Etiket: İhracata

  • İhracata URGE dopingi

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) Projesi kapsamında 3 kez ABD’ye giden mermer sektörü temsilcilerinin bu ülkeye olan ihracatlarını yüzde 37 oranında arttırdığını ifade etti.

    Batı Akdenizli mermer ihracatçıları, URGE Projesi çerçevesinde gerçekleştirdiği çalışmaların meyvelerini toplamaya başladı. Ekonomi Bakanlığı desteğiyle yürütülen URGE Projeleri, Batı Akdenizli mermer ihracatçılarına doping etkisi sağladı. URGE kapsamında bir kez gidilen Çin’de ihracat 58.4 milyon dolardan 86.7 milyon dolara yükseldi ve ihracat artışı yüzde 48.4’e ulaştı. Batı Akdenizli mermer ihracatçılarının alternatif pazar kapsamında özel bir önem verdiği ve 1.5 yılda 3 kez gittiği ABD pazarındaki ihracat artışı yüzde 37’ye, ihracat rakamları ise 5,7 milyon dolardan 7,8 milyon dolara yükseldi. Yılın ilk 5 ayında gerçekleşen ihracat artışı geleceğe yönelik umutları artırdı.

    BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, Batı Akdenizli mermer ihracatçılarının URGE projesi kapsamında Çin ve ABD’nin yanı sıra alternatif pazarlar oluşturma çalışmaları kapsamında Kanada, Avustralya ve İtalya’ya da gittiğini belirtti. Bu ülkelerde mermer ihracatının gelecek döneme olumlu yansımasının beklendiğini kaydeden Satıcı, “BAİB olarak, Batı Akdeniz’in mermer ürünlerinin dünyanın tüm ülkelerine ihraç edilebilmesi için başlattığımız çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu çerçevede BAİB yönetimi, Ekonomi Bakanlığının ciddi destekler verdiği URGE Projelerinin bir yenisini hayata geçirmeye hazırlanıyor” dedi.

    Satıcı, “Hali hazırda 2 ayrı URGE Projesinin yanı sıra 3’üncü proje içinde çalışmaları hızlandırdık. ‘Batı Akdeniz Mermer Kümesi’ isimli yeni projeye katılım başvuruları alınmaya başladık. Son başvuru tarihi 16 Haziran 2017 Cuma günü olan projenin Temmuz ayı içerisinde başlayacak. Proje çerçevesinde katılımcı firmalara öncelikle ihtiyaç analizi çalışması yapılacak. Bu çalışma ile firmalar her yönüyle değerlendirilip, güçlü ve zayıf yönleri belirlenecek. Ardından ihtiyaç duyulan konularda firmalara eğitimler verilecek. Son olarak da hedef pazarlar belirlenerek, Ekonomi Bakanlığının sağladığı maddi desteklerden de yararlanılarak, ihracatı artırmak için yurt dışı pazarlama faaliyetlerine geçilecek” ifadelerini kaydetti.

  • Ekmeklerini topraktan çıkardılar dünyaya ihracata başladılar

    Çorumlu iş adamları Cengiz Başaranhıncal ve Ali Arslan kurdukları Hitit Terra firmasıyla topraktan üretimini yaptıkları mutfak araçları, dekor ürünler, süs ve peyzaj ürünlerini dünyaya ihraç ediyor.

    Yıldız Şirketler gurubu bünyesinde faaliyet gösteren Hitit Terra, doğal yaşamın vazgeçilmez unsuru olan toprağa hayat vererek, sanata dönüştürdü. Kuş evleri projesi ile Türkiye’de bir ilke imza atan firmanın ürettiği güveç kabından, kek kalıbına, damacanadan fırın tepsisine, kahve takımından, yumurta tavasına kadar yüzlerce çeşit toprak ürün hem yurt içi, hem yurt dışında büyük ilgi görüyor. Mutfaklarda kullanılan tüm modern ürünleri yeni bir konseptle insanların hizmetine sunan firma, organik yaşam kültürünü merkezi halini almış. Organik tüketim kültürünün yaygınlaşmasıyla özüne dönmeye çalışan insanların vazgeçilmezleri halini alan toprak ürünler, geleneksel çizgileri de günümüze taşıyor.

