Etiket: idam

  • Demokrasi nöbetinde idam için imza

    Darbe girişiminin ardından Denizli’de de başlayan demokrasi nöbetinde terör ve ahlak suçlularının idam edilmesi için imza kampanyası başlatıldı.

    Denizli’de, FETÖ’nün 15 Temmuz akşamı yaptığı darbe girişimine karşı demokrasi nöbeti sürüyor. Nöbet tutan vatandaşlar tarafından açılan stantta terör ve ahlak suçlularının idamı için imza kampanyası başlatıldı. Çınar Meydanında toplanan vatandaşlar sabahlara kadar meydanda nöbet tutarken, çocuklar ise geç saatlerde sandalye ve hasırlar üzerinde uyuyor. Nöbette zaman zaman yerel sanatçılar tarafından türküler seslendiriliyor.

    Nöbet tutan vatandaşlara, Merkezefendi Belediyesi ve çeşitli STK’lar tarafından çay, pilav ve çorba ikramı yapılırken, gecenin ilerleyen saatlerinde müezzinler tarafından şehitler için dualar ediliyor.

  • Bursa’da FETÖ’ye temsili idam

    Bursa’da darbe girişimi sonrası başlatılan demokrasi nöbetinde Fetullah Gülen temsili olarak idam edildi.

    Bursa’da demokrasi nöbeti devam ediyor. Onbinlerin akın ettiği Şehreküstü Meydanı’nda ortaya renkli görüntüler çıktı. Ellerine Türk bayrağını alıp, meydanlara gelen vatandaşlar darbe girişimine lanet yağdırdı. Bazı vatandaşlar meşale yakarken, bazıları da alan traktörle geldi. Ayrıca bir grup alanda büyük bir Türk bayrağı açtı. Yoldan geçen vatandaşlarda araç kornalarıyla demokrasi nöbetine destek verdi. Ayrıca dağ yöresinden gelen vatandaşlarda alanlarda yer aldı.

    Öte yandan Şehreküstü Meydanı’nda bir vinçle sallandırılan ipte Fetullah Gülen’in maketi sallandırıldı. Temsili idam edilen terör örgütü elebaşının önünde vatandaşlar bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Ayrıca maketin altında FETÖ’nün işlediği suçlar ve kararın idam olduğu yazıldı.

  • Muş’ta Fetullah Gülen’e temsili idam

    Muş’ta, darbe girişimine tepki gösteren vatandaşlar Fethullah Gülen’in maketini darağacında iple asarak temsili olarak idam etti.

    Muş’ta bir grup askerin darbe girişimine tepki gösteren binlerce vatandaş hükümete ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek vermeye devam ediyor.

    İlk olarak belediye meydanında toplanan vatandaşlar, Valilik önüne kadar yürüdü. Burada Muş Sivil Toplum Platformu ve Memur Sen tarafından organize edilen programla devam etti. Alanı dolduran yüzlerce vatandaş terör örgütlerine sloganlarla tepki gösterdi.

    Saatlerce alanda sloganlar eşliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek veren vatandaşlar, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) lideri Fetullah Gülen’in maketini alana getirdi. Burada darağacına getirilen ve İsrail ile ABD bayraklarının yer aldığı Gülen’in maketi geri sayım ile idam ettirildi.

    Vatandaşlar ‘idam istiyoruz’ diye sloganlar atarak ıslık çalıp seslerini duyurmaya çalıştılar.

    Alanı hınca hınç dolduran vatandaşlar sabah saatlerine kadar demokrasi nöbeti için beklemeye başladılar.

  • CHP’li Tüzün: “İdam cezasına karşıyız”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, darbe girişimi sonrası gündeme gelen idam cezasına geçmişten bugüne karşı olduklarını söyledi.

    CHP İl Teşkilatı yaşanan darbe girişimi sonrası basın açıklaması düzenledi. CHP Bilecik İl Başkanlığında düzenlenen açıklamaya, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, CHP Bilecik İl Başkanı Mehmet Metin Yaşar, CHP Bilecik Merkez İlçe Başkanı Gültekin Çalışkan, CHP Bilecik Kadın Kolları Başkanı Nurten Bilecikligil ve çok sayıda partili katıldı.

