Etiket: İhraç

  • Sivas’tan dünyaya ’mozzarella peyniri’ ihraç ediyorlar

    Sivas’ta süt ve süt ürünleri üretimi yapan bir fabrika, başta İngiltere olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine ’mozzarella peyniri’ ihraç etmeye başladı.

    Organize Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 10 bin metrekare alana kurulu ve 1993 yılından beri süt ve süt ürünleri üretimi yapan bir işletme dünyada çok az fabrikanın üretebildiği mozzarella peynirini üretmeye başladı. İngiltere, Malezya, Tayland, İran, Singapur ve Azerbeycan gibi ülkelere bu peyniri ihraç eden fabrika, Sivas’ta ilk ve Türkiye’de süt ürünleri ihraç eden 4 fabrikadan biri olmaya başardı. Sivas’ı süt ürünlerinin merkez üssü yapmak için çalışmalarına devam eden işletme süt ve süt ürünlerinde Avrupa Birliği kriterlerini sağladı.

    Fabrikanın Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Cemal Er tesiste süte dair tüm ürünleri üretebildiklerini söyledi. Dünyanın en önemli markalarına pizza peyniri ürettiklerini belirten Er, “Bu Türkiye’den yurt dışına yapılan pizza peyniri olarak ilk ihracat oluyor. Aynı zamanda bölgemizde Sivas’ta süt ve süt ürünleri olarak ilk defa ihracatını yapmaya başardık. Bunda Tarım İl Müdürlüğümüzün ve çiftçilerimizin çok büyük katkıları var. Çalışanlarımızın, mühendislerimizin çok büyük ARGE çalışmaları var” dedi.

    “Denemelerden sonra ürünlerimiz başarılı oldu”

    İç pazarda yaşanan daralmadan sonra yurt dışına açılmayı planladıklarını aktaran Er, “İç pazarda çok ciddi bir daralma var. Şuanda süt üretimi pazarın ihtiyacından çok fazla. Süreç içerisinde bu fazlalığın eritilmesi gerekiyordu. İç pazardaki ekonomik daralmadan dolayı tahsilatlarımızda zorluklar başlamıştı. Bizim bunun üzerine 6-7 ay öncesinden yurt dışı çalışmalarımız başlamıştı. Pazar araştırmalarını yaptık. Ne yapabiliriz, ne satabiliriz? diye düşündük. Daha sonra yurt dışı ekibimiz ilgili ülkelere giderek oradaki ihtiyaç sahibi ülkeler ile görüşmeler yapıp onların standartlarında ürünler ürettik. Bu ürünleri üretirken dünya standartlarında süt ve süt ürünlerinde çok büyük teknoloji gerektiriyor. Tesisimizde dünya standartlarında bir tesis. Yurt dışından gelen misafirlerimiz tesislerimizi gezdiler ürünlerde gerekli analizleri yaptılar. Bu analizler neticesinde onların reçetelerine göre istedikleri ürünleri hazırladık ve beğenilerine sunduk. Onlar ülkelerine götürdüler denemelerine yaptılar ürünümüz başarılı olduktan sonra artık ihracatına başladık” diye konuştu.

    “Pizza peyniri üretmek çok zor bir iş”

    Pizza peynirin çok farklı bir peynir olduğunu teknolojik alt yapısının çok yüksek bir ürün olduğunu ifade eden Er, “Alt yapı çalışmalarımız altı ay sürdü. ARGE çalışmalarından sonra dünya standartlarında bir pizza peyniri üretmemiz gerekiyordu. Şuanda ihracatını yapmış olduğumuz ilkelerde çok ciddi rakiplerimiz var. Bu rakiplerimizden çok daha iyisini yapmak zorundaydık. Çok şükür daha iyisini de yaptık. Onların beğenisini kazanarak ihracatını yapıyoruz. Avrupa Birliği ülkelerini süt ve süt ürünleri ihraç etmek çok zor. Onların kendi kriterleri var. Bu kriterlerden hijyen kriterinden geçebilmek çok zor. Bu ürünleri ilk önce Avrupa Birliği ülkelerinden müşterilerimize götürdük. Ürünlerimizi onların standartlarında hazırladık” şeklinde konuştu.

  • Niğde’den 40 Ülkeye ‘Kalsit’ İhrac Ediyor

    Niğtaş Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Sakin Aruk, ihracat hedeflerine yönelik açıklamalarda bulundu. Aruk, dünyanın en büyük rezervlerine sahip olan ABD ve Çin de dahil olmak üzere 40 ülkeye ihracat yaptıklarını ifade ederek, hedeflerinin Kalsit’i tüm dünyaya ulaştırmak olduğunu söyledi.

