Etiket: İhracata

  • AİMSAD yönünü eğitime ve ihracata çevirdi

    AİMSAD sektörün ihtiyacı olan yetişmiş, nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için okul-sanayi iş birliklerine hız verdi. AİMSAD Genel Sekreteri Arif Onur Kaçak, “Okul-sanayi işbirliği kapsamında Haydarpaşa EML lisesi ile görüşmelere başladık. Buradaki amacımız hem öğrencilerin hem de sanayide çalışan kişilerin kullanabileceği/paylaşabileceği bir atölye oluşturmak” dedi.

    Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneği (AİMSAD), sektörün ihtiyacı olan yetişmiş, nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için okul-sanayi iş birliklerine hız verdi. Türk Ağaç İşleme Makine Sektörü’nün ilk 4 aylık verilerini değerlendiren AİMSAD Genel Sekreteri Arif Onur Kaçak, 2017 yılı sonunda ilk defa dış ticaret fazlası veren Ağaç İşleme Makineleri sektörünün, 2018 yılında da dış ticaret fazlası vermeye devam ettiğini söyledi.

    Ağaç İşleme Makine Sektörü’nde, 2017 yılı sonunda ihracatın yüzde 19 büyüyerek, 84 milyon dolar; ithalatın ise yüzde 10 azalarak 68 milyon dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Kaçak, 2018 yılının ilk 4 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 13 artarak 32 milyon dolara; ithalatın ise yüzde 59 artarak 28 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Kaçak, “Üretim rakamları da yüzde 13 artarak 80 milyon dolar, yurtiçi satış ise yüzde 26 artarak 76 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2018 yılı ilk dört ayına göre dış ticaret fazlası ise 4 milyon dolar oldu” dedi.

    “2018 yılı ihracat hedefi 95- 100 milyon dolar”

    2018 yılı sonunda Ağaç İşleme Makine Sektörü’nün ihracatın 95 -100 milyon dolar dolaylarında, üretimin ise 250 milyon dolar civarında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini belirten Kaçak, sektör olarak çalışmaya, üretmeye, yeniliğe, ihracata devam ettiklerini vurguladı. AİMSAD’ın 4 yıl gibi kısa bir süre önce kurulmasına rağmen, çok önemli işlere imza attıklarını ve sektörün sesi olmayı başardıklarını dile getiren Kaçak, gerek yurt içinde, gerekse yurtdışında sayısız fuar, panel, konferans düzenlediklerini ve sektöre katkı sağladıklarını belirtti.

    “İhracat ve eğitim ana gündem”

    “Dernek olarak ülkemizin çıkışı için ihracat ve eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyoruz” diyen Kaçak, bu kapsamda önümüzdeki dönemde eğitim ve ihracat olarak iki önemli konuya odaklandıklarını ifade etti.

    Kaçak, “Öncelikle eğitim ana gündem maddemiz. Sektörümüzün ihtiyacı olan yetişmiş, nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılamak için okul-sanayi iş birliklerine hız veriyoruz. Okul-sanayi işbirliği kapsamında Haydarpaşa EML lisesi ile görüşmelere başladık. Buradaki amacımız hem öğrencilerin hem de sanayide çalışan kişilerin kullanabileceği/paylaşabileceği bir atölye oluşturmak. Bu okulda makine parkını tamamen bizim sağladığımız bir Sürekli Eğitim Merkezimiz olacak. Bu merkezde hem nitelikli eleman yetiştireceğiz hem de sektörde çalışan iş gücünü hafta sonları ve akşamları eğiterek daha kaliteli hale getireceğiz. Bu proje ilk olarak İstanbul’da başlayacak. Daha sonra İzmir, Bursa, Ankara gibi diğer Anadolu şehirlerinde Endüstri Meslek Liseleri ile ortaklaşa AİMSAD Sürekli Eğitim Merkezleri açacağız” diye konuştu.

    Üniversite-sanayi İşbirliği

    Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında da son 2 yıldır 80 akademisyenle önemli işbirlikleri yaptıklarını belirten Kaçak, akademiyenler ve sanayicilerin bir arada olacağı bir portal kuracaklarını kaydetti. Kaçak, “Firmalar eksik kaldıkları noktalarda akademisyenlere danışacaklar, akademisyenler ise projelerini veya patentli çalışmalarını firmalara sunabilecekler” diye konuştu.

