yüzde 63’lük ihracat artış hızı yakalayarak Türkiye’ye 284 milyon dolar döviz kazandırdı.

    Zeytincilik Sektörü, 2017/18 sezonunda da dünya marketlerinin raflarını Türk zeytin ve zeytinyağı ile süslemek için kolları sıvadı. Kasım ayında zeytinyağı sektörünün yüzde 130’luk ihracat artışı sektördeki moralleri yükseltti.

    Zeytincilik Sektörü, 2017/18 sezonunda tarihi rekolte beklentisi içerisinde. Rekolte rakamları resmi olarak açıklanmasa da, Zeytincilik Sektöründe 280 bin ton zeytinyağı ve 450 bin ton sofralık zeytin rekoltesi bekliyor.

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, Kasım ayında ihracatlarının yüzde 100 artış göstererek 13 milyon dolardan 26 milyon dolara çıktığını, bu artışın sezon boyunca sürmesini beklediklerini kaydetti.

    EZZİB Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte İzmir’de Basın Toplantısı düzenleyen Er, Türkiye’de son 15 yılda zeytin ağacı varlığının 90 milyondan 175 milyona çıktığını, yeni dikilen ağaçların meyve vermeye başladığının bu yılki rekoltede kendini hissettirdiğini anlattı.

    Zeytin ve zeytinyağı üreticisi ile ihracatçısına desteklerin arttırılmasını istiyoruz

    Türkiye’nin 2023 yılı için 650 bin ton zeytinyağı, 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin rekoltesi hedefi olduğunun altını çizen EZZİB Başkanı Davut Er; “Bu üretim ne olacak? Çözümün iki ayağı var. İç tüketimin artırılması lazım. İhracatın da desteklenmesi lazım. Bunların paralel artması halinde arz fazlalığının bir sıkıntı yaratmasını beklemiyoruz. İki ayağı da önemsiyoruz. İç tüketim ve ihracat ayaklarının artması için üreticiye sofralık zeytin için 50 kuruş, zeytinyağı için 2.5 TL prim istiyoruz. Zeytin ve Zeytinyağı ihracat destekleri de, 2013 yılından bu yana yüzde 50 eridi. Zeytin ve zeytinyağı ihracat desteklerine yüzde 100 artış talep ediyoruz. Organik ürün üretenlere ise ekstra yüzde 50 prim verilmesini bekliyoruz. Bu sayede zeytin ve zeytinyağımızın daha katma değerli pazarlanması ve tüketiminin arttırılması mümkün hale gelecek” şeklinde konuştu.

    Dünya market raflarını süsleyeceğiz

    Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarının geçtiğimiz yıllarda sürdürülebilir üretim için hammadde tedarik edemedikleri için dünya marketlerindeki raflarını kaybettiğine dikkati çeken Er şöyle devam etti: “Kutulu ve ambalajlı yağ ihracatımız 28 bin ton’dan 11 bin ton’a düşmüştü. Bu yıl rekoltemiz yüksek, fiyatlar da dünyadaki rakiplerimizle hemen hemen rekabet edebileceğimiz seviyelerde. Bu yıl dünya market raflarını Türk zeytin ve zeytinyağı ile süsleyeceğiz. 2017/18 sezonundan çok ümitliyiz.”

    Hedefimiz markalı ihracat, ancak dökme ihracat yasaklanamaz

    “Markalı ihracat ana hedefimiz” diye seslenen EZZİB Başkanı Er, “Fakat son zamanlarda dökme ihracatın yapılmaması gerektiği yönünde söylemlerle karşılaşıyoruz. Dökme ihracat demek ham yağ ihracatı demek değildir. Türkiye’den ham yağ ihracatı yasaktır. Dökme ihracat dediğiniz rafine-riviera tipi işlem görmüş malların katma değer kazandırılarak ihraç edilmesidir. İhracat ve ticarette yasakçı değil, rekabetçi zihniyet hakim olmalı. İhracatta sürdürülebilir olmak gerekir, zeytinyağını sürdürülebilir şekilde temin edemediğiniz takdirde markalı ambalajlı ihracat yanında piyasanın gerektiği boyutta her türlü ihracatın önü açık olmalıdır” şeklinde konuştu.

