Etiket: İfadeler

  • Öğrencisi tarafından öldürülen okul müdürünün davasında dikkat çeken ifadeler

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde okul müdürü Ayhan Kökmen’in öğrencisi tarafından vurularak öldürülmesi ile ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada okul müdürünü öldürmekten yargılanan 17 yaşındaki genç, arkadaşı ve arkadaşının babası tarafından uyuşturucu verilerek azmettirildiğini söylerken, diğer sanık ve babası ise bunu inkar etti.

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen’in (47) okulda vurularak öldürülmesiyle ilgili öğrenciler İ.P. (17), arkadaşı U.Y. ve U.Y.’nin babası B.Y. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle, olayla ilgili iki öğrenci hakkında ise yardım ve yataklık suçlarından dava açıldı. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya okul müdürünü öldüren tutuklu sanık İ.P., olaydan bir süre önce okuldan uzaklaştırılan ve olay günü İ.P.’nin yanında bulunan tutuklu sanık U.Y. ve U.Y.’nin babası B.Y., olayda yardım ve yataklık suçlarından dava açılan tutuksuz sanıklar C.A. (17) ve Y.O. (16), Ayhan Kökmen’in eşi Ümmü Kökmen ve tarafların avukatları katıldı.

    Sanık İ.P., olayda azmettirildiğini belirterek, U.Y. ve U.Y.’nin babası B.Y. tarafından uyuşturucu verildiğini, B.Y.’nin sürekli “Vurun. Sizin arkanızdayım” dediğini, olay günü yeniden uyuşturucu ve alkol kullandıklarını, U.Y.’nin ailesinin de bulunduğu sırada U.Y.’nin evinden silahları alıp çıktıklarını, okula geldiklerinde silahın emniyetini U.Y.’nin çektiğini, okul müdürünün kapısını da onun açtığını ve “Acıma, vur” dediğini, C.A.’nın da olayı bildiğini söyledi.

    Baba ve oğlu inkar etti

    U.Y. ise, İ.P.’nin zaten okul müdürü ile saçının uzun olması nedeniyle tartıştığını ve aralarında sorun olduğunu, olay günü uyuşturucu kullandıklarını, İ.P. müdürü korkutmak amacıyla okula gitmek isteyince kendisine bir şey yapar korkusu ile onunla birlikte gittiğini, okul müdürünün vurulacağından haberinin olmadığını söyledi. U.Y.’nin babası da aynı şekilde olayı azmettirdiğine ilişkin iddiaları inkar etti.

    Müşteki avukatları, olayda yardım ve yataklık suçlarından dava açılan iki öğrencinin tutuklanmasını istedi. Mahkeme, öğrencilerden C.A.’nın adli kontrol altına alınmasına karar vererek, duruşmalı 16 Ağustos saat 11.30’a erteledi.

    Öte yandan, verilen ifadelerde o gün hedefte üç kişinin olduğu da ortaya çıktı. Sanıkların verdiği ifadelere göre İ.P.’nin okul müdürünü vurduktan sonra daha önce tartıştığı M.G. isimli öğrenci için “Burada mı?” diye sorduğu belirtilirken, Ödemiş Endüstri Meslek Lisesinde bir öğrencinin daha vurulacağı ancak silahları dikkat çekmesin diye koyacakları bir araba bulamadıkları için o öğrenciyi vurmadıkları tahmin ediliyor.

    “Herkes yalan söylüyor”

    Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki avukatı Süleyman Coşkun, “Duruşmada sanıkların tamamının ve müştekilerin ifadeleri alındı. Sanıkların tamamı, suçlamaların tamamını kendileri açısından dosyadaki net delillere rağmen inkar yolunu seçtiler. Biz, tutuksuz iki sanığın tutuklanmasını talep ettik. Mahkeme, tutuklulardan birinin adli kontrol altına alınmasına karar verdi. Duruşma 16 Ağustos gününe kaldı. O duruşmada tanık beyanları alınacak. Biz adaletin yerini bulması için, cinayetin tüm sorumlularının en ağır şekilde cezalandırılması için gereğinin yapılacağı düşüncesindeyiz” dedi.

    Ayhan Kökmen’in eşi Ümmü Kökmen de, “Herkes suçu birbirinin üstüne atıyor. Herkes yalan söylüyor. Tek gerçek var; Ayhan hoca eğitim şehidi oldu. İnşallah adalet yerini bulacak” diye konuştu.