    Hedef yurtdışı fuarlar

    Bir diğer ana gündem maddelerinin de ihracat olduğunu dile getiren Kaçak, 2017 yılında ve 2018 yılının ilk 4 ayında ihracatın ithalatı geçtiği bir sektör olarak, yurt dışındaki fuarlara daha fazla ortak katılım göstereceklerini kaydetti. Kaçak şöyle konuştu: “Derneğimizi, sektörümüzü ve üyelerimizi en iyi şekilde temsil etmek adına yurtdışı fuarlarına katılım sağlamaktayız. Bu bağlamda; başta Almanya Ligna fuarları olmak üzere İtalya, Rusya, Dubai, Amerika, Polonya, Ukrayna, Mısır, İran ve Yunanistan’da toplam 20 yurtdışı fuarına stantla katılım sağladık. İlk olarak 2017 yılında Rusya’da 6 üyemiz ve ardından 2018 yılında Dubai’de 8 üyemiz ile birlikte Türk Pavilyonu organize edilmiş, ortak stant ile ülkemiz ve sektörümüz başarıyla temsil edilmiştir. Beğeni toplayan bu çalışmamızı Aralık ayındaki Mısır fuarı ile devam ettirme arzusundayız. Yine üyelerimize fayda sağlamak ve onlar için ekonomik koşulları iyileştirmek adına 2019 yılı itibariyle Ukrayna, 2020 yılı itibariyle ise İtalya ve Amerika fuarlarının satış organizasyonu AİMSAD tarafından gerçekleştirilecektir.”

  • İhracata uygun meyve üretimi çok önemli

    AYDIN (İHA) – Ege Bölgesi, yaş meyve ve sebze sektöründe 2023 yılı ihracat hedefine üretici ile ihracatçılar birlikte ulaşacak.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, ihracatçılarla üreticiler arasındaki bağı güçlendirmek, sektörel sorunların çözüm yollarını bulmak için yeni döneme hızlı bir giriş yaptı. Uçak, EYMSİB Yönetim Kurulu üyeleriyle Selçuk’ta üretici, tüccar, sanayici ve ihracatçılarla bir araya geldi.

    Toplantıya katılan üretici ve ihracatçılara seslenen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, “Biz göreve geldiğimizde üyelerimizin sorunlarını dinleyeceğimizi, 2 ayda bir Yönetim Kurulu toplantılarını üretim bölgelerinde yapacağımıza söz vermiştik. Başkan seçildikten sonra bu sözümüzü tutuyoruz. Başkan seçildikten sonra 1 ay içerisinde Kemalpaşa Bağyurdu’nda kiraz üreticileriyle, Alaşehir’de ise sofralık üzüm üreticileri ile bir araya geldik. Bugün de Selçuk’ta şeftali, nar, ayva ve mandalina üreticileri ile bir aradayız. Sırada Ödemiş ve Seferihisar var. Önümüzdeki dönem bu toplantılara devam edeceğiz. Üreticilerimizle birlikte hareket ederek 2023 yılı ihracat hedefimize hep birlikte ulaşacağız” diye konuştu.

    Bilgilendirme toplantısında konuşan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ünal’da, Türkiye’nin çok faklı ekolojik özelliklere sahip yörelerinin olmasının önemli bir avantaj olduğunu, bu sayede bir meyvenin farklı çeşitlerini Türkiye’de yetiştirmenin mümkün olduğunu dile getirdi. Ünal, “Hem çok soğuk hem de sıcak bölgelerimiz var, bu bir şans. Ancak, meyve yetiştiriciliği konusunda eğitim yetersizliği önemli bir sorun. Meyve yetiştiriciliğinde tecrübe kazanmak zordur, zaman ister. İhracata uygun bir meyvenin yetiştirilebilmesi için tüm yetiştirme tekniklerini iyi bilmek gerekir” dedi.