    DİR gündemimizde yok

    Gazetecilerin, “Dahilde İşleme Rejimi” ile ilgili sorularına da yanıt veren Er şunları söyledi: “Türk zeytin ve zeytinyağı ihracatçıları olarak Dahilde İşleme Rejimi ile yurtdışından zeytin ve zeytinyağı getirip ihraç pazarlarımıza ihraç etmeyi geçtiğimiz yıllarda gündeme getirmiştik. Devletimiz ve üreticilerimiz karşı çıktılar. İhracatımız 93 bin tonlardan 11 bin tonlara kadar geriledi. Bugün ise Türkiye’de rekolte arttı, ihracatçı ürün bulmakta zorlanmıyor. O nedenle Dahilde İşleme Rejimi gündemimizde yok. Milli üretim ve ihracat önceliğimiz.”

    KDV yüzde 1’e düşürülsün

    Marketlerdeki zeytinyağı fiyatları ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Er, “Türkiye’de marketlerde yağ reyonlarında zeytinyağına çok sınırlı yer ayrılıyor. Kısa süre önce İspanya’daydık. İspanya’da market raflarında yağ reyonlarının büyük bölümü zeytinyağına ayrıldığını gördük. Bu da tüketimi arttırıyor. Türkiye’de zeytinyağı üretiminde ve fiyatlarında istikrar yok. Türkiye’de zeytinyağında yüzde 8 KDV var. Sağlık iksiri olan şifa kaynağı olan zeytinyağına ilaç gibi muamele yapılmalı ve bu KDV yüzde 1’e indirilmeli. Bu sağlanırsa ve üreticiye talep ettiğimiz destek miktarları verilirse zeytinyağı raf fiyatlarında 5 TL indirim sağlanmış olur. Bu da tüketimi tetikler” diye görüş belirtti.

    Eximbank ihracata can suyu veriyor

    Türk Eximbank’ın son bir yılda artan destekleriyle Türk ihracatının yüzde 26’sını destekler konuma geldiğinin altını çizen EZZİB Başkanı Er, “Zeytin ve Zeytinyağı sektörümüzün, 2017 yılında ihracatını yüzde 63 arttırmasında, Türkiye’nin ihracatında 155 milyar dolar seviyesine ulaşmasında Eximbank desteği itici güç oldu. Bu başarıda büyük emeği olan ve son iki yıldır üst üste yılın bürokratı seçilen Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım ve ekibine ihracat dünyası adına çok teşekkür ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

  • Türk gıda ihracatçıları Japon pazarına Foodex Fuarı ile girecek

    Gıda tüketiminde kaliteden ödün vermeyen, yıllık 80 milyar doların üzerinde gıda ithalatı yapan Japonya’da düzenlenen Foodex Japan 2018 43. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı, Türk gıda ihracatçıları için Japonya ve Uzakdoğu pazarına ulaşmak için altın fırsatlar sunuyor.

    Türkiye Milli Katılım Organizasyonu, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından yapılan Foodex Fuarı, 07-10 Mart 2017 tarihleri arasında Japonya’nın Chiba kentinde düzenlenecek.

    Katılımcıları yüzde 70 devlet desteği bekliyor

    Uzakdoğu pazarına girmek isteyen ya da konumunu güçlendirmek isteyen Türk gıda ihracatçıları, Ekonomi Bakanlığı’nın, Japonya’yı hedef pazar olarak belirlemesi nedeniyle Foodex Japan 2018 43. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katılmaları halinde, fuar katılım masrafları yüzde 70’e varan oranlarda destekten yararlanabilecek.

    Foodex Japan Fuarı, gıda ihtiyacının sadece yüzde 40’ını kendisi karşılayabilen ve bu nedenle yılda yaklaşık 80 milyar $ tutarında gıda ithalatı yapan 128 milyon nüfuslu Japonya’da düzenlenmekle birlikte, bölge ülkeleri gıda pazarına da hitap eden bir özellik taşıdığını ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, Foodex Japan Fuarı’na, 2017 yılında 77 ülke ve bölgeden toplam 3.282 firma ve yaklaşık 82.000 ziyaretçinin katıldığını belirterek, Türk gıda ihracatçılarını Japonya ve Uzakdoğu pazarında konumlarını güçlendirmek için Foodex Japan Fuarı’na katılmaya davet etti.

