Etiket: İhraç

  • CHP’li Nazlıaka’dan ’İhraç’ Açıklaması

    CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, “Ben CHP’nin böyle bir çığın altında ezilmesini istemem. Bu olayın iyi yönetilememiş olmasının tamamen benim üzerime yüklenmesini doğru bulmuyorum” dedi.

    CHP Parti Meclisi, ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilen Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın durumunu görüşmek için Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında saat 10.00’da toplanmıştı. Toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, “Yaklaşık 4 saat süren bir toplantı oldu. Bu süre içerisinde bütün arkadaşlar hemen hemen düşüncelerini dile getirdiler. Üzerime isim açıklamam konusunda çok yoğun bir baskı yapıldı. İsim açıklamadığım takdirde bu konunun inanılırlığı konusunda bir sorgulama yapıldı. Bu olay, ismimin Aylin Nazlıaka olduğu kadar gerçektir. Olayın daha sonrasında basına servis edilişi ve basında işleniş biçimiyle yön değiştirmesi algısal boyutuyla gerçekleştirilen olay arasında fersah fersah fark yaratmıştır. Olay olmuştur ama bunu yapan arkadaşımız bir Atatürk düşmanlığıyla bunu gerçekleştirmemiştir” diye konuştu.

    “CHP’NİN BÖYLE BİR ÇIĞIN ALTINDA EZİLMESİNİ İSTEMEM”

    CHP’nin, kurucu iradeye, liderine, Cumhuriyet’in mimarı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bağlı olduğuna dikkat çeken Nazlıaka, şöyle devam etti:

    “Tüm milletvekillerimiz de bu bağlılığı devam ettirmektedir. Bu süreç içerisinde maalesef kurumsal boyutta bu iletişim sorunu ele alınamamıştır. İletişim sorunu nedeniyle bir kar tanesi büyüye büyüye çığa dönüşmüştür. Ben CHP’nin böyle bir çığın altında ezilmesini istemem. Bu olayın iyi yönetilememiş olmasının tamamen benim üzerime yüklenmesini doğru bulmuyorum. Kişinin ismini açıklamamam kişiyi korumam ile ilgili değil, ilkesel bir duruştur. Bu ilkesel duruşlar belki bugün anlaşılamayabilir ama tarih bu ilkesel duruşları değerlendirecektir. Bundan sonra da üyeliğim koparılsa bile CHP ve CHP’nin her bir üyesi için çalışmaya devam edeceğim. Benim partililerim ile aramda koparılmaz bir gönül bağı vardır. Beni buraya taşıyan kişiler partililerimdir. Bundan sonra CHP milletvekili olmasam da yine onların gönüllerindeki milletvekili olarak onlar için hizmet edeceğim. Ben CHP ailesinin her bir mensubuyla bundan sonra da tasada ve kıvançta bir olmayı sürdüreceğim.”

  • (Özel Haber) Meslekten İhraç Edilen Askerler İade-i İtibar İstiyor

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) haksız yere ihraç edildiklerini iddia eden Resen Emekliler Derneği (RE-DER) üyeleri, mağduriyetlerinin giderilmesi için, 6191 sayılı kanundan yararlanmayı talep ediyor.

    TSK’dan haksız yere ihraç edildiklerini iddia eden RE-DER üyeleri, iade-i itibarlarının verilmesini istiyor. 2010 yılında yapılan referandum ile Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları yargıya açıldıktan sonra darbe dönemlerinde tasfiyeye uğrayan silahlı kuvvetler personelinin hak kayıplarının ihyası için 2011 yılında 6191 sayılı yasa ile YAŞ kararları yargıya açılmıştı. Kararname ile meslekten ayrılan askerlerin oluşturduğu RE-DER üyeleri de 6101 sayılı kanundan yararlanarak, ,iade-i itibarlarının verilmesini istiyorlar.