    Niğtaş’ın temelini 1985 yılında kardeşi Hamdi Aruk ile birlikte atan Sakin Aruk, Kalsit’i o yıllarda kimsenin tanımadığını ifade ederek, kardeşiyle birlikte bu beyaz cevhere ömürlerini adadıklarını söyledi. O yıllarda şahıs şirketi olarak faaliyet gösteren Niğtaş, bugün 700 kişiye istihdam sağlayan, 130 milyon dolarlık ciroya sahip Türkiye’nin önde gelen kalsit firması haline geldi. Niğtaş, 1996 yılında seri üretime geçerken 2004 yılında da mikronize üretime başladı.

    HEDEF 2016’DA YÜZDE 20’LİK ARTIŞ

    Niğtaş, yapacağı yeni yatırımlarla beraber şu anda 2 milyon ton olan yıllık kapasiteni 2,7 milyon tona çıkartmayı hedeflerken, şirket son beş yılda ciro artışını ortalama yüzde 24 arttırdı. 2015 yılında ise 130 milyon dolarlık bir ciro yakalayan Niğtaş, 2016 yılında bu rakamda yüzde 20’lik bir artış da bekliyor.

    Yönetim Kurulu Başkanı Aruk, dünyanın en büyük rezervlerine sahip olan ABD ve Çin’de dahil olmak üzere 40 ülkeye ihracat yaptıklarını ve 700 kişilik istihdama sahip olduklarını belirterek, “Kalsit özellikle plastik, boya, cam, kablo, kağıt, boru üretimi, tarım ürünleri, hatta hayvan yemi ve ilaç sektöründe bile kullanılıyor. Aslında hepimizin evlerine giren bu malzeme, kalsiyum karbonat olarak tabir edilen yer kabuğunun yüzde 4’ünü oluşturan en yaygın minerallerden biri. Dünyanın en büyük rezervlerine sahip olan Çin’e ve Amerika’ya bile kalsit satıyoruz. Bunun en önemli sebebi ise ürünlerimizin saflığı, beyazlığı ve içerdiği yüksek kalsiyum karbonat yüzdesi ile yüksek kalitedeki üretim yaklaşımımız” dedi.

    Yurt içi ve yurt dışında birçok şirkete satış yaptıklarını ifade eden Aruk, bunların içerisinde Henkel, Unilever, BASF ve Saint-Gobain gibi önemli şirketlerinde olduğunu da söyledi.

    100’E YAKIN ÜRÜN

    Niğtaş bünyesinde 30 kişilik Ar-Ge ekiplerinin bulunduğunu söyleyen Aruk, “Bu çalışmalara 2009 yılında TÜBİTAK desteğiyle başladık. Şu anda 100’e yakın Kalsit ürünümüz bulunuyor. Ar-Ge ekiplerinin çalışmalarıyla hem ürün çeşitliliğini hem de katma değeri yüksek ürün sayısını artırmaya devam ediyoruz” dedi.

    Sakin Aruk, şirketin adını düşünürken Niğde ve Niğde’ye özgü olan kalsit taşıtını düşündüklerini ve buradan Niğtaş adının çıktığını söyledi.

  • 80 Yıldır Dünyaya Sabun İhraç Ediyorlar

    Malatya’da sabun üreticiliği yapan Yılmaz ailesi 80 yıldır dünyaya sabun ihraç ediyor.

    Malatya’da sabun üreticiliği yapan Yılmaz ailesi Akpınar Mahallesi’nde bulunan 6 metrekarelik dükkandan, 80 yıldır başta Arap ülkeleri olmak üzere Almanya, İngiltere, Japonya, Rusya gibi ülkelere bitkisel sabun ihraç ediyor.

    Yılmaz ailesinin 4. kuşaktan torunu olan Ümit Yılmaz, büyük dedelerinin 80 yıl önce Hatay’dan sabun getirip Malatya’da satmaya başladığını ifade ederek, “Malatya’da ve bölgede bitkisel sabunu ilk biz üretmeye başladık ve 80 yıldır Almanya’dan Japonya’ya kadar birçok ülkeye sabun ihraç ediyoruz” dedi.

    Ürettikleri sabunları Türkiye’den ve dünyadan birçok ünlü ve iş adamının kullandığını da kaydeden Yılmaz, Türk insanının bitkisel sabunlara olan ilgisizliğinden şikayetçi. Ürettikleri sabunların tamamen bitkisel ve organik yağlardan yapıldığını belirten Yılmaz, sabunların birçok hastalığa da şifa kaynağı olduğunu söyleyerek, “Biz taş değirmenlerde bitkisel yağları oluşturuyoruz ve her şeyi özenle imal ediyoruz. Yaptığımız AR-GE çalışmaları ile birçok ürünün yağından faydalanıp sabun üretiyoruz. Mesela kayısı sabunu dünyada ilk biz yaptık. Bunun yanında keçi sütünden elde ettiğimiz sabunlarımız da var ve bu sabunlar başta cilt hastalıkları olmak üzere saç dökülmesine kadar bir çok derde şifa kaynağı” ifadelerini kullandı.

