Etiket: İddiası

  • (Özel Haber) Avcılar’daki Rüşvet Skandalında Bu Sefer De Tehdit İddiası

    Avcılar’da 4 zabıta memurunun tutuklanmasıyla ortaya çıkan rüşvet skandalında, bu sefer de tehdit iddiaları gündeme geldi. İddiaya göre, aynı iş yerine gelen zabıta ekipleri, tutuklu meslektaşlarını kastederek, “4 kişi içerideyken size rahat yok” dedi.

    Avcılar Belediyesi’ne bağlı Zabıta Müdürlüğü’nde görev yapan 4 zabıta memuru geçtiğimiz hafta rüşvet alırken polise suçüstü yakalanmıştı. Zabıta memurları tutuklanırken, yaşananlar ise saniye saniye görüntülenmişti. Olayın ardından dün sabah saatlerinde Alaattin Yıldız’a ait iş yerine gelen, tutuklanan dört zabıta memurunun mesai arkadaşları, iddiaya göre, iş yeri sahibini ve eşini tehdit etti. İş yeri sahibini tehdit ettikleri iddia edilen zabıtlar iş yerinin güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

    “4 KİŞİ İÇERİDEYKEN SİZE RAHAT YOK”

    Tutuklu zabıtaların mesai arkadaşlarının dükkanına geldiğini ifade eden, Yıldız, Avcılar Belediyesi’ne ait zabıtalarının, tutuklu arkadaşlarını kast ederek kendilerini tehdit ettiğini iddia etti. Yıldız, “Geldiğimden zabıtalar buradaydı. Ellerinde evrakla imar müdürlüğünden geldiğini ve dışarıda oturmak için yaptığım yerin yıkım kararı olduğunu söylediler. Ben de kendilerine “buranının emsalini Avcılar belediye hudutları içerisinde gösterebilirim” dedim. Buranın emsali olup da kaldırıma taşan yerler var. Benim kaldırım ile hiçbir alakam yok. Onlara resmiyete uymayan bir usulsüzlüğüm yok. Kendiler bana ‘Size burada Avcılar Belediyesi’nin ekmek yedirmeyeceğini siz de biliyorsunuz. Neden uğraşıyorsunuz 4 kişi içerideyken zaten size burada huzur verilmeyecek’ diyerek buna benzer kelimeler sarf ederek daha önceki arkadaşlarının öcünü alacağını ifade ettiler. Bana, ‘Sizin yerinizde olsam burayı kapatıp giderim’ sözleriyle ithamlarda bulundular. Ben de onlara usulsüz durumlarımın olmadığını söyledim. Bizim yüzümüzden arkadaşlarının cezaevinde olduğunu, ailelerinin de perişan olduklarını söyleyerek, “Siz iki bin beş yüz lira değil de, yarın öbür gün burada 250 bin liralarda harcayacaksınız ama yine de burayı kurtaramayacaksınız’ diyerek ithamlarda bulundular. Ben belediye başkanının böyle bir şey için gelip de bana teşekkür edeceğini, etmesi gerektiğini düşündüğümü söyledim. Gülerek cevap verdiler, ‘Daha bu evrak birinci evrak, size bir sürü daha evraklar gelecek. Burada şok olacaksınız, kime güveniyorsunuz’ dediler.

    “BURASI BİR BİDON BENZİNE BAKAR”

    İş yeri sahibinin eşi Gülşen Yıldız ise kendilerine zabıtanın iş yeri önündeki alanın yıkım kararını gösterdiğini ifade ederek, “Zabıta bize yıkım kararı olduğunu söyleyerek 3 gün müsaade verildiğini söyledi. Ben dedim ki ’rüşvet vermediğim için mi bize bu şekilde davranıyorsunuz’. Onlar eşimle konuşurken tepki göstererek, ‘Bu işin üzerinde duracağız’ dedi. Zabıtanın eşi, beni araştırıp evimi bulmuş. Her şeyimi araştırıp ailemi öğrenmiş. Olayın olduğu akşam yanıma geldi. Üstü kapalı tehditler geliyor bize. Olaydan sonra belediyenin encümeni geldi buraya. Biz hiçbir şekilde taviz vermedik. Telefon açtı bize, ‘Davanızdan vazgeçtiğiniz sürece biz her zaman arkanızdayız. Her türlü gereken yardımı yapacağız sizlere’ dedi. Adı İsmail olan zabıtanın eşi, buraya gelerek dedi ki, ‘Çok emek sarf etmişsiniz. Üzülüyorum sizin adınıza, Allah yardımcınız olsun. Çok yazık olacak, bir bakmışsınız cam çerçeve kalmayacak burada’ diyerek tehdit etti. Olay günü eşimle aşağıya inan zabıtanın eşi geldi olay akşamı. Beni hiçbir şekilde yıldıramazsınız dedim. Burası, ‘Bir bidon benzine bakar’ diye tehdit etti” şeklinde konuştu.

