Etiket: İhracata

  • Ağaç işleme makineleri sektörü, rotayı ihracata çevirdi

    AİMSAD Genel Sekreteri Arif Onur Kaçak, ’’Son üç yıldır cari açık vermeden üretmeye, yatırım yapmaya, ihracata devam eden sektörümüz, 2019’da ABD, Rusya, Vietnam ve Güney Afrika gibi dünya ağaç işleme makineleri ticaretinde öne çıkan pazarları hedeflemektedir’’ dedi.

    2017 yılı sonunda 7,5 milyar euroluk bir büyüklüğe ulaştığı, dünya ağaç işleme makineleri sektöründe Almanya ve İtalya’dan sonra üçüncü sırada yer aldığı belirtilen Türk Ağaç İşleme Makinecileri’nin, iç pazarda yaşanan sıkıntıları ihracata odaklanarak aşmayı planladığı açıklandı. Konu ile ilgili bilgilendirme yapan Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneği (AİMSAD) Genel Sekreteri Arif Onur Kaçak, ’’Son üç yıldır cari açık vermeden üretmeye, yatırım yapmaya, ihracata devam eden sektörümüz, 2019’da ABD, Rusya, Vietnam ve Güney Afrika gibi dünya ağaç işleme makineleri ticaretinde öne çıkan pazarları hedeflemektedir’’ dedi. Arif Onur Kaçak, sektörle ilgili açıklamalarda bulundu.

    Sektörün 2018 yılı performansını değerlendiren ve 2019 yılına ilişkin hedeflerini anlatan Arif Onur Kaçak, 3 yıldır cari açık vermeden her yıl ihracatlarını arttırdıklarını belirterek, ’’2018 yılını 100 milyon dolar ihracat rakamı ile tamamlayacağımızı tahmin ediyoruz. Bu rakama ulaşmamız halinde, sektörümüz 2013 yılındaki 95 milyon dolarlık ihracat rekorunu kırabilecek’’ dedi.

    ’’Cezayir yeni dönemde en çok ihracat yapılan ilk ülke olacak’’

    2018 yılında Irak, Cezayir ve Bulgaristan’ın ihracatta ön plana çıktığını belirten Kaçak, Cezayir’in yeni dönemde ihracatta ilk sıraya geçeceğini öngördüğü ifade etti. Almanya, İtalya ve Çin’in sektörün en çok ithalat yaptığı 3 ülke olduğuna işaret eden Kaçak, ’’Aralık ayı içerisinde bazı ağaç işleme makinelerinin Çin, Tayvan, Hindistan gibi ülkelerden ithalatına getirilen yüzde 11’lik ek vergi uygulaması ile Çin ve Tayvan gibi ülkeler yeni dönemde listenin gerisinde kalacaktır’’ şeklinde konuştu.

    ’’2019 yılında ihracat hedefimiz 120 milyon dolar”

    Yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen sektörün 2019’da da üretmeye, yatırım yapmaya devam edeceğini açıklayan Arif Onur Kaçak, yaptıkları 2 milyar dolar ağaç işleme makinesi ithalatıyla dünya ticaretine yön veren ABD, Rusya, Vietnam ve Güney Afrika’nın 2019’da yeni hedef pazarları olduğunu belirtti.

    Arif Onur Kaçak sözlerine şöyle devam etti: ’’Sektör olarak ihracata odaklanacağımız bir sene olacak. İç piyasalardaki durgunluğu da göz önüne alırsak üreticilerimiz yeni pazarlar bularak ve yurtdışı fuarlara katılarak ihracatla hem ülkemizi hem de firmalarını kalkındırmaya devam edecekler.2019 yılında ihracatımızın 120 milyon dolar, ithalatın ise 60 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşeceğini düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz durum itibariyle ithal ürün satan firmalarda çevre ülkelere ihracat yapmaya başladı. Bu da ihracatımızda hızlı artışa neden olacak’’ diye konuştu.

