Etiket: İEF

  • 87. İEF kapılarını açtı

    Türkiye’nin ilk ve tek genel ticaret fuarı 87. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), düzenlenen açılış töreniyle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Törende konuşan TBMM Başkanı Binali Yıldırım, ekonomide kış mevsimi yaşandığını ancak bu zorlukların şikayetle aşılamayacağını söyledi. Yıldırım ayrıca, “Dünya bir şaşkınlık içinde yeni ABD Başkanının aldığı kararları izlemektedir. Bu sürdürülebilir bir durum değildir ve mutlaka bu yanlıştan dönülmeli. Türkiye hiçbir zaman parmak sallamakla hizaya getirilecek bir ülke değildir” dedi.

    İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde düzenlenen 87. İEF açılış törenine; TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Hindistan Ankara Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya ve fuarın ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile çok sayıda davetli katıldı. Tören, odak ülke Hindistan ve partner ülke Sırbistan milli marşı ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Sırbistan KOLO Dans ve Müzik Topluluğu performans sergiledi.

    “Türkiye hiçbir zaman parmak sallamakla hizaya getirilecek bir ülke değildir”

    Konuşmasında dünyanın yeniden şekillendiğini, bu gerçeğin görülmesi gerektiğini belirten Yıldırım, “Gelişmekte olan ülkelere gelişmiş ülkelerden fon akışını önlemek için fonları elinde bulunduran ülkeler tedbirler alıyor. Bir kısmı faiz yükseltmek bir kısmı rezerv parayı silah olarak diğer ülkelere ambargo ve kısıtlama şekilde tezahür ediyor. Bu küresel refah için hayra alamet bir iş değil. Hiçbir şekilde rezerv para silah olarak kullanılamaz. Dünya bir şaşkınlık içinde yeni ABD Başkanının aldığı kararları izlemektedir. Bu sürdürülebilir bir durum değildir ve mutlaka bu yanlıştan dönülmeli. Türkiye’yi tehdit ile hizaya getireceğini zannedenler büyük yanlış içindedir. Türkiye hiçbir zaman parmak sallamakla hizaya getirilecek bir ülke değildir. Yedi düvele karşı dimdik durmuş, istiklal mücadelesi vermiş bu millet bugün de aynı yerdedir. ABD ile yaşamaya başladığımız bu krizde, bütün partiler bu konuda tek ses haline gelmiştir. Bu ülkemize karşı dayatmalara karşı çıkmıştır. Bundan sonra iş siyasi iktidara, gerektiğinde meclise düşmektedir” diye konuştu.

    “Biz de bu anlayışa yönelmek durumundayız”

    Sadece ABD’nin faiz artırımı ile 4.5 trilyon doları gelişmekte olan ülkeler pazarından çekmeyi başardığını, Avrupa Birliği’nin (AB), 2.4 trilyon Avro’yu aynı yöntemle gelişmekte olan ülkelerden kendi ülkesine getirmeyi başardığını söyleyen Yıldırım, “Yatırımcılar bu tedbirlerle kendi milli sınırlarına dönmeye zorlanmaktadır. Dün sermayenin serbest dolaşımını savunanlar bugün kendi sermayesini başka ülke göndermemek için tedbirler alıyor. Bunu da vatandaşlarının refahı için yaptıklarını söylüyorlar. Biz de bu anlayışa yönelmek durumundayız. Yabancı sermaye girişimini daha da uzun vadeli özendirmek, kendi sermaye birikimimizi de ülkemizde tutmak mecburiyetindeyiz. Bunun yolu zor değil. Bu çağın ekonomisinin gerçeklerine göre hareket etmekten geçiyor. Daha yenilikçi anlayışı benimsemeliyiz” dedi.

    “Ekonomide de bugünlerde kış mevsimi var”

    Türkiye’nin ekonomik sıkıntı yaşadığının bir gerçek olduğunu kaydeden Yıldırım, “Her baharın bir kışı vardır misali ekonomide de bugünlerde kış mevsimi var ancak karşı karşıya olduğumuz zorlukları sızlanarak, şikayet ederek aşamayız. Siyasi eleştirilerle çözüm üretemeyiz. Herkes bilmeli ki hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemide 81 milyon Anadolu evladı ve aynı zamanda ümidini bu ülkeye bağlamış milyonlarca gönül dünyamızın insanı var. Kalbi bizimle atan milyonlarca kardeşimiz var. Türkiye geçmişte olduğu gibi bu zorluğun da üstesinden gelecektir. Milletimiz rahat olsun. Sen ben demeden biz olarak bu zorlukların üstesinden geleceğiz. Hedefimiz zorlukları aşmak ve tekrar etmemek için tedbirlerin köklü şekilde alınmasıdır. Milli ve yerlileşme çok önemli. 2000’de savunma sanayinde yerlilik oranı yüzde 24 iken bugün yüzde 65. Bu önemli gelişme ama yeterli değil” şeklinde konuştu.

    “AB’yi şartlar olumsuz olduğunda da yanımızda görmek istiyoruz”

    Konuşmasında Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerinde de bahseden Yıldırım, yaşanan bazı sorunların karşılıklı güven eksikliğinden kaynakladığını ifade etti. Yıldırım, “Avrupa Birliği, bazı durumlarda Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate almıyor. Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair milletimizde yerleşen kanaat ‘AB, Türkiye’yi oyalıyor’. Üzülerek ifade ediyorum; AB bu konuda yeterli samimiyette davranmıyor. Biz müzakereleri devam ettirip AB üyesi hedefinden vazgeçmiş değiliz. AB’den daha samimi, kararlı vizyoner bir bakış açısı bekliyoruz. AB’yi şartlar olumsuz olduğunda da yanımızda görmek istiyoruz” dedi.

    “Bağımsızlığın temel şartı ekonomik bağımsızlık”

    Ekonomik, sosyal ve siyasi ilişkiler dikkate alındığında günümüzde mutlak bağımsızlıktan söz etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Meclis Başkanı Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama siyasi bağımsızlığın temel şartının ekonomik bağımsızlık olduğu gerçektir. Ekonomimizin, güçlü askeri caydırıcılığımızın söz konusu olmadığı yerlerde dayatmalara maruz kalmak kaçınılmaz. Soğuk savaşın sona erdiği 1989’dan itibaren bütün dünya değişime girdi. Sovyetlerin dağılmasından sonra sahneye birçok yeni devlet çıktı. Bu durum ülkelere yeni ufuklar kazandırdı. Orta Asya’daki kardeş cumhuriyetler İle Balkanlar’daki ülkeler bağımsızlık kazanarak BM üyesi ülkeler arasına katıldı. Sevindiğimiz bu tablo bizimle birlikte dünyada pek çok ülkeye yeni fırsat pencereleri açmıştır. Aynı zamanda Çin’in de ekonomik güç olarak dünya sahnesine çıktığı dönem oldu. Hindistan da bu dönemde ekonomi alanda gücünü gösterecek önemli adımlar attığı ve büyümenin dikkate değer şekilde sürdürülebilir ülke haline geldi. Maalesef Türkiye zaman zaman istikrarsızlık nedeniyle özellikle 90’lı yıllarda ekonomik ve siyasi krizlerle geçirdi ve önüne gelen fırtsatları değerlendirmede zamanı etkin kullanamadı. 2000’li yıllarla birlikte istikrar ve güven sayesinde kriz sonrası Türkiye’nin ekonomisi büyümeye, ihracatı artmaya devam etmiştir. Benim de görev yaptığım dönemlerde alt yapının geliştirilmesi konusunda önemli mesafe kat edildi.”

    “Yeterli görmemiz söz konusu olmamalı”

    Türkiye’nin bugün 52 ülkeye 4 saat içerisinde erişebilen konumda stratejik bir coğrafyada yer aldığını kaydeden Yıldırım, “Önemli olan 25 trilyon doları bulan bu pazara erişebilmenizdir. Çok şükür Türkiye bunu başarmıştır. Türkiye karayolu, hava yolu ve demiryollarında bu atılımı gerçekleştirmiş olmanın verdiği avantajı kullanmaktadır. Alt yapı yetersizliğimiz söz konusu değildir. Diğer yandan şehirleşme konusunda yerel yönetimler ve merkezi hükmet bünyesinde dönüşüm projeleri hayata geçiriliyor. Ekonomik faaliyetlerde özel sektörün varlığı artmıştır. Ekonomimiz daha da dinamik hale gelmiştir. İhracat kapasitesi Türkiye’de 36 milyar dolardan 160 milyar doların üzerine çıkmıştır. Türkiye’nin kapasitenin birkaç kat arttığı açıkça görülüyor. Bunu yeterli görmemiz söz konusu olmamalı. Türkiye’nin potansiyeli bunların çok çok üzerinde” dedi.

    “Eski üretim kalıplarına devam edersek orta gelir tuzağından kurtulmamız çok zor”

    Dünyadaki değişen teknolojinin üretimin biçimini değiştirdiğini kaydeden Yıldırım, “Bu durum üretim ve ticaretin paradigmasını etkiliyor. Emek yoğun üretimden bilgiye dayalı teknolojik gelişme ağırlıklı üretime geçişi başladı. İnsanın düzenleyici ve denetleyici olduğu bir üretim modeline dünya hızla gidiyor. Bu durum maliyet, rekabet ve istihdamı da etkiliyor. Gelişen dünya ile rekabet etmek için bilgi ve teknolojiye sahip olmaktan başka yol yok. Yatırımları bundan sonra daha fazla yapma sorumluluğumuz var. Gençlerimizi bilgi ve teknoloji yoğun üretime yönlendirmek zorundayız. Eski üretim kalıplarına devam edersek orta gelir tuzağından kurtulmamız çok zor” ifadelerini kullandı.

    “Değişime ayak uydurma zorunluluğu var”

    Konuşmasında inovasyona vurgu yapan Yıldırım, şöyle konuştu: “Yenilikçilik çağında yaşıyoruz. Bu kavramı unutmayalım. İçimizdeki yüzyıl, bizim için geçmiş dönemde Fatih’in İstanbul’u fethi kadar önemli bir dönemdir. İcraat ile ticareti birleştiren bu kavramın özü sürekli yenilik, araştırma ve geliştirmedir. Şirketlerin uluslararası kalkınmanın temelinde yenilikçilik yatmaktadır. Yenilikçilik, devletlerin politikalarını dahi belirleyecek düzeye gelmiştir. Dünyada artık geriye gidiş söz konusu değildir. Hepimizin bu değişime ayak uydurma zorunluluğu var. Değişime direnç olursa değiştirileceğimizi göz ardı etmemeliyiz. Nuh Tufanı olmadığı sürece insanlık mecvut kazanımlarını koruyacak ve ileri gidecek. İnsan gücünün yerini makineler aldı. Bu makineler mekanik değil; 3 boyutlu yazıcı, akıllı robotlar gibi ‘makine’ demeye dilimizin varmayacağı yen üretim araçları birçok ülkede devreye girdi.”

    “Gelinen nokta cesaret verici”

    Ciroları milyarlarca dolarlara ulaşan şirketlerin geçmişinin 15 yılı geçmediğini, halbuki konvansiyonel 150 yıllık şirketlerin ekonomi sahnesinden çekildiğini söyleyen Yıldırım, “Akıllı telefon üreticileri, internet arama motorları, kitap dağıtım şirketleri, sosyal medya şirketleri; siz bunları kullanıp para kazandırıyorsunuz. Türkiye de benzer şirketler mevcut ama bizim bu şirketlerimizi uluslararası ölçeğe taşıma mecburiyetimiz vardı. Bakanlık dönemimde cep telefonu yapılması, bilgisayar yapılması gibi konularda gayret gösterdik. Bun yönde başlattığımız girişimler meyvesini vermeye başladı. Geç olmakla beraber gelinen nokta cesaret verici. Vestel’i ortaya koyduğu yılmaz çalışmadan dolayı tebrik ediyorum” açıklamasında bulundu.

    “Ticaret savaşlarının zamanı değil”

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da şöyle konuştu: “Umuyorum bu fuar vesilesi ile kurulacak dostluklar yeni iş birliği imkanları doğuracaktır. Önümüzdeki dönem ticaret önündeki engelleri kaldırarak kalkınma ve zenginleşmenin zamanı, ticaret savaşlarının zamanı değil. Ekonomik kalkınmada ana unsur hale gelen teknolojik gelişmeler mercek altına alınmaktadır. Teknolojinin küresel ekonomi için oyun kurucu olduğu bir yüzyılda yaşıyoruz. Teknolojiyi merkeze alan politikaların başarılı olacağı kesindir. Bu mücadelede iş birliği yapmamız gerekiyor. Biz de teknoloji odaklı projeler üzerinde çalışıyoruz.”

    “Fırsatları iyi değerlendirmek gerek”

    Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic de, şunları söyledi: “Çok kıymetli dost ülkemiz Türkiye’ye selamlarımı sunuyorum. Böyle büyük bir organizasyonda partner ülke olmak son derece gurur verici. Sırbistan ve Türkiye Cumhuriyeti arasında son dönemde en iyi dostluk ilişkileri kaydedildi. Hem siyasi hem de ekonomik anlamda ikili ilişkilerimiz son derece iyi. Sırbistan Cumhuriyeti’ni eğitim ve ticaret anlamında sunacağımız çok hizmetlerimiz var. İEF’de herkese her konuda cevap vereceğiz. Hem Türk ekonomisinin iyileşmesi bakımından hem de bölgedeki ülkelere ışık yakmasının öneminin altını çizmek istiyorum. Türkiye’den Sırbistan’a gelen turist sayısı 2. sırada bulunmakta. Bu fuara Karadağ’dan da heyet geldi. Bizler küçük ülkeler olabiliriz ama biz ortak olmalıyız. Global piyasada sunulan fırsatları iyi değerlendirmek gerek. Çeşitli ülkeler ve kültürler birleşiyor. İEF’de son zamanlarda görmeye alışkın olmadığımız tablolarla karşılaşıyoruz. Pek çok ülke burada birbirleriyle kaynaşıyor. Dünya hiç bir zaman bu kadar barış ve sevgiye ihtiyaç duymamıştır. İEF’deki bu barış ortamının dünyadaki en uzak yerlere ulaşması dileğiyle. Örnek olması dileğiyle. Karşılıklı anlaşmayı artıralım sevgi ve saygıyı artıralım.”

    “Fuarın, popülizm ve politika yapma yeri olmadığını düşünüyorum”

    Kürsüde ülke ekonomisi ile ilgili değerlendirmede bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın ardından konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Fuarın biraz popülaritesi gerilemiş olsa da son zamanlarda eski gücünü kazanmaya devam ediyor. İzmir Fuarı’nı 30 yıl önceki saf duygularla hatırlamak istiyorum. Fuarın, popülizm ve politika yapma yeri olmadığını düşünüyorum. İzmir’in Türkiye Cumhuriyeti’ne kattığı bir olma, güçlü olma duyguları ile anılmasını istiyorum” açıklamasında bulundu.

    “Sıkıntılarımız var ama umutsuz olacağımız anlamına gelmiyor”

    Açılışta konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak da şunları söyledi: “Fuarın tarihimizde çok önemli bir yer var. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan cumhuriyetimizin emperyalizme karşı verdiği onurlu mücadele ve bağımsızlık savaşı ile işin bitmediğinin bilincindeydi. Bağımsızlığın devamı için ekonomik, bilimsel ve kültürel alanlarda da mücadele gerektiriyordu. Fuarın temelleri 1923’te İzmir İktisat Kongesi’nde atılmıştır. Son dönemde görülen dış finansı kötü yönetmenin sıkıntıları ekonomiyi sıcak para ile şişirme stratejisinin sonucudur. TL’nin değer kaybı kur farkı zararlarına neden olmaktadır. Trump yönetiminin ülkemize karşı uyguladığı haksız yaptırımları kabul edemeyiz. Ekonomide olan biteni ekonomik saldırı sözlerinin arkasına gizlemek ve aspirin tedavisi uygulamak krizi derinleştirmek dışında bir işe yaramayacaktır. Enflasyon artmakta, işsizlik artmaktadır. Bugün sıkıntılarımız var ama umutsuz olacağımız anlamına gelmiyor. Türkiye, 90’lı yıllardan beri dünyanın en güçlü 20 ekonomisi arasındadır. Bu ekonomi doğru ilaç verildiğinde kısa sürede toparlanacaktır. Çağımızda yaşanan köklü değişimler ekonomilere yenilikçi olmak dışında seçenek bırakmamaktadır. Sanayi 4.0 dönüşümünü yapabilecek bir ekonomiye evrilmemizin yolu inovasyondan geçiyor.”

    “Coşku ve heyecan yaşıyoruz”

    İzmir Valisi Erol Ayyıldız, “İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kapılarını 87. kez dünyaya açmasının sevincini, coşkusunu ve heyecanını yaşıyoruz” dedi. Fuarın bu yılki temasının teknoloji olduğunu hatırlatan Vali Ayyıldız, “Fuar süresince çeşitli etkinliklerle ele alınacak temanın ülkemizin eşsiz fırsatlarının iyi değerlendirilmesine vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

    “Toplumlarda büyük değişiklikler oluyor”

    Hindistan Ankara Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya da, “İzmir Fuarı’na katılmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Dünya elbette tamamen bir dönüşüm içerisinde. Sizlere bunlardan bahsetmek istiyorum. Ekonomi açısından ve ideolojiler açısından toplumlarda büyük değişiklikler olmakta. Teknoloji son derece değişmekte ve fırsatlardan teknoloji sayesinde yararlanma fırsatı buluyoruz. Ekonomik yer çekimi Asya’ya doğru kaymakta ve burada yepyeni yükselen değerler var. İEF’e Asya ve Afrika’dan çok temsilci katıldı. Bu sayede ülkeler arasında yepyeni fırsatlar olacak ve pek çok piyasa ortaya çıkacak” dedi.

    “İzmir dünyanın en önemli fuarcılık şehirlerinden birisi”

    İEF açılışında konuşan ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Dünyanın yaşayan en eski fuarlarından biri burası. Türkiye’nin de ilk göz ağrısı. Evet; ilk olmak, öncü olabilmek önemlidir ama bu önderlik vasfını yaşatabilmek ve geleceğe aktarabilmek de bir o kadar önemlidir. Biz İzmir’de fuarcılığın çıtasını hep yukarı, daha yukarı taşıyoruz. Sadece genel ticaret fuarımızı değil, ihtisas fuarlarımızı da büyütüyoruz. Türkiye’nin en büyük ve en nitelikli fuarcılık merkezini İzmir’de kurduk. Adını Fuar İzmir koyduk. Her yıl onlarca fuar düzenliyoruz. Kıtaları, ülkeleri, kültürleri, ırkları, dinleri buluşturarak aynı zamanda evrensel barışa da hizmet ediyoruz. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmirlilere verdiği bir görevdir. O yüzden fuarlarımıza gözümüz gibi bakıyoruz. İddia ediyorum; bugün İzmir, sadece ülkemizin ve yakın coğrafyanın değil, dünyanın en önemli fuarcılık şehirlerinden birisi haline gelmiştir. Bu başarının altında, güçlü fuarcılık alt yapımız kadar, İzmir’in, tüm insanların bir arada ve barış içinde yaşadığı bir şehir olmasının da büyük payı var. Bu yönüyle İzmir, bugün dünyamızın önemli sorunlarından biri olan şiddet, hoşgörüsüzlük ve çatışmaların yerine barış ve uzlaşı kültürünü yerleştirmemizde örnek bir model olarak ortaya çıkmaktadır. İzmir Enternasyonal Fuarı ise Türkiye’nin gülen yüzüdür. Ülkemizin moral kaynağıdır. Sıcaktır, dost canlısıdır. Kardeşliktir. Ulusların kucaklaşmasıdır. Bir genel ticaret fuarından daha çok, aile buluşması gibidir” ifadelerini kullandı.

    “Merhaba dünya”

    Geçen yıl İEF’te Rusya’yı ağırladıklarını hatırlatan Başkan Kocaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçen yıl Rusya gibi güçlü bir devleti ağırlamış, ülkelerimiz arasındaki dostluk ve işbirliğine önemli katkı sağlamıştık. Bu yılki ‘odak ülke’ Hindistan’a ve ‘partner ülke’ Sırbistan’a, tüm hemşehrilerim adına ‘hoş geldiniz’ diyorum. Gelecek yıl da yine bir başka dünya devini İzmir’de, İzmir Enternasyonal Fuarı’nda konuk etmeyi arzuluyoruz. Bu konudaki görüşmelerimiz ve çalışmalarımız sürüyor. Bu fuarımızın başarısında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, üç yıldır sponsorluk desteği veren Folkart ve Vestel’e huzurlarınızda teşekkürlerimi sunuyorum ama en büyük teşekkürüm, bu fuarı 87 yıldır yaşatan, sahip çıkan İzmirli hemşehrilerime gelecek. Türkiye’nin ileri görüşlü, yenilikçi, çağdaş ve cumhuriyetçi o güzel insanlarına. Başta İzmir Enternasyonal Fuarı’nı bir sembol haline getiren unutulmaz belediye başkanımız Dr. Behçet Uz olmak üzere, bu fuara büyük emekleri geçen, katkı koyan tüm belediye başkanlarımızı ve elbette rahmetli Başkanımız Ahmet Piriştina’yı da, minnetle ve şükranla anıyorum. Barışın, hoşgörünün, özgürlüğün ve demokrasinin kenti aydınlık İzmir’den; 87 yıllık müstesna bir cumhuriyet eseri olan İzmir Enternasyonal Fuarı’ndan, tüm dünyaya sevgilerimizi ve selamlarımızı gönderiyorum. Merhaba Ege, merhaba Türkiye, merhaba dünya.”

    Protokol stantları gezdi

    Konuşmaların ardından partner ülke Sırbistan ve odak ülke Hindistan temsilcilerine plaket takdiminde bulunuldu, daha sonra kurdele merasimi yapıldı. Protokol, kurdele kesiminin ardından fuar alanında bulunan Sırbistan ve Hindistan stantları ile ‘ticaret holü’ standını ziyaret etti.

    Ticaret, kültür, sanat ve eğlencenin merkezi

    İEF’te partner ülke Sırbistan, odak ülke ise Hindistan olurken, ana tema ’teknoloji’ olarak belirlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından 7-16 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Türkiye’nin ilk ve tek genel ticaret fuarı İzmir Enternasyonal Fuarı; ticaret, kültür, sanat ve eğlencenin merkezi olacak. Ana sponsoru Folkart, inovasyon ana sponsoru Vestel ve etkinlik sponsoru Migros olan İzmir Enternasyonal Fuarı, son teknolojik gelişmeleri ziyaretçilerle buluşturacak. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın giriş saatleri 16.00-23.00 olarak belirlendi. Fuar giriş ücretleri, İzmirim Kart ile tam 4 TL, öğrenci ise 3 TL olurken; engelli ve refakatçi, gazi ve gazi yakını, şehit ailesi elektronik kart sahipleri ücretsiz olarak Kültürpark’a girebilecek. Kartla girişlerin yanı sıra bu yıl da Biletix ile girişler yapılabilecek.

  • İEF, son ana kadar coşku doluydu

    85. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), 10 gün boyunca dolu dolu geçti. Son gün tiyatro ve müzikallerle sanata doyan ziyaretçiler fuar kapanışını Sertab Erener’in müzik şöleniyle yaptı.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından gerçekleştirilen 85. İEF, son gününde yüz binlerce kişiyi Kültürpark’ta buluşturdu. Fuarda 10 gün boyunca tempo hiç düşmedi. Son gün etkinliklerinden Marko Paşa müzikali izleyenlerden tam not alırken, etkileyici senaryosuyla Kelebekler Özgürdür tiyatroseverlerin gönlünü fethetti. Kapanışın Sertap Erener konseriyle yapıldığı İEF, hafızalardan silinmeyecek ilkleri ve karnaval havasında etkinlikleriyle özlemle beklenecek.

    Son müzik ziyafeti Sertab Erener’den

    Türkiye’nin en güçlü seslerinden Sertab Erener, konseriyle fuarın son gününde inanılmaz bir geceye imza attı. Fuar ziyaretçilerinin büyük beğenisini kazanan Erener, Kırık Kalpler Albümü’nde yer alan şarkıların yanı sıra unutulmaz hitlerini de seslendirdi. 20 yıldır sahnede olan usta sanatçı, konseri son albümü Kırık Kalpler’den Aşk Beni şarkısı ile açtı. Yeni albümünden söylediği şarkıların yanı sıra, eski albümlerinden de şarkılar söyleyen Sertab Erener, Sen Yeter ki Sev şarkısını sevenleriyle hep bir ağızdan söyledi. Aldırma Deli Gönlüm şarkısıyla fuarda yer yerinden oynadı. Ayağı yere basıp dik duran kadınlar için seslendirdiği Tek Başıma şarkısı ve Aşk Seni Bulabilir de büyük ilgiyle dinlendi. Fuar kapanış konserinde büyük bir kalabalıkla karşılaşan Sertab Erener “Fuar güzel geçti mi?” diye sorduğu kalabalıktan büyük bir “Evet” yanıtı aldı. Kendisinin de motokros şovu FMX’i hayranlıkla izlediğini belirten Erener, konserine büyük tezahüratlar eşliğinde son verdi.

    Uygurlar 49 yıl sonra fuarda

    Nejat Uygur tarafından Türkçe’ye ve Türk tiyatrosuna uyarlanan müzikal Marko Paşa, izleyenlerden tam not aldı. 49 yıl önce ilk sahne deneyimini İEF’de yaşayan Nejla Uygur’u, çocukları Süheyl ve Behzat Uygur seyirci olarak izlemişti. 49 yıl sonra anneleriyle aynı sahneyi paylaşan Uygur kardeşler için fuar sahnesi ayrı bir öneme sahip. O yıllarda fuar sahnesinde anne babasını izlerken kendi tiyatrolarını kurmayı düşleyen Uygur kardeşler, 2016 yılında hayallerini gerçekleştirmiş bir şekilde sahnede unutulmaz bir geceye imza attı. 1970-1975 sezonunda merhum Nejat Uygur ile fuarda oynadıkları Marko Paşa’da aynı sahneyi paylaşan Nejla Uygur o sezon küçük yaşlarda olan oğullarına da oyunda küçük roller vermişti. Uygur ailesi 25 yıl hiç ara vermeden, 1991’de Çamlık Senar Tiyatrosu yıkılana kadar, fuarda sahneye çıkmıştı. Bu nedenle Marko Paşa’nın ve fuar sahnesinin Uygur ailesi açısından ayrı bir önemi bulunuyor.

    Mogambo’da son caz rüzgarı

    Uzun yıllar sonra tekrar seyirciye kavuşan, geçmişin en ünlü gece kulüplerinden Mogambo’da, caz günleri Yavuz Akyazıcı Project’in muhteşem performansıyla son buldu. Caz standartlarından, Türkçe popüler şarkıların caz uyarlamalarına kadar geniş bir müzik yelpazesi sunan grup; Teoman’ın Güzel Bir Gün, Duman’ın Senden Daha Güzel, Mirkelam’dan Hatıralar şarkılarını seslendirdi. Şarkılar hep bir ağızdan coşkuyla söylendi.

    Kelebekler Özgürdür ile duygu dolu anlar

    85. İEF’de sahne, Kelebekler Özgürdür ile kapandı. Dünyayı hiç görmeyen birinin gözlerinden göstermeye çalışan oyun, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Yer yer güldüren yer yer hüzünlendiren Kelebekler Özgürdür, seyirci ile çok samimi diyaloglar kurdu. Oyuncuların müthiş performansı ile büyülenen izleyiciler, görme engelli bir gencin yaşamından kısa bir kesite şahitlik etmiş oldu.

    Pitching’te ödül zamanı

    Bu yıl ilk kez düzenlenen Bir Yaratıcı Yapım Atölyesi ve Pitching Platformu ile sinemaseverler projelerini sunma şansı yakaladı. İEF kapsamında gerçekleştirilen atölye çalışmasında dünyada hızla değişen film üretim stratejileri genç sinemacılar ile paylaşıldı. Atölye kapsamında, kısa film yapımcıları ve tutkunları bir araya geldi. Pitching nedir, projeler sunulurken nelere dikkat edilmelidir gibi sorular hakkında ipuçları atölye katılımcıları ile paylaşıldı. Fuarın son günü etkinlik kapsamında, finale kalan 10 projeden biri olan Rukiye ile Alper Ayduman, İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı K. Hasan Tunçağ’dan birincilik ödülünü aldı. Kazanan projeye bir yıl boyunca ücretsiz danışmanlık verilecek diğer finalistlere ise sertifika verildi.

    FMX’te son gün heyecanı

    Adrenalin tutkunlarının hayranlıkla izlediği motokros gösterisi FMX Blackliner İEF’deydi. Adrenalini yüksek şovlara imza atan sekiz ünlü pilot yaptıkları gösterilerle fuarın unutulmazları arasına girmeyi başardı. Avrupa’nın en görkemli şovlarını fuar sokaklarına taşıyan FMX Blackliner ekibi, kurulan parkurda nefes kesen gösterileriyle izleyenleri büyüledi.

    Harika gösteri ’Globe’

    Sirk gösterilerini, müziği ve dansı harmanlayarak seyirciyle baş döndürücü şekilde buluşturan dünyaca ünlü grup CLOSE ACT’in fuarın son iki günü gerçekleştirdiği gösterisi GLOBE, yoğun katılımla gerçekleşti. Binlerce insan CLOSE ACT’in gösterisini izlemek için Kültürpark’ta buluştu. Dünya çapında performans sergileyen grup, İEF’e özel olarak Hollanda’dan 11 ton malzeme ile geldi. GLOBE gösterisi için kurulan 40 metrelik dev küre ve 46 kişilik kocaman ekibiyle özgürlüğün sanat hali İEF’de kanatlanıp uçtu.

  • 85 yıllık İEF çıta yükseltiyor

    85. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) açılışı nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İEF’de çağın gereklerine göre pozisyon almaya çalıştıklarını söyledi. İzmir Valisi Erol Ayyıldız ise “Bu fuardan çıkacak ses, sadece İzmir’de değil tüm dünyada yankılanacak” dedi. Ekonomi Bakan Yardımcısı ise İzmir Fuarı’nın kabuk değişimine dikkat çekti.

    Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, 85. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) açılışı nedeniyle basın toplantısı düzenledi. İEF’e konuk olan yabancı heyetlerin de katılımıyla bir otelde gerçekleştirilen toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın hem geçmişi hem de geleceği temsil ettiğini söyledi. İEF’in Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Bu kentte fuarlar yapın, sergiler açın” direktifiyle başladığını hatırlatan Kocaoğlu, “İEF, 85 yıllık dev bir çınar. Koca 85 yıl boyunca 2. Dünya Savaşı’nı da gördü, Dünya Ekonomik Buhranı’nı da. 2. Dünya Savaşı sırasındaki karartma gecelerinde bile fuar, mum ışığı altında işlevini gerçekleştiriyordu” şeklinde konuştu.

    “Özünü koruyan ama yenilikçi bir fuar”

    85 yaşındaki İEF’in çağa uygun olarak değişimleri ve gelişimleri takip ederek, değişmeyen tek şeyin değişim olduğuna inanarak ve sürekli kendini yenileyerek bu güne kadar geldiğini kaydeden Başkan Kocaoğlu şöyle devam etti:

    “Bugün İzmir Enternasyonal Fuarı’nı 85 yıllık tarihi ve deneyimiyle ve en önemlisi, büyüsünü bozmadan koruyarak yeniliyoruz. Özünü koruyarak bugüne aktarıyoruz. Fuarımızda bu sene inovasyonu öne çıkardık. Zaten İEF’in geçmişine baktığımızda, ilk ürünlerinin sunulduğu doğu ve batı bloğunun teknolojilerini yarıştırdığı bir fuar olduğunu görüyoruz. Bu yüzden bu sene yeniliklerin bu fuarda buluşmasını arzu ettik. Seneye ise inovasyonun başka bir konumu olarak tasarımı öne çıkaracağız. Bu sene çok iddialı bir fuar hazırladık. Yurtiçi ve yurtdışından 600 sanat ve eğlence insanını dünya ve İzmir’le buluşturmaya hazırlandık. Temel görevimizi fuarı hak ettiği yere getirmek olarak belirledik ve her yıl çıtayı biraz daha büyüterek hak ettiği yere getirmek için elimizden geleni yapacağız. Başarmak üzere çıktığımız bu yolda, yolumuz açık olsun.”

    “Tüm dünyada yankılanacak”

    İzmir Valisi Erol Ayyıldız ise fuar kelimesinin neredeyse hem ülkemizde hem de dünyada İzmir’le özdeşleştiğini belirterek, “Fuar, öğrencilik yıllarımdan beri ziyaret ettiğim ve İzmir’de gezilecek ilk yer olarak akıllara kazınan bir yer. Belki de dünyada başka ülkelere nasip olmamıştır. Bu anlamda fuardan yararlanmak için ne yapılırsa, sadece İzmir’e değil ülkemize ve uluslararası alana da katkı sağlayacaktır. Bu fuardan çıkacak ses sadece İzmir’de değil tüm dünyada yankılanacak” diye konuştu.

    “İzmir Fuarı kabuk değiştiriyor”

    Ekonomi Bakanı Yardımcısı Fatih Metin de konuşmasında, İzmir Fuarı gibi etkinlikleri her yıl daha da zenginleştirip İzmir’i iş dünyasında öncü sıraya getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bunun ilk adımını 85. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda attıklarını kaydeden Metin, “İEF, ülkenin hem Akdeniz havzasına hem de dünyaya açılmasına öncülük ediyor. Ülkemizin hızla büyüyen ve küresel anlamdaki rolünde fuarın büyük bir önemi var. İzmir fuarı kabuk değiştiriyor ”dedi.