Etiket: iftira

  • Yetenek Sizsiniz finalisti kendisine iftira atanlara dava açtı

    Yetenek Sizsiniz finalisti kendisine iftira atanlara dava açtı

    Kayseri’de 2016 yılında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 9 gün gözaltında kalan, serbest bırakıldıktan 2 ay sonra da görevine iade edilen ve savcılık tarafından FETÖ ile hiçbir bağlantısı olmadığı kanaatine varılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Yetenek Sizsiniz finalisti Öğretim Görevlisi Hakan Akdoğan, kendisine iftira atanlara dava açtı.

    Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada şikayetçi Hakan Akdoğan ile tutuksuz sanıklar Y.P. ve R.Y. hazır bulundu. Akdoğan’a iftira attıkları iddiasıyla yargılanan iki sanık savunma yaptı. Mahkeme hakimi, duruşmayı Ekim ayına erteledi.

    Duruşma sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Erciyes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Hakan Akdoğan, “2012’de Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasında yaptığım jimnastik ve akrobasi gösterileri ile tanındım, devamında TRT Spor ve TV 8 ekranlarında yorumculuk yaptım, eski milli jimnastikçiyim. 2016 yılı Ağustos ayında bir iftira ile başlayan süreçten bahsetmek istiyorum. FETÖ ile hiçbir bağlantım olmadığı halde iftira atıldı, açığa alındım, hakkımda soruşturma başlatıldı, 9 gün gözaltında kaldım. Önce sabrettik, adalete güvendik, gerçekten de göreve iade edildik ve 2016 Ekim ayında görevimin başına geçtim. 2018 Haziran ayında da savcılık tarafından hakkımda hiçbir bağlantımız olmadığına ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi” dedi.

    Bugün görülen dava ile ilgili de Akdoğan, “Bana iftira attıklarından şüphelendiklerimize dava açtık, ilk duruşma görüldü, ifadeler verildi, Ekim ayına ertelendi. Bu süreçte benim yanımda olan herkese teşekkür ediyorum. 15 Temmuz’un yıl dönümündeyiz, buradan şehitlerimize rahmet diliyorum. Yarışmalardan tanındım, sunuculuk ve yorumculuk yaptım. TV kanallarına ve yapımcılara seslenmek istiyorum, itibarımı kazanmak için onlardan destek bekliyorum” diye konuştu.

    Akdoğan, kendisine FETÖ’cü diyen kanallara da 1 TL’lik tazminat davası açtığını söyleyerek, “Direkt beni FETÖ’cü yapan, asılsız haberler yapan kanallar vardı, onlara da sitemimi dile getirmek istiyorum. 1 TL’lik tazminat davası açtık. FETÖ’cü haberler yapılırken benim fotoğraflarım başka tutuklananlar ile yayınlanıyor, kimse beraat ettiğimi, serbest kaldığımı yazmadı. Ben hiç tutuklanmadım. 3 yıldır herkes beni tutuklu biliyor, beni görenler yeni çıktığımı zannediyor. Ben özür bekliyorum” ifadelerini kullandı.

    Akdoğan, 2005 yılından itibaren çalışmaya başladığı Erciyes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğretim görevlisi olarak halen görevine devam ettiğini sözlerine ekledi.

  • Fiziksel engelli komşu kızına taciz davasında sanık ‘iftira’ diyerek kendini savundu

    Kartal’da komşusunun 15 yaşındaki fiziksel engelli kızını taciz ettiği iddia edilen ve 17 yıla kadar hapsi istenen sanık, “Bana iftira atıldı” diyerek suçlamaları kabul etmedi.

    Kartal’da 4 Nisan 2018 tarihinde iddiaya göre S.D. isimli kadın, 15 yaşındaki fiziksel engelli kızı C.D.’yi tekerlekli sandalyeyle dışarı çıkardı. Ayakkabılarını unuttuğunu fark eden anne, kızını bahçede bırakıp eve geri döndü. Bu sırada genç kızın yanına gelen komşuları M.G., kıza cinsel tacizde bulundu. Mağdureye, ‘Beni şikayet edersen seni öldürürüm’ diyerek tehdit etti. Olaydan sonra 2 ay sonra anne ve kızı, komşuları hakkında şikayetçi oldu.