    Türkiye’deki parçalı toprak yapısının sakıncalarına da değinen Prof. Dr. Ünal, sözlerini şöyle tamamladı; “Parçalı arazi yapısı nedeniyle istenen ürünün istenen miktarda üretilmesi ve bulunması büyük sorun. Birim alanda maksimum düzeyde verim elde edilebilmesi şart. Parçalı arazilerde üst düzey verimi sağlamak maalesef her zaman mümkün olmuyor.”

    Üretici tarım tekniklerindeki gelişmeleri takip etmeli

    Üreticilere seslenen Yüksek Ziraat Mühendisi Hüseyin Gültekin ise, üreticilerin kalite ve verimlik sorunlarına dikkati çekerek; “Tarımsal üretimde hiçbir yıl aynı olmaz, her yılın farklı sorun ve özellikleri olur. Üreticiler mutlaka toprak analizi yaptırmalı, tarım teknikleri sürekli değişiyor ve gelişiyor, zamanla bilmediğimiz yeni yöntemler çıkıyor, bunları ziraat mühendislerine danışarak yeni teknikleri uygulamaya koyabilirsiniz” dedi.

  • Somalı kadınlar ihracata katıldı

    Soma’da kurulan çoğunluğu madenci eş ve yakını kadınlardan oluşan kooperatiften, dünyanın 42 ülkesine üniforma ihraç ediliyor.

    13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da gerçekleşen maden kazası sonrası, tüm Türkiye’nin tek yürek olarak destek verdiği Soma’da, kadın emeğiyle yeni bir hayat kuruldu. Facianın ardından bölgede kadınların çalışmak istediğini fakat alternatif iş olanağı olmadığını gözlemleyen KAGİDER’in (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) Soma Belediyesi iş birliğiyle başlattığı, 387 üyeli Soma’da Önce Kadın Üretim ve Eğitim Merkezi projesi, kadınların kendi yönettikleri Soma’da Önce Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ne dönüştü.

    2015 yılında kurulan Kooperatif’te yer alan kadınların büyük çoğunluğunu madenci eş ve yakınları oluşturuyor. Kooperatif, kendisi de bir KAGİDER üyesi olan Dressbest firmasının sahibi Rana Tülin Yazıcı’nın oluşturduğu iş hacmi ile Somalı kadınlar için alternatif geçim kaynağı haline gelmiş durumda. İhracat odaklı üniforma markası, havayollarından otellere, devlet kuruluşlarından hastanelere kadar dünyanın 42 ülkesindeki prestijli müşterileri için ürettiği üniformaların bir kısmı, Somalı kadınların elinden çıkıyor.

    “Soma’da umudu büyüteceğiz”

    Markanın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Rana Tülin Yazıcı, Soma’daki iş modelini yeni bir atılımla desteklemeye hazırlandıklarını ifade ederek, “Yaşanan elim facianın ardından Soma’da kadınların üretime katılması ve ekonomik olarak güçlenmeleri ile edindiğimiz deneyim bize yeni bir ufuk açtı. Gördük ki buradaki kadınlar iş hayatına dahil olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorlar. Madenciliğe mahkûm gibi görünen bir bölgede alternatif geçim kaynağı sağlanması, herkese umut verdi. Biz şimdi bu umudu büyütmek istiyoruz. Kooperatifin mevcut imkanları ne yazık ki sınırlı. Bu nedenle, markamızın üretiminin şimdilik yalnızca küçük bir kısmını burada yapabiliyoruz. Oysa aldıkları eğitimler sayesinde mesleği çok iyi öğrenmiş, dünya standartlarında iş çıkarabilen, çalışmaya son derece hevesli bir kadın nüfusu var. Şimdiki hedefimiz, bölgenin kaderini değiştirmeye aday bir girişimle, devletimizin de desteğiyle, kooperatifi büyütmek ve markamızın üretiminin en az yüzde 10’unu Soma’ya taşımak” diye konuştu.

  • Balıkçılık sektörü 1 milyar dolar ihracata koşuyor

    Hava kargo ile ihracat Türk su ürünleri sektörünün ihracatında 7 yılda yüzde 10 paya ulaşınca dünya devi havayolu şirketleri Türk balığını indirimli fiyatlarla taşımak için sıraya girdi.

