Etiket: İçin

  • Hacıosmanoğlu: “Trabzonspor İçin Kapalı Ceza Yatmaya Da Razıyım”

    Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, hakem Çağatay Şahan ve yardımcılarının stadyumdan çıkmaması için talimatı kendisinin verdiğini belirterek, “Bu karar Trabzonspor için, bu şehir için ve Türk futbolu için bir milat olacak. Benim alacağım hapis cezası da, bana federasyonun vereceği sahaya girmeme cezası da beni hiç ilgilendirmiyor. Trabzonspor’un namusunu korumak için canımı bile ortaya koymaya hazırım” dedi.

    Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Trabzonspor ile Gaziantepspor arasında oynanan müsabakanın son bölümlerinde yaşanan penaltı tartışmalarının ardından açıklamalarda bulundu. Tartışmalı pozisyonun ardından maçın bitmesiyle hakem Çağatay Şahan ve yardımcıları Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nda 4 saat bekletilmiş ve geniş güvenlik önlemleriyle stattan ayrılmıştı. Havalimanında bazı yöneticiler ve bir grup bordo-mavili taraftar tarafından “Büyük başkan” tezahüratlarıyla karşılanan Hacıosmanoğlu, daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    “TRABZONSPOR VE BİZİM ÜZERİMİZE KARANLIK GÜÇLERİN OYNADIĞI BİR OYUN VAR”

    Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ligin ilk 4 haftasında herkesin konuştuğu bir Trabzonspor’un olduğunu belirterek, “Eşimin sağlık sorunları yaşadığı için maçlara da gelemedim. Biz Trabzonspor için 2.5 yıldır büyük bir mücadele veriyoruz. Bu sezon herkesin takdir ettiği iyi bir kadro kurduk. İlk 4 hafta herkes bizi konuştu. 4. haftadan sonra Trabzonspor’un ve bizim üzerimize karanlık güçlerin oynadığı bir oyun var. Bu benim şahsımla alakalı değil, Trabzonspor’la ve bu şehirle alakalı. Bu şehir öyle bir şehir ki bu şehrin üzerine oyun oynamak kimsenin haddi değil. Bu şehir zaten ona müsaade etmez. Bir dedik, iki dedik konuşmadık. Üçüncüsünde bir şeyler ifade etmeye çalıştık ama herhalde insanlar anlamıyor. Bu şehir medeniyetlerin, dünyayı 600 sene yöneten Osmanlı’nın önemli padişahlarının gelip geçtiği bir şehir. İnsanlar herhalde nüfusu 1 milyon diye küçük görmeye çalışıyor ama onun kat kat daha gücü bu şehrin dışında yaşıyor. Benim anlamadığım konu bu insanlar cesaretleri nereden alıyorlar? 3 hafta üst üste Trabzon’a gelip, Trabzonspor’u katletme cesaretini nerede buluyorlar? Ben bugün hasta eşimi bırakıp gece Trabzon’a geldim” diye konuştu.

    “HAKEMİN STADYUMDAN ÇIKMAMASI İÇİN TALİMATI BEN VERDİM”

    Hakemlerin stadyumdan çıkmaması için talimatı kendisinin verdiğini belirten Hacıosmanoğlu, “Trabzonspor’a oyun oynayarak onun yolunu kesmeye kalkanların, bu şehre gelip de bu şehirden rahat çıkamayacaklarının bilincine varmalarını istedim. Belki Türkiye’ye rezil olacağız. Belki dünyaya rezil olacağız. Türk futbolunda bir milat olması ve Trabzon’a gelip de bu şehirde Trabzonspor’u katledenlerin buradan gülerek, uçaklarına binip gidecekleri yere gidemeyeceği bir şehir olduğunu bilmelerini istiyorum. Ben talimat verdim. Çayını, kahvesini ve yemeğini ısmarlayın ama ’sabaha kadar, ben gelene kadar bu hakem o stadyumdan çıkmayacak’ dedim. Devletin her kademesinden arayanlar oldu ama telefonlarına bakmadım. Benim de saygı duyduğum, gönül bağım olan, onun için şahsım olarak yapamayacağım hiç bir şey yok. O değerli insan beni aradıktan sonra hem Türkiye’ye hem de dünya genelinde büyük rezillik yaşamayalım diye, bu yanlışların da hesabı sorulacak sözü üzerine ben de aradım ve bizi katleden şahısların Trabzon’a yakışan şekilde en ufak fiziki müdahalede bulunmadan bu şehri terk etmelerine müsaade ettim. Trabzon’un ve Trabzonspor’un üzerine oyun oynayan insanlar, senaryo yazanlar. Bizim içimizde de hainlerin olduğunu biliyorum. Burada kaybeden Trabzonspor olacak. Kaybeden İbrahim Hacıosmanoğlu olmayacak. Her maçtan sonra bu takım yenilsin de Hacıosmanoğlu gitsin diye uğraşan insanlar da var. Buraya gelip de Trabzonspor’u katledenlere o insanlar cesaret veriyor. Bizim onlara ihtiyacımız da yok, biz bunların hepsinin üstesinden geliriz” şeklinde konuştu.

