Etiket: İftarda

  • Mehmetçik Kosovalılarla İftarda Buluştu

    Kosova’da NATO’nun Barış Gücü KFOR bünyesinde görev yapan görev yapan Türk askeri, bu yıl da Kosovalılarla iftarda buluştu.

    Türk askeri vatandan uzakta iftarını Kosova halkıyla birlikte açıyor. Kosova’da NATO’nun Barış Gücü KFOR bünyesinde görev yapan görev yapan Türk askeri, 16 yıldır geleneksel hale getirdiği iftar buluşmasını bu yıl da düzenledi. Kosova’da barış ve güvenliğin tesis edilmesi gibi temel misyonunu yerine getirmekle birlikte sosyal faaliyetleriyle de Kosovalıların gönlünde taht kuran Mehmetçik, iftar programında da halkla birlikte oldu. Kosova Türk Temsil Heyet Başkanlığı tarafından Prizren Sultan Murat kışlasında verilen iftar yemeğine Kosova Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, Çevre ve Alan Planlama Bakanı Ferid Agani, Devlet Bakanı Rasim Demiri, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Türkiye’nin Prizren Başkonsolosu Selen Evcit, Kosova Meclisi’nin Türk, Arnavut, Boşnak ve Roman Milletvekilleri, Kosovalı temsilcilerle, Türkiye’nin Kosova’daki kurum ile kuruluş temsilcileri katıldı.

    Yoğun katılımla gerçekleştirilen iftar programının açılış konuşmasını gerçekleştiren Kosova Türk Temsil Heyet Başkanı Kurmay Albay Saim Bağcı, Ramazan ayının paylaşma ayı olduğunu hatırlattı. Albay Bağcı, “Bizler biliyoruz ki acılar paylaşmakla azalır, sevgiler paylaşmakla çoğalır. Bugün biz sevgimizi, beraber olmanın mutluluğunu ortak amacımız olan Kosova’nın istikrarına katkı sağlamanın manevi huzurunu bu sofrada beraberce paylaşıyoruz” ifadesini kullandı.

    Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç ise yaptığı konuşmada, “Ramazan ayının aramızdaki sevgi, saygı , barış, dayanışma duygularını daha da yeşertmesi için vesile olmasını diliyorum. Toplumlarımızın bir arada huzur içerisinde yaşaması tarihin hiçbir döneminde bu kadar önemli ve gerekli olmamıştır. Onun içindir ki güzel dinimiz bizi kardeşliğimizi ve birlikte yaşama istidadımızı zedeleyebilecek bütün hareketlerden, bütün davranışlardan kuvvetle sakındırıyor. Bizlere de düşen dinimizin bize bıraktığı, bize kazandırdığı bu bilinci korumak ve gelecek nesillere aktarmak” ifadelerini kullandı.

    İftar programı dualar ve ilahilerin okunmasının ardından sona erdi.

  • Mehmet Görmez, İslam Ülkelerinin Büyükelçileriyle İftarda Buluştu

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Yaşadığımız krizleri sadece Arap Baharı’nın getirdiği siyasi krizler olarak değerlendirmek yahut bir dini problem, bir mezhep çatışması, bir Sünni-Şii veya Şii-Selefi ihtilafı olarak değerlendirmekte eksik ve yanlış olur” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İslam ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organize ettiği iftar programı Ankara Bilkent Otel’de gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, programa eşi Hatice Görmez ile birlikte katıldı. İftar yemeğinin ardından büyükelçilere konuşma yapan Görmez, “Bugün topyekun dünyanın, coğrafyamızın ve İslam aleminin içinden geçtiği süreçleri sadece bir terör ve şiddet krizi, sadece bir güvenlik krizi olarak değerlendirmek yanlış olur. Yaşadığımız krizleri sadece Arap baharının getirdiği siyasi krizler olarak değerlendirmek yahut bir dini problem, bir mezhep çatışması, bir Sünni-Şii veya Şii-Selefi ihtilafı olarak değerlendirmekte eksik ve yanlış olur” şeklinde konuştu.