    Burada konuşan CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, darbe girişimini lanetledi. Tüzün, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Cumhuriyet Halk Partisi, tarihi boyunca asker sivil ayrımı yapmaksızın her türlü darbe girişimine ve vesayete şiddetli bir şekilde karşı çıkmıştır. Bundan sonra da karşı çıkmaya devam edecektir. Bu anlayış içerisinde CHP, parlamenter demokrasimize karşı gerçekleştirilen darbe girişimine ilk dakikadan itibaren tavır koymuştur. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olayın ilk anında açıklama yaparken, milletvekillerimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne koşmuştur. Bütün partilerin ortak tavır alması ve Yüce ulusumuzun gösterdiği demokratik direnme hakkı darbe girişimini başarısızlıkla sonuçlanmasında en büyük rolü oynamıştır. Bizim inancımız şudur ki sandıkla gelen, sandıkla gider. Milletin oyuyla gelen, milletin oyuyla gider. Amacımız cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkmak. Darbenin başarısız kılınmasında tüm baskılara rağmen özgür ve bağımsız kalmaya direnen medyanın rolünü de takdir etmek boynumuzun borcudur. Bu noktadan sonra darbecilerin hesap vermesi ve öncelikle toplumun normalleşmesinin sağlanması ve demokrasinin güçlendirilmesi için başta bütün siyasi partiler olmak üzere hepimize büyük görev düşmektedir. Darbeci cunta mensupları bütün işbirlikçileri ile tarihinde olmayan bir şekilde milletine ateş açmasını, kayıtsız şartsız milletin egemenliğinin adresi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bomba atmasının hesabını elbette ama elbette vereceklerdir” dedi.

    “Geçmişten bugüne idam cezasına karşıyız”

    Basın açıklamasının ardından soruları yanıtlayan CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın idamla ilgili bir kararı gelirse imzalarım sözlerine karşılık CHP’nin tutumu nedir?” sorusuna, “Böyle bir değişiklik gündeme geldiğinde ona bakacağız, gerekeni yapacağız. Ancak geçmişten bugüne kadar biz idam cezasına karşıyız” cevabını verdi.

  • Mehmet Ali Şahin’den idam cezası açıklaması

    AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, “Bütün bu yapılanları gördükçe, hatta parlamentoda kafamıza bombalar yağarken benim de, milletvekili arkadaşlarımızın da gönlünden ’Bunları sallandırmak lazım’ diye geçti” dedi.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından gündeme gelen idam cezasının geri getirilmesi tartışmalarına ilişkin ise Şahin, “İdam tekrar getirilebilir ancak yasalarda bir değişiklik yapıldığında lehte olan hükümler geriye yürüyor, aleyhte olanlar yürümüyor” ifadesinde bulundu.

    Karabük’te, FETÖ’nün darbe girişimine tepki göstermek amacıyla Kent Meydanı’nda toplanan vatandaşlara hitap eden Şahin, kent sakinlerinin toplanarak demokrasiye sahip çıktığı bu alanın adının “demokrasi meydanı” olmasını istedi.

    Şahin, darbe girişiminin millete karşı yapıldığını ancak bunu planlayıp uygulayanların milleti hafife aldığını ve hesaplarının tutmadığını söyledi.

    Girişimin başarılı olması halinde Karabük Valisi’nin görevden alınıp yerine Safranbolu 125. Jandarma Eğitim Alay Komutanı İstihkam Kurmay Albay Sedat Arıcan’ın getirileceğinin planlandığını anlatan Şahin, FETÖ mensuplarının bunu başaramadığını ve şimdi Arıcan’ın cezaevinde olduğunu hatırlattı.

    “Hiçbir Türk askeri kendi vatandaşına silah sıkmaz”

    Önceden Başbakan Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı ve TBMM Başkanlığı görevlerinde de bulunan Mehmet Ali Şahin, darbe girişiminde bulunanların Türk askeri olamayacağını belirterek, bunlar Pensilvanya’nın hainleridir. Hiçbir Türk askeri kendi vatandaşına silah çekmez, bombalar yağdırmaz. Neden acaba Temmuz ayının ortasında darbe teşebbüsünde bulundular? Önümüzdeki Ağustos ayında Yüksek Askeri Şura var. İzmir Cumhuriyet Başsavcı vekilliği çok önemli bir soruşturma dosyası hazırladı. Sanıyorum davası açılmak üzere. Bu soruşturma dosyasında Gülen terör örgütü mensubu olup, daha sonra pişman olan birkaç asker mensubunun da bilgilerine dayalı olarak çok önemli bilgilere ulaşıldı. TSK içinde bu yapıya mensup olan çokça rütbeli, rütbesiz TSK mensubunun isimleri tespit edildi ve haklarında dava açılma hazırlıkları başladı. Nitekim birtakım tutuklamalar da oldu. Bazıları da kaçtılar” dedi.

