Etiket: İçine

  • Çamlığın içine TOKİ modern bir şehir kuracak

    Bursa’nın Büyükorhan ilçesinde çamlığın içinde yer alan eski çöplük alanına toplu konut inşa edilecek. Belediye ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından ortaklaşa yapılacak toplu konut inşaatı için müracaatlar alınmaya başladı.

    Büyükorhan Belediyesi olarak yerleşimi düzenli hale getirmek için eski çöp deposu olarak kullanılan alanda TOKİ’yle ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirten Başkan Hasan Taş, “Büyükorhan’ı yakın zamanda modern bir görünüme kavuşturacağız, TOKİ İdaresi Başkanı Ergin Turan ile ilçeye yapılacak konutlarla ilgili görüştük, son durumu değerlendirdik. Alt gelir grubuna yönelik daireler yapacağız. Bir takım eksikliklerimiz vardı. Onları da tamamladık. TOKİ yetkilileri de ilçemizde inceleme yaptılar. İlk müracaatları alıp halkımızla bilgilendirme toplantısı yaptık” dedi.

    Büyükorhan’da 80 adet 3+1, 112 adet 2+1 daire inşa edilecek

  • (Özel Haber) 15 Temmuz şehidinin babası: “O pilotun gözlerinin içine bakmak istiyorum”

    15 Temmuz’daki darbe girişiminde, FETÖ’cü hain pilot tarafından Özel Harekat Daire Başkanlığı’na atılan bomba sonrasında şehit olan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit’i şehit eden misket bombasının parçası ve özel eşyaları ailesi tarafından hazırlanan vitrinde sergileniyor. Kızını şehit eden misket bombasını göstererek ağlayan baba Yahya Kemal Yiğit, “O bombayı atan pilotun gözlerinin içine bakmak istiyorum” dedi.

    15 Temmuz darbe girişiminde sırasında FETÖ’cü hain pilotun Ankara Gölbaşı’nda bulunan Özel Harekat Daire Başkanlığı’na attığı bomba sonrasında 42 Özel Harekatçı şehit olmuştu. Şehit olanlardan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit’in Kayseri’nin Bünyan ilçesinde oturan ailesi, şehit Cennet Yiğit’in Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki operasyonda giydiği botlar, Özel Harekat üniforması, nişanlandığında kesilen kurdele, tuvalleri boyamakta kullandığı fırçalar, kendisini şehit eden misket bombasının parçası ve patlamada kullanılamaz hale gelen telefonunun da bulunduğu bir vitrin yaptırdı.

    Şehit Cennet Yiğit’i ve 15 Temmuz’daki hain darbe girişimini unutturmayacaklarını söyleyen baba Yahya Kemal Yiğit, “Cennet daha 7.-8. sınıfa giderken polis olmaya karar vermişti. Ama Allah ona üniversitede kısmet etti. Yani polis olmayı çok seviyordu” diyerek nasıl polis olduğunu anlattı.

    Cennet Yiğit vedalaşır gibi fotoğraf çektirdi

    Cennet’in en son Ramazan Bayramı’nda Kayseri’ye geldiğini ve tüm akrabalarıyla buluştuğunu anlatan baba Yahya Kemal Yiğit, “Şehit olmadan bir hafta önceydi. Bizi bayram ziyaretine gelmişti ve gitmeden bir gün önce, Cuma günüydü. Akşam üzeri kamuflajlarını da giymişti. Bahçeye çıktı ve ’Haydi, hep birlikte aile fotoğrafı çekinelim.’ dedi. Aile fotoğrafı çekindikten sonra herkesle ayrı ayrı fotoğraf çekindi. Sanki vedalaşır gibi. En son anneannesini çağırdı ve ’Gel benim pamuk anneannem, seninle de fotoğraf çekinelim.’ dedi ve sarılarak ’ben şehit olacağım ve önce seni yanıma alacağım, daha sonra da yedi sülaleni kurtaracağım.’ dedi. Bu şehit olmadan tam bir hafta önceydi. Cumartesi günü yolcu ettik ve Pazartesi günü mesaiye başladı. Cuma günü de bu olay oldu” diye konuştu.

