Etiket: İçindir

  • “Her engel aşılmak içindir”

    İzmir Büyükşehir Belediyesinin 3. Uluslararası Engelsizmir Kongresi kapsamında düzenlediği “EN-GEL-LE-ME” konulu uluslararası kısa film yarışması sonuçlandı.

    Ulaşımdan sağlığa, spordan kültüre kadar her alanda engellilerin yaşam kalitesini artırmak için çalışmalar yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, 1-3 Kasım tarihleri arasında “Engelsiz Üretim Modelleri ve İstihdam” temalı Uluslararası Engelsizmir 3. Kongresi’ne yönelik hazırlıklarını tamamladı. Kongre kapsamında, engelli haklarına ve engelli vatandaşların kentsel-sosyal yaşama katılımlarının kolaylaştırılmasına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen “EN-GEL-LE-ME” başlıklı ‘Engelsiz İzmir 2018 Ulusal Kısa Film Yarışması’nın kazananları da belli oldu. Kolokyum ve ödül töreninin 1 Kasım’da Fuar İzmir’de gerçekleştirileceği yarışmaya 21 filmin başvurduğu yarışmada ikincilik ödülünün sahibi “Maceracı Kuşlar” filmiyle Sevinç Karataş, Jüri Özel ödülünün sahibi ise “SEN isterSEN” filmiyle Cavit Karşal oldu. Birinci ve üçüncü olan filmlerin ödülleri, şartnameye uygun olmadığı için iptal edildi.

    Ödül töreni 1 Kasım’da

    ‘Engelsiz İzmir 2018 Ulusal Kısa Film Yarışması: Engelsiz Engelliler’in jürisi şu isimlerden oluştu:

    Danışman Jüri Üyeleri: Aysel Özkan (İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Dr. Öğr. Üyesi Zühal ÇETİN Özkan (DEÜ GSF Film Tasarımı Böl. Bşk.),

    Asil Jüri Üyeleri: Doç. Dr. Pelin Aytemiz (Başkent Ünv. İletişim Fak.) (Jüri Başkanı) Ali Ulvi Hünkar (İzmir Devlet Tiyatrosu Oyuncusu-Senarist) Sermet Yeşil (Eskişehir B.B. Şehir Tiyatrosu Oyuncusu) Aziz Günhan İmamoğlu (Yaşar Ünv. Film Tasarımı Böl.Öğretim Görevlisi) Onur Tansel Ebegil (Yaşar Ünv. Sanat Tasarım Fak. Öğretim Elemanı),

    Yedek Jüri Üyeleri: Tarkan Özel (Yönetmen) Serkan Şavk (İzmir Ekonomi Ünv. Sinema ve Dijital Medya Böl. Öğretim Görevlisi) Cem Özel (Özel Efekt Yönetmeni).

    Türkiye’de bir ilk

    Engelsiz yaşamın öncüsü olabilmek için yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi, engellilerin sorunları ve çözümlerine yönelik olarak 2013 yılında Türkiye’de ilk kez uluslararası bir kongre düzenlemişti. ‘Engelsiz İzmir’, bilimsel bir kongre olmasının yanı sıra, kentsel yaşamda engelleri ve engellileri görünür kılacak sosyal projeleri hayata geçirmeye başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 1-3 Kasım tarihleri arasında “Engelsiz Üretim Modelleri ve İstihdam” temalı Uluslararası Engelsizmir 3. Kongresi’ne ev sahipliği yapacak.

  • Karagözlü; “112 ambulansları acil durumlar içindir”

    Aydın Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Karagözlü, hastalara hizmet vermesi gereken ambulansların keyfi olarak kullanılamayacağını belirtti.