    “TARİHTE EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR MEDENİYET KRİZİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    “Coğrafyamızda yaşanan krizin adını doğru koymak gerekirse bu bir medeniyet krizidir” diyen Görmez, “Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir medeniyet krizi ile karşı karşıyayız. Belki bugün, bu yüzyılın başında başlayan medeniyet krizinin en dip dalgalarını yaşıyoruz. Yüzyıllık tarih içerisinde bu krizin meydan okumalarına verdiğimiz cevaplar büyük oranda geçerliliğini yitirmiştir. Söz konusu cevapları, bugünün genç kuşaklarına ve gelecek kuşaklara hiçbir şekilde aktaramadığımız gerçeğinden de anlıyoruz. Bu tarih boyunca karanlıkları aydınlatan, nice medeniyetler kuran İslam’ın cevapsız kaldığı anlamına asla gelmemektedir. Tarih boyunca yeryüzüne rahmet ve adalet dağıtan bu medeniyetin kitabı, kerim kitabımız Kur’an-ı Kerim ve onu yaşanmış bir hayata dönüştüren sevgililer sevgilisi Muhammed Mustafa ve onun örnek hayatı ve sünneti seniyyesi hepimizin önündedir. Yeter ki biz ilim, hikmet ve marifet yolunu terk etmeden kitabı ve sünneti bu asrın idrakine yeniden takdim edebilelim” değerlendirmelerinde bulundu.

    “BAŞKALARININ ELİMİZE VERDİĞİ DEMİRLERLE KİTABI ÇİĞNİYORUZ VE MİZANI YOK EDİYORUZ”

    Konuşmasında Kur’an-ı Kerim’de yer alan ‘Hadid’ suresinden ayetler okuyan Gözmez, “Kur’an-ı Kerim’de bildiğiniz gibi ‘Hadid’ ismini taşıyan bir süre vardır. Hadid, demir demektir. Bu surede kitap, terazi ve demir birlikte geçmiş Allah’ın peygamberlerle birlikte gönderdiği üç büyük nimet olarak tadat edilmiştir. Kerim kitabımızda bu üç kavramın birlikte zikredilişi içinden geçtiğimiz medeniyet krizini anlatmak bakımından manidardır. Zira mizan, yani adalet olmadığı zaman kitap demire yani güce dönüşüp insanları öldürme aracına dönüşebilir. Kitap olmadığı zaman mizanın yegane belirleyicisi hadid yani güç olur. Adaletin gücü değil gücün adaleti hakim olur. Hadid yani güç olmadığı zaman da kitap mizansız bir teoriler manzumesine dönüşür. Açıkça ifade etmek gerekirse biz Müslümanlar bugün kitabı elimizde bulunduruyoruz. Mizanı kaybettiğimiz için demir, kitabı çiğniyor. Kaldı ki sahip olduğumuz demir kendi emeğimiz ile ürettiğimiz demirde değil. Başkalarının elimize verdiği demirlerle kitabı çiğniyoruz ve mizanı yok ediyoruz. Çare önce mizanı yani adaleti ayakta tutmaktır. Kendimizle Rabbimizle ötekiyle ve bütün kainatla aramızdaki ilişkileri doğru kurmaktır. Bunu kururken kitabın ilim ve hikmet yolundan sapmamaktır. Sonra demire yani güce sahip olmaktır. Ancak gücün ahlakına değil ahlakın gücüne teslim olmaktır” diye konuştu.

    İftar programında konuşa yapan Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Ulfat Kadirov, “Biliyorum ki burada bulanan büyükelçiler, yıllardır Türkiye’de görev yapan dostlarım. Hepimiz biliyoruz ki, son 14 yılın içinde Türkiye büyük büyük adımlar attı. Bu güzel hayırlı işlerde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da katkısı oldu” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Emniyet Mensuplarıyla İftarda Buluştu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Parlamentosu’na seslenerek, “Sizler parlamento binasının koridorlarına asmış olduğunuz o bölücü terör örgütlerinin bayraklarıyla nereye mesaj vermeyi istiyorsunuz? O paçavralarla nereye mesaj vermek istiyorsunuz? Bilesiniz ki bunlar Türkiye’nin gönlünü yapmanıza yetmez” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde düzenlenen iftar yemeğinde emniyet mensupları ile bir araya geldi. İftar yemeğine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra İçişleri Bakanı Efkan Ala, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz ve çok sayıda polis katıldı. İftar yemeğinin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan emniyet mensuplarının Ramazan’ını tebrik ederek, ülkemizin ve milletimizin bekası uğrunda hayatını feda etmiş tüm polislere ve şehitlere Allah’tan rahmet diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin 81 vilayetinde milletin güvenliğini, huzurunu sağlamak için gece gündüz görev yapan 260 bin emniyet teşkilatı mensubumuzun her birini ayrı ayrı kutladığını belirterek, “Devlet olmanın en başta gelen vasıflarından biri vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Emniyet teşkilatımız işte bu vazifesiyle devlet millet kaynaşmasını sağlamasında çok önemli misyona sahiptir. Özgürlük dengesi büyük ölçüde, polislerimizin görevlerini hangi bilinçle yaptıkları ile ilgili bir tartışmadır. Şayet emniyet teşkilatı elindeki gücü ve imkanı milleti için kullanıyorsa orada huzur vardır, orada güven vardır. Ama bu güç, adı ne olursa olsun şu veya bu vesayet odağının, şu veya bu grubun çıkarlarının emrine verilirse işte o zaman çok ciddi sıkıntılar yaşanır. Türkiye bu tip sıkıntılı dönemleri zaman zaman yaşamıştır ve halen yaşamaktadır” diye konuştu.