    Öğrencisi tarafından vurulmuştu

    Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen, 15 Aralık 2017 tarihinde üç yıldır görev yaptığı okulda öğrencilerinden İ.P.’nin pompalı tüfekli saldırısına uğramıştı. Ağır yaralanan iki çocuk babası Kökmen, ambulansla kaldırıldığı Ödemiş Devlet Hastanesinde yaşamını yitirmişti. Kökmen’e iki el ateş edilen tüfekteki fişeklerden birinin domuz kurşunu olduğu ve göğsünden girip sırtından çıktığı belirlenmişti. Jandarma, olayın ardından hakkında disiplin soruşturması bulunan 11’inci sınıf öğrencileri İ.P. ile bir süre önce okuldan uzaklaştırılıp başka okula kaydı yaptırılan U.Y.’yi ve olayda kullanılan tüfeğin sahibi olan U.Y.’nin babası B.Y.’yi azmettirici olarak gözaltına almıştı. Olaydan sonra tanıkların verdiği bilgiler ile eldeki delilleri inceleyen savcılık, iddianameyi hazırlamıştı. Öğrenciler İ.P., arkadaşı U.Y. ve babası B.Y. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Olayla ilgili olarak ayrıca iki öğrenci hakkında yardım ve yataklık suçlarından dava açıldı.

  • Suç makinesinden gazetecilere ilginç ifadeler: “Çıkışta görüşürüz seninle”

    Gaziantep’te farklı suçlardan 128 dosyası bulunan dolandırıcılık zanlısı, kendisini görüntüleyen gazeteciye, “Ekmeğinden ederim seni” diyerek tehdit savurdu.

    Gaziantep Emniyet müdürlüğü Asayiş Şubesi Yankesicilik ve Dolandırıcılık bürosu ekipleri, son bir yıl içerisinde Gaziantep ve Çevre illerden 500 bin TL tutarında dolandırıcılık iddiasıyla yaptıkları araştırmada Kadir Ç. isimli şahsı yakalayarak gözaltına aldı. Hakkında çeşitli suçlardan 128 dosyası bulunan ve 7 farklı suçtan arandığı belirlenen zanlı, sorgusunun ardından adli makamlara sevk edildi.

    Adliyeye şort ile giden ve saçını taradığı görülen zanlı, gazetecilere ilginç ifadeler kullandı. Rahat tavırları dikkat çeken zanlı, “Savcılık bırakırsa ne yapacaksın, benim yüzümü gösteriyorsun” dedi. Gazetecinin “Bırakılırsan, serbest bırakıldı yazarız” cevabı üzerine ise zanlı, “Olur mu bırakıldı diye yazsan. Benim resmimi niye çekiyorsun. Sanki adam öldürdük. Adamın asabını bozuyorlar ya” dedi.

    Gazetecinin işini yapmaya devam etmesi üzerine ise zanlı, “Çek çek, kardeş iyi çek. Selamı mı da söyle. Gıcıklığıma çekiyorsun, kardeş. Çıkışta görüşürüz seninle. Ekmeğinden ederim seni” diye konuştu.

    Polis ekipleri zanlıyı araca bindirerek, Gaziantep Adliyesine götürdü.

    Öte yandan zanlının internet üzerinden gıda malzemesi satan firmalara ve çiftçilere ulaşarak, aldığı gıda ürünleri alıp, parasını daha sonra parasını ödeyeceğini söyleyerek insanları dolandırdığı ileri sürüldü. Zanlının bu yöntemle son bir yıl içerisinde yaklaşık 500 bin TL’lik dolandırıcılık yaptığı iddia edildi.

  • 14 bıçak darbesiyle babasını öldüren gençten şok ifadeler

    Zonguldak’ta annesine kötü davrandığı gerekçesiyle öz babasını 14 bıçak darbesiyle bıçaklayarak öldüren epilepsi hastası genç, hakim karşısına çıktı. Olay anında şuurunu kaybettiğini söyleyen tutuklu sanık, “Kahvehaneye gidiyorum diye evden çıkmıştım. Şuurumu kaybettim. Sanki robot gibiydim” dedi.

    Edinilen bilgiye göre, Zonguldak-Ereğli karayolu Kandilli mevkisinde 3 Aralık 2016 günü 23 yaşındaki Ömer Keskin manav dükkanına gelerek 64 yaşındaki babası Hasan Keskin ile tartıştı. Annesine kötü davranmasına sinirlendiği babasını; yanında getirdiği bıçakla 14 bıçak darbesiyle yaraladı. Bıçak darbelerinden ikisi kalp ve karaciğerine isabet eden Hasan Keskin, birden fazla bıçak darbesiyle olay yerinde yaşamını yitirdi. Jandarma ekipleri Ömer Keskin’i yakalayarak gözaltına aldı.

    Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Ömer Keskin’in yanı sıra ailesi de hazır bulundu. Epilepsi hastası olan Ömer Keskin, “Kasten Öldürme” suçundan yargılandı.