    17 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı

    Şikayet üzerine komşu M.G. hakkında, “çocuğun cinsel istismarı” ve “tehdit” suçlarından toplamda 8 yıl 6 aydan 17 yıla kadar hapisle cezalandırılması istemiyle dava açıldı.

    Anadolu 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya mağdur C.D., annesi S.D. ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı katıldı. Sanık M.G. de salonda hazır bulundu.

    “’Şikayet edersen seni öldürürüm’ dedi”

    Duruşmada söz alan mağdur C.D. sanıkla aynı binada oturduğunu söyleyerek, “Ben fiziksel engelliyim ve tekerlekli sandalye ile dışarı çıkıyorum. Olay günü annemle birlikte doktora gidecektik. Annem beni tekerlekli sandalyeyle dışarı çıkardı ve ayakkabılarını unuttuğu için eve geri döndü. Bu sırada sanık benim yanıma yanaştı ve sarılıp önce yüzümden, sonra dudağımdan öptü, beni taciz etti. Ben o sırada, ‘anne’ diye bağırdım, beni bıraktı. Bana, ‘bundan kimseye bahsedersen, şikayet edersen seni öldürürüm’ dedi. Ben bağırınca ağzımı kapatmaya çalıştı. Ben de elini ısırdım, bu sırada annem geldi. Sanık annemi görünce kaçtı. Bana, ‘şikayet edersen aileni öldürürüm’ dediği için o anda polise gidemedik” dedi.

    Annesi müşteki S.D. ise, “Olay günü çocuğumu hastaneye götürecektim. Tekerlekli sandalyeyle apartmanın önüne indirdim. Bir eksiklik vardı, onu almak için eve çıktım. Bu sırada kızımın sesini duydum, balkondan baktığımda sanığı kızımın başında gördüm. Koşarak aşağı indim, sanık kaçmıştı. Daha sonra kızım bana olanları anlattı. Sanık tehdit ettiği için o anda polise gidemedik, iki ay sonra şikayette bulunduk” diye konuştu.

    “Bana iftira atıldı”

    Sanık M.G. savunmasında, “Benim otizmli bir oğlum var. Daha önceden mağdur C.D., annesi ve K.T.’yi bahçe içerisinde tartışıp gürültü yaptıkları için ve benim oğlum rahatsız olduğu için uyardım. Bu sırada K.T. ile tartıştık ve elinde sopa vardı. Elindeki sopayı aldım, kendisine vurdum. Ardından hakkımda bu şikayeti yaptılar. Benim böyle bir şey yapmam mümkün değildir, bana iftira atıldı” diyerek suçlamaları kabul etmedi.

    Sanığın iddialarını yalanladı

    Duruşmada tanık olarak dinlenen K.T. ise, mağdureyi tanıdığını söyleyerek, “Şikayet tarihinden yaklaşık bir hafta önce parktayken C.D. bana sanığın kendisini taciz ettiğini söyledi. Kim olduğunu da söyledi. Bir hafta sonra ben sanığı kapısının önünde gördüm ve ortaya doğru, ‘ne kadar sapık varsa idam edilsin’ diye bağırdım. Bunun üzerine sanık bir odun parçasıyla bana saldırdı, beni darp etti” dedi.

    Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

  • İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “3 kelimeyi bir araya getirip konuşamayacaksın AK Parti’ye iftira edeceksin her türlü yalanı söyleyeceksin sonra bu ülkeyi yönetmeye kalkacaksın, hadi oradan”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Malatya’da vatandaşlarla buluştu.

    AK Parti Malatya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen toplantıya katılmak üzere Malatya’ya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 15 Temmuz Meydanında teravih namazı sonrası vatandaşlarla buluştu.

    Vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan Bakan Soylu, “Malatya bu akşam kararını vermiş 24 Haziran’da okyanus ötesi dahil Türkiye’ye pusu kuranlara, herkese şu Anadolu toprağında güçlü bir ses çıkarmak Recep Tayyip Erdoğan’ım dünyada nasıl bir lider olduğunu göstermeye hazır” dedi.

    Türkiye’nin çok önemli bir zaman dilimi içerisinde olduğunu belirten Soylu, kritik bir seçime gidildiğini dile getirdi. Her seçimim kritik olduğunu da ifade eden Soylu, “Millet çıplak ellerle kendi geleceğini tesis etmektedir. Az önce yatsı ezanı okundu, bundan 68 yıl önce minarelerden ezan okunması yasaktı, bu nasıl aşındı biliyor musunuz? 50 gramlık oy pusulası ile millet sandığa gitti ve Allah’a hamd olsun ezanlar minarelerden sema ile buluşmaya başladı. Bu ülkede 15 yaşından küçüklerin Kuran’ı öğrenmesi yasaktı. 28 Şubat’ta yasaklanmıştı. Peki nasıl ortadan kalktı bu, 50 gramlık bir oy pusulası ile millet 2002’de Recep Tayyip Erdoğan’ı getirdi ve yasakları elinin tersi ile itiverdi. Bu ülkede başı açık kadınlar ile başı kapalılar birbirinden ayrılıyordu. Üniversiteye gidemezsin, memur olamazsın diyorlardı, peki nasıl bu soru ortadan kalktı, TBMM’de başı açığı da kapalısı da bir arada nasıl oldu, 50 gramlık oy pusulası ile” şeklinde konuştu.

    Bu ülkeyi asla hainlere teslim etmediklerini belirten Soylu, “İşimizi yarım bırakalım mı? Terörle mücadeleyi yarım bırakalım mı? Şu PKK’yı dağlara sıçan gibi kaçırdık, onları tamamen yok etmeyi yarım bırakalım mı? Peki, bu ülkeye yapılabilecek en büyük hainliği yapan Pensilvanya’da oturan, oradakilerin uşağı olan hainle mücadeleyi yarım bırakalım mı? Güzel dinimizi istismar eden DEAŞ ile mücadeleyi yarım bırakalım mı, DHKP-C ile mücadeleyi yarım bırakalım mı? Uyuşturucu ile mücadele de bir söz söylemiştim hatırlarsanız. Bu mücadeleyi yarım bırakalım mı? 9 bin 500 uyuşturucu satıcısını kodese tıktık, daha yeni başladık. Avrupa’da atölyelerde üretiyorlar, Türkiye’de satıyorlar. Bir taraftan faizle bizi kıskıvrak mengeneye almaya çalışanlar, PKK ile bezirmeye çalışanlar şimdi de gençlerimize saldırıyorlar. Medeniyetimize, anne baba kültürüne, geleneğimize saldırıyorlar. Bilesiniz ki bu ülkede bir tek uyuşturucu satıcısı kalmayacak, hepsini silip süpüreceğiz inşallah” ifadelerine yer verdi.

    Türkiye’nin geçen yıl yüzde 7,4 büyüdüğünü ve 15 Temmuz darbe girişimine rağmen, ABD, Avrupa’ya rağmen yüzde 9,2 sanayi üretimini büyüttüklerini belirtti. Soylu, “Bakın Van’da oteller dolu, Diyarbakır’da, Mardin’de, Ege’de Akdeniz’de oteller dolu. Kemal Kılıçdaroğlu’na baksan bunların hiç birinin gelmemesi lazım. Dış dünyaya ne dedi, ‘Türkiye’de güvensiz’ dedi. 33 milyon insan geliyor da sen ana muhalefet liderisin, ülkene nasıl güvensiz dersin” dedi.