    “HAKEMLERİN TRABZONSPOR’U KATLETMESİ BENİ YARALIYOR”

    Yerel ve ulusal basında Trabzonspor’da karışıklık var şeklinde haberlerin çıktığını dile getiren Hacıosmanoğlu, “Alınan bu sonuçlar o yüzden alınıyor. Gerek hocanın yanlışını, gerek futbolcuların performansını sadece bunlara yüklenip bu kulübü yönetemiyorlar, bu kulübün içinde sorun var diyorlar ve bu sonuçlar bundan alınıyor. Hep bunları işliyorsunuz. Bunları işlediğiniz zaman da dışarıdaki düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Oysaki Trabzonspor 4. haftaya geldiğinde Türkiye’de herkes onu konuşuyordu. Takım bizim özlediğimiz futbolu oynamıyor. Rakiplerimiz de iyi futbol oynamıyor. Ama onlara geldiği zaman bir metre ofsayt olan golleri gol oluyor. Bizim bir metre ofsayt olmayan gollerimiz ofsayt gerekçesiyle verilmiyor. Ceza sahası dışındaki fauller ceza sahası içine taşınarak penaltı veriliyor. Her Trabzonlu bizim yönetim tarzımızı eleştirebilir. Hakemlerin buraya gelip de üst üste Trabzon’u katletmesi beni yaralıyor. Gecenin bir vakti hastamı bırakıp buraya geldim. Beni üst düzey herkes aradı ben hiçbirinin telefonuna bakmadım” açıklamasını yaptı.

    “BU İŞİN SONU KAPALI CEZA YATMAYA DOĞRU GİDİYOR”

    Hacıosmanoğlu, 49 yaşına kadar düzgün bir yaşam sürdüğünü ifade ederek, “Allah bir gün ömür bile verdiyse onu da adam gibi yaşayıp adam gibi öleceğim. Ben Trabzonspor için kapalı ceza yatmaya da razıyım. Bu işin sonu o noktaya doğru gidiyor. Konuştuklarımın hepsinin suç olduğunu biliyorum. Onların karşılığında yatmasını da biliyorum. Ama benim ailem, onurlu ve köklü bir aile. Bana önce adamlığı, adam gibi yaşamayı ve adam gibi ölmeyi öğrettiler. Sonucunda ölüm de varsa bir gün yaşarım, ertesi gün ölürüm” dedi.

    “TRABZONSPOR’A OPERASYON YAPILIYOR”

    Gerekirse Trabzonspor için başkanlıktan cezaevine gideceğini vurgulayan Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:

    “Bunun bütün Türkiye Cumhuriyeti’nin böyle bilmesini istiyorum. Özellikle yerel medyadan rica ediyorum. ‘Trabzonspor’da iç karışıklıklar var’, ‘Futbolcular arasında sorun var’, ‘Yönetim arasında sorun var’, bunlar da bunu tetikliyor. Dünyanın büyük takımlarına baktığınızda 5-6 tane yöneticisi var. 20 tane yöneticisi yok. Yöneticilerin çok olması o takımın başarıya gideceği anlamını taşımıyor. Trabzonspor’a operasyon yapılıyor. Kongre süreci var. Benim şahsıma bir şey yapamazlar. Bu zararı Trabzonspor görüyor. Bizde karışıklık var, arkadaşlarımız birbirleriyle kavga ediyor diyorlar. Öyle bir sorun yok. Biz o sorunların hepsini çözdük. Hatırlarsınız, Galatasaray maçına çıkarken Galatasaray’ın hocasını ve başkanını gönderebilmek için bütün medya, ‘oyuncular organizasyon yaptı, hocayı başkanı gönderecek’ diyordu. Bugün bir aile oldular. Bize Galatasaray maçındaki operasyonları yapanların tespitine az kaldı. Bunu kamuoyunun çok iyi bilmesini istiyorum. Federasyonda kendini federasyon başkanından daha etkili gören insanlar var. Galatasaray’ın hocası da onların kardeşi konumunda. Kardeşini korumak için, kardeşinin oradan yok olmaması için Trabzonspor’a bu operasyonu yaptılarsa az kaldı bunların da ortaya çıkmasına. Herkes bedelini ödeyecek. O maçta bizi katleden Cüneyt Çakır’a verilen iki maçtan sonra, gönderilen hakem de bizden Cüneyt Çakır’ın intikamını almıştır. Yine aynı güçler bu operasyonu yapmıştır.”

