Etiket: İddialarına

  • Milletvekili Kahtalı’nın avukatından gayrimenkül iddialarına cevap

    AK Parti Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı’nın Avukatı Nurettin Sert, son dönemlerde Malatya kamuoyunda Esenlik şirketinin gayrimenkulünün 2 tanesinin müvekkiline has satışının yapıldığı iddialarını yalanladı.

    Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Av. Nurettin Sert, Hakan Kahtalı’nın itibarını zedeleyici ve iyi niyetten uzak her türlü açıklamaların, yersiz gündem oluşturma çabası ve reyting kaygılarından kaynaklandığını ifade etti. 1990 yılında kurulan ve yüzde yüz Malatya Büyükşehir Belediyesine ait olan Esenlik Şirketi’nin, yaptığı yatırımlar ve oluşturduğu katma değer ile Malatya ekonomisinin önemli aktörlerinden biri haline geldiğini kaydeden Sert, “Piyasada fiyat dengesinin sağlanması açısından önemli bir görev üstelenen Esenlik, Malatya halkına kaliteli ürünleri en ucuz fiyattan sunma çabası içindedir. Esenlik şirketi marketçilik faaliyetini 44 şubesi bine yakın çalışanıyla ve 200’ün üzerinde yerel tedarikçi ile sürdürmektedir. Bu 200 civarı tedarikçi firmaların içerisinde, müvekkilimiz Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı’nın da yüzde 33 hissedarı olduğu şirkette bulunmaktadır. Müvekkilimizin hissedarı olduğu şirket 1998 yılından beri, Malatya ilimizde dahil olmak üzere 6 vilayetimize distribütör olarak ürün dağıtımı gerçekleştirmektedir. Aynı zamanda binin üzerinde müşterisine hizmet eden şirketin müşterilerinden biri de 1998 yılından beri Esenlik Şirketidir” ifadelerine yer verdi.

    Geçtiğimiz Haziran ayında Esenlik şirketinde gerçekleşen yönetim değişikliğinin ardından şirketin talebi üzerine tedarikçi firma yetkilileriyle istişare toplantısının gerçekleştirildiğini anımsatan Sert, “Bu toplantıda tedarikçi firmaları gecikmelerden kaynaklı finansal anlamda rahatlatabilmek için tedarikçi firma alacaklarının yeniden yapılandırılması ve talep eden firmalara alacaklarına karşılık Esenlik şirketinin sahip olduğu gayrimenkuller ve taşıtlardan alma önerisi sunulmuştur. Müvekkilimiz Hakan Kahtalı’nın yüzde 33 hissedarı olduğu şirketin, şirket yöneticisi, Esenlik şirketinin bu önerisine olumlu yaklaşarak, Esenlik Şirketinden ticari kayıtlarla sabit olan alacaklarına karşılık, yine Esenlik Şirketinin belirlemiş olduğu ve piyasa değerinin üzerinde bir fiyattan 1 dükkan üzerinde anlaşma sağlanmış ve dükkanın devri yapılmıştır. Esenlik şirketi daha önceki dönemlerde de birçok kez bu uygulamaya giderek Esenlik Şirketinin menfaatlerini korumuş ve finansal olarak firmasını güçlü tutmuştur. Müvekkilimiz Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı’nın hissedarı olduğu şirkete devredilen dükkan; şirket hissedarlarının hisseleri oranında tapuya tescil edilmiştir. Bu husus gerek Esenlik Şirketinin Yönetim Kararları gerekse tapu kayıtları ile sabittir.Ortada gizlenen saklanan bir satış işlemi olmadığı gibi herkese açık sıradan bir satış işlemi vardır” ifadelerini kullandı.

    Malatya halkının malı olan Esenlik Şirketini korumanın her vatandaşın görevi olduğu gibi tedarikçi firmalarında görevi olduğunun altını çizen Sert’in açıklamasında, “Esenlik şirketi yapmış olduğu araştırmalar ve ilgili kurumlardan aldığı görüşler çerçevesinde Esenlik şirketinin menfaatleri doğrultusunda gayrimenkullerini ve araçlarını borçlarına karşılık tedarikçi firmaların alacaklarına karşılık sunmuştur. İddia edildiği gibi Esenlik şirketinin gayrimenkulünün 2 tanesinin müvekkilimize has satışının yapıldığı tamamen yalan ve iftiradır.Bu anlamda farklı firmalara toplamda 3 dükkan,9 daire ve 27 araç satılmıştır. Ayrıca kendi açıklamalarında bulunan hali hazırda 3 dükkan, 3 daire ve 17 taşıtın da satılacağını açıklamışlardır. Müvekkilimiz Sayın Hakan Kahtalı’nın itibarını zedeleyici ve iyi niyetten uzak her tür açıklamalar, yersiz gündem oluşturma çabası ve reyting kaygılarından kaynaklanmıştır. Gündem olma saiklerine müvekkilimizin isminin alet edilmesi üzüntü ve şaşkınlık ile karşılanmıştır. Şeffaf , yasal, aleni iyi niyetli çabaların art niyetli yorumlanması ve konumlandırılmasından kaynaklanan mağduriyetlere ilişkin yasal haklarımızıda mahfuz tutuyoruz” denildi.