    Türkiye’nin büyüdüğünü ve büyümeye de devam edeceğini ifade eden Bakan Soylu konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu büyük projeler devam ediyor. Kendi arabamızı, kendi uçağımızı, kendi yerli milli uydumuzu yarım mı bırakalım? Huzurumuzu yarım mı bırakalım? Doğu ve Güneydoğu’da bugün durum nasıl, ben Ramazan’ın birinci günü Van’daydım iftar yaptık sonrada huduttaki kahramanların yanına gittim. İkinci günü Hakkari, Yüksekova, Şemdinli’deydim. Daha sonra Silopi, Şırnaktaydım. Sokaklar cıvıl cıvıl, anneler ellerine çocuklarını almış yürüyorlar. Herkes huzur içerisinde. Bir tek şey söylüyorlar ‘Sayın bakanımız bizi bu PKK’nın eline bırakmayın ne olur, bir daha buradan ayrılmayın diyorlar.

    Hakkari’ye gittiğimde bir anne yanıma girdi ve dedi ki ‘Sayın Bakan sen devlet adamısın, 15 yaşındaki kızımı yanımdan alıp dağa götürdüler. Sen güçlü adamsın kızımı ne olur geri yanıma getir. Bir annenin feryadına derman olamıyorsam bakanlığım neye yarar. Dedim ki ‘Bir kız daha dağa çıkarsa İçişleri Bakanlığı bana haram olsun’ Ve şunu ifade etmek itiyorum, şuanda en dip seviyelerde kızlar okula gidiyor, okullarda öğretmen var, hastanelerde doktor var, esnafta iş var”

    Muhalefetin HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesi ve serbest bırakılması taleplerini de eleştiren Soylui “Siyaset yaparsınız, ama memleketin bazı meseleleri vardır bunlar üzerinden siyaset yapılmaz, oy devşirilmez. Adamlar Selahattin Demirtaş’ın hapishanesini türbeye çevirdiler. Muharrem İnce gidiyor, hem ziyaret ediyor hem de Türkiye’ye ‘Ben Selahattin Demirtaş’ın çıkmasını istiyorum diyor. Sadece o mu? Birisi daha var. Ömrü boyunca ezik bir şekilde yaşamış, 28 Şubatçıların zulmü altında kalmış. Ondan öncede onu ezmişler Fakat Tayyip Erdoğan kompleksinden de bir türlü kurtulamamış Temel Karamollaoğlu var. Oda diyor ki ‘Demirtaş çıksın’. Peki çakma milliyetçilik kisvesi altında güya yeni bir parti kurmuş, Devlet Bahçeli’den Allah razı olsun onu iyi zamanında keşfetti. Güya milliyetçi diyor ki ‘Demirtaş çıksın’ Meral Akşener. Ya biz bilmiyoruz ya onlar çok şey biliyor. Biz niye terörle mücadele ediyoruz, bizim evlatlarımız neden şehit oluyor. Biz şehitlerin annesine babasına, kolu, bacağı kopmuş gazilerimize ne cevap vereceğiz.

    53 kişi 6-7 Ekim’de olaylarında katletti tahrik etti parti kararı aldı yapmadığı şey kalmadı. Yasin Börü kurban eti dağıtan apartmanda atılmasına vesile oldu. Bu 93 tane belediyeyi görevden aldık ya PKK’lı belediyeler. Onlar napıyorlardı PKK’ya para gönderiyorlardı PKK’ya adam alma gibi çalışıyorlardı, çukur olaylarında iş kamyonları bunlarındı. Bunların genel başkanı kimdi? Selahattin Demirtaş. Ey Muharrem İnce, ey Temel Karamollaoğlu, ey Meral Akşener. Bakın siyaset sadece bu dünya için yapılmaz. Bu dünya bir sınav, imtihan dünyasındır. Bu millet, bu dünyada da, ö teki dünyada da bu yakanıza asılacak, sizi bırakmayacak” ifadelerini kullandı.