    “DÜN AKŞAMKİ HATA HAZMEDİLECEK GİBİ DEĞİL”

    Hakemlerin ev sahibi takımı koruduğunu, bu nedenle deplasmanda tüm takımların haksızlığa uğrayabileceğini vurgulayan Hacıosmanoğlu, şöyle devam etti:

    “Ama 3 tane maç seçiliyor, üç maç da üst üste Trabzon’da oynanıyor. Trabzonspor’a oynanan oyunlara bugüne kadar sessiz kaldık. Sadece Konyaspor maçından sonra çok cılız bir konuşmam oldu. Ama dün akşamki, artık hazmedilecek gibi değil. Bizim teknik hatalarımız da olabilir. Hocamızın, oyuncularımızın da hatası olabilir. Kötü futbol oynuyor da olabiliriz. Ama bizim rakiplerimizin hiçbiri bizden daha üst düzey futbol oynamıyor. Onlara hakemler kol kanat geriyor, zor anlarında yardım ediyor. Bir maçta erken golü kim atarsa avantajının çok iyi olduğunu biliyoruz. Bizim 1 metrelik ofsayt olmayan pozisyonlarımızı ofsayt verecekler, ceza sahasının 1 metre dışındaki pozisyonları içeriye çekip penaltı verecekler, rakiplerimiz elle gol atacak. Bizim 5 puan gerimizde olan bir takımı, 4 hafta sonra 7 puan önümüze geçirecekler. Böyle bir adaletsizlik olmaz, böyle adaletsizlikle bu maçlar yönetilmez. Süleyman Abay’ın hakemliğini bitirmişler. Bana ne bitirmenizden. Benim hakkımı gasp ettikten sonra hakemliğini bitirseniz ne olur? Dün akşamki maçın hakeminin, hakemliğini bitirseniz ne olur? Maçta kural hatası var diyorlar. Bunlar önceki maçları nasıl tatil ettiklerini biliyoruz. Bakacağız bu maçtan sonra ne yapacaklar? Bize ceza verip vermemeleri hiç umurumda değil. Ama tekrar söylüyorum, bu şehir medeniyetlerin battığı bir şehir. Ama ne yazık ki sanki bu kulüp benim. Bu kulüp kaybettiği zaman Hacıosmanoğlu kaybedecek, Hacıosmanoğlu gidecek. Samimi olarak bu şehrin değerleri birleşsin, ben bu kapıda güvenlik görevlisi olarak çalışmaya razı olduğumu söyledim her zaman. Ben bu kulübün bir taraftarıyım. Başarılı olmasını istiyorum. Ama bizim içimizdeki hainlerin sadece uğraştıkları tek şey var; dışarıdan bizimle uğraşanlara söz söylemek yerine, Hacıosmanoğlu’nu nasıl göndeririz entrikalarının içindeler.”