    “Annemi ölmüş gibi gördüm”

    Babasının tehdit telefonları açması üzerine baygınlık geçiren annesinin fenalaştığını anlatan Ömer Keskin, olaydan iki gün önce de başka bir eve taşındıklarını ifade etti. Olay günü de kahvehaneye gitmek için evden çıktığını söyleyen tutuklu sanık, “Babamın daha önce aynı evde kalmış olmamıza rağmen babam bu evi yakarım demişti. Babam annemi tehdit ediyordu. Babam anneme bu evi yakarım demişti. Annemi tehdit etmişti. Annem de aynı evde kalamam deyince olaydan iki gün önce taşınmıştık. Ayrıca olay günü de annemi telefon ile aramıştı. Annem telefon görüşmesi sonrası fenalaşmıştı. Annem bayılmıştı. Yerden kaldıramadım. Annemi ölmüş gibi gördüm. Sonra ambulansla hastaneye götürdüler. Ben bunun sorumlusu olarak babamı görüyordum. Ben bir anlık sinirle gittim. Şuurumu kaybettim. Kahveye gidiyorum diye çıktım evden. O gözümün önüne geldi. Sanki robot gibiydim. Babama kaç bıçak darbesi vurduğumu hatırlamıyorum. Herşey bir anda oldu bitti. Parmaklarımı bıçak kesmiş. Onu bile fark etmedim” dedi.

    ’Zeka yaşı 13, İQ seviyesi 50’

    Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nden alınan raporda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu belirtildi. Bunun üzerine rapora itiraz eden sanık avukatı, sanığın çocukluğundan itibaren Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ndeki tahlil ve tedavilerine ilişkin raporlarının incelenmesini istedi. Sanık avukatı, sanığın askerliğini yapmadığını, İQ seviyesinin 50 olduğunu ve 2007 yılındaki raporda da zeka yaşının 13 olduğunu belirtti. Sanık avukatı, eilepsi hastalığı nedeniyle beyin hücreleri zarar gören sanık Ömer Keskin hakkında Adli Tıp’tan kat’i raporu talep etti.

    Mahkeme heyeti, sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde her türlü şüphenin giderilmesi amacıyla gözlem altına alınıp alınmaması konusunda Adli Tıp’dan ön rapor alınmasını istedi. Sanığın ön raporda gözlem altına alınması gerektiğinin belirtilmesi durumuna göre Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verildi. Sanığın kuvvetli suç şüphesinin bulunması sebebiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

  • FETÖ tanıklarından çarpıcı ifadeler

    FETÖ/PDY davaları tanıkların ifadelerine göre örgüt üyelerinin sohbet evinde Fetullah Gülen’in atletinin kokusunu içlerine çektikleri, örgütü terk etmek isteyenlerinin ailelerinin ise aranıp “Kızınız kötü yola düştü. İçinde şeytan var” denildiği ortaya çıktı.

    Kocaeli Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı Muhittin Paça, Kocaeli’de bulunan yerel ve ulusal basın temsilcileri ile bir araya geldi. FETÖ davaları ile ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Paça, çarpıcı tanık ifadelerini de kamuoyu ile paylaştı. Paça, ifadelerde ilginç ayrıntıların göze çarptığını belirtti. Paça’nın verdiği bilgiye göre savunmasında bir tanık, “Bu terör örgütünde kara para diye bir tabir var. Örgüt üyeleri eğer devlet personeli ise mesaileri ile ilgili devlet bütçesinden yaptıkları harcamalar ile eş değer meblağı örgüte hibe ediyorlar. Buna da örgüt içinde kara para şeklinde bir kullanıyorlar” dedi.

    Başka bir tanığın ise verdiği ifadede himmet adı altında kesilen paralara dikkat çekildi. Gülen’in 17/25 Aralık sonrasında örgüt üyelerine mesaj gönderdiği dikkat çekilen bir diğer tanık ifadesinde ise şu sözlere yer verildi:

    “FETÖ üyeleri örgüt için çeşitli bağışlar topluyor. Bu bağışlar himmet adı altında kesiliyor. Bekar olanlar için yüzde 15, evli olup evi olanlar için yüzde 10 ve evli olup kirada oturanlar için yüzde 5 bağış alıyor.”

    Yine başka bir tanık ise telefonlarda panik butonu olduğunu, acil durumlarda butona basıldığı takdirde telefondaki her şeyin silindiğini belirtti. Aynı şahıs verdiği ifadede, Fetullah Gülen’in 17/25 Aralık darbe girişimi sonrasında ByLock programı vasıtası ile örgüt üyelerine gönderdiği mesajda, ’Allah bu milletin ordusuna çok büyük bir fetih daha nasip edecek. Onu da şanlı Türk ordusunun subayları gerçekleştirecek” dediğini belirtti.

    Gülen’in atleti

    Tanıklardan biri ise verdiği ifadede 17/25 Aralık sonrasında gerçekleştirilen operasyonlar ile tutuklanan kişilerin ailelerine 1’er ABD doları gönderildiğini ve bu 1 doların sembolik olarak “desteğimiz sizinle” mesajı verdiğini söyledi. İlahiyat fakültesinde öğrencilik zamanında maddi durumu yetersiz olduğu için bu örgütün evlerinde kaldığını belirten başka bir tanık ise ifadesinde, “Okul bitince memleketime geri dönmek istedim. Fakat örgüt üyeleri buna izin vermediler. Ailemi aramamı söyleyip, burada iş bulduğumu söylememi istediler. Ardından ailemi arayıp bir iş bulduğumu ve gelemeyeceğimi söyledim. Ertesi yaz yine örgütü terk etmek istediğimde bu kez örgüt üyelerinden biri ailemi arayarak ‘Kızınız kötü yola düştü. İçinde şeytan var’ demiş” dedi.

    Yine başka bir tanığın ise sohbete gittikleri evde bulundukları odaya bir atlet getirildiğini, sıra ile herkesin bu atletin kokusunu içine çektiğini, atletin ise Fetullah Gülen’e ait olduğunu anlattığı belirtildi.

    Renklenmek tabiri

    Ayrıca yapı içerisinde yer alan “renklenmek” teriminin kendini şaklamak için alkol almak, askerlerinin eşlerinin başını açması ya da polislerin silahlarına üç hilal yapıştırarak kendini ülkücü gibi göstermesi anlamına geldiğini belirten bir başka tanık, bunlara karşı geldiğinde sözde sorumlu ağabeyin kendisine “Bizim fıkıh imanımız Fethullah Gülen’dir. O ne diyorsa doğru olandır. Dini falan bırak” dediğini anlattı.

    “578 personel çalışıyor”

    Paça yaptığı açıklamada, “İlimizde şuana kadar açılan FETÖ davası sayısı 842’dir. Bu davalardan 198’i karara bağlanmış olup, 644 tanesi devam etmektedir. Duruşmalarımız 2, 4 ve 5’inci Ağır Ceza Mahkemelerinde görülüyor. Duruşmalarımızın 364’ü 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 468’i 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ve 10’u da yeni açılan 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndedir. Merkez adliyemizde 578 personel çalışmaktadır. Bunlardan 61’i hakim, 37’si savcı, 283’ü zabıt katibi 197’i ise diğer meslek gruplarından olan arkadaşlarımızdır” dedi.

  • Bolu’da 18 yaşındaki kızın katil zanlısından kan donduran ifadeler:

    Bolu’nun Gerede ilçesinde bir süre önce ayrıldığı kız arkadaşı 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Berfin Yıldız’ı ruhsatsız tabancasıyla öldürdüğü iddia edilen C.K.’nın (18) ilk ifadesinde, “Barışmayı kabul etmeyince boş araziye götürdüm, silahı alnına dayadım. Yapamayacağımı düşünüp indirdim, tekrar sordum. Yine barışmayı kabul etmedi. Dayanamadım, ateş ettim” dediği ortaya çıktı.

    Bolu’nun Gerede ilçesi Meslek Yüksek Okulu Tasarım Bölümü 2. sınıf öğrencisi Berfin Yıldız’ı evinden çıkarttıktan sonra boş arazide tabancayla kafasına ateş ederek öldürdüğü iddia edilen işçisi C.K., ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi.

    C.K.’nın, emniyetteki ilk ifadesinde, bir süre önce kavga ettiği kız arkadaşıyla barışmak için Gerede’ye geldiğini belirterek, “Barışmak için Gerede’ye geldim. Aziz B. isimli şahsın evinde kaldığını öğrendim. Eve gittiğimde onları yana yana görünce onları birlikte görünce tartıştık. Berfin’i konuşmak için evden çıkarmak istedim. Aziz, bana karşı geldi. Aziz’e ateş ettim. Neresinden vurduğumu bilmiyorum. Berfin’i evden çıkardım, bana direndi. Rahat konuşabileceğimiz bir yere götürmek istedim. İlişkimizin daha güzel olacağını söyledim. Barışmayı kabul etmedi. ’Ailelerimizle konuşurum, her şey daha güzel olur’ dedim. Berfin kabul etmeyince boş araziye götürdüm, silahı alnına dayadım. Yapamayacağımı düşünüp indirdim, tekrar sordum. Yine barışmayı kabul etmedi. Dayanamadım, ateş ettim. Panikle koşmaya başladım. Silahı bir ağacın altına attım. Sonra geri döndüğümde öldüğünü gördüm ve polisi aradım” dediği öğrenildi.

    18 yaşındaki Berfin Yıldız’ın Kırklarelili olduğu ve ailesiyle birlikte İstanbul’da yaşadığı ifade edildi.