    Türkiye’den 2017 yılının Ocak – Ekim döneminde Japonya’ya yaklaşık 110 milyon dolarlık gıda ürünleri ihracatı yapıldığını anlatan Ünlütürk, “Yıllık 80 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan Japonya, tarım ve gıda ürün ihtiyaçlarının büyük bir kısmını ithalatla karşılıyor. Türklere karşı müthiş sevgileri var. Sizden bir kez mal aldıkları zaman sizi unutmazlar. Herkes bu ülkeye mal satmak istiyor. Tek şartları var, o da kalite” diye konuştu.

    Kanatlı sektörü Japonya pazarına Foodex ile kanatlanacak

    Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden Kanatlı Sektörünün, kısa süre önce Japonya’ya ihracat vizesi aldığını hatırlatan EİB Koordinatör Başkanı Ünlütürk sözlerini şöyle tamamladı; “Asya-Pasifik pazarının en büyük gıda fuarı Foodex, yıllık 3 milyar dolarlık kanatlı ürün ithalatı yapan Japonya pazarına Türk kanatlı sektörünün ihracata başlaması için yeni fırsatlara gebe. Kanatlı sektörümüzün bu fırsatı kaçırmayacağına inanıyoruz. Kanatlı sektörümüzün ihracatında Irak hakim pazar konumunda. Japonya ve diğer ülkelere ihracatlarını arttırarak muhtemel riskleri de ortadan kaldırmış olacaklar.”

    Japonya’ya yönelik Turquality Projesi de var

    Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkilerin uzun tarihi geçmişe sahip olduğunu ve Japonların Türklere karşı büyük sempati duyduğunu ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu ise, Japon halkının zeytinyağı, kuru meyve, baharatlar gibi sağlıklı ürün tüketimine yönelmesinin Türk gıda ihracatçıları için bir şans olduğunu, Japonların satın alacakların ürünlerin bir hikayesinin olmasına çok ilgi duyduklarını, Türkiye’nin ihraç ürünlerinin hikayesinin Japonların ilgisini çektiğini bu durumun Türk ihracatçıları için bir şans olduğunu kaydetti.

    Foodex Fuarı dışında Japonya’ya yönelik Türk Gıda Ürünlerinin tanıtılmasına yönelik Turquality projesi yürüttüklerini hatırlatan Tarakçıoğlu, “Foodex Fuarı ve Turquality Projesi sayesinde Japonya’ya olan gıda ihracatında ilerleyen süreçte büyük artışlar bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    FOODEX’te hangi ürünler olacak?

    EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Tarakçıoğlu, deniz ürünleri, domates salçası ve konserveleri, turşular, makarna çeşitleri, kuru meyveler (kuru kayısı, çekirdeksiz kuru üzüm, antep fıstığı, kuru incir), fındık, zeytin ve zeytinyağı, un ve unlu mamuller, bitki çayları ve şifalı bitkiler ile baharatlar, şekerlemeler, süt ürünleri, şarküteri ürünleri (et ve et ürünleri hariç), diyet ürünleri, yumurta, kanatlı eti ve ürünleri, dondurulmuş gıdalar, meyve ve sebzeler, gıda katkı maddeleri, organik gıdalar, hazır çorbalar, çeşniler, bira, brendi, likör, sert alkollü içecekler, viski, şarap, meyve suyu, maden suyu, diğer alkollü ve alkolsüz içecekler vb. gıda ve işlenmiş tarım ürünleri sektöründe uluslararası standartlara uygun ürün üretimi yapan ihracatçıların Foodex Japan 2018 43.Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katılmalarını önerdi.

    Japonya’ya 2017 yılında neler sattık?

    Türkiye, 2017 yılının Ocak – Ekim döneminde Japonya’ya 108 milyon 918 bin dolarlık gıda ürünleri ihracatı gerçekleştirirken, bu ihracatın 35 milyon 57 bin dolarlık dilimini Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri yaptı.

