Etiket: İHA’ya

  • Flüt sanatçısı Burak Beşir ABD’de İHA’ya konuştu

    Ünlü flüt sanatçısı ve besteci, Grammy aday adayı Burak Beşir, ABD’de İHA muhabirine sanatıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Ünlü flüt sanatçısı, besteci Burak Beşir, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde İHA mikrofonuna açıklamalarda bulundu. Beşir, 1976 yılında Kıbrıs’ta doğduğunu, ilk müzik eğitimini burada aldığını belirtti. Sonrasında Hacettepe Konservatuarında lise ve üniversite eğitimini tamamlayarak, Flüt Solistliği Master programı için İngiltere’de İskoç Kraliyet Akademisinde David Nicholson’dan dersler aldığını belirten sanatçı Beşir, “Ayrıca efsane flüt sanatçısı Sir James Galway’den eğitim alma şansıda buldum. Sonrasında 6 yıl süre ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile ve Borusan Filarmoni Orkestrasında ikinci flüt olarak çaldım. 2008 yılında müzik eğitimi ile dünyaca ünlü Berkley Koleji’nden aldığım burs ile Amerika Birleşik Devletlerine geldim. Burada her zaman yapmak istediğim film müzisyenliği ve çağdaş bestecilik ve yapımcılık üzerine eğitimimi tamamladım” dedi.

    Beşir, 86. Oscar Ödülleri Academy Orkestrasında John Williams, Alexandra Desplat, David Newman gibi ünlü bestecilerle onların eşliğinde canlı olarak çalma fırsatı bulduğunu ifade etti. Ayrıca Los Angeles Filarmoni’nin Uluslararası Komitesinin düzenlediği destek gecelerinde müzik direktörlüğü yaptığını belirten Beşir, “Yüzüklerin Efendisini Boston Senfoni Orkestrasının salonunda Video Game Orkestrası ile çaldım. Ama filmde Sir James Galway çaldı. Video Game Orkestrası ile birçok konserler verdim. Bunlardan bir tanesi PAX konserleri. Hatta yakın zamanda Zelda (Legend Of Zelda) yapımının Amerika Turnesi kapsamında Las Vegas’da 8 bin kişilik bir salonda konser verdik. Birkaç reklam müziğinin yanında en son yönetmenliğini Mert Türkoğlu’nun yaptığı “Hı Jolly (Hacı Ali)” projesinin müziklerini yaptım. Ayrıca bu sene bir albüm çıkarttım” diye konuştu.

    Grammy aday adayı

    Bu yıl çıkardığı albümüne değinen Burak Beşir, “Özene bezene yaptığımız bir albüm. Hem romantik müzik, hem tango hem de klasik müziğin ön planda olan bestecilerini ve kendi bestem “Sound from Anatolia – Anadolu’dan Ses” herkesin ruhuna hitap edecek bir albüm olarak bir araya geldi. Passion, Best Classical Instrumental Solo (en iyi klasik enstrümantal solo) kategorisinde Grammy aday adayı ve şimdi sonuçlarını bekliyoruz. Umarım güzel haberler gelecek. Bir de İtalya’da bir yayın oldu. Ever Smetana’nın La Moldova isimli eserini flüt korosu için düzenleme yaptım ve bu İtalya’da yayınlandı” şeklinde konuştu.

    Kendi stüdyosunda video oyunları için özellikle Japonya’ya yönelik nefesli enstrümanlar çaldığını ifade eden Beşir, “Telemundo, Hallmark gibi kanalların dizilerine müzik yapıyorum. Ayrıca uluslararası projelerde kullanılmak üzere gene kendi stüdyomda gerçekleştirdiğim kayıtları gönderiyorum” dedi.