    Muharrem İnce’nin 2.Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel ile ilgili söylemlerine de değinen Bakan Soylu, “Adam apolet sökücü çıktı ya. Sen ömründe çivi söktün mü çivi ki apolet sökeceksin. Bunlar ömründe 3 koyun güdemediler. Esas derdi bu TESK’in verdiği iftar yemeği değil, derdi Metin Temel’in oraya gelmesi de değil, derdi bence ‘Siz nasıl ABD’den izin almadan Avrupa’dan izin almadan Afrin’e girersiniz PKK’yı nasıl yerle bir ederseniz. Bunu hangi komutanızla yaptıysanız onu görevden alacağız’ Bize güya mesaj veriyor. Senin ağa baban bize gözdağı veremedi” şeklinde konuştu.

    Soylu konuşmasın şöyle sürdürdü:

    “Sandıkları öyle bir dolduracaksınız ki seçim bittikten sonra Tayyip Erdoğan yurtdışına gittiğinde o liderler haddini bilecek bir adım geriye çıkacak sizden istediğimiz budur. Bizim işimiz sandıkla oy ile diğer işi zaten askerimiz, polisimiz aslan gibi yapıyor aslan gibi.

    Mesele seçimi kazanmak değil, önümüzdeki 5 yıl şimdi her şey hazır sitem hazır eski vesayet siteminden kurtuluyoruz. Dışardaki o uluslararası faiz çetelerinden kurtuluyoruz. Bu sistem güçlü bir meclis güçlü bir hükümet çıkaracak. Öyle sandıkları doldurun ki şu 5 yılda Türkiye’yi dünyanın yıldız ülkesi haline hep birlik getirelim.

    Türkiye 2 bin dolarlık bin 500 dolarlık bir ülke değil, bir fiske ile ayakları ezilecek bir ülke hiç değil. Türkiye’nin fırsatları, güçlü adımlar var. Biz kuvvetli olmalıyız. 2-3 bin dolarlık değil 11 bin dolarlık bir ülkeyiz. Erdoğan 16 yıldır Türkiye’yi idare ediyor. Şunu söyleyeyim, uğraştıkları bu ülkenin lideri, onu tasfiye edelim gerisini hallederiz diyorlar. Erdoğan’ı parmak sallayarak korkutamadılar, ürkütemediler, sindiremediler. Muharrem İnce’ye parmağının ucunu gösterseler.. Anladınız değil mi?. Bu CHP’nin de hakikaten çok sıkıntısı var. Kılıçdaroğlu’ndan kurtulayım derken İnce’ye tutuldu Yağmurdan kaçayım derken doluya tutuldular.

    3 kelimeyi bir araya getirip konuşamayacaksın AK Parti’ye iftira edeceksin her türlü yalanı söyleyeceksin sonra bu ülkeyi yönetmeye kalkacaksın, hadi oradan”

  • Çavuşoğlu: “Bize atılan her iftira her itham yapışmaz. Terörist odakları ve onların yandaşları, askerimizin katliam yapıp, sivilleri vurduğunu söylediler. Ne oldu yapıştı mı? Yapışmaz. O ancak sizin geçmişinize yapışır ve size yakışır.” dedi

    Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu asker uğurlama törenine katıldı. Askerleri halaylarla uğurlayan Çavuşoğlu: “Bize atılan her iftira her itham yapışmaz. Terörist odakları ve onların yandaşları, askerimizin katliam yapıp, sivilleri vurduğunu söylediler. Ne oldu, yapıştı mı? Yapışmaz. O ancak sizin geçmişinize yapışır ve size yakışır” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Bize atılan her iftira her itham yapışmaz. Terörist odakları ve onların yandaşları, askerimizin katliam yapıp, sivilleri vurduğunu söylediler. Ne oldu yapıştı mı? Yapışmaz. O ancak sizin geçmişinize yapışır ve size yakışır.” dedi.