    RE-DER ÜYELERİ MAĞDURİYETLERİNİN GİDERİLMESİNİ İSTİYOR

    RE-DER Genel Başkanı Süleyman Göncü derneklerinin amacının, 6191 sayılı kanun kapsamı dışında bırakılan mağdur askerlerin mağduriyetinin giderilebilmesi için, 6191 sayılı kanunda yapılan iade-i itibar kavuşturmalarını sağlamak olduğunu söyledi. Kanun çıktıktan sonra 4 bin 500 kişinin mağduriyetini gidermek amacıyla mahkemeye başvurduğunu söyleyen Göncü, yargıya açık işlemlerle silahlı kuvvetlerle ilişkilerinin kesilmesi gerekçe gösterilerek 3 bin kişinin başvurusunun reddedildiğini ifade etti. 6191 sayılı kanunu çıkartan iradeye teşekkür ettiklerini belirten Göncü, “Uygulamada farklılık olduğu için aynı işlemler doğuran uygulamanın mağdur kısmında kaldık, haklarımız iade edilmedi. Bunun için uğraşıyoruz. Bir önceki hükümet tarafından kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda komisyon raporlarına geçmiştir bizlerin mağduriyetinin devam ettiği” şeklinde konuştu.

    Göncü, Darbeleri Araştırma Komisyonu raporlarında, ‘silahlı kuvvetlerde darbe dönemlerinde yapılan tasfiyeler sadece yaş kararlarıyla değil kararnameler yoluyla da yapılmıştır’ ibaresinin yer aldığını vurguladı. Göncü, YAŞ ile atılan silahlı kuvvetler personelinin bir kısım özlük haklarının iade edildiğini kaydederek şunları söyledi:

    “Kararname ile ayrılan personelin mağduriyeti devam etmektedir. Biz bu mağduriyetin sonlanması için çalışıyoruz. 6191 sayılı yasanın çıkmasıyla emsallerinin bulundukları rütbelerden emekli edildi. Yaşı gelmeyen genç olanlar da başka kurumlara araştırmacı olarak atamaları yapıldı. Çalışıyorlar şu anda. Yaşı gelen emekli oluyor. Maaşlarını alıyorlar, emekli olanlar emekli maaşlarını alıyorlar ama biz bu hakların tamamından muafız şu anda. Kimliğimiz yok, silahımız yok, sosyal tesislere giremiyoruz, emekli maaşımız yok.”

    “İNANÇLARIMIZDAN DOLAYI TSK’DAN TASFİYE EDİLDİK”

    Göncü, akademisyenlerin imza attığı bildiride Eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Hasan Iğsız’ın kızının imzasının olduğunu ifade etti. Bildiriyi ‘ihanet bildirisi’ olarak tanımlayan Göncü şunları kaydetti:

    “Geçenlerde bir general ihanet bildirisine imza atan kızının ‘özgür iradesiyle hareket ettiğini’ beyan ederek basına açıklamalar da bulundu. Aynı generalin olduğu dönemde, görevde oldukları dönemlerde bizler özgür irademizle hareket ettiğimiz için, inançlarımızdan dolayı tasfiye edildik. Konu kendi çocuğuna geldiği zaman ‘özgür iradesiyle hareket etmiştir’ diye beyanat veriyor. Ama bizler ve eşlerimizin inançlarından dolayı, kıyafetlerinden dolayı silahlı kuvvetlerden suç inşat ederek tasfiye edildik. Biz bu haksızlığın, bu hukuksuzluğun düzeltilmesini istiyoruz.”

  • Aydın’da Geçen Ay 3,8 Milyon Kilo İncir İhraç Edildi

    Aydın Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından yürütülen gıda güvenliği çalışmaları kapsamında geçen ay 3,8 milyon kilogram kuru incir ihraç edildi.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nce yürütülen gıda güvenliği çalışmaları kapsamında Aralık ayı içerisinde 513 adet sağlık sertifikası düzenlenerek 3 milyon 859 bin 868,79 kilogram kuru incir, 56 adet sağlık sertifikası düzenlenerek 471 bin 278,23 kilogram muhtelif gıda maddesi olmak üzere toplam 569 adet sağlık sertifikası düzenlenerek 4 milyon 331 bin 147,02 kilogram gıda maddesi ihracatı gerçekleştirildi.

  • Düzce’de Geçen Yıl 27 Bin 775 Ton İç Fındık, 10 Bin 976 Ton Tavuk Ayağı İhraç Edildi

    Düzce İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü verilerine göre, 2015 yılında AB ülkelerine 27 bin 75 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirilirken, Hong Kong ve Vietnam’a ise 10 bin 976 ton tavuk ayağı ihraç edildi.

    Ülkemizin önemli fındık üretim merkezlerinden olan Düzce’de geçen yıl önemli miktarda fındık ihracatı gerçekleştirildi. Düzce İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü verilerine göre 2015 yılında Avrupa Birliğine bağlı ülkelere 27 .in 75 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirildi. Yine Düzce’den Hong Kong ve Vietnam’a ise 10 bin 976 ton tavuk ayağı ihraç edildi. Bunların yanı sıra Düzce’den Suudi Arabistan ve Bahreyn’e 11 ton Bal, ve diğer ülkelere 9 bin 888 ton maya, gıda ambalajı ve mısır gevreği ihracatı gerçekleşti.

  • (Özel Haber) Merakından Ürettiği Bağlamaları Dünyaya İhraç Ediyor

    Müzisyenlik yaparken enstrüman aletlerinin yapımına merak saran Naci Coşkun, Türkiye’de bazı ünlüler başta olmak üzere Fransa, Belçika, Avusturya, Almanya ve Hollanda gibi birçok ülkedeki müşterilerine bağlama, saz ve kopuz gibi enstrümanlar yapıyor.

    49 yaşındaki Naci Coşkun, müzisyenlik yaparken merak sardığı bağlama ve saz yapma sanatına yöneldi. 20 yıl önce Elazığ’ın merkezinde bir atölye açan Coşkun, kendi çabaları ile bağlama yapmaya başladı. Daha sonra saz ve kopuz da yapan Coşkun’un birçok ünlü müşterisi oldu. Kendisinin daha önceleri saz çalıp türkü söylediğini anlatan Coşkun, “Nedenini bilmiyorum ama 20 yıl önce saz yapma merakım oluştu. Birçok ustanın yaptığı bağlama ve sazları inceledim ders çıkarttım, kendi kendime öğrenerek yapmaya başladım” dedi.

    Müzisyenlikten yapım işine geçtiğini belirten Coşkun, “Çeşitli korolarda çalıp söyleyen biriydim. Kıbrıs Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nu ilk 1988, 1989’da hocalarımızla biz kurduk. İlker ve Fatih hocam vardı. Bütün nota solfej bilgilerimi onlara borçluyum. Onlardan çok şey öğrendim. Çalıp söylerken nedense yapım merakı sardı. Ustam olmadığı için araştırdım, kendi kendimi geliştirdim. Tabi üstatların yaptığı bağlamalardan çok ders çıkarttım” diye konuştu.

    “ENSTRÜMAN YAPMAK İNCE İŞÇİLİK İSTEYEN BİR İŞ”

    Bağlama ve saz yapımında birinci kuralın uygun enstrüman ağacını bulmak olduğunu vurgulayan Coşkun, şunları kaydetti:

    “Yani ağaçlardan iyi anlamak. Enstrüman için kullandığın ağacın niteliğinin ne olacağını, kuru olması ve iyi ustalıkla beraber ne yaptığını bilmen gerekiyor. Uygun ağaç, iyi ustalık ve işçiliği birleştirdiğin zaman çalınabilecek iyi bir enstrüman elde edilebilir. Bunun anlatamayacağım çok detaylı ince işleri vardır. Hissedip, görüp, duyup bunu bütünleştirerek istediğin sonucu alabilirsin. Bir marangoz gibi, tabi onların işi de zor ama bizimkisi daha incelik isteyen bir iştir. Onun için çok titiz, yorucu ve aynı zamanda stresli bir iştir. Enstrümanları her insan yapamaz. Yani biraz el yeteneği olacak.”

    “ENSTRÜMANLARININ ÜNÜ TÜRKİYEYİ AŞTI”

    Kendisinin saz, bağlama ve kopuz gibi birçok enstrüman aleti yaptığını ifade eden Coşkun, yaptığı enstrümanları Türkiye başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine gönderdiğini aktardı. Türk Halk Müziği’nin ünlü sanatçılarından Cem Çelebi’ye 3 telli kopuz yaptığını ve halen kendisinin kullandığını dile getiren Coşkun, “İstanbul’da, Ankara’da bulunan birçok ünlü üstadıma da çeşitli enstrümanlar yaptım. Bunların dışında yaptığım enstrümanları birçok ülkeye gönderiyorum. Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya’da müşterilerim var. Fransa’ya zaman zaman gönderiyorum. Hatta Kanada’da bile enstrüman gönderdiğim müşterim oldu” dedi.

    Ürettiği bazı bağlamaların da iş adamları tarafından ABD’ye götürüldüğünün altını çizen Coşkun, yaptığı işin kendisine huzur ve mutluluk verdiğini söyledi.