Etiket: İçinde

  • Prof. Dr. Saraçoğlu: “Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar”

    86 yıllarıdır. Mersin, İskenderun limanlarından tahıl gemilerinden biri geliyor biri gidiyor. Götürdükleri buğday, mercimek, nohut ve kuru fasulye. Bütün Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar. Sonra bizim insanımıza bu buğdaylar zaten verimsiz diye Meksika buğdayını dayattılar” dedi.

    Safranbolu Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından ‘Dünya Miras Kentinin Kırmızı Altını Safran’ projesi kapsamında konferans düzenlendi. Karabük Üniversitesi Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Salonu’nda gerçekleşen konferansa Karabük Valisi Kemal Çeber, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, Doç. Dr. Sakine Karaağaç, İşadamı Şefik Dizdar, kurum müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, modern tıbbın çaresiz kaldığı noktalarda alternatif tıbbın çözüm olduğunu armut örneği ile açıklayarak “Hamile kadınlarda amniyon sıvısı azalmışsa, rahimde su azalmışsa modern tıp bu konuda hiçbir şey yapamaz. Ya bebeği alacaklar ya da Göksü armudu yedirilip amniyon sıvısı arttırılmalı. Bir şey daha var. Taze sıkılmış havuç suyu. Bu iki önerim sayesinde binlerce kadın bebeğini hayata bağladı, normal doğum yaptı. Yoksa modern tıpta bunun çaresi yok.” diye konuştu.

    Türkiye’de bitkilerin değerinin bilinmediğini söyleyen Saraçoğlu, Almanların ökse otundan yaptıkları bir kemoterapi iğnesini 7 bin TL karşılığında sattığını belirtti.

    “Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar”

    Anadolu topraklarında 1950 yılında en büyük hırsızlığın Amerikalı J. Harlen tarafından yapıldığını açıklayan Saraçoğlu, şunları söyledi:

    “J. Harlen 1948’de Anadolu’ya gelir, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Yusufeli’ne kadar çıkarak 25 sandık dolusu tohumu Amerika’ya götürdü. Bizim malımızı bize sattılar adamlar. Bunu 1948 yılında yaptılar. Anadolu’nun en çok boşaltıldığı dönem 1984-86 yıllarıdır. Mersin, İskenderun limanlarından tahıl gemilerinden biri geliyor biri gidiyor. Götürdükleri buğday, mercimek, nohut ve kuru fasulye. Bütün Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar. Sonra bizim insanımıza bu buğdaylar zaten verimsiz diye Meksika buğdayını dayattılar.”

    “Milyonlarca ciltlik arşivler heba oldu”

    Saraçoğlu, Çinli Tu-Youyou adındaki kadının Çin arşivlerine girip 2 bin 500 yıl önceki el yazmalarını okuduğunu ve Çin, Bulgaristan, Japonya, Hindistan ve Polonya gibi ülkelerin alfabelerini değiştirmediğini de kaydederek, “Kendi arşivlerine girip okuyabiliyorlar. Biz bugün Osmanlı arşivlerine girip evlatlarımıza atalarımızın yerli ve milli kültürünü bilimsel araştırma sonuçlarını okutamıyoruz. Bir gece de Latin harflerine geçildi. Ben Latin harflerine geçilmesin demiyorum, keşke daha önce geçilseydi ama Osmanlıca’yı korusaydınız. Bu zengin kütüphane, milyonlarca ciltlik arşivler heba olup gitti, kimse okumuyor” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer tarafından Saraçoğlu’na hediye takdim edildi.

  • TGDF Başkanı Kopuz: “Açlığı bitirmek için işbirliği içinde gıda kayıplarının önüne geçilmeli”

    Yarın kutlanacak 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nün bu yılki teması ‘Sıfır Açlık’ üzerine kuruldu. Türk gıda sanayiinin çatı kuruluşu TGDF, bu konuda gıdanın tüm paydaşları olarak üzerlerine düşeni yapmakta kararlı olduklarını ifade etti.

    Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından başlatılan ve her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlanan Dünya Gıda Günü’nün bu yılki teması ‘2030’da #SıfırAçlık olan bir dünya mümkün’. ‘Eylemlerimiz Geleceğimizdir’ sloganı ile düzenlenen etkinlikler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin 2’ncisi olan Sıfır Açlık konusunda dikkat çekmeyi amaçlıyor.

    FAO’nun konu ile ilgili raporunda yer alan verilere değinen Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, dünyada kronik açlığın yeniden yükselişe geçtiğini, bu durumun onlarca yılda elde edilen kazanımları tehdit etmeye başladığını söyledi. Savaşlar, iklim değişikliği, küresel ekonomide yaşanan sorunlar ve eşitsizlik nedeniyle dünya genelinde Sıfır Açlık hedefine ulaşmanın giderek zorlaştığını vurgulayan Kopuz, bu konuda atılan adımların hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

    “Her 12 saniyede 1 çocuk açlıktan ölüyor”

    Geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşadığını belirten Kopuz, “Nijerya, Somali, Güney Sudan ve Yemen’de 20 milyon insan yiyecek kıtlığı ile karşı karşıya kaldı. Her 12 saniyede 1 çocuk açlıktan ölüyor.