    FARUK ÖZAK’A AĞIR ELEŞTİRİ

    Başkan Hacıosmanoğlu, eski başkanlardan Faruk Özak’ı da isim vermeden eleştirirken sert ifadeler kullandı. Hacıosmanoğlu, “Bu kulübün abisiyim diyen insanlar şimdi bir yandan ‘bu kulübü kayyuma nasıl emanet ederiz’ diye hesap yapıyorlar. Kulübe tarihi bir kara leke sürme adına. Ben bir aydır bunlarla uğraşıyorum. Benim İstanbul’a gelen çok önemli bir sponsor anlaşmam vardı. İstanbul’a gelen şirket kayyum lafından dolayı geri döndü. 15-20 milyon Euro’luk kaynak sağlayacağım uluslararası bir şirketti. Bunları kim yapıyor? Trabzonspor’un sahibi olduğunu söyleyenler yapıyor. Bu şehirde ‘abi’ diye adını anmak istemediğim bir şahıs var, insanda biraz vicdan olur, insanlık olur. Beni en azılı şekilde eleştirenler, eşimin rahatsızlığı nedeniyle beni arayıp halisane duygularını ilettiler. Kulübün abisi, ben orada can pazarında uğraşırken, burada demeç veriyor, ‘bana sövüyor’ diyor. Ben hayatta kimseye sövmedim. Bana yapılan hakaretlere karşılık verdim. Bunu ne zaman yapıyor biliyor musunuz? Sinsi planlarının parçası. Başbakan’ın gelişinden bir gün önce yapıyor ki, gazeteler yazsın, Trabzonspor Başkanı, Trabzonspor’un ağabeyi konumundaki bir adama sövüyor mahkemeye veriyor. Bana yapılan hakaretlerin karşılığında beni nasıl mahkemeye verdiyseler ben de onları verdim. Bu şahıs şimdi ‘Trabzonspor’a nasıl kayyum atarım’ diye kapı kapı dolaşıyor. Söylemekten abes duyuyorum, eşim ağır bir ameliyat geçirmiş hastanede onun başında duruyorum. Ama bu kulübün sorunlarını çözelim diye kapı kapı dolaşıyorum. Ama nereye gidiyorsak, ‘kulübe kayyum mu geliyor, kulüp kimin eline kalacak, sizin yetkiniz ne kadar olacak?’ diyorlar, sorunları çözemiyoruz. Ama Trabzonspor’un abisi konumundaki insanlar, ‘Hacıosmanoğlu gitsin de kulüp batsın’ diyor. Bu kulüp yarın UEFA’dan 2-3 sene ceza aldığı zaman bunun vebalini kim ödeyecek? Şimdi o kulübün ağabeyi olan insanlar, çıkıp bugün de ‘Trabzonspor katlediliyor’ desinler. Bu şahıslar bizi Trabzonspor’u şike davasında satmakla suçluyor. Alçakça bir şekilde. Kim Trabzonspor’u bu namus davasında sattıysa, ahlaksız ve şerefsizin tekidir. Bizim transferlerimizi şike davasını satmamız karşılığında aldığımız diyetlerle yaptığımızı söylüyorlar. Bir taraftan da, ‘bu kulübü batırdı, 400 milyon lira borcu var’ diyorlar. Bu kulüp borsaya açık bir şirket. O şirketin hesaplarına baktığınız zaman da hiçbir Allah’ın kulunun bu kulübe bir lira katkısı yok. Hep kendi mücadelemizle çevirmeye çalıştığımız bir sistem bu. Kendi menfaatleri için bu kulübü yıllardan beri nasıl kullandılar. Trabzonspor kimseye mevki ve makam verecek yer değildir. Buraya gelen insan, namusuyla, haysiyetiyle, yanlış hamleler de yapabilir ama kulübün namusunu korumak zorundadır” ifadelerini kullandı.

    “KAZLIÇEŞME MİTİNGİNDEN SONRA BANA DÜŞMAN OLDU”

    Türkiye’de 1 Kasım’da seçim olduğunu ve bu süreci etkilemek istemediğini de anlatan Hacıosmanoğlu, “Ama o Trabzonspor’un abisi bilsin ki, ayın 1’inden sonra benim söyleyeceklerim ve savcılığa vereceğim suç duyurusuna nasıl cevap verecek? Trabzonspor kimsenin tapulu malı değil. Benim hiç kimseye saygısızlığım yok. O Trabzonspor’un abisinin bana tek düşmanlığı var. Ben gönülden bağlı olduğum ve Türkiye’ye hizmet ettiğine inandığım, Türkiye’nin üzerine oynanan oyunlardan dolayı şahsi düşüncem olarak gidip Kazlıçeşme’de mitinge çıktım. O Trabzonspor’un abisi, onun liderine destek verdikten sonra bana düşman oldu. Ama şunu da net şekilde söylüyorum; onunla ilgili şaibeler bu şehirde çok dolaşıyor. Bu şehrin bakanı Sayın Koray Aydın’ın babası, iki tane müteahhide 3 tane çimento torbası sattı diye Yüce Divan’da yargılandı. Siz de göreceksiniz. 1 Kasım seçimleri geçsin. Kimin ne yaptığını, onların hakkındaki şaibelerle ilgili savcılıklara nasıl müracaat edeceğimi herkes görecek” dedi.