    ’’Makine sektörü ülkeyi ayakta tutacak en önemli sektör’’

    Makine sektörünün bir ülkeyi ayakta tutan, olmazsa olmaz sektörlerden biri olduğunu ifade eden Kaçak, küresel rekabet için devlet desteğiyle markalaşmaya ve ortak hareket etmeye ihtiyaçları olduğunu sözlerine ekledi. Sektör olarak en büyük sorunlarından birinin küresel ölçek ekonomisi olduğunu söyleyen ve bunu bir örnekle açıklayan Kaçak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ’’Avrupa’da ağaç işleme makinesi üreten bir firmanın 2017 yılı sonu cirosu 4 milyar dolar, çalışan sayısı 6 bin 600, Ar-Ge personeli sayısı ise bin 900 civarında. Bu firmanın 2014 yılı sonunda bin 35 adet patenti bulunmakta. Türkiye’de ise ağaç işleme makinesi sektöründe benzer bir firma örneği olmadığından doğrudan ülkemizin toplam rakamlarından örnek vereceğim. Ülkemizin ağaç işleme makinesi toplam cirosu 400 milyon dolar, TOBB kayıtlarında görünen 277 üretici firma, çalışan sayısı 6 bin 900, yine TOBB kayıtlarına göre 277 firmada çalışan mühendis ve teknisyen sayısı ise 933’tür. Özetle sektörümüz her yıl ihracatını artırıyor, STK’lar olarak bizler de yurtdışı pazarlama konusunda üyelerimize destek olmaya gayret ediyoruz ama buna rağmen sadece rakip bir firmanın rakamları bile ülkemiz rakamlarının neredeyse 10 katı seviyesinde. Bu nedenle burada devletimizin maddi ve manevi desteğine ihtiyaç duymaktayız’’.

    ’’Ligna ve Woodtech sektör açısından çok önemli’’

    Ağaç işleme makineleri sektörünün en büyük fuarı olan Hannover LIGNA Fuarı’nın 2019 yılına denk gelmesinin sektör açısından büyük şans olduğunu ifade eden Kaçak, her yıl Ekim ayında gerçekleştirilen İstanbul Woodtech Ağaç İşleme Makinesi Fuarı’nın da firmaların satışlarını pekiştireceğini söyledi. Kaçak, ’’Ayrıca, dernek olarak organize edeceğimiz Türk Pavilyonları aracılığıyla yurtdışındaki bazı fuarlara üyelerimizin toplu katılımlarını gerçekleştirerek, Türk ürünlerinin ve firmaların tanıtımını hep birlikte yapacağız’’ şeklinde konuştu.

  • İlçenin kadınları tekstil atölyesi ile ihracata kapı araladı

    Elazığ’ın Baskil ilçesinde kurulan tekstil atölyesinde çalışmaya başlayan 100’den fazla kadının ürettiği ürünler İngiltere, Kazakistan ve Irak başta olmak üzere bir çok noktaya gönderiliyor.

    Elazığ’ın Baskil ilçesinde 2 iş adamı 1 milyon 400 bin TL yatırım yaparak 2 bin 600 metrekare üzerine tekstil fabrikası kurdu. İş adamlarının kurduğu atölye ilk aşamada 116’sı kadın 118 kişiye istihdam sağlarken, bir kaç ay içerisinde bu sayının 250’ye çıkacağı belirtildi. İlçede ev hanımı olan ve tarla işlerinde çalışan çoğu kadın da açılan atölye ile iş sahibi oldu. Kadınların ürettiği ürünler ise şimdiden İngiltere, Kazakistan, Irak ve Türkiye’de bir çok kente gönderilmeye başlandı.