    Türkiye’nin Japonya’ya gıda ürünleri ihracatında ilk sırayı; 46 milyon 635 bin dolarlık tutarla Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri alırken, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü 23 milyon 101 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Meyve Sebze Mamulleri Sektörü Japonya’ya 14 milyon 602 bin dolarlık ihracat yaparken, Kuru Meyve Sektörü 10 milyon 331 bin dolarlık dövizi ülkemize kazandırdı.

    2017 yılının geride kalan döneminde Japonya’ya fındık ihracatımız 6 milyon 432 bin dolar olurken, Zeytinyağı ihracatımız ise; 3 milyon 972 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Japonya’ya Odun dışı Orman Ürünleri ihracatından 1 milyon 926 bin dolar gelir elde edildi.

  • EİB ihracatçıları 2018 yılında fuardan fuara koşturacak

    Uluslararası ticarette büyük öneme sahip olan fuarların, firmaların yeni ticari bağlantılar kurmasında kritik öneme sahip olduğu bilinirken, A sınıfı fuar organizatörü belgesi sahibi Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedeflerine ulaşması için 2017 yılında 11 tane uluslararası fuarın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu üstlendi. EİB, 2018 yılında bu sayıyı 14’e çıkarmaya hazırlanıyor.

    Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2017 yılında 11 tane uluslararası fuarın Türkiye Milli Katılım Organizasyonu üstlenirken, 2018 yılında gerçekleştireceği 14 fuarla milli katılım organizasyonu ile bu alanda kendi rekorunu kırmak istiyor. Ege İhracatçı Birlikleri bu kapsamda, 2018 yılında Amerika, Japonya, Çin, İngiltere, Almanya, Rusya, Fransa ve İsveç’te; gıda, doğal taş, hazır giyim, deri, ayakkabı sektörlerinde 14 fuarda Türk ihracatçılarıyla dünyanın dört bir tarafından gelen ithalatçıları buluşturacak. İhracatçılar, 2018 yılında EİB ile dünyanın etrafında 4 tur atacak kadar seyahat edecek.

    Uluslararası ticarette dijital pazarlamanın son yıllarda ivme kazanmasına rağmen fuarların halen vazgeçilmezliğini koruduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, ihracatçı firmaların müşteri portföylerini geliştirmek ve mevcut müşterileriyle ilişkilerini sağlıklı zeminde sürdürmek için fuarlara katılımının hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

    Ege İhracatçı Birliklerinin çeyrek asra yaklaşan fuar organizatörlüğü tecrübesine sahip olduğunu hatırlatan Ünlütürk, “Uzun yıllardır Ekonomi Bakanlığından aldığımız yetki ile yüzlerce milli katılım organizasyonu gerçekleştirdik. Fuarcılık serüvenimiz 1994 yılında GTZ Alman Teknik İşbirliği Kuruluşu ile işbirliğinde hazırgiyim sektörüne yönelik olarak Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen Interjeans Fuarı’na İzmir’den 10 firmamızın katılımını organize ederek başladı. İlk milli katılım organizasyonumuzu ise; Stonetec Nürnberg Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na 60’ı aşkın firma ile yapmıştık. 23 yıldır yüzlerce fuara binlerce firmamızın katılımını organize ettik. İlk yola çıktığımız 1994 yılında EİB’nin ihracatı 1.8 milyar dolar seviyesinde iken bugün ihracatımız 11 milyar doları aştı. Bu gelişimde fuarların büyük payı var. Katılımcı firmalarla yapılan anketlerden hep yüksek notlar aldık. 2018 yılında 14 milli katılım organizasyonu ile rekor kıracağız. İhracatçı firmalarımızı 2018 yılında düzenleyeceğimiz 14 fuarda yerlerini almaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    Fuar turu Londra’daki Fashion SVP ile başlıyor

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 2018 yılında 6 tane fuarın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu üstlenmeye hazırlanıyor. EHKİB’in ilk düzenleyeceği fuar ise 16 Ocak 2018 tarihinde dünyanın en önemli moda merkezlerinden Londra’da düzenlenecek olan Fashion SVP Fuarı olacak.

    Hazırgiyim ihracatçıları şubat ayında en büyük ihraç pazarları olan Almanya’nın Münih kentinde Munih Fabric Start Fuarı ile paralel olarak düzenlenecek olan Munih Apparel Source Fuarı’nda ve Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek olan Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’nda ihracatlarını arttırma gayreti içinde olacak.