    15 Temmuz gecesinde hiç bir şeyden haberinin olmadığını söyleyen Yahya Kemal Yiğit, “Alanya’dan bir arkadaşım aradı beni. ’Askeri darbe oluyormuş’ dedi. Ben de ne darbesi diyerek şaşırdım ve televizyonu açtım. O zaman haberimiz oldu. Cumhurbaşkanımızın televizyondan halka seslenişini izledim. Eşimle helalleştim. Komşumu aradım ve ben çarşıya gidiyorum dedim. Bu hainler bu darbeyi gerçekleştirirlerse bize yaşama hakkı tanımazlar. Hiç olmazsa gidelim sokakta şerefimizle ölelim. Sabah 5’e kadar biz de sokaktaydık. Daha sonra eve geldim. Tabi Cennet’ten haber alamıyorduk. Daha sonra da Ankara’ya gittik. Tabi o zaman öğrendik çocuğumuzun şehit olduğunu. Allah o günleri bu millete bir daha yaşatmasın. Bizim çocuğumuz şehit oldu. Adı Cennet’ti, Allah’ın cennetinde şu anda ama o darbe girişimde bulunan namussuzlar şu anda inan ki keşke biz de o sokaklarda sürünsek diyorlar ve yalvaracaklar. Allah onlara o acıyı yaşatacak. Bizlere bu acıyı yaşattılar ama benim çocuğum şerefiyle, haysiyetiyle şehit oldu. Onlarda ebediyen Allah’ın cehenneminde azap görecekler. Biz buna inanıyoruz çünkü Allah’ın Kur’an-ı Kerim’inde sözü var. Biz Allah’a iman etmiş insanlarız. Onun için de Allah onları kahretsin diyorum başka da bir şey demiyorum” ifadesinde bulundu.

    “Teröristlere atılmayan bombayı bizim çocuklarımıza attılar”

    Özel Harekat Daire Başkanlığı’na F-16’dan atılan misket bombasının bir parçasını gösteren baba Yahya Kemal Yiğit, “Çocuğumuz şehit olduğunda düzenlenen cenaze töreninde Özel Harekat Başkanlığında bunu buldum ve bunu sorduğumda, ’amca bu misket bombasının bir parçası’ dediler. ’Biz bunu yalvardık, insan haklarına aykırı diye teröristlere attırmadık. Fakat bu namussuzlar bize attılar’ dedi. İşte bu teröristlere atmadıkları bombayı bizim çocuklarımıza attılar. Bunlar bu kadar namert ve namussuz. Bunlara inanın değil insan, hayvan demek bile hayvanlara hakarettir. Bunlar hayvan bile değil, Allah’ın yer yüzünde en alçak varlık olarak nitelendirdiği münafıktır. Yani bunlara bir isim falan koyamıyorum. İşte bunu bizim çocuklarımıza kullandılar” dedi.

    “O pilotun gözlerinin içine bakmak istiyorum”

    “Bunu yapan insan olabilir mi? Bu nasıl bir canilik, bu nasıl bir insanlık? Kendi paralarımızla aldığımız silahları bize doğrulttular” diyen Yiğit, “Bunlar dünyanın en aşağılık insanlarıdır. Allah bunları bildiği gibi yapsın. Öbür tarafta zaten bunların hesabını verecekler ama bu roketi, bu füzeyi atan pilotun yüzüne bakmak istiyorum. İnşallah Allah bana fırsat verir ve sadece gözüne bakmak istiyorum. Başka hiçbir şey istemiyorum” şeklinde konuştu.

