Etiket: İhlallerine

  • Aksaray’da polis trafik kural ihlallerine geçit vermiyor

    Aksaray’da gece saatlerinde şehrin kritik noktalarında görev alan trafik ekipleri sürücüler ve araçlar üzerinde geniş çaplı uygulamalar yapıyor.

    Aksaray’da İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri, şehrin kritik noktalarında uygulamalar yaparak trafik kural ihlallerine geçit vermiyor. Özellikle şehir merkezinde ana halterlerde görev alan trafik polisleri, araçları durdurarak a’dan z’ye kontrolden geçiriyor. Modifiyeli araçlar başta olmak üzere ehliyet, ruhsat ve alkol kontrolü yapan polis ekipleri kentte trafik kural ihlallerine geçit vermiyor. Trafik kural ihlali yapan sürücüler cezalandırılırken, bazı araçlarda trafikten men edildi.

    Uygulamaya giren araç sürücüsü Duran Sevindi (48), “Uygulamalar çok güzel, her zaman yapılmasını istiyoruz” derken bir diğer sürücü Mücahit Bozkurt (23) ise, “Uygulamaları sürücüler açısından faydalı buluyorum. Ama biraz daha sıkı olmalı. En azından trafikte bulunan insanların can güvenliği açısından biraz daha sıkı denetimler olmalı” dedi.

  • Memur-Sen, 81 ilden Çin’in insan hakları ihlallerine tepki gösterdi

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Çin, Doğu Türkistan’da bir soykırım gerçekleştiriyor. Bunu yaparken de kendince meşrulaştırıcı bazı politik argümanlar geliştiriyor. Zaten modern dünyada bütün katliamlar, zulümler bu kılıf altında, yani masum gibi görünen teoriler ve politik söylemlerle gerçekleştiriliyor” dedi.

    Memur-Sen Konfederasyonu, Çin ile BM İnsan Hakları Konseyi arasında gerçekleştirilecek olan, “Çin’deki insan hakları ihlalleri görüşmesi” öncesinde bugün 81 ilden Çin’in Müslüman Türk toplumuna yönelik zulümlerini protesto etti. 81 ilde gerçekleştirilen basın toplantıları ve açıklamalarla, Çin’in insan hakları ihlallerine “dur” denildi. Açıklamanın başladığı dakikalarda, Memur-Sen’in 81 il teşkilatı da sosyal medya üzerinden, “#DoğuTürkistandaZulmüGör” hashtag’iyle durumu protesto etti.

    Basın açıklamasının Ankara ayağı ise Memur-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Memur-Sen Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı basın açıklamasını Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın yaptı. Yalçın, Doğu Türkistan’ın, 1949 yılından beri Çin’in işgali altında olduğunu belirterek, o günden bu yana Doğu Türkistan’dan feryatların hiç eksik olmadığını, modern dünyada ise kulakların sağır, gönüller körleşmiş olduğunu dile getirdi. Cenevre’deki BM İnsan Hakları Komisyonunda Çin hükümetiyle karşılıklı olarak Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantı düzenleneceğini ifade eden Yalçın, “Bugünkü yapısına rağmen BM’nin, Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği jenosidi/soykırımı en azından dünya kamuoyuna duyurması bakımından önemsiyoruz. Tabi buradan hemen şu uyarıyı da yapalım; Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı soykırımı, son zamanlarda gittikçe şiddetini artıran Amerika-Çin rekabetine politik meze yapmaya çalışanlara izin verilmemeli. Doğu Türkistan ve milyonlarca insan, iki emperyalist devletin çıkar kavgasında araç haline getirilmemeli. Biz bu noktada dünyanın bütün iyi insanlarına, insanlığa önemli vazifeler düştüğüne inanıyoruz. Eğer dünyanın iyi insanları bu konuyu sahiplenip, zulme karşı bir hat oluşturmazsa, Doğu Türkistan başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşayan mazlumlar iki zalimden birinin zulmüne maruz kalması kaçınılmazdır. Bu yüzden dünyanın bütün iyi insanları zulme karşı güçlü bir hat oluşturmalı, adalet ve özgürlük dünyamıza hakim kılınmak için sorumluluk almalı. Ve hep birlikte haykırmalı; İnsan onuru dokunulmaz, özgürlükler kısıtlanamaz” şeklinde konuştu.