    Hitit Terra ortaklarından Cengiz Başaranhıncal, firmalarının kuruluşunun 1920 yıllara dayandığını belirterek, bu serüvenin dedelerinin el yapımı tuğla üretimi ile başladığını söyledi. 1950’li yıllarda kurdukları fabrika ile modern tabir edilen endüstriyel üretime geçiş yaptıklarını dile getiren Başaranhıncal, “2000 yılından itibaren tekrar geriye dönüş başlattık. El yapımı tuğla imalatına döndük. Aksesuarlar yapmaya başladık. 2010 yılında şirketimizin bünyesinde Hitit Terra markasıyla topraktan sağlıklı kullanım gereçleri üzerine üretime başladık. İlk etapta güveç, sus testileri, yoğurt kapları gibi mutfak gereçleri üretimi yapıyorduk. Gelişen teknolojiyle birlikte yaptığımız Ar-Ge çalışmaları ve alanında uzman kadromuzla geçmişten gelen tecrübelerimizi de harmanlayarak sırlı, sırsız, süs ve peyzaj malzemesi üretimine de başladık. Daha önemlisi restorasyonda Türkiye’de yapılamayan değişik kiremit ve tuğlaların üretimine girdik. Tuğla bir şekilde yapılıyor ancak yapımı imkansız olan kiremitler vardı. Geçmişte tarihi binalarda kullanılan kiremitler bulunamadığı için Vakıflar bunları kurşun çatı yapın diyordu. O projelere girmeye başladık. Muhtelif kiremitler yaptık. Bunları elde ve makinede yapmak imkânsızdı. Teknoloji ve geçmişten gelen tecrübemizi harmanlayarak bu kiremitleri yapmaya başladık” dedi.

    “129 Euroluk kuş evini 18 liraya mal ettiler”

    Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü tarafından, Türkiye’de bir ilke imza atılarak “çatılara kiremit şeklinde kuş evi” projesi hakkında da açıklamalarda bulunan Başaranhıncal, “Kuş evi ile ilgili bir çalışmamız vardı. Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürü Mahmut Temel’den de bununla ilgili bir çalışma yapmamızı isteyince bizde süreci hızlandırdık. Kuş evlerimiz kalıp halinde idi. Satılsın veya satılmasın bu ürünü bünyemize katmak istiyorduk. Kısa sürede kuş evini tamamlayarak 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü’nün Afyonkarahisar’daki programına yetiştirdik. Yurt dışında 129 eurodan satışa sunulan bu evleri 18 liraya mal ettik. Çevreye ve doğaya olan saygımızdan dolayı bu ürüne kar marjı yazmadık” ifadelerini kullandı.

    Hitit Terra olarak topraktan mutfak gereçlerinin yanı sıra süs eşyaları, yapı elemanları ve peyzaj bahçe süsleri imalatı yaptıklarını anlatan Başaranhıncal, “Müzedeki ürünlerin replikalarını yaptık. Hititlerin 3 bin 600 yıl önce kullandığı güveç kazanını orijinal bir şekilde tasarlayarak üretimini gerçekleştirdik. Özellikle bu ürüne çok büyük talep oldu. Süs eşyalarında Hitit figürlerini, motifleri ön plana çıkardık. Topkapı Sarayı’nın Harem dairesinin zemin tuğlalarını aslına uygun olarak yaptık. Mutfak gereçlerinde 200’ün üzerinde çeşidimiz var. Amerika’dan, Arabistan’a kadar ihracat yapıyoruz. Uluslararası gıda uygunluk sertifikamız var. Turşu küpleri, salça küpleri, eski geleneksel ne varsa hepsini yapıyoruz. Daha önce topraktan yapılmış ne varsa tekrardan üretebiliyoruz. Ürünlerin topraktan yapılıp yapılmadığına inanmayanlar var. Bu toprak değildir alçıdır diyenler var. Toprağı böyle yapamazsınız diyenler var. Yaptığımız ürünler ortada” şeklinde konuştu.