    “TRABZONSPOR’A ZULÜM YAPILIYOR”

    Hacıosmanoğlu, bu sezon Trabzonspor’a bir zulüm yapıldığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü,

    “Arkadaşlar benim olup olmamam önemli değil. Ben bu akşam itibari ile kararımı verdim zaten. Şike davasında bizim hukuki mücadelemiz sonuna kadar sürüyor. O konuyla ilgili de hiçbir babayiğit bize bir şey söylemedi, bundan sonra da söyleyemez. Bizi o davayı sattı diye itham edenler de namussuzdur. Ama ben bir şey kaybetmiyorum. Kendi yandaşlarına haber yaptırıyor, ‘Bu kumarı da kaybetti’ diye. Ben kaybetmiyorum ki. Trabzonspor’un şampiyonluğunu kim alırsa onlar sevinecek. Burada İbrahim Hacıosmanoğlu bir şey kaybetmiyor sadece manevi duygularını kaybeder başarısız olursa. Biz o konuda çok iyi bir durumdayken bile davayı sattığımızı söylüyorlar. İnsanda biraz Allah korkusu olur. Sormak lazım, ‘Spor bakanlığı yaptınız, milletvekilliği yaptınız, 6 ay önce çıkan yasayı, altı ay sonra failler yakalanmışken, değişmesine neden karşı çıkmadınız. 50 tane Trabzonsporlu milletvekili ile neden bir kampanya başlatmadınız mecliste.”

    “BU GECE TÜRK FUTBOLU İÇİN BİR MİLAT OLACAK”

    Kendi hataları olduğunu bildiğini de ifade eden Hacıosmanoğlu, “Hiçbir Trabzonspor başkanını görmediniz; ‘İki seneye geri dönseniz yapmış olduklarımın yarısını yapmazdım’ diyen. Ben kendi işimi gücümü bırakmışım, sağlık sorunları yaşamama rağmen bir haftadan beri günde 4-5 saat Trabzonspor’un herhangi bir ceza almaması için uğraş veriyorum. Ama öyle bir noktaya getirdiler ki, ‘Trabzonspor’a kayyum geliyor, Trabzonspor yönetimi düşmüş’ deniliyor. Görüştüğünüz insanlar bundan tedirgin oluyor. Sorunları çözemiyorsunuz. Soruyorum, bir ay sonra seçim var. Kayyum geldi, 20 gün sonra seçim yaptı. Bu 1.5 ay içinde Trabzonspor’un alacağı zararların vebalini kim ödeyecek? Şunu bilin ki bu gece Trabzonspor için bu şehir için ve Türk futbolu için de bir milat olacak. Benim alacağım hapis cezası da, bana federasyonun vereceği sahaya girmeme cezası da beni hiç ilgilendirmiyor. Trabzonspor’un namusunu korumak için canımı bile ortaya koymam gerekiyorsa yaparım. Bütün bu tehlikeleri göze alıp bu zulmü yapanlara hep beraber hesap sormalıyız. Trabzonspor sevdalılarına sesleniyorum; bu sistem değişecek. Trabzonspor’u kullanmayacak insanların buraya gelmesini sağlayın. Trabzon insanına yakışan bir şekilde hiçbir fiziki ve sözlü müdahalede bulunmadan, ‘Trabzonspor’u katleden hakem orada duracak’ dedim. Sabah 6’da tarifeli uçakla gelecektim. Ama özel uçak tuttum geldim” diye konuştu.

    “BUNDAN SONRA KONUNUN MUHATABI FEDERASYONDUR”

    Hacıosmanoğlu, TFF’deki herkesin şapkasını önüne koyması gerektiğini de söyleyerek, “Ben bu şehrin evladıyım. Herhangi bir kararım yok ama Trabzonspor’a bugüne kadar yapılanların hesabı sorulmazsa bizim burada durmamızın da bir manası yok. Biz adam gibi Allah izin verirse, federasyondan 9 ay ceza alıp da tribünde maç seyretmemeye değil, zaten ben onu açık cezaevinde yatıyormuş gibi görüyorum. Giderim kapalı cezaevinde yatarım, hiç olmazsa, ‘namusumla şerefimle Trabzonspor’a hizmet ettim ve gittim’ derim. Ama sabah 6’ya kadar beklememizin nedeni benim uğrunda ölümü bile göze alacağım, saygı duyduğum, sevdiğim, bu memleketin en önemli insanının beni araması ve sorunların ortadan kalkacağını söylemesi. Bu konuda gerekenin yapılacağını bana söylemesi üzerine ben de arkadaşlara, ‘arkadaş oradan sağ salim nereye gidiyorsa gitsin’ dedim. Bundan sonra bu konunun muhatabı federasyondur ve herkes şapkasını önüne koyup değerlendirecektir” ifadelerini kullandı.