  • Şimşek’ten torpil iddialarına yanıt

    AK Parti Darende İlçe Başkanı Süleyman Şimşek, bazı basın yayın organlarında bir yakınına torpil istediğine yönünde çıkan haberlere ilişkin, “Partimizden çekilmeyen ve imzamın ve mührümün olmadığı fakstan benim hiçbir surette alakam yoktur.” dedi.

    İlçe teşkilatında gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Darende İlçe Başkanı Süleyman Şimşek, yaptığı basın açıklamasında, geçtiğimiz günlerde bazı basın organlarında yer alan torpil istediği yönündeki haberleri yalanlayarak, iddialardaki gencin yeğeni veya bir tanıdığı olmadığını söyledi. Şimşek, habere konu olan faksın, Darende’den çekilmediği gibi ilçe teşkilatının dahi bilgisi olmadan kişinin kendi inisiyatifiyle TBMM’ye çekmiş olduğunu, yine kişinin kendi açıklaması ile ortaya çıktığını belirtti.

    Uzun yıllardır ilçe başkanlığını yürüttüğünü ve böyle bir karalama ile gönül verdiği teşkilata leke sürülmesine müsaade etmeyeceğini belirten Şimşek, “Bu haber partimize zarar vermek için art niyetli olarak bilerek yapılmıştır. Bahsedilen genci ben ne gördüm ne de bilirim. İlçemize kayıtlı olup merkezde yaşadığını öğrendiğimiz bu genç ile uzaktan yakından alakam yoktur. Benim imzam ve mührümün olmadığı düz bir kağıt ile algı oluşturmaya çalışılıyor. Bu zehirli zihniyetlerin AK Parti üzerinde algı oluşturma çabasıdır” şeklinde konuştu.

    Şimşek, isminin torpil ile bir araya getirilerek kamuoyunda partisinin ve kendisinin yıpratılmaya çalışılmasını şiddetle kınadığını kaydetti. Şimşek, CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen’in araştırmadan, böyle bir faksı sırf AK Parti adına algı oluşturması için bilinçli şekilde kamuoyuna açıklamasını yalan ve iftira olarak niteledi.

  • O başkandan darp iddialarına yalanlama

    Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Aziz Aydın, yaptığı açıklama ile Türkiye Şehit ve Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Teşkilat Başkanı Adnan Kaya’yı darp ettiklerine ilişkin iddiaları yalanladı.

    Manisa’da gaziler yararına faaliyet gösteren 2 gazi derneği iddiaya göre aşure hayrı sebebiyle birbirine girdi. Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı ve Türkiye Şehit ve Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği, içinde bulunduğumuz ayın Muharrem ayı sebebiyle aşure hayrı düzenlemeyi planladı. İki derneğinde planladığı aşure hayrının aynı yerde, aynı tarihte ve aynı saate denk gelmesi derneklerin arasının açılmasına neden oldu.

    Sorunu düzeltmek için Kumludere Caddesi üzerinde bir araya gelen yöneticiler, tutuştukları kavganın ardından karakolluk oldu.

    İddiaya göre, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Aziz Aydın ve Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Yaşacan, Türkiye Şehit ve Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Teşkilat Başkanı Adnan Kaya’ya tekme ve yumruk ile saldırdı. Kafasından, kolundan ve yüzünden yaralanan Kaya, olay yerine gelen polis ekiplerince Manisa Devlet Hastanesine getirildi. Darp raporu alan Kaya, daha sonra Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Aziz Aydın ve Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Yaşacan hakkında polis karakoluna giderek şikayetçi oldu.

    Türkiye Şehit ve Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Teşkilat Başkanı Adnan Kaya’nın suçlamalarına ilişkin Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Aziz Aydın, karşıt açıklama yaptı.

    Hakkında söylenenleri yalanlayan Aydın, şöyle konuştu:

    “Dünkü olayda kendisine hiçbir şey yapmadım. Vakfınızı bitireceğim dedi. Ben bu kadarını söylüyorum. Genel başkanımızdan gelecek olan habere göre vereceğim. Ben vakfımıza küfür edilmesini, bilhassa şehit ailelerine, şehitlere, gazilere küfür edilmesini hiçbir zaman istemedim. Vakfımızı korumak zorundayım.”

