Etiket: İhraç

  • AB ülkelerine Mayıs ayında bin 540 ton 545 kilo fındık ihraç edildi

    AB ülkelerine Mayıs ayında bin 540 ton 545 kilo fındık ihraç edildi

    DÜZCE(İHA) – Fındık üretiminin önemli merkezlerinden biri olan Düzce’de mayıs ayında AB ülkelerine bin 540 ton 545 kilogram fındık ihracatı gerçekleşti.

    Fındıkta dünya pazarının yüzde 70’ini elinde tutan Türkiye, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesine fındık ihraç etmeye devam ediyor. Üretiminde ve ihracatında dünyada birinci sırada olduğumuz fındık, Türkiye’de 39 ilde, 728 bin hektar alanda yaklaşık 592 bin çiftçi tarafından üretiliyor. Fındık üretiminin önemli bölgelerinden olan Düzce’de de Mayıs ayındaki fındık ihracat rakamları açıklandı. Düzce Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından açıklanan verilere göre ise AB ülkelerine Mayıs ayında bin 540 ton 545 kilo fındık ihracatı gerçekleşti.

  • Türkiye 108 ülkeye kekik ihraç etti

    Türkiye 108 ülkeye kekik ihraç etti

    Dünya mutfaklarında yemeklere müthiş lezzet katan, kalp sağlığı, kanser, sindirim sistemi ve solunum yolu rahatsızlıklarında tedavi edici özelliği olan, Türkiye’nin üretim ve ihracatında lider olduğu kekikte yabancı ot tehdidini bertaraf etmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, ihracatçılar ve üreticiler harekete geçti.

    Yunanistan’ın, 2019 yılında uzun yıllar sonra bin ton kekik ihraç etmeyi başardığını belirten Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, üreticilerin üretim ve hasat sırasında yabancı ot ile mücadele etmesi gerektiğini aksi takdirde Türk kekiğinin dünya pazarlarındaki payının düşebileceğini ifade etti. Tarakçıoğlu, tedbir alınmadığı takdirde Yunanistan ve diğer kekik üreticisi ülkelerin Türk kekiğine rakip haline geleceğini dile getirdi.

    Türkiye’nin kekik üretiminin yüzde 90’ının yapıldığı Denizli’de düzenlenen “Kekik Tarımının Sorunları ve Çözüm Yolları” isimli toplantıda üreticilere kekikte yabancı ot kalıntısı nedeniyle ortaya çıkan PA sorununun ortadan kaldırılması için yapılması gerekenler anlatıldı.

    Kekikten 60 milyon dolar kazanıyoruz

    Türkiye’de her yıl 20 bin ton civarında kekik üretildiğini dile getiren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, sağlıklı ürün olduğu için kekiğin dünya genelinde tercih edilen bir ürün olduğunu, yıllık 60 milyon dolarlık ihracatın sürdürülebilir olması için kekik üretimi sırasında ve hasadında yabancı otla doğru mücadele edilmesi gereğinin altını çizdi.

    Kekik ihracatının Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm dünyaya ihracatının devamlılığı için PA sorununun çözümünün hayati önem taşıdığına işaret eden Tarakçıoğlu, “Bu üründen üreticilerimiz başta olmak üzere hepimiz kazanç sağlıyoruz, ekmek yiyoruz ve ülkemize döviz kazandırıyoruz. Türk kekiğinin kalitesini ve üretim miktarını arttırmak ortak hedefimiz olmalı ve bu sayede dünyadaki kekik talebinin arttırılmasını sağlamalıyız. Tüketiciler her üründe tarımsal ilaç kalıntısı analizi istiyor. Bu konuda maksimum hassasiyet ile üretimlerimize devam etmeliyiz. Gelişigüzel yapılan gübreleme de ilaç kalıntısı kadar sorun oluşturmakta ve sizlerin maliyetini artırmaktadır. Sonuç olarak toprak analizlerine uygun yapılacak gübreleme ve gerektiği takdirde zamanındauygun dozda kullanılacak tarım ilacı haricinde ürüne zarar verecek her türlü kimyasalın kullanımından kaçınılmalıdır. Yunan kekiğinin Türk kekiğinin yerine geçmesinin önüne birlikte geçebiliriz” diye konuştu.