    Beşir, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sanatçı arkadaşlarıma hayallerinin peşinde koşmalarını söyleyebilirim. Evet, hiçbir şey kolay olmuyor ama gerçekten istediğinizde gerçekleştirebilirsiniz ve gerçekleştiriniz. Benim hayallerimin şu ana kadar birçoğu gerçekleşti. Ama bilirsiniz hayaller hiçbir zaman bitmez. O yüzden ben de hala var olan hayallerimin peşinde koşmaktayım.”

  • (Özel Haber) Boşandığı eşinin defalarca bıçakladığı kadın İHA’ya konuştu

    Bursa’da işe giderken eski kocası tarafından 5 yerinden bıçaklanan kadın, yoğun bakımdan çıktı. Tedavisi devam eden 2 çocuk annesi, 17 yıllık evliliğinde hiç mutlu günleri olmadığını söyledi.

    17 Ekim Salı günü Osmangazi’ye bağlı Demirtaşpaşa Mahallesi’nde meydana gelen olayda Emine Beyaz (38), 3 yıl önce boşandığı ve uzaklaştırma kararı olan eski kocası Ümit Y. tarafından yolu kesildi. Emine Beyaz’ı 5 yerinden bıçaklayan Ümit Y. kaçtı. 112 ekipleri tarafından Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Emine Beyaz 3 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra servise alındı. Ümit Y. ise polis tarafından yakalandıktan sonra sevk edildiği adli mercilerce tutuklandı.

    “Hiç mutlu yaşantımız olmadı”

    İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulunan Emine Beyaz, “17 yıllık evliydik. Hiçte mutlu yaşantımız olmadı. Sürekli şiddet vardı. Aynı zamanda kendisi işsizdi. Boşandıktan sonra beni sürekli tehdit etmeye, iş yerime gelmeye başladı. Uzun zaman tehditler sürekli devam etti. İş yerimi basmaya bile geldi. En son geçen hafta olay olmadan önce işyerindeki arkadaşlar ‘seni takip ediyor’ diye uyardı. Ben fazla umursamadım, ama yolumu değiştirdim. Pazartesi günü sabah araçtan indikten sonra etrafı kontrol ettim, göremeyince aşağıya doğru yürümeye başladım. Daha sonra kolumdan tuttuğunu gördüm. Onun olduğunu anladım. Bıçağı çıkarttı. Durmadan sapladığı için o anda yapabilecek bir şeyim olmadı. 4-5 yerime bıçağı sapladı. Göğüs, karın ve mide bölümünden darbe aldım. Devletin kanuna güveniyorum. Onun cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

    “En ağır ceza neyse onu almasını istiyorum”

    Eşi hakkında uzaklaştırma kararı olduğunu ifade eden Emine Beyaz, “Ona uymadı. Her zaman geldi. 3 yıl önce boşanmıştık. Sürekli tehdit ediyordu. Şiddet vardı. Evliyken bile bana bıçak sallamıştı. Devlete her zaman sığınmış insanım. En ağır ceza neyse onu almasını istiyorum. Ben çocuğumun da tehdit altında yaşadığının farkındayım. Ben bunu yıllardır söylüyorum. Devletime güveniyorum” diye konuştu.

    3 gün yoğun bakımda kalan Emine Beyaz, sağlığına kavuşacağı günü iple çekiyor.

  • (Özel Haber) Darp edilen taraftarın babası İHA’ya konuştu

    Konyasporlu holiganların darp ettiği Muğlalı Galatasaray taraftarı Hakan Karaoğlu’nun babası Ersun Karaoğlu, “Böylesine çirkin bir olay hiçbir anne, babanın ve çocuğunun başına gelsin istemem. Oğlumun tek suçu Galatasaraylı olmak. Umarım bu olayı gerçekleştirenler cezasını çeker” dedi.