    Tekstilde toplamda 118 kişi çalıştığını belirten Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şenadlı, “İşletmemizde son sistem 89 adet makinemiz mevcut. Yakın zamanda ise makine sayısını 150’e çıkarıp personel sayımızı da 250’ye çıkaracağız. İşletmemiz, 2 bin 600 metrekare kaplı alanda olup toplamda 5 bin metrekare alan üzerine kuruldu. 2 bin 600 metrekarenin şuan faal olarak bin 300 metrekaresi kullanılıyor. İnşallah bir ay içerisinde 2 bin metrekarenin tamamını kullanacağız. İşletmemizde dikim, kesim, ütü ve paket kısımları bulunmaktadır. Ürün, buraya kumaş olarak gelip, paketlenerek koli halinde direkt mağazaya gidiyor. Ünlü markalarla çalışıyoruz. İş güvenliği ve yangınla alakalı bütün önlemlerimizi almış bulunmaktayız. İşletmenin bize, 1 milyon 400 bin TL değerinde maliyeti oldu. Bir ay sonra 2,5 milyon TL’yi bulacak”dedi.

    “İpliğinden kumaşına kadar yerli üretim”

    Dünyadaki bir çok ülkeye ihracat yaptıkları aktaran Şenadlı, “Çalışanlar ilk maaşlarını aldıklarında çok duygu dolu anlar yaşadılar. İlk maaşını alan kadınlardan kimisi, ’ben eşimi yemeğe çıkaracağım’ kimisi de ’ben çocuğuma ayakkabı alacağım’ dedi. Personelimizin yüzde 98’i kadın. Kadın istihdamına önem veriyoruz. İnşallah yakın zamanda personel sayımızı 250’eye çıkaracağız. Ürettiğimiz ürünler, dünya genelinde bütün ülkelere ulaşmaktadır. Mesela, şuan elimizde olan ürünler Kazakistan, Irak, İngiltere ve Türkiye’de satışa sunulacak. İhracatla alakalı çalışmalarımız devam ediyor. Ürünlerimizin tamamı kumaşından ipliğine kadar yerli üretimdir. Bu da bizler için çok önemli bir gurur kaynağıdır”ifadelerini kullandı.

    İlçede, bugüne kadar tekstil işi olmadığını dile getiren Ustabaşı Selçuk Gömek ise, “İlk kez böyle bir şey oluyor. Çoğunlukla kadınlar çalışıyor. Kadınlar, bu iş için kadınlar biçilmiş kaftan diyebiliriz. Burada çoğunlukla kadınlar çalışıyor. Bu kadınların çoğu hep bahçe işlerinde çalışırlardı. Şimdi ise okuyan çocuklarına ve evlerine destek çıkıp, katkıda bulunabiliyorlar. Ayrıca kadınlar bir meslek sahibi oluyor”diye konuştu.

    “Bütün kadınlar için çok güzel bir iş alanı kuruldu”

    Yaklaşık 3 aydır çalıştığını ve kadının istediği zaman bir çok şeyi başarabileceğini ifade eden kadınlardan Fethiye Alan “İş alanımız çok güzel. Baskil ve bu çevredeki bütün kadınlar için çok güzel bir iş alanı kuruldu. Burada bir çok kadın çalışıyor ve hepsi aile ekonomisine destekte bulunuyor. Biz de destek de bulunuyoruz. Bundan daha da önemlisi çalışmak her insan için önemli bir şey. Burası da çalışmak için çok iyi bir yer. Dikkat gerektiren işler yapıyoruz. İşaretleme yapıyorum. O işaretlemelere göre arkadaşlarımız dikim yapıyor. Bir sonraki arkadaşa devrediyoruz. Ürünlerimizi sayıyoruz. Defolu olmaması için dikkatle inceliyoruz. Yani güzel bir iş alanı” diyerek yaptığı işi de anlattı.

    Aldığı maaşla, evinin ve çocuklarının giderlerine katkıda bulunduğunu dile getiren çalışan Hülya Çelik ise, “Fabrika yaklaşık 6 ay önce açıldı. Burada çalışıyoruz herhangi bir sıkıntımız yok. İşimizden memnunuz. İki çocuk annesiyim. Gurur verici bir şey. Bir kere öz güven geldi. Hep evin içinde hayat yok, dışarıda da hayat var. Çok şükür, Baskil’e çok güzel bir fabrika açıldı. İnşallah daha da gelişir ve iyi olur” şeklinde konuştu.