    Anne Huriye Yiğit de 15 Temmuz gecesi Cennet Yiğit’in bir mesaj gönderdiğini, mesaj sonrasında kızını aradığını anlatarak, “Bana dediği tek şey, ’Anne özel harekatta biraz sorun var toplantıya giriyorum, 2 dakika sonra seni arayacağım.’ Ondan sonra bir daha haber alamadık. Arıyoruz ama telefonu meşguldü. Sabah olunca eşim emniyetten öğrenmeye gitti. ’Ankara’ya gidin’ dediler. Ankara’ya gittik. Orada hemen Özel Harekata ulaştık. Özel Harekattan bizi Adli Tıp’a yönlendirdiler. Orada 3 gün bekledik ve 3 gün sonra kızımızın şehit olduğunu öğrendik” diye konuştu.

    Ablası Emine tarafından bir vitrin oluşturulduğunu söyleyen anne Huriye Yiğit, “Cennet’in kullandıkları var. Sur’da giydiği botları var, çamuruyla duruyor şu an. Öyle koyduk. Nişanlısının yaptırdığı Cennet isimleri var. Cumhurbaşkanımızın gönderdi bayrağımız var. Kur’an-ı Kerim’i sığdıramadığımız için koyamadık. Giydiği bordo bereli elbiseleri var. Mezuniyette giydiği elbisesi var. Resimleri, kullandığı fotoğraf makinesi, küçücük tokalarından tutun da elinin değdiği her şey var. Her şeyden birer parça koymaya çalıştık. Voleybol tişörtüne dahil bize hatırlatacak her şeyi koyduk” diyerek Cennet’i ve 15 Temmuz’u unutturmamaya çalıştıklarını söyledi.

    Cennet’in anne ve babasından habersiz akademiye başvurduğunu kaydeden abla Emine Yiğit, “Cennet bana ilk telefon açtığında ’Abla sana çok güzel bir haberim var’ demişti. ’Annemlere söyleme daha belli değil. Ben akademiye başvurdum. Akademiden geldiler öylesine forum doldurduk’ dedi. Daha sonrasında bana telefon açtı ve ’kabul etmişler’ dedi. Ama sesindeki o heyecan hala kulaklarımda. ’Ama annemlere söyleme sürpriz olsun saklayalım biraz’ dedi. 1-1.5 ay kadar sakladık. Tatile gelmişti Alanya’ya bizim yanımıza. O zaman babamlarla paylaşmıştı bu haberi” diyerek kardeşi Cennet Yiğit’in nasıl polis olduğunu anlattı.

    Cennet’in polislik mesleğini çok sevdiğini söyleyen Emine Yiğit, “Bayrak için, vatan için uğraştı. Onun içinde şehadete erdi zaten. Biz en son o gün gündüz konuşmuştuk. Yorgun görünüyorsun biraz dinlen dedim. ’Bugün biraz yoğun bir gün geçirdim’ abla dedi. Daha sonra akşam mesajlaştık. Darbe haberi bize ulaştığında sürekli mesaj attım kardeşime, sürekli aradım ama telefonu kapalıydı. Cevap alamadık. Daha sonrasında annem ve babam Ankara’ya gitti. Ben burada 3 gün bekledim. 3 gün sonrada kardeşimin şehit olduğu haberini aldım” diye konuştu.

    Son resmini tamamlamak kısmet olmadı

    Vitrinin bulunduğu odayı kardeşi Cennet’in fotoğrafları ve hatıralarıyla dolduran abla Emine Yiğit, “Cennet güzel sanatlardan resim öğretmeni mezunuydu. Çok severek yaptığı bir resmiydi bu. Fakat tamamlamak kısmet olmadı Cennet’e çünkü o ara akademi başlamıştı. Akademiye yoğunlaştığı için nasıl olsa bir ara tamamlarım dedi. Küçük küçük evde kendisi yapıyordu. Ama şehit olduğu için tamamlamak kısmet olmadı” şeklinde konuştu.