    Türk su ürünleri sektörü, Turkish Cargo ile İzmir-New York hava kargo seferleri koymaya hazırlanırken, Luftansa, Atlas Global ve Pegasus Havayolları kargo fiyatlarını düşürdü. Emirates Havayolları ve UPS ise Türkiye için rekabetçi fiyat vermeye hazırlanıyor.

    Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 73’ünü üyelerinin gerçekleştirdiği Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, balıkçılığın başkenti Bodrum’da “Su Ürünleri Sektör Değerlendirme Toplantısı”nda bir araya geldi.

    Hava kargo ile taşıma seçenekleri artıyor

    Türkiye’nin su ürünleri ihracatında hava kargonun payının her geçen yıl artarak 2017 yılı sonunda toplam ihracatta yüzde 10 paya ulaştığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan hava kargo ile ilgili yürüttükleri çalışmaları şöyle özetledi; “Turkish Cargo yeni uçaklar alıyor. Yeni destinasyonlar devreye girecek. İzmir – New York arasında hava kargo seferlerinin başlaması için görüşüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu seferler başlayacak. Bunun yanında Luftansa, Atlas Global ve Pegasus Havayolları kargo fiyatlarını düşürdü. Emirates ile toplantı yaptık. Türkiye planları olduğunu söylediler, UPS Türkiye için rekabetçi fiyat vermek istiyor. Hava kargo sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatımız 2013 yılında 11 milyon dolar iken 2017 yılında 35 milyon dolara yükseldi.”

    Su ürünleri sektörü 1 milyar dolar ihracat hedefliyor

    Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden biri olan Su Ürünleri Sektörü 2018 yılında 1 milyar dolar ihracat hedefliyor. 2000 yılında 60 milyon dolar olan ihracatını her yıl düzenli olarak arttırarak 2017 yılında 856 milyon dolara yükselten Su Ürünleri Sektörü 2018 yılında 1 milyar dolar barajını geçmek için güçlerini birleştirdi.

    Su ürünleri yetiştiriciliğinin, en genç, en hızlı büyüyen ve en dinamik sektörlerden biri olduğunu bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan, 2017 yılında ICCAT (Uluslararası Atlantik Okyanuslarını Koruma Komisyonu) Toplantısında Türkiye’nin orkinos kotasında artış olduğunu bu sayede 100 milyon dolarlık artış beklediklerini kaydetti.

    Alabalık için Avrupa Birliği’nden heyet geliyor

    Türk balıkçılık sektörünün Avrupa Birliği nezdindeki alabalık soruşturmasının olduğunu hatırlatan Kızıltan şöyle devam etti: “Yüzde 8.5 verginin kaldırılması için Nisan ayında Avrupa Birliği’nden heyet gelecek, firmaları ziyaret edecek. tezlerimizi kabul ettirirsek verginin kaldırılması ya da oranın düşmesi mümkün olacak.”

    Türk balıklarının Norveç somonundan üstün olduğu anlatılacak

    Türk balıkçılarının somon ile mücadelesini devam ettirdiği bilgisini paylaşan Kızıltan, “Norveç’in somon ile ilgili çok büyük propagandası var. TV’de, sinemalarda, bizim balıklardan daha üstün olduğu algısı yaratılmak isteniyor. Biz de buna karşı Türk balıklarının başta omega3 olmak üzere besinsel değerlerinin somunun gerisinde olmadığını paylaşan tanıtan kampanyalar yapacağız. Bilim adamlarından ve popüler isimlerden yararlanacağız” şeklinde konuştu.

    Atalay: “Su ürünleri sektörü tam bir başarı öyküsü”

    Türkiye’de su ürünleri sektörünün gelişimini başarı öyküsü olarak tanımlayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay, 2018 için ortaya konulan 1 milyar dolar ihracat hedefinin önemli bir rakam olduğunu kaydetti. Atalay, “Dikkat çekme açısından çok önemli. Türkiye’de 1 milyar dolar üzerinde ihracat yapan sektör 30’un altında. Dikkat çekici bir noktaya geldiğiniz için sorunların çözümü ve geniş kitlelere hitap etmek için çok önemli” dedi.