    EHKİB, bu yılın ikinci yarısında ise; Haziran ayında Fashion SVP Fuarı’nda, Eylül ayında ise Munih Apparel Source ve Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarlarında yerini alacak.

    EİB 2018 yılında 4 gıda fuarına katılacak

    Dünya genelinde sağlıklı yaşam bilincinin artmasıyla birlikte yıldızı parlayan organik sektörünün en büyük buluşması her yıl olduğu gibi bu yılda Ege İhracatçı Birliklerinin Milli Katılım Organizasyonu ile 18 Şubat 2018 tarihinde Almanya’nın Nürnberg şehrinde gerçekleşecek.

    Ege İhracatçı Birliklerinin 1998 yılından beri Milli Katılım Organizasyonunu üstlendiği New York Summer Fancy Food Show Fuarı 30 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihlerinde, Amerika’ya ihracatını arttırmak isteyen Türk gıda ihracatçılarına yeni fırsatlar sunacak. Uzak Doğu’nun en büyük gıda fuarlarından biri olan Foodex Japan 2018 Fuarı ise; 6-9 Mart 2018 tarihleri arasında EİB’nin Milli Katılım Organizasyonu ile düzenlenecek. Ege İhracatçı Birlikleri Kasım 2018’de İsveç’in Malmö şehrinde gerçekleştirilecek olan Nordic Food Fuarına ise ilk kez Milli Katılım Organizasyonu yapacak.

    Doğaltaş ihracatçıları Xiamen bayramını dört gözle bekliyor

    Doğal taş sektöründe dünyanın en büyük buluşması olan ve Türk doğal taş sektörünün en büyük ihraç pazarı Çin’in Xiamen şehrinde düzenlenen Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı doğaltaş sektöründe bayram coşkusuna yol açıyor. Xiamen Fuarı, 6-9 Mart 2018 tarihlerinde Ege Maden İhracatçıları Birliğinin Türkiye Milli Katılım Organizasyonu ile bayrama dönüşecek.

    Dericiler 3 fuar düzenlemeye hazırlanıyor

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 2018 yılında 3 fuara yönelik milli katılım organizasyonu gerçekleştirmeye hazırlanıyor. 2018 yılı Şubat ayında Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenecek olan Euroshoes Fuarı’nda Türk ayakkabı sektörünün ürünleri görücüye çıkacak. Aynı fuar 2018 yılının Ağustos ayında ise ikinci kez düzenlenecek. Türk deri sektörünü Çin’deki ithalatçılarla ACLE Fuarı’nda uzun yıllardır başarıyla buluşturan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2018 Ağustos ayında gerçekleştirilecek ACLE Fuarı’na da milli katılım organizasyonu için çalışmalarına şimdiden başladı.

  • Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliğinden ’zeytin’ uyarısı

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, Zeytincilik Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliğin zeytincilik sektöründe ciddi kaygıya yol açtığını belirtti.

    Türkiye’nin 2002 yılı sonrasında AK Parti hükümetlerinin verdiği destekle zeytincilik sektörüne büyük yatırım yaptığını, 90 milyon olan zeytin ağacı varlığının 173 milyona ulaştığını dikkati çeken Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, “Zeytin ağacı varlığını arttırmak için on milyonlarca lira destek veren Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin bu ağaçlara zarar verecek bir düzenlemeyi hayata geçirmeyeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının öngörülerine göre, son yıllardaki yeni plantasyonların da devreye girmesi ile birlikte Türkiye’nin 2023 yılında 650 bin ton zeytinyağı rekoltesiyle dünya ikincisi, 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin rekoltesiyle dünya birincisi olmasının beklendiğini hatırlatan Er, Zeytincilik Kanunu’nda maden, enerji, turizm ya da başka alanlarda yapılacak yatırımlar için bir değişikliği doğru bulmadıklarını ifade etti.

