Etiket: İçenlerde

  • (Özel haber) Sıcak havalarda sigara içenlerde kalp krizi riski 3 kat artıyor

    Sıcak havalarda sigara içmek, kalp krizi riskini 3 kat arttırıyor.

    Sigara tiryakilerine bir kötü haber de son günlerde artan hava sıcaklıkları sonrası geldi. Sigaranın sağlığa verdiği zararlar saymakla bitmiyor fakat sıcak havalarda içilen sigara ile kalp krizi geçirme riskinin 3 kat arttırıyor. Özel Ümit Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Akyüz, sadece sıcak havaların bile kalp krizi riskini önemli derecede arttırdığını anlattı. Sıvı alımının önemine dikkat çeken Akyüz, “Sıcak havalarda kalp krizi riski daha yüksek. Çünkü sıcak havalarla birlikte kaybedilen su miktarı daha fazla oluyor. Terlemeyle hastalarımız su kaybediyor. Yeterli sıvı almadıklarında kanın sıvı kısmı azalıyor. Bu da kanda koyulaşmaya, içindeki şekilli elemanların göreceli olarak daha fazla olmasına ve akışkanlığın azalmasına sebep oluyor. Kandaki akışkanlığın azalması da pıhtılaşmaya sebep oluyor. Bu nedenle kalp krizi meydana geliyor” dedi.

    “Sigara ve sıcak havaların birlikteliği kalp krizi riskini daha da fazla arttırıyor”

    Sıcak havalarda sigara içilmesinin riski daha da katladığını ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Serdar Akyüz, “Risk katlanarak artıyor. Sigara zaten kalp damar hastalıkları için ciddi bir risk faktörü. Özellikle Türkiye için en önemli risk faktörlerinden bir tanesidir. Az önce bahsettiğimiz kanın sıvı kısmının azalması ve koyulaşmasıyla zaten bir pıhtılaşma eğilimi var, sigara içerisindeki bir takım maddeler de yine kan içerisindeki pıhtılaşmayı arttırıyor. Bu nedenle sigara ve sıcak havaların birlikteliği kalp krizi riskini daha da fazla arttırıyor” diye konuştu.

    “İlk tavsiyemiz tüm hastalarımız için sigarayı bırakmaları yönündedir”

    Sigara tiryakilerinin sıcak havalarda 3 kat fazla risk altında bulunduğunu kaydeden Akyüz, tiryakilerden sigarayı bırakmalarını istedi. Başka bir çözüm yolunun bulunmadığını aktaran Serdar Akyüz, “Sıcak havalar ve sigara riski en az 3 kat arttırıyor. Çünkü zaten sigaranın kendisi bir risk faktörü, ciddi anlamda kalp damar ve kalp krizi risklerini arttırıyor. Sıcak havalar da en az onun kadar riski arttırıyor, onun için en az bir kaç kat riskin arttığını söylemek mümkün. İlk tavsiyemiz tüm hastalarımız için sigarayı bırakmaları yönündedir. Tamamen bırakmak ve kesmek gerekiyor. Bazı hastalarımız azaltarak bırakmayı düşünüyorlar. Azaltılarak genelde bırakılamıyor. Çünkü o nikotin bağımlılığı beynimizde yer etmiş. Vücut sürekli onu istiyor, o nedenle biraz iradeli ve bu konuda inatçı olmak lazım. Aslında bazı hastalarımızın sigara alışkanlığı dudak tiryakiliği. Bunun için de başka yöntemler bulmak gerekiyor. Sakız çiğnemek gibi mesela bir de sağlıklı çerezler var. Ceviz, fındık ve badem gibi, bunlardan sigara aklına geldiğinde bir kaç tane ağzına koyup, ağzını en azından meşgul etmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde bırakmaya yönelik bir takım önlemler alabiliriz. Hiç olmadı şu an Sağlık Bakanlığı’nın da desteklediği Sigara Bırakma Polikliniklerinde ücretsiz olarak sigarayı bırakma ilaçları var, bunları da yine kalp muayenesinden sonra hastalarımıza tavsiye ediyoruz ve kullanmalarını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

  • Prof. Dr. Murat İnanç: ’’Sigara içenlerde eklem iltihapları çok şiddetli seyrettiği birçok araştırmada gösterilmiştir’’

    Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat İnanç, ’’Artrit hastalığında önlem için çok iyi bildiğimiz iki şey var; Ağız hijyenine dikkat etmek, zamanında diş hekimlerine gitmek. Enfeksiyonlardan mümkün olduğunca korunmak. Diğeri ise sigara içmemek. Sigara içenlerde eklem iltihapları çok şiddetli seyrettiği birçok araştırmada gösterilmiştir’’ dedi.

    Artrit hastalığı hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 12 Ekim Dünya Artrit Günü olarak anılıyor. Türkiye Romatoloji Derneği (TRD) tarafından ’Artrit’ hakkında toplumda bilinirliğini artırmak ve güncel gelişmeleri paylaşmak bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat İnanç, Türkiye Romatoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gül katıldı.