    Avrupalıların Türk insanından daha çok bitkisel sabun meraklısı olduğunu dile getiren Yılmaz, “Bizim insanlarımız biraz batı meraklısı, Batı’da kullanılan ürünleri hemen kullanmak istiyorlar. Duş jelleri ve şampuanların içinde birçok kimyasal madde var. Bu ürünler cilt kanserine yol açıyor ve derinin gözeneklerini kapatabiliyor. Ama bu sabunlar son derce organik ve doğal hiçbir yan etkisi yok bilakis her derde deva, adeta şifa dağıtıyor bu sabunlar. Bu bitkisel sabunlar bizim gelenek ve göreneklerimizde olan şeylerdir. Atalarımız yıllarca bu sabunları üretmiş ve kullanmışlar. Ama maalesef bütün gelenek ve göreneklerimize sahip çıkamadığımız gibi, bu sabunlarımıza da sahip çıkamıyoruz. Mesela Türkiye’de kişi başı yıllık 10 kilo bitkisel sabun tüketiliyorsa Avrupa’da bu rakam 50 kilo. Biz Avrupa’ya bitkisel sabun gönderiyoruz onlar bize kimyasal maddeleri içeren şampuanlar, jeller gönderiyorlar” diye konuştu.

  • “Türkiye 12 Ülkeye Su Böreği İhraç Ediyor”

    Aslı Börek Yönetim Kurulu Üyesi Ali Salman Yücel, Avrupa ülkelerinden, Arap Yarımadası ve Uzak Doğu’ya kadar 12 ülkeye su böreği ihraç ettiklerini söyledi.

    Aslı Börek Yönetim Kurulu Üyesi Ali Salman Yücel, 12 ülkeye Avrupa ülkelerinden, Arap Yarımadası ve Uzak Doğu’ya kadar 12 ülkeye su böreği ihracatı yaptıklarını açıkladı. Özellikle Anadolu’dan yatırımcıların büyük ilgi gösterdiği konseptte çok kısa sürede 12 mağazaya ulaşıldığını ekleyen Yücel, “Türkiye ekonomisine güveniyoruz ve yaptığımız yatırımlarla da bunu kanıtladık. 20 yıl önce geleneksel Türk lezzetlerini yaşatmak sloganıyla çıktığımızda bu yolda, sahip olduğumuz 20 bin metrekarelik dünya standartlarındaki üretim tesisleriyle hedeflerimize emin adımlarla ulaştık. Yurt içinde franchise kanalıyla büyümeye devam ediyoruz. Avrupa ülkelerinden, Arap Yarımadası ve Uzak Doğu’ya kadar 12 ülkeye ürünlerinin gönderildi” dedi.

    1997 yılından beri faaliyette olan Aslı Börek’in Yönetim Kurulu Üyesi Ali Salman Yücel, 2014 yılında yapımı tamamlanan modern tesisleri günlük 1 milyon adet üretim kapasitesiyle unlu mamuller sektöründe dünyanın sayılı fabrikaları arasında olduklarını belirterek “2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Bayim Olur Musun fuarında tanıtımı yapılan yeni konsept mağazalarla Aslı Expressleri 50-60 metrekare mağazalarda kurulum yapabiliyoruz. Mağazaların küçük metrekare olması hem uygun kira avantajı hem de düşük sabit işletme gideri imkanı sağlıyor. Anahtar teslim yatırım maliyeti de yatırımcılar için çok cazip oluyor. 5-6 kişilik kadroyla bu mağazaların yönetilmesi çok kolay” şeklinde konuştu.

    Yücel açıklamalarını şu şekilde sonlandırdı: “Aslı Börek; su böreğinden, şerbetli tatlıya, zeytinyağlı yaprak sarmadan sokak simidine kadar birçok Türk lezzetinin ihracatını gerçekleştiriyoruz. İhracatı yapılan bu ürünlerin büyük bir kısmının üretimi halen geleneksel yöntemlerle, kadınların el emeği ile gerçekleşiyor. Teknoloji ve makineleşme hayatımızın her alanında bu kadar etkiliyken insan emeğine dayalı üretim her zaman daha değerli ve tercih edilir oluyor”.