    Çavuşoğlu, Osmangazi Belediyesi tarafından organize edilen 31 askerin Demirtaş Mahallesindeki uğurlama töreninde yaptığı konuşmada, Türk milletinin çok büyük olduğunu söyledi.

    Türkiye’deki asker uğurlama törenlerinin eşi benzeri olmadığını belirten Çavuşoğlu, “Hiç bir millet yok ki askere giderken, vatan nöbeti tutmak üzere yola çıkarken, bunu bir düğüne dönüştürsün ve adeta bir düğün havasıyla, halaylarla onu askere göndersin. Eğer vatan varsa özgürlük var, hürriyet var, her şey var. Biz de vatan söz konusu olunca her şey durur. Biz de bayrak söz konusu olunca dünya durur. Biz de namus mukaddesat söz konusu olunca her şey biter. Böyle bir millet dünya üstüne gelmedi.” diye konuştu.

    Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin de Türk milletinin büyük bir duruş gösterdiğini ifade ederek, “Bu milleti teslim almaya, bu ülkeyi diz çöktürmeye ve uluslararası emperyalistlere peşkeş çekmeye çalışan bir hainler güruhu bu milletin karşısına kendisine milletinin savunması için, ülkenin bekası için teslim edilen topu tüfeğiyle onun karşısına geçip bombalarla mermilerle nişan aldı. Bu milletin evlatları tankın da önünde siper oldu, üzerinden geçen savaş uçağına da yumruk salladı. Bunun başka bir örneği yok.”

    “Biz gittiğimiz yere adaleti götürürüz”

    Çavuşoğlu, Zeytin Dalı harekatıyla beraber söz konusu bölgenin 20 Ocak’ta başlayan operasyonlarla beraber teröristlerden temizlenmiş ve arındırılmış durumda olduğunu dile getirdi.

    Operasyonlara başlarken kendilerine “Afrin’e gitmeyin”, “ne işiniz var orada?” gibi söylemler yönetildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

    “Birileri çıkıp bizim 5 yıl önce söylediğimiz güvenli bölgeyi oluşturalım diye bize söylediler. Askerimiz gücüyle, kudretiyle, aklıyla, stralejisiyle başta başkomutanımız sayın Cumhurbaşkanımız olmak suretiyle bölgemizi bunlardan temizledi mi? Temizledi elhamdülillah. Oraya askerlerimiz gidince üzerine sevinç çığlıklarıyla koşan kadınların, çocukların muhattabı oluyor. Bize atılan her iftira her itham yapışmaz. Terörist odakları ve onların yandaşları, askerimizin katliam yapıp, sivilleri vurduğunu söylediler. Ne oldu yapıştı mı? Yapışmaz. O ancak sizin geçmişinize yapışır ve size yakışır. Biz gittiğimiz yere adaleti götürürüz, gittiğimiz yeri teröristlerden arındırırız ve orada adaletle bulunuruz.”

    “Yüz yıl öncesinin öcünü almaya çalışıyorlar”

    Türkiye’nin 40 yıldır çeşitli mücadeleler verdiğini anlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

    “40 yıldan beri bu ülke bir mücadele veriyor. Aramıza dökülen nifak tohumlarıyla beraber ülkemizin insanlarını birbirine kırdırmaya çalışanlar hep bir taşeron kullandılar. Yüz yıl öncesinin öcünü almaya çalışıyorlar. Bizim geçmişte ecdadımızın öcünü almaya çalışıyorlar. Müttefik bildiklerimiz bugün tırlar dolusu silahları teröristlere teslim ediyor. Halbuki o silahları bize parasıyla vermiyorlar. ’Benim teröristim’, ’senin teröristin’ yaklaşımıyla beraber teröristler arasında ayrımcılığa tabi tutuluyorlar. Ne olursa olsun bizim istikametimiz hak yolundadır. Onunu için mutlaka başaracağız. Bugün değilse yarın yarın değilse ondan sonraki gün. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

    Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman da katıldı.