    “KENDİSİ İÇİN ÖLMEYE HAZIRIM”

    Hacıosmanoğlu, hakemin stattan çıkması için kendisini arayan kişinin ismini vermeyeceğini de vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

    “İsmi açıklamama gerek yok, herkes anlar. Ben bu millete hizmet eden, benim çocuklarıma güçlü bir ülke bırakacağına inandığım, dünya konjonktürünün de gitsin diye üzerine oyun oynadığı bir lideri var Türkiye’nin. Bugün onun için ölmeye de hazırım. Bunu kendisine de söyledim. Türkiye’nin dünyaya rezil olmaması adına, yıllardan beri Trabzonspor’a yapılan bu silsilenin bedelinin ödenmesi gereken gündü. Bu futbolu yönetenler de şapkasını önüne koyacak. Sevgili Mustafa Denizli de söyledi, Türkiye’de hiçbir zaman bir takımın hakkı bu kadar yenmemiştir. Kendisine de teşekkür ediyorum. Geçen sene savaşıyorduk, ondan önceki sene de savaşıyorduk. Ama bu sene farklı bir çizgi koyduk ortaya. Herkes beni eleştirdi federasyon genel kurulunda. Orada Trabzonspor’un menfaatlerini değil, şahsımı düşünseydim ‘Hacıosmanoğlu’na helal olsun adam gibi konuştu’ derlerdi. Benim ne ızdırap çektiğimi, Ankara’dan İstanbul’a nasıl döndüğümü yanımdaki arkadaşlarım bilir. Belki de yolda ölecektim. Kendimi düşünerek değil, Trabzonspor’u düşünerek yaptım. Ama bunların yanında sıkıntı çekiyorsak demek ki bu benim şahsi meselem oluyor. Ben bugüne kadar kendi şahsi meselelerimi adamlığa yakışır bir şekilde çözdüm, gene de çözerim, bedeli de neyse öderim.”

    TRABZONSPOR TEKRAR BAŞVURUSUNDA BULUNACAK

    Trabzonspor, penaltı pozisyonu sonrasında hakemin maçı durdurmadığını, Gaziantepsporlu oyuncuların atağa kalktığında oyunun durdurulduğunu ve topun aut atışıyla oyuna sokulduğunu belirterek, bunun bir kural hatası olduğunu savundu. Trabzonspor Genel Sekreteri Köksal Güney, “Biz de izledik. Bu konunun uzmanlarına da sorduk. Maçta net bir kural hatası olduğu söyleniyor. Bu da maçın tekrarını gerektirdiği için resmi prosedürü tamamlayıp, maçın tekrarı için başvurumuzu yapacağız” dedi

  • Eskişehir’de Şehitler İçin Sessiz Fener Alayı

    Eskişehir’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Porsuk Çayı üzerinde fener alayı geçişi yapıldı.

    Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin tarafından her yıl çeşitli ulusal bayramlarda düzenlenen fener alayı geçişi, bu yıl şehitler için sessiz yapıldı. Porsuk Çayı üzerinde Köprübaşı İskelesi’nden hareket eden büyükşehir belediyesine ait botlarla, 10’uncu Yıl Marşı ve Eskişehir Marşı eşliğinde fener alayı gerçekleştirdi. Eskişehirli vatandaşların da Türk bayraklarını sallayarak takip ettiği fener alayı geçişinde, şehitler anıldı. Sessizce geçişin yapılması önceden planlanan fener alayı, 3 tekne ile gerçekleştirildi. Gençler teknelerin üzerinde durarak hem meşale taşıdı, hem de ‘Şehitlerimizi minnetle anıyoruz’ yazılı pankartlar tuttu.

    Yaklaşık 20 dakika süren fener alayı geçişi, 10’uncu Yıl Marşı söylenerek, son buldu.

  • Maden Kazasında Ölen İşçiler İçin Mevlit Okutuldu

    28 Ekim 2014’de 18 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasının yıldönümünde, Ermenek Kaymakamlığı ile İlçe Müftülüğü tarafından mevlit okutuldu.

    Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezinde okutulan mevlide madende hayatını kaybeden işçilerin yakınları katıldı. Mevlide acının simgesi haline gelen ve her ikisi de 75 yaşında olan Ayşe ve Recep Gökçe katıldı. Mevlit öncesi madenci yakınlarına yemek ve aşure ikram edildi. Ermenek Belediye Başkanı Uğur Sözkesen, 18 şehidin geride bıraktığı evlatlarına, eşlerine, anne ve babalarına sahip çıkacaklarını belirterek “Biz bu bilinçteyiz. Hem belediye olarak, hem kaymakamlığımız olarak, hem de devletimizin diğer kurumları olarak, bu sorumluluğun yerine getirilmesi konusunda büyük çaba sarf ediliyor” dedi.