    Son 14 yılda hükümet desteği ile dikilen zeytinlerin de katkısı ile bu yıl ihracatını en fazla artıran sektörün zeytin ve zeytinyağı sektörü olduğunu, ihracatta 2023 yılı için hedeflenen 3,8 milyar dolar hedefi yolunda bu yıl ilk kez olumlu yönde yol aldıklarını kaydeden Er, “Hiçbir kamu yararı kendi öz kaynağımızla ürettiğimiz zeytinden önümüzdeki dönemde elde edeceğimiz milyarlarca dolarlık döviz gelirinin üzerinde olamaz. Hükümetimiz bu mübarek Ramazan ayında üç kutsal kitapta da adı geçen zeytini ne getireceği belirsiz yatırımlara feda edemez, sayıları 400 bini aşan üretici ailesi ve milyonlarca zeytin dostunun gür sesi dinlemeli ve sonunda önceki girişimlerde olduğu gibi meclis genel kurulunda akl-ı selim galip gelmelidir. Zeytin ağacı toza toprağa gelmez, etrafından yapılacak maden, koku çıkaran sanayi tesisleri onu küstürür ve verimsiz kılar. İspanya, İtalya, Yunanistan, Fas ve Tunus gibi üretici ülkelerde zeytine verilen değeri ve desteği çok iyi biliyoruz. Zeytinyağı en sağlıklı yağ olduğu için önümüzdeki nesillere üretimi daha da artırılarak devredilmelidir. Hükümetimizin son 14 yılda zeytine verdiği destek ortada iken bunun tersi bir girişim ülkemiz menfaatleri ile uyuşmaz” diye konuştu.

    Zeytincilik Kanunu’nun daha önce 6 kez değiştirilmek istendiğini ancak kamuoyundan gelen tepkiler sonrasında vazgeçildiğini hatırlatan EZZİB Başkanı Davut Er, bu sefer de yanlıştan dönülmesi temennisinde bulundu.

    Zeytinyağı ihracatı yüzde 417 arttı

    Türkiye, 2016-17 sezonunda 01 Kasım 2016 – 31 Mayıs 2017 döneminde 28 bin 710 ton zeytinyağı ihracatı karşılığı 106 milyon 955 bin dolar döviz elde etti. Türkiye, 2015-16 sezonunun aynı döneminde ise 5 bin 554 ton zeytinyağı ihracatı karşılığı 28 milyon 710 bin dolar döviz geliri elde etmişti. Zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 417 artış gösterdi.

    Zeytincilik sektörü, 01 Ekim 2016 – 31 Mayıs 2017 döneminde sofralık zeytin ihracatından ise 43 bin 402 ton karşılığı 81 milyon 834 bin dolar elde etti.

  • Antalyalı yaş meyve sebze ihracatçıları Körfez’den umutlu döndü

    Antalyalı ihracatçılar, yaş meyve ve sebze sektörü tanıtım için gittikleri Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten umutlu döndü.

    Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) işbirliğinde Suudi Arabistan ve Kuveyt’e yaş meyve ve sebze sektörü tanıtım programına çıkan Antalyalı ihracatçılar umutlu döndü. 18-26 Mayıs 2017 tarihlerinde Suudi Arabistan’ın Cidde ve Riyad şehirleri ile Kuveyt’te iş görüşmeleri gerçekleştiren Antalyalı ihracatçılar yaş meyve ve sebze ihracatı için çalışma yaptı. Antalya yaş meyve ve sebze heyeti Suudi Arabistan’ın liman şehri Cidde’de ve başkent Riyad’da sektörün önde gelen temsilcileri ile buluştu. Heyet, 31,5 milyon nüfusu ile global pazarlardan yıllık yaklaşık 2 milyar dolar yaş meyve sebze ithalatı yapan Suudi Arabistan ve 4 milyon nüfusu ile yaklaşık 800 milyon dolar yaş meyve ve sebze ithalatı yapan Kuveyt pazarında Antalya’nın daha fazla yer alması gerektiğini ifade etti.

    Antalya Valisi ve BAKA Yönetim Kurulu Başkanı Münir Karaloğlu himayesinde gerçekleşen programda Antalya heyeti ilk olarak Suudi Arabistan’ın en büyük ithalat merkezi ve liman şehri Cidde’nin yaş meyve ve sebze halini ziyaret etti. Antalya heyeti hal ziyareti kapsamında Suudi firma yetkilileri ile görüşerek ürünler ve bu ürünlere olan piyasa talebi hakkında bilgi aldı. Antalya yaş meyve ve sebze heyeti, aynı zamanda hac mevsiminde 5 milyon ilave talep oluşan Cidde ve Mekke pazarında Türkiye’den gönderilen başta domates, kiraz, kayısı ve diğer ürünleri pazarda görmekten memnuniyetini ifade etti.