    130 bin tonluk deniz alanı açıldı

    2017 yılında büyük alabalık üretenlere 25 kuruş destek verdikleri ifade eden Atalay, balık üretim alanlarının artması için yaptıkları çalışmaları ise şöyle özetledi: “Samsun – Sinop arasında 30 bin ton yeni üretim alanı tespit ettik ve üretim başladı. Didim’de yaklaşık 40 bin tonluk üretim alanı açıldı. Mersin’de çalıştık 60 bin tonluk bir potansiyel açıldı, ön izinler verilme aşamasında 130 bin tonluk deniz alanı açıldı. Bu üretimin ihracata yansıması beklentimiz var.”

    İç tüketimi arttıracak tanıtım projelerine destek vermeye hazırız

    Türkiye’de su ürünlerinde iç tüketimi arttırmak için tanıtım projelerine kaynak bulunabilineceğini dile getiren Atalay, Türkiye’nin 81 milyonluk çok büyük bir ülke olduğunu kişi başı tüketimin 1 kg arttırılması halinde 81 bin ton tüketim artışı olacağını, tüketimin kişi başı 2 kg arttırılması halinde ise üretilen balığın yetmez hale geleceğini söyledi.

    Balık çiftliklerinin kiralamalarının 2011 yılından beri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapıldığı bilgisini paylaşan Atalay, “Kiralama 2019 yılına kadar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılacak. Sonrasında kiralama Özel İdare ve Büyükşehir Belediyelerine geçebilir. Bu konuda başvurularımızı yaptık kanun çıkmasını bekliyoruz. Bu kanunun çıkması için desteğinizi bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Demir; “Dünya su ürünleri ihracatında payımızı yüzde 2-3’e çıkarmalıyız”

    Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir, Türkiye’nin dünya su ürünleri pazarında yüzde 1’in altında pay aldığını, bu payın yüzde 2-3’e çıkarmamız gerektiğini dile getirdi. Demir, “Su ürünlerinde dünya genelinde avlanma azalıyor, yetiştiricilik artıyor. Türk ihracatçılarımız çok yetenekli, ihracatımıza bu sektörün katkılarının artacağına inanıyoruz” dedi.

    Sektör Toplantıları ile ihracatçıların sorunlarını çözdüklerini ifade eden Demir, Ekonomi Bakanlığı olarak firmaları ziyaret ederek sorunlarını çözme yoluna gittiklerini bu ziyaretler sayesinde hem Ekonomi Bakanlığı’nın faaliyetlerini anlattıklarını, hem de sektörlerin faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olduklarını, saha çalışmasından çıkan sorunları ve sonuçları diğer bakanlıklara gönderdiklerini ve takip ettiklerini anlattı.

    “Devlet yardımlarında çok revizyonlar yaptık. gerek istenen belgelerin azaltılması, gerekse ödemelerin hızlandırılması yönünde son 1 yılda iyileştirmeler yapıldı” şeklinde konuşan Demir, “Su ürünleri sektörü protein kaynağı çok önemli bir sektör temel protein kaynağı olduğu için su ürünleri sektörünün deniz ürünleri sağlıklı ürünler olarak tüm dünyada revaçta. İhracat 1 milyar dolara yaklaşmış durumda. Ben Japonya’da görev yaptım. Su ürünlerini tanıma fırsatı buldum. Japonya su ürünleri tüketiminde başta geliyor. Biz de haftada 2 kez mutfakta tüketilirken, onlarda günde iki kez tüketiliyor. ICCAT’ta kota artması su ürünleri sektörü açısından çok önemli bir gelişme. Bu ihracatta bir ivme meydana getirecektir” diyerek sözlerini tamamladı.

    “Su Ürünleri Sektör Değerlendirme Toplantısı”nda, Prof. Dr. Üstün Dökmen, “Bir kurumda BİZ’i oluşturmada, takım kurmada, ekip olmada ve sinerjiyi arttırmada sağlıklı iletişimin ve uzlaşmanın önemi ile Yönetim becerisi ve liderlik” konulu sunum yaparken, Fütürist Alphan Manas ise; “Geleceğin Şirketleri ve Şirketlerin Sürdürülebilir Gelecek Senaryoları” başlıklı bir konuşma yaptı.