    112 ambulanslarının kullanım esaslar hakkında açıklama yapan Dr. Karagözlü, “7 Aralık 2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ‘Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğine’ göre; olağandışı durumlar istisna olmak kaydıyla hiçbir ambulans ve acil sağlık aracı cenaze nakli amacıyla kullanılamaz. Ancak ambulansta ölüm olayı gerçekleştiğinde, trafik kazası, afet gibi kaza mahallinden ölülerin hastane veya ilgili morga nakilleri, adli mercilerin de onayı alındıktan sonra yapılabilmektedir. Buradaki amaç ise, olay yerindeki cenazenin bir an önce ilgili kuruma nakledilmesi ve toplumsal duyarlılığın yerine getirilmesidir. 112 ambulansları, bunun dışında hastaneden eve, hastaneler arasında ve şehirlerarasında cenaze nakil aracı gibi kullanılmamaktadır. Cenazelerin il içi ve dışında nakli için gerekli cenaze nakil aracı, tabut ve benzeri donanımın temin görevi belediyelere aittir. İlimiz sağlık yetkililerini sorumluluğa ve konu ile ilgili yanlış bilgi var ise, ivedi olarak geçerli bir açıklama yapmaya çağırıyoruz” dedi.

  • Sekmen: “İstikametimiz, tercihimiz güçlü bir Türkiye içindir”

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Tıpkı İstiklal Savaşı’nda olduğu gibi bugün de yedi düvelle savaşıyoruz. Bu kutlu yolda istikametimiz, tercihimiz güçlü bir Türkiye içindir” dedi.

    Başkan Sekmen, Karayazı’da düzenlenen mitingde vatandaşlara Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni anlattı. Muhtarlarla yaptığı toplantıda sandığın ve ‘Evet’ tercihinin önemine vurgu yapan Başkan Sekmen, “Milletimizin meydanlardaki ‘Evet’ ile ilgili coşkusunu gördükçe yarınlara olan azmimiz ve inancımız daha da artıyor” diye konuştu. “Geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacak olan Yeni Hükümet Sistemi’nde nelere evet dediğimizi sürekli ifade ediyoruz” diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: “Bizler 16 Nisan’da neye evet dememiz gerektiğini şöyle ifade ediyoruz. Yargı tarafsız olsun, Meclis hükümeti denetlesin, millet hükümeti doğrudan seçsin, sıkıyönetim kalksın, askeri yargı kalksın, darbeci, vesayetçi anlayış tamamen son bulsun, yargıda vesayet bitsin, vesayet odaklarının yargıya sızması engellensin diye ‘Evet’ diyeceğiz. Yetişmiş gençlere seçilme hakkı verilsin,

    18-24 yaş arasındaki gençler milletvekili olabilsin, Mecliste milletin vekil sayısı artsın,

    bürokrasi azalsın, büyüme hızlansın, Hükümetin icraatları hızlansın, koalisyonlar, hükümet kurulamama krizleri tarih olsun diye ‘Evet’ diyeceğiz. Cumhuriyetimiz güçlensin, üniter yapımız güçlensin, birliğimiz, kardeşliğimiz artsın, güçlü ve kararlı yönetimle terör örgütlerinin kökü kazınsın, Türkiye, dünyada daha çok söz ve hak sahibi olsun, örnek alınan ülke haline gelsin diye tercihimizi ‘Evet’ten yana kullanacağız.”

    “16 Nisan dünya tarihine de yön verecektir”

    Başkan Mehmet Sekmen, 16 Nisan’da yapılacak olan referandumun Dünya Tarihi’ne de yön vereceğini bildirdi. Sekmen, şöyle devam etti: “Ülkemizin yıllardan beri geçtiği çileli yolda birçok ihtilallerle, komplo teorisiyle, cuntacılarla, darbelerle, e-muhtırayla, gezi olaylarıyla, paralel devlet yapılanmasıyla karşılaştık. Biz bu çileli yolda milletimizde var olan mukaddesatla dimdik ayakta durabildik. Peygamber Efendimizin duasına mazhar olan bu ümmetle birçok zafer elde ettik. Bundan bir asır önce kahraman ecdadımız, bütün dünyaya ‘Çanakkale Geçilmez’ diye haykırdı. Din-i mübin-i İslâm için kanlarını ve canlarını feda etti.