    Sigara başta olmak üzere çeşitli çevresel faktörler artritlerin gelişme riskini artırır. Genetik yatkınlık değişik artrit türlerinin gelişmesinde önemli rol oynar. Artrit’in erken tanınması ve doğru tedavi edilmesi hasarlara bağlı maluliyet gelişmeden düzelmeyi sağlar. Artrit tek bir hastalık olmayıp eklem yerlerinde görülen şişliğin (eklem iltihabı) genel adıdır. Çocuklar da dahil olmak üzere her yaştan insanı etkileyebilmektedir. Eklemlerde iltihap sonucunda ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı gelişir. Vaktinde ve doğru tedavi edilmezse eklemlerde oluşan hasara bağlı kalıcı sakatlıklara neden olur. Artrite neden olan hastalıklar genel olarak tüm dünyada benzer sıklıkta görülse de, bazı hastalıklar bölgesel farklılıklar gösterir. Örneğin Behçet hastalığı, Ailevi Akdeniz Ateşi Türkiye’de daha sık olarak görülmektedir.

    Artrit hastalığının iki türlü olduğunun bilgisini veren Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat İnanç, ’’Bir gurup dış etkenlerden çok fazla etkilenen eklem rahatsızlıklar. Bunlara halk arasında kireçlenme bilenen osteartrit dediğimiz, özellikle diz, kalçayı etkileyen ve yürümeyi engelleyen hastalık grubu dahil. Bunu önlemek için fazla kiloyu yani obeziteyi engellemek çok önemli. Hareketli olup kasları güçlü tutmak çok önemli. Diğer grup ise, daha çok kalıtsal ağırlıklı ama çevre faktörlerinden etkilenen iltihaplı romatizmalara bağlı artritlerdir. Bu artritlerde ise önlem tedbirleri çok net değil. Çok iyi bildiğimiz iki şey var; Ağız hijyenine dikkat etmek, zamanında diş hekimlerine gitmek. Enfeksiyonlardan mümkün olduğunca korunmak. Diğeri ise sigara içmemek. Sigara içenlerde eklem iltihapları çok şiddetli seyrettiği birçok araştırmada gösterilmiştir’’dedi.

    ’’Zamanında tedavi edilmediğinde, genellikle engellilik ve iş gücü kaybına neden olan hastalıklar’’

    Artrit ve romatizma beraber giden terimlerdir diyen Prof. Dr. İnanç, ’’Romatizma, biraz ne olduğu anlaşılmayan terim. Birçok hastalığı içeriyor. Bunların bir bölümü de artrit yani ekleme iltihabı yapıyor. Eklem iltihabı hastalıkları çok sayıda olan bir hastalıktır. Dolayısıyla çok iyi ayırıcı tanısının ve tedavisinin yapılması gerekiyor. Zamanında tedavi edilmediğinde, genellikle engellilik ve iş gücü kaybına neden olan hastalıklar’’ şeklinde konuştu

    ’’En önemli belirtisi ağrı’’

    Hastalığın en önemli belirtisi ağrı olduğunu dile getiren Prof. Dr. İnanç, ’’Genellikle hastayı hekime getiren ağrıdır. Çok çeşitli şeyler ağrı yapabilir. Ağrı ile beraber eklemlerde şişlik, hareket kısıklığı bazen de kızarıklık olduğu zaman mutlaka hekime gitmek lazım’’ diye konuştu.

    ’’Eklem ağrısı ve eklemdeki iltihap belirtileri uzadığı zaman, mutlaka romatoloji bölümlerine gidilmeli’’ dedi.

    Hasta belirtileri gördüğünde ilk önce en kolay ulaşabildiği aile hekimine gitmeli veya yakındaki bir hastaneye de gidebilir diyen Prof.Dr. İnanç, ’’Burada iç hastalıkları uzmanları, fizik tedavi uzmanları bu hastaları görebilir. Aile hekimleri görebilir. Önemli olan hastanın daha sonraki aşamada doğru yönlendirilmesidir. Kısa süreli ve beraberinde hiçbir belirti olmayan eklem ağrıları çok riskli olmayabilir. Ancak eklem ağrısı ve eklemdeki iltihap belirtileri uzadığı zaman, mutlaka romatoloji bölümlerine gönderilmeleri gerekiyor. Diğer hekim arkadaşlarımızın hastaları doğru yönlendirmeleri ve romatoloji bilim dallarına gönderilmeleri çok önemli. Hastaların kendileri de romatologlara belli bir aşamadan sonra genellikle başvurabilir’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Erken artrit tanısı çok önemli’’

    Türkiye’de Romatoloji Derneği’nin 250’den fazla üyesinin var olduğunun ve bunlar artritli hastaları doğru bir şekilde tanımak ve tedavi etmek üzere eğitilmiş durumda olduğunun altına çizen Prof.Dr. İnanç, ’’Hastaların böyle bir tanıları olduğu takdirde, bu hekimlere kısa sürede ulaşmaları çok önemli. Tedavide çok önemli gelişmeler var. Özellikle romatoid artrit dediğimiz müzmin eklem iltihabı yapan hastalıkta, erken dönemde tanı koyulursa hastalığı durdurmak mümkün olabiliyor. Bu yüzden erken artrit tanısı çok önemli’’ dedi.

    ’’Bu hastalığa neden olan 150’den fazla hastalıktan bahsedebiliriz’’

    Türkiye Romatoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gül, ’’Artrit tek bir hastalık değil. Bu hastalığa neden olan 150’den fazla hastalıktan bahsedebiliriz. Bunların büyük çoğunluğu dünyada benzer sıklıkta görülebilen hastalıklardır. Artritlerin genetik olarak geçiş gösteren formları var. Ülkemizde buna örnek olarak, Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı ve belki de Behçet hastalığı ilişkili artritleri söyleyebiliriz. Artritlere neden olan hastalıklar içinde genetik yükün nispeten olduğu hastalıklar da var. Örneğin; omurga iltihaplı romatizması genetik yükün fazla olduğu hastalıklardan bir tanesi. Genetik katkı denilince Ailevi Akdeniz Ateşi dışındaki diğer hastalıklarda mutlak bir katkıdan bahsedemeyiz. Ancak genetik yatkınlıktan bahsedebiliriz. Bazı ailelerde belirli hastalara yakalanma riski yüksek. Bu hastalıkların ortaya çıkması için genler kadar belirli çevresel faktörlere maruz kalmanın rolü olduğunu biliyoruz’’ dedi.

    ’’Ülkemizden olmayan ve bu hastalıkta kullanılmayan tedavi seçeneği yok’’

    Ülkemizde bu hastalığın tedavisi hakkında şu bilgileri verdi: ’’Hastalığın tedavisi öncelikle doğru tanının koyulmasına dayanıyor . Hastalar bu konuyla ilgili uzman hekime ulaştığında, doğru tanıya ulaştığında tedavi şansı artıyor. Ülkemizden olmayan ve bu hastalıkta kullanılmayan tedavi seçeneği yok. Dolayısıyla bütün tedavilere ulaşmak mümkün. Yeter ki bu tanı konulduktan sonra düzgün takiple, takip sırasında tedaviye verdiği cevabın yakından izlenmesiyle hastalar ulaşmış olsun’’.

  • Sıgara İçenlerde Akciğer Kanseri Riski 20 Kat Artıyor

    Uzmanlar sigara içen insanların akciğer kanserine yakalanma riskinin 20 kat daha fazla olduğunu belirti.

    Dünyada kanserlerin yaklaşık yüzde 13’ünü akciğer kanserinin teşkil ettiğine dikkat çeken uzamanlar, sigara içen insanların 20 kat daha fazla risk altında olduğunu söyledi. Akciğer kanseri sigarayla birlikte dünyada en sık görülen kanserlerden biri haline geldi. Akciğer kanseri, kanserden ölümler içinde birinci sırada yer alıyor. Kasım ayı “Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı” olarak belirlendi.

    Akciğer kanserlerinin yüzde 90’ından sigaranın sorumlu olduğunu belirten Özel Hayat Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Fulya Gürkan, “Gelişmiş ülkelerde sigara tüketimindeki azalmayla birlikte akciğer kanserleri azalmaya başladı, fakat gelişmekte olan ülkelerde sigara tüketimindeki artışla birlikte akciğer kanserleri de arttı. Sigaraya erken yaşta başlanması, günde içilen sigara miktarının fazlalığı ve içilen sürenin uzunluğu akciğer kanseri riskini daha da arttırmaktadır. Sigara içenlerde akciğer kanseri riski yaklaşık 20 kat artmaktadır. Sigara içmeyip de dumanına maruz kalan pasif içicilerde de akciğer kanseri riski 3 kat artmaktadır. Ayrıca pipo, nargile ve puro gibi tütün mamullerini içeren maddeler kullananlar, light sigara içenler de aynı şekilde risk altındadır. Hava kirliliği de yine akciğer kanserine sebebiyet verebiliyor. Fren tamiri, izolasyon ve gemi inşaatı gibi asbest maruziyeti olan iş yerlerinde çalışanlarda da akciğer kanseri riski fazla. Ailede akciğer kanseri varsa risk artmaktadır. Daha önce geçirilmiş akciğer hastalıkları, verem ve KOAH geçirmiş olmak da riski arttırır” dedi.

    Akciğer kanserinin emarelerinin genelde erken dönemde ortaya çıktığını belirten Gürkan, “Tesadüfen çekilen akciğer filmleriyle genellikle teşhis konulabilir. En sık görülen şikayetler yüzde 75 öksürük, yüzde 60-70 kilo kaybı, yüzde 60 nefes darlığı, yüzde 45 göğüs ağrısı ve yüzde 35 kan tükürmedir. Bunların dışında ses kısıklığı, hırıltılı soluma, yutma güçlüğü, ateş yüksekliği, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, kas ağrıları, yüz ve boyunda şişlik gibi pek çok şikayet de görülebilir. Özellikle sigara içen kişilerin bu tip şikayetleri olduğunda geciktirmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına baş vurmaları lazım” diye konuştu.