  • Bakan Zeybekçi: “Türk Eximbank ihracata toplam desteğini yüzde 24.2’ye yükseltti”

    Türk Eximbank’ın ilk 6 aylık performansı ve yılsonu hedeflerinin açıklandığı toplantıda konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, “Eximbank’ın Haziran sonu itibarıyla kredi bakiyesi yıllık yüzde 34 artışla son 4 yılın en yüksek artışını yakaladı ve 66,1 milyar TL’ye yükseldi” dedi

    Türk Eximbank’ın İstanbul Ümraniye’de bulunan genel merkezinde gerçekleşen ve ilk 6 aylık faaliyet sonuçları ile yılsonu hedeflerinin açıklandığı toplantıya, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, ihracatçı birlikleri başkanları katıldı. Toplantıda konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, 2017 yılında ihracatta bir seferberlik yılı ilan ettiklerini ve alınan sonuçlarla da artış kaydettiklerini belirterek, “İlk 6 ayda yüzde 8.2’lik bir ihracat büyümesi elde ettik. Tabiki bu 2016 yılında 15 Temmuz ihaneti işgal girişimine rağmen başlatmış olduğumuz o ihracat destekleri yatırım teşvikleri ile hedeflemiş olduğumuz 2017 yılına ihracatta yeniden bir atılım yılı yeniden bir seferberlik yılı ilan etmemiz sebebiyle 2016 yılının son iki ayında yaşamaya başladık biz bunu yani ihracattaki artışı en son 5 aylık 6 aylık aldığımız sonuçlarla da 8 aydan beri de bu artışı devam ettiriyoruz. Temmuz ayı ve yıl sonu itibariyle de inşallah ihracatta da güzel sonuçlar alacağız. Bugün bu buluşmada da ihracatın atılım yılında biraz önce dediğim gibi Türk Eximbank’ın ihracatçılarımızın hemen hepsi burada, ihracatçı birlik başkanlarımız burada başkan vekillerimiz burada çünkü Eximbank onların bankası onların gözlerinin içine baktıkları ve göz bebekleri gibi de korudukları banka. Onun için Eximbank’ın ilk 6 ayında ne yaptık? Performansımız ne? bunları kamuoyuna paylaşmak son derece iyi ve önemli. Öncelikle kendinizi ölçmüş oluyorsunuz. Bir şekilde değerlendirmiş oluyorsunuz kendinizi kamuoyunun beğenisine sunmuş oluyorsunuz” dedi.

    “Her yüz dolarlık ihracatın 24 dolarını Eximbank kredilendirmiş oldu”

    Türk Eximbank’ın ihracata desteğini dolar bazında yüzde 15 artırdığını ifade eden Zeybekçi, “2017 yılının ilk yarısında 10.1 milyar dolar kısa vadeli, 1.6 milyar dolar orta vadeli. Orta ve uzun vadeli olmak üzere toplam 11.7 milyar dolarlık bir kredi kullandırdı. Yine aynı dönemde alacak sigortasıyla gerçekleştirilen ihracat tutarıysa 7 milyar dolar oldu. Böylece toplam destek tutarı yüzde 15 oranında artarak 18.7 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar Eximbank’ın ilk 6 ayda Türkiye’nin ihracatına destek oranını yüzde 1.1 oranında artırmasını sağladı. Bu sayede de toplam ihracatın kredilendirilme oranında da yüzde 24.2’ye ulaştı. Bir başka ifadeyle her yüz dolarlık ihracatın 24 dolarını Eximbank kredilendirmiş oldu. Eximbank’ın Haziran ayı sonu itibariyle kredi bakiyesi bir önceki yıla göre yüzde 34 oranında artışla son 4 yılın en yüksek artışını yakalamış oldu. 66.1 milyar TL’lik kredi bakiyesine ulaşmış oldu. Tabi bu dönemdeki 2016 ve 2017 yılındaki kurdaki oynamaları da belki aklımıza şu soru gelebilir yüzde 34 TL bazındaki artış peki dolar bazında ne yapıyor diye. Bu da dolar bazında yüzde 10’luk bir artış. Bu da hakikaten son derece önemli bir artış. Ve toplamda da bakiye olarak 18.8 milyar dolarlık bir bakiye demek. Bu rakamlar gösteriyorki Eximbank’ın ihracatçılarımız için risk almaya elini taşın altına koymaya eskisinden çok daha istekli hale geldi” diye konuştu.