    Cidde Ticaret ve Sanayi Odası ziyaret edildi

    Antalya’nın önde gelen yaş meyve ve sebze ihracatçılarından Doğtar Gıda’dan Cüneyt Doğan, Canlar Ticaret’ten Fatih Tutkun, Ömer Aka Tarım’dan Levent Şanlı ve Mustafa Davutoğlu, Durdaşlar Tarım’dan Şevki Durdaş, Burdur-Söğüt’te yayla domatesi ihracatçısı Canyürek Tarım’dan Mehmet Canyürek ile Turkish Cargo Antalya Müdürü Ebubekir Kuşak ve Kühne Nagel Kargo firmasından Ersin Aydın’dan oluşan heyet, programın ilk gününde Cidde Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek resmi görüşmeler gerçekleştirdi. Cidde Ticaret ve Sanayi Odası Yaş Meyve ve Sebze Komitesi Ticaret Komitesi Başkanı Sohaim Saeed Al-Ghamdi ve meslek komiteleri üyelerince Antalya heyeti onuruna verilen öğle yemeğinde iş adamları ikili görüşme fırsatı buldu. Komite Başkanı Sohaim Saeed Al-Ghamdi, daha önce BAKA’nın Antalya’da düzenlemiş olduğu iki tanıtım programına da katıldığını belirterek “Dost ve kardeş ülke Türkiye’den ve Antalya’dan daha çok yaş meyve ve sebze almak istiyoruz” diye konuştu.

    Antalya heyeti, ilk gün firma ziyaretlerinden sonra Cidde Ticaret ve Sanayi Odası Yaş Meyve ve Sebze Komitesi Ticaret Komitesi Başkanı Al-Ghamdi’nin kendi evinde verdiği yemeğe katıldı.

    Cidde’de ikinci gün firma ziyaretlerine devam eden heyet, Ciddeli iş adamları ve basın mensupları ile toplantı düzenledi. Haziran-Eylül döneminde Cidde’den Antalya’ya doğrudan tarifeli uçak seferleri başlatacak Türk Hava Yollarının da sunum gerçekleştirdiği toplantıya, Cidde Ticaret Ataşesi Bilge Dönmez de katıldı. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Körfez Ülkeleri Temsilcisi Mustafa Göksu ve BAKA Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Alaattin Özyürek toplantıda sunum gerçekleştirerek Cidde yaş meyve ve sebze sektörü temsilcilerinin sorularını cevaplandırdı.

    Antalya Yaş Meyve ve Sebze Heyeti, Cidde programının tamamlanmasını takiben Suudi Arabistan’ın en büyük şehri başkent Riyad’a geçti. Antalya heyeti burada ilk olarak Riyad Ticaret ve Sanayi Odasında hazırlanan masalarda Suudi yaş meyve ve sebze sektör temsilcileri ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Akşam Ciddeli yaş meyve ve sebze firmaları ile buluşan Antalya heyeti, Suudi muhataplarına Antalya’nın yaş meyve ve sebze sektörünü anlattı. Antalya Yaş Meyve ve Sebze Sektörü ve Turizm Potansiyeli konulu sunum gerçekleştirilen toplantıya Riyad Başkonsolosu Erdinç Tor ve Riyad Ticaret Müşaviri Kemal Günay katılarak konuşma yaptı. Türk Hava Yolları Riyad Ofisi de toplantıda Haziran-Eylül 2017 döneminde gerçekleştirilecek Riyad-Antalya doğrudan tarifeli uçak seferleri hakkında bilgi verdi.