    “1980 öncesi polis teşkilatının nasıl ikiye bölündüğünü, bu durumun ülkenin güvenliğine ve huzuruna nasıl zararlar verdiğini gayet iyi biliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:

    “O dönemleri çok acı yaşadık. Aynı şekilde 17-25 Aralık darbe girişimi ile ifşa olan gurubun adeta yargı teşkilatı polis içinde ayrı bir polis teşkilatı oluşturduğunu dehşetle gördük. Diğer alanlarda da benzer oluşumlara giderek devlet içerisinde paralel devlet yapılanması kurmaya çalışan bu yapı ile kararlı bir mücadele içindeyiz. Emniyet teşkilatımız bu yapının öncelikli hedeflerinden biri olduğu için en ciddi zararı gören ve en ciddi mücadelenin yürütüldüğü kurumlarımız başında geliyor. Ülkenin ve milletin menfaatlerine saldırmayı kendisine görev bilen bu ihanet çetesi dünyanın her tarafında Türkiye aleyhine çalışıyor. Gittiğimiz yerlerde paralel yapılanması örgütünün üyelerinin, bölücü terör örgütü mensuplarıyla, Ermeni çetecilerle omuz omuza ülkemize karşı eylem yaptıklarını görüyoruz. Bizzat Amerika’da konferans vereceğim bir kuruluşa girerken orada bu çetenin, PKK ile Ermeni terör örgütü ile nasıl şahsıma ve heyetime karşı gösteriler yaptığını bizzat gördüm. Bunlar ne millidir, ne yerlidir ne de bu milletin evlatlarıdır. Açık söylüyorum; bu yapı terörle mücadelemizi baltalamak içinde elinden gelen her şeyi yaptı, yapıyor. Mit TIR’ları meselesi sadece ihanetin bilinen örneğidir. Sizler bizzat yaşadığınız için diğer meselelere çok daha vakıfsınız. Milletimiz paralel yapının işte bu karanlık yüzünü, sinsiliğini, ihanetlerini gördüğü için bunlara karşı yürütülen mücadeleyi samimiyetle destekliyor. Milletin arkasında durduğu bir mücadelenin başarıya ulaşmaması söz konusu değildir. Allah’ın izniyle bu iş sonuçlanacaktır ve bu iş başarıya ulaşacaktır.”

    “TERÖRİSTLER BÖLGE HALKININ CANINA, MALINA, MAHREMİYETİNE, NAMUSUNA, ONURUNA SAYGI DUYMAZ”

    Bölücü terör örgütünün ilçelerde, mahallelerde eylemlere başladığında bölge halkının ve kamuoyunun en azından bir kısmının güvenlik güçlerine karşı kendisini destekleyeceğini sandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat kısa sürede bölge halkının da üç baş hain dışında, kamuoyunun da teröristlerin değil güvenlik güçlerimizin yanında yer aldığı görüldü. Çünkü teröristler bölge halkının canına, malına, mahremiyetine, namusuna, onuruna saygı duymaz. Ona hayatı zindan ederken güvenlik güçlerimiz, özellikle de polisimiz vatandaşlarımıza kendi ailesi gibi ihtimam göstermiştir. Kendisi şehit olma pahasına masum insanların hayatını korumak için çırpınan güvenlik güçlerimizin bu hasbi tutumu bölge halkının kalbini daha fazla kazanmasını sağlamıştır. Terör örgütünün baskı, şiddet ve kan diliyle onun güdümündeki partinin yalan ve zehir saçan siyaset diliyle değil gönül diliyle kurulan bu ilişki inşallah bölgede yeni bir dönemin habercisidir. Rabbim bu mücadele de bizzat yer alan, destek olan herkesten razı olsun” şeklinde konuştu.