    ’Darbe teşebbüsü son kozuydu’

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da KPSS ile ilgili bir soruşturma dosyası hazırladığını, bu dosyada da TSK içerisinde bazı subayların eşlerinin sınavlara girip yüksek puanlar aldığının belirlendiğini ve bunların askeriyenin birçok yerinde memur olduklarını belirten Şahin, şöyle dedi:

    “Çünkü sorular çalınmış. Bu sorular bu yapıya mensup askerlere verilmiş, onların eşleri de çok yüksek puan alarak, milletin hakkını yiyerek memur olmuşlar. Cumhuriyet Başsavcılığı buradan hareketle o sınavı kazananların kimler olduğunu araştırarak bir bakmış ki bunların hepsi de TSK’da üst düzey asker. Bu soruşturma peş peşe gelince birtakım isimlere ulaşılmış ve şimdi bütün bunlar Yüksek Askeri Şura öncesi tabii ki şuranın önüne gelecek. Bu soruşturmalarda, iddianamelerde yer alan isimlerin terfi etmeleri bir yana Silahlı Kuvvetlerden ilişikleri kesilecek. Bu yapının bu darbe teşebbüsü son kozuydu. Yüksek Askeri Şuradan önce eğer bir harekette bulunmazlarsa, Silahlı Kuvvetler içerisindeki mensuplarının önemli bir bölümü deşifre edilecek ve Silahlı Kuvvetlerden ilişikleri kesilecekti. Bir tek çare kalıyordu, darbe teşebbüsünde bulunarak Türkiye’de yönetimi ele geçirmek.”

    “Bizimde aklımızdan ’Bunları sallandırmak lazım’ diye geçti”

    Vatandaşın idam istediğini, TBMM bombalanırken kendisinin ve arkadaşlarının “Bunları idam etmek lazım” diye akıllarından geçirdiklerini vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    ” İdam tekrar geri getirilebilir. Anayasa’yı değiştirirsiniz, idamı tekrar getirirsiniz. Ceza yasalarına da, anayasa değişikliği sonucu idamı tekrar yansıtabilirsiniz. Ancak yasalarda bir değişiklik yapıldığında lehte olan hükümler geriye yürüyor, aleyhte olanlar yürümüyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Anayasa değişikliği yapıp ceza kanuna getirdiğinizde, daha sonra çıkacağı için bu idamla ilgili hüküm, suç ondan önce işlendiği için uluslararası hukuk gereği aleyhte olan hükümler haklarında uygulanmayacağı için onlar hakkında idam kararı verilemeyebilir. Bütün bunlara rağmen, bu ihaneti yapmış olanlara karşı böyle bir cezayı uygulamak gerekmez mi? Vicdanlarımız ’gerekir’ diyor. Ancak bu konunun çokça tartışılması, üstünde çalışılması, bir mutabakatla bu konunun bir cevabının araştırılması gerekir. Bu sadece AK Parti’nin ’Ben yaptım oldu’ diyerek yola çıkarak çözeceği bir konu değildir.”

    “Altın nesilden hain nesile”

    Şahin, geçmişte eğitim alanında hizmet veriyor diye sempati duyulan yapının, aslında bunu reklam amaçlı kullandığının anlaşıldığına dikkati çekerek, “Amerika’ya sığınan bu zatın yatacak yeri yok. Şu insanları perişan ettiğine bakın. Kendisine inanmış, bunların birçoğu samimi inançlıdır. Kendisine inananları soktuğu şu perişan hale bakın. Mesleklerinden oldular, cezaevlerine düştüler. Siz ’Altın nesil yetiştireceğiz’ diye yola çıktınız, hain bir nesil çıkardınız bu milletin karşısına. Altın nesilden hain nesile. Utanın, bir özür, af dileyin. Beddua ediyordunuz, beddua şimdi size dönüyor. Bu perişan olan insanların aileleri şimdi bunlara beddua ediyor, ’Nereden de düştü bunun ağına bizim çocuklarımız’ diye. ’Bu işlerde parmağım yok’ diyorsan, gel Türkiye’ye hesap ver. Sana inanmış olanlar cezaevinde, sen orada oturuyorsun. Bir elin yağda, bir elin balda, utan” diye konuştu.