    “Arabistan Türk bayrağı ve Türk malı damgasıyla ürün istiyor”

    Toprak ürünlerinin yurt dışında Türkiye’den daha çok rağbet gördüğünü anlatan Başaranhıncal, “Arabistan’a ihracat yapıyoruz. İlk şartları bize kolilerin üzerinde Türk bayrağı olacak, Türk malı yazacak dediler. Bu bizim için gurur veriyor. Büyük bir gururla kolilere Türk bayrağını yapıştırıp, Türk malı damgasıyla satıyoruz. Toprak ürünlerinde sadece Avrupa ile yarışıyoruz. Taiwan, Tayland ve Filipinlerde de bu ürünler yapılıyor ancak bizi onlarla bir tutmuyorlar. Güvenirliliğimizle, ürünlerimizle biz bir adım üründeyiz. Firma bir asra yakın geçmişe sahip olmasına rağmen genç bir marka sahibiyiz. 100 yıldır toprak işleriz toprak satarız. 500 ürün çeşidimiz var. Hititlere, bu coğrafyaya, ülkemize olan borcumuz var. Yapacağımız yatırımlarla bu coğrafyaya borcumuzu ödemeye devam edeceğiz”dedi.

  • Yeğin: “İthalat ve ihracata katkı sağlayacak çalışmalar yapacağız”

    Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Genel Başkanı Osman Yeğin, Türkiye’nin dünya devletleriyle ithalat ve ihracatına katkı sağlayacak çalışmalar yapacaklarını kaydetti.

    Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu Olağanüstü Genel Kurulu’nda oyların tamamını alarak genel başkan seçilen Osman Yeğin, “Konfederasyon olarak Türkiye’nin dünya devletleriyle ithalat ve ihracatına katkı sağlayacak çalışmalar yapacağız” dedi.

    Osman Yeğin, “Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu önümüzdeki günlerde çok sayıda ulusal ve uluslararası ticaret zirveleri yapacaktır. Bu şekilde Türkiye ve dünya ekonomisine katkı sağlayacaktır. Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu ulusal ve uluslararası çalışmaları Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bilgisi dahilinde yapacaktır” dedi.

  • Otomotiv Endüstrisi 2016’da 23 Milyar Dolar İhracata Odaklandı

    Otomotiv endüstrisi, 2016’da Birleşik Devletler ile İran’ı radarına aldı. Birleşik Devletler’e 2015’de yüzde 65 ihracat artışı sağlayan otomotiv endüstrisi, aynı başarıya bu yıl İran’ı da katarak sürdürme peşinde.

    Türkiye’nin son 10 yıldır ihracat şampiyonu olan ve bu süreçte 15 milyar dolar dış ticaret fazlası veren otomotiv endüstrisi, 2016 yılı ihracat hedefini de 23 milyar dolar olarak belirledi. Otomotiv endüstrisinin ihracatında başrol oynayan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), 2016’da da başarılarına yenilerini ekleyebilmek için işlevselliği artırılan yurt dışı fuarlardan sektörel ticaret heyetlerine, hedef pazarlar Birleşik Devletler’den İran’a, Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışması çerçevesinde İTÜ Arı Çekirdek’ten TÜBİTAK MAM’a kadar yeni projelerini paylaştı. OİB Başkanı Orhan Sabuncu, otomotiv endüstrisinde 2015 yılında euro/dolar paritesinden kaynaklı 3 milyar dolar kayıp yaşanmasına rağmen yine de başarılı bir yılı geride bıraktıklarını kaydetti. Geçen yıl yüzde 5 kayıpla 21 milyar 156 milyon dolarlık ihracata imza attıklarını vurgulayan Sabuncu, 1 milyon 359 bin adet üretim, iç pazarda 1 milyon 8 bin adet satışla da sektörün 2015’i rekorlarla kapattığını aktardı. İhracatta da adetsel olarak rekor seviyede 992 bin araç satıldığına değinen Sabuncu, bu başarılarını 2016’da da rekorlarla süsleyebilmek için yol haritasını paylaştı.