    Süper Lig’in 8. haftasında oynanan Konyaspor-Galatasaray maçından önce Muğla’dan gelen Galatasaray taraftarı Hakan Karaoğlu’na saldıran Konyasporlu bazı holiganlar, gencin yalvarışlarına aldırış etmeden onu darp etmişti. Gözaltına alınan holiganlar, adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Yaşanan bu üzücü olayın sosyal medyaya yansımasının ardından başta Galatasaray ve Konyaspor kulüpleri olmak üzere tüm Türkiye, Konya Selçuk Üniversitesi öğrencisi Hakan Karaoğlu’na sahip çıktı. Galatasaraylı yönetici Ural Aküzüm, darp edilen genç taraftarı Fenerbahçe derbisinde TT Stadyumu’nda ağırlayacaklarını belirtirken, Konyaspor Kulübü de genci 19 Ekim’de oynanacak olan Konyaspor-Salzburg maçına davet ettiklerini açıkladı.

    Kan donduran olayın ardından darp edilen gencin babası ilk kez İHA muhabirine konuştu. Muğla’nın Milas ilçesinde çay ocağı işleten Hakan Karaoğlu’nun babası Ersun Karaoğlu, oğlunun öğrenci olduğunu belirterek, “Maç günü beni aradı ve maça gideceğini söyledi. ‘Gitme’ dedim ancak ısrarla gitmek istediğini söyleyince dikkatli olmasını söyledim. Maçın oynanacağı stat çevresinde bir grup Konyaspor taraftarının saldırısına uğradığını ne yazık ki sosyal medyaya düşen görüntülerle öğrendik. Hemen kendisine ulaştım ve sağlık durumu hakkında bilgi aldım. En azından ciddi bir sorunun olmadığını gördük. Bu yaşananları elbette Konya halkına veya tamamen Konyaspor taraftarına mal edemeyiz. Bunu yapanlar bir avuç kendini bilmez. Onlara taraftar bile demeye dilim varmıyor. Allah kimseye, hiçbir anne, babaya ve onun çocuğuna böyle bir olayı yaşatmasın” dedi.

    “Endişemiz devam ediyor”

    Saldırganların polis tarafından kısa sürede bulunup adliye sevk edildiğini belirten baba Karaoğlu, “Ancak daha sonra adli kontrol şartı ile serbest kaldıklarını öğrendim. Dolayısıyla oğlumun başına yeniden bir şey gelir mi diye endişem devam ediyor” diye konuştu.

    Yaşanan talihsiz olayın ardından olayın mağduru olan oğluna tüm Türkiye’nin sahip çıktığını belirten Karaoğlu, “Sonuçta ben evini bu çay ocağından kazandığıyla geçindiren biriyim. Üç tane oğlum var. Birisi İstanbul’da, diğeri 10 yaşında ve bir de Hakan var. Buradan kazandığım para ile oğlumu okutmaya çalışıyorum. Yardım etmek, burs vermek isteyenler o günden beri bizleri arıyor. Hatta Milli Eğitim Bakanlığımız bile ‘Seni öğrenci yurduna yerleştirelim’ diye oğlumu aramışlar. Bu anlamda herkese teşekkür ediyorum. En anlamlı yardım talebi ise futbolcu Serdar Aziz’den geldi. Serdar Aziz, oğlumun tüm eğitim masraflarını karşılamak istediğini bildirdi. Bir kez daha tüm duyarlı insanlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

  • Evine ses bombası atılan Başkan Keskin İHA’ya konuştu

    Durankaya Bağımsız Belediye Başkanı Fatih Keskin, evine akşam saatlerinde dört kişinin bomba atmak için sızma girişiminde bulunduğunu belirterek “Ancak korumalarımın hemen karşılık vermesiyle can kaybına ve maddi hasara yol açmamıştır. Bu olayı lanetliyorum. Kimler ne amaçla yapmış bilmiyorum. Ama kimsede beni yolumdan alı koyamaz” dedi.