    Mabetlerimize namahrem eli değdirtmediler. Şehadetleriyle dinimizin temeli olan ezanlarımızın susturulmasına müsaade etmediler. İmanlarıyla, cesaretleriyle, fedakârlıklarıyla, Allah’ın inayet ve yardımıyla büyük bir zafer kazandılar. İşte şimdi şanlı ecdadımıza bir zafer daha kazandırma sırası bizde Nasıl ki insanların fert olarak imtihanları söz konusuysa milletlerin de imtihanı vardır. Millet olarak biz de tarihin hemen her döneminde zorlu imtihanlardan geçtik. Varlığımıza, inancımıza, mukaddesatımıza, huzurumuza kast edildi. Aynı secdede Rahman’a kul olmakla, aynı kıblede istikameti bulmakla, birbirimize verdiğimiz değerle, muhabbetimizle, birlik ve beraberlik ruhuyla bütün zorlukların üstesinden geldik. Din, ezan, bayrak ve mukaddesat uğrunda Doğusuyla, Batısıyla, Kuzeyiyle, Güneyiyle hep birlikte aynı safta mücadele ettik. Binlerce evladımızı şehit vererek bu toprakları hep birlikte vatan kıldık. Bugün millet ve yaşadığımız coğrafya olarak yine bir imtihandan geçiyoruz. Dünya’nın bütün süper güçleri ve yedi düvel ‘Hayır’ı, aziz milletimiz de ‘Evet’i savunuyor. İnşallah 16 Nisan’da ikinci diriliş ve demokrasi destanımızı aziz milletimizle hep birlikte yazacağız.”

  • Muslera: “Rekorlar kırılmak içindir”

    Galatasaray’ın Uruguaylı file bekçisi Fernando Muslera, Zoran Simoviç’in rekorunun kolay kırılacak bir rekor olmadığını belirterek, “Üzgünüm fakat rekorlar kırılmak içindir. Ben de bu rekorları kırma yolunda emin adımlarla yürüyorum” dedi.

    Sarı-kırmızılıların file bekçisi Fernando Muslera, Spor Toto Süper Lig’in 22. haftasında TT Arena’da oynanacak Beşiktaş derbisinde ligdeki 188. maçına çıkacak. Muslera, karşılaşmada forma giymesi halinde kulübün eski kalecilerinden Zoran Simoviç’e ait 27 yıllık rekoru egale edecek. Bu maç öncesinde deneyimli kaleci, kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu.

    “Bu rekor için heyecanlıyım”

    188. lig maçına çıkacağı için çok mutlu olduğunu söyleyen Muslera, “3 hafta kadar önce kulüp tarafından bu konu hakkında bilgilendirilmiştim. Önemli bir rekoru kırmaya hazırlandığım için heyecanlı olduğumu söyleyebilirim. Takımın bana duyduğu güven üst seviyedeymiş ki bu kadar maç oynamışım” şeklinde konuştu.

    “Galatasaray benim evim, ailem”

    Galatasaray’a transfer olduğunda bu kadar başarıları olacağını düşünmediğini belirten deneyimli file bekçisi, “Çünkü bu futbol; her an her şey olabiliyor. Yıllar geçti. Galatasaray formasıyla elde edilen başarılar sonrası bu noktaya geldik. Daha çok oynamak istiyorum. Ki böylece bu rekor bir daha kırılmasın. Galatasaray benim evim, ailem. Her fırsatta bunu söylüyorum. Avrupa kariyerimi burada bitirmek istiyorum. Galatasaray benim hayatımın önemli bir bölümünü kaplıyor. Ülkeme dönüp futbola başladığım kulüpte tamamlamak istiyorum. Şimdilik planlarım bu yönde” diye konuştu.

    “Üzgünüm fakat rekorlar kırılmak içindir”

    Zoran Simoviç’in rekorunun kolay kırılacak bir rekor olmadığını vurgulayan Muslera, “Demek ki çok önemli işler yapmış. Onu kutluyorum ve buradan esprili bir mesaj gönderiyorum: Üzgünüm fakat rekorlar kırılmak içindir! Ben de bu rekorları kırma yolunda emin adımlarla yürüyorum. Buradan kendisine selamlarımı gönderiyorum. Mutlaka bir gün bu rekor da kırılabilir. Ama uzun yıllar sürmesini isterim. Rekoru kendi elimde bulundurmak beni çok mutlu edecektir” ifadelerini kullandı.