    Ermenek Kaymakamı Eyyüp Güngör de konuşmasında, tam 1 yıl önce elim bir kaza sonucu 18 madenciyi Hakk’ın rahmetine uğurladığımızı belirterek “Bugün böyle bir programı yapmamızdaki amaç; bizim birlikteliğimizin, beraberliğimizin, madenci ailelerimizin ve eşlerinin yalnız kalmadığını, bizlerin her daim devlet olarak, millet olarak, Ermenek olarak onların yanında olduğumuzu göstermek amacıyla böyle bir şey yaptık. Tabi bugün 1 yılı geçirdik. 1 yıl içerisinde ailelerimizin acısını her daim paylaşmaya çalıştık. Bizlerin onların acılarını sadece bir nebze de olsa hafifletmektir amacımız. Hiçbir zaman onların eşlerini, evlatlarını, babalarını unutturamayız onlara. Biz onların evladı olmaya çalıştık, kardeşi olmaya çalıştık, evlatlarının babaları olmaya çalıştık. Eğer üzerimize düşen bir şey varsa bundan sonraki dönemlerde de her daim onların yanında olacağız” dedi.

    “KÖMÜR KARASI CİĞERİMİZE ÇÖKTÜ”

    Eşi Ali Haznedar’ı maden kazasında kaybeden 3 çocuk annesi Fadime Haznedar, “1 yılda ne oldu?” diye sorarak sözlerini şöyle tamamladı: “Kömür karası ciğerimize çöktü, çıkaracağız diye uğraşırız, çıkmaz. Ömür boyu çıkmaz bu kömür karası. Düşürenleri de Cenab-ı Allah düşürsün inşallah. Düştüğümüz yerden kalkamıyoruz. Düştük, kalkacağız diye uğraşıyoruz. Biz düştük, Cenab-ı Allah kimseyi düşürmesin. Yüce Allah’ım mekanlarını cennet eylesin. Tek ümidimiz, tek direncimiz o zaten. Bunun uğruna direniyoruz, onun için ayakta durabiliyoruz. Bizi diri tutan o. Yüce Allah’ım mekanlarını cennet eylesin, şehit olmaları bizi ayakta tutuyor. Mevlit programından dolayı çok mutlu oldum ama işte acıları kötü. Yavrularla 1 yıl geçti de, ne yapacaksın zor.”

  • Sarıgöl’de Cumhuriyet İçin Bisiklet Bindiler

    Sarıgöl Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında bisiklet turu düzenlendi.

    Sarıgöl Cumhuriyet Kadınları Derneği, hem sağlıklı yaşama dikkat çekmek hem de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliği için bisiklet turu düzenledi. Sarıgöl Hükumet Konağı önünde bir araya gelen bisikletçilere Sarıgöl Kaymakamı Selami Işık, Sarıgöl Belediye Başkanı Necati Selçuk, AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, Sarıgöl Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Başkanı Ayşe Özhan Kocakabak, Sarıgöl AKUT Birimi Başkanı Mehmet Zeybek de katıldı. Bisiklet turunun startını veren AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, “Bilindiği gibi, Sağlık Bakanlığı sağlıklı spor için bisiklet binme kampanyası başlattı. Bu kampanya süresinde toplam bir milyon adet ücretsiz bisiklet dağıtımı yapılacak. Bu ortam Sarıgöl’de var. Sizlerde bu imkandan yararlanın. Manisa’da ücretsiz bisiklet dağıtımına başlandı. Belediyeler önce vatandaşların kullanabileceği bisiklet yolunu yapması şart. Sayın Belediye Başkanımızda burada yardımcı olsun” dedi. Konuşmanın ardından Berber, bisikletçilere star verdi, başarılar diledi.

    Sarıgöl’de tüm parterin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile de gece Cumhuriyet Fener Alayı düzenlenecek.

  • Kurtulmuş: “Bizim İçin Terörist Başka, Masum Vatandaş Başka”

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, terör örgütlerine karşı etkin mücadele verildiğini ve terörist masum vatandaş ayrımına dikkat ettiklerini belirterek, “Terör örgütünün maşa olarak kullandığı elemanlar etkisiz hale getirildi ama bu yapılırken şuna da dikkat edildi: Bizim için terörist başka bir şeydir, masum vatandaşımız başka bir şeydir” dedi.

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, seçim çalışmaları kapsamında AK Parti Perşembe İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen STK’larla kahvaltı programına katıldı. Programa Kurtulmuş’un yanı sıra AK Parti Ordu Milletvekili Oktay Çanak, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, AK Parti Ordu İl Başkanı Uğur Çelenk, AK Parti üyeleri ve STK temsilcileri katıldı. Program’da konuşan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Doğu ve Güneydoğu’daki halkın artık PKK’ya ‘dur’ dediğini söyledi. Konuşmasında terör örgütlerinin arkasında güçler olduğuna değinen Kurtulmuş, 1 Kasım seçimlerinde de sandık güvenliğinin sağlanacağını dile getirdi.

    “BİZİM İÇİN TERÖRİST BAŞKA ŞEYDİR, MASUM VATANDAŞ BAŞKA BİRŞEY”

    Terörle mücadelede terörist ve masum vatandaş ayrımına dikkat ettiklerini ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye’nin birçok yerinde ‘buraya artık asker, polis giremez’ diyerek yığınaklar yapılmış. Bunların hepsinin başta Cizre olmak üzere, Nusaybin olmak üzere, Silopi olmak üzere, buralarda hiçbirine göz açtırılmadı. Terör örgütünün maşa olarak kullandığı elemanlar etkisiz hale getirildi ama bu yapılırken şuna da dikkat edildi: Bizim için terörist başka bir şeydir, masum vatandaşımız başka bir şeydir. Artık Doğu ve Güneydoğu’daki masum vatandaşımız diyor ki, ‘bizi bu beladan kurtarın’ terör örgütlerine de diyor ki, ilk sefer 35 yıldır Türkiye’de ilk sefer halk dönmüş PKK’ya diyor ki, ‘şu silahı bırak beni rahatsız etme, çoluk çocuğumu rahatsız etme’ ” diye konuştu.

    “TERÖR SADECE 3-5 TANE ADAMDAN İBARET DEĞİL”

    Dünyadaki birçok terör örgütünün arkasında farklı güçlerin olduğunu ve birçoğunun ise miadının dolduğunu aktaran Kurtulmuş, “Çakallar puslu havayı sever ya, çakallar nasıl olsa 7 Haziran’dan sonra böyle bir ortam çıktı diye buradan istifade ederek terörle bu milleti rahatsız etmeye başladılar. Cevaplarını alıyorlar, kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela, bugün bu isimler var, inan ki 10 sene sonra bu örgütlerin ismini hatırlamayacaksınız. Bunların kullanımı dolacak, bu örgütleri icat edenler bunları çöp kutularına atacak başka örgütleri kullanacaklar. Örneğin ASALA terör örgütünün ismini hatırlıyor musunuz? ASALA’yı kim çıkarttı da bu ülkenin başına bela etti de, şimdi kullanma tarihi bittikten sonra çöp tenekesine attı. Aynı şekilde dünyanın başka yerlerinde mesela Amerika da 11 Eylül saldırılarını yapmış olan örgütün adını bile hatırlamıyorsunuz, onunda miadı doldu, onu da çöp tenekesine atmaya başladılar. Söylemek istediğim şey şu: Terör sadece karşımızdaki 3-5 tane adam değil, 3-5 tane terörist değil, 3-5 tane canlı bomba değil, terör arkasında onları destekleyen iradedir, yerli ve uluslar arası bağlantılarıdır ve onların verdiği desteklerdir” şeklinde konuştu.

    “SANDIKLARIN HEPSİ GÜVENLİK ALTINDA OLACAK”

    1 Kasım seçimlerinde sandık güvenliğinin sağlanacağını ve millet iradesinin ortaya konulacağına vurgu yapan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı: “Terör örgütlerinin üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Şehir yapılanmaları Allah’ın izni ile bertaraf ediliyor. Bütün Türkiye’deki seçmenlere açıklıkla söylüyorum, kimse endişe etmesin inşallah bu seçimde sandıkların hepsi güvenlik altında olacaktır. Sandıklar üzerinde birilerinin baskı kurması, silahla, bombayla korkuyla, şantajla sandıklarda millet iradesini esir almalarına asla müsaade etmeyeceğiz asla buna izin vermeyeceğiz.”

    Program, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’a plaket takdim edilmesinin ardından sona erdi.