    “ADETA YIKIMA UĞRAYAN O BÖLGELERİ SIFIRLAYACAĞIZ VE İHYA EDECEĞİZ”

    “Terörle mücadelenin sadece polisin, askerin sırtına yüklenemeyecek kadar çok boyutlu bir iş olduğunu biliyoruz” diyen Erdoğan şunları kaydetti:

    “Güvenlik güçlerimizi temmuz ayından bu yana üzerine düşenleri başarıyla yerine getirdi. Şimdi askerlerimiz kırsaldaki teröristleri, polisimiz de şehirdeki yapılanmaları ortadan kaldırmak için yoğun bir mücadele içindedir. Bu operasyonların başarısı terörle mücadelenin diğer boyutlarının hayata geçirilmesi noktasında çok önemlidir. Hiçbir vatandaşımızın mağduriyetlerine mahal vermeden bölgeyi yeniden ayağa kaldırmak mecburiyetindeyiz ve bunu yapacağız, çok kısa sürede yapacağız hiç endişe etmeyin. Sizler dimdik durdukça, imanınızı, azminizi şu ana kadar nasıl koruduysanız biz de devletin başları olarak da inşallah bunu nihayete erdireceğiz. Adeta yıkıma uğrayan o bölgeleri sıfırlayacağız ve ihya edeceğiz. Bunu çok farklı yerlere çekmek isteyenler var. Bu vatan bizim, bu topraklar bizim ve bizler bu teröristlerin yaptıklarını bilin ki bunlar bizim sakalımızı kestiler. Ama kesilen sakal çok daha gür çıkar. Ecdadımız böyle yürümüştür biz de böyle yürüyeceğiz. O toprakları inşa ederken batıya da bir ders vereceğiz. Bunları yayınladınız değil mi televizyonlarınız da? Bunları gösterdiniz. Türkiye de iç savaş var dediniz. Türkiye de iç savaş yok. Üst akıl olarak beslediğiniz o beslemelerinizin tahribatları var ve o tahribatlar giderilmiştir ve şimdi yeniden buralar inşa edilmiştir. Ya silahlarını bırakacaklar, gömecekler, betonlayacaklar, koordinatlarını da verecekler, ya da bu topraklardan çekip gidecekler. Bu konuda kararlılığımız var. Bu konuda imanımız var. Bundan taviz veremeyiz. Çünkü bu topraklar alışılmış bir toprak değildir. Bu vatan bizim ve tek vatanımız bizim. Terör örgütü yakar, yıkar, tahrip eder, devlet ise inşa eder, ihya eder. Terör örgütü gerekli önlemler alınarak eylem yapamaz hale getirilebilir. Ama bölge halkının terör örgütü ile arasına mesafe koyması sağlanamazsa o örgüt yeniden dirilir, yeniden güçlenir. Geçmişte bunun örnekleri defalarca görüldü.”

    “BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTLERİNİN BAYRAKLARIYLA NEREYE MESAJ VERMEYİ İSTİYORSUNUZ?”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütü ile birlikte hareket eden, imkanlarını ve iradesini örgütün emrine veren yapıların üzerine de süratle gidilmesi şarttır. İşte dokunulmazlıkların kaldırılması önemli bir adımdır. Meydan okuyorlardı, ‘dokunulmazlıkları kaldıralım hazırız diyorlardı.’ Dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme geldikten sonra feryat ettiler. Şimdi bakın batıda dolaşıyorlar. Ben buradan, bu akşam, bu anlamlı toplantıda Avrupa parlamentosuna sesleniyorum. Sizler parlamento binasının koridorlarına asmış olduğunuz o bölücü terör örgütlerinin bayraklarıyla nereye mesaj vermeyi istiyorsunuz? O paçavralarla nereye mesaj vermek istiyorsunuz? Bilesiniz ki bunlar Türkiye’nin gönlünü yapmanıza yetmez. Türk milleti bunların hesabını vakti zamanı geldiğinde gereken kişilere de sormasını bilecektir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütüne yardım eden milletvekilleri ve belediyeleri de eleştirerek, “Bundan sonra terör örgütünün adeta birer militanı gibi hareket eden, arabalarıyla terörist taşıyan, silah taşıyan, imkanlarını teröristlere tahsis eden milletvekilleri yaptıklarının hesabını adalet önünde verecekler. Şuan da dosyalar, fezlekeler mahkemelere gönderilmeye başladı. Hepsi de gitsinler yargı önünde bunların hesabını versinler. Aynı şekilde belediyeler konusunda gerekli adımları süratle atmamız gerekiyor ve onunda adımlarını atmaya şuanda hazırlanıyoruz, o adımları da atacağız. Öyle belediye başkanı devletten gelen bütçe payını alacak bunu dağa gönderecek. Yok böyle şey, bunun da hesabını soracağız. Terör örgütünden sipariş, başkan yardımcıları, bütün bunların hepsini adım adım hesabını soracağız. Kanun gerekiyorsa kanun çıkartılarak, idari işlem gerekiyorsa işlem yapılarak. Bölgedeki belediyelerin örgütün tasallutundan kurtarılmasına ihtiyaç vardır ve bunun devlet olarak hükümet olarak yapacağız” açıklamasında bulundu.