    Beşiktaş maçı hakkında da açıklamalarda bulunan Muslera, “Önemli bir maç bizi bekliyor. Yaşadığımız puan kayıpları var. Puan farkının açılmaması ve yarışın içinde kalmak için kesinlikle galip gelmemiz gerekiyor” dedi.

  • Kılıçdaroğlu: “Sıradan Bir Dava Olmadığı İçindir Ki Büyükelçiler Ve Konsoloslar Bu Davayı İzlemeye Gidiyorlar”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün davasına katılan konsoloslara yönelik eleştirilere ilişkin, “Bu dava sıradan bir dava değildir. Sıradan bir dava olmadığı içindir ki büyükelçiler ve konsoloslar bu davayı izlemeye gidiyorlar. Anayasanın 141’inci maddesine göre mahkemelerdeki duruşmalar herkese açıktır. Herkes gidip duruşmayı izleyebilir. Sizin ne işiniz var orada demek, anayasanın bu maddesi karşısında havada kalıyor” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı MİT TIR’ları davası ve duruşmaya katılan konsoloslara yönelik tepkilere ilişkin, “Bir ayıptan Türkiye’nin kurtulması lazım. İki gazeteci bir haber yaptı, gazetelerde yayınlandı. Haber yanlış mıydı? Hayır. Uzun bir mücadeleden sonra Anayasa Mahkemesi karar verdi. ‘Tutuklanmalarına gerek yok, bunlar delil gizleyemezler, zaten haber yayınlanmış. Ayrıca insan haklarına aykırı, hak ihlali var.’ Serbest bıraktı. Vay sen misin serbest bırakan. Bu dava demokrasinin yargılandığı bir davadır. Türk hukuk sisteminin yargılandığı davadır. Bu dava sıradan bir dava değildir. Sıradan bir dava olmadığı içindir ki büyükelçiler ve konsoloslar bu davayı izlemeye gidiyorlar. Siz misiniz bu davayı izlemeye gelenler? Ne söylüyor; ‘Siz kimsiniz ya sizin ne işiniz var orada. Diplomasinin de bir edebi, adabı var. Burası senin ülken değil, burası Türkiye.’ Evet burası Türkiye, onun ülkesi, daha farklı orada insan hakları var. Onların ülkelerinin çoğunda demokrasi var. Bir yere gelmek, o yerin hakkını vermek bir erdem işidir. Bu millet sizi Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtmuşsa bu koltuğun hakkını vermek zorundasınız. Her şeye maydanoz olan, her konuda konuşan bir kişi Cumhurbaşkanı olamaz. 78 milyon vatandaşı kucaklayacak bir dil kullanırlar. Ama bizde böyle bir özellik yok. Peki bunlarda çıkıp deseler, ‘kardeşim sizin ne işiniz var Suriye’de’ ne diyeceksin. Anayasanın 141’inci maddesine göre mahkemelerdeki duruşmalar herkese açıktır. Herkes gidip duruşmayı izleyebilir. Sizin ne işiniz var orada demek anayasanın bu maddesi karşısında havada kalıyor” ifadelerini kullandı.

    İş adamı Rıza Sarraf’ın ABD’de tutuklanmasına da değinen Kılıçdaroğlu, “Rıza Sarraf ABD’de tutuklandı, birilerinin gece uyuması biraz zor. Şimdi Sayın Erdoğan ABD’ye gitti. Herhalde Rıza Sarraf’ı ziyaret eder hapishanede. Arkadaşlıkları var çünkü, devletin protokolünde yer ayırmışlardı. Ayıptan Türkiye’yi temizlemenin birinci yolu 17-25 Aralık soruşturmalarını yeniden açmaktır. Diyorlar ki, ’Bu Rıza Sarraf tutuklandı ama bizimle ne ilgisi var” ifadelerini kullandı.