    “Çin, komünist parti oligarşisi altında tam bir kölecilik düzeni kurmuştur”

    Çin’in, Doğu Türkistan’da bir soykırım gerçekleştirdiğini söyleyen Yalçın, “Bunu yaparken de kendince meşrulaştırıcı bazı politik argümanlar geliştiriyor. Zaten modern dünyada bütün katliamlar, zulümler bu kılıf altında, yani masum gibi görünen teoriler ve politik söylemlerle gerçekleştiriliyor. Çin hükümeti de, Doğu Türkistan’daki soykırımı, zulmü gizlemek için ’sosyo-ekonomik reformlar’ söylemini kullanıyor. Bu söylemin altında neler gizli, gelin birlikte bakalım. Yükselen ejderha olarak gösterilen Çin, komünist parti oligarşisi altında tam bir kölecilik düzeni kurmuştur. Bu yüzden, insan hakları ihlalleri bütün ülke sathına yayılmıştır. Bugün Çin’in zenginlerinin kimliğine baktığınız zaman hep Çin Komünist Partisinin yöneticilerinin çocukları olduklarını görürsünüz. Bunlara küçük prensler denilmektedir. Çin rüyası pazarlanan budur. İşte, ’sosyal-ekonomik reformlar’ bu küçük azınlık için geliştirilmiş sömürü politikalarının kılıfıdır. Değerli dostlar, bu gerçek anlaşılmadan, Doğu Türkistan’da neler oluyor sorusunun cevabını tam olarak anlayamayız. Peki sosyal-ekonomik reformlar adı altında nasıl bir politika izleniyor? Yukarıda dediğimiz gibi Doğu Türkistan’da 1949 yılından bu yana yaşanan bir zulüm var. Bir noktada bu zulmün temelinde Doğu Türkistan’ı Müslüman Uygur Türklerinden arındırmak yatıyor. Bu politika işgalin ilk yıllarından bugüne kadar aralıksız uygulandı. Özellikle 1960’la 1990 arasında başkent Urumçi’nin güney doğusundaki Lop Nor çölünde yapılan atom denemeleri neticesinde onbinlerce Uygur Türkü radyoaktif maddeler yüzünden ölmüştür. Şimdilerde ise bizzat Çin Komünist Partisinin geliştirdiği politikalarla insanlar, ya ölüme sürükleniyorlar ya da yerlerinden yurtlarından ediliyorlar. Aslında herkesin bildiği bu politikaların birkaçını burada bir kere daha hatırlatmak istiyorum. Çin fikri ıslahat adı altında bir milyondan fazla insanı hapishanelerde tutuyor. Çin komünist yönetimi ‘Kardeş Aile’ projesi adı altında her Doğu Türkistanlının evine bir Çinli erkek yerleştirerek Uygurların aile birliğini dağıtıyor. Evlenmemiş 16-25 yaş arası Uygur kızları Çin’in iç bölgelerine sürüldü. İlk yıl 240 bin, ikinci yıl ise bir milyon Uygur kızı ailesinin elinden zorla alınarak fabrika ve tarlalarda işçi yapıldı. 2001’de bir uygulama başlattılar. Adı “Sincan Sınıfı.” Müslüman Uygur çocuklarını ailelerin elinden alarak, Çin’in iç bölgelerindeki yatılı okullara götürdüler. 2003 yılında Doğu Türkistan’daki bütün okullarda Uygurca yasaklandı. O tarihe kadar eğitimini Uygurca yapmışların diplomaları elinden alındı. Mühendis, doktor, profesör, öğretmen bütün akademik kadro bir günde ’vasıfsız işçi’ yapıldı. Çin’in Doğu Türkistan’da tek orijinal ürünü işkencedir, zulümdür. Bu yönüyle ’Çin işkencesi’ tabirinin bugünkü somut karşılığı Doğu Türkistan’da her gün değil her an yaşanıyor. Çin sadece yaşayanları öldürmüyor; doğacak olanların da hayata gelmesine engel oluyor. Nüfus planlaması altında anne karnındaki 9 aylık bebeği sezeryanla alıp katleden Çin hükümeti, terör söylemleriyle oluşturduğu sahnede İslam medeniyetinin kadim bölgelerinden biri olan Doğu Türkistan’ı insansızlaştırmaya ve Müslümansızlaştırmaya hunharca devam ediyor. Kur’an okumanın, terör eğitimi, namaz kılmanın terör eylemi ve oruç tutmanın devlete başkaldırı olarak ilan edildiği Doğu Türkistan fotoğrafı Çin’in bu yüzyıla hediye ettiği utanç tablosudur” diye konuştu.

    “Bizler, insanlık ailesinin onurlu fertleri ve özgürlük sesleri olarak; soykırıma sessiz kalmayacağız, Çin’e karşı ses vermekten geri durmayacağız. Bizler, medeniyetimizin değerlerine yüklenen adil insanlar olarak Doğu Türkistan adaletle, kardeşlerimiz özgürle bulaşana kadar susmayacağız” diyen Yalçın, “Yaşasın Doğu Türkistan kahrolsun Çin zulmü. Ayağa kalksın insanlık kurtulsun Doğu Türkistan. Biz inanıyoruz ki, insanlığın onur ve özgürlük savaşı karşısında ne Çin ne de Çin Seddi dayanır” mesajını verdi.