    İRAN VE BİRLEŞİK DEVLETLER HEDEF PAZAR

    Rusya Federasyonu’nun son yıllarda otomotiv endüstrisinin hem ihracatta hem de üretimde hedef pazar olduğunu hatırlatan Sabuncu, “Bu ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar ve Türkiye ile meydana gelen üzücü olay nedeniyle beklenen olumlu gelişmelerin gerisinde kalındı. Rusya Federasyonu’ndaki gelişmeler nedeniyle yeni pazarlara odaklandık. Komşumuz İran’ın küresel anlamda yaşadığı kısıtlamalar sona erdi. Bu ülkede de otomotiv endüstrisinde gidilecek çok yol var. Bu ülkeye ihracatta beklentimiz büyük. Tahran’a sektörel ticaret heyeti düzenleyerek önümüzü daha iyi göreceğiz. Burada temsilcilik açarak endüstrimize destek olacağız. Yeni pazar olarak Birleşik Devletler de büyük fırsatlar sunuyor. Özellikle buraya ticari araç ihracatıyla başlayan faaliyetler hızla gelişiyor. Geçen yıl Birleşik Devletler’e yüzde 65 artışla ihracatımızı 780 milyon dolara yükselttik. Rusya Federasyonu pazarından kaybettiklerimizi buradan yeniden kazandık. Gözümüz yeni dünyada. Bu yıl da çifte haneli büyüme bekliyoruz” dedi.

    İTÜ ÇEKİRDEK PROGRAMINA 900 BİN LİRALIK DESTEK

    Otomotiv endüstrisinde katma değeri yükseltebilmek için Ar-Ge, tasarım ve inovasyona büyük önem verdiklerini ifade eden Sabuncu, bu yıl 5. kez düzenleyecekleri Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışması’nı 5-6 Mayıs’ta TÜBİTAK MAM işbirliğiyle gerçekleştireceklerini belirtti. Sabuncu, “Yarışmamızı geçen yıl İTÜ Çekirdek işbirliğiyle yaparak birçok başarılı projenin hayata geçmesi için kuluçkaya yatmalarını sağladık. Bunun için geçen yıl projelere 600 bin lirayı bulan destek verdik. Bu yıl da İTÜ Çekirdek programına desteklerimizi sürdürerek 900 bin liraya yükselttik. Otomotiv endüstrisi olarak yüksek katma değerli üretim için kabuğumuzu kıracağız. Bunu önce gençlerimizin bilinçaltına yerleştirerek yaratıcılık güçlerini sektörümüze yansıtacağız” diye konuştu.

    YAN SANAYİ İHRACATTA YÜZDE PAY ALDI

    Otomotiv endüstrisi ihracatında 2015 yılı verileri dikkate alındığında ürün gruplarında yan sanayi yüzde 40 pay ve önceki yıla göre yüzde 9 gerilemeyle 8 milyar 566 milyon dolarlık dış satış gerçekleştirdi. Bunu yüzde 33 pay ve yüzde 5 gerilemeyle 6 milyar 889 milyon dolarlık ihracatla binek otomobil ürün grubu, yüzde 20 pay ve yüzde 2 artış sağlayarak 4 milyar 241 milyon dolarlık dış satışa imza atan eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ürün grupları izledi. Otobüs, minibüs ve midibüs ürün grubu ise yüzde 6 pay ve yine yüzde 6 yükselişle 1 milyar 184 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Almanya da 2015 yılında yüzde 10 kayıpla 3 milyar 295 milyon dolarlık ihracatla en fazla dış satış yapılan ülke oldu. Almanya’yı yüzde 8 büyüme ve 2 milyar 657 milyon dolarlık ihracatla Birleşik Krallık ile yüzde 17 azalış ve 2 milyar 110 milyon dolarlık ihracatla Fransa izledi. İtalya’ya yüzde 6 büyüme ile 1 milyar 870 milyon, Belçika’ya da yüzde 12 artışla 1 milyar 86 milyon dolar ihracat dikkat çekerken, geçen yıl en önemli gelişmeyi yüzde 65 oranında büyüme ve 779 milyon dolarlık dış satışla Birleşik Devletler gerçekleştirdi. Otomotiv endüstrisinde ihracat liderliğini 2015 yılında Ford Otomotiv, ikinciliği OYAK-Renault, üçüncülüğü ise TOFAŞ elde etti. Bu markaları daha sonra sırasıyla Kibar Dış Ticaret, Toyota Otomotiv, Bosch Sanayi, Mercedes-Benz Türk, MAN Türkiye, Good Year Lastikleri ve Türk Pirelli Lastikleri izledi.