  • Orman yanmasın diye kendini alevlerin içine attı

    Antalya’da dün çıkan ve dört saatte kontrol altına alınabilen orman yangınında, 65 yaşındaki Ali Kurt’un feryadı dikkat çekti. Evine yaklaşan alevlere aldırış etmeyen Kurt, ’Ağaçlar yanıyor’ diye kendini alevlerin içine attı.

    Aksu ilçesi Hacıaliler Mahallesi’nde dün öğlen saatlerinde ormanlık alanda çıkan yangın bölgede bulunan sera ve evleri tehdit etmişti. Yaklaşık 10 hektar ormanlık alanın zarar gördüğü yangın 4 saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alınmıştı. Bölgede yaşayan vatandaşlar, yangının ev ve seraları tehdit etmesiyle büyük panik yaşamış, itfaiye ekipleri yangının ev ve seralara gelmemesi için yoğun çaba sarf etmişti. 65 yaşındaki Ali Kurt ise alevlerin tehdit ettiği evini düşünmek yerine ormandaki ağaçların yanmaması için kendini alevlerin içine attı.

    “Evimi bırakın orman yanmasın”

    İtfaiye ekiplerinin, yangının tehdit oluşturduğu evlerden birisi olan Ali Kurt’un evine tedbir amaçlı soğutma ve şerit çalışması gerçekleştirdiği sırada doğasever olduğu söylenen Ali Kurt isimli adam, daha fazla ağacın yanmaması için itfaiye ekiplerinin ormanın içine girmeleri konusunda ısrar etti. İtfaiye ekiplerinden olumsuz yanıt alan Kurt, sinirlenerek ormanın içerisine girmek istedi. Emniyet ve itfaiye ekiplerinin ikazını dinlemeyen yaşlı adam, “Evimi bırakın orman yanmasın. Orman olmazsa yaşayamazsınız” diyerek kendini alevlerin içerisine attı.

    “Ağaçları çok sever”

    Kocasının doğaya karşı ayrı bir sevgisi olduğunu belirten Kurt’un eşi Gülsüm Kurt, “Şeker hastası. Ağaçların yandığını görünce sinirlendi. Evi için değil ağaçlar yanmasın diye gidiyor. Ormanı çok sever. İki yıldır o ağaçlara bir şey olacak diye buradan çıkmıyor” diye konuştu.

    “Ekipleri ikna etti”

    Bir süre sonra emniyet ve itfaiye ekipleri yangına müdahaleyi kendilerinin yapacağını söyleyerek Ali Kurt’u ikna etti. İtfaiye ekipleri su hortumlarına ekleme yaparak alevlerin bulunduğu bölgede çalışmalara başladı.

  • Erdoğan: “Rusya’yla şimdi attığımız ve atacağımız bu adımlarla çok daha farklı bir sürecin içine gireceğiz”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şimdi attığımız ve atacağımız bu adımlarla çok daha farklı bir sürecin içine gireceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya’nın St. Petersburg kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir araya geldi. 24 Kasım 2015 tarihinde Türk sınırını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesiyle birlikte iki ülke ilişkilerinin gerilmesinin ardından iki lider ilk defa yüz yüze görüştü. Konstantin Sarayı’ndaki görüşmede Putin, Erdoğan’ı sıcak bir şekilde karşıladı ve iki lider tokalaşmanın ardından açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, “Böyle hassas bir dönemde sizlerin de bu randevuyu vermeniz nedeniyle çok teşekkür ediyorum. Aslında planlamamız malum G20 Zirvesiydi. O malum olaydan sonra bunun böyle süratle bir araya gelmemize vesile olması sebebiyle gerçekten teşekkür ediyorum. Çünkü Türkiye-Rusya ilişkileri çok farklı olumlu bir sürecin içerisine girmiştir. Önümüzde büyük hedefler belirlediğimiz bir süreçtir. İnanıyorum ki şimdi attığımız ve atacağımız bu adımlarla çok daha farklı bir sürecin içine gireceğiz. 15 Temmuz darbe girişimde gerçekten ertesi gün sizlerin lider noktasında bizi arayışı hem bütün heyetimizi hem halkımızı mutlu etmiştir. Pazar günü de İstanbul’da yapılan dev miting gerçekten halkımızın demokrasiyi sahiplenişi ve darbelerin karşısında durması bakımından çok anlamlıydı. Bu ziyaretle beraber, sırası bizde olan üst düzey istişare konsey toplantılarını da başlatacağımız için çok mutluyuz. Aramızda masada olan birçok ikili ilişkilerimiz var. Bölgenin siyasi olarak bizlerden beklentileri var. İnanıyorum ki dayanışmamız bölgedeki sorunların çözümüne de yardımcı olacaktır. Ben tekrar çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • Hatay Valisi Ercan Topaca: “Milletimizin içine nifak sokmak isteyenler olabilir aman dikkat”