  • Batı Akdeniz’de, 1,5 milyarlık dolarlık ihracata sayılı günler kaldı

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Hakkı Bahar, Batı Akdeniz’de ihracat rakamlarının 1.5 milyar dolara ulaşmasına sayılı günler kaldığını belirterek, geride kalan 10 ayda bölgeden en fazla ihracatın madencilik sektöründen gerçekleştiğini, sektörün en fazla ihraç ettiği ürünün ise doğaltaş olduğunu söyledi.

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Bahar her geçen gün ihracatını bir önceki döneme kıyasla rekorlar kırarak artırdığını belirterek, Batı Akdeniz’de ihracat rakamlarının 1.5 milyar dolara ulaşmasına sayılı günler kaldığını kaydetti.

    Bölge ihracatının, geride kalan 10 ayın sonunda yüzde 5,73 oranında artışla 1 milyar 452 milyon 340 bin 853 dolara ulaştığını ifade eden Bahar, “Antalya, Burdur ve Isparta illerinden sadece Ekim ayında gerçekleşen ihracat ise yüzde 1,25 oranında azalışla 140 milyon 735 bin 715 dolar oldu. Bu dönemde en fazla ihracatı madencilik sektörü gerçekleştirirken, en fazla ihracat yapılan ülke Çin Halk Cumhuriyeti oldu” dedi.

    Madencilik sektöründe en çok ihraç edilen ürün: Doğaltaş

    Geride kalan 10 ayda bölgeden en fazla ihracatın madencilik sektöründen gerçekleştiğini vurgulayan Bahar, sektörün en fazla ihraç ettiği ürünün ise doğaltaş olduğunu dile getirdi. Maden sektörünün, yaklaşık 300 milyon dolar tutarında doğaltaş ihracatı gerçekleştirdiğinin altını çizen Bahar şöyle konuştu:

    “İşlenmiş mermer ihracatı 68 milyon dolara ulaşırken, ham plaka ihracatı 198,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın 10 aylık dönemine göre yüzde 12,15 ihracat artışının yaşandığı yaş meyve sebze sektöründe en fazla ihraç edilen ürün domates oldu. Bölgemizden gerçekleşen domates ihracatı 94 milyon dolar ile 100 milyon dolara yaklaştı. Sektörün en fazla ihraç ettiği ikinci ürün biber olurken, ihracat rakamı 65,3 milyon dolara yükseldi. Yaş meyve sebze ihracat sezonunun önümüzdeki günlerde hareketlenmesiyle ihracat rakamlarının daha da yükselmesi bekleniyor. Antalya, Burdur ve Isparta’dan 10 aylık dönemde 153 ülke ve gümrük bölgesine ihracat gerçekleştirildi. Bu 153 noktanın 32’sinde 10 milyon dolar barajı aşılırken, 1 milyon dolar barajının aşıldığı toplam ülke sayısı ise 83 oldu”.

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu olarak, hedeflerinin ihracat rakamlarını daha yukarı noktalara taşımak olduğunu bildiren Başkan Bahar, çalışmalarının aralıksız devam ettiğini sözlerine ekledi.

  • Ambalaj sektörü, 5 milyar dolarlık ihracata koşuyor

    Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından bu yıl 8’ncisi düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Tasarımlarla katma değer yaratan ambalaj sektörü, 5 milyar dolarlık ihracata koşuyor.

    Türkiye genelinde marka olan ‘Ambalaj Ay Yıldızları 2018’ yarışmasında finale kalanlar düzenlenen törende ödüllerine kavuştular. 209 başvurunun yapıldığı, 113 ambalajın finale kaldığı yarışmaya en fazla başvuru gıda, grafik tasarım ve içecek kategorilerinde olurken, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 55’ini bu üç kategori oluşturdu. En fazla başvuru ise 50 ürün ile gıda kategorisinde gerçekleşti. Gıda kategorisini 41 başvuruyla grafik tasarım, 24 başvuruyla içecek kategorisi takip etti.