    Gıdamızı nasıl ürettiğimiz, depoladığımız, taşıdığımız ve tükettiğimiz bu bağlamda her zamankinden çok daha önemli. Tarım, balıkçılık ve ormancılığa dayalı hayat süren kırsal kesimin kalkındırılması; gıda üretim sistemlerinin iyileştirilmesi, doğal kaynakların uzun vadede korunması, açlık ve dengesiz beslenmenin azaltılmasının birincil şartlarından biri” diye konuştu.

    “Sıfır açlığa ulaşmak doğru adımlarla mümkün”

    “Sıfır açlık iddialı bir hedef gibi dursa da doğru adımlarla ulaşılması mümkün” diyen Kopuz, “Bunun için toplumun tüm kesimlerinin, kamunun, özel sektörün, akademisyenlerin, tüketicilerin el ele vererek birlikte çalışması gerekiyor. Yeterli ve dengeli gıdaya erişimde en büyük sorunu yaşayan düşük gelirli kesimin kurtarılması; sosyal yardımlaşma, sürdürülebilir tarım, beslenme, sağlık ve eğitim politikaları arasında bağlantının kurulması büyük önem taşıyor.

    Dünyada açlığın sıfırlanması için öncelikle ülkemizde ayakları yere basan, sürdürülebilir bir program uygulamamız gerek. Bugün dünyada 1 milyara yakın kişi açlık ya da yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Çevresel, politik ve ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında bu ateşin ülkemize de sıçramaması için gerekli önlemlerin hızla alınması lazım. Kendine yeten bir tarım ülkesiyken, nüfus artışına karşın tarım arazilerinin giderek azalması endişe veriyor. Son çeyrek yüzyılda çeşitli nedenlerle Konya ilimiz büyüklüğünde tarım arazisinin kaybolduğu ifade ediliyor. Neyse ki Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda girişimlere başlamış durumda” ifadelerini kullandı.

    “Gıda israfıyla mücadele için Sıfır Gıda Atığı Liderler Ağını kurduk”

    Kopuz son olarak şunları kaydetti: “Biz sektör olarak üzerimize düşeni her zaman yapma gayreti içerisindeyiz. Açlığı önlemenin birinci adımının gıda kayıp ve atıkları ile mücadele olduğunu biliyoruz. Bu amaçla gıda tedarik zincirinin tüm paydaşlarını kapsayan çalışmalar içerisindeyiz. Geçtiğimiz günlerde Federasyonumuz öncülüğünde, İngiltere Kraliyet Mühendislik akademisi işbirliğiyle toplanan; çiftçilerden lojistiğe, sanayiden akademiye birçok katılımcıyı bir araya getirerek işbirliği başlatan Sıfır Gıda Atığı Liderler Ağı bu girişimlerimizden en yenisi. Gerek sektör, gerek gıda tedarik zincirinin tüm paydaşları olarak çok yakında bu girişimlerimizin meyvelerini toplayabileceğimizi umuyoruz.”

  • Evinin yanışını gözyaşları içinde izledi

    Muğla’nın Fethiye İlçesinde 2 katlı binanın çatı katında mangal ateşinden çıktığı öne sürülen yangında 4 ev kullanılamaz hale geldi. Evinin yanışını gözyaşlarıyla izleyen Müjgan Y. arkadaşları ve komşuları teselli etmeye çalıştı.

    Edinilen bilgiye göre, yangın Akarca Mahallesi 905 Sokak’ta bulunan bir apartmanda meydana geldi.Müjgan Y ve 2 arkadaşı apartmanın çatı katında bulunan balkonda mangal yaktı. Mangaldan çıkan kıvılcımlar çatıyı tutuşturdu. Alevleri gören Müjgan Y. ve yanında bulunan 2 arkadaşı yangını söndürmeye çalışsa da başarılı olamadı. Alevler bir andan tüm çatıyı kaplarken Müjgan Y, ve arkadaşları güçlükle evden dışarıya çıkabildi. Alevleri fark eden mahalle sakinleri 112 Acil Çağrı Merkezinden yardım istedi. Olay yerine sağlık, polis, Fethiye Orman İşletme Müdürlüğüne Bağlı arzözler ve Muğla Büyük Şehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Fethiye Grup Amirliğine bağlı çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Kısa süreden gelen ekipleri, 2 saat süren çalışmalar sonucunda yangını söndürdü. Çevrede toplanan mahalle sakinleri korkulu gözlerle söndürme çalışmalarını izlerken can kaybının yaşanmadığı yangında maddi hasar oluştu. Şoka giren Müjgan Y Arkadaşları ve komşuları teselli etmeye çalışırtı. Yangın ile ilgili soruşturmayı Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri sürdürüyor.