    Körfez yaş meyve sebze pazarı ürün yelpazesi

    Heyet, Riyad’da ikinci gün Riyad Yaş Meyve ve Sebze Halini ziyaret ederek firma ziyaretlerinde bulundu. Hal ziyaretlerinde Türkiye’den gelen ürünlerin yanı sıra ABD, Hindistan, İspanya, Avustralya gibi dünyanın dört bir tarafından gelen çok çeşitli ürünler Antalya heyetinin dikkatini çekti. Antalya heyeti ayrıca Suudi pazarında yüksek hacimde bir yer edinen Ürdün ve Mısır ürünlerini inceleyerek Antalya ile karşılaştırma fırsatı buldu. Riyad halinde firma ziyaretleri gerçekleştiren Antalya heyeti ürün ve fiyat tekliflerinin Arap firmalarına gönderilmesi konusunda mutabık kaldı.

    Antalya heyeti, programın son ayağında Kuveyt’e geçerek incelemelerine devam etti. Kuveyt’te daha önce BAKA organizasyonlarında Antalya’ya gelen ve halihazırda Antalya’dan yaş meyve sebze ithal eden Fresh Fruit Company yetkilileri ile görüşen Antalya heyeti, firmanın onuruna verdiği yemeğe katıldı. Antalya heyeti oldukça modern ve teknolojik özellikleri olan Kuveyt Halini de ziyaret etti. Firmaların toptancı halindeki dükkanları, soğuk hava depoları, nakliye ve ürün çeşitleri ile ilgili farklı konulardan görüşme fırsatı elde edildi. Heyet burada özellikle 4 milyon nüfusa sahip Kuveyt’te geniş ürün yelpazesini ve bu ürünlerin yüksek fiyatlarını görme fırsatı yakaladı. Antalya’nın yaş meyve ve sebzede yüksek kalitesi ve uygun fiyatları ile Körfez pazarlarına daha rekabetçi olarak girebileceği değerlendirildi. Antalya heyetinin Kuveyt programına Kuveyt Büyükelçiliği Müsteşarı Ali Bozçalışkan ve Kuveyt Ticaret Müşaviri Kerim Doğanay ve THY Kuveyt Müdürü Sami Aydoğan katılarak destek verdi.

    En önemli sorun lojistik ve vizeler

    Kargo taşıma ücretlerinin kilogram başına sebzede bazı destinasyonlarda 80 dolar, meyvede ise 1.10 dolar seviyelerinde olduğunu ifade eden Antalyalı ihracatçılar, bu konuda THY ve diğer yetkililerden daha fazla destek talep etti. Suudi Arabistan’ın liman şehri Cidde ile de yakından görüşülmesi ve gemi taşımacılığındaki sorunların giderilmesini talep eden ihracatçılar bu konularda çalışma yapacaklarını ifade etti.

    Suudi Arabistan vizesi konusunda oldukça uzun süre ve evrak yükü ile uğraştıklarını ifade eden Antalyalı iş adamları, “Uzun uğraşlar sonunda tek girişli Suudi Arabistan vizesi alabildik. Suudi Arabistan’a göndereceğimiz ürünlerin gerek limanda, gerek hava kargoda bizzat kontrol edilmesi, lojistiğinin sağlanması, takibinin yerinden yapılması için gerekirse sadece bir gün ya da 7-8 saatliğine ülkeye giriş çıkış yapabilmemiz lazım. Bunun için çok girişli vize konusunda yetkililerden destek bekliyoruz” dedi.

    Antalya Valisi Münir Karaloğlu da, “BAKA Yönetim Kurulu olarak Körfez ülkelerinde bölgemiz için söz konusu potansiyeli gördük ve Körfez ülkelerine iş adamlarının katılımıyla bir program organize ettik. Batı Akdeniz İhracatçılar Birliğinin (BAİB) de destek vermesiyle Antalya, Burdur ve Ispartalı yaş meyve sebze firmaları Suudi Arabistan ve Kuveyt programına katılım sağladı. Program Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA), THY Cargo yetkilileri, Riyad Ticaret Müşavirliği, Cidde Ticaret Ataşeliği ve Kuveyt Ticaret Müşavirliği işbirliğinde yürütüldü. 2-3 yıllık bir çalışma ile bölgemizden Körfez ülkelerine yapılan yaş meyve sebze ihracatın ilk aşamada 20-30 milyon dolar seviyelerine çıkarılmasını mümkün görüyoruz” ifadelerini kaydetti.