    “DEVLET İÇİNDE DEVLET ASLA KABUL EDİLEMEZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

    “Kamu kurumları içinde bölücü terör örgütüyle irtibatlı kimler varsa derhal tespit edilip, hem memuriyetten men edilmeli hem de haklarında gerekli adli işlemler yapılmalıdır. Terör örgütüne eleman kazandıran öğretmen, teröriste ilaç taşıyan sağlık memuru, örgütün propagandasını yapan memur… Bunlar asla kabul edilemez çarpıklıklardır. Bu devlet, kendi parasıyla kendi aleyhine çalışan kişileri besleyemez. Bunun için de devlet memurlarıyla ilgili mevzuatın köklü bir şekilde değiştirilmesi gerekiyor. Devlet içinde devlet asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devlet tanımıyoruz. Bu tür gayretler içerisine girenler bilsinler ki yanlış yoldalar ve çok ciddi bir duvara toslamayla karşı karşıya kalacaklar ve zaten artık ecelleri geliyor. Kimisi kaçıyor, kimisi Pensilvanya, kimisi şurası, kimsi burası gidiyorlar, gidecekler. Başka bu işin çaresi yok. Şahsımla ilgili, arkadaşlarımla ilgili birçok tehditleri vesaireleri geliyor. Biz bu yola çıkarken kefenimizi giyerek çıktık. Onun için geri dönüş yok. Sonuna kadar bu işin üzerine gideceğiz.”

  • Farklı Dinler İftarda Buluştu

    Antakya’da semavi din temsilcileri ve kanaat önderleri iftarda buluştu.

    Antakya Medeniyet Evi’nde gerçekleşen iftar yemeğine, İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Turgay Aras, İl Müftü Yardımcısı Cafer Erol, Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Şaul Cenudioğlu, Katolik Kilisesi Ruhani Reisi Domenico Bertogli, Alevi Cemaati Başkanı Nasrettin Eskiocak, Ehlibeyt Kültür ve Dayanışma Vakfı (EHDAV) Başkanı Ali Yeral, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Hikmet Çinçin, Hatay Gazeteciler Cemiyeti (HGC) Başkanı Ahmet Yetişen ve 3 semavi din ve 6 mezhebin mensuplarından oluşan, Türkçe, Arapça ve Ermenice ilahiler seslendiren “Medeniyetler Korosu” üyeleri katıldı.

    Koro Başkanı Yılmaz Özfırat, yaptığı konuşmada, ramazan ayının tüm insanlığa barışı ve huzuru getirdiğine inandıklarını ifade ederek, Antakya Medeniyetler Korosu olarak farklı dinlere mensup olan Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler olarak bir araya gelip iftar sofrasında buluştuklarını kaydetti.

    Amaçlarının insanlara barışı, kardeşliği ve hoşgörüyü göstermek olduğunun altını çizen Özfırat, “Ülkemizin içinde bulunduğu durum ve çektiği sıkıntılar için dua ettik, inşallah terör belasının son bulmasını istedik. Bu akşamki bu soframız belki de insanlık sofrası olarak tarihe geçti. Bu akşam burada belki bir Hıristiyan da oruç tuttu bir Yahudi de oruç tuttu ve birlikte tek bir Allah için dualarımızı ettik. Tek bir düşüncemiz vardı inşallah ülkemiz huzura ve barışa erişir” dedi.

  • Kaymakam Akkoyun, Şehit Ailelerini Ve Gazileri İftarda Ağırladı

    Elbistan Kaymakamlığı, ilçe genelinde yaşayan şehit yakınları ile gazileri ve ailelerini Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programında ağırladı.

    Programda konuşan Elbistan Kaymakamı Tuncay Akkoyun, “Hiçbir güç, hiçbir şer odağı, hiçbir terör örgütü ve bu terör örgütlerine destek veren odaklar bizi bölemeyecek” cümleleri ile birlik ve beraberlik mesajı verdi.