    “Eximbank kendi inisiyatifiyle kredi verecek duruma geldi”

    Eximbank ihracatı destekleme misyonunu daha iyi yerine getirebilmesi amacıyla yeniden yapılandırıldığını da vurgu yapan Bakan Zeybekçi, “Bu süreçte banka teminat mektubu dışında teminatlarla da kredi verilmeye başlandı. İlk Eximbank’ın Ekonomi Bakanlığı’na bağlanmasıyla yapmış olduğumuz istişarelerde o gün ki Eximbank Genel Müdürü ve yönetimindeki arkadaşlarımızla da bu konunun altını çok önemle çizmiştik. Dedikki Türkiye’de belki bazı kamu kuruluşları, Türkiye’de bir çok kredi derecelendirme kuruluşunun çok üst düzeyde değerlendirdiği ihracatçı firmalardan yüzde 100 banka teminat mektubu isteyerek kredi vermek Türkiye’deki kredi hatlarının boşu boşuna israfı, işgali anlamı taşır onun için artık Eximbank’ın bu firmalara kendi inisiyatifiyle kendisi risk alarak kredi vermesini sağlayacak bir döneme geçmemiz gerekiyor dedik. Bunun için olması gereken bazı yasal çalışmalar da vardı. Yani, Merkez Bankası’nın kanunun değişmesi gerekiyordu, onu da değiştirdik. Dolayısıyla artık Eximbank bu şekilde bir kredi imkanına ve inisiyatifine kavuşmuş oldu” şeklinde konuştu.

    “Dünyada bir numara olmak Türk Eximbank için en önemli hedeftir”

    Dünyada bir numara olmayı hedeflediklerini dile getiren ve Eximbank’ın diğer hedeflerinden de bahseden Bakan Nihat Zeybekçi, “Sağladığı finansman desteğinin ihracata oranını artırarak dünyada bir numara olmak Türk Eximbank için en önemli hedeftir. Bu yıl için konuşacak olursak Eximbank yılın 6 ayında ihracata toplam 21.3 milyar dolar destek vermeyi hedefliyor. Yılın ikinci yarısında atacağımız adımlarla bu hedefe yönelik olacak. Türk Eximbank finansman desteğinin komisyonu üzerinde de çalışmalarını sürdürecek. Bu çerçevede ihracatçılara sunulan orta vadeli destek miktarının bilanço içindeki payı yüzde 38’den yüzde 40’a çıkarılacak. Aynı şekilde bankanın bilançosundaki son derece önemli bir alan burası İslami bankacılık esaslarına uygun ürünlerin payının yüzde 10’nun üzerine çıkarılması da sağlanacak. İslami finansman imkanlarıyla kaynak çeşitliliği sağlanırken banka tarihinde ilk defa sukuk yani İslami tahvil ihracı yapılacak. İslami enstrümanların kullanımıyla hala yüzde 8 civarında olan katılım bankalarının Türk Eximbank’ın toplam ihracat kredi portfoyü içindeki payının yıl sonuna kadar yüzde 10’un üzerine çıkarılması sağlanacak. Aktif yapısıyla orta uzun vadenin payında görülen artışa paralel olarak fonlamada da vade uzatımı sağlanacak. Bu çerçevede Dünya Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası ve İslam Kalkınma Bankası’ndan toplam 750 milyon tutarında uzun vadeli kredi temin edilecek. Ayrıca, yaz döneminde bir Çin bankasından 3 yıl vadeli ilave bir kaynak girişimi sağlanacak. Bununla beraber uluslar arası piyasalardan bir yıl vadeli 500 milyon euro sendikasyon kredisi sağlama çalışmalarına da devam ediliyor. Ek olarak Körfez ülkelerindeki bankalardan ilave kaynak temini hususunda önemli adımlar atıldı. Bununla ilgili sonuçları da yakın sürede alacağız ve göreceğiz” ifadeleri kullandı.