    PA sorununu aşmak için yabancı ot ile mücadele şart

    “PA sorununu yabancı ot ile mücadele etmez isek aşamayız” uyarısında bulunan Tarakçıoğlu şöyle devam etti: “Aksi durumda bu ürünün tüketimi azalır, alıcı ülkeler ülkemizden ürün almak yerine diğer rakip ülkelerden ürün almayı tercih eder ve hep birlikte ülke olarak kaybeden biz oluruz. Hepimiz aynı gemideyiz, bu nedenle, kekik üretimine devam edip bu üründen kazanç sağlamak istiyorsak elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. Unutmayalım ki; On kişi bir işi doğru yapar, bir kişi üzerine düşeni yapmazsa, o bir kişi yüzünden diğer dokuz kişi, ihracatçı firma ve ülkemiz zarar görebilir, ülke ve ürün imajı zedelenir. Tüm sektör zorlanır.”

    “Denizli’de 145 bin dekar alanda kekik üretiliyor”

    Denizli Tarım ve Orman İl Müdürü Yılmaz Erkaya, Denizli’de 1992 yılında kekik üretiminin başladığını, 2000’li yıllarda kekik tohumu dağıtımı yaptıklarını, Denizli genelinde Pamukkale, Güney, Buldan, Çal, Tavas ilçelerinde 2019 yılı sonunda 145 bin dekar alanda kekik üretildiğini anlattı.

    Kekik üretiminde 2019 yılında Denizli’nin 16 bin ton üretim rakamına ulaştığı bilgisini veren Erkaya, “Serbest piyasada kekiğin kilogramı 8-9 TL aralığında satıldı, kekik üreticimiz 125 milyon TL gelir elde etti. Denizli’yi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi yapmak için projeler geliştiriyoruz. Kekikte Denizli Ticaret Borsası ile lisanslı depoculuk kurmak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Ziraat Mühendisi Şahin Şentürk, “Türkiye’de Kekik Sektörünün Durumu” isimli sunum yaparken, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulvi Zeybek, “Kekik Tarımında Yabancı Ot Mücadelesi”ni anlattı. Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Ziraat Yüksek Mühendisi Hakan Örnek ise; “Pestisit Kalıntıları ve Kekikteki Durumu”nu özetledi.

    Türkiye 108 ülkeye kekik ihraç etti

    Türkiye, 2019 yılında 108 ülke ve serbest bölgeye 54 milyon 40 bin dolarlık kekik ihraç ederken, Amerika Birleşik Devletleri 10 milyon 522 bin dolarlık Türk kekiği tercihi ile zirvede yer aldı.

    Almanya’ya 5 milyon 39 bin dolarlık kekik ihraç eden Türkiye, Hollanda’ya 1 milyon 557 bin dolarlık kekik gönderdi.

  • Karnavas Şalı Japonya’ya ihraç edilecek

    Karnavas Şalı Japonya’ya ihraç edilecek

    Erzurum’un Olur ilçesine bağlı Karnavas köyünde el emeği göz nur dokudukları ’Karnavas Şalı’, Japonya pazarına girmeye hazırlanıyor.

    Japonya’daki MÜSİAD Kars Dış İlişkiler Başkanı İşadamı Ali Uçum, Olur Şalını ve Bardız Kilimini alım garantisiyle yeniden tezgahlar kurduruyor. Kurulacak tezgahlar bölgede ciddi manada istihdam sağlayacak.

    Karnavas Şalı dokuma ustası Sündüz Pala (66), “Karvas dokumasını yapıyoruz. Halısını, kilimi dokuyoruz. Yaptığımız ürünler yabancı memleketlere gideceği için çok mutluyum” dedi.

    İşadamı Ali Uçum ise, “Burada üretilen Karvas Şalını inşallah Japonya, Çin ve uzak doğuya pazarlamak istiyoruz. Bu bağlamda gelip gördüğümüz üretim tesisi çok güzel, çok değerli çok güzel işler yapıyorlar. İnşallah üretime katkı sağlayacağız” dedi.

    Olur Kaymakamı İlker Eker ise, “Olur Halk Eğitim Merkezinde kursiyerlerimiz Olur Karnavas bezi dokuyorlar. Tabii ki Karnavas bezimiz yıllar önce dokunmaya başlamış çok özel bir bezimiz ve içerisinde birçok şeyi barındırıyor yaşanmışlığı barındırıyor. Bugün misafirlerimiz sağ olsunlar bizleri üretim yerimizde ziyaret ettiler. Kendileri bu ürünlerimizin Japonya’ya pazarlamalarında bizden destek istediler, bizler de olumlu bir şekilde karşıladık. Umarım Olur ilçemiz için güzel şeyler olur bunu temenni ederek bizlerin üzerine ne düşüyorsa yapmaya hazırız” dedi.