    Yarışmayı değerlendiren Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sarıbekir, “Başvuran tüm firmalarımıza Ambalaj Ay Yıldızları yarışmamıza göstermiş oldukları ilgiden dolayı çok teşekkür ediyor; finale kalan ve ödüllerini alan kazananlarımızı tebrik ediyorum. ASD olarak ülke ekonomisine büyük katkı yapan, Türkiye ambalaj sektörümüzün gelişmesi için var gücümüzle çalışıyor; sizleri de bu gayret içinde görmekten büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

    2018 yılında ambalaj sektörü olarak, en az 23 milyar dolar pazar büyüklüğü ve 4,5-5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacaklarına inandıklarını aktaran Sarıbekir, sözlerini şöyle sürdürdü: “350 milyar dolarlık bir ekonomik hareketi ambalajlarla sağlayacağımıza inanıyoruz. Sektör olarak rekabet gücümüz ve potansiyelimiz yüksek. Türkiye ambalaj sektörünün ürünleri dünyada 180 ülkeye ihraç ediliyor. Türkiye ambalaj sanayisi, Avrasya’nın ambalaj merkezi olma yolunda kararlı adımlarla yürüyor. 2023’te 30 milyar dolarlık pazar büyüklüğü, 10 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz”.

    “Ürettiğimizin en az yarısını ihraç etmeliyiz”

    Yarışmayı düzenlemeye karar verdiklerinde marka sahiplerine, tasarımcılara ve ambalaj üreticilerine uluslararası pazarlarda rekabet gücü kazandırmayı amaçladıklarının altını çizen Sarıbekir, bunu başardıklarını dile getirdi. Türkiye ambalaj sanayisinin küresel piyasalarda edilgen konumdan yönlendirici konuma geçtiğini görmekten büyük mutluluk duyduklarını kaydeden Sarıbekir, şöyle devam etti: “Ülke olarak büyük bir sınavdan geçtiğimiz bu dönemde daha çok ülkeye ambalaj ve ürün satmalıyız. Pazar sayısını artırmalıyız. Ürettiğimizin en az yarısını ihraç etmeliyiz. Ambalajın Ay Yıldızları yarışmamız, uluslararası arenada yetkinliğe ve geçerliliğe sahip ülkemizdeki tek ambalaj yarışmasıdır. Kazananlarımız, Dünya Ambalaj Örgütü ve Asya Ambalaj Federasyonu’nun düzenlediği WorldStar ve AsiaStar yarışmalarına da katılabiliyorlar. Dünya genelinde desteklenen bu ambalaj yarışmalarına katılan tüm firmalarımızı yürekten tebrik ediyorum. Tüm yarışmalarımız sayesinde, Türkiye ambalaj sektörünün geldiği noktayı tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz”.

    “Sektör, ilk 6 ayda 539 milyon dolar dış ticaret fazlası verdi”

    Sektörün son durumu hakkında bilgi veren Zeki Sarıbekir, şu açıklamalarda bulundu: “2018 yılının ilk yarısında 2 milyar 306 milyon dolar ihracat geliri elde eden sektörümüz, 1 milyar 767 milyon dolar ithalat gerçekleştirdi. Katma değerli üretime odaklanarak istikrarlı büyümesini sürdüren Türkiye ambalaj sanayimiz, 2018’in ilk 6 ayında toplamda 539 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi. Bir önceki senenin aynı dönemine göre ambalaj ihracatımız miktar olarak yüzde 8 ve değer olarak yüzde 17 arttı. Türkiye ambalaj sanayicileri, yeni pazarlar kazanmaya devam ediyor”.