    Akşam saatlerinde evinin bahçesine ses bombası atılan ve camları kırılan Hakkari’nin Durankaya beldesi Bağımsız Belediye Başkanı Fatih Keskin, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuştu. Başkan Keskin,” Böyle olaylar yanlıştır. Bunun bir yararı yoktur. Ne amaçla yapıldı. Kime hizmet olarak yapılıyor. İnsanlara ne mesaj verilmek isteniyor. Bunun bir mantığını bulamıyorum. Yine dün VEDAŞ ekibinden ekmeği için arızaya giden şirket elemanlarının aracı tarandı. Bu hangi mantığa girer. Ve bu gece bana yapılanları düşünün. Evime dört kişi bomba atmak için sızma gerçekleştirmek istedi. Ancak korumalarımın hemen karşılık vermesiyle can kaybına ve maddi hasara yol açmamıştır. Bende Hakkariliyim dedelerimizden beri burada yaşıyoruz. Bu memleket bizi her zaman yüceltmiştir. Görüldüğü gibi yüzlerce insan burada yaşadığımız olayın acısını yaşıyor. Bu olayı lanetliyorum. Kimler ne amaçla yapmış bilmiyorum. Ama kimsede beni yolumdan alı koyamaz. Benim kişiliğim ismimde bellidir herkes biliyor” dedi.

    İHA muhabirinin “Daha önce birileri tarafından veya PKK terör örgütünden tehdit aldınız mı?” sorusu üzerine Başkan Keskin, şu cevabı verdi: “Normalde böylesi bir coğrafyada belirli bir makamda olanlar ve yaptıkları hizmetler çerçevesinde çizgi grafiği yükselenler tabi ki sevilmez ve tehdit edilir. Ayrıca bazen basit illegal yollardan tehdit duyumları alıyordum. Tabi fazla kale almıyorum. Almış olsaydım şuan ki siyasi çizgim böyle olmazdı. Tek rahatsızlığım mahalle, çoluk çocukların korkması. Varsa bir şeyleri, yerimiz yurdumuz belli. Buyursun gelsinler. Bu erkeklik değil. Bana göre çok yanlış bir şey”

    Olayı öğrenen yüzlerce kişi Başkan Keskin’in evinin önüne giderek olayı kınadı.

  • Uluslararası Haber Görüntüleri Yarışması’nda İHA’ya 3 ödül birden

    22. Uluslararası Haber Görüntüleri Yarışması’nda İhlas Haber Ajansı (İHA) kameramanları, 15 Temmuz Yılın Görüntüsü Ödülü de dahil olmak üzere 3 ödüle birden layık görüldü.

    Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Türkiye Haber Kameramanları Derneğinin ortaklaşa gerçekleştirdiği 22. Uluslararası Haber Görüntüleri Yarışması’nın ödül töreni gerçekleştirildi. BYEGM Basın-Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül programına Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye Haber Kameramanları Derneği Başkanı Aytekin Polatel, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, çok sayıda basın mensubu ve davetli katıldı.

    Ödül töreni öncesinde davetlilere seslenen Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, “Askerde ‘Silah namustur’ diye bir laf var. Haberci için de kalem namustur, mikrofon namustur, kamera namustur. Kameraman arkadaşlarımızın çalışma zorluklarını elbette biliyoruz. Basının ağır emekçileri olduklarını biliyoruz. Elbette bunu bilmek yetmiyor. Onun için bu ödüllerin bence çok büyük anlamı var. Bu yılki ödüllerin 15 Temmuz’da FETÖ’nün hain darbe girişiminde çekilen haber ve haber görüntülerine verilmesini de çok önemsiyorum. O gece topyekun bu millet ihanete karşı koydu. Türkiye’ye sahip çıktı, demokrasimize sahip çıktı. Toplumun bütün katmanlarının omuz omuza meydanlara indiği batıda sadece biri olsa onlarca yıl konuşulacak kahramanlık hikayeleri yaşandı. O görüntüleri sizler tespit ettiniz” diye konuştu.

    Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, sarı basın kartı taşımaktan duyduğu gururu dile getirerek, “Türk basını 15 Temmuz hain darbe girişimi sürecinde görevini fevkalade üstün bir başarı ile yerine getirdi. Bundan dolayı 45 yıldır neredeyse taşımakta olduğum sarı basın kartıyla bir kez daha övünç, gurur duyduğumu ifade etmek isterim. Çok şerefli, çok kutsal bir görevin mensuplarıyız. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Kameramanlık bizim mesleğin içinde çok önemli noktalardadır, çünkü ‘görüyorsan inanırsın’ lafı vardır. Bizim kameramanlarımız sayesinde, onlar bizin gören gözlerimiz, görerek inanıyoruz. Türkiye’de bağımsız bir medya, bağımsız kameramanlar, bağımsız muhabirler var” ifadelerini kullandı.

    Haber kameramanlarını kamuoyunun gören gözleri, duyan kulakları olarak tanımlayan Türkiye Haber Kameramanları Derneği Başkanı Aytekin Polatel, “7 gün 24 saat hizmet veren bir meslek gurubuyuz. Mesleğimizin kamuoyu için ne kadar önemli olduğunun da farkındayız. Türkiye Haber Kameramanları Derneği üyeleri olarak dünyanın en sıcak bölgelerinde görev yapıyoruz. Dünya kamuoyuna karşı sorumluluğumuzun da farkındayız. Bu kapsamda çektiğimiz her görüntünün toplumlar ve devletler için savaş ve barış kararı vermelerine neden olduğunun da bilincindeyiz. 15 Temmuz 2016 gecesi tüm haber kameramanları sahadaydı ve meydanlarda vatandaşları ile birlikte mücadele verirken ülkesine ve milletine karşı sorumluluğunu en üst seviyede hissederek elimizi taşın altına koymanın günü bugündür diyerek görev yaptılar” şeklinde konuştu.

    Protokol konuşmalarının ardından ödül törenine geçildi. Programda İhlas Haber Ajansı Kameramanı İbrahim Berat Yılmaz, Merasim Sokak’ta gerçekleştirilen bombalı terör saldırısında kaydettiği görüntülerle oluşturulan “En acı merasim” haberi Mansiyon ödülüne layık görüldü.

    15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara Sıhhıye’de bir polisin tankın içinde mahsur kalan askeri kurtardığı anları ölümsüzleştiren İHA Kameramanı Mustafa Apaydın, “Dost eli” isimli haberiyle 15 Temmuz Kızılay İyilik Ödülü’nü almaya hak kazandı. Apaydın, ödülünü Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık’ın elinden aldı.

    Kınık, Apaydın’ın görüntülerinin 15 Temmuz gecesi Türk halkının ne kadar ahlaklı bir direnç gösterdiğinin kanıtı olduğunu belirterek, “Bizler acil durum ve insani yardım çalışanları olarak haber kameramanlarıyla aynı riskli afet ortamlarının paydaşı oluyoruz. Çoğu zaman savaşlarda, depremlerde, afetlerde onlar görüntülerini çekerken biz de afetzedeye yardım etmeye çalışıyoruz. Belki bu kardeşimizin görüntüsü olmasaydı, bugün senaryo denilen o darbe girişimine bu halkın ne kadar ahlaklı bir şekilde tankların önüne geçtiğini, güvenlik güçlerinin ne kadar hassas bir şekilde olaylara müdahale ettiğini anlayamayabilirdik” dedi.

    Programda 15 Temmuz Yılın Görüntüsü ödülüne layık görülen isim ise İHA Kameramanı Musa Erdoğan oldu. Erdoğan’ın Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde kaydettiği görüntülere darbeci askerlerin halka ateş açması ve Ankara Emniyet Müdürlüğünün bombalanması saniye saniye yer aldı. Erdoğan’a ödülünü Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan takdim etti.