  • Op. Dr. Aydın: “Olumsuz etkileri ortadan kaldırmak içinde estetik cerrahi operasyonlar artık bir gereklilik halini aldı diyebiliriz”

    Estetiğin sadece medya camiasını ilgilendiren değil toplumsal bir konu haline geldiğini belirten Rekontrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Aydın, “Olumsuz etkileri ortadan kaldırmak içinde estetik cerrahi operasyonlar artık bir gereklilik halini aldı diyebiliriz” dedi.

    Estetik ameliyatların genel vücut sağlığına destek verici olumlu etkileri olduğuna dikkat çeken Plastik Rekontrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Aydın, “Estetik denildiği zaman pek çok kişinin aklına sadece daha güzel bir görünüm için yapılan ameliyatlar geliyor. Oysaki günümüzde estetik operasyonların temelinde artık sadece estetik güzellik kaygısı yatmadığını görüyoruz. Estetik anlamda mevcut bazı vücut deformasyonları çoğu zaman günlük yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak içinde estetik cerrahi operasyonlar artık bir gereklilik halini aldı diyebiliriz” şeklinde konuştu.

    Hayat kalitesini olumsuz etkileyen deformasyonlara yapılacak müdahaleler ile kişinin yaşadığı sorunların ortadan kaldırılabileceğini kaydeden Op. Dr. Aydın, “Görüntüsünden de hoşnut olmadığınız aynı zamanda nefes kontrolünü zorlayan, horlamalara ve tıkanmalara neden olan bir burun, yaşanan sırt ve omuz ağrıları, meme altındaki pişik gibi cilt sorunlarına sebebiyet veren büyük göğüsler, göz kapaklarında torbalanma ve torbalanmaya bağlı düşme ile kişinin görme açısının daralması sayılabilecek önemli yaşamsal estetik gerekçeleri olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

  • Muhtar, gözyaşları içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi

    Manisa’da tren altında kalarak hayatını kaybeden bir kadının ardından iki mahallenin muhtarı ve mahalle sakinleri kazanın olduğu bölgede tepkilerini dile getirdi. Mahalle sakinleri daha fazla can kaybı yaşanmadan tren yolunun şehir içinden çıkarılmasını talep ederken, basın açıklaması yapan muhtarlardan Siyami Alak gözyaşları içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Denizin altından yol ve tren yolu geçiyorsak bu tren yollarının da çevre yoluna alınmasını istiyorum” diyerek seslendi.

    Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki hemzemin geçidinden geçmek isteyen bir kadın trenin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza, saat 08.00 sıralarında Yunusemre ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi’nde meydana geldi. Hatice Çakmak (40), işe gitmek için hemzemin geçidinden geçtiği sırada Makinistler O.K. ve E.U. idaresindeki İzmir-Balıkesir seferini yapan Ege Ekspresi yolcu trenini fark etmeyerek, trenin altında kaldı. Trenin çarpması sonucu hemzemin geçidinde yaklaşık 30 metre sürüklenen talihsiz kadın olay yerine hayatını kaybetti.

    Kazanın yaşandığı yerde Barbaros Mahallesi ve Yeni Mahalle sakinleri muhtarlar öncülüğünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Vatandaşlar kazaya tepki gösterirken, mahalle arasında kalan tren yolunun çevre yoluna kaydırılması konusunda yetkililere çağrıda bulundu. Barbaros Mahallesi Muhtarı Siyami Alak, daha önce bir çok dilekçe vermesine rağmen, Devlet Demir Yolları Bölge Müdürlüğünce hemzemin geçide üst geçit yapmak için izin verilmediğini ileri sürdü. Alak şöyle devam etti:

    “Vatandaşın canı bu kadar ucuz mu? Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Denizin altından yol ve tren yolu geçiyorsak bu tren yollarının da çevre yoluna alınmasını istiyorum. Vatandaşın canı bu kadar ucuz değil. Kendimi zor tutuyorum. Psikolojim bozuldu. Barbaros Mahallesi’ndeki bu tren yollarına ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum. Kapatılsın istemiyorum. Mahallede 4 geçiş var. Mahallenin bir tarafını Devlet Su İşlerine ait sulama kanalı kapatmış. Diğer tarafını Devlet Demir Yolları kapatmış. Mahallenin içerisi cezaevi gibi. Yıllardır kanayan bir yara. Bu yarayı biran önce çözülmesi lazım.”

    Yeni Mahalle Muhtarı Hüseyin Özdemir ise “Bugün burada çok üzücü bir olay yaşandı. Burası Barbaros Mahallesi ve Yeni Mahalle arasındaki ortak nokta. Daha önce Barbaros Mahallesi muhtarımızla birlikte gerekli yerlere defalarca yazı yazdık. Belediye başkanlarımızı, vekillerimizi buraya getirdik. Bir türlü çözüme kavuşamadık. Yetkililerden buranın biran önce çözülmesini, başka insanların da canlarının yanmasını istemiyoruz” diye konuştu.

    Tepkilerini dile getiren mahalle sakinleri daha sonra olaysız bir şekilde kazanın olduğu bölgeden ayrıldı.