    “Sektörün büyüklüğü 20 milyar dolara ulaştı”

    Türkiye ambalaj sektörünün 2017 yılında 20 milyar dolar pazar büyüklüğüne ulaştığını, 2018’de ise 23 milyar dolara ulaşacağını tahmin ettiklerini vurgulayan Sarıbekir, “2017 yılında sektörümüz 180 ülkeye 2 milyon 125 bin ton ambalaj ihracatı gerçekleştirdi ve 4 milyar 145 milyon dolarlık ihracat geliri elde etti. 2017 yılında sektörümüzün dış ticaret fazlası 787 milyon dolar oldu ve ülke ekonomisinin en önemli sorunlarından biri olan dış ticaret açığının kapanmasına sağladığımız katkıyı artırarak sürdürdük. Bununla birlikte, 2018’in ilk yarısındaki kilogram başına 2 dolar ihracat birim fiyatımızla Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans gerçekleştirmeye devam etmekteyiz” değerlendirmesinde bulundu.

  • Yamanyılmaz: “STK’ların bankalarındaki paralar üretime ve ihracata aktarılmalı”

    Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini bu dönemde herkese görev düştüğünü belirterek, “TİM kaynaklarını ihracatçıların kullanabilmesi için ilk adımı attı. Diğer sektörel STK’lar da ellerini taşın altına koymalı. Bankadaki paraları üretime, ihracata kaynak olarak aktarılmalı” dedi.

    Yamanyılmaz, Türkiye’nin maruz kaldığı ekonomik darbe girişimi ile ilgili açıklamalarda bulunarak, söz konusu durumdan çıkmanın en etkili yolunun daha çok üretim ve ihracattan geçtiğini söyledi. Yamanyılmaz, ihracatçılara sağlanan mevcut kaynakların yanı sıra başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası (TTİS), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Organize Sanayi Bölgeleri gibi ekonomik ve meslek örgütlerinin bankalarda biriken milyarlarca lirayı bulan mevduatlarının üretici ve ihracatçıların kullanımına sunulması gerektiğini söyledi.

    “Kaynak ne kadar artarsa ihracatta o kadar artar”

    ASHİB olarak ihracatı arttırıp daha fazla döviz getirmek için çalışmalara hız verdiklerini vurgulayan Yamanyılmaz, hem Akdeniz İhracatçı Birlikleri üyelerinin hem de Türkiye’deki tüm ihracatçı ve işletmelerin kaynak ihtiyacı olduğunu kaydederek, “Kaynağımız ne kadar fazla olursa ihracatımız da o kadar artacaktır. Bu kaynak ihtiyacı, kamu ve özel bankaların desteği ile sınırlı tutulmamalı. Ülkemizde bulunan STK’ların ekonomik birlik ve örgütlerin üyelerinden muhtelif adlarla topladıkları paralar çok büyük rakamlara ulaşmış durumdadır. Bankalarda mevduat olarak tutulan bu paralar kara gün akçesidir. Gün birlik günüdür. Bu güzide birlik ve kurumlarımızın kaynakları Eximbank ve bankalar aracılığıyla üretici ve ihracatçılara uygun faizle kullandırılması sağlanmalıdır. Bu yolla birliklerimizin ve meslek örgütlerinin paraları güvenle varlığını korurken ihracatın artırılıp, ülkemizin cari açık veren değil cari fazla veren bir ülke haline gelmesinin de yolu açılacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Kaynakları ekonomiye kazandırmak milli görevdir”

    Özellikle son günlerde Türkiye’ye getirilecek her dövizin çok kıymetli olduğunu belirten Yamanyılmaz, “Ülkesini seven sanayici ve iş insanları olarak bizler üreterek, teknoloji ve katma değerli ürün ihraç ederek başka ekonomik darbe girişimlerini engellemekle mükellefiz. Bunun yolu da daha fazla ihracat yapmaktan geçmektedir. Ekonomik Birlik ve Örgütlerimizin üyelerinden elde ettiği tasarrufları ihracatı daha da artırmak adına ekonomiye kazandırmak milli bir görevdir” şeklinde konuştu.