  • Işık ihlallerine havadan ceza

    Isparta’da trafik polisinin drone ile yaptığı kırmızı ışık uygulamaları kapsamında, kural ihlali yapan sürücülere ceza havadan geldi.

    Isparta Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından, kentte drone eşliğinde kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere yönelik denetim yapıldı.

    9 sürücüye havadan kırmızı ışık cezası

    Kentte trafik yoğunluğunun en fazla olduğu Kolçelik Kavşağı bölgesinde 1 saat boyunca yapılan drone’lu uygulamalar çerçevesinde 9 araç sürücüsüne ‘Kırmızı ışıkta geçmek’ maddesinden işlem yapıldığı öğrenildi.

    Yapılan uygulamalarda 9 sürücüye toplam 2 bin 115 TL idari para cezası uygulandığı belirtildi.

    “Asıl amaç; vicdanların polislik görevi yapmasını sağlamak”

    Isparta’da 2 trafik ve 1 drone ekibi olmak üzere toplam 3 ekip halinde 6 polisin katıldığı uygulamaların zaman zaman farklı yer ve saatlerde devam edeceği belirtilirken, asıl amacın trafikte kırmızı ışık konusunda duyarlılık oluşturmak, polis görülmeyen durumlarda bile ışığa riayet etmek ve vicdanların polislik görevi yapmasını sağlamak olduğu vurgulandı.

  • Hayvan Hakları İhlallerine 2015 Yılında 1 Milyon 250 Bin Liralık Ceza

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, hayvan hakları ihlalleri dolayısıyla 2015 yılında yaklaşık 1 milyon 250 bin liralık idari ceza kesti.

    Kültürlerinde hayvanlara eziyet etmenin yeri olmadığını vurgulayan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve bu kanuna dayanan yönetmelik kapsamında hayvanların rahat yaşamalarını, hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek maksadıyla çalışıyoruz. Hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine sebep olanlara karşı ise kanun çerçevesinde yaptırımlarımızı uyguluyoruz. Bu çerçevede 2015 yılı içerisinde hayvan ihlalleri dolayısıyla yaklaşık 1 milyon 250 bin liralık idari ceza uyguladık” diye konuştu.

    “BAZI FİİLLERİN KABAHAT OLMAKTAN ÇIKARILARAK SUÇ KAPSAMINA GİRMESİ GEREKİYOR”

    5199 sayılı Kanun’da bazı değişiklikler yapılması gerekliliğine değinen Bakan Eroğlu, “Bazı hayvan hakları ihlallerine karşı uygulanacak cezaların caydırıcı olması maksadıyla bu fiillerin kabahat kapsamından çıkarılarak suç kapsamına alınması için düzenlemeye ihtiyaç var. Bu çerçevede çalışmalarımızı geçtiğimiz yıllarda yapmıştık. Kanun komisyondan da geçmiş, Meclis gündemine gelecekti. Ancak malum ülke gündemi ve seçimler dolayısıyla kanun çıkmadı ve kadük oldu” dedi.

    “HAYVAN HAKLARI HÜKÜMET PROGRAMINDA”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan 64. Hükümet programında hayvan hakları ihlallerinin de bulunduğunu ifade eden Eroğlu, “Hayvan hakları ile alakalı düzenleme hükümetimiz programına göre 1 yıl içerisinde gerçekleştirilecek. Yeni düzenleme ile özellikle şehirlerdeki hayvan hakları en geniş çerçevede hukuki güvence altına alınacak ve idari tedbirler artırılacak” dedi.

    Kendilerinin tespit ettiği ve gelen talepler doğrultusunda tespiti yapılan kanuni eksikliklerin giderilmesine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bakan Eroğlu, “Kanun değişiklikleri için gerekli çalışmalarımızı yürütüyoruz. Hedefimiz hayvanların yaşam haklarının korunmasını ve iyi bir muameleye tabi olmalarını sağlamak” açıklamasını yaptı.

    “HAYVAN HAKLARI İHBARLARI İÇİN ELEKTRONİK POSTA ADRESİ DEVREDE”

    Sokak Hayvanları Rehabilitasyonu Projesi çerçevesinde çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Eroğlu şöyle devam etti:

    “Proje kapsamında hayvanların kayıt altına alınması ve izlenmesi maksadıyla Bakanlık olarak ücretsiz olarak hayvan bakımevlerine mikroçip okuyucu, mikroçip ve enjektörü ile kulak küpeleri dağıtıyoruz. Ayrıca 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında yürütülecek iş ve işlemlerin etkin ve hızlı bir şekilde takibinin yapılıp, hayvan hakları ihlallerinin önlenebilmesi için hayvanhaklari@ormansu.gov.tr elektronik posta adresini devreye aldık. Duyarlı vatandaşlarımız ihlallere yönelik ihbarlarını bu adrese yapabilirler.”