    Elbistan Kaymakamı Tuncay Akkoyun’un ev sahipliğinde Küçükler Ocakbaşı’nda organize edilen anlamlı programa, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Şahin Kocaköse, Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre, İlçe Emniyet Müdürü Barış Murat Başol, Müftü Muhsin Demirel, Türkiye Harp Malulü Gazi Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Elbistan Temsilcisi İlyas Kebeli ile birlikte şehit yakınları ve gazilerle, aileleri katıldı.

    Hep birlikte yenilen iftar yemeği ve İlçe Müftüsü Muhsin Demirel’in yaptığı duanın ardından bir konuşma yapan Kaymakam Tuncay Akkoyun, “Bu mübarek ayda, bu manevi atmosferde bu akşam sizlerle birlikte iftarı yaptık. İftar soframızı şereflendirdiniz. Şehitlerimize Allah’tan bir kez daha rahmet diliyoruz. Geride kalan ailelerine de sabır; gazilerimize de acil şifalar diliyoruz. İnşallah bundan sonraki günlerde, bundan sonraki Ramazanlarda da hep birlikte böyle huzur içerisinde mutlu bir şekilde sizler ve bizler nice iftarlarda bir araya geliriz. Ben, rahmet ve bereket ayı Ramazan’ın sizlere, ailelerinize, sevdiklerinize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Ramazan ayının dünya barışına, birliğimize ve beraberliğimize vesile olmasını diliyorum” dedi.

    Kaymakam Akkoyun, şöyle konuştu:

    “Biz, tarih boyunca, bin yıl önce, yüz yıl önce ve bugün de vatanımızı, ülkemizi, namusumuzu ve şerefimizi koruma noktasında hassas bir milletiz. Bu uğurda şehitler verdik, bu uğurda gazilerimiz oldu. Dünya hayatında peygamberlikten sonra en şerefli makam şehitliktir. Şehitlik mertebesine ulaşan şehitlerimizin yanında aileleri de bu manevi atmosferden istifade ediyor. Ülkemizin birliği ve beraberliği için dua etmenizi istiyoruz. Sizlerin duası kabul olacaktır, makbul olacaktır. Hiçbir güç, hiçbir şer odağı, hiçbir terör örgütü ve bu terör örgütlerine destek veren odaklar bizi bölemeyecektir. Birliğimize ve beraberliğimize Allah’ın izniyle hiçbir zarar veremeyecektir. Şu birliğimiz olduğu müddetçe, beraberliğimiz oldukça, bizlere dua eden geçmişimiz, ceddimiz, dedelerimiz olduğu müddetçe ve tarihi, manevi mirasa uygun yaşayan bizlerin duaları olduğu müddetçe Allah’ın izniyle bu ülkenin topraklarına ve insanlarına hiçbir şekilde zarar gelmeyecektir.”

    Şehit yakınlarına, gazilere ve ailelerine kapılarının her zaman açık olduğunu vurgulayan Elbistan Kaymakamı Tuncay Akkoyun, “Sizlerin başımızın üzerinde yeriniz var. Sizlere kapımız her zaman açık. Sıkıntılarınızı çözmek için bir evladınız ve kardeşiniz olarak her zaman göreve hazırız. Kurumlarımız ve gönüllerimiz sizlere sonuna kadar açık. Herhangi bir sorun yaşadığınızda kaymakamlığımız başta olmak üzere bütün kurumlarımız sizlere gereken bütün kolaylığı ve yardımı sağlamaya hazırdır. Sizlerin hayatının kolaylaştırılması ve mutluluğunun arttırılması noktasında her zaman yanınızdayız. Sizlerle birlikte olmaktan gurur ve onur duyduk. Birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun. Yüzünüzdeki bir tebessüm bizleri mutlu ediyor. Buralara kadar teşrif ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Türkiye Harp Malulü Gazi Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Elbistan Temsilcisi İlyas Kebeli ise, Kaymakam Akkoyun’a şahsı ve programa katılan şehit aileleri ile gaziler adına nezaketinden dolayı teşekkür etti. Kebeli, “Birlik ve beraberlik içerisinde bir iftar programında buluştuk. Sayın Kaymakamımız Tuncay Akkoyun’a teşekkür ediyoruz. Birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Birliğimize göz dikenleri Yüce Allah’ımız ‘Kahhar’ ismi ile kahretsin” dedi.