    Erzurum MÜSİAD Başkanı Fuat Demir ise, “Amacımız bölgedeki üretilen el sanatlarının daha geliştirilebilmesi için Kars MÜSİAD ile birlikte iş birliği yaparak bu bölgedeki el sanatlarını gün yüzüne çıkarıp ürünlere pazar bulmaktı, buna bir arkadaşımız talip oldu. Halıları Japonya’ya ihraç ettirip hem buradaki istihdamı artırmak hem de bu bölgedeki kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarımızı gün yüzüne çıkartmak olacaktır” diye konuştu.

    Kars MÜSİAD Başkanı Şahin Aydın ise, “Bugün Erzurum MÜSİAD Başkanımızla beraber Olur ilçesindeyiz. Sayın Kaymakamımızı ziyaret ettik burada el sanatları atölyesindeyiz. Buraya has dokunan kilim ve el sanatlarının üretim yerindeyiz. Bizim amacımız MÜSİAD Erzurum’la beraber bu ilçede ve bu bölgede dokunan yöresel el sanatlarını başta Japonya olmak üzere Çin, Güney Kore gibi ülkelere göndermek. Bu manada MÜSİAD Kars’ın Japonya’da bir ağı var. Erzurum MÜSİAD’la güç birliği içinde buradaki ürünleri Japonya’ya göndereceğiz” dedi.

  • Türkiye’den 100 ülkeye ihraç yapılıyor

    Türkiye’den 100 ülkeye ihraç yapılıyor

    TBMM’de 9 Aralık’ta başlayan ve aralıksız biçimde sürdürülen görüşmeler kapsamında AK Parti Muğla Milletvekili M. Yavuz Demir, grubu adına Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi üzerine konuşma yaptı.

    Demir, konuşmasında Muğla’da yoğun olarak devam eden su ürünleri sektöründeki gelişmeleri TBMM kürsüsünden aktardı. 2050 yılında dünya nüfusunun BM’ye göre 13 milyara ulaşmasının beklendiğini aktaran Demir, bunun bir beslenme sorunu ortaya çıkardığını, hayvansal kaynaklı protein ihtiyacının yüzde 20’sinin balık ve su ürünlerinden karşılandığını hatırlattı. Avcılıkla kazanılan su ürünlerinin miktar ve çeşitlilik açısından yeterli olmadığına dikkati çeken Demir, yetiştiriciliğinin öneminin burada ortaya çıktığına değindi.

    1971 yılında çıkarılan 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanununun geçtiğimiz ay, TBMM’de güncellenerek yeniden düzenlendiğini hatırlatan Demir, yasanın getirdiği yenilikleri şu şekilde özetledi: “Düzenleme sayesinde yetiştiricilerin geçmişte kiralamalarla ilgili yaşadıkları sorunlar ortadan kalkarken, bürokrasi azaltılarak, üretimin artırılması için her türlü teşvik ve düzenlemeler de hayata geçirilmiş oldu. Düzenleme sayesinde yetiştiriciliğin, çevre ve turizmle barışık, rahatsızlık vermeden faaliyet göstermesi gözetilmiştir. Ciddi tedbir ve yaptırımlar da getirilerek hem sürdürülebilir avcılığın korunması hem de yetiştiriciler açısından uydudan anlık takip gibi denetimler de uygulanacaktır.”

    Düzenlemeyi ‘en küçük ayrıntıları dahi düşünüldü’ şeklinde nitelendiren Demir, “Tarım ve Orman Bakanlığımızca en küçük ayrıntıların dahi düşünülerek yaptıkları ve sizlerin oylarıyla yasalaşan düzenlemeler konusunda başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Bekir Pakdemirli’ye, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüze ve en önemlisi sektörün yıllardan beri cefasını çeken ve ülke ekonomimize çok ciddi istihdam ve girdi sağlayan balık üreticilerimize çok teşekkür ediyorum.” dedi.

    Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliği konusunda bölge ülkeleri arasında lider durumda olduğunu, bugün itibariyle yaklaşık 100 ülkeye ihracat yapıldığını söyleyen Demir, 2023 için belirlenen su ürünleri ihracatı hedefinin 1 milyar dolar olmasına rağmen, bu hedefin gerçekleştiğini, kısa süre içinde de 2 katına çıkacağının öngörüldüğünü vurguladı.

    Demir, su ürünleri üretiminin bölgesi olan Muğla’da, başta belediye başkanlığını da yaptığı Güllük bölgesindeki Körfez ile Milas, Bodrum ve Fethiye’de yüzde 65 gibi önemli bir oranının üretildiğini kürsüden anlattı.