    Konuşmaların ardından protokol üyelerine plaket takdim edildi.

    Öte yandan, halay çeken asker adaylarının talebi üzerine Çavuşoğlu da halaya katılıp, oynadı.

  • Toprak, İftira atanlar yargılanacak

    Adıyaman’ın Kahta Belediye Başkanı Abdurrahman Toprak ile ilgili yapılan şikayet ve iddialar için İçişleri Bakanlık Müfettişleri tarafından ‘Soruşturmaya yer yoktur’ kararı verildi.

    Kahta Belediye Başkanı Abdurrahman Toprak, basın mensupları ile bir araya gelerek, hem kendisi ile ilgili olarak ortaya atılan iddialarla ilgili hem de Kahta’da yaptığı ve yapacağı hizmetler konularını açıkladı.

    İddiaları ortaya atan kişiler hakkında maddi ve manevi tazminat davası açacağını söyleyen Toprak, “iftira atan her kim varsa onlarla yargı önünde hesaplaşacağım. Şahsım ve kurumum ile ilgili olarak iftiralarla dolu iddiaları ortaya atanlara hem maddi hem de manevi tazminat davası açacağım. Zaten bunlar ve bunlara destek veren şer odakları, belediye olarak yaptığımız ve yapım aşamasında olan projelerimize engel olmaya çalışıyorlar. İlçemize hizmetin gelememesi için ellerinden gelen her türlü iftiraları atıyorlar. Söz konusu iddialar ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Müfettişleri tarafından soruşturma yapıldı. Soruşturma neticesinde hazırlanan raporda, iddiaların asılsız olduğu ve soruşturmaya izin verilmediği yönünde bir karar çıktı” dedi.

    İlçede yapılan çalışmalar ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Başkan Toprak, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başta olmak üzere ilçe kaymakamı, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile birlik ve beraberlik içerisinde Kahta’ya hizmet etmeye çalıştıklarını ifade etti.

    Topak, “Pazar günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenecek Yerel Yönetimler toplantısına katılmak üzere kaymakamımızla birlikte Ankara’ya gidiyoruz. Kahta kaymakamlığımızla beraber hazırladığımız bazı projelerimiz var. Otogar kavşağından başlayıp Fatih Parkına kadar uzanan alt geçit projesi, İbrahim Halil Ziyaretindeki Mesire Alanı Projesi, baraj sahilinde hayata geçireceğimiz proje, Ebu Sadık ziyaretinden baraja doğru inen derenin ıslahı ile ilgili proje, Köylü Pazarı Projesi, Han projesi ve Semt Pazarları Projelerini TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın’a ve diğer milletvekillerimiz ile paylaşacağız. Belediye Taziye Evi’nin yanındaki basketbol sahasının yerine turistik çarşı projemiz var. Bu projemizin ihalesini yaptık. Şimdi yasal itiraz süresinin dolmasını bekliyoruz. Bu projede 7 tane engelli, 7 tane ede kadınlarımıza yönelik toplam 14 stant olacak. Bu stantlarda el emeği, yöresel yemekler ve turistik eşyalar satılacak. Kahta’mıza güzel bir turistik çarşı hazırlıyoruz. İlçemizin trafiğini hafifletmek amacı ile alt geçiş projemizin yanı sıra bir de biri Kahta’nın kuzeyinden diğeri ise Güneyinden geçecek şekilde iki tane çevre yolu projesi çalışmamız var. Bu projemize de İnşallah Ekim ayıdan itibaren başlayacağız. Haydaran İçme Suyu Projemiz davam ediyor. Bu projemizin isale hattı tamamlandı. Şimdi de içme suyu arıtma tesisinin tamamlanmasını bekliyoruz. Kasım ayı sonunda arıtma tesisimiz tamamlanmış olacak. İçme suyu projemiz hayata geçtiğinde ilçemizde Allah’ın izni ile 30 yıl boyunca içme suyu sorunu olmayacak” ifadelerini kullandı.