    Hatay Valisi Ercan Topaca, İskenderun ilçesinde demokrasi nöbetinin tutulduğu Atatürk Anıt Alanı’nda halka seslendi. Vali Topaca, “milletimizin içine nifak sokmak isteyenler olabilir aman dikkat” dedi.

    Kardeşliğin asıl olduğunu ve diğer bütün fitne sebebi olan her şeyin teferruat olduğunu kaydeden Hatay Valisi Ercan Topaca, “bizim ülkemiz, bizim milletimiz sizler devletimizin arkasında durduğunuz sürece, bizlere sahip çıktığınız sürece, Cumhurbaşkanımıza sahip çıktığınız sürece, meclisimize sahip çıktığınız sürece inşallah bu memleketin huzuru daim olacaktır. Sizlere bir kaç hususu belirtmek istiyorum. Bizim birliğimiz, kardeşliğimiz asıl olandır. Sizlerin içine bizim milletimizin içine nifak sokmak isteyenler olabilir aman dikkat. Biz birbirimizi seviyoruz. Birisi size gelir der ki, ’bu Alevidir, bu Sunnidir, bu Kürttür, bu şudur, budur der’ asla bunlara itibar etmiyoruz. Kardeşliğimiz bizim için asıl olan budur. Diğer bütün o fitne sebebi olan şeyler teferruattır onlara itibar etmiyoruz” diye konuştu.

    Vali Topaca, ’idam isteriz’ diye seslenen halka Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu durumu meclisten geçmesi halinde onaylayacağını söylediğini belirtti. Devletine ihanet edenlerin elbet hesap vereceğini ifade eden Topaca, konuşmasını şöyle sürdürdü; “inşallah bu vatana, bu millete ihanet edenler cezasız kalmayacaktır. Bunu yapmaya çalışanlar, ona katılanlar, ona destek olanlar bugün hapishanelerdeler. O sabah saat beşten itibaren onları içeriye tıkmaya başladık. Daha da tıkacağız. Kim bizim devletimize, milletimize silah doğrultmuşsa, ihanet etmişse elbette onun hesabını verecek. İdam için Sayın Cumhurbaşkanımız meclis kabul eder önüme gelirse onaylarım dedi. Askerimiz, polisimiz bizim göz bebeğimizdir. Bizim askerimiz bize ihanet etmedi. İşte İl Jandarma Komutanımız bizimle beraber. İşte İl Emniyet Müdürümüz. İlk andan itibaren Sayın valim bizler devletimizin emrindeyiz dediler ve canla başla bizimle birlikte çalıştılar.”

    Hatay Valisi Ercan Topaca’ya Ak Parti Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk, İskenderun Kaymakamı H. Hasan Özyiğit, Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ, Jandarma Komutanı Turgay Aras, Belediye Başkanı Seyfi Dingil, belediye meclis üyeleri ve sivil toplumu kurumu temsilcileri de eşlik ettiler.