    Muğla’da olta balıkçılığı üzerine de önemli bir sektör oluşmaya başladığını dile getiren Demir, “Bu arada geçtiğimiz 3-5 yıl içinde özellikle bölgemizde son derece popüler hale gelen olta balıkçılığının yaygınlaşması da son derece önemlidir. Yerli ve yabancı olta balıkçıları akın akın bölgemize gelmekte, burada önemli bir sektör oluşmaktadır.” dedi.

    Demir, 2020 bütçesinin hayırlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini sonlandırdı.

  • İki yıl üretilmesi için uğraştığı eşek sütü sabun yurtdışına ihraç ediliyor

    İki yıl üretilmesi için uğraştığı eşek sütü sabun yurtdışına ihraç ediliyor

    Karabük’ün Safranbolu ilçesinde sabun satan esnaf Hüsnü Özdemir’in 2 yıl boyunca imalatının yapılması için uğraştığı eşek sütü sabun ve ürünler turistler tarafından ilgi görürken yurtdışına ihraç ediliyor.

    Unesco Miras Listesi’nde yer alan Safranbolu ilçesinde 10 yıldır sabun işiyle uğraşan Hüsnü Özdemir, 2014 yılında eşek sütünden sabun yapma fikrini aklına koydu. Bunun için araştırmalar yapan Özdemir, Hatay’da imalat yapan firmaları zorlayarak 2 yılın sonunda eşek sütü sabun ve ürünlerin imal ettirmeye başladı. Müşterilerin yoğun ilgi gösterdiği eşek sütü ürünler Safranbolu ilçesini ziyaret eden yerli yabancı turistler tarafından da yoğun ilgiyle karşılaşıyor. Cilt sektöründe çok sağlıklı ve etkili olduğu belirtilen eşek sütlü ürünlerin İran, Arabistan, Mısır ve Amerika gibi ülkelere ihracatı yapılıyor.

    İHA muhabirine konuşan sabuncu Hüsnü Özdemir, 10 yıldır sabun işi yaptığını ve 2014’te aklına gelen eşek sütü sabun için 2016 yılına kadar uğraştığını belirterek, “2014’te düşündüm ama 2 yılda zor yaptırdım. Katoloğuma 2014’te koydurdum, Hatay’daki ustalarıma zorla yaptırdım. Ama şimdi ki durumda eşek sütü sabun, defne sabunun önüne geçti. 2 yıl uğraştım, bekledim. Şimdi o firmalara sorun hepsi bana teşekkür ediyor. ‘Sayende ürün çıkardık, şuan defne sabunu geçti’ diye. Defne sabunundan 4 koli gönderiyorsak, eşek sütü sabundan 10 koli gönderiyoruz” dedi.

    Eşek sütü ürünlerinin cilt sağlığına faydasından bahseden Özdemir, “Genellikle bayanların kullanmış olduğu cilt sabunu yüzde sivilce, akne temizleyen güzel bir yüz temizleyicisi. Bunun yanında kırışıklığı düzeltir, yaşlılığı genceltir. Öyle bir sabunumuz çıktı ortaya” ifadelerini kullandı.

    Hatay ve İstanbul’da üretilen sabunların 5 tane ülkeye ihracatı olduğunu ifade eden Özdemir, “Bunların başında İran ve Arabistan geliyor. En çok da bu iki ülke bu sabunu sevdi kullandı. Diğerleri Amerika, Mısır gibi ülkeler geliyor” diye konuştu.

    Özdemir, eşek sütlü sabuna karşı ilginin muhteşem olduğunu dile getirerek, yurt dışına ihracatın imalat yeri olan Hatay’dan çıktığını söyledi.

    “Faydalı olduğunu bilen kişiler zaten alıyor”

    Eşek sütünden yapılan ürünlerin diğer ürünlerden daha çok ilgi gördüğünü belirten Özdemir, şu ifadelere yer verdi: “Eşek sütü sabun çıktıktan sonra yanında eşek sütü şampuan, krem, maske çıktı. Onlarda da çok güzel satış var. Harika gidiyor. Eşek sütünün olduğu bir ürün diğerlerinin hepsini solladı. Çünkü çok faydalı bir şey. Faydalı olduğunu bilen kişiler zaten alıyor. Şampuanlar saçtaki egzamayı, kaşıntıyı ve saçtaki dökülmeyi ve kepeği engelliyor.”

    Sabuncu olarak Türkiye’yi gezdiğini kaydeden Özdemir, “Sadece eşek sütü ürünleri satıyorum. Bunun yanı sıra Yalova’ya 3. şubemizi açacağız. Oradaki turist kapasitesini gördüm. Fuara gittiğimde turistler eşek sütü sabun ve ürünleri birer birer almadılar, on beş on beş aldılar. Böyle bir satış kapasitesi vardı” diye sözlerine ekledi.