  • Zabıtadan ‘dayak’ iddialarına yanıt

    Sosyal medyada yayılan ve bir zabıta memuru tarafından darp edildiği öne sürülen ağlayan çocuk görüntülerinin zabıtayla ilgisi olmadığı ortaya çıktı. Görüntüyü kaydeden kişinin ‘Seni zabıta mı dövdü?’ sorusuna çocuk, ‘Arı soktu’ diye cevap veriyor. Yaklaşık 40 saniyelik görüntüde, çocuğun ağzından zabıta kelimesi çıkmıyor.

    Bugün sosyal medyada ağlayan bir çocuk görüntüsü paylaşımı üzerinden, Bursa’da bir zabıta memurunun bir çocuğu darp ettiği iddia edildi. Hatta bu görüntüler üzerinden, konunun tam olarak ne olduğu bile anlaşılmadan zabıtayı eleştiren çok sayıda paylaşımlar yapıldı. Ancak görüntüler dikkatle incelendiğinde konunun zabıta ile hiçbir ilgisi olmadığı görüldü. Söz konusu görüntüde ağlayan çocuğun anlatımlarında olayın zabıta tarafından yapıldığına dair bir ifade bulunmazken, görüntüleri kaydeden kişinin sorduğu ‘Seni zabıta mı dövdü?’ sorusuna çocuk, ‘Arı soktu’ diye cevap veriyor. Görüntünün devamında çocuğun konuşmalarından pek bir şey anlaşılmazken, zabıta kelimesi ise sadece görüntüyü kaydeden kişinin ağzından çıkıyor.

    Öte yandan görüntünün paylaşıldığı bir sosyal medya platformunda olayın görgü tanığı olduğunu belirten bir vatandaşın açıklamalarda bulunuyor. Ali İlker Özkul adlı kullanıcı, görüntülerin altına yaptığı yorumda “Bu çocuğu ve video çekeni artı yanındaki bayanı gördüm. Bursa Şehreküstü Meydanı’nda çok uğraş verdiler ama çocuk bir zabıta diyordu bir çay ocağı diyordu. Bir aşağıdakiler dövdü diyordu ne söylediği belli değil. Hatta bayan da kızdı bir öyle bir böyle diyorsun diye. Umarım dövenler bulunmuştur” ifadesini kullanıyor.

  • Kayseri Şeker’den mobbing iddialarına yanıt

    Kayseri Şeker Fabrikası tarafından ’Türk şeker işçilerine mobbing uygulandığı’ haberlerinin ardından yapılan açıklamada; “Turhal Şeker Fabrikasında çalışan Türk şeker işçilerine kurumumuz adına yapılan açıklamada, şirketimiz ile çalışmak isteyen personelin aynı özlük hakları ile işlerine devam edebileceği belirtilmiştir” denildi.

    Şirket ile devam etmek istemeyen çalışanların Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından kendilerine ait olan makine fabrikalarına nakledildiğinin belirtildiği açıklamada; “Kayseri Şeker Fabrikamızın Özelleştirme İdaresi Başkanlığından satın aldığı Turhal Şeker Fabrikası ile ilgili olarak ulusal bir televizyonun ana haber bülteninde 12.06.2018 tarihinde ’Türk Şeker işçilerine mobbing uyguladığına’ dair asılsız ve mesnetsiz bir haber yayınlamıştır. Şirketimiz, 07.06.2018 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığında imzalanan satış sözleşmesi ile Turhal Şeker Fabrikası’nı 569 Milyon TL bedelle devralmıştır. 08.06.2018 tarihinde de Turhal Şeker Fabrikasında çalışan Türk şeker işçilerine Kurumumuz adına yapılan açıklamada, Şirketimiz ile çalışmak isteyen personelin aynı özlük hakları ile işlerine devam edebileceği belirtilmiştir. 11.06.2018 tarihi itibariyle fabrikada revizyon çalışmalarına başlandığından dolayı Şirketimizde devam etmek istemeyen çalışanlar, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından, kendilerine ait olan makine fabrikalarına nakledilmiştir. Revizyon çalışmalarının aksatılmaması için Türk Şeker’de çalışmaya devam etmek isteyen işçilere her gün belirli saatlerde fabrikaya giriş için izin verilmektedir. Ancak; Türk Şeker’e ait sendikalı işçilerin şirketimiz bünyesine geçmek istemediklerinden dolayı, pancar üreten binlerce çiftçinin mağdur edilmeden yetiştirdikleri pancarın zamanında teslim alınarak işlenmesi için, Kayseri’den kendi kadromuzda bulunan konusunda uzman ve teknik personelimiz geçici olarak Turhal Şeker Fabrikasında görevlendirilmiştir. Söz konusu haber tamamen asılsız ve gerçeği yansıtmamaktadır. Kayseri Şeker, faaliyet gösterdiği her alanda devletimizin, çiftçimizin ve çalışan personelimizin yanında yer almıştır ve almaya devam edecektir.” denildi.