  • AB Ülkelerine İhraç Edilen Şaraplara Tekirdağ Damgası

    Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihraç ettiği şarapların birçoğu, Tekirdağ Gıda Kontrol ve Laboratuvar Müdürlüğü’nde analiz ediliyor. Tekirdağ Gıda Kontrol ve Laboratuvar Müdürlüğü, kamu kurumları arasında bu analizi yapma yetkisine sahip tek kurum olma özelliği ile de dikkat çekiyor.

    Tekirdağ Gıda Kontrol ve Laboratuvar Müdürlüğü, Türkiye’den AB ülkelerine ihraç edilecek şarapların, 8 parametrede, kapsamlı ve titiz bir şekilde analizlerini yapıyor. Alanında uzman mühendislerce yapılan analizler, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edilmiş ve AB metotlarına uygun olarak gerçekleştiriliyor.

    AB ÜLKELERİNE YAPILAN ŞARAP İHRACATINDA, YETKİLENDİRİLMİŞ TEK KAMU LABORATUVARI

    Şarap analizlerini yapan ilk ve tek kamu kurumu olduklarını belirten Tekirdağ Gıda Kontrol ve Laboratuvar Müdürü İbrahim Halil Bakır, “Ülkemizden AB ülkelerine yapılan şarap ihracatında, yetkili tek kamu laboratuvarı, müdürlüğümüz. Müdürlüğümüz, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından AB ülkelerine yapılan şarap ihracatında, yetkilendirilmiş tek kamu laboratuvarıdır. Bu kapsamda laboratuvarımızda 8 parametrede şaraplarda analizler gerçekleştirilmekte. Söz konusu analizler, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından da akredite edilmiştir. Analizlerimizde kullanılan metotların tamamı, AB’de geçerli ve AB resmi yayın organlarında yayınlanmış metotlardır” dedi.

    Bu gibi analizlerin kamu kurumları eliyle yapılmasının önemine değinen Bakır, “AB üyesi olan İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya gibi ülkelere, ülkemizden gönderilen şaraplar, laboratuvar müdürlüğümüzde analiz edilmektedir. Müdürlüğümüze Türkiye’nin farklı birçok ilinden şarap analiz numuneleri gönderilmektedir” şeklinde konuştu.

    “DÜZENLEME YETKİSİNE SAHİP OLAN, KAMU ADINA İLK VE TEK LABORATUVAR, TEKİRDAĞ GIDA KONTROL LABORATUVAR MÜDÜRLÜĞÜ’DÜR”

    Tekirdağ Gıda Kontrol ve Laboratuvar Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Mühendisi Faruk Mısırlı ise, “Ülkemizden yurtdışına, özellikle AB üyesi ülkelere şarap ihraç etmek isteyen firmaların, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu izniyle düzenlenmesi gereken 6-1 belgesi adıyla anılan bir belge söz konusu. Bu belgeyi ülkemizde düzenleme yetkisine sahip olan, kamu adına ilk ve tek laboratuvar, Tekirdağ Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’dür. İhracat yapmak isteyen firmalar, müdürlüğümüze müracaat ederek, yapılması gerekli analizlerle ilgili talepte bulunuyorlar” ifadelerini kullandı.

    Yapılan analizlerin detaylarıyla ilgili de bilgi veren Mısırlı, toplamda 8 ana konuda tahlil yaptıklarını belirterek, “Toplam alkol miktarı, alkol derecesi, alkol hacmi, toplam asit, uçucu asit, genel SO2, serbest SO2, kükürt dioksit dediğimiz bu tür analizlerin, tümü müdürlüğümüzde yapılmaktadır. Biz 6-1 belgesi yetkisini almadan önce de bu analizlerimizde Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edildik. Bununla ilgili gerekli çalışmaları gerçekleştirerek, belgemizi aldık” dedi.

    “BU ANALİZLERİ YAPAN İLK VE TEK KAMU KURUMU OLMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ”

    Bu analizi yapan ilk ve tek kamu kurumu olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Mısırlı, “Şu an için bu analizleri yapan ilk ve tek kamu kurumu olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tabi aynı zamanda AB resmi gazetesinde de kurumumuzun ismi yayınlanmış olup, kısa bir süre içinde hızla artmaya başlayan bir 6-1 belgesi oluşturma portföyümüz oluşmuştur. Bu da bizim için, kamu adına mutluluk vericidir. Avrupa’ya ihraç edilen şarapların birçoğunun kurumumuzdan yapıldığını düşünüyorum. Bununla ilgili istatistiki veriler elimizde mevcut olmadığı için yıl sonunda belki veriler elimize ulaşacaktır. Ama analiz sayımızın hızlanarak arttığını sizinle paylaşabilirim” diye konuştu.