  • Doktorun Aynı Hastanede Çalışan Sevgilisini Hastanelik Ettiği İddiası

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bir doktorun aynı hastanede çalışan sevgilisini döverek hastanelik ettiği iddia edildi.

    Olay, Orhanlar Mahallesi Yalı Caddesi mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre, Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’nde çalışan Dr. F.K. (29), aynı hastanede çalışan ve sevgilisi olduğu iddia edilen Y.M. (25) ile gece eve gittiğinde bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışma sırasında F.K., genç kadını darp ederek ağır şekilde yaraladı. Yüzüne aldığı yumruk darbeleri ile neye uğradığını şaşıran kadın, evden kaçarak bir arkadaşının yardımı ile özel bir hastaneye kaldırıldı. Y.M.’nin yapılan muayenesinde burnunun kırıldığı ve göz çevresine aldığı darbeler nedeniyle şişme, morarma ve kesikler olduğu tespit edildi. Kulak burun boğaz, beyin cerrahisi ve plastik cerrahi doktorlarına muayene olan Y.M.’nin göz çevresine 8 dikiş atıldığı belirtildi. Hastane yetkililerinin polise haber vermesi üzerine Y.M., ifadesinin alınması için polis karakoluna götürdü. Y.M.’nin kendisini darp ettiğini iddia ettiği Dr. F.K.’dan şikayetçi olduğu öğrenildi. Y.M.’nin şikâyeti üzerine karakola getirilen Dr. F.K., Y.M.’nin de kendisine saldırdığını iddia edip şikayetçi oldu. Gazetecilerin iddialarla ilgili olarak görüştüğü Dr. F.K., dayak olayının doğru olmadığını söyledi.

    Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi yetkilileri ise, olay hakkında bilgileri bulunmadığını, resmi bilgi edindiklerinde ilgili kanun ve yönetmelikler çerçevesinde olayla ilgili soruşturma açabileceklerini söyledi.

    Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.

    BOĞULDUĞUNU SANDIĞI SEVGİLİSİ İÇİN ORTALIĞI AYAĞA KALDIRMIŞTI

    Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak çalışan Dr. F.K. ile aynı hastanede teknisyen olarak görev yapan sevgilisi Y.M., geçtiğimiz yıl 18 Haziran günü gittikleri plajda olay olmuştu. Doğum gününü kutlamak için gittiği plajda F.K. uzun süre denizden çıkmayınca boğulduğunu düşünen Y.M., polis, itfaiye ve 112 ekiplerinden yardım istemişti. Y.M., aynı zamanda dalgıç olan sevgilisi Dr. F.K. denizden yüzerek çıkınca rahat bir nefes almıştı.

  • Tarih Ve Dil Araştırmaları İçin Ayrılan İş Bankası Hisselerinin Amacı Dışında Kullanıldığı İddiası

    Karadeniz Teknik Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Üçüncü, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye İş Bankası hissesinden tarih ve dil araştırmaları için ayırdığı payın amacında kullanılmadığını öne sürdü.

    Prof. Dr. Üçüncü, Türk Ocağı’nın davetiyle geldiği Hatay’ın Dörtyol ilçesinde “Tarihten Günümüze Türk Kültürü” adlı bir konferans verdi. Gelişmiş ülkelerde kültürel kırılmalara bakıldığında ortak kültüre siyasetin etki etmediğini anlatan Prof. Dr. Üçüncü, şöyle devam etti:

    “Gelişmekte olan ve bizim ülkemizde tarih ve kültür şuuru gelişmediğinden siyasi ayrışmalar etkili olmaktadır. Politik kimlikler yüzeyseldir. Kültürel kimlikler kalıcıdır. Zengin tarihi ve kültürel kimliğimizi oturtamadık. Kitap ve gazete okumada çok gerilerdeyiz. Batı ile doğuyu karşılaştırmak gerekirse; Avrupa, 6-7 bin yazma kitabı varken, Rönesans ve Reform dönemini yaşamış; Türk ve İslam ülkelerindeki yazma kitap sayısı 90 bin civarında iken, bir atılım yoktur. Günümüzde Türk Üniversitelerinde 14 milyon kitap varken, sadece ABD’deki Şikago Üniversitesinde 16 milyon kitap vardır. İlk yüze giren bir kütüphanemiz yok. Bir milyonun üstünde kitabı olmayan kütüphaneler, sıralamaya girmiyor. Günümüzde finanstan önce proje gelmektedir. Proje de kültürel eğitimden ve bilgi birikiminden geçer. Bugünkü eğitim sistemimizle yeni teknolojilere sahip olamaz ve gerileriz. Dünya, hastalıkları ortadan kaldıracak teknolojilere sahip olurken ve 2090 yılında dünya nüfusunu 2,5 milyara indirmeyi planlarken; bizim hiçbir planımız yok. Bu, tükenen ve kirlenen dünyayı kurtarma projesidir. Kişi olarak da millet olarak da kim ve ne olduğumuzu sorup, öğrenmek zorundayız. Türkiye, bu eğitim sistemiyle ortaçağa dönüş halindedir.”

    Eski dünyanın 85 milyon metrekare olduğunu ve bunun 55 milyon metrekaresinin Türk Dünyası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kemal Üçüncü konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Şu anda bile 12 milyon kilometrekare alanda Türkler var. Macaristan’dan Hindistan’a bu alan ‘Aşk ve Gönül Medeniyeti’dir. Bu alanın yüzde 40’ında Türkler özgür ama yüzde 60’ında esirdirler. Bu coğrafya, Türk Hafızası mekanıdır. Kutuplara kadar. İngilizce’nin yayıldığı alandan sonra 2. sıra Türk Dili alanıdır. Türk dili 6. konuşulan dildir. Türk Kültür ve medeniyeti çok geniş iklim ve alana sahiptir. İran’ı bile 1040 tan 1928 e kadar Türkler yönetti. Türk Kültürü 1000-1200 yıllarında Harezm Akademisi en parlak dönemindedir. Türk Kültürünü İngilizler 300; Rusya 250 yıldır araştırırken; biz, 100 yıldır araştırmaya başladık. ‘Çadırdan Saraya; Çin’den Avrupa’ya 5000 yıllık Türk Sanatı’ müzesini beş saatte gezdim. Avrupalıların kökenini arayan İtalyan Mario, Karadeniz Türklerinden etkilendiklerini öğrenmiş. İskitlerin Türklükten çıkarılması, Avrupa’nın yayılmacılığındandır. Arkeogenetik üniversitelerin araştırma alanıdır. Bizim üniversitelerimizde böyle şeyler yok. Rusya’da varken, Türkiye’de ‘Türk Arkeoloji Bölümü’ yoktur. Atatürk, İş Bankası hissesinden Tarih ve Dil araştırmaları için ayırdığı pay, amacında kullanılmıyor. Araştırmaları destekleyecek burjuvalarda yok. ‘Altın Elbiseli Adam’ 3 bin yıl önceden kalmadır. Dünyada ilk halıyı Türkler milattan önce 5. yüzyılda dokumuştur. Türk Kitabelerini 300 yıl tartıştıktan sonra Türkler, tesadüfen öğrenmişlerdir. İmkan ve potansiyelimizin olduğunu gören Atatürk, Balkanlarda, Kafkaslarda ve Ortadoğu’da nüfuz edinmiştir. Avrupa, 1950 yılında Çelik Birliği ile yola çıkıp bütünleşmiştir. Bizler, politik ayrışmadan uzaklaşmak ve kültürel birleşmeyi sağlamak zorundayız. Ülkemizi, Eğitim-Bilim ve Sanatta ileriye götürmek zorundayız. Televizyonlar talep edilenleri programa koyar. Bilimsel bir talebimiz olmadığı için evlenme programları koyuyorlar. Suriye Savaşını henüz okuyamadık. Çin, Rusya, İran, AB, amaçları okunmalıdır. AB’nin Çin’e uzanacak bir demiryolu Türkiye’den geçsin istiyor. 2 Trilyonluk bir lojistikten payını alacak bir Türkiye, ileriye daha güvenle bakabilir. Bilgi, bilim, uygulamada tutarlılık olmalı. Hayatın merkezinde bilim, kültür ve sanatı koymak zorundayız.”

    Çok sayıda davetlinin dinlediği konferansa sonunda Türk Ocağı Dörtyol Şubesi Başkanı Sami Ocak tarafından katılımlarından dolayı Prof. Dr. Kemal Üçüncü’ye çiçek ve plaket verdi.

  • Antalya’da Okul Servisinde Cinsel İstismar İddiası

    Antalya’nın Kemer ilçesinde okul servisçiliği yapan bir kişi, 3 kız öğrenciye cinsel istismar iddiasıyla tutuklandı.

    Antalya’nın Kemer ilçesindeki ilköğretim okullarına öğrenci servisçiliği yapan sürücü, servis otobüsünün içinde 13-15 yaşlarındaki 3 kız öğrenciyi cinsel yönden istismar ettiği iddiasıyla tutuklandı. Polis tarafından suçüstü yakalandığı belirtilen şüphelinin tutuklandığı ve ‘Çocukların cinsel istismarı’ suçlarına verilecek cezaları düzenleyen TCK 103. maddesinin ilgili fıkrasına göre yargılanacağı belirtildi.

    KIZ ÖĞRENCİNİN ŞİKAYETİ TAKİP BAŞLATTI

    Edinilen bilgiye göre, cinsel istismar olayı Kemer’deki Hacı Hafize Saygan Caddesi üzerinde, ilköğretim okulunun karşısına park etmiş durumdaki servis otobüsünün içinde meydana geldi. İlçeyi sarsan olayda, ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi Ş.K., öğle teneffüsünde okul idaresine giderek 36 yaşındaki servis şoförü K.Ö.’nün önünü kestiğini ve tehdit ettiğini söyleyerek şikayet etti. Öğrencinin şikayeti üzerine okul idaresi hemen durumu Kemer Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi. Kısa sürede okula gelen sivil polis ekibi Ş.K.’yı takibe aldı. Bu sırada Ş.K. (14), Ü.K. (15) ve D.C. (13) arkadaşıyla birlikte Zekiye Pelit-Yusuf Daban Parkı’na gitti.

    POLİS KISKIVRAK YAKALADI

    Üç kızın parka gittiğini gören servis şoförü K.Ö., iddiaya göre parkın içine girerek Ş.K. ve diğer iki kız öğrenciyi ’Ne arıyorsunuz parkta, gelin bakayım ben sizi evinize yemeğe götürürüm’ diyerek parkın önüne park etmiş otobüse soktu ve kapıları kapattı. Otobüsün içine girdiklerinde üç kızı da cinsel yönden istismar etmeye başladığı iddia edilen K.Ö., gelişmeleri izleyen ve görüntüledikleri belirtilen polisler tarafından kıskıvrak yakalandı.

    SUÇLAMALARI REDDETTİ AMA TUTUKLANDI

    Cinsel yönden istismar ettiği kızlara cep telefonundan porno içerikli görüntüler izletmeye çalıştığı da iddia edilen K.Ö., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Evli ve biri kız biri erkek iki çocuk sahibi K.Ö.’nin suçlamaları kabul etmediği, kız öğrencilerin öğle tatilinde servis otobüsüne gelerek telefonundan internete girdiklerini öne sürdüğü öğrenildi.

  • Bilecik TSO’da Personel Alımında Torpil İddiası

    Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası (TSO)’nın eleman ihtiyacını karşılamak için yapılan duyuru sonrası katıldıkları mülakatı kazanan ilk 5 kişi arasındaki bazı adayların yeniden çağrılmamasına karşılık, CHP milletvekili Yaşar Tüzün’ün bacanağı olan kişinin işe alınması büyük tepki topladı.

    İddialara göre, Bilecik TSO personel alımı için bir başvuru bir ilan yayınladı. Bu ilan şartlarına uyan 29 kişi Bilecik TSO’ya başvuruları yaptı. 7 kişilik bir heyetin karşısına çıkan adaylardan 24 kişi elenerek 5 kişi ’bir sonraki mülakata çağrılacaksınız’ diye gönderildi. Son 5’e kalan adaylardan bazıları bir daha mülakata çağrılmazken, İ.K. isimli şahıs işe alındı. İş için müracaat eden ve mülakatı kazanarak yeniden çağrılmayı bekleyen adaylar TSO’nun uygulamasına tepki göstererek haklarının yenildiğini iddia ettiler.

    Öte yandan işe alına İ. K.’nın başvuran 29 aday arasında olduğu, ama ilk 5’e kalıp kalmadığı öğrenilemedi. Adaylardan ayrıca, başvuru formunda olmayan Fotoshop, Corel programlarını bilmeleri ve daha önceden fotoğraf çekimi tecrübesi olmasının arandığı diğer bir iddialar arasında yer aldı.

    Konu ile alakalı Bilecik TSO yetkililerden bir açıklama yapılmazken, Özel Kalem biriminde işe başlayan İ.K.’